PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bizans'ın Galibiyeti


islmc
18-03-2005, 15:36
ROMALILAR''IN GALİBİYETİ

2 Yenilgiye uğratıldı Rûm.

3 Yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde. Ama onlar yengilerinin ardından galip duruma geçecekler,

4 Birkaç yıl içinde. İş/oluş/hüküm, önünde de sonunda da Allah''ındır. Onların galibiyet gününde müminler ferahlayacaklar,
Yaşar Nuri Öztürk 30/RUM SURESİ

Kuran ayetlerinin indiği dönemde, Romalılar (Rumlar) Hıristiyan, Persler (İranlılar) ise ortak koşan (ateşetapan) topluluklardı. Romalılar''la Persler''in arasında geçen savaşta Persler''in savaşı kazanması, Hıristiyanlar gibi tek Allah''a inanan Müslümanlar''ı üzmüştü. Ortak koşan bir toplumun, Allah''a inanan bir topluluğa karşı galibiyeti moralleri bozmuştu. Bu durumun üzerine Kuran, Romalılar''ın (Bizans''ın) yakında galip geleceğini ve inananların bu olay üzerine sevineceğini müjdelemiştir. Dördüncü ayette geçen "bıdı sinin" ifadesi üç ile dokuz arası sayıları ifade eder. Arapça''da tekil için ayrı, iki adet için ayrı, ondan fazla sayıları belirtmek için ayrı ifadeler vardır.

Hz. Muhammed dini ilk yaymaya başladığı günden itibaren kendisine inanan insanlar hep var olmuş, gittikçe bu sayı artmıştır. Eğer Kuran''ın bu ifadesi yanlış çıksaydı hiç şüphesiz Kuran''a ve Hz. Muhammed''e karşı güven sarsılacak ve birçok kişi dine inanmaktan vazgeçecekti. Yani Kuran''ın, Allah''ın vahyi olmadığını zanneden bir insan için, Kuran''da geleceğe yönelik böyle bir haberin verilmesi, bütün bir sistemin tehlikeye atılmasıdır. Peygamberin, haberin yanlış çıkması halinde kaybedecekleri, haberin doğru çıkması halinde kazanacaklarından çok daha fazladır. Fakat bu dinin sahibi Allah''tır, bu müjdeyi veren de Allah''tır. Bu yüzden hiçbir tehlike yoktu ve hiçbir sorun da olmamıştır. O küçük topluluğun Kuran''a duyduğu güven hiç sarsılmamış ve kısa zamanda tüm bölge inananlarla dolmuştur.

BU NE CESARET

Bu ne cesaret, bu ne kendine güven, bu ne tereddütsüz bir haber vermedir! Böyle bir cesaret ya üstün bir bilginin cesaretidir, ya da cahil cesur olur misali cahil cesaretidir. (Sonuçlar hangi şıkkın doğru olduğunu ispatlıyor.) Bu haberin Allah''ın vahyi olduğunu bilmeyenler, bu haberin tüm bir sistemin tehlikeye atılması olduğunu zannederler. üstelik bu haber, olması zor olanın müjdelenmesidir. çünkü savaşı kaybetmiş olan bir devletin, yakında kaybettiği topluluğa karşı savaşı kazanacağı söylenmektedir. Bir de "bıdı sinin" ifadesinden üç ile dokuz sene arasında bu olayın gerçekleşeceği anlaşılmaktadır.

Bu haber yalan çıksa, hem inananların inancı sarsılacak, hem ortak koşanların dine karşı bir delilleri olacaktır. Oysa tarih şahittir ki; ortak koşanlar Peygamberimize deli, büyücü, menfaatçi gibi suçlamalar yapmalarına karşın, hiçbiri Peygamberin şu söylediği yanlış çıktı, Kuran''ın bu vaadi gerçekleşmedi dememişler, daha doğrusu diyememişlerdir. Oysa bu tarz delile o ortak koşanlar çok muhtaçtılar. Peygamber''e ve inananlara karşı kılıçlarla savaşıp onları öldürmeye çalışmak zor bir yoldu. Eğer ortak koşanların, dine karşı bu tarzda deliller ortaya çıkarmaları mümkün olsaydı, savaşmak gibi zor bir yol yerine, bunu denerlerdi. Zor yolu seçmeleri böyle bir koza sahip olmadıklarını göstermektedir. Kuran''ın tüm dedikleri çıkmış ve bu noktada ortak koşanlar bile bir itirazda bulunamamışlardır. Nasıl günümüzde Kuran''ın birçok mucizesine rağmen ve Kuran''a alternatif hiçbir kitabın, hiçbir sistemin gösterilememesine rağmen hâlâ inanmayanlar varsa ve de olacaksa, o dönemde de böyle olmuştur, her türlü delili görmelerine rağmen inanmayanlar olmuştur. Fakat tüm bu inanmayanlar, daha Peygamberimiz hayattayken yaşadığı bölgeye Kuran''ın hakim olmasını engelleyememişlerdir.

UMUTSUZLUKTAN ZAFERE

Bizans (Roma) tarihini okuyanlar Bizans imparatorluğunun en büyük bunalımlarından birini 7. yüzyılda (Kuran''ın indiği dönemde) yaşadığını, bu bunalımın en önemli sebeplerinden birinin Persler''le (İranlılar) yaşanan sorunlar olduğunu göreceklerdir. Bizans daha sonra sorunlarını aşmış ve bu bunalımı atlatmıştır. Tarihi bilgiler, Kuran''ın, Bizans tarihi hakkındaki söylediklerinin doğruluğunu onaylar.

Tarihi kaynaklarda Bizans''ın Persler''le yapılan savaşta uğradığı kayıp yüzünden bir daha toparlanamayacağının sanıldığı anlatılır. Anlatılanlara göre, Bizans Kralı Heraklius bu bunalımlı dönemde ordunun masrafları için kiliselerdeki altın ve gümüş süs eşyalarını bile eritip kullanmıştır. Persler daha önce Bizans''ın olan Mezopotamya, Kilikya, Suriye, Filistin, Mısır ve Ermenistan''ı işgal etmişlerdir. Umudun olmadığı bir dönemde Kuran, Bizans''ın yakında (39 yıl arası) galip geleceğini müjdelemiştir. Tarihi kaynaklar bu müjdeden dolayı Peygamber ve etrafındakilerle alay edildiğini, bu haberin çıkışına ihtimal verilmediğini kaydederler.

Oysa Kuran''ın her haberi gibi bu haberi de doğru çıkacaktır. Bizans, MS. 627 yılında Persler''i Ninova harabelerinin yakınında yener. Persler işgal ettikleri yerleri Bizans''a geri veren bir anlaşma imzaladılar (Bakınız Warren Treadgold, A History of the Byzantine State and Society, Stanford University Press, sayfa 287299)

Bence muhteşem bir mucize...

MEKKE''Yİ FETHEDECEKSİNİZ


27 Yemin olsun ki Allah, resulüne o rüyayı hak olarak doğru çıkarmıştır. Allah dilerse, başlarınızı tıraş etmiş, saçlarınızı kısaltmış olarak güven içinde, korku duymadan Mescid-i Haram''a mutlaka gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi de bundan önce size yakın bir fetih nasip etti.
Yaşar Nuri Öztürk 48 Fetih Suresi

Allah, Kuran''da, Peygamber''in rüyasının gerçekleşeceğini ve Mescidi Haram''a (Hac ibadetinin de gerçekleştiği yer) saçlar traş edilmiş veya kısaltılmış (Hac ibadetiyle alakalı olarak da saçların traşı, kısaltılışı geçer) bir şekilde gireceklerini söyler. Kuran''ın bu mucizesi de bu bölümde incelediğimiz Rumlar''ın yenilgilerinden sonra galip geleceklerini söyleyen ayet gibi gelecekle ilgili verilen haberlerle ilgili bir mucizedir. Peygamberimiz''in ve inananların Mekke''den kovulduklarını, Mekkeliler''in sayısal ve askeri güç açısından başta üstün olduklarını, inananları hicrete (göçe) mecbur ettiklerini biliyoruz.

Birçok Peygamber dini, dini yaydığı topraklara hakim edemeden vefat etmiştir. Eğer Kuran''ın müjdesi olmasa Peygamberimiz Mekke''yi fethedeceğini bilemez, bu konuda bir iddiada bulunamazdı. Peygamberin başta rüyasında gördüğü bu olay, Kuran''ın ayetleriyle bir müjdeye dönüşmüş ve inananlar kovuldukları, zayıf oldukları için terk etmek zorunda kaldıkları toprakları geri almışlardır.

Kuran''ın bu ayetleri gibi, Ebu Leheb''in müslüman olmayacağını söyleyen ayetler de (111. sure) mucizevi niteliktedir. Peygamberimizle baştan savaşan Ebu Süfyan, Vahşi gibi birçok kimsenin sonradan müslüman olduğu bilinmektedir. Eğer Ebu Leheb sonradan müslüman olmaya kalksaydı veya müslüman olduğuna dair rol yapsaydı (Sırf kendisi hakkındaki ayetleri yalanlamak için) birçok kişinin aklını bulandırabilirdi.

Gelecekle ilgili tüm bu Kuran ayetleri, Kuran''ın ifadelerindeki endişesizliği, güveni, iddialılığı göstermektedir. İnsan eliyle yazılacak olan bir kitapta duyulacak endişelerin hiçbiri Kuran yazılırken duyulmamıştır. Bu Kuran''ın insan yazması olmadığının, geleceği de çok iyi bilen Allah''ın vahyi olduğunun sayısız delillerinden biridir.

Biz bu kitabı sana her şeyin ayrıntılı açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet, Müslümanlara bir müjde olarak indirdik.

16 Nahl Suresi 89

18-03-2005, 16:08
http://answering-islam.org.uk/Shamoun/false_prophecies.htm

dmxads
19-03-2005, 17:47
Deep''in linkini verdiği sitede yazanların türkçesi (Özetle):

The Holy Bible gives us a test to determine a true prophet from a false one:
Kutsal İncil bir peygamberi gerçeğinden ayırd edebilmemiz için bize test verir:

''''Ama benim ona söylemediğimi konuşan veya başka tanrıların adına konuşan peygamber öldürülmeli. İyi de bunu nasıl anlıyacağız diye düşünebilirsiniz. Eğer gelecekle ilgili söylediği şeyler (iddialar) gerçekleşmezse bilinki o sözler tanrı dan değildir. Bu (sözde) peygamber kafasına göre konuşmuştur. Bu kişiden korkmayın''''
Deuteronomy 18:20-22

Tanrı nın sözlerinin ışığı altında, aşağıdaki yazılarda Muhammed in kuran da yaptığı iddaları inceleyecez. Bakalım Tanrı nın testini geçebilecekmi geçemiyecekmi.

İDDİA 1) ROMALILAR''IN GALİBİYETİ

2 Yenilgiye uğratıldı Rûm.

3 Yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde. Ama onlar yengilerinin ardından galip duruma geçecekler, .................

(On the Roman Conquest of Persia)
Roma nın Pers zaferi hakkında:

Roma İmparatorluğu yakınlarda bir alanda yenilgiye uğratıldı ama bu yenilgiye rağmen BİR KAÇ YIL İÇİNDE galip gelicekler.

İddia edildiği gibi Roma, Persleri yenilgiye uğrattı ama bu iddia ile ilgili bazı önemli sorunlar var.

(According to Yusuf Ali the Arabic word for "a few years)........
Yusuf Aliye göre BİR KAÇ YIL manasına gelen Arapça kelime (Bidh''un), 3 ile 9 yıl arasındaki bir period manasına gelir. Ama tarihi kaytlara göre roma galibiyeti nerdeyse 14 YIL sonra geldi. Persler M.S 614 veya 615 yılında Roma yı yenip Kudüsü ele geçirdi. Bizans ın karşı saldırısı 622 yılına kadar başlamadı ve galibiyet 628 yılına kadar elde edilemedi. Bu da 13-14 yıllık bir zaman dilimi demek. Kuran da iddia edildiği gibi 3-9 yıllık bir zaman dilimi değil.

Daha sonra, tarihçi ve müslüman kumandan AL-TABARİ nin Roma nın galibiyetinin 628 yılında Hudeybiye barışının imzalanmasından sonra olduğunu anlattığını anlatıyorlar.( AL TABARİ NİN TARİHİ: İSLAMİYETİN ZAFERİ)

(The translator''s footnote reads)
Çevirenin extra notları: Heraclius 627 yılında pers i istila ya uğrattı ve bu yılın aralık ayında antik Ninevah? (Irak ın kuzeyinde bir şehirmiş.. Neresi olduğunu çıkaramadım...) ın yakınlarında önemli bir zafer kazandı ama kısa süre sonra geri çekilmek zorunda kaldı. Ne var ki; 628 yılının şubat ayında Pers imparatoru suikasta uğradı ve yerine geçen oğlu barışı arzuladı(istedi). 628 yılının Mart ayında Heraclius kendini galip ilan edebilirdi ama pers lerin roma imparatoruyla savaşa girip girmeme konusundaki tartışmaları 629 yılının haziran ayına kadar sürdü. 629 Eylül ünde Heraclius İstanbula kendini galip ilan ederek girdi ve 630 Mart ında Kudüsde Kutsal Hacı restore etti. (Watt, Muhammed Medinede, 113-114) Ayrıca Ostogorsy, Bizans Tarihi, 103-4)

Burdan sonra yazanları tam anlayamadım. Kuran ın yazıldığı Arapça yı dil bilim i açısından eleştiriyo... Orijina Kuran da sesli harf işaretleri yokmuş. Bu yüzden bi iki değişiklikle bazı kelimelerin anlamlarının çok rahat değişebileceğinden bahsediyor .. Önek olarak''''Sayaghlibuna''''(yenecekler) kelimesinin''''Sayughlabuna'''' (yenilecek) diye değiştirilebilmesinden bahsediyor. Sesli harf işaretleri bu olaydan bir süre sonra eklenmiş.. (Zorla Zorla Anca Bu Kadar Çıktı...........)

It amazes us that a prophecy from God would not...... burdan itibaren

Ayrıca Tanrı nın yaptığı tahminin KESİN BİR ZAMAN değil de 3-9 yıl arasında olacak diye yapmasının saçma(gülünç) olduğunu söylüyorlar. Bu iddia nın her şeyi bilen, her şeye gücü yeten bir tanrı iddiası olamayacağını söylüyorlar. Tanrı nın böyle bi iddia yapmasına da pek ihtimal vermiyorlar.

Müslümanlar Roma 7 yıl sonra galip geldi diyorlar... Ne var ki; gerçek: roma nın Pers leri 628 yılında yendiğidir(Al-Baizawi yorumu). Bu galibiyet Muhammed in tahmininden 12 yıl sonra oluyor. Ayrıca Roma nın Pers leri yeneceğini tahmin etmenin kolay olduğunun söylüyorlar....

Karşı Tarafın İddiası Özetle Böyle....................

İddia 2

MEKKE''Yİ FETHEDECEKSİNİZ


27 Yemin olsun ki Allah, resulüne o rüyayı hak olarak doğru çıkarmıştır. Allah dilerse, başlarınızı tıraş etmiş, saçlarınızı kısaltmış olarak güven içinde, korku duymadan Mescid-i Haram''a mutlaka gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bildi de bundan önce size yakın bir fetih nasip etti.
Yaşar Nuri Öztürk 48 Fetih Suresi .........

Karşı Tarafın İddiası (Özetle) :

On Entering Mekke
Mekke ye giriş

Yukarıdaki Ayet in Muhammedin Mekke ye Mekke yi tavaf etme amacıyla giremeyişiyle ilgili olduğunu söylüyorlar... Hudeybiye antlaşmasının yapılışını ve bu antlaşma yapılana kadar müslümanlar için çıkan sorunları anlatıyorlar:
1) Muhammed, İslamı kabul edenleri Mekkeli müşrik lere (putlara tapanlara) vermeyi kabul etti.
2) Muhammed, Mekkeli lerin Muhammed Allah ın habercisi imzasını Muhammed Abdullah''ın oğlu
olarak değiştir isteklerine boyun eğdi; belki Mekke ye gelecek sene hac yapmalarına izin verirler diye... Not: Buhari nin kitabında: Mekke ye doğru giderken Muhammedin ''''Allah''ın haram kıldığı şeyelri tazim sadedinde her ne taviz isterlerse onlara vereceğim!" dediği yazıyor... Hikayenin gerisi Buhari nin kitabından alıntı....

......Resulullah''a: "Gel! seninle aramızda bir antlaşma (metni) yazalım!" dedi. Resulullah (sav) katibini çağırdı ve emretti: "Yaz Bismillahirrahmanirrahim." Süheyl itiraz etti: "Rahman ne demek? Vallahi onun ne olduğunu bilmiyorum. Fakat: Bismikallahümme yaz, vaktiyle senin de yazdığın gibi" dedi. Müslümanlar da ona itiraz ettiler: "Biz onu değil, bismillahirrahmamrrahim''i yazarız!" dediler. Ama Resulullah (sav) emreder: "Bismikallahümme yaz! ve devam et: "Bu Allah Resulü ve Süheyl''in üzerinde mutabık kaldıkları hususlardır." Süheyl yine itiraz eder: "Vallahi, eğer bilsek ki sen Allah''ın Resulüsün sana Beytullah''ı kapamazdık, seninle savaşmazdık da. Şöyle yaz: Muhammed İbni Abdillah." Resulullah (sav): "Vallahi siz beni tekzib etseniz de ben kesinlikle Allah''ın Resulüyüm. Bununla beraber, Muhammed İbni Abdillah yaz!" buyurur ve devam eder: "Bizimle Beytullah arasından çekilmeniz ve onu tavaf etmemiz şartıyla." Süheyl itiraz eder: "Vallahi hayır. (Biz size bu yıl tavafa izin versek), Araplar "bizim aniden emrivakiye geldiğimiz" hususunda dedikodu yapar. Ancak ziyareti gelecek yıl yapacaksınız" der. Böyle yazılır. Süheyl ilave eder: "Senin dinine de girse, bizden hiç bir erkeğin sana gelmemesi, gelirse iade etmen şartıyla." Müslümanlar bu şarta itiraz ederek: "Sübhanallah! Bize iltica eden bir müslüman, müşriklere nasıl iade edilir?" derler. Bu halde iken Ebu Cendel İbnu Süheyl İbni Amr zincirleri arasında seke seke geldi. Mekke''nin aşağısındaki hapsedildiği yerden kaçmış, kendini müslümanlann arasına atmıştı. Süheyl: "Ey Muhammed, bu seninle üzerine anlaştığınız maddelerin ilk uygulaması olacak, bunu bana iade edeceksin!" dedi. Resulullah (sav): "Biz henüz anlaşmayı yazıp bitirmedik" buyurdu. Süheyl: "Öyleyse, vallahi ben seninle hiç bir madde üzerine sulh yapamam!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Öyleyse şu Ebu Cendel''i bana bağışla da imza et" buyurdu. Fakat Süheyl: "Asla ben bunu sana bağışlamam" diye direndi. Aleyhissalatu vesselam: "Hayır, hatırım için yap!" ricasında bulundu. Süheyl direndi: "Asla yapmam!" Mikrez İbnu Hafs atılıp: "Biz onu sana müsaade ettik!" dedi. (Ancak imza yetkisine sahip olmadığı için Süheyl onu dinlemedi. Ebu Cendel teslim edilecekti). Ebu Cendel (ra): "Ey müslümanlar, (nasıl olur?) Ben size müslüman olarak sığınmışım. Beni müşriklere teslim mi ediyorsunuz? Bana yaptıklarını görmüyor musunuz?" dedi. Ebu Cendel''e Allah yolunda çok işkenceler yapılmıştı... Bunun üzerine insanlar da huzursuzluk başlar....

Bu hikaye üzerine soruyorlar: Musa; istediklerini elde etmek için putatapanlara böyle tavizler verir miydi?. İsa, yahudi konseyi tarafından kabul edilmek için kendisine inananları geri verir miydi? Musa ya da İsa; puta tapanları memnun etmek için bu kadar tavizler verir miydi; Muhammed in yaptığı gibi?

