PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dinler Üzerine ve Turan Dursun'u anmak...


ADALI
04-09-2005, 14:49
Bu yazı numune.org'tan alınmıştır... numune.org ayrıca bugün, Turan Dursun'un hayatı ve eserleri üzerine bir anma gerçekleştirecektir...

Ben tanrı yoktur demiyorum. Tanrı vardır. Ama onu insanlar yaratır... ( * )

Dinler tarihi, insanlığın topluca yaşamaya başladığı ilk çağlara tekabül eder. İnsanlık uygarlığının birlikte yaşama döngüsünü kurduktan sonra ilk keşfettiği şeylerden biri dindir. Bugün bakıp da, ortak olarak herkesin reddettiği çok tanrılı din modeli, o çağ insanı için çok büyük bir felsefi bir akımdır aynı zamanda. İnsanlar Güneş'in dünyaya çok büyük bir enerji gönderdiğini anlamışlar. Ve bu enerjinin kaynağının kesilmemesi için tanımlayamadıkları bu kaynağa iman etmişlerdir. Elbette din kavramında iman ve inanç en temel öğedir. İnsan tanımlayamadığı şeyi tanrı olarak görür. Ve bir insan bir tanrıyı belirleyip, topluma yaydıktan sonra, o insana inanılır. İşte bilmek ve inanmak arasındaki en büyük fark da işte burada yatmaktadır. Bilmek bir şeyi somuta dayandırarak tanımlamak, doğruluğunu kestirebilmek adına sorgulamayı gerektirir. Oysa din kendi sonunun gelmemesi için, sorgulamayı başından reddeder. İman ve ibadetten başka hiç bir yorumu kabullenmez.
İnsanlığın ilk çağlardaki gelişiminin ardından, doğa olaylarına, güneş sistemine, canlı yaşayışına kısmen de olsa cevap verilmiş ve insanlar, doğadaki ve evrendeki materyallere tapmanın anlamsız olduğunu düşünmüşlerdir. Bu amaçla dini mucizeler boyutunda ele alarak dini ikinci bir safhada toplum yaşantısına uyarlamışlardır: Mucizeler. Bir insanın efsunlu gücünden tutun da,bir olaydaki inanılmazlığın tanımsızlığına kadar pek çok konuda insanları etkileyecek bir gücün varlığı yoluna gidilniştir. Bu dönem kendi içerisinde, zamanla tanımlanabilecek güçlerin varlığının topyekün tasfiyesi anlamına gelir. Ve üçüncü bir süreci başlatacak olan tek tanrılı din modelinin de ana yapısını oluşturur. Ve tek tanrılı din modeli de kaynağını bu modelden aldığı için içinde aslında çok basit olarak bakıldığında bile bir çok çelişki barındıracak öğelere sahiptir. Ruhani varlıkların tasviri (cin, peri vs.), ulaşılamayan bir tanrı tahayyülü ve tanımlanmasını en zora çekecek bir şeye iman edilmesi gereği gibi. Daha da önemlisi, din insanlara bahsi geçen son dönemde öyle bir şey vaad etmiştir ki, bu insan iradesinin dünyadaki özgürlüğünü reddetmesi için başkaldırması çok zor bir iç çelişkiyi beraberinde getirir: "öldükten sonra da yaşamın varlığı". İnsan, böylesi bir duruma karşı acz içinde iman etmek zorunda kalır. Ve kendi yaşamını ve toplumsal yaşayıştaki aksaklıkları görmeksizin başka bir hayat vaadiyle dinin emir ve yasaklarını yerine getirmeyi koşulsuz olarak kabullenir. Kendini yüzyıllar boyu diğer canlılardan ayırt eden ve sahip olduğu en büyük üstünlük olan akıl ile de kendine apayrı bir dünya modeli çizen insanlık, ölümü kendine reva görmek istemez. Ölümü kabullenmek istemeyen insanoğlunun, içine girdiği bu son safhada "öldükten sonra da yaşam" vaadinden daha kolay ve daha sarsıcı bir iddia da olamaz. Oysa bilimsel anlamda insan bir organizmadan meydana gelir ve öldükten sonra da her canlı organizması gibi çürüyerek toprağa karışır. Felsefenin Temel İlkeleri'nde