Orijinalini görmek için tıklayınız : Eşcinsellik İle İlgili Ayetlerin Yanlışlığı Nelere Malolmuştur
volkantr
11-09-2008, 00:09
Kuran'da bir çok mucize olduğu ifade edilmeye çalişiliyor.Oysa o kadar çok bilime aykırı ayet var ki..
Eşcinselliğin istisnalar haricinde genetik olduğu tıp bilimince kabul edilmiş olmasına hatta hastalık olarak kabul edilmemesine rağmen Kuran ayetleri nedeni ile bu insanlar acı çekmektedir.
Madem Kuran geleceği biliyordu o zaman onları lanetlemek yerine...Onlarında hakları olduğu türünde bir ayet gelebilirdi..Nerede kuran'ın evrenselliği.
Geçtiğimiz senelerde özürlü bir gençle tanışmıştım.Tekerlekli sandalyeye mahkumdu.
Utanarak kendi cinsine ilgi duyduğunu ancak bunun dini inancına göre yanlış olduğunu bildiği için acı çektiğini söylemişti.. her türlü sorununa ek olarak birde bu sırtına yük olarak binmişti.Ben bunun utanılacak bir şey olmadığını söyledim ama nafile bir kere buna inanmıştı...Hem kendisi kabul etse bile çevresi kabul eder miydi?
İran Cumhurbaşkanı Amerika'da sırıtarak "Bizde Eşcinsel Yok" demiştir.
Bu lafı ile tüm eşcinsellerin avrupa amerika da olduğunu ima etmiştir.
Oysa durum hiçde öyle değildir..
İranda da en az diğer ülkelerde ki oran kadar eşcinsel vardır.Bu kişiler zorla ameliyat olmaya zorlanmaktadır...
Ne yazik ki hiç bir bilimsel veriye dayanmayan yanlış bir ayet nedeni ile insanlar acı çekiyorlar.Müslüman ülkelerde milyonlarca insanın hayatı zindan oluyor.
Konu ile ilgili haber
İran eşcinselleri öldürmesin!
Fakat sadece yok saymakla da sınırlı kalmıyor. Aile ve çevre baskısı, kırbaç cezaları, zorla yapılan tedaviler, ameliyatlar... "Oh! Ameliyat olup kurtulsun işte" diye düşünenler var belki, ama ameliyat olmakla iş bitmiyor! Bu sefer de transseksüel olduğunuz için aşağılanmaya katlanmak zorunda kalıyorsunuz.
Bu korkunç, korkunç, korkunç bir şey. Daha korkuncuysa şu: İran insan hakları örgütlerinin verilerine göre, 1979’da yapılan İslami devrime göre eşcinsel olmak "suç" sayıldığından bu yana, dört binden fazla gey ve lezbiyen taşlanarak, kırbaçlanarak, "asılarak" öldürüldü. Yani "işkence" yapılarak...
Bunu okuyunca siz de birden ürperdiniz mi? Ben ürperdim.
İki oğlan çocuğuna eşcinseller diye işkence...
Peki bunları okuyunca aklınıza geçen senelerde olan bir olay geldi mi? Öğrendiğimden beri aklımdan çıkmayan bir olay bu. 2005'te İran’da gerçekleşen "insanlık dışı" olaylardan...
Mahmoud Asgari 16 yaşında, Ayaz Marhoni de 18 yaşında bir eşcinsel. Söylemeye dilim varmıyor ama "suçları" yalnızca birbirlerini sevmek. Çok klişe bir laf gibi gözükebilir ama tek "suçları" bu! Cezalarıysa insanı sandalyesinden yere düşürecek, afallatacak kadar iğrenç.
14 ay... bir yıl iki ay... 406 gün... Ne derseniz artık... Günlerce işkence... 228 kez kırbaçlanma... Ve... Ve kim bilir ne kadar aşağılayıcı söz... Yalnızca birbirlerini sevdikleri, böyle bir dünyada "sevebildikleri" için...
çakırcalı
11-09-2008, 01:25
Sevgili dostum,
Çok güzel bir konuya değinmişsin. Ne yazık ki bu durum, senin de söylediğin üzere, ülkemiz de dahil özellikle islamın yaygın olduğu toplumların kanayan bir yarası. Kişinin cinsel tercihi, diğer tüm özgürlüklerde olduğu üzere, bir başkasının temel özgürlük alanını gaspetmediği müddetçe kendisini bağlar ve hiç kimsenin de müdahele hakkı yoktur, olmamalı da.