......Sizin de tahmin ediceğiniz gibi müslümanlar arasında huzursuzluk oldu ve hatta:

Ömer İbnu''l-Hattab der ki: "(O gün, bu cereyan eden hadiseleri çok alçaltıcı bularak) Resulullah (sav)''a gelip: "Sen Allah''ın hak peygamberi değil misin?" dedim. "Evet!" dedi. "Biz hak üzere, düşmanlarımız da batıl üzere değiller mi?" dedim. "Evet" dedi. "Öyleyse biz niye dinimiz uğrunda alçaklığı kabul ediyoruz" dedim. "Ben Resulullah''ın; (bu anlaşmayı imzalamakla) Allah''a asi olmuş da değilim. Allah yardımcımızdır!" dedi. "Sen, bize (Medine''den çıkarken) Beytullah''a gideceğiz, onu tavaf edeceğiz demedin mi?" dedim. "Pek tabii, ama, sana bu yıl gideceksin dedim mi?"dedi. Hayır!" dedim. "Sen mutlaka onu tavaf etmeye geleceksin'''' buyurdu...

Yani hac la ilgili tam bir zaman belirtmediği için bu iddia yanlış sayılamaz. Hudeybiye antlaşması müslümanlar mekkeye doğru gidiyorken durdurulmaları sonucu oldu. Aslında anlaşma yaparken muhammedin amaç larından biri o sene hac yapabilmekti fakat isteği reddedildi ve ancak gelecek sene hac yapmalarına izin verildi.

In a dream, the Messenger of Allah saw himself.....

Birgün muhammed rüyasında mekkeye girip hacı olma görevini yaptığını gördü. Bunu arkadaşlarına anlattı. Bu sırada hala Medine deydiler. Hudeybiye barışının olacağı yıl Mekke ye doğru yola çıktıkları zaman kimsenin Peygamber lerinin düşünün gerçekleşmeyiceğinden şüphesi yoktu.. Netekim; sonuç bekledikleri gibi çıkmayınca bazıları bu işten hiç hoşlanmadı.... ''Umar bin Al-Khattab asked about THIS, saying, ''Haven''t you told us that we will go to the House and perform Tawaf around it....... Umar bin Al-Khattab olanlarla ilgili sordu: Sen bize Hacı olma görevini yapmaya gideceğimizi söylemedin mi?

Yani uzun lafın kısası karşı taraf şöyle diyor: Bu ne biçim peygamber arkasında Tanrı nın gücü olduğunu iddia etmesine rağmen puta tapanlara taviz veriyor.Musa ya da İsa böyle şeyler yapar mıydı? ... ve muhammed in gördüğü rüyanın gerçekleşmesinin abartılacak bi şey olmadığını söylüyorlar çünkü muhammed belli bir tarih vermemiş.. Mekkeye girip hacı olacaz diyor ama ne zaman? Gerçekten peygamber olsaydı belli bi tarih verirdi....


Yazının devamında Muhammed in kureyşli müslüman olan birisini Allah böyle istiyor diye geri vermeyip Hudeybiye antlaşmasını bozduğu yazıyor. Bu Tanrı nın sözünden dönmesi demektir .. Tanrı nın sözünden dönmesinin mümkün olmuyacağını söylüyorlar.

Ayrıca Allah ın sözü olan Kuran da S. 48:27 ... eğer Allah dilerse... diye konuşmasını eleştiriyorlar.. Allah dileğinin ne olduğunu bilmiyor mu diye soruyorlar..

Ayrıca Allah dilerse diye Allah kimden bahsediyo... (Eğer ben dilersem demesini bekliyorlar)
Başka bi tanrı dan mı bahsediyor bu Allah. Birden fazla tanrı mı var ? diye soruyorlar.....

Başka konularla ilgili başka sorular da var ama onları yazmayı gereksiz buldum............

Karşı tarafın iddia ları ve soruları özetle böyle........ Mahkeme tutanağı gibi oldu şerefsizim........ Ben elimden geldiğince tercüme etmeye çalıştım. Bundan sonra hiç kimse vay benim haberim yoktu vay ben ingilizce bilmiyordum o yüzden okuyamadım demesin........... Hatalı bulduğunuz ve eksik olan ksımları yazarsanız sevinirim........ Saygılar.........

19-03-2005, 17:57
Dmxads;
Çeviri için teşekkürler...

Ben genelde çevirmeye çok üşeniyorum direk kendim okuyup linkini yazıyorum....

Sende bu işi gören bir program mı var yoksa kendin mi tek tek çeviriyorsun?

Saygılarımla...

19-03-2005, 18:12
İlgili ayetin "they shall defeat" mı yoksa "they shall BE DEFEATED" mi olduğu ile ilgili konu şurada daha ayrıntılı açıklanmış:

http://answering-islam.org.uk/Responses/Learner/prophecies.htm



"The original Quranic text had no vowel marks. Thus, the Arabic word Sayaghlibuna, "they shall defeat," could easily have been rendered, with the change of two vowels, Sayughlabuna, "they (i.e. Romans) shall be defeated." Since vowel points were not added until some time after this event, it could have been quite possible for a scribe to deliberately tamper with the text, forcing it to become a prophetic statement.

This fact is solidified by Muslim commentator al-Baidawi. C.G. Pfander mentions Baidawi''s comments on the variant readings surrounding this passage:

"But Al Baizawi shatters the whole argument of the Muslims by informing us of certain varied readings in these verses of Suratu''r Rum. He tells us that some read (Arabic text appears here) instead of the usual (Arabic text appears here) and (Arabic text appears here) instead of (Arabic text appears here). The rendering will then be: ‘The Byzantines have conquered in the nearest part of the land, and they shall be defeated in a small number of years’. If this be the correct reading, the whole story about Abu Bakr’s bet with Ubai must be a fable, since Ubai was dead long before the Muslims began to defeat the Byzantines, and even long before the victories which Heraclius won over the Persians. This shows how unreliable such Traditions are. The explanation which Al Baizawi gives is, that the Byzantines became conquerors of ''the well-watered land of Syria'' (Arabic text appears here) and that the passage predicted that the Muslims would soon overcome them. If this is the meaning, the Tradition which records the ''descent'' of the verses about six years before the Hijrah must be wrong, and the passage must belong to A.H. 6 at earliest. It is clear that, as the vowel points WERE NOT USED when the Qur-an WAS FIRST WRITTEN DOWN in Cufic letters, no one can be certain which of the two readings is right. We have seen THAT THERE IS SO MUCH UNCERTAINTY about (1) the date at which the verses were ‘sent down’, (2) the correct reading, and (3) the meaning, that it is quite impossible to show that the passage contains a prophecy which was fulfilled. Hence, it cannot be considered to be a proof of Muhammad''s prophetic office." (C. G. Pfander, Mizan-ul-Haqq - The Balance of Truth, revised and enlarged by W. St. Clair Tisdall [Light of Life, P.O. Box 18, A-9503 Villach, Austria], pp. 279-280) [emphasis ours]

This being the case, a Muslim cannot confidently tell us what the true reading of the text is and hence cannot insure us that this verse originally predicted the Byzantine victory over the Persians. Yet either rendering leaves us with a false prophecy within the Quran. "


Saygılarımla...

dmxads
19-03-2005, 18:47
Selam Deep ... bende program yok, kendim çeviriyorum... Senin anlıycan biraz uğraşıyorum.. Bilmem anlatabildim mi?

Dinde zorlama yoktur ayeti ile ilgili hadisi de ingilizce kaynak tan vermiştin.. Onu da çevirmiştim.... İyiki bi çevirdik iyi alıştın valla. Ohhh yaz ingilizce kaynağı çevirmeden git... :D .... Şaka Şaka.... benim için pratik oluyo.... İngilizce bölümünde okuyorum... Hadis kaynağı için tekrar teşekkürler......

19-03-2005, 19:20
İyiki bi çevirdik iyi alıştın valla. Ohhh yaz ingilizce kaynağı çevirmeden git


Haklısın aslında :oops: :lol:

Neyse ingilizce bölümünde okuyorsun,işte pratik olur, ingilizce bilmeyen arkadaşlara da faydalı olur :D :D

islmc
20-03-2005, 01:23
Genede bunlar. "gelecekle ilgili haberi yalanlayamıyor".. 3 veya 5 yıl ne fark eder? sonuçta galibiyet geliyor ve söylenilen gerçekleşiyor.

dmxads
20-03-2005, 10:48
Eğer bu iddiayı Tanrı yapmışsa 3-5 yıl çok şey farkeder... Herşeyi bilen bir Tanrı olayın tarihini de tam olarak bilir... İyi valla belli belirsiz bir tarih ver ... tarih tutmayınca da olsun sonuç tuttu ya de.... ondan sonra da bak gördünmü mucizeyi.... Güldürmeyin Adamı........... :D :lol: :o

dmxads
20-03-2005, 10:58
Bu arada Mekke''yi fethedeceksiniz mucizesine verilen cevapla ilgili hiç bişey yazmamışsınız... Güldürmeyin adamı dedim ama siz bana bakmayın bişeyler yazın da gülelim....... :D :D

islmc
20-03-2005, 23:29
Merhaba dmxads
aslında sen gülmek istedikten sonrada her cümleye rahatça gülebilirsin.Bu yorumları yazarkende sarhoşmuydun bilmiyorm :P aslında Mekke için yazdıkların hadis kaynaklı olduğundan hiçbirşey yazma gereği duymadım.Çünkü güvenilir bulmuyorum. o ayettede sonuca değinmek istiyorum, sonuç gerçekleşmiyormu?(mekke feth edilmiyormu?)

islmc
21-03-2005, 00:08
Ali Bulaç
5- Ey insanlar, eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, biz sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra bir alak''tan (embriyo), sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size (kudretimizi) açıkca göstermek için. Dilediğimizi, adı konulmuş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz). Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de, bildikten sonra hiç bir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilmektedir. Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten (ürünler) bitirir.
23 Müminun Suresi

Burada yaratılış aşamalarıyla sizcede anlatılmamışmı? Hadi toprak kısmını geçelim. sonraki oluşumun anlatılması sizcede o zaman için(600''lü yıllar için) oldukça iddalı değilmi?

haci
21-03-2005, 01:18
Bu açıklamalar binlerce yıldır biliniyodu. Burada fazla bir şey ifşa edilmiyor ki...
Topraktan yaratılmak ne demek! Bir damla suyun bir anlamı var. Eğer o su meni ise ki biliniyor.. Alak embryo değil. Olsaydı çok şeyler değişirdi. Alak bir kan pıhtısı. Embryo kavramı yok. Et parçasından yaratılmak bir saçmalık. Adı konulmuş bir süreye kadar rahimde kalmakn gerektiğini bilmek için üstün zekalı olmaya gerek yok. Her kadın ve kocası taş devrinden beri, ya da takvimin bulunduğundan beri bunu biliyor..
Bütün bunlar iyi bir şiir bile olmaz. Değerli bir felsefi görüş olamaz. Zamanın halkı sandığınızdan saha sofistikedir.
Bir koyun çobanı bunları çok iyi bilir. Koyunları doğurtmakta, arada bir hamile olanları kesmektedir. Nitekim Muhammed''in aslı bir koyun çobanıdır..

HACI

21-03-2005, 13:43
Aşağıdaki yazı bana aittir... (copy/paste yapmış dememeniz için söylüyorum :lol: )

Tamamını şuradan okuyabilirsiniz..

http://www.islamacevap.net/modules.php?name=News&file=article&sid=60


"
................
..........

3)Kur’an ve embriyoloji

Ayetler:


“Ali İmran / 6 Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O''dur. O''ndan başka ilâh yoktur. O mutlak güç ve hikmet sahibidir”

“22:5. Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim..........................”

“Müminun / 13 Sonra onu sağlam bir karargâhta nutfe haline getirdik”


“Müminun / 14. Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik.”

“39:6- O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor.”


Bu bilgiler Muhammed’den yüzyıllar önce Yunanlı Galen’in yazmış olduklarıyla çok büyük paralellikler göstermektedir..

İlk önce bazı ayetlerde geçen “alaka” ya da “alak” sözcüğü bazı çevirilerde “aşılanmış yumurta” olarak gösterilmiştir..ve bilimsel bir anlam yüklenmeye çalışılmıştır...

Ama “alak” kelimesi için birçok çeviride(hem Türkçe hem ingilizce) kullanılan sözcük basitçe “pıhtı” ya da “kan pıhtısı” dır...

Birkaç çeviride de “yapışıp kalan birşey” gibi kelimelerle sözcüğe bilimsel anlamlar yüklenmeye çalışılmıştır..


Kur’andaki bu konuyla ilgili ayetleri toplarsak karşımıza şu sonuç çıkar:

Doğum öncesi Kur’an ın bildirdiği safhalar:

Safha1: “nutfa” yani sperm
Safha2:”Alak” yani “kan pıhtısı”,
Safha3: “mudahgha” yani “bir et parçası”
Safha 4: “adaam” yani kemikler
Safha5: Kemiklerin kaslarla örtülmesi

(BU AŞAMALAR MUHAMMED’DEN YÜZYILLAR ÖNCE YAŞAMIŞ GALEN’İN BİLDİRDİKLERİYLE BÜYÜK PARALELLİK GÖSTERİR)

ayetlerde anlatılanlar Kur’an’ın sanki bilimsel bir hata yaptığı izlenimini vermektedir..
Çünkü;

Cenin’in oluşumunda “pıhtı” ya da “kan pıhtısı” ile alakalı bir safha yoktur(Dr. William F. Campbell)

Kur’an daki bir bilimsel hataya daha değinelim...

“2:259...................Hele o kemiklere bak, onları nasıl birbirinin üzerine kaldırıyoruz? Sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?"

Kaslar ve kıkırdaklar kemiklerden önce aynı zamanda oluşmaya başlar sekizinci haftanın bitiminde ancak kemikleşme oluşumları görülür fakat ceninde kemikleşme oluşumlarından önce zaten kas hareketleri ve oluşumları gözlenmektedir...

Yani kemiklerin oluşması ve üstüne etler giydirilmesi tanımı yanlıştır,kaslar kemiklenmiş kemiklerden önce zaten vardır...

Yani Kur’an ın yukarıdaki ifadesi hatalıdır bu ifade yine Galen’in düşündükleriyle paralellik gösterir...Galen’in yaptığı bazı hataları aynen Kur’an da tekrarlanmıştır...


Yani şurası kesindir ki “Kur’an zamanında bilinemez” denilen bu basit bilgiler Muhammed’den önce yaşamış eski Yunanlı doktorlar tarafından bilinmektedir ve elimizde onlara ait eserler vardır...

İlk önce Hipokrat’ı inceleyelim...(MÖ 460)

Hipokrat’ın yazılarında;

Annenin kanının pıhtılaşması:

“Tohum(embriyo),...zarın içinde.....Annesinin kanı dolayısıyla büyür rahime iner...”(ingilizcesinde bölüm 14 sayfa 326)

Beden:
“bu aşamada annenin kanının pıhtılaşması ve inmesiyle ET OLUŞMAYA BAŞLAR”(ingilizcesinde aynı sayfada bölüm 14 sayfa 326)

Şimdi Kur’an için gösterdiğimiz aşamaları Hipokrat için gösterelim..

Safha1: Sperm
Safha2:Annenin kanının zara inmesi
Safha4:Kemikler

Milattan önce 460 yıllarında yani Muhammed’den yüzyıllar önce yaşamış Hipokrat’ın yazılarında bu bilgileri bulabiliyoruz ve bu bilgiler Kur’an ınki ile büyük paralellik gösteriyor!!!!!!!

Yine milattan önce 350 yıllarında yaşamış “Aristotle” nin “On the generation of Animals” adlı eserinde şu bilgiler yer alır:

İngilizcesinde bölüm 654 b de Aristotle, etin kemiklere “sarıldığını” “liflerle takıldığını” bildirir..

Yine bu bilgiler Kur’an ile çok büyük bir paralellik gösterir
Safha1:sperm
Safha2:Regl kanı
Safha3:beden/et
Safha4:kemikler
Safha5:Etlerle beraber büyümesi


GALEN’e bakalım:

Galen Ms131 de doğmuştur.
“De semine” adlı kitabında ingilizcesinde sayfa 50 de Galen Aynı Kur’an 76:2 deki bilgiyi vermiştir yani” bir damla karşık sudan” ayeti Galen’in verdiği bilgilerle %100 benzerdir..

Kitabında Ceninin ilk başlarda şekillenmemiş olduğundan daha sonra kemikleşerek “etlenerek” büyümesinden bahsetmiştir...Aynı Kuran 23:14 de olduğu gibi!!!!!!

Şimdi Galen’inkine bakalım:
Safha1: İki “semen”
Safha2:+ regl kanı
Safha3:ŞEKİLLENMEMİŞ VÜCUT
Safha4:KEMİKLER
Safha5:ETLER KEMİK ÜZERİNDE BÜYÜR

Görüldüğü Muhammed den önce yaşamış Galen Kur’andaki bilgileriçok önce vermiştir...

Peki Muhammed kendisinden çok daha önce yazılmış bu bilgilere nasıl ulaşmıştır veya nasıl duymuştur?

Ms528 de Kuzey Arabistanda konuşulan dil “Süryanice” idi

Bu yıllarda “Sergius al-ras Ayni” adlı kişi (Ms 536 da ölmüştür) GALEN’İN 24 KİTABI DA DAHİL OLMAK ÜZERE TIPLA İLGİLİ BAZI ESERLERİ GREKÇE DEN(YANANCADAN) SÜRYANİCE YE ÇEVİRMİŞTİR

Aristotle’nin Hipokrat’ın Galen’in eserleri o bölgede zaten süryanice ye çevrilmişti okunabilir olarak bulunuyordu(The Role of the Nestorians and Muslims in the History of Medicine, Allen O. Whipple, 1967, Princeton Univ. Press, p. 16)

Daha sonra Araplar Nestorians lara bu çalışmaları Arapça’ya çevirtti.
Süryanice ve Arapça birbirine çok yakın diller lduğundan bunu yapmak çok kolaydı..

Muhammed zamanında Arabistan da bu bilgileri bilen kişiler tabi ki bulunuyordu(Mesela bunlardan biri “Harith ben Kalada”(Ms550 de Ta’if de doğmuştur)
Bu şahıs Yemen’e ve İran’a seyahatler yapıyor Galen,Aristotle ve Hipokrat ın “buluşları” konusunda kendisini geliştiriyordu...
Bu kişi daha sonra İSLAMIN BAŞLADIĞI ZAMANDA Arabistan’a geri döndü ve doğduğu yerde “Ta’if” te oturmaya başladı

Dr. Dr. Lucien LeClerc “Histoire de la Médecine Arabe” adlı kitabında şöyle yazmıştır:

“Harith Ben kalada Jandi Shapur’da tıp öğrenmiştir..Muhammed bu konulardaki bilgisinin bir kısmını Harith Ben kalada’ya borçludur” (LeClerc, op.cit., p. 123.)

Ayrıca Muhammed ile ilişkisi olan “tıp konusunda bilgili” insanlardan biri de “Nadr ben Harith” idi..

Bunun gibi birçok kişi vardır...

Görüldüğü gibi Hipokrat tın da tıp konusunda bazı hataları vardı Aristotle’nin de “Galen’in de onlardan kopya eden KUR’AN’IN DA!!!


Bir de müslümanların bilimsel olarak yorumlamaya çalıştığı şu ayet:

“39:6- O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor”

“Üç karanlık içinde” cümlesi çeşitli islam alimlerince bambaşka şekillerde yorumlanmıştır ama günümüzün “Kur’an araştırmacıları” bu ayeti de bilimsel bazı verilere uydurmaya çalışmaktadır....

FAKAT MUHAMMED BU ÜÇ KARANLIK İLE İLGİLİ KONUYU DA DİREK SAĞDAN SOLDAN DUYDUĞU KİŞİLERDEN ALIP KUR’AN A KOYMUŞTUR BU BİLGİ HİPOKRAT’IN ESERLERİNDEN GELİR...

Hipokrat’ın eserlerinde bu “üç karanlık” konusu ayrıntılarıyla açıklanmıştır...
Muhammed o dönem için bilimsel sayılabilecek bu konuları ilişki içinde olduğu + sağdan soldan duyduğu bilgileri Kur’an a geçirmiştir bu konuyu ortaçağ düşünürü “Ibn Qayyim al-Jawziyya” şu şekilde açıklamıştır..