George Politzer materyalist felsefeyi kısaca şu şekilde açıklar. Madde doğada mevcuttur. Maddenin gelişimi düşünceyi oluşturur. Yani herhangi bir düşünsel işlevin gerçekleşmesi için maddeye ihtiyaç vardır. Tam tersi bir algılayış yani düşünceden hareketle madde kaynağının varolduğunu savunmak anlamsızdır. Çünkü hiçbir madde yoktan varolmaz. Düşünce salt düşünce olarak maddeyi oluşturamaz. Aksi bir tutum metafiziği, fizik ötesi mucizevi olayları kabullenmektir ve bunun da bilimsel hiçbir gerçekliği yoktur. Dinin de kendi içinde bir evrimi vardır. Din ve tanrı kavramını insanın yine kendisinin yarattığına en açık tahlilsel kanıt, dinin bir evrim süreci olduğudur. Din ilkel insan zamanında basit ve şu an gülüp geçecek boyutta savunulara sahipken, yüzlerce yıl önceden öne sürülen din modellerine de göbekten bağlıdır. Olayı bu denli tarihi, felsefi ve bilimsel boyutlarda ele almak bir yana dinin insanlık tarihindeki anlatımları bile bu durumun ne kadar çelişkili olduğunu ele vermeye yeterlidir. ( ** )
Materyalizm kendi iç dinamiği gereği din kavramını farklı yorumlarla ele alır. Marksist felsefeye göre, materyalizm diyalektik bir süreçtir. Ve insanın evrimi içerisinde toplum hayatına oturabilir. Asırlar boyu, öldükten sonra yaşayacağına inanan insanların bir kere de bunun yalan olduğuna inanması, hem o insanlar açısından vicdani bir çöküntüyü beraberinde getirir, hem de bu çöküntü içerisinde yıllarca baskı yoluyla ertelediği insani zaaflarını belli bir insani ahlak sorumluluğuyla bağdaştırmayacağından insanlık yozlaşma ve dejenerasyon sürecine girebilir. "Din, halkların afyonudur." diyen Marx'a göre, bu uyuşturucu bağımlılığının bir kere de kesilmesi, metabolizma açısından zararlı olabilir. Bu demek değildir ki, dinsel bir inanış içerisinde olan canlı, birey olabilmek ve araştırmak, sorgulamak durumunda değildir. Tam tersi, felsefi bir bakış açısını, hümanizmayı ve bilimi birleştirerek her geçen gün sorgulamalı ve kendi içerisinde ve beyninde yarattığı bu çelişkinin vicdanına yapışan bir mutluluk hapı olduğunun farkına varırken de, gerçek yaşayışı yani şu anda yaşadığı hayatı da geliştirmek adına elinden geleni yapmalıdır. Çünkü, en masumane tanımıyla, din kavramı insanları iyiye ve doğruya yönlendirmek adına atılan tatlı bir yalan da olsa insanlık açısından çok büyük felaketleri içinde barındırmıştır. Ve artık tatlı bir yalandan ibaret olmadığı da açıktır. Teokrasi savaşlarında ölen binlerce insan, insanların özlük haklarının gaspı, ve ekonomik anlamda toplumsal sınıfların ortadan kaldırılmasının önüne geçmek adına sürekli bir engel olarak tarihin her sahnesinde insanlığın karşısına çıkması kabullenilemez bir durumdur.
Ve insanlık kendi yarattığı tanrılarından, yine kendi iradesiyle kurtulacak. Din kavramının dünya üzerindeki eşitlik ve özgürlük mücadelesinde insanlara takılmış bir at gözlüğü olduğu gerçeğini keşfedince, gerçekten ve doğru bir vicdani eğilimle sadece kendisi için değil, başka insanlar için de güzel bir hayat isteyebilme onurunu gösterecektir. Çünkü tarihte, geriye doğru bir gidiş yaşanmamıştır. Ve din kavramının çıkışından bu yana, tanrıları birer birer öldürerek en sonunda "hiçliği" tanrı ilan eden insanoğlu da, bu son savunuyu bertaraf etmek için gerekli akli olgunluğa evrimsel süreci içerisinde mutlaka ulaşacaktır.