Aslında mesajında eşcinselliğin genetik olduğunu söylemiş olsan ve bilim bu iddiayı artık reddediyor olsa da, yani eşcinsellik geni diye bir gen olmadığı söyleniyor olsa da, bu yine de kişinin cinsel tercihine saygı duyulmasını engellemez.
Cezaevlerinde hükümlü ve tutuklular, işledikleri suçlara göre sınıflandırılır, aynı suçu işleyen veya benzer suçlular, aynı koğuşlarda bulundurulurlar. Eşcinsel suçluların (cezaevinin durumuna bağlı olarak bazen bütün cinsel suç işlemiş suçluların) bulunduğu koğuşa "damatlar koğuşu" denir. Ben, cinayet suçuyla cezaevindeydim ve koğuşumuzda cinayet suçlularıyla birlikte gasp, soygun gibi suçlular da bulunurdu.
Koğuşumuz oldukça büyük bir koğuştu. 85-90 kişi kalıyorduk. Koğuşumuzda R.P. diye biri vardı. Bu adam cezaevinin en iri adamıydı ve cinayet suçundan dolayı cezaevindeydi. Öğrendiğim kadarıyla kızının erkek arkadaşını öldürmüştü, evinin önünden geçerken kıza kaş göz işareti yaparken görmüş de.
Bir akşam benim ranzamın hemen yanında 5-6 arkadaş oturmuş çay içip sohbet ediyoruz. Birden R.P.nin ranzasının bulunduğu taraftan bir bağırtı duyuldu. R.P. "Bunu kim yaptıysa..." diyerek ortaya ana-avrat küfür ediyordu. Ben bu durumu ilk defa gördüğüm için yadırgadım fakat yanımdaki arkadaşlar kahkahalarla gülmeye başladılar. Onlar bana göre eski mahkumlardı. Ne olduğunu sorduğumda "Yine R.P.nin ranzasına birileri patlıcan veya salatalık bırakmıştır" dediler. Esprisini sorduğumda ise, R.P.nin homoseksüel olduğunu, 5-6 ay önce bir başka koğuştayken kendini patlıcanla tatmin etmek isterken patlıcanın kırıldığını ve acilen devlet hastanesine kaldırıldığını, ufak bir operasyon geçirdiğini, o gün bu gündür bu durumu bilen bazı mahkumların sırf onu kızdırmak için kendisinden habersiz ranzasına patlıcan ve salatalık bıraktıklarını, bu yolla onu tahkir edip eğlendiklerini ifade ettiler.
Birkaç ay sonra yine koğuşumuzda bulunan iki mahkuma meydan dayağı çekildi. 20-30 mahkum bu iki mahkumu öldüresiye dövüp kapıya attılar. Oysa gördüğüm kadarıyla bu iki mahkum kendi hallerinde insanlardı. Biri için kiralık katil deniyordu. Para karşılığı birini öldürmüş. Diğeri de yine kız kardeşine laf atan birini öldürmüş. Neden dövdüklerini sorduğumdaysa, ikisini tuvalette uygunsuz vaziyette yakaladıklarını, bunların diğer koğuşlardan da hep bu nedenle dövülerek atıldıklarını söylediler. "Madem bunu sürekli yapıyorlar, cezaevi idaresi bunları neden aynı koğuşa veriyor?" dediğimde ise, bunların "idare aslanı" olduklarını, yani koğuşta olup bitenleri idareye ispiyon ettiklerini, buna karşılık da cezaevi idaresinin bunları idare ettiğini söylediler. Gerçekten de bu iki kişi bizim koğuştan alınıp bir başka koğuşa verildiler. Birkaç hafta sonra oradan da tekme tokat atıldıklarını duyduk.
Adamların cinsel tercihi belliydi fakat suçlarından dolayı damatlar koğuşuna veremiyorlardı. Cezaevleri de malum; otuz yaşına gelmiş ama, hayatı boyunca otuz kitap sayfası çevirmemiş insanların ağırlıklı olduğu ortamlardır (siyasi koğuşlar hariç tabii). Dolayısıyla böyle bir ortamda "Yahu bırakın, ne yapıyorlarsa yapsınlar size ne? Cinsel tercih meselesi..." falan demek, biraz aptal cesareti ister. "Yav hoca, biz de seni adam biliydik, yohsa sen de mi ibnasın?" deyip çıkarlardı. O nedenle hep, "Vay **** vaay!" deyip geçiştiriyordum. Fakat bildiğim bir şey vardı ki, o R.P.a gülenlerin de, o iki kişiyi dövenlerin de arasında, sübyan koğuşundan ekmek dağıtmak için gelen çocuklara sulananlar vardı ki, o iki kişiyi dövenlerin arasında bulunan bir başka iki kişi de aynı sebeple aynı koğuştan tekme tokat dövülerek atılmışlardı.