“Hipokrat....bazı zarlar ilk önce oluşur diğerleri ikinci ayda diğerleri ise üçüncü ayda....demiştir..BU NEDENLE ALLAH “Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor” şeklinde buyurmuştur..Bu zarlardan her birinin kendi ‘karanlığı’ vardır.Allah bu yaratılış aşamalarını/bir aşamadan diğerine geçişi ima ettiğinde bu ‘zarların karanlığını’da ima etmiştir..Ayrıca Hipokrat ‘kulaklar açıldı,ve sıvıyla dolu gözler’ BU NEDENLE MUHAMMED beni yaratan işitmemi ve gözlerimi açana ibadet ederim”

1. (Ibn Qayyin (Damascus, 1971) Tuhfat: Tuhfat al mawdud bi ahkam al-mawlud, pp. 254-291
2. B. Musallam, op. cit., p. 56 )


SONUÇ:

Sonuç şudur:

“Muhammed zamanında bilinmesi mümkün değil” denilen bilgiler Muhammed’den yüzyıllar önce biliniyordu.Ayrıca Muhammed’in yaşadığı zamanda ve Muhammed’in çevresinde bu bilgileri çok iyi bilen eğitimli kişiler vardı...Bunların Muhammed ile ilişkisini kanıtlayan çok sayıda kanıt vardır...

Ki zaten Hipokrat’ın Aristotle’nin Galen’in ve dolayısıyla Kur’an ın bu SADECE ZAMANINA GÖRE BİLİMSEL SAYILABİLECEK bilgilerin bugün önemli yanlışlar da içerdiği modern tıp tarafından kanıtlanmıştır..."


Diğer mucize iddialarına da daha sonra tek tek yanıt vereceğim...

dmxads
21-03-2005, 17:48
Merhaba İslmc
Sonuçta Mekke nin feth edilmesine lafım yok.... ama bu bir mucize sayılamaz... İyi o zaman ben de diyim ki bu sene şampiyonlar ligin de Milan şampiyon olacak... Sonra Milan şampiyon olunca bak gördünmü mucizeyi... Gerçi benim iddiam Peygamberinin Mekke ye girecez iddiasından daha bi iddialı oldu... Çünkü ben hiç değilse bu sene diyorum....Senin peygamberin tarih bile vermiyo... Roma ile ilgili vermiş ama o da tutmuyo.........

Senin peygamberinin iddiası şuna benziyo... Milan bir gün şampiyonlar ligi şampiyonu olacak... Ama ne zaman olucağını söylemiyo... Sonra Milan şampiyon olunca ..... Bak gördün mü mucizeyi....Halbuki tarihi tam söylemesi lazım çünkü arkasında herşeyi bilen bir tanrı var......

Ayrıca şunu da hatırlatıyım ki hadis in kaynağı Buhari den... Buhari ye de güvenmiyorsan Roma nın tarihini anlatan kaynağa hiç güvenmezsin herhalde...

İyisimi sen yazdıklarının mucize olduğuna inanmaya devam et ......ben de gülmeye......... :D :D :D

islmc
22-03-2005, 11:27
aslında burada senin dediğin gibi Milan bir gün şampiyonlar ligi şampiyonu olacak... Ama ne zaman olucağını söylemiyo... Sonra Milan şampiyon olunca ..... Bak gördün mü mucizeyi.... bir şampiyonlar ligi final maçı oynanmıyor.. yani aslında her sene olan birşey değil savaş. şampiyonlar ligi her sene var. ama savaş bir kez olur.. ya yenilirsin yada yenersin..sende bilirsinki osmanlı savaşları kaybetmeye başlayınca duraklama&çöküş dönemine girdi...bizans neden yok oldu?.. savaşları kaybettiği için. burada savaştan bahsediyorum .. her sene oynanan futbol maçından değil.. İyisimi sen bunları açıklama (kanıt) olarak sunmaya devem et ve ardındanda gülmene ... :D

dmxads
22-03-2005, 12:44
Selam İslmc

Futbol benzetmesini beğenmemişsin..... başka bi benzetme yapıyım... A.B.D nin Irak a savaş açıcağını ve Saddam hükümetini yıkıp yeni bir hükümet kuracağını birçok kişi tahmin etti ve tahmin tuttu... Bu da savaş... Bu da bi kere oluyo.... Ne şimdi bu da mı mucize?.. Peygamberin de altı üstü Mekke ye girecez demiş ve girmişler... bunun neresi mucize anlayamadım....

Eğer birisi çıkıp da A.B.D şu saatte şurayı vuracak... şu kadar kişi ölecek.. Saddam şurda yakalanacak....Irak direnişi başlayacak.. Şu gün şurda intihar eylemleri olacak.... Yeni hükümet için seçim yapılacak... Sunniler seçime katılmayacak... Seçimi şu kadar oyla Şiiler kazanacak v.s deseydi ve bu tahminleri tutsaydı ... eyvallah mucize derdik......

Ama böyle en ufak tahminin tutması mucize sayılmamalı....... Bi ömür boyu gülücükler......... :D :) :lol:

islmc
22-03-2005, 13:16
Merhaba dmxads
Aslında dediğin gibi futbul benzetmesini beğenmemiştim :wink: ve değinmek istediğim nokta rumlarınki idi...rumlar ağır bir yenilgi alıyor ve birdaha toparlanamamak gibi ortaya bir durum çıkıyor.. ama o hale düşen bir imparatorluk sonra "örneğin: abd rusyaya saldırıyor(şu anki güçlerini karıştırmayalım) ve ölümcül bir savaşı kazanıyor rusyada ihtilal başlıyor rusya "osmanlı" gibi hasta adam muamelesi görüyor" ve sonradanda birisi çıkıyor rusya yenecek diyor ??? sence bu ıraka benzermi? yada çıkıyor birisi. yakında ırak abd den kurtulacak diyor.. sence bu kişi deli değilmidir? ama gerçekleşiyor... ve ne demek istediği yıllar sonra anlaşılıyor.... Teşekkür ediyorum kardeş, sizede bir ömür boyu gülücükler :D

dmxads
22-03-2005, 13:30
Merhaba İslmc

Peygamberin Roma 3-9 yıllık bir periodda galip gelecek diyor... Ne var ki; gerçek: roma nın Pers leri 628 yılında yendiğidir(Al-Baizawi yorumu). Bu galibiyet Muhammed in tahmininden 12 yıl sonra oluyor. Bu tahminin tutmaması Tanrı nın tahminin tutmaması demektir ki bu herşeyi bilen bir Tanrı ya yakışmaz...... Ayrıca çevirisini yaptığım kaynakta Roma nın Pers leri yeneceğini tahmin etmenin kolay olduğunun söylüyorlar.... Zaten Roma o kadar kötü bir duruma düşseydi Persler herhalde tamamen yıkardı Roma yı... Hem roma o ağır yenilginin hemen ardından galibiyet almamıştır....12 yıl sonra.. Yani toparlanmak için baya yeterli bir vakit...

SAYGILAR!!!!!!!

islmc
22-03-2005, 13:54
Hz. Muhammed dini ilk yaymaya başladığı günden itibaren kendisine inanan insanlar hep var olmuş, gittikçe bu sayı artmıştır. Eğer Kuran''ın bu ifadesi yanlış çıksaydı hiç şüphesiz Kuran''a ve Hz. Muhammed''e karşı güven sarsılacak ve birçok kişi dine inanmaktan vazgeçecekti. Yani Kuran''ın, Allah''ın vahyi olmadığını zanneden bir insan için, Kuran''da geleceğe yönelik böyle bir haberin verilmesi, bütün bir sistemin tehlikeye atılmasıdır. Peygamberin, haberin yanlış çıkması halinde kaybedecekleri, haberin doğru çıkması halinde kazanacaklarından çok daha fazladır. Fakat bu dinin sahibi Allah''tır, bu müjdeyi veren de Allah''tır. Bu yüzden hiçbir tehlike yoktu ve hiçbir sorun da olmamıştır. O küçük topluluğun Kuran''a duyduğu güven hiç sarsılmamış ve kısa zamanda tüm bölge inananlarla dolmuştur.


Ali Bulaç
4- Birkaç yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah''ındır. Ve o gün mü''minler sevineceklerdir.
Diyanet Vakfı
4. Onların bu yenilgilerinden önce de sonra da emir Allah''ındır. O gün müminler de Allah''ın yardımıyla sevineceklerdir.
Edip Yüksel
4. Bir kaç sene içinde. İş, önünde sonunda ALLAH''a aittir. O gün inananlar sevineceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
4-bir kaç yıl içinde; önünde de sonunda da emir Allah''ındır ve o gün müminler Allah''ın yardımıyla sevineceklerdir.
Süleyman Ateş
4. Birkaç (-9) yıl içinde. (Onların) Bu(yenilgileri)nden önce de, sonra da emir Allah''ındır (ferman O''nundur). O gün mü''minler sevinir(ler):
Yaşar Nuri Öztürk
4 Birkaç yıl içinde. İş/oluş/hüküm, önünde de sonunda da Allah''ındır. Onların galibiyet gününde müminler ferahlayacaklar


ayrıca elimdeki ayetleri incelediğimde birkaç yıl deniyor.. ve dokuz yılmı birkaç yılmı bu kadar net birşey varsa bile emin olunki ben rum imparatorum yerinde olsaydım buna uymamak için birkaç yıl sonra savaş açardım :D

dmxads
22-03-2005, 19:06
Bence bu iddia nın TAM olarak doğru çıkıp çıkmadığını anlamak için Bidh''un ... ifadesinin manasına bakmak lazım.Çevirisini yaptığım sitede Bidh''un diye yazıyodu... Senin yazdığın ilk yazıda: Dördüncü ayette geçen "bıdı sinin" ifadesi üç ile dokuz arası sayıları ifade eder. Arapça''da tekil için ayrı, iki adet için ayrı, ondan fazla sayıları belirtmek için ayrı ifadeler vardır. ... diye yazıyo...
Bu kelime İngilizce ye a few years; Türkçe ye de bir kaç yıl olarak çevrilmiş...Peki bir kaç yıl derken ne kast ediliyor? ....Yusuf Ali ye göre bu kelime 3 ile 9 yıllık bir period u anlatıyo... Senin yazdığın yazıda da aynı şey yazıyo.. 3 ile 9 yıl arası bir period....

Yani gördüğün gibi Tanrı''n sonucu bilmiş ama zamanı tam olarak bilememiş... Olsun sonucu bildi ya.. demek yeterli olmaz... Zamanı tam olarak bilememesi her şeyi bilen bir Tanrı''ya ters olur..... Bu açıdan baktığımız da bu bir mucize değil tam bir FİYASKODUR..............

islmc
22-03-2005, 19:31
Burada Yusuf Aliye göre BİR KAÇ YIL manasına gelen Arapça kelime (Bidh''un), 3 ile 9 yıl arasındaki bir period manasına gelir. Ama tarihi kaytlara göre roma galibiyeti nerdeyse 14 YIL sonra geldi. Persler M.S 614 veya 615 yılında Roma yı yenip Kudüsü ele geçirdi. Bizans ın karşı saldırısı 622 yılına kadar başlamadı ve galibiyet 628 yılına kadar elde edilemedi. Bu da 13-14 yıllık bir zaman dilimi demek. Kuran da iddia edildiği gibi 3-9 yıllık bir zaman dilimi değil.

13-14 yıl diyorsun sonrada Peygamberin Roma 3-9 yıllık bir periodda galip gelecek diyor... Ne var ki; gerçek: roma nın Pers leri 628 yılında yendiğidir(Al-Baizawi yorumu). Bu galibiyet Muhammed in tahmininden 12 yıl sonra oluyor 12 yıl diyorsun , aslında farklı kaynakları araştırıncada farklı zamanlar çıkıyor karşımıza... Bence Eğer Kuran''ın bu ifadesi yanlış çıksaydı hiç şüphesiz Kuran''a ve Hz. Muhammed''e karşı güven sarsılacak ve birçok kişi dine inanmaktan vazgeçecekti. Yani Kuran''ın, Allah''ın vahyi olmadığını zanneden bir insan için, Kuran''da geleceğe yönelik böyle bir haberin verilmesi, bütün bir sistemin tehlikeye atılmasıdır. Peygamberin, haberin yanlış çıkması halinde kaybedecekleri, haberin doğru çıkması halinde kazanacaklarından çok daha fazladır. bu daha mantıklı... yani 9 yıl olma olasılığı ve o zamanda böyle birşeyin olması yani belirtilen zamanda olmaması insanları tamamen soğutmazmıydı.. şimdi(bu zamanda) biz istediğimiz gibi eleştirebiliriz fakat o zamanda yaşamış olanlar sence bunu gördüklerinde, dinden dönmezmiydiler? hemde herkesin azında dalga geçme konusu olarak... tam bir FİYASKO........ olmazmıydı?
Saygılar.....

dmxads
22-03-2005, 20:32
Evet farklı kaynaklar farklı tarih söylüyor ama hiçbiri 3 ile 9 yıl arasında roma galibiyet kazandı demiyor... Zaten farklı kaynakları vermelerinin amacı bunu vurgulamak: hiçbir kaynak galibiyet 3 ile 9 yıl arasında olmuştur demiyor...Yani Tanrı''n Tarihi tutturamamış....

O zamanın insanlarına gelince.... Sence o insanların kaçta kaçı okuma yazma biliyordu? Kaçta kaçı Kuranı baştan sona okuyup o surede yazanlara dikkat etmiştir..Kaçta kaçının Romanın galibiyeti ne zaman kazandığından haberi vardı? . O sureye dikkat edenlerin hangisi acaba bu yazanlar doğrumu değil mi ? gidiyim bi kontrol ediyim belki peygamberin bi açığını yakalarım diye düşünmüştür... Şüphe duymanın günah(yasak) olduğu bir dinde kaç kişi buna cesaret eder sence?

Bence:
Zaten putatapanların kuranı okuyup böyle bişey yapmasını beklemek hayal olur.... Müslümanlarda bunu yapmayacağına göre rahat rahat konuşmuştur Peygamberin... Tabi bugün biz olaya eleştirel yaklaşabildiğimiz için görüyoruz ki zamanla ilgili tahmin tutmamış.....Ve senin mucize diye göstermeye çalıştığın olay beni islamiyetten bir kez daha soğuttu......

Peki bu yanlışı görenler olsaydı ve eleştiri yapsaydı ne olurdu?
Bence: seçenek 1: kelleleri giderdi......
seçenek 2: Enfal/ 65 Ey Peygamber! Müminleri çarpışmaya teşvik et! Sizden sabırlı yirmi kişi olsa, küfre sapanların iki yüzüne galip gelir; sizden yüz kişi olsa, onların binine galebe çalar. Çünkü onlar gereğince anlamayan bir topluluktur.

66 Şimdi, Allah yükünüzü hafifletti. Bilmiştir ki, sizde bir zaaf var. İçinizden sabırlı yüz kişi olsa, iki yüz kişiye galip gelir; sizden bin kişi olsa, Allah''ın izniyle iki bin kişiye galebe çalar. Allah, sabredenlerle beraberdir!

örneğinde olduğu gibi.... önceki ayeti nesh eden bir ayet indirirdi..problem çözülürdü... Yani peygamberinin kaybedeceği hiçbirşey yoktu......Ya tutarsa diye bir şey iddia etmiş..... tututturmuş ama tam tturamamış... Harbiden bu iddia herşeyi bilen bir tanrı iddiası olsaydı TAM olarak tutardı....


SAYGILAR!!!!!!

islmc
22-03-2005, 21:02
ilk baştaEvet farklı kaynaklar farklı tarih söylüyor ama hiçbiri 3 ile 9 yıl arasında roma galibiyet kazandı demiyor... Zaten farklı kaynakları vermelerinin amacı bunu vurgulamak: hiçbir kaynak galibiyet 3 ile 9 yıl arasında olmuştur demiyor...Yani Tanrı''n Tarihi tutturamamış.... bunları diyorsun ama benim elimde kaynak var...

(Bizans (Roma) tarihini okuyanlar Bizans imparatorluğunun en büyük bunalımlarından birini 7. yüzyılda (Kuran''ın indiği dönemde) yaşadığını, bu bunalımın en önemli sebeplerinden birinin Persler''le (İranlılar) yaşanan sorunlar olduğunu göreceklerdir. Bizans daha sonra sorunlarını aşmış ve bu bunalımı atlatmıştır. Tarihi bilgiler, Kuran''ın, Bizans tarihi hakkındaki söylediklerinin doğruluğunu onaylar.

Tarihi kaynaklarda Bizans''ın Persler''le yapılan savaşta uğradığı kayıp yüzünden bir daha toparlanamayacağının sanıldığı anlatılır. Anlatılanlara göre, Bizans Kralı Heraklius bu bunalımlı dönemde ordunun masrafları için kiliselerdeki altın ve gümüş süs eşyalarını bile eritip kullanmıştır. Persler daha önce Bizans''ın olan Mezopotamya, Kilikya, Suriye, Filistin, Mısır ve Ermenistan''ı işgal etmişlerdir. Umudun olmadığı bir dönemde Kuran, Bizans''ın yakında (39 yıl arası) galip geleceğini müjdelemiştir. Tarihi kaynaklar bu müjdeden dolayı Peygamber ve etrafındakilerle alay edildiğini, bu haberin çıkışına ihtimal verilmediğini kaydederler.

Oysa Kuran''ın her haberi gibi bu haberi de doğru çıkacaktır. Bizans, MS. 627 yılında Persler''i Ninova harabelerinin yakınında yener. Persler işgal ettikleri yerleri Bizans''a geri veren bir anlaşma imzaladılar (Bakınız Warren Treadgold, A History of the Byzantine State and Society, Stanford University Press, sayfa 287299) )

o zamanın insanlarına gelince dediğin gibi herşeye inanma olasılıkları daha fazla olabilir.. ama bence ben paygamberim diye çıkan birisi hiçde hafife alınacak birisi değildir ve söyledikleri mutlaka hangi zamanda olursa olsun ciddiye alınacaktır.. ve açığını bulmak için araştırılacaktır :D:D:D herkes araştırmasa bile mutlaka araştıran çıkacaktır... ve o kişinin anlattıkları ciddiyede alınacaktır.... ayrıca belki kuran ı okumak demek biryerlerden"kağıt vb." okumak değil akılda olanı okumakta olur...okuma yazma oranının düşük olması birşeyi değiştirmez...

ve son olarakta önceki ayeti nesh eden bir ayet indirirdi
aslında kuranda nesh denen bir olay yoktur..

Enfal suresindeki iki farkı ayette sabreden kişilerin kafirlerden farkı sayılarda kişileri yenebileceğini söylemektedir. İki ayette farklı oranların söylenmesinden yola çıkarak bu iki ayet arasında bir çelişki olduğu iddia edilmektedir. Fakat ayetler dikkatli olarak okunursa iki ayet arasında bazı farklılıktan dolayı bu farklı oranların söylendiği anlaşılacaktır.

Bu konudaki iddialara delil olarak kullanılan iki ayet şöyledir:



§ Ey Peygamber, mü''minleri savaşa karşı hazırlayıp-teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, kâfirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur. (8 Enfal Suresi, 65)



§ Şimdi, Allah sizden (yükü nüzü) hafifletti ve sizde bir za''f olduğunu bildi. Sizden yüz sabırlı (kişi) bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratır; eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah''ın izniyle (onların) iki binini yener. Allah, sabredenlerle beraberdir. (8 Enfal Suresi, 66)





İki ayet dikkatli okunduğunda farklı iki durumdan söz edildiği anlaşılacaktır. 65.ayette bir Müslüman kişi inkar eden 10 kişiye bedel olduğu bildirilmektedir. Bu kişilerin zaafsız olmaları halinde bu oran geçerlidir. Fakat 66. ayette ise zaaf halinde olanlar için farklı bir durum bildirilir. Zaaf halinde olan yüz kişinin, iki yüz kişiyi yeneceği bildirilir. İki ayet arasında bir çelişki yada bir birinin hükmünü kaldırması diye bir şey söz konusu değildir. Zaaf olmaması durumunda 65. ayetteki hükümler geçerli iken, zaaf durumunda ise 66. ayetteki hükümler geçerlidir.