( * ) Orta Çağ'da Engizisyon Mahkemeleri'nce katledilen bir aydının, tanrı ve din üzerine reddiyesi suçundan idam edilirken söylediği son sözleri...

( ** ) Bu yazının kaleme alındığı gün aynı zamanda Turan Dursun'un ölüm yıldönümüne denk geldiğinden ötürü, sevgiyle anıyor ve kendi çelişkisinden kurtulma ve bilmeden inandıklarına felsefi bir anlam katarak yücelten insanlara da Turan Dursun'un somut değerlendirmelerini ve hayatını irdelemelerini (www.turandursun.com) tavsiye ediyorum. Zira, karşıt olan tezin ne olduğunu bile bilmeden bir reddiye içine girmek ilkel insanın işidir. Amacınızın inanmaktan önce bilmek olması umuduyla...( * )

beyni
04-09-2005, 15:18
Turan Dursun' u ilk kez Saçak dergisindeki Eren Kutsuz takma adıyla yazdığı yazılar ile tanımıştım.

Hayatımda ilk kez bana bu kadar yakın bir insanı tanımanın heyecanı ve mutluluğu içindeydim. Daha sonra tüm kitaplarını okudum ve daha da yakınlaştım.

20 yaşıma kadar belletilen din adı altındaki hurafelerden kurtularak, özgür aydınlık bir insan seviyesine çıkmamda büyük yardımı oldu.

Katledildiğini duyduğum zaman, sanki içimden büyük bir parça koptu. Hayatımda hiç bu kadar bir insanın ölümüne üzülmemiştim.

Saygı ile anıyorum.

beyni.

religeonsmaster
03-09-2006, 01:12
Eminim Turan Dursun oraya girebilen nadir insanlardan olurdu *yüzü bilgelikle parlıyor ve gözlerinde nefret öfke ve şiddet yok sadece sevgi var bu o kadar acıkki. sizler ne düşünüyorsunuz

Atheos
03-09-2006, 02:42
Bir tanrı ve cenneti olsa idi...
Bu tanrı ırkçı olmazdı sadece arap veya israiloğullarına hitap etmezdi..
Bu tanrı ayrım yapmazdı yani Müslüman olup ama kötü insnlara yinede bir umut ışığı sunarken müslüman olmayıpta hayatında insanların iyiliğinden başkasını düşünmeyeni cehenneme atmazdı..
Bu tanrının sahte sözleri bilme aykırı olmazdı..
Aynı tanrının sözleri birbiriyle çelişmezdi..
Bu tanrı birsürü değil bir tane kitap gönderirdi bence (bana bu olay sanki aman bu yanlış oldu 1 dahakine düzelir umarım demek gibi geliyor)..
Ayrıca yine bu tanrı kendini inandırmak için 'and olsun ki..' gibi ant içerek konuşmazdı..
Yine bu tanrının peygamberi şehvetine bu kadar düşkün olmazdı..
Ve bu tanrının bi cenneti olsa idi sanırım insanlara doğru yolu göstermeye çalışırken öldürülen değerli Turan Dursun'u cennetine alırdı...(kim bu dinlerin karanlığında insanlara böyle bir ışık tutma cesaretini gösterebilirki kolay kolay)
Bu tanrının peygamberi işkenceci olmazdı..
Ah keşke bu dediklerim olsaydı..
Keşke din gibi saçma düşüncelere inanabilseydim hayat ne kadar basit yaşa git cennet ohh..
Ne yazık ki öyle değil..
Ne hayat o kadar basit..
Ne tanrı var..
Ne cenneti..
Nede mucizeleri..
Ama sadece kayıplar var..
Turan Dursun gibi.