Cezaevleri, toplumun bilinçaltıdır. Kim demiş müslümandan eşcinsel olmaz diye. Eşcinsellik eğer namussuzluksa, en namussuz toplumlardan biriyiz. Namussuzluk değilse de yine en namussuz toplumlardan biriyiz. Bilinçaltındaki utancını başkalarından; kendine olan hıncını, aynadaki görüntüsünden çıkaran insanlar topluluğu.
Hayvanlardaki eşcinsel ilişkiler hakkında kuranda bir lanetleme yok heralde.Halbuki çoğu memeli hayvanda bu çok yaygın görülen bir şey.Özellikle de insansı türlerde baya yaygın ve de kendi sosyal grupları içerisinde de normal karşılanıyor.Diğerleri hoşgörüyor diyebiliriz.Bu tip bir şeye üniversite yıllarında bir arkadaşımın kedisini aynı cins başka bir sokak kedisiyle yakaladığımızda bizzat şahit olmuştum:)Öbür dünyada bunların cezasız kalması büyük bir adaletsizlik.Biz çünkü çok kızmıştık bu kedilerin yaptıklarına.
sheyhzade
11-09-2008, 05:17
sy. volkantr kardesim
toplumunun cok vahim fakat surekli bastirilan,berbat bir tavrina ve yaklasimina deginmissiniz.toplumda (gay) hitabinda bir arkadasi olan yada oldugu bir toplulukta bulunan yahut mevzu hakkinda ufak dahi bilgi sahibi olan her birey,onlarin icinde bulundugu psikolojik cikmazi anliabilirler.gelismis ulkelerin gelismis refah duzeyi belki bu tur konulara verdikleri saygidan da anlasilabilir.secmedikleri ve istem disi bir ruh halinin varligi ve bu varligin surekli dislanmisligini bilerek yasamanin ne kadar zor oldugunu tahmin edebiliorm.kendi fikrim ve bence evrensel olmasi gereken konu sudur;hal ve hareketleri geneli rahatsiz etmiyecek kotu ornek olmayck ve tesvik etmiyck sekilde, sabip olduklari durumu dinende hukukende yasayabilme ozgurlugu...belki empati denense ise yarar mi??
sy. cakircali kardesim
sanirim cezaevi iliskileri escinsellikden ziyade sapikliktir.genelevler kapatilsin diyenlerin belki basina ayni yaklasim gelirse,neden bireylerin ihtiyaclari (?) fikrini anlayabilirler.
çakırcalı
11-09-2008, 13:42
sy. cakircali kardesim
sanirim cezaevi iliskileri escinsellikden ziyade sapikliktir.genelevler kapatilsin diyenlerin belki basina ayni yaklasim gelirse,neden bireylerin ihtiyaclari (?) fikrini anlayabilirler.
Sevgili sheyhzade,
Ben sapıklık olarak değerlendirmedim hiç. Dürüst olmak gerekirse eşcinselliği tasvip de etmiyorum, bana hiç doğal gelmiyor. Ancak tasvip etmemek ayrı, tercihlerinden dolayı insanları yargılamak, tavır almak ve hatta çokça örneğini gördüğümüz üzere katletmek ayrı şeylerdir. Kişilerin nasıl ki dinsel, siyasal düşüncelerini eleştirsek bile hoşgörüyle karşılayıp bunlardan dolayı kişilere cezai bir yaptırım hakkımız yoksa, cinsel tercihler için de geçerli olmalı diye düşünüyorum.
Eşcinselliğin, sapıklığın lezbiyenliyenliğin, birsürü ruhsal, sinirsel ve akılsal hastalığın ve birçok fizyolojik ve fizyolojik olmayan berbatlığın(hastalığın) temel nedeni cinsel yasak, cinsel ahlak ve dindir.