Burada dikkat edilecek bir diğer nokta da66. ayette söylenen bildi ifadesi zamanla öğrenerek bildi anlamında değildir. Allah için böyle bir şey söz konusu değildir. Allah ilk andan itibaren her şeyi bilir. Allah insanlar ilk yaratıldığı an her şeyi bilmiştir. İlk ayette normal durumda zaafsız olanların durumunu açıklarken, daha sonradan zaafta olma durumunu bildiği için onlar içinde ayrı bir oran bildirmiştir.


Saygılar...

dmxads
22-03-2005, 22:27
Galibiyetin tarihini senin gösterdiğin kaynak bile 627 olarak yazıyo... Bu iddianın yapıldığı yıl kaç? 615.....
615-627..... senin de gördüğün gibi arada 12 yıl var.

ikinci olarak

65 Ey Peygamber! Müminleri çarpışmaya teşvik et! Sizden sabırlı yirmi kişi olsa, küfre sapanların iki yüzüne galip gelir; sizden yüz kişi olsa, onların binine galebe çalar. Çünkü onlar gereğince anlamayan bir topluluktur.

66 Şimdi, Allah yükünüzü hafifletti. Bilmiştir ki, sizde bir zaaf var. İçinizden sabırlı yüz kişi olsa, iki yüz kişiye galip gelir; sizden bin kişi olsa, Allah''ın izniyle iki bin kişiye galebe çalar. Allah, sabredenlerle beraberdir!

Bence:

Eğer senin dediğin gibi 66. ayette farklı kişilerden(zaaf olanlardan) bahsedilseydi ayet şöyle bişey olmalıydı: Ama Allah zaafı olanlara zaafı olmayanlardan daha az yük verir......

Halbuki ayet: Allah yükünüzü hafifletti(daha hafif yaptı) diyor... Şimdi bi düşünelim... Allah Kimin yükünü hafifletti(daha hafif yaptı)? 65. ayette bahsettiklerinin... Yani aynı kişilerden(müminlerden) bahsediyo.. Zaafı olan veya olmayan ayrımı yapmadan.. Yani 66. ayet 65. ayeti nesh ediyo

SAYGILAR!!!!!!!!!

07-09-2005, 15:01
İddiayı copy-paste yöntemiyle aşağıya kopyalıyorum:
Kuran'ın gelecek hakkında verdiği haberlerden biri Rum Suresi'nin hemen başındaki ayetlerde yer alır. Bu ayetlerde Bizans İmparatorluğu'nun bir yenilgiye uğradığı, ama çok kısa bir zaman sonra tekrar galip geleceği şöyle bildirilmiştir:

Elif, Lam, Mim. Rum (orduları) yenilgiye uğradı. "Dünyanın en alçak yerinde". Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Üç ile dokuz yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah'ındır. Ve o gün müminler sevineceklerdir. (Rum Suresi, 1-4)


Bizanslıların Perslere yenildiği savaşın gerçekleştiği Lut Gölü havzası. Yukarıda bu bölgenin uydudan çekilmiş fotoğrafı görülmektedir. Dünyanın en alçak bölgesi olan Lut Gölü civarı deniz seviyesinin 395 metre altındadır.

Bu ayetler, Hıristiyan olan Bizanslıların, 613-614 yıllarında putperest bir toplum olan Persler karşısında çok ağır bir yenilgiye uğramasından yaklaşık 7 sene sonra, MS 620 civarında indirilmişti. Ayetlerde Bizans'ın çok yakında galip geleceği haber veriliyordu. Oysa o sırada Bizans o kadar büyük kayıplara uğramıştı ki, değil tekrar galip gelmesi, ayakta kalması bile imkansız görülüyordu. Persler Bizanslıları 613 yılında Antakya'da yenilgiye uğratarak; galibiyetlerini Şam, Kilikya, Tarsus, Ermenistan ve Kudüs'ü ele geçirmeleriyle sürdürmüşlerdi. Özellikle 614 yılında Kudüs'ün kaybedilmesi, Kutsal Mezar Kilisesi'nin tahrip edilmesi ve Hıristiyanlığın sembolü "Gerçek Haç"ın Persler tarafından ele geçirilmesi, Bizanslılar için ağır bir darbe olmuştu.182

O dönemde yalnız Persler değil, Avarlar, Slavlar ve Lombardlar da Bizans Devleti'ne karşı büyük tehdit oluşturmaktaydı. Avarlar İstanbul önlerine kadar gelmişlerdi. Bizans Kralı Heraklius, ordunun masraflarını karşılayabilmek için kiliselerdeki altın ve gümüş süs eşyalarının eritilip paraya çevrilmesini emretmişti. Hatta bunlar da yetmeyince bronzdan heykeller bile para yapımı için eritilmeye başlanmıştı. Pek çok vali, Kral Heraklius'a isyan etmiş, İmparatorluk parçalanma noktasına gelmişti. Önceden Bizans toprağı olan Mezopotamya, Kilikya, Suriye, Filistin, Mısır ve Ermenistan, putperest Perslerin işgali altına girmişti.183


Üstte Lut Gölü'nün uydudan çekilmiş fotoğrafları görülmektedir. Lut Gölü'nün rakımı ancak modern çağlardaki ölçümlerle tespit edilebilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda da "yeryüzünün en alçak yeri"nin bu bölge olduğu ortaya çıkmıştır.
Kısacası, herkes Bizans'ın yok olmasını bekliyordu. Ama tam bu dönemde, Rum Suresi'nin ilk ayetleri vahyedildi ve Bizans'ın dokuz yıl geçmeden yeniden galip geleceği haber verildi. Bu galibiyet öylesine imkansız gözüküyordu ki, Arap müşrikleri Kuran'da haber verilen bu zaferin, asla gerçekleşmeyeceğini düşünüyorlardı.

Fakat Kuran'ın tüm haberleri gibi bu da hiç kuşkusuz gerçekti. 622 yılında Heraklius Ermenistan'ı işgal edip Persleri yenerek çeşitli zaferler kazandı.184 627 yılının Aralık ayında, Bizans ve Pers İmparatorlukları arasında, Bağdat yakınında Dicle Nehri'nin 50 km doğusunda bulunan Ninova harabeleri yakınında büyük bir savaş daha oldu. Bizans ordusu, Persleri burada da yenilgiye uğrattı. Birkaç ay sonra da Persler işgal ettikleri yerleri Bizans'a geri veren bir anlaşma imzalamak zorunda kaldılar.185

Rumların galibiyeti 630 yılında İmparator Heraklius'un Pers hükümdarı II. Khosrow'u yenilgiye uğratarak, Kudüs'ü geri alması ve Hıristiyanlığın sembolü "Gerçek Haç"ı Kutsal Mezar Kilisesi'ne kazandırmasıyla tamamlanmış oldu.186

Böylece Allah'ın Kuran'da bildirdiği "Rum'un zaferi", ayetteki "üç ile dokuz yıl içinde" ifadesiyle dikkat çekilen zaman aralığında, mucizevi bir şekilde gerçekleşmiş oldu.

Bu ayetlerde yer alan bir başka mucize de, o dönemde kimsenin tespit etmesinin mümkün olmadığı coğrafi bir gerçeğin haber verilmesidir. Rum Suresi'nin 3. ayetinde, Rumlar'ın "Dünya'nın en alçak yerinde" yenildikleri belirtilir. Arapçası "edna el-ard" olan bu ifade, bazı meallerde "yakın bir yer" olarak da tercüme edilir. Ancak bu tercüme, orijinal ifadenin tam karşılığı değil, mecazi bir yorumudur. "Edna" kelimesi Arapça'da "alçak" demek olan "deni" kelimesinden türemiştir ve "en alçak" anlamına gelir. "Ard" ise yeryüzü demektir. Dolayısıyla "edna el-ard" ifadesi de "yeryüzünün en alçak yeri" manasına gelmektedir.

Bazı tefsirciler söz konusu bölgenin Araplara yakınlığını göz önünde bulundurarak kelimenin "en yakın" anlamını tercih etmektedirler. Ancak kelimenin asıl anlamı, Kuran'ın indirildiği dönemde bilinmesi mümkün olmayan çok önemli bir jeolojik gerçeğe işaret etmektedir. Çünkü Dünya'nın en alçak yerini araştırdığımızda, bu noktanın Bizanslıların, 613-614 yıllarında yenilgiye uğradığı yerlerden biri olan Lut Gölü (Dead Sea) havzası olduğunu buluruz.187


Bu yenilginin en ağır darbesi, daha evvel de belirttiğimiz gibi, Lut Gölü yakınlarındaki Kudüs'teki yenilgi ile birlikte Hıristiyanlığın sembolü "Gerçek Haç"ın kaybedilmesidir.

Bizans İmparatorluğu ile Persler arasındaki savaşın gerçekleştiği söz konusu yer, Suriye, Filistin ve şimdiki Ürdün topraklarının kesiştiği bölgede yer alan Lut Gölü havzasıdır. Lut Gölü çevresi ise deniz seviyesinden 399 metre aşağıdaki, yeryüzünün "en alçak" bölgesidir.188

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Lut Gölü'nün rakımının, yalnızca modern çağdaki ölçümlerle tespit edilmiş olmasıdır. Daha önce hiç kimsenin Lut Gölü'nün Dünya'nın en alçak bölgesi olduğunu bilmesi mümkün değildir. Ama bu bölge Kuran'da "yeryüzünün en alçak yeri" olarak tanımlanmıştır. Bu bilgi, Kuran'ın Allah'ın sözü olduğunun bir başka delilini oluşturmaktadır.

Russell
08-09-2005, 00:42
Burda açık bir kandırmaca var.

RUM SURESİ 3. AYET

Diyanet:
3. Arapların bulunduğu bölgeye en yakın bir yerde onlar, Halbuki onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir.

Ali Bulaç:30/3- Yakın bir yerde. Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir.

Edip Yüksel:

30:3 (Arapların yaşadığı) bölgeye en yakın yerde... Yenilgilerinden sonra yeneceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır:

3-yeryüzünün yakınında; ama onlar bu yenilgilerinin arkasından muhakkak üstün geleceklerdir.

Görüldüğü gibi bu ayetlerde yakındaki bir yerden bahsediliyor.

Sadece yaşar nuri buna yakın ama kasıtlı olarak yanlış bir çeviri yapmış:

Yaşar Nuri:

3.Yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde. Ama onlar yengilerinin ardından galip duruma geçecekler.

Harun Yahya ise yaşar nurinin çevirisini eksik bir şekilde alıp mucize diye yutturmaya çalışıyor.

Russell

08-09-2005, 01:25
Bu konuda yanılmıyorsam Deep adlı üyemizin aylar evelinde forumumuzda çevirisini yaptığı güzel bir yazı vardı. O yazıyı bulmalı.

Diyanet çevirisinde ve bazı çevirilerde ".. birkaç yıl sonra galip gelecekler " deniyor Rumlar için. Oysa "birkaç" şeklinde yapılan çeviri orijinalini tam karşılamıyor. Arapçada "üç ila sekiz arası" demek olan bir kelime var ama bu anlamı karşılayan Türkçe bir kelime yok. Bu nedenle ve aslında yanlış olarak bu kelime "birkaç" diye çeviriliyor Türkçeye. Peki bunun ne gibi bir önemi var?

Deep'in yaptığı çeviride Bizanslıların zaferi 17 yıl sonra geliyor. Oysa Kuran 3 ila 8 yıl arasında diyordu. Yani sonucu tuttursa bile zamanı tutturamıyor Kuran. Bu ise tanrının herşeyi bileceği kavramına uymuyor. Bazı çevirilerde "birkaç" kelimesi bile kullanılmadan "gelecekte yeneceklerdir" gibisinde mealler yapılıyor. Böylece yanlışlık örtülmeye çalışılıyor.

Kemal_Salleyte
12-02-2006, 13:26
Burda bir mucize iddiasi da sudur. Aslinda benim okudugum Ingilizce mucize sayfalarinda burda mucizenin Bizans-Pers savasinin "dunyada irtifasi en alcak noktasinda" olmasi oldugudur. Fekat baktim ki Herkalius adamlari 4 senelik bir seferden sonra son olarak yendigi savasin ismi Ninova Savasiymis. Ninova'da Dicle nehrin dogusundaymis. Fekat jeoloji sayfalarindan ogrendigime gore en alcak nokta Filistindeki olu deniz'in kiyilariymis. Yani burda bir mucize degil bir yanlislik var.

Peki kehaneti nasil bildi diye sorarlarsa da, tek cevabimiz "tesaduf" olabilir gibime geliyor benim.

req
23-07-2006, 20:26
http://www.turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=907&postdays=0&postorder=asc&&start=15

deep denen arkadasın yazısı.

sn. cem ;

3 ile dokuz olmalı.ayrıca 17 degil 13 14 olmalı

yalnız elmalılının yorumu daha farklı,

http://www.kuranikerim.com/telmalili/rum.htm

simonuniti
23-12-2006, 18:17
Dunyanin "en alcak noktasi" diye tercume etmek yanlis olabilir Russel arkadasimin cevirilerine ek olarak ben de ekliyorum

A.Baki Gölpynarly Meali:
En yakın bir yerde, fakat onlar............

Gültekin Onan Meali
Yakın bir yerde. Ama onlar....

Muhammed Esed Meali
yakın bir yerde; ama bu yenilgiye...

Süleyman Ates Meali
(Bölgeye) En yakın bir yerde

M.H. SHAKIR
In a near land, and they, after being vanquished, shall overcome,

Bir de ayette 3-9 yil arasi demek tamamen insan urunu olan bir tahmindir.

sagduyu
25-12-2006, 02:53
Benzer şekilde Bedir savaşıyla ve nihai Bizans Zaferiyle )630= Mekke nin fethi ile aynı zaman getirilmek istenmiş. Daha ilginç bir taraf Arda Viraf kitabından tutun Zend Avestanın pek cok metnine kadar İslam kaynağı olan Zerdüşt dini değil Bizanslılar tercih ediliyor. Hristiyanlardan daha Ehl-i kitap sayılması lazım Mecusilerin. Kurandaki pek çok kavram doğrudan Babil ve Pers diyarından geliyor. Özellikle de Cennet ve Cehennem ile ilgili olanlar.

firatb84
10-02-2007, 12:10
Bir arkadaşın uyasırıyla aşağıdaki linkleri keşfetmiştim, *bunları zamanım oldukça Türkçe'ye çevirmeye çalışacağım:

Bizans'ın galibiyeti:

http://www.answering-islam.org/Shamoun/false_prophecies.htm

Yeryüzünün en alçak bölgesi ile ilgili:

http://www.answering-islam.org/Responses/Osama/dead_sea.htm

İlgili sitede hemen hemen bütün mucize iddiaları uzunca cevaplanmış yalnızca "matematiksel mucizeler" ile ilgili çok ayrıntılı bir yazı görmedim o konu için yeni bir başlık açacağım.

fatmanur10
15-02-2007, 15:32
kandırmaca felan yok.arapcası mukemmel olan babam bir islam profesorudur.arapcada benzerlıkler vardır.ordakı mantık ıkı manayada gelıyor.yeryuzune yakın yer ve yeryuzunde kı en alcak yer.hangısıne yorumlarsanız artık.lut golunde oldugu ıcın en alcak yer orasıdır.ancak sımdıkı marıa cukurunlar karıstırmamak gerekıyor.hadı gectık onları.bızans perslerı yenmemısmıdır.kurandakı gercek olmamısmıdır.hadı soyleyın bakalım.tarihi red mı edıyorsunuz.bızans ılk once yenılmısmıdır.sonrada yenmıstır.bunu kuran bızansın yenıldıgı sırada acıklamıstır...hadı bakalım cevap verın.kuranı muhammed yazmıs dıyorsunuz.hz.peygamber nerden bılıyor bunu.bu yazının gercek oldugunun ıspatı asagıdadır.

dunya tarihi ve bizantium empire ...bu türkce bir kitap.ben ankarada tarih kitapları muzesınden almıstım.
herkes okusun.200 kusuruncu sayfalarında bu bilgi var.hatta bızans ımparatoru perslere yine yenilcekken yıldız seklı komutasınla perslerı yenmeyı basarıyor.

fatmanur10
15-02-2007, 15:35
baris kardesım ben adam akıllı kıtap verdım.alın okuyun.verdıgın sıte taraflı bir ateıst sıtesı.tabı kı ateıst adam ıslamın bılgılerını kabul etmeyıp saptıracak.bunu sızde bılıyorsunuz.ateıst bır adamın islami bilgiyi kabul etcegını tahmin etmek abes olur herhalde.benım soyledıgım adamın kıtabı.tarafsız ve dınle felan da acıklamamıstır.olayın tarihsel boyutu gercektır.

Julietta
13-08-2007, 12:30
Anlam veremiyorum.

Aheste
20-07-2008, 13:23
''Elif, Lam, Mim. Rum (orduları) yenilgiye uğradı. "Dünyanın en alçak yerinde". Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Üç ile dokuz yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah´ındır. Ve o gün müminler sevineceklerdir.'' (Rum Suresi, 1-4)


Allah´ın Kuran´da bildirdiği "Rum´un zaferi", ayetteki "üç ile dokuz yıl içinde" ifadesiyle dikkat çekilen zaman aralığında, mucizevi bir şekilde gerçekleşmiş oldu.

Bu ayetlerde yer alan bir başka mucize de, o dönemde kimsenin tespit etmesinin mümkün olmadığı coğrafi bir gerçeğin haber verilmesidir. Rum Suresi´nin 3. ayetinde, Rumlar´ın "Dünya´nın en alçak yerinde" yenildikleri belirtilir. Arapçası "edna el-ard" olan bu ifade, bazı meallerde "yakın bir yer" olarak da tercüme edilir. Ancak bu tercüme, orijinal ifadenin tam karşılığı değil, mecazi bir yorumudur. "Edna" kelimesi Arapça´da "alçak" demek olan "deni" kelimesinden türemiştir ve "en alçak" anlamına gelir. "Ard" ise yeryüzü demektir. Dolayısıyla "edna el-ard" ifadesi de "yeryüzünün en alçak yeri" manasına gelmektedir.

Bazı tefsirciler söz konusu bölgenin Araplara yakınlığını göz önünde bulundurarak kelimenin "en yakın" anlamını tercih etmektedirler. Ancak kelimenin asıl anlamı, Kuran´ın indirildiği dönemde bilinmesi mümkün olmayan çok önemli bir jeolojik gerçeğe işaret etmektedir. Çünkü Dünya´nın en alçak yerini araştırdığımızda, bu noktanın Bizanslıların, 613-614 yıllarında yenilgiye uğradığı yerlerden biri olan Lut Gölü (Dead Sea) havzası olduğunu buluruz.


Bu yenilginin en ağır darbesi, daha evvel de belirttiğimiz gibi, Lut Gölü yakınlarındaki Kudüs´teki yenilgi ile birlikte Hıristiyanlığın sembolü "Gerçek Haç"ın kaybedilmesidir.

Bizans İmparatorluğu ile Persler arasındaki savaşın gerçekleştiği söz konusu yer, Suriye, Filistin ve şimdiki Ürdün topraklarının kesiştiği bölgede yer alan Lut Gölü havzasıdır. Lut Gölü çevresi ise deniz seviyesinden 399 metre aşağıdaki, yeryüzünün "en alçak" bölgesidir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Lut Gölü´nün rakımının, yalnızca modern çağdaki ölçümlerle tespit edilmiş olmasıdır. Daha önce hiç kimsenin Lut Gölü´nün Dünya´nın en alçak bölgesi olduğunu bilmesi mümkün değildir. Ama bu bölge Kuran´da "yeryüzünün en alçak yeri" olarak tanımlanmıştır. Bu bilgi, Kuran´ın Allah´ın sözü olduğunun bir başka delilini oluşturmaktadır.

Bu Ayete en çok eleştiri,tercümeden gelebilir.Ve fakat,ayeti ´Araplara en yakın yer´diye tercüme etsek bile,hem savaşın yeri,hemde zamanı konusundada hayrete düşecek haberleri görürüz.Tabii görmek istersek!