dolfen
03-09-2006, 09:30
bir tanrı *ve bir cenneti olsa idi olurdu ama bir tanrı olmasa idi ve bir cenneti olmasa idi olmazdı................
ne olacaktı işi gücü cenneti hurilerle nurilerle ve onlar için seçilmiş (mahkemeden sonra) insancıklar..... * vur patlasın çal oynasın şarap akan ırmaklar içiç güzelleş çiftleş.... oda ya röntgenci yada kameraman filme alıyor sonra seyreder gülerim diye.....

ibrahim_z
03-09-2006, 12:17
belki de tanrı bu saçma dinleri gerçekten bizi sınamak için gönderdi. Kimler körü körüne inanacak, sorgulayıcı olmayacak, kimler korkularından ve kişisel zayıflıklarından tanrıya inanma ihtiyacı hissedecek, hangi insanlar mantığını kullanmayıp da dindeki sapkınlığa, caniliğe uyacak. hah işte onlar cehhenneme gidecek... şüpheci olan, kendisine gösterilene inanmayan kitapta yazanı değil mantıklı olanı yapan, cennete gitmek için değil dünyayı cennete çevirmek için çalışacak olanlar (başta turan dursun gibiler) cennete gidecek.
*bi tanrı için bir insancığın ona inanması neden gerekli olsun ki *kişinin yarattığı dünya için zararlı olmaması çok daha değerlidir onun içinde heralde. ama pardon tövbe et la ilahe illallah de cennete git değilmi... ne güzel yaşam ya

erenkutsuz
04-09-2006, 20:32
baktım ki Turan Dursun'u onun kendi sitesinde anan yok ilk ben olmak istedim

ÖLÜMÜNÜN 16. YILINDA SENİ SAYGIYLA ANIYORUZ...

KATİLLERİN SENİ KORKAKÇA ÖLDÜRDÜLER AMA ARKANDAN GELENLERİ UNUTTULAR!!!

IŞIĞIN HİÇ SÖNMEYECEK...

SAYGILAR

04-09-2006, 20:50
Senin yaptığın flashı sitenin girişine koyarak ve sohbet odaslarında periyodik duyuru yaparak anıyoruz erenkutsuz. Teşekkürler.

sargon
04-09-2006, 21:33
Ölüm yıldönümünde Turan Dursun'u saygıyla anıyorum. Bu ülkeye güzel bir gelecek bırakabilmek için hayatı pahasına susmayan, gerçek bir aydındı. Bu site ve her yerdeki varlığımızla onu yaşatmaya çalışacağız.

Gerçekler silahla susturulamaz. İşte örnek: Turan Dursun!

04-09-2006, 22:39
Sevgili *Erenkutsuz,

Siteye katkın için teşekkür ediyorum. Ölüm yıldönümünde siteye girişte onun flaşhıyla girmek en güzel kutlamaydı bence. Bana göre Turan Dursun ölmedi. Gördüğünüz gibi aramızda yaşıyor. *Ve bu ülkenin onurlu insanları onu yaşatmaya devam edeceklerdir.

O bu ülkenin aydınlanmacı ve cesur aydınıydı. Canı pahasına karanlıkları aydınlatmıştır. Ne ilk ne de son şehidimiz olacaktır. Bu ülkede son Turan Dursun kalana kadar da bu mücadele devam edecektir.

Bu vesileyle ölüm yıldönümünde bu büyük aydınlanmacıyı saygıyla anıyorum...

05-09-2006, 08:32
Değerli İnsan Turan Dursun'u *sevgi ve saygıyla anıyorum.

vacsmt
05-09-2006, 16:14
Evet üstadı ölümünün 16. yılında saygı ile anıyoruz.Her ne kadar
görüşlerine % 100 katılmasam da bu önemli şahsiyetin fikir ve
düşün dünyamıza yaptığı büyük katkı asla yatsınamaz !Giderek
güçlenen yoz İslam anlayışının karşısında bu tür islamın içinden
yetişip; İslama eleştirisel yaklaşabilen şahsiyetlerin önemi giderek
artıyor!Ve bu tür teoloji uzmanı aydınların can güvenlikleri de
sadece Türkiye de değil tüm İslam ülkelerinde aynı derece de tehlike
de.İşte bir Reşad Halife bir Farac Fuda bir Turan Dursun akla ilk gelen
isimlerden.Tek tesellimiz erenkutsuz arkadaşın da giriş yazısında
belirttiği üzere katillerin öldürdükleri idollerin arkasından onların izini
süren kişileri unutmuş olmaları.Saygılarımla...........

hazretikömürcü
11-09-2006, 11:20
HEPİMİZ bir TURAN DURSUN'uz
Bilim var oldukça biz de varız.
Saygıyla anıyorum.
hazreti

mhmd
11-09-2006, 12:12
Sn. Erenkutsuz,
Güzel düşüncenizden dolayı kutlarım. İnsanlar fikirleriyle yaşarlar, eserleriyle anılırlar. Tüm insanların olumlu ve olumsuz tarafları olduğu bilinciyle hiçbir yaratılmışı kutsayamam. Hele ki; ölümünden sonra, onun adına; yapılan, yazılan, söylenen ve düşünülenlere de katılmam. Katılmadığım gibi onunmuş gibi de düşünmem. Her kim olursa olsun bu düşüncem böyle.
Sn. Turan DURSUN’ un katledilişini şiddetle kınıyorum. Katillerinin bulunamayışı ve adaletin yerine getirilemeyişini, ayıpların en büyüğü olarak, devletin gerekli mercilerine sunuyorum.
Ancak; şu an bu forumda yazdığımıza göre, birilerinin teşekkürü gerçekten hak ettiği düşüncesindeyim.
Bu siteyi kuran ve devamını sağlayan beyinlere teşekkür ediyorum. Bence sizlerin Turan DURSUN’ a değil, Turan DURSUN’ n fikirlerinin, sizlere borcu var.
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın.

yalo
11-09-2006, 12:12
en güzeli de böyle insanların yasadığını bilmek.. bunu bilmek insana umut veriyo... turan dursunu saygıyla anıyoruz...

erenkutsuz
15-09-2006, 20:16
eğer site yönetimi seneye gene bir flash animasyon yapmayı düşünür ve bu işte beni görevlendirmek isterse bu sefer çok daha güzel bir animasyonla Sevgili Turan Dursun'u anıcaz...

teşekkürleriniz beni mutlu etti...

Turan Dursun adına bişeyler yapabilmişsem ne mutlu bana...

Sevgiler Saygılar...

15-09-2006, 21:41
yarasalar öldürdüler seni karanlıklarına ışık tuttun diye
yarasalar karanlığı severdi, sense aydınlığı
yarasalar bilseydi gerçeğin ölmeyeceğini
yinede öldürürlermiydi seni.




büyük ustayı saygıyla anıyoruz

walla
16-09-2006, 14:21
Bence Turan Dursun yerine Fethullah, Kaplan, Tayyip, Necmettin Gitsin...

antimuhammed
10-02-2007, 20:56
ırmaklarından şaraplar akacak diyorsun,
cennet-i ala meyhane midir?
her mümine bir huri vereceğim diyorsun,
cennet-i ala kerhane midir?