Not:Sihirlikuyu.com dan alıntıdır.

calimero
20-07-2008, 17:08
necm suresi (http://www.itusozluk.com/goster.php/necm+suresi)'nin ilk ayetlerinde şöyle denir: "arkadaşınız ( peygamber ) sapmadı ve azmadı. o, hevadan ( kendi istek ve arzularına göre ) konuşmaz. o'nun söyledikleri yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir. ona ( bu kur'an'ı ) üstün bir güç sahibi ( cebrail ) öğretmiştir. ki o, görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. hemen doğruldu. o, en yüksek bir ufuktaydı. sonra yaklaştı, derken sarkıverdi. nitekim ikisi arasındaki uzaklık iki yayın birbirine uzaklığı kadar oldu veya daha da yakınlaştı. ( fekâne kâbe kavseyni ev edna )" ( necm suresi 2-9 )

Çok anlam taşıyan bir kelimeyi,dilediğiniz anlamda kullanarak , Kuranı Allah kelamı olarak nitelemeniz çok yanlıştır. Sizin mantığınızdan hareket ederek yukarıdaki ayette de Allahın mekkede indirdiği bu ayetle mekkeyi
dünyanın en alçak yeri zannettiğini düşünebiliriz ve ne kadar bilgisiz olduğuna şaşırırız ! .

Aheste
21-07-2008, 00:42
Calimero;

Mealleri incelediğimizde edna kelimesinin yakın ve alçak olarak tercüme edildiğini görüyoruz.

‘’edna’’ kelimesinin özellikle tercih edildiğini düşünüyorum. Zaman içinde bir kelimenin, asıl anlamı dışında kullanılma ihtimali de var tabi. Elmalılı mealinde de bu kelimenin geçtiği ayet ‘’yakın’’anlamında yorumlanmış. ‘’(Arapların bulunduğu bölgeye) en yakın bir yerde onlar, bu yenilgilerinin ardından mutlaka galib geleceklerdir.’’ Ya da, ‘’Rum (orduları) yenilgiye uğradı dünyanın en alçak yerinde".

"Edna" kelimesi Arapça´da "alçak" demek olan "deni" kelimesinden türemiştir ve "en alçak" anlamına gelir. "Ard" ise yeryüzü demektir. Dolayısıyla "edna el-ard" ifadesi de "yeryüzünün en alçak yeri" manasına gelmektedir. Arapçanın yapısı dolayısıyla böyle bir anlam taşıma ihtimali de var gibi görünüyor.

Fakat asıl ilginç olan; ister ‘’yakın’’ anlamında kullanılmış olsun, ister ‘’alçak’’ anlamında kullanılsın bu kelime özenle seçilmiş gibi görünüyor. Çünkü sizin de yakaladığınız gibi, en yakın (Arapların bulunduğu bölgeye), en alçak (dünyanın en alçak yeri). Her ikisi de doğru bir bilgi (adres) değil mi?

Edna=yakın, alçak.

Bir kelime seçimi bu kadar mı manidar olur!

Yakın gerçek
28-07-2008, 12:49
Aheste onlarda farkında,, ama daha arayış içindeler..Kibirierline söz geçirdikleri anda zaten bizlerin gördüklerini görücekler.Allaha inanmak Dua etmek / hamd etmek...

Bizleri aciz kılmaz.Dahada yükseltir..Ama insanoğlu çok ihtiraslı ve kibirli.. zaten bir ayetin bütününü anlayınca o kelimelerin doğru anlamlarıda beliriyor.Ama buz dağının üstüne bakarak altındaki derinliğini anlamakda olanaksızdır.

Bir kelimeye bakarak Ya böyle şey olurmu diyorlar.Çünkü bütünü okuma gereği yada düşünme gereği bile duymadılar.Kelimeyi gördü ve anladığını anladı dahada düşünmeye gerek yok.

AMA herkezin bildiği gibi arapçadaki kelimelerin anlam yoğunluğu oratada.O kelimenin hangi anlamda kullanıldığını bilmemiz için bizim 2 kat daha fazla kafa yormamız lazım çünkü biz arap değiliz.Ve herhangi bir mealcinin koyduğu yada anladığı kelimeye göre ona anlam veremeyiz.ZAten düşünmezmisiniz ? denmesinin nedenide bu değilmidir.

K.C.
28-07-2008, 13:17
Rum: Y.N. Öztürk meali

1. Elif, Lâm, Mîm.
2. Yenilgiye uğratıldı Rûm.
3. Yeryüzünün en yakın/en alçak bir yerinde. Ama onlar yengilerinin ardından galip duruma geçecekler,
4. Birkaç yıl içinde. İş/oluş/hüküm, önünde de sonunda da Allah'ındır. Onların galibiyet gününde müminler ferahlayacaklar,


Rum suresi, Suat Yıldırım meali:
1. Elif, Lâm, Mîm
2, 3. Rumlar yakın bir yerde mağlub oldular.Ama bu yenilgilerinden sonra galip gelecekler.
4, 5. Birkaç yıl içinde. Çünkü işleri karara bağlama yetkisi, başında da sonunda da Allah'a aittir.O gün, müminler de, Allah'ın verdiği zafer sayesinde sevinecekler.Allah dilediğini muzaffer kılar. Zira O, azîzdir, rahîmdir (mutlak galiptir, sınırsız merhamet ve ihsan sahibidir).

4. ayeti 3 ile 9 yıl içinde diyen bir meale rastlayamadım ben. Birkaç yıl içinde diyor mealler. Sayı yok. Mucize arayıcıları ayeti bile çarpıtmış, yalan söylüyorlar... pes yahu... Hiç mi akıl etmezsiniz...

frodo
28-07-2008, 14:02
Daha ilginç bir şey var K.C

1.Elif lam mım
2.Fulibetir rum
3.Fı ednel erdı ve hüm mim ba'di ğalebihim se yağlibun

Sanırım Fulibetir meallerde mağlup olmak, yenilmek olarak çevrilmiş.

Arapça sözlüklerde böyle bir kelime bulamadım.

Dahası orijinal arapça kuranda hem fulibetir hem de ğalebihim olarak latinceyazılan kelimeleri arattığınızda her iki kelime de Türkçeye :Alt etmek, baarmak, kahretmek, kazanmak olarak çevriliyor.

Yani
elif lam mim
rumlar galip(kazandı alt etti)
........
anlamı çıkıyor.

Bknz:

http://dictionary.sakhr.com/idrisidic_2MM.asp?Lang=T-A&Sub=%db%f5%e1%f6%c8%f3%ca%f6


http://kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=5&sid=30

Aheste
28-07-2008, 14:19
K.C.;

Piyasada bir çok Kuran Meali var, referans olarak Diyanet mealini almam daha uygun olurdu sanırım.

Sizin de söylediğiniz gibi, Diyanet mealinde ayet şu şekilde çevrilmiş;

4. 5. Birkaç yıl içinde. Çünkü işleri karara bağlama yetkisi, başında da sonunda da Allah’a aittir. O gün, müminler de, Allah’ın verdiği zafer sayesinde sevinecekler. Allah dilediğini muzaffer kılar. Zira O, azîzdir, rahîmdir (mutlak galiptir, sınırsız merhamet ve ihsan sahibidir).

Altını çizdiğiniz nokta üzerinde tartışmaya değer, teşekkür ederim. Hep düşünmüşümdür; elimizde 10 tane Kuran meali var ama hepsi birbirinden farklı. Tevrat ve İncil’de zamanında aynı yöntemle tahrif edilmişti. Şimdi aynı entrika Kuran için de yapılmaya çalışılıyor olabilir. Hem de teologlar tarafından. Birinin dediği diğerininkini tutmuyor.

Ayrıca burada aman aman üzerinde durulacak bir mantık hatası, çelişki görmüyorum. Ha birkaç yıl, ha 3-9 yıl. İkisi de aynı kapıya çıkar zaten, sonuçta Nostradamus’un kehanetlerinden değil, Kuran’dan bahsediyoruz.

Aheste
28-07-2008, 14:23
Frodo;

2. 3. Rumlar yakın bir yerde mağlub oldular.Ama bu yenilgilerinden sonra galip gelecekler. (Diyanet Meali)

Siz bu ayetteki ikinci cümleyi tercüme etmiş olabilir misiniz? :)

Aheste
28-07-2008, 14:24
Yakın Gerçek;

Belki bizim göremediğimiz bir şeyleri görüyorlardır, kim bilir... ;)

ozgur_beyin
28-07-2008, 14:53
sevgili arkadaşlarsizyazıldığı dönemdeki arapçayı gözünüzde büyütüyorsunuz
odevirde yazıan metinlerdefilolojil derinlik bildiğinizkadarcdeğildi.
bu metinlerokumayazma oranının çok düşük olduğu dönemlerde ortalama arabın anlayacağı
düzeyi gözönüne alınmıştır.
KAB'In dilini nasıl anlıyorsa bir arab kuranın dilinide öyle anlıyordu

bu ayetleri lut gölüne bağlamak başlı başına saçmalıktır fiednelerdi kesinlikle
yakın yer anlamınadır genline bakarsak rumlar yakın bir coğrafyada yenilecektir.
bu anlamlara mucizeler yüklememk xcasahillik değilse hödüklüktür yada kuranı fazla tanımammaktır.
nasreddin hoca kardan helva yapmış tadını soranlara bende beğenmedim demiş
sizde kurandan muzcizevi kar helvaları yapıyorsunuz tadı hiçte güzel olmuyor.
sadecsaçmalıyorsunuz. bu tip uydurmalar sadeceislami sitelerde prim yapıyorve hayranlık uyandırıyor bu sitede sadece güldürüyor
sbu tip mucizecilere söyleyeceğim şudur.
YA SİZ DİNİNİZE GÜVENMİYORSUNUZ YADA KENDİNİZE GÜVENİNİZ YOK
HANGİSİ OLDUĞUNA İÇİNİZDEN SİZ KARAR VERİN

Aheste
28-07-2008, 15:08
Özgür Beyin;

Bu forumun adı ‘’Kuran’da mucize yoktur!’’ Ben bu konuyu Bilim başlığı ya da Edebiyat, Tarih başlığı altında açmadım. Ha, bu konular İslami forumlar da tartışılır, bu muhabbetler bizi açmaz derseniz, Kuran’da mucize yoktur klasörünü de ortadan kaldırmanız gerekir.

Yukarıda da belirttiğim gibi; ben kehanet, mucize peşinde değilim. Kuran’ı çok iyi biliyorum gibi bir iddiam da hiç olmadı, buraya tebliğ için de gelmedim.

Ekleyeceğiniz bir şey varsa ekleyin, yoksa lütfen içinizden gülün. :)

Yakın gerçek
28-07-2008, 17:07
Kendileri Acaba Allahın olmadığına % 100 inansalar burda bir arayış içinde olup yandaşlar ararlarmı * yada şüpheye düştükleri konuları buraya açıp aynı fikirde adam görünce sevinirlermi ?Şüphe şüphe ömürlerini harab edicekler.İnkar etseler kabul etmeseler bile hep bu şüpheyi duyucaklar.ama bizim şüphemiz yok size saçma gelsede biz % 100 olduğuna inanıyoruz.Bu forumlarda onun için varız. Olurda şüpheniz biraz daha artar daha derin düşünürsün...

Şimdi yine kibirli bir şekilde biz 100 kere okuduk düşündük bi o safhalardan geçtik diceksiniz.Bu kibirle olmaz zaten...

Dediğim gibi ayetlerin vu kurannın bütününe bakarsan çelişki duyduğun kelimelerin bir meale ihtiyacı yok adeta kendiliğnden ışıldıyor ne anlatmak istediği.

Ama inanmayanlar gördüğünü okur .okuduğunu görür.Buda kuranı okuduğunuz romanlarla karşılaştırmanızdandır.O içinde bir sürü manalar kelamlar olan bir Kitapdır kim düşünüyor kim düşünmüyor ortaya çıksın...

Dedimya sen cihadı görür kafa kesersin... ben Üni okurum kalemle / ilimle cihad ederim bu kitapı anladığın kadar yaşarsın...

Buda insanların Allah katındaki değerini gösterir.ve neden alemelre Secde edin ( saygı duyun dediği ortaya çıkar. Bunu allah bilir ama diğerleri bilmez.Bu dünyanında manası bu değilmi zaten...

İnanmadığınız şeyler gelince keşke düşündüğümüz gibi toprak olsaydık diyeceksiniz. yada son bir kez daha dünyaya dönmek..Şimdi bu Cümleler için bırak ya lami cimi ..birşeyler söyleyeceksiniz.

İçinizdeki şüpheler daim olsunki er yada geç Allahı bulun..amin.

dilaver
28-07-2008, 17:17
çelişki duyduğun kelimelerin bir meale ihtiyacı yok adeta kendiliğnden ışıldıyor ne anlatmak istediği.

O içinde bir sürü manalar kelamlar olan bir Kitapdır kim düşünüyor kim düşünmüyor ortaya çıksın...

Hangisi dogru Yakıngerçek

saygılarımla

Yakın gerçek
28-07-2008, 17:26
Kelimeyle / Mana / anlam arasındaki Orantıyı ayırt edemiyormusun SY dilaver.

Kanınızca büyük bir tespit ve soru soruyorsunuz.Saygı duyarım..

Bir sürü manalar vardır.Kimisi acımaz kafa keser. kimisi bağışlar .Kimisi yatıp sadece dua etmekle yetinir kimisi rızkının peşinden koşar.

Ama şüpheye düştüğünüz bazı kelimeler oluyor.10 ayrı mealde farklı şeklilde yazılmış olarak..O ayeti kendin okuyup Anlayınca kelimede yerine oturuyor.

Burda sormak istediğin yada benim yazımdan anlamak istediğini bile kavramak zor.Bu kuran ne yazıkki sizin beklediğiniz kadar açık ve yalın değil..yoksa herkez müslüman olurdu.Peki isanları diğer canlılardan ayırt eden kavrama /özgür irade düşünce nasıl ortaya çııcak.

saygılar.

dilaver
28-07-2008, 17:39
TDK sözlügünde mana ile anlam ve meal aynı olarak zikredilmiş. Kelime ile kelam aynı anlamı veriyör yani söz. Şimdi sizin anlayacagınız şekilde tekrar yazalım :

kelimelerin bir manaya ihtiyacı yok
bir sürü manalar kelimeler olan bir Kitapdır

hangisi dogru diye sormuştum, hala da marak ediyorum. Yani ilk dediginiz gibi apaçık bir kitap mı. Yoksa son dediginiz gibi her bir kelimesi araştırılması gereken bir kitap mı.

saygılarımla

frodo
28-07-2008, 19:36
غُلِبَتِ الرُّومُ
فِي أَدْنَى الْأَرْضِ وَهُم مِّن بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَ

Aheste kimin nasıl meal ettiğini değil bana ilginç gelen bir şeyi aktardım. Rum
suresi ikinci ayette "gulibetir rum" mu yazıyor ? Arapça bilen arkadaşlar yardım
ederse merakımı gidermiş olacağım.

2.ve 3 ayetteki kırmızı ile görünen kelimeleri on-line sözlükte çevirmeye çalışınca aynı anlamı veriyor.

Bu rum suresi ilginç. Çünkü bu sure ile mucize üretmeye kalkanlar nasıl bir açmaza düşüyorlar görürüz. Ama öncelikle "fulibetir rum" veya "gulubetir rum"
meselesi açıklığa çıkmalı.

evet özgür arapçası nasıl okunur bu kelimelerin ?

metalheart
28-07-2008, 20:00
Bu kuran ne yazıkki sizin beklediğiniz kadar açık ve yalın değil..yoksa herkez müslüman olurdu.Peki isanları diğer canlılardan ayırt eden kavrama /özgür irade düşünce nasıl ortaya çııcak.

sen nasıl müslüman oldun bi anlatsana bize detaylı olarak ???

pante
28-07-2008, 20:22
Kur'an'da mucize yoktur.
Her mucize diye sunulan ayette muhakkak şekilde çelişki vardır.

Bu başlıktan ya "Kutsal Kitaplardaki Çelişkiler" başlığına ya da "Meal Tahrifatları" başlığına ekmek çıkacağına inanıyorum. :)
Bastır Frodo!
İyi yerden girdin!
Biraz da tarihi karıştırmak gerek. bakalım birkaç yıldan kasıtlanan 3 ila 9 yıl arasında mı Rumlar galip gelmiş yoksa daha mı fazla?

frodo
28-07-2008, 20:30
غُلِبَتِ الرُّومُ
فِي أَدْنَى الْأَرْضِ وَهُم مِّن بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَ

Aheste kimin nasıl meal ettiğini değil bana ilginç gelen bir şeyi aktardım. Rum
suresi ikinci ayette "gulibetir rum" mu yazıyor ? Arapça bilen arkadaşlar yardım
ederse merakımı gidermiş olacağım.

2.ve 3 ayetteki kırmızı ile görünen kelimeleri on-line sözlükte çevirmeye çalışınca aynı anlamı veriyor.

Bu rum suresi ilginç. Çünkü bu sure ile mucize üretmeye kalkanlar nasıl bir açmaza düşüyorlar görürüz. Ama öncelikle "fulibetir rum" veya "gulubetir rum"
meselesi açıklığa çıkmalı.

evet özgür arapçası nasıl okunur bu kelimelerin ?

Baktım özgür yok; Diyanetin hatm-ı şerifinden dinledim. Gulibetir diye telafuz
ediliyor. Şimdi gulubetir ne demek ?

pante
28-07-2008, 20:35
Şimdi gulubetir ne demek ?

Herekesiz yani noktalama işaretleri olmaksızın sessiz harflerle ele almak lazım.
Galip'in bir türevi.

okinono
28-07-2008, 21:10
غُلِبَتِ الرُّومُ

فِي أَدْنَى الْأَرْضِ وَهُم مِّن بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَ.............................

غلبت الرومفي أدنى الأرض وهم من بعد غلبهم سيغلبون
..........

Sevgili Frodo burada nasıl bir çelişki var anlayamadım. Açarmıısn biraz ?

Yani, eğer birinde galip diğerinde mağlup anlamı mı nasıl oluyor diye soruyorsun ?

Aklıma gelen bu oldu sadece.

Eğer öyle ise; birinde gulubet = Bozguna, diğerinde ise gulubehüm=onları bozguna anlamı demektir.

Umarım doğru anlamışımdır.

Ama ben senin yerinde olsaydım, asıl فِي أَدْنَى الْأَرْضِ fi edna el ard cümlesini sorardım?

Selamlar..

pante
28-07-2008, 21:37
Latincesinde ayetlerdeki harfler şöyle yazılmış ve harekelendirilmiş.
2. Fulibetir rum
3. Fı ednel erdı ve hüm mim ba'di ğalebihim se yağlibun
4. Fı bid'ı sinın lillahil emru min kablü ve mim ba'd ve yevmeiziy yefrahul mü'minun

Rumlar yenildi.
Yakın yerde ve yenilgilerinden sonra galip gelirler
Birkaç yıl içinde. İş öncesinde ve sonrasında Allah'ındır ve o gün müminler feraha erer.

Bakalım öylemiymiş:

1. Yanlış Fulibetir değil Gulibetir olmalı.

Bu durumda 2. ayet:
"Rumlar galip geldi" olacaktır.

3. ayete bakalım:
Galebe kelimesi galip gelmektir yenilmek değil.
Bu durumda ayetin meali:
"Bu galibiyetten sonra galip gelecekler" olur ama saçma olur tabi.
Bu saçmalığı meal tahrifatıyla kamufle etmeye kalkışmışlar. Neden?
Çünkü "Kral çıplak pardon "Kur'an'daki harekelendirme yanlış yapılmış diyememiş hiçbiri.

Doğru harekelendirme:
Gulibe yerine "galibe"
Seyaglibun yerine "seyuglebun" olmalıydı.

Bu durumda ayetler şöyle olacaktı:
Galebet ir rum. Ve hum min ba'di galebihim seyuglebun
Meali de;
Rumlar galip geldi.
Ancak bu galibiyetlerinden sonra yenilecekler.

Böylece ayetteki çelişki ortadan kalkacaktı.
Ama ayette mucize olmayacaktı. Çünkü Muhammed kehanette bulunmamış, herkesin bildiğini yazmıştı.

ozgur_beyin
28-07-2008, 22:22
panrtenin ne demek istediğini anlamak isteyenlere şu linki öneririm



http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=4694

ozgur_beyin
28-07-2008, 22:45
verdiğiminlinkin tutarlılığıda şöyle ortayaçıkıyor
diyenet şöyleyazmış
[B]غُلِبَتِ الرُّومُ [/
burdada galebihim olarak yazılmış.
http://www.biriz.biz/kuran/rum/30rum.htm
yalnız bumeallerinasıl yaparsanızyapın ahestenin deiği muzcizekesinlikle yok

okinono
28-07-2008, 23:30
Yıl 1952 Yer:Ankara Posthanesi Mesajı Çeken:Baba Yaş:80

Evladim, kardeşin oldu. Acele gel.

Doğrusu: evladım, kardeşin öldü. Acele gel...

.................

Yani demek istemem odur ki;

galebitn rum yazılmış olsaydı; bu kezde gulubetin okunabilirdi diyerek tam tersinden de itiraz edilebilir.

Bu nedenlezaten Kuran'da kıraat önemli olmuştur.

Ama Frodo ve Panteye teşekkür ederim. Olayı tam tersinden de okuyabilecğimi gösterdikleri için.

Benim direkt olarak hep gulubetin okumamdaki neden ise, Sanırım Tabreide ki deve iddiasını kanıksamış olmam.

Yalnız Fulibetir rum; diye nerde yazıyor ben onu bulamadım. Kaynağınıda sevgili Pante yazarsa sevinirim.
..
Sanırım Fordo'nun gıdıkladığı asıl mesele ise şu şimdi anladım .

Meğer Rumlar yenilecekler dedi. Bu zamandan sonra rumların yenildiği bir olay yok. Allah vaaddinden caydı mı?

İşte burada da benim asıl önemli yer dediğim فِي أَدْنَى الْأَرْضِ وَهُم مِّن بَعْدِ
önem kazanıyor.

Yani, burada ki fi edna el ard daki yakın zaman kipi ve mekan içersinde böyle bir savaş oldumu ?

Galip veya mağlup..Hiç önemli değil.

Bunu araştıracağım. Eğer bir bilgi bulabilirsem paylaşırım.


Araştıracak arkadaşlar Frod'nun dediği gibi 629 dan sonrasına bakmalılar.

Gerçekten de önemli bir konuymuş. önemsememek ile yanılmışım.

Eğer böyle bir savaşın izini tarihte bulamıyor isek, gulubetin okunarak süre gelmiş bir ayeti de bunca okuyan bu tarihe kadarki milyonlarca yahudi ve hristyan hiç eleştiri getimiş mi? Bu da önemli.

Eğer tarih boyunca bu ayet üzerinde karşı bir fikir olmadı ise de, bu kez gulubetin olarak okumak gerektiği ve arapçada glb nin hem galip hemde mağlup anlamlar aldığını söylemek mümkündür. O zamanda fi edna daki kısa zaman kipi ve ebubekirin iddiası ile ilgili hadisler vs devreye giriyor zaten.

O zamanda başka sorular daha da çoğalıyor ama bu kadarda çetrefelli bence.

Hoş benim açımdan o kadar önemli de değil, Zira eski söze yeni tasdik değil, yeni söze eski tasdik diyenlerdenim.
Ama genel islam inancındaki meal tahrifatını göstermesi açısından eğer bu konu doğruysa bir facia. Burası önemli işte.

Zira o zaman karşımıza "tamam din kabul de, hangi din, hangi anlam, hangi zaman kipi ?" sorusu çıkıyor.

Bu sorununda muhatabı dini tek hayt üzerinde hep canlı yaşayan bir organizma olarak tek bir amaç için kabul edenler değil, iki kitap arasına bieysel olarak kendi manalarında anlayanlardır diye düşünüyorum.

Teşekkürler Sevgili Frodo ve Pante. Konuyu araştıracğım.

Not:Şİmdi baktım da Suyutinin el itkanına bu konuyu not düşmüşüm. ama öylece kalmış.

Selamlar.

frodo
29-07-2008, 01:18
RUM SURESİ:

30:1 elif lam mim
30:1 e l m
30:2 gulibetir rumu
30:2 galiptir rum
30:3 fi ednel erdi ve hüm mim ba'di galebihim seyaglibun
30:3 aşağı/yakın arz/yer içinde ve onlar sonradan galib olanlara galip gelcekler
30:4 fi bid'i sinine lillahil emru min kablü ve mim ba'dü ve yevmeiziy yefrahul mü'minune
30:4 bir kaç sene içinde allah için iştir/emirdir önceden ve sonradan ve o gün müminler ferahlanacaklar30:5 bi nasrillah yensuru mey yeşa' ve hüvel azizür rahiym
30:5 yardım/zafer ile allah yardım eder/zafer verir kimi dilerse ve o azizdir/güçlüdür rahimdir/esirgeyendir

diyelim ve tekrar bir hatırlatıp
şimdide söylediğim şu alttakileri açıklayayım:
Galebet kelimesi hem harekesiz orjinal kuran da VAR hemde arapçada VARDIR diyorum
Rum Suresinde Rum galibiyeti Kuran da VARDIR diyorum
Rum Suresindeki geçen 5 ayetdeki olay Kuranı bozmadan bir arada okunduğunda tarihte de böyle bir olay VARDIR diyorum
Tarihte ki İran ve Rum olayı başkadır Rum Suresinde ki olay başkadır ve Rum VARDIR diyor ama Kuran da Persler (İran) yoktur fakat Rum Suresinde Rum ve Müminler VARDIR diyorum
Allaha karşı şirk koşan putperest Rumların önce galibiyeti vede ardından Müminlerin Galibeyeti VARDIR diyorum
Mümin vede Müslümanların bu putperest Rumları allaha şirk koşan bu milletin önce onların galibiyeti ile vede sonradan onlara Mümin vede Müslümanların galip gelmeleri ile sevinmesinin veya üzülmesinin mantıklı tarafı ve mantıklı açıklaması VARDIR diyorum

tüm bu kuran a yapılanlar ve ebu bekir ile elçiye atfedilen rezil hadis hepsi bu tarihi vaka içinde
iyide
ya olay rum (Roma) ve persler (İran) değilse dedik (..ve ortaya çıktı yukarda kronolojik tarih ile rum suresi bir arada değerlendirdik vede gördük ki bu kesinlikle olamaz )

zira

o zaman da
fi bid'i sinine uymuyor yani Rumların bir kaç sene içinde galip olması
çünki
rumlar (Roma) perslere (İran) 15 sene gibi bir süre sonra galip olmuşlar
gitti mi bıd deki bir kaç sene öngörüsü gümbürtüye
??


peki ama o zaman rum suuresi ne..?

bazı dostlar tarih bilmediğim için verdikleri bilgilerle yardımcı oldular ve konu ile alakalı başka ipuçları verdiler
başımı kuran dan kaldırıp biraz araştırdım
tarihe daldım
:)

ama

dediğim gibi bu seferde tarihi kronoliji de
bıd de problemler çıktı
:)


şimdi
konuyu önce biraz toparlayalım
tarihede iyice dalalım


1: rum suresinde ki galip kesinlikle mağlup değil
bu kesin

2: rum suresinde ki rum yani Roma ve Persler (İran)’da değil
bu da kesin

bu iki şıkta da tüm mealciler ve tefsirciler güme gitti
olayı açıklamak için uydurdukları ve yaptıkları rezillikler yanlarına kar kaldı
pardon 100 deve kazandılar (ebu bekir ve elçiye oynattıkları bahis ve kumar hikayeleri ile)
:)

3: rum suresindeki rum Roma ve Müslümanlar ise ki bu olabilir

ama
dediğim gibi
yani

33:2 Rumlar galip dersek ki
zaten
ayette Rumlar galip der
vede
Kurana elçiden bir kaç yüzyıl sonra eklenen harekeler aynı Elmalılı'nın yaşarken yazdığı tefsire ihanet derecesinde ters yüz edip meallendiriyoruz ve sadeleştiriyoruz dedikleri gibi
ve
Elmalılı'nın yaşarken yazdığı tefsirinde beyaz dediğine meallerde sadeleştiriyoruz deyip siyah demeleri gibi
ayrıca
dünyada müslümanların bir kısmı Şaz kıraaati ile kuranı galebetir rum diye okumalarına rağmen yani Rumlar galip diye

vede

30:2 Rumlar galip diye çevirildiği zaman (..ki zaten kuran da ayet böyledir bakınız)
ve
ortada bir Mute Şavaşı var iken 629 yılında vede Rum’lar galip gelmiş
Müslümanların 3 büyük kumandanı da ölmüştür (şehit) ve ordu darmadağın olmuştur:

Zeyd
Cafer
Abdullah
ve
müslümanlar şavası kaybedip Halid’in başarılı şavaş taktikleri ile son anda kaçarak paçayı zor kurtarmışlardır

yani

Rum’lar resmen galip gelmişdir surede de dediği gibi


buraya kadar ayet çok iyi gidiyor
yani
eğer rum suresi rum’lar (Roma) ve müslüman Araplar ise
rum’ların mağlubiyeti taaa Halifeler dönemine kadar gerçekleşmez
bu da 630’ların ortalarına geliyor 634 yılında Şam yada Damascus feth edilir

ama

bu seferde bıd de problem var
mealcilerin ve tefsircilerin sure ve ayet’in indiği yıl dedikleri 622 yılından 634 yılına kadar 12 sene eder ama bıd sene etmez yani bir kaç sene
fakat
kuran’ın galip dediğini mağlup diyenlere pek güven olamaz

bu da rum suresinin 622 yılında mekkede indi dedikleri iddialarına da bir başka darbe daha indirir

Mute Şavaşı 629 yılında olduğuna göre
ya bu sure 622 de değilde ve 629 da indi
ya da rum bizim bildiğmiz Roma değil
çünki
o yıla kadar 629 Müslümanlarla şavaşan yok (müşriklerle müminler kendi aralarında çekişiyorlar daha)
zaten
romalılarla iranlılarda yukarıda birbirini yemekten aşağıdaki çöl diyarının araplarına ne baktıkları var nede halleri var

629 kabul edersek Halifeler döneminde 634 yılında Şam feth edilir
buda eder 5 yıl ki bıd sene de yani bir kaç senede böylece doğru olur

yada

RUM SURESİ İrandan bahsetmediği gibi RUM'dan da bahsetmiyor:



benim nihai tercihim rum suresini olduğu gibi bırakmak
ve
alttaki şekilde çevirmek yoRUMu da okuyuna bırakmak
:)



Rum Suresi

30:1 E L M
30:2 E L R V M galip
30:3 Aşağı/yakın arz/yer içinde ve onlar sonradan galib olanlara galip gelcekler
30:4 Bir kaç sene içinde allah için iştir/emirdir önceden ve sonradan ve o gün müminler ferahlanacaklar
30:5 Yardım/zafer ile allah yardım eder/zafer verir kimi dilerse ve o azizdir/güçlüdür rahimdir/esirgeyendir[/color]


dogan böyle okuyor rumu
sevgi ile


Bu yazı ateforumdan. Doğan nicki ile yazan bir arkadaşın. Oldukça mantıklı görünen ilginç bir yaklaşım. (yazıyı kendisinden izin alarak taşıdım.

okinono
29-07-2008, 22:11
Bir mizansen yapalım bakalım bu konuya

Şimdi,

615 yılında Hristiyan Rumlar, Putperest İranlılara yenildi.

618 müslümanlar artık Mekke de toplum içerisinde halk ile tartışabiliyor.

Müşriklerden birisi 618 yılında ebubekir'e gelip diyor ki;

"Putperestler, Hristiyanları yendi na beeerrr. Madem Allah'ınız aynı rumlar ile o zaman 615 de sizin galip gelmeniz lazımdı. "

Ebubekir müşrikle tartışmaya giriyor. Allah vaat ettiyse yapar diyor. Ve bahse tutuşuyor. 100 deve.

Bu arada,
Ebubekiri alıyor bir düşünce; koşa koşa Peygamberin yanına gidiyor ve olayı anlatıyor.
Allah cc ayeti indiriyor.

30:1 elif lam mim
30:1 e l m
30:2 gulibetir rumu
30:2 galiptir rum
30:3 fi ednel erdi ve hüm mim ba'di galebihim seyaglibun
30:3 aşağı/yakın arz/yer içinde ve onlar sonradan galib olanlara galip gelcekler
30:4 fi bid'i sinine lillahil emru min kablü ve mim ba'dü ve yevmeiziy yefrahul mü'minune
30:4 bir kaç sene içinde allah için iştir/emirdir önceden ve sonradan ve o gün müminler ferahlanacaklar30:5 bi nasrillah yensuru mey yeşa' ve hüvel azizür rahiym
30:5 yardım/zafer ile allah yardım eder/zafer verir kimi dilerse ve o azizdir/güçlüdür rahimdir/esirgeyendir

Peygamber diyorki, Ebubekir, sen bu ayete göre bahsi iki katına çıkart süreyide 9 a çıkart. "fi ednel erdi "

620 Hicret

627 yılında Rumlar, Putperest iran'lıları yeniyor. Ve Ebubekirin oğulları babaları medinede olduğu için iddiayıkazandıkları için 200 deveyi alıyorlar.

Konu kapanıyor.
....
Mu acaba;

Eğer hristiyanlar için kullanılmış olan "Mümin" kelimesi inanırlar olarak ele alınırsa konu gerçekten kapanır.

Ammmaaa,
Madem Rumlar mümin di; iyi de 629 da Mute neden oldu?

Yani mümin müminin kanını dökmek haramdır.

Cozzz...
..........

Öyleyse, müminler tabiri müslümanlar için geçerli.

Böylece Rumlar galip geldi. Doğrusu.

Harekelendirme yanlış yapıldı.
...
Peki bu Allah'ı ret etmek için yeterli bir neden midir?

Hayır.

Neden ?

Çünkü bu sureyi rumlar galip geldi diye okuyanlar da varmış. Olay tamamen localde mezhep taasubu. Taasubun her türlüsü haramdır.


Peki, bu dincileri ret etmek için yeterli bir neden midir?

Evet...

Peki öyleyse, Kuran nedir?

Kırra dır. Doğru okunuşu eninde de sonunda ateisti eli ile bile er geç ortaya çıkartılmıştır.

Kırra aynı zamanda ikra nın seste vücut bulmuş Alak 1 i dir.
...
Bu konuyu ortaya çıkartan ateist arkadaştan Allah razı olsun.

....
Selamlar.

pante
29-07-2008, 22:23
Yalnız Fulibetir rum; diye nerde yazıyor ben onu bulamadım. Kaynağınıda sevgili Pante yazarsa sevinirim.

Latince çeviri "Fulibetir rum":

http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=s_middle&kid=4&sid=30

okinono
29-07-2008, 23:31
sesli dinleyince gulubetin okunuyor zaten aynı sitede.
Yazım hatası bu Sevgili Pante.
Ama olmaması lazım tabiki..

Selamlar

timsah
30-07-2008, 04:05
Ben ayetler hakkında yorum yapmıycam sadece mantık yürütücem.
Rum suresi ayetleri savaştan önce sallama ayetler ya tutarsa mantığı vardır, ki halife Osman
zamanında düzenlenmediği ne malum.
Hem savaş kaybedilmiş olsaydı sanki kurandan bu ayetleri kaldırmayacaklardı ve bizde
bu konuyu şuan konuşmuyor olacaktık.

Diğer yandan bu savaşın kazanılma ihtimali çok yüksektir çünkü,
Muhammedin ordusunun güçlü olduğu zamana denk gelmiştir. Savaş tarihine bakılırsa bu tarihlerde
Muhammedin kaybettiği bir savaş bulamazsınız.

Tarihte Rumların pek savaş kazanmadığınıda görebilirsiniz çünkü
Rumlar savaşçı millet değillerdir. Tarihte bugüne kadar Yunanlılarla Türklerin, toplam 57 kez küçüklü büyüklü savaşa girdiğini ve hiç galibiyet alamadıklarınıda söylememe gerek yok sanırım.

Hem Rumların ve Yunanların o kadar eski tarihleri olduğu halde neden nufusları bu kadar az
(Yunanistanın nufusu 8 milyon) bunuda biliyormusunuz? Çünkü rumlar gerek Türkler, gerek Araplar, gerekse
Romalılar ve diğer imparatorluklar tarafından en çok ganimet savaşları ve katliamlara mahsur kalmış bir ulusdur.

frodo
30-07-2008, 11:44
Sevgili timsah bahsedilen Rûm romalılardır. Türkçede Yunanlıları işaret etmek için kullanılan
Rum kelimesi arap tarihinde Romalılar için kullanılır.

akropol
31-07-2008, 14:33
Sevgili timsah bahsedilen Rûm romalılardır. Türkçede Yunanlıları işaret etmek için kullanılan
Rum kelimesi arap tarihinde Romalılar için kullanılır.

Yunanlılar değil doğrusu Yunanlar olmalıydı. Almanlara Almanlılar demek gibi bir şey olmuş. ;)

bayraktaro
31-07-2008, 16:48
Sayın Aheste;

Varsayalım ki LUT Gölünden bahsediyor bu ayet, Ama, dünyanın en alçak (derin) yeri Lut Gölü değildir. JAPONYA yakınlarındaki MAİRANA ÇUKURU'dur.. Aşağıda bilgisi var.

Dünya üzerindeki en derin noktadır. Büyük Okyanus'ta, Guam Adası'nın güney batısında, Japonya ve Endonezya arasında, iki ülkeye de aşağı yukarı eşit uzaklıkta yer alır. Derinliği tam olarak 11.033 metredir. İki okyanusal nitelikte plakanın çarpıştığı sınırda derin çukurlar oluşabilir. Mariana çukuru bu şekilde oluşmuş bir çukurdur ve iki plaka sınırındadır. Suyun içine atılan bir kilogram ağırlığındaki bir cismin tabana ulaşması yaklaşık olarak 1 saat sürer.Ayrıca suyun yoğunluğunu ve cismin özkütlesini katarsak tabana ulaşma süresi artar yada azalabilir.

Aheste
31-07-2008, 21:01
Bayraktaro;

Cevap yazmayayım diyorum ama rahat bırakmıyorsunuz ki...

Marianne Çukuru, dünyanın en alçak noktasıdır ama Büyük Okyanus'da. Rumların, Büyük Okyanus'da işi ne?

muratmesut
20-09-2008, 23:01
kuranın belkide en büyük mucizesine yarım yamalak bilgilerinizle gölge düşürmeye çalışıyorsunuz bizans 614 yılında yenildi ve yaklaşık 625-628 yılları arasında yendi kurandaki bikaç sene de zaten 9 yıl içinde demek ama yanıldığınız nokta bizans 614 yılında savaşı yenildi fakat ayet 614 yılında inmedi ayet 619 yılında indi ve bu durum bile tek başına islamiyetin hak dni olduğunu kanıtlar

muratmesut
20-09-2008, 23:08
KUSURA BAKMAYION YANLIŞ BİLGİ VERMİŞİM AYET 620 YILINDA İNMİŞ

Elif, Lam, Mim. Rum (orduları) yenilgiye uğradı. "Dünyanın en alçak yerinde". Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Üç ile dokuz yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah'ındır. Ve o gün müminler sevineceklerdir." (Rum Suresi, 1-4)

Yukarıdaki ayetler, Hıristiyan olan Bizanslıların, zamanının putperest bir toplumu olan İranlılar karşısında çok ağır bir yenilgiye uğramasından yaklaşık 7 sene sonra, MS. 620 civarında indirilmişti. Ve ayetlerde Bizans'ın çok yakında galip geleceği haber veriliyordu.