habilis
10-02-2007, 20:59
hehehhhh

güzeldi esprii :D


:D

commandante
11-02-2007, 00:25
bir tanrı olsaydı bende onun şeytanı olur kullarının peşine düşerdim:):):D

beelzbb
11-02-2007, 03:26
Bir tanrı ve cenneti olsa idi...
Bu tanrı ırkçı olmazdı sadece arap veya israiloğullarına hitap etmezdi..
Bu tanrı ayrım yapmazdı yani Müslüman olup ama kötü insnlara yinede bir umut ışığı sunarken müslüman olmayıpta hayatında insanların iyiliğinden başkasını düşünmeyeni cehenneme atmazdı..
Bu tanrının sahte sözleri bilme aykırı olmazdı..
Aynı tanrının sözleri birbiriyle çelişmezdi..
Bu tanrı birsürü değil bir tane kitap gönderirdi bence (bana bu olay sanki aman bu yanlış oldu 1 dahakine düzelir umarım demek gibi geliyor)..
Ayrıca yine bu tanrı kendini inandırmak için 'and olsun ki..' gibi ant içerek konuşmazdı..
Yine bu tanrının peygamberi şehvetine bu kadar düşkün olmazdı..
Ve bu tanrının bi cenneti olsa idi sanırım insanlara doğru yolu göstermeye çalışırken öldürülen değerli Turan Dursun'u cennetine alırdı...(kim bu dinlerin karanlığında insanlara böyle bir ışık tutma cesaretini gösterebilirki kolay kolay)
Bu tanrının peygamberi işkenceci olmazdı..
Ah keşke bu dediklerim olsaydı..
Keşke din gibi saçma düşüncelere inanabilseydim hayat ne kadar basit yaşa git cennet ohh..
Ne yazık ki öyle değil..
Ne hayat o kadar basit..
Ne tanrı var..
Ne cenneti..
Nede mucizeleri..
Ama sadece kayıplar var..
Turan Dursun gibi.

Turan Dursun un nereye gideceği bilinmez ama bahsettiğiniz tanrı ne komik ve peygamberi ne tutarsız adammış ya  :roll: :)

beelzbb
11-02-2007, 03:27
ırmaklarından şaraplar akacak diyorsun,
cennet-i ala meyhane midir?
her mümine bir huri vereceğim diyorsun,
cennet-i ala kerhane midir?

Arkadaşım burası sirk değil TURAN DURSUN SİTESİ

NedimYilmaz
12-02-2007, 14:18
Tanrı olsa idi ne olurdu çok iyi biliyorum.

- Kitabında hayvanları size hizmet için yarattım deyip, insan olmayan milyonlarca yıl boyunca hayvanları yeryüzüne göndermezdi.

- Kuran ayetlerini yüzyıllar önce yaşamış olan hint kitabelerine yazmazdı.

- Kendinden akıllı biri yeryüzüne göndermezdi. Turan Dursun'un yaptığı, gibi Nuh Tufanı'nı Gılgamış destanında bulacak kadar zeki birini göndermezdi.

- Arap faşisti olmazdı.

- İnsnaları bu dünyaya önem vermeden öbür düyna için çalıştırmazdı. Hisleri köreltmezdi. Bende *tıpkı şu an Japonların milli dini olann şintoistle gibi hayat dolu olurdum. (Hoş belki de hak din okdur) .

Bazen düşünüyorum.

Keşke Tanrı gerçekten olsa da şu kötülükleri çıkmazları kaldırsa... O herşeye gücü yetense kötülükleri kaldırır. Kötülük kaynağının da bu tanrı oldğunu görünce, açıkçası içim sızlıyor..