Oysa o sırada Bizans o kadar büyük kayıplara uğramıştı ki, değil tekrar galip gelmesi, ayakta kalması bile imkansız görünüyordu. İmparatorluğun birçok düşmanı vardı. Yalnız İranlılar değil, Avarlar, Slavlar ve Lombardlar da Bizans devletine karşı büyük bir tehdit oluşturmaktaydı. Öyle ki Avarlar, İstanbul önlerine kadar gelmişlerdi.

müritkefer
23-09-2008, 02:08
Sizler Rum suresindeki üç ve dokuz sayılarından söz ederken ilk aklıma gelen boşanma hukukuyla ilgili bir arap deyimi olmuştu,
"Üçten dokuza şart olsun!"
Ve bunun tam Safa Kaçmaz'lık bir araştırma konusu olduğunu düşünüyordum ki verilen ek açıklamalar merakımı tatmin etti.
Meğerse arabın adamı karısına kızınca boş ol deyip kovarmış da aklı erenler araya girip şöyle derlermiş,
- Bir kere demekle boş olmaz, Allah'ın hakkı üçtür.
Sonra arap kızıp üçleyince de aile birliğini korumak maksadıyla yine araya girip şöyle demeye başlamışlar,
- Biz dinde üç talakın bir sayıldığına şahidiz, bu daha bir sayılır.
Arap bakmış olacağı yok, hesabı toptan kesmenin çaresini çabuk bulmuş,
- Üç kere üç dokuz, üçten dokuza şart olsun ki...
Biraz şaka gibi ama, bunlar ana hatlarıyla doğru.
Sonra Haz. Muhammet'in kendi hayatında bu tür hafifliklere yer vermediğini, Bakara suresinin 224-232 ayetleriyle de engellemeye çalıştığını hatırlayınca üçle dokuzun peşinde yürümekten vazgeçtim ve Rum suresindeki kelimelerin aslına döndüm.
Sözlükler Bıd veya Bid'in ne anlama geldiklerini şöyle açıklıyor,
BID' ; Geceden bir kısım. Üçten ona ve onikiden yirmiye varana kadar olan sayılar. Cima, nikah.
BİD' ; Gecenin bir kısmı. Birden dokuza kadar veya üçten ona; yahut da onikiden yirmiye kadar olan sayılar. Birkaç.
Birden dokuza, üçten ona, onikiden yirmi'ye, gördüğünüz gibi üç ve dokuz yanyana geçmediği gibi anlatılmak istenen sayı aralığının birden fazla olduğu da anlaşılıyor. Kelimenin diğer anlamlarına geçtiğinizde gerçek anlam belirmeye başlıyor;
Gecenin bir kısmı, birkaç.
Ve Türkçe'ye biraz daha yaklaştırırsak;
" Yakın bir gelecekte, önümüzdeki sekiz on yıl içinde, yakında." anlamı beliriyor.
Bu töresel deyimden mucizevi kehanetler çıkarmanın elbette anlamı yoktur. Esasen bu ayetleri takip eden diğer ayetler de bu deyimin sayıları değil, felek değirmeninin doğal devranı olduğunu açıkça anlatmaktadır.
Sahih midir uydurma mıdır bilmiyorum ama, Buhari'de bu ayetlerle ilgili bir de hadisten söz edilir.
Anlatıldığına göre, bu ayetlerin okunduğu günlerde Haz. Ebubekir bu ayetlere güvenerek, üç yıla kadar vaadin gerçekleşeceği konusunda bilmem kaç devesine biriyle iddiaya girmiş. Haz.Muhammet bunu haber alınca Ebubekir'e şöyle demiş ; Keşke süreyi geniş tutsaydın, mümkünse dokuza çıkar.
Bu bilgilerle kimilerinin aklından neler geçtiğini tahmin etmek çok zor olmasa gerek, ister misiniz şimdi biri çıkıp şöyle desin;
- Sizin parti yakın bir zamanda kazandı ama, yakın bir zamanda kaybedeceksiniz ve bizim partililer sevinecekler!
Sizi bilmem ama, eğer diyen biri olsaydı ben bu konuda iddiaya girmez ve kehanetle suçlamazdım.
Saygı ve sevgiyle,

frodo
23-09-2008, 12:59
Bu başlıkla ilgili mucize iddiaları bir yana ciddi bir anlamlandırma karmaşası var. Bu başlığın
6.sayfasından itibaren tekrar okumakta fayda var.

ottomansboy
01-10-2008, 21:44
ben tüm yorumları okudum.. tartışmayı kesinlikle inananlar kazanmış.. maalesef yeterince ikna edici değilsiniz.. bu sayede imanımı da güçlendiriyorsunuz. eeeyvallah!::D

ozgur_beyin
01-10-2008, 21:59
ben tüm yorumları okudum.. tartışmayı kesinlikle inananlar kazanmış.. maalesef yeterince ikna edici değilsiniz.. bu sayede imanımı da güçlendiriyorsunuz. eeeyvallah!: OTTOMAN BOYS
SEVGİLİ OTTOMAN ÜSTÜNE İKİTANEDE ÇİVİ ÇAKALIM İSTERSEN DAHA KAVİ OLUR:)

ottomansboy
01-10-2008, 22:23
valla iyi olur aga.. baktıkça küplere binersiniz şimdi olduğu gibi.. ve düşüncelerimde de samimiyim.i.. tarafsız olarak okumam imkansızdı tabi ama yine de insanda bir merak oluşturabilirdiniz. ama dediğim gibi cevapları okuyunca ALLAH ın varlığını ve her yerde olduğunu daha çok hissediyorum..

Titan
01-10-2008, 23:52
ben tüm yorumları okudum.. tartışmayı kesinlikle inananlar kazanmış.. maalesef yeterince ikna edici değilsiniz.. bu sayede imanımı da güçlendiriyorsunuz. eeeyvallah!::D


Sanki ikna edici olsak imanını mı bırakacaksın, burada ki yorumlar ne kadar mantıklı olursa olsun tatmin olamazsın, çünkü imanını (ya da imamını) bırakamazsın.

buzurq_umid
02-10-2008, 00:47
kutsal sayılan bir kitabın iki kelimesi hakkındaki bu sayfalarca tartışma bile zaten başlı başına kuranın saçmalığına kanıt:D islam hakkında onlarca kitap okumuş,kuranı,arapçayı bilen insanlar bile saatlerce işin içinden çıkamıyor.

şimdi böyle her tarafa çekilen,kutsal kitabının her cümlesinden binbir anlam çıkan bir dinin müritleri ne yapsın tabii ki 100 tane mezhep,100 tane islam çıkacak.
sıradan bir insan bu dini nasıl anlasın,nasıl doğru yolu bulsun,yahu kitabın ne dediği belli değil ki!

tanrı insanlara doğru yolu göstermek istediyse neden onlara açık ve net,şüphe duyulamayacak ayetler göndermedi,neden her şeyi kolaylaştırmadı da karmaşık,muğlak,her bir cümlesinin bin tane yorumu olan ucube bir kitap gönderdi?

belki de kuran o kadar basit ve zavallı ki ilahiyatçılar,alimler kurandan anlamlı bir şeyler çıkarabilmek için kıvırdıkça kıvırıyor,taklalar atıyorlar :D

ben sadece tartışmanın içinde olduğunuz için belki göremeyeceğiniz bir fotoğraf çekmek istedim üst taraftan.bi parantez belki,devam edin siz...

Aydınus
02-10-2008, 01:17
ben sadece tartışmanın içinde olduğunuz için belki göremeyeceğiniz bir fotoğraf çekmek istedim üst taraftan.bi parantez belki,devam edin siz...

Rica ederim sayın buzurq_umid ; bu Kuran , sırf müslümanlar anlasınlar diye apaçık Kureyş dilinde gönderilmiştir !

Elim , lam , mim ... :D

Müslümanlar buraya 1400 yıldır mim koydular ama , yine de işin içinden çıkamadılar .

Anlayamamaları , hep cahilliklerinden !...

DreiMalAli
02-10-2008, 19:44
Konu hakkında Der frühe İslam (Erken İslam) kitabında bir şeyler vardı.
Eh artık kitap internette de mevcut iken bir bakayım.

Sevgiler

DreiMalAli
02-10-2008, 20:37
Yazının linki şurada:
http://books.google.de/books?id=CxIZAnH35AgC&printsec=frontcover&dq=der+fr%C3%BChe+islam&sig=ACfU3U0fjlAQitcHvms8CMvbH1A1pVVp9w#PPA20,M1

Sayfa 20 ve 21'in bir özeti:
Pers kralı Hormizd'in ölümünden sonraki karmaşalda II. Chosrau Bizansa sığınıyor. Bizans İmparatoru Maurikos'un (582 - 602) yardımıyla ve bir bizans ordusuyla Chosrau tekrar tahta geçiriliyor. Karşılık olarakda bizans ile barış anlaşması yapıyor ve Doğu Ermenistanın büyük bölümünü Bizansa devrediyor.
Bizans imparatoru II. Chosrau'y bir bizans prensesi ile de evlendiriyor. (Başka bir sayfada bu prensesin ismi Shirin olarak geçiyor.)
Daha sonraki Bizans İmparatoru Heraklios'un (610 - 641) sekreterinin anlatımına göre Chosrau, bir bizans komutanı olan Theophilaktos Simokates'e(1) Şöyle demiş:

Babil Soyu Bizansı 3 SeneHaftası(2) hükmedecek. 5. SeneHaftası sonra ama Romalılar Persleri yenecekler.

Theophilaktos Simokates bunun Babil'in yıldız büyücülerinin saçmalığı olduğunu belirtiyor.
Yazının devamında bunun tarihi olaylarda kullanılması vs. tahminleri yapılıyor.
--------------------------------------------

Kaynağı bir falcı olsa dahi, sonuçda bir Pers İmparatorunun ağzından dökülüyor bu sözler. Daha sonraları, Kuran yazılırken, Kuran'da da yerini alacak kadar önemli bir şey olsa gerek.

Sevgiler

(1)
http://de.wikipedia.org/wiki/Theophylakt_Simokattes
http://en.wikipedia.org/wiki/Theophylact_Simocatta
(2)
Danyal'ın ahiret tasfirlerine dayanarak 1 SeneHaftası 7 yıl olması gerekiyor.

karadenizli
10-11-2008, 13:17
Bir arkadaş yazmışki A.B.D nin ırakı işgal etmesini ve sadddam hükümetini devirmesini bazı kişiler önceden tahmin etmişti bu damı mucize

Bak dostum ama kimse ırakın amerikayı yeneceğini ve ıraktan kovacağını tahmin etmedi edenlerde yanıldı Güçsüz olanın güçlü olanı yeneceğini tahmin etmesi büyük bir olaydır

Bizans yenildiği savaştan sonra çok güçsüz düşmüştü yani yenmesi çok zordu iş bunu tahmin etmektir birde süresi bile veriliyor

''inanmak için nasıl bir mucize lazım''

dr humanist
10-11-2008, 17:08
Bir arkadaş yazmışki A.B.D nin ırakı işgal etmesini ve sadddam hükümetini devirmesini bazı kişiler önceden tahmin etmişti bu damı mucize

Bak dostum ama kimse ırakın amerikayı yeneceğini ve ıraktan kovacağını tahmin etmedi edenlerde yanıldı Güçsüz olanın güçlü olanı yeneceğini tahmin etmesi büyük bir olaydır

Bizans yenildiği savaştan sonra çok güçsüz düşmüştü yani yenmesi çok zordu iş bunu tahmin etmektir birde süresi bile veriliyor

''inanmak için nasıl bir mucize lazım''

Irak Amerika'yı yendi mi?:eek:

Dostum bana ırak'ta ölen ıraklı nüfusunu ve ırak'tan göç eden nüfusu bir zahmet yazar mısın?Irak'taki hastaların tedavi için neden türkiye'ye ve dış ülkelere geldiklerini,ırakta doktor kalmadığını biliyor muydun?Bu mudur galibiyet?

saygılarımla;
dr humanist

yucemanitu
10-11-2008, 17:14
Karadenizli kardeş Doğu Roma İmparatorluğu güçsüz değildi ki 1000 yıl kesintisiz şekilde ayakta duran kaç İmparatorluk sayabilirsin şu cihanda?
Perslerle Doğu Roma o dönemin en güçlü iki devletiydi.
Ayrıca baştaki yazılara dikkatli bakmak lazım üç ila dokuz yıl içinde değil daha başka bir zamanda gerçekleşmiş galibiyet.
Ben de Irak ABD'yi kovacak, diyorum. Elbette bir gün ABD ordan çekilecek bu da mucize olmaz zamanını söylemedim ki.
İşte sorun da inanmak zaten. İnanarak ve duygusal değil inkar ederek de değil sadece olaya yoğunlaşıp mantıkla bakınca farklı oluyor.
Roma yenecek demiş muvakkat zamandan epey bir süre sonra da Roma yenmiş. Eğer tam tarihini de bilseydi tamam derdik bu başlığın anlamı bile olmazdı.
Ne gibi mucize lazım diyorsun?
Mesela şimdi gökyüzünde Allah var yazsa hepimiz iman ederiz. Apaçık tartışmasız kesin bir şey karşısında herkes inanır.
Mesela zaman makinesiyle gidip görmek meselesinde de konuşmuştuk hani.
Sen de demiştin ki inanmak başkadır, inanmak için zaman makinesine gerek yok, diye evet ben ne demek istediğini çok iyi anladım çünkü bir zamanlar ben de inanıyordum ama yargılayınca olmuyor işte.

karadenizli
10-11-2008, 17:24
dr hümanist yanlış anlamak için elinden geleni yapmışsın

bak ben orda diyorumki önemli olan ırakın amerikayı yenebileceğinin bilinmesidir. ırak amerikayı yenmiştir demiyorum bizim köyde buna örnek derler yani örnek veriyorum

ama amerikanın ırağı yenebilmesinin bilinmesi önemli değildir bilmek için kahin olmak gerekmez yani anlayacağın:

Bizans perslere yenildikten sonra çok güçsüz düştü yani savaşta persleri yenebilmesi çok düşük bir ihtimaldi bunun bilinmesi önemlidir.

Ben sahte bir ''peygamber'' olsam kesinlikle bu kadar kesin ayetler getirmezdim O sonsuz bir kudretin kesinliğidir.

Biraz fazla uzattım hümanist sende anla beni yaaaaaaaav

karadenizli
10-11-2008, 19:41
O yazıları unutmadım tabi atlas kardeş sorgulayınca olmuyor diyosun ''Hep sorgulamak insanı karanlığa götürür'' Bir yerden sonra inanç gerekir eğer olmassa soruların ardı arkası kesilmez ''o niye öyle, bu niye böyle,şu şöyle olsaydı bu böyle olsaydı''

Bu gibi çocuk mantığıyla bütün bilimleri yıkabilirsiniz.

Bak dostum sana birşey söyleyeyim:eğer bu sitede bir kişi evet ben inandım dese o kadar sevinirimki benim gibi sert karakterli bir insan mutluluktan havalara uçar. peki sen ben ateist oldum desem mutlu olurmusun. (cvp bekliyorum)

''Allahını kaybeden neyi bulmuş Allahını bulan neyi kaybetmiş

yucemanitu
11-11-2008, 03:39
Aslında şunu da sorguluyorum karadenizli geçenlerde 5 yaşındaki bir kıza öz amcası tecavüz etti ve yavrucağı boğdu şu an bile haberi hatırlayınca bir ürperti duyuyorum. Bu olaylar düşüneni Ateist yapmaz da ne yapar? Bu ayrı bir başlığın konusu olur aslında bu yüzden cvp bekliyorum demeseydin cvp yazmazdım çünkü konunun dışına çıkıyoruz. Ama fikrim şu din insanları boyunduruk altında tutmanın bir aracı olarak kullanılıyor bugün hırsızlığı belgelenmiş insanlar "Allah, Kuran, kelam" deyip güzel güzel oy topluyorlar. Hıristiyan dünyasında satılan cennet tapularını da (endüljans) herkes biliyor. Bu dünya hayatını geçici gören insanlar kendileri ve çocukları için sert bir mücadele veremiyor. Beni sömürenin emeğim üzerinden geçinenin Coni Bili ya da Ali Veli olması benim için aynı. Ama dindar paradigma bunu göremiyor. Biraz milliyetçi takılınca yerli asalak farklı görünüyor. Bu yüzden ben bir iki kişi dinleri inkar etse ne oluru hiç düşünmedim ama milyonlarca insan inkar edip asalaklara savaş açar ve daha güzel daha mutlu bir dünya için mücadele ederse ve Wilhelm Reich'ın dediği gibi hayatımıza asalaklar değil de "bilgi, sevgi ve çalışma" yön verecekse sonunda bu güzellikler geleceği için evet insanların dini bakış açısından kurtulması beni mutlu eder. Bence hayata düzen vermek için din şart da değil Allah'a inanmadan da iyi bir insan olabiliyorsun ve ben Ateistim ama şunu çok rahat diyorum şayet bir tanrı varsa ve ölümden sonra bir yaşam varsa bile bu tanrının insanlara zarar vermeyen bir suçsuzu yakacağını zannetmiyorum. Bunu "ya varsa" diyenlere diyorum. Bu yüzden varsa konusunda içim rahat. Evet yok olup gideceğimize inanıyorum ama bu benim kimseye kötülük yapmamı gerektirmiyor. Keşke beni şahsen tanısaydın karadenizli eğer demek istediklerimi ifade edebildiysem mutluyum. Saygılar.

DreiMalAli
23-11-2008, 12:39
....
Bizans yenildiği savaştan sonra çok güçsüz düşmüştü yani yenmesi çok zordu iş bunu tahmin etmektir birde süresi bile veriliyor
....


....
Bizans perslere yenildikten sonra çok güçsüz düştü yani savaşta persleri yenebilmesi çok düşük bir ihtimaldi bunun bilinmesi önemlidir.
...

Kurandaki muğlak/lastik ifadeleri bir tarafa bırakayım. Ve yine Chosrau'nun ağzından dökülen benzer cümleyi de göz ardı edeyim.

Elde bulunan en eski Kuran sayfaları 680-li yıllara ait.
Daha doğrusu, sonraları eklemeler yapılarak Kuran diye adlandılıcak olan kitaba öncülük yapan sayfalar en erken 680-li yıllara ait. Muhtemelen daha sonraki yıllardan kalma.

680-li yıllardan kalma bir eserde, 600-640 yılları arasında Bizans ve Pers savaşları hakkında bazı imaların (bigi değil. İma) bulunmasında ne gibi bir gariplik, mucizevilik var?


Sevgiler

karadenizli
23-11-2008, 16:44
''Elde bulunan en eski Kuran sayfaları 680-li yıllara ait.''

İşte bir süre sonra işin içinden çıkamayınca hemen başka bir şeye atlıyorsunuz.

DreiMalAli
23-11-2008, 21:26
''Elde bulunan en eski Kuran sayfaları 680-li yıllara ait.''

İşte bir süre sonra işin içinden çıkamayınca hemen başka bir şeye atlıyorsunuz.
Doğrudur.
1001 gece masallarının içinden çıkmak mümkün değildir.
Bu yüzden masalları bir kenara bırakıp eldeki somut bilgileri kullanmak her zaman daha saplıklı sonuçlara yol açar.

Ama "başka bir şeye atlı"lamak gibi bir durum yok ortada.
En eski Kuran yapraklarının tarihi belli (kabaca 680 ve sonrası). Bizans-Pers savaşlarının da tarihi belli (kabaca 600-640).

Ayrıca son günlerde Theodor Nöldeke'nin "Die Geschichte des Koran" (Kuranın Tarihi) kitabında gözüme çarptı, şu anda elimizde bulunan Kuran 1925 yılında Kahire'de bir komisyon tarafından, gerçek Kuran budur niyetiyle piyasaya sürülen kitapmış meğer.

Sevgiler

karadenizli
23-11-2008, 21:53
Bakın siz kuran- kerimin sonradan değiştirildiğine inanıyorsunuz.İşte bu yüzden inançsızsınız

Ben ise kuran- kerimin kesinlikle değiştirilmediğine inanıyorum.İşte bu yüzden inançlıyım.Bu kadar basit.

Ayrıca son günlerde Theodor Nöldeke'nin "Die Geschichte des Koran" (Kuranın Tarihi) kitabında gözüme çarptı, şu anda elimizde bulunan Kuran 1925 yılında Kahire'de bir komisyon tarafından, gerçek Kuran budur niyetiyle piyasaya sürülen kitapmış meğer.

Hadi ya şimdi islamiyetten 1400 yıl sonra çıkıp ahkam kesen adamamı inanalım.Bende diyorum ki ''kelile ve dimne'' yi beydeba yazmamıştır. şu saçmalığa bak 2000 yıl sonra yorum yapıyorum.

''Meşhur olmak mı istiyorsunuz topluma ters şeyler söyleyin'

gozeneli
24-11-2008, 15:35
Sayın Karadenizli aradaki fark o kadar basit degil.
Yanıldıgınız nokta Kuran'ın degiştiriligini söyleyen bizler bunu inacımızdan dolayı söylemiyoruz. Biz delileri ile Kuran'nın degiştigini BİLİYORUZ. Siz ise bir inanç dünyasında yaşıyorsunuz.
Bakın Avrupalı çocuklar Noel'e inanıyorlar, siz nasıl yok dersiniz her yerde Noel'in resimleri var sonra armaganlarda getirip çam agacının altına koyuyor.

Ama bilmek nedir o Noel'in sakalını çekip gerçek oldugunu anlamaktır, bilmek nedir? Noel'in Rudolph adlı Ren geyiginın uçmadıgıdır.

Siz Kuran yazıldıgında ordamıydınız?

Ben orda degildim ama Kuran'da yazılanlarla gerçekler arasındaki farkı görebiliyorum artık kimse beynimi yıkamıyor.

Sizde biraz düşünseniz sizde görürsünüz.

karadenizli
24-11-2008, 17:33
''Ben orda degildim ama Kuran'da yazılanlarla gerçekler arasındaki farkı görebiliyorum''

Einstein in izafiyet teorisini biliyormusunuz.

Yani kuran-ı kerimin kısaca gerçeklerle uyuşmayan saçma sapan bir kitap olduğunu söylüyorsunuz.Ama kime göre size göre

Benim hayatım islamla kuran la anlamlanıyor bana görede böyle.anlatabiliyormuyum
Neyse kapatalım bu konuyu.

Cenabettin
26-11-2008, 15:52
Kurani kerim bastan sona yalanlarla yahudi dininden kopye edilerek yazildigina iman ediyorum! Bu sartlar altinda degistirilse ne olur degistirilmese ne olur? Mübarek Ebu cehil ve onun odun hamali karisi nur icinde yatsin!!! Amiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiin!!!

karadenizli
26-11-2008, 17:29
Kurani kerim bastan sona yalanlarla yahudi dininden kopye edilerek yazildigina iman ediyorum! Bu sartlar altinda degistirilse ne olur degistirilmese ne olur? Mübarek Ebu cehil ve onun odun hamali karisi nur icinde yatsin!!! Amiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiin!!!

Gerçektenmi.

Yoksa ateistlerle dalgamı geçiyorsun.yani mizahmı:confused:

krokuscan
26-11-2008, 20:59
Bilinmeyen bir konu hakkinda insanlar ciltler dolusu kitap yazar tartisir.
Ortada dogru yokken onu ornek alip nasil karar verecegiz.
Bu araplar da 1400 yil once de gerekli bilgiden yoksun ancak guncel konularda konusacak kadar bilgiye sahipti.
O devirde duzenli bir egitim yoktu, duzenli bilgi alisverisi yoktu.
Soyle bir ornek vereyim sizlere, ben koyde buyudum, koyumuz dis baglanti ile kopuktu, ancak belirli zamanlarda sehre gidilir, orada da satilacak olanlar satilir, ev ihtiyaci da alinir aksam karanliginda da eve gelirlerdi.
Okumus yazmis oranida koyumuze gore %10 du.
Buradan yola cikarak, o zamanki arap yarimadasini ve oradan yasayan insanlari dusunelim. Daha ortada kitap olarak kuran yoktu, belirli seylere kuran sureleri yazilip saklaniyordu, simdi, bu sureleri duzenli olarak halkin yuzde kaci okuyordu (dikkat edin ezberden degil kitaptan) Insanlar guncel hayatini yasiyordu. Kurandan ayetler okumaya baslayinca ezbere, o ayetin icine neler katiliyordu gerisini siz dusunun.
Halife Omer bir adamin bir sureyi okurken gorunce adami yaka paca muhammedin karsisina cikarir, ayeti yanlis okuyor diye.
Dusunun senelerce sonra kitaplastiriliyor, o kitabi kac kisi alip okuyor.
Zaten matba yok ki cogaltilsin. Bu zaman icinde ezberdeki ayetler bir corba oluyor, Simdiki zamanda da bize tartisma konusu sunuyor.
Kuran bana gore de bir mucize degildir.

Cenabettin
28-11-2008, 03:29
Gerçektenmi.

Yoksa ateistlerle dalgamı geçiyorsun.yani mizahmı:confused:


Yahu yapma karadenizli kandas! Ateistlerle aramiza fitne fesat sokma! Ne dalga geciyorum nede mizah! 40 senelik bilgi birikimi ile konusuyorum! Sen nasilki müslümanim diyorsan,bende elhamdlillah kafirim diyorum! Zaten islam inancina göre,müslüman degilseniz kafirsiniz! Yani dünyadaki 5 milyar kafirden biriside bu soydasin! Mesela bir ayette diyorki! Yahudiler allahin eli sikidir, yani cimridir demisler! Hemen ayet gelmis! Allahin her iki elide aciktir,diledigine verir dilemedigine vermez! Demekki allahin iki eli var! eli olduguna göre ayagida vardir! O herseyi görür olduguna göre gözüde vardir muhakkak! Simdi sen bana gazel okumayi birakipta! Bu allahin her iki eli ile ne is yaptigi hususunda mantikli bir seyler anlatabilirmisin? Mademki allah bütün sifatlardan münezzehtir,eli ile el arabasina binmedigine göre,neye istinaden iki tane eli vardir?

DreiMalAli
28-11-2008, 22:54
Ben ise kuran- kerimin kesinlikle değiştirilmediğine inanıyorum.

Doğrudur.

...
İşte bu yüzden inançlıyım.
...

Ve yine doğrudur.
Yaşamını kalbinin düşünme kapasitesi ile idare etmenin doğal sonucu olarak doğrudur.
...................
Bakın siz kuran- kerimin sonradan değiştirildiğine inanıyorsunuz.
.....

Yanlıştır.
İnandığımdan veya inanmadığımdan değil.. Bildiğimden.
Cami imamının hararetli bir şekilde anlattığı zırvalara takılıp kalmadan, mesela, bir tarihci olan Nöldeke'nin "Kuranın Tarihcesi" kitabında yeteri kadar örnek gördüğümden... Biliyorum.
Kalp kasları ile düşünmeye çalışan hoca-mollaların akla zarar saçmalıklarını önemsemek yerine, hem bir tarihci hem de İslam konusunda bilimsel uzman olan G.R. Puin ve E. Puin'in yazılarında okuduğumdan... Biliyorum.
Şimdiki Kuran ile yüzyıllar öncesi Kuran sayfaları arasındaki farkların resimlerini gördüğümden... Biliyorum.

.......
İşte bu yüzden inançsızsınız
......

Ve yine yanlıştır.
Bir şeyi biliyorsam, inanmak veya inanmamak fiillerini kullanmak saçmalık olur. Bildiği-bilmediği bir şeyi inanmak-inanmamak ile açıklamaya çalışmak ise kalbi ile düşünmeye çalışanların marifeti olsa gerek.

Elmanın tadının armudun tadından daha iyi olduğuna inanmak zarasız bir şey olsa da...
Bir inançlı istediği kadar "kuran- kerimin kesinlikle değiştirilmediğine inanıyorum." desin, eldeki bilgiler Kuranın değiştiğini gösteriyorsa...
Bu iş bitmiştir.
İnançlıya, kafasını kuma gömünce, kendisini kimsenin görmediğine inanmak kalır geriye.

Sevgiler.

erdemik
22-12-2008, 03:06
Ğulubeti-RRumu kelime dizinlerinde yenilgi yok.. Yengi/Kahrediş var.


Rum 1. Elif lam mim.

Rum 2. Ğulibetir rumu. / Kahretti rumlar


غَلَبَ (http://dictionary.sakhr.com/idrisidic_2MM.asp?Lang=T-A&sub=%D8%BA%D9%8E%D9%84%D9%8E%D8%A8%D9%8E)alt etmek, bağırmak, kahretmek, kazanmak.

rum kelimesi'nin de anlamı, sanıldığı gibi bizanslılar olamaz. bizans'ın varlığı tarihde kalmıştır. hiçbirşekilde algılanamayan nitelikler, gur'an da anılmaz. oradaki, rum kelimesi ''düşünce, zihinsel, fikirsel yetenek dilemek'' olsa gerek. bu anlam, rumu kelimesinin sözlükteki karşılığına yakın olanıdır. rumu kelimesini, bizans olarak yıkılan devlet adına bağlamak yanlış olacaktır'ki olan yanlışlıkta budur.

Rum 3.

Fi ednel erdı ve hüm mim beğdi Ğalebihim se yaĞlibune.
Yakın yerkürede ve onlar sonrasından kahretmelerinin, kahrolacaklar.

BASKALTURK
04-01-2009, 13:22
KARADENIZLI'den alinti:
Bakın siz kuran- kerimin sonradan değiştirildiğine inanıyorsunuz.İşte bu yüzden inançsızsınız

Ben ise kuran- kerimin kesinlikle değiştirilmediğine inanıyorum.İşte bu yüzden inançlıyım.Bu kadar basit.

Ayrıca son günlerde Theodor Nöldeke'nin "Die Geschichte des Koran" (Kuranın Tarihi) kitabında gözüme çarptı, şu anda elimizde bulunan Kuran 1925 yılında Kahire'de bir komisyon tarafından, gerçek Kuran budur niyetiyle piyasaya sürülen kitapmış meğer.

Hadi ya şimdi islamiyetten 1400 yıl sonra çıkıp ahkam kesen adamamı inanalım.Bende diyorum ki ''kelile ve dimne'' yi beydeba yazmamıştır. şu saçmalığa bak 2000 yıl sonra yorum yapıyorum.

''Meşhur olmak mı istiyorsunuz topluma ters şeyler söyleyin' .........

Yobazlık milletlerarası hastalıktır. Kızılı olduğu gibi yeşili de olur. Fikirlere ve düsüncelere saygı duymak ve onlarla tartışmak seviyesinde olmadıkları için daima yırtınırlar, küfür ve iftira ederler, ilim ve mantık alanı içinde konuşmaktan aciz oldukları için karşımıza daima ayet ve hadisle çıkarlar. Soy soy insanların bir tek Adem’le Havva’dan türediklerine, Adem’in 1050 yıl yaşadığına, Havva’nın her yıl biri erkek biri kız olmak üzere ikiz evlat doğurduğuna ve bu kardeşleri birbiriyle evlendirdiklerine inanırlar.
Bir Sümer masalından çıkan tufan ve Nuh’un gemisi onlarca tarihi bir hakikattır. Hangi Teknik Üniversiten mezun olduğu belli olmayan Nuh’un yaptığı o pazarcı kayığına her cins hayvandan birer çiftin girip sığması ve 40 tufan gününde birbirini yemeden uslu uslu oturması da gerçektir vesaire…

Şimdi bu kafadaki adamla bir fikir tartışması yapmaktaki trajediyi düşünün!

yucemanitu
18-07-2010, 12:33
Almanya'da bir hayvanat bahçesinde yaşayan falcı ahtapotu duymayan kalmamıştır herhalde:

(CNNTURK.COM) -- Almanya (http://www.turandursun.com/guncel.konular/almanya/389/index.html)'nın batısındaki Oberhausen kentinde bulunan bir sualtı müzesinin kahin ahtapotu Paul, Dünya Kupası finali için tahminini yaptı.

Paul'e göre 11 Temmuz'da Johannesburg'da Hollanda ile İspanya (http://www.turandursun.com/guncel.konular/ispanya/400/index.html) arasında oynanacak 2010 Dünya Kupası (http://www.turandursun.com/guncel.konular/2010.dunya.kupasi/73/index.html) finalini İspanya (http://www.turandursun.com/guncel.konular/ispanya/400/index.html) kazanacak.

İçinde midye bulunan kutulardan İspanya (http://www.turandursun.com/guncel.konular/ispanya/400/index.html) bayrağının kutusunu seçen Paul, ilk defa Almanya (http://www.turandursun.com/guncel.konular/almanya/389/index.html)'nın olmadığı bir karşılaşma için tahminde bulundu.

Sevimli ahtapot, Uruguay ile Almanya (http://www.turandursun.com/guncel.konular/almanya/389/index.html) arasındaki üçüncülük maçında tercihini Almanya (http://www.turandursun.com/guncel.konular/almanya/389/index.html)'dan yana kullandı.

Paul, Almanya (http://www.turandursun.com/guncel.konular/almanya/389/index.html)'nın şu ana kadar turnuvada oynadığı beş maçta kazanan tarafı doğru tahmin etti.

Bir değil iki değil beş maçı da önceden bilen bu ahtapot da peygamber olmasın:crazy:

yucemanitu
19-07-2010, 14:21
Merhaba , yazılarınızı inceledim ve siteye emeği geçen sizleri takdir ve tebrik ettim...Hayatınız sonlandıktan sonra sizlerin muhteşem bir hayatla karşılacağınızı düşündükçe mutluluğum daha da artmakta...Bu sebeple lütfen daha yoğun ve ciddi bir şekilde çalışmalarınıza devam ediniz..Nasılsa güneş üflemekle sönmez !


"güneş üflemekle sönmez" bak bu doğru işte... Allah da var demekle var olmaz Allah'ı yaratan sizin nefsinize olan düşkünlüğünüz sonsuza dek içkili seks partileri yapacağınız Cennet hayaliniz ama maalesef burdan öte köy yok.

denklem
05-09-2010, 17:31
Bayraktaro;

Cevap yazmayayım diyorum ama rahat bırakmıyorsunuz ki...

Marianne Çukuru, dünyanın en alçak noktasıdır ama Büyük Okyanus'da. Rumların, Büyük Okyanus'da işi ne?

En düşük yerleşim yeri, California - Calipatria'dır. (rakım:-54 m.)

alpan
19-09-2011, 01:34
En düşük yerleşim yeri, California - Calipatria'dır. (rakım:-54 m.)

Mucizeci arkadaşlar nerede?

1)En yakın yeri, en alçak yer yapmışsınız, o da olmamış. Mucide elde mi kaldı ya da Karadeniz fıkrasındaki gibi "o da aldatmacasıdır" mı diyorsunuz.

2)Allah falcı mı arkadaşlar? "3 mü desem 9 mu desem" şeklinde kehanette bulunmaya çalışsın. Ki onu bile tutturamamış. Ha diyelim ki olay o aralık da oldu, ne olacak.

3)En sevdiğim/güldüğüm arkadaşlar da "Bizans yenemeseydi, Muhammed'in yalan söylediği ortaya çıkardı, nasıl cesaret etsin böyle bir şeye?" diyenler. Gerçi Enfal 65, 66 örnek verilmiş ama sadece bu mu, onlarca örnek bulursunuz, "Allah"ın karar, fikir değiştirdiği.

Ganimetin önce tamamını kendisine ve Muhammed'e alır, sonra baskılar altınca "Allah" kolaylıkla çark edip ganimetten payını 5 te 1 e düşürür, onu da birçok kişiyle paylaşmayı kabul eder.

Hadi o zaman gerçeği kabul edin. Demekki tutturamamanın sizin açınızdan doğuracağı sonuç yok. Muhammed'in mucizesi burada aslında. Söyle tutmadı, nesh et, diğer konuya geç, o da olmadı müteşabih de, bazı ayetlerin (bunları da müteşabih olarak adlandır, onu da kimse tercüme edemeye cesaret edemesin) manasını sadece Allah bilir de. Kimse de sormasın, yahu kitap bize gönderildi, sadece Allah bilecekse biz ne yapacağız. Ya da bari hangi ayetlerin müteşabih olduğunu, bildirseydi.....

4)Bu yaratan bir tarih vermeye mi çekiniyor, yoksa utanıyor mu?

5)Gidin Nostrdamus'a tapın (onun da ancak "gerçekleştikten sonra" şiirlerinde geçtiği anlaşılan gaipten haber vermeleri vardır)

6)Ha bu arada ayetin, şişe takılmış tavuktan daha çok döndürüldüğü konusu ise değinilmeye değmez. Çünkü 10 takla attırılmış hali bile ancak inananı, inancından eder.

Reich
19-09-2011, 13:42
Muhammed Kuran'da, Rum-Pers savaşında Bizans'ın(Rum diyerek bunlar ima ediliyor) galip olacağını söylemiştir, birkaç yıl içinde yenecek ifadesini, tefsirde 3-10 sene arası olarak görüyoruz.Cenâbn Hak, "birkaç yıl içinde" buyurmuştur. Bu bir kaç yılın, üç yıl ile on yıl arası bir müddet olduğu ileri sürülmüştür.Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 18/72-73Rakamlar çok keyfi.
Zaten söyledikleri şey de tutmuyor;
http://www.turandursun.com/forumlar/archive/index.php/t-737.html
(According to Yusuf Ali the Arabic word for "a few years)........
Yusuf Aliye göre BİR KAÇ YIL manasına gelen Arapça kelime (Bidh''un), 3 ile 9 yıl arasındaki bir period manasına gelir. Ama tarihi kaytlara göre roma galibiyeti nerdeyse 14 YIL sonra geldi. Persler M.S 614 veya 615 yılında Roma yı yenip Kudüsü ele geçirdi. Bizans ın karşı saldırısı 622 yılına kadar başlamadı ve galibiyet 628 yılına kadar elde edilemedi. Bu da 13-14 yıllık bir zaman dilimi demek. Kuran da iddia edildiği gibi 3-9 yıllık bir zaman dilimi değil.

Daha sonra, tarihçi ve müslüman kumandan AL-TABARİ nin Roma nın galibiyetinin 628 yılında Hudeybiye barışının imzalanmasından sonra olduğunu anlattığını anlatıyorlar.( AL TABARİ NİN TARİHİ: İSLAMİYETİN ZAFERİ)

(The translator''s footnote reads)
Çevirenin extra notları: Heraclius 627 yılında pers i istila ya uğrattı ve bu yılın aralık ayında antik Ninevah? (Irak ın kuzeyinde bir şehir; http://www.foundationsforfreedom.net/Re ... abylon.jpg (http://www.foundationsforfreedom.net/References/OT/Pentateuch/Genesis/09TowerofBabel/_resGen10-11/Nineveh_Babylon.jpg)) yakınlarında önemli bir zafer kazandı ama kısa süre sonra geri çekilmek zorunda kaldı. Ne var ki; 628 yılının şubat ayında Pers imparatoru suikasta uğradı ve yerine geçen oğlu barışı arzuladı(istedi). 628 yılının Mart ayında Heraclius kendini galip ilan edebilirdi ama pers lerin roma imparatoruyla savaşa girip girmeme konusundaki tartışmaları 629 yılının haziran ayına kadar sürdü. 629 Eylül ünde Heraclius İstanbula kendini galip ilan ederek girdi ve 630 Mart ında Kudüsde Kutsal Hacı restore etti. (Watt, Muhammed Medinede, 113-114) Ayrıca Ostogorsy, Bizans Tarihi, 103-4) Burada önemli olan nokta Bizan-Pers savaşlarının biçimidir. Bizans ve Pers savaşları MÖ 92'den MS 627'ye kadar sürmüş 719 (http://en.wikipedia.org/wiki/Roman-Persian_Wars) sene sürmüş upuzun bir savaştır. Yani anlayacağınız üzere kan davası gibi sürelen bir çatışma vardır devletler arasında ve bu kadar sene boyunca yenişememişlerdir. Yapılan tahmin budur.

Bahailerin kutsal kitabındaki İran'da Cumhuriyet kurulacağı kehaneti ve Osmanlı'nın yıkılacağı kehaneti bile daha iyi bir mucize...

alpan
19-09-2011, 19:44
Bahailerin kutsal kitabındaki İran'da Cumhuriyet kurulacağı kehaneti ve Osmanlı'nın yıkılacağı kehaneti bile daha iyi bir mucize...

Keşke bunu yazmasaydınız.

Şimdi mucizeci arkadaşlar "ahanda mucizevi dini bulduk diye" Bahai olacağız diye tutturacaklar, sonra biz Bahailik üzerine uzmanlaşacağız, çelişkileri ortaya koyacağız, uzun iş, tam da anlamaya başlıyorlardı halbuki :)

Sağlıcakla kalın

Vela
20-09-2011, 00:26
Bahailik en azından birleştirici bir dindir, şu anki duruma göre bir ilerleme olacağını düşünüyorum :)

vishnu
23-01-2012, 01:15
bahailer diğer din mensuplarının cehennemlik olduğuna inanmazlar.