"Tanrım, beni bu Tanrı'dan kurtar"

diyesim geliyor.. Ama nerde öyle *gerçek iyi bir Tanrı !

tewderi
12-02-2007, 14:48
bir tanrı olsaydı bende onun şeytanı olur kullarının peşine düşerdim:):):D

Çok kötüsün dostum :D

simonuniti
12-02-2007, 15:36
Bir tanri ve cenneti olsa idi Muslumanlar olmazdi...Ya da en azindan ben tanri olsaydim
oyle yapardim.

spartacus
12-02-2007, 16:05
Bende bu kısacık *şiiri bir daha okurdum :)

VAHDETNAME

Daha Allah ile cihan yok iken
Biz anı var edip ilan eyledik
Hakk'a hiçbir layık mekan yok iken
Hanemize aldik mihman eyledik

Kendisinin ismi henüz yok idi
Ismi söyle dursun cismi yok idi
Hiçbir kıyafeti resmi yok idi
Şekil verip tıpkı insan eyledik

Allah ile burda birleştik
Nokta-i amaya girdik birleştik
Sirr-i Küntü kenzi orda söyleştik
Ismi şerifini Rahman eyledik

Aşikar olunca zat ü sıfatı
Kûn dedik var ettik bu semavatı
Birlikte yarattık hep kainatı
Nam ü nişanını cihan eyledik

Yerleri gökleri yaptik yedi kat
Alti günde tamam oldu kainat
Yarattik içinde bunca mahlûkat
Erzakını verdik ihsan eyledik

Asılsız fasılsız yaptık cenneti
Huri gılmanlara verdik ziyneti
Türlü vaidlerle her bir milleti
Sevindirip sad ü handan eyledik

Bir cehennem kazdik gayetle derin
Laf ateşi ile eyledik tezyin
Kıldan gayet ince kılıçtan keskin
Üstüne bir köprü mizan eyledik

Gerçi Kün emriyle var oldu cihan
Ars-i Kürsü gezdik durduk bir zaman
Bos kalmasın diye bu kevnü mekan
Ademin halkini ferman eyledik

Irfan olan bilir sirri müphemi
Izhar etmek için ism-i azamı
Çamurdan yogurduk yaptik ademi
Ruhumuzdan bir ruh revan eyledik

Adem ile Havva birlik idiler
Ne güzel bir mekan bulduk dediler
Cennetin içinde bugday yediler
Sürdük bir tarafa puyan eyledik

Adem ile Havvadan geldi çok insan
Nebiler Veliler oldu mümayan
Yüzbin kerre doldu boşaldı cihan
Nuh Naciyullah'a tufan eyledik

Salihe bir deve eyledik Ihsan
Kayanin içinden çıktı nagehan
Pek çokları buna etmedi iman
Onları hak ile yeksan eyledik

Bir zaman Eshabıkefhi uyuttuk
Hazreti Musa'yi Tur'da okuttuk
Siti çulha yaptik bezler dokuttuk
Idris'e biçtirip kaftan eyledik

Süleyman'i dehre sultan eyledik
Eyyub'a acıdık derman eyledik
Yakub'u aglattık nalan eyledik
Musa'yi Suayb'a çoban eyledik

Yusuf'u kuyuya attırmıs idik
Mısır'da kul diye sattırmış idik
Zeliha'yi ona çattırmış idik
Zellesinden bendi zindan eyledik

Davut peygambere çattırdık udu
Kazadan kurtardık Lût ile Hûd'u
Bak ne hale koyduk nar-ı Nemrud'u
Ibrahim'e bag u bostan eyledik

Ismail'e bedel cennetten kurban
Gönderdik sad oldu Halilürrahman
Balığın karnını bir hayli zaman
Yunus peygambere mekan eyledik

Bir mescide soktuk Meryem Anayı
Pedersiz dogurttuk orda Isa'yı
Bir Agaç içinde Zekeriyya'yı
Biçtirip kanına rizan eyledik

Beytimukaddeste Kudüs sehrinde
Nehri Seria'da Erden nehrinde
Tathir etmek için günün birinde
Yahya'yı Isa'yı uryan eyledik

Böyle cilvelerle vakit geçirdik
Bu enbiya ile çok is bitirdik
Baska bir Nebiyyizisan getirdik
Anın her nutkunu Kur'an eyledik

Kuffari Kureyşi ettik bahane
Mehmet Mustafa geldi cihane
Halki davet etmek için imane
Murtaza'yi ona ihvan eyledik

Ana kiyas olmaz asla bir nebi
Nebiler sahidir Hakk'in habibi
Biz ani Nebiyyi-ihsan eyledik

Hak Muhammed Ali ile birleşti
Hep beraber kabekavseyne gittik
O makamda pek çok muhabbet ettik
Leylerelesrayi seyran eyledik

Bu sözleri sanma he insan anlar
Kus dilidir bunu Süleyman anlar
Bu sırrı müphemi arifan anlar
Çünkü cahillerden pinhan eyledik

Hak ile hak idik biz ezeliden
Ta ruz-i Elestte Kalubelide
Mekan-i Hüda'da bezm-i celide
Cemalini gördük iman eyledik

Vahdet alemini bilmeyen insan
Insan suretinde kaldi bir hayvan
Bizden ayri degil Hazreti Süphan
Bunu Kur'an ile ayan eyledik

Sözlerimiz bizim pek muhakkaktir
Dogan ölen yapan bozan hep Haktır
Her nereye baksan Hakkı mutlaktır
Ahval-i vahdeti beyan eyledik

Vahdet sarayina giren için
Hakki heykelyakın görenler için
Bu sırrı Harabi bilenler için
Birlik meydanında cevlan eyledik

Harabi

VAHDET: Birlik. Herseyin Tanridan bir parça olmasi.

anselmo
16-01-2008, 22:18
Daha önce başka bir yerlerde de yazmıştım, kendi adına oluşturulan bu güzel siteye yazmak ise bugüne imiş...

Aydınların öldürülmesi üzerine birileri bir yerlerde bir şeyler yazarken ya da konuşurken haklı olarak bir çok aydınımızdan bahsederler ki bahsetmeleri üzerlerine basa basa tekrar etmeleri bu utancın anısını yaşatmaları gerekir. (bunun yanlış anlaşılmasını da istemem. örneğin; Uğur Mumcu ya da Ahmet T. Kışlalı benim için çok değerlilerdir, aynen Turan Dursun gibi.)

İyi ama Turan Dursun'un adı neden edilmez bu anmalarda, o düşüncelerinden dolayı öldürülmedi mi? O karanlığın üzerine gitmedi mi, korkmadan? neden bu iki yüzlülük onun adı neden anılmaz televizyonlarda, gazetelerde, dergilerde, kitaplarda.. Tabii ki ona da hakettiği değeri verenler de var ama olması gerektiği kadar mı?

Belki de Turan Dursun'un o karanlığa karşı verdiği mertçe savaşımı bugünün bazı yarı liberal yarı solcu aydınları onun adını anma cesaretini bile gösteremeden gölgeliyorlar. Anıldıkları sıfatı dolduramadan sadece sistemin onay verdiği, hoş görebileceği sınırlar dahilinde bizi ve kendilerini kandırıyorlar. Ama onun gibi bir gün biz de öleceğiz ve bugünün neo-liberal yalaka basınının başrolleri asla hatırlanmayacak ama Turan Dursun'un ismi sürekli yaşayacak.

bilcan
16-01-2008, 23:28
Bu son yazıya yürekten katılıyorum. Çok doğru bir tespit. Uğur Mumcu, Ahmet T. Kışlalı gibi isimler kamuoyunda oldukça anılmaktadır. İtiraf etmek gerekirse kitaplarını okuyana kadar Turan Dursun'dan haberim bile yoktu. Öldürüldüğünü bile kitaplarını okumaya başladıktan çok sonra öğrendim. Duyduğum üzüntüyü tarif edemem. Turan Dursun'un şartlarında yetişip, aklını ve mantığını ön plana alarak tabuları yıkmayı başaran bir kişi daha tanımadım ve bilmiyorum.