İnsanoğlunda meydana gelen tüm hastalıkların büyük büyük hem de büyük bir çoğunluğunluğu bundan kaynaklanır. Hikmeti bol olduğundan da hiç bir yerde lafı edilmez, dokunulmaz, söz açılmaz bu konuya. İşte damar hastalığı denir, kalp hastalığı denir, şeker hastalığı denir, deri hastalığı denir. Gelip de temel nedenini söylemezler. Araştırtmazlar. Bu tür konulara eğilenlerin başına gelmedik iş kalmaz. Ama kimyasal ilaç tasarlamaya niyet edip, ilaç şirketlerine para kazandırtmaya kalkarsan kafalarının üstünde tutarlar seni. Peygamber olursun.
Cinsel ahlakın, cinsel yasağın ve dinin olduğu toplumlarda ne yapsın insanlar? E doğal olarak, kendi cinsinden insana kayacak. Taşa, toprağa, hayvana saldıracak. Eş cinsel, lezbiyen, sapık, homo bilmem ne, gibi insanların var olmasının ve gelişmesinin temel nedeninin tamamı(%100'ü) günümüzde din olmasa bile %90 oranında büyük bir paya sahiptir. Bu durumda bahsettiğimiz kişilikteki insan yapısını üretmede, İran gibi dine bulanmış Orta doğu ülkeleri başı çekeceklerdir. Ama bu demek değildi ki, Avrupa'da, Güney Amerikada, ABD'de, Rusya'da, bilmem nerde eş cinsel insan yoktur. Oralarda da vardır. Karşı karşıya olduğumuz sorun neredeyse küreseldir.
Cinsel tercihler ile dini inanışlar arasında bir korelasyon var mıdır?
Sonuçlara bakarak bu soruya cevap bulabiliriz.
Cinsel tercihlerini çoğunluğun kullandığı şekli ile kullanmayanları ikiye ayırabiliriz.
Fiziksel zorunlular, psikolojik tercihliler.
Fiziksel olarak zorunlu olanların inançları ile herhangi bir bağlantısı olması mevzu bahis olamaz. İnançlı olup, fiziksel olarak hemcinsine meyilli olanların var olduğu kadar inançsız olup aynı durumda olanlar da vardır.
Geriye kalıyor psikolojik durumun varlığı.
Burada da, psikolojik olarak, cinselliğini çoğunluğun kullandığı şekli ile kullanmayanların ülke, inanç grafiklerine bakmak lazımdır.
Her ne kadar, teokrasi ile yönetilen ülkelerin verilerinde azlık gözükse de bunu, yasaların katılığı ve bastırılmışlığa bağlayarak mislileri ile değerlendirmek lazım gelir.
Ancak her haükarda misli değerlerle bile, diğer batı toplumlarının sayılarını geçeceğini düşünemeyiz.
Sonuç olarak; cinsel tercihler ile dini inanışlar arasında herhangi bir korelasyon vardır diyemeyiz.
Cinsel tercihler ile dini inanışlar arasında bir korelasyon var mıdır?
Sonuçlara bakarak bu soruya cevap bulabiliriz.
Cinsel tercihlerini çoğunluğun kullandığı şekli ile kullanmayanları ikiye ayırabiliriz.
Fiziksel zorunlular, psikolojik tercihliler.
Fiziksel olarak zorunlu olanların inançları ile herhangi bir bağlantısı olması mevzu bahis olamaz. İnançlı olup, fiziksel olarak hemcinsine meyilli olanların var olduğu kadar inançsız olup aynı durumda olanlar da vardır.
Geriye kalıyor psikolojik durumun varlığı.
Burada da, psikolojik olarak, cinselliğini çoğunluğun kullandığı şekli ile kullanmayanların ülke, inanç grafiklerine bakmak lazımdır.
Her ne kadar, teokrasi ile yönetilen ülkelerin verilerinde azlık gözükse de bunu, yasaların katılığı ve bastırılmışlığa bağlayarak mislileri ile değerlendirmek lazım gelir.
Ancak her haükarda misli değerlerle bile, diğer batı toplumlarının sayılarını geçeceğini düşünemeyiz.
Sonuç olarak; cinsel tercihler ile dini inanışlar arasında herhangi bir korelasyon vardır diyemeyiz.
Sevgili Mhmmd ,tamam.. Cinsel tercihlerle dini inanışlar arasında bir korelasyon yoktur diyelim..Siz bize eşcinsellikle ilgili ayetler ile bilimsel gerçekler arasındaki korelasyondan söz ediniz o zaman...
volkantr
11-09-2008, 18:23
Cinsel Tercih diye değerlendirmenin bu ifadeyi kullanmanın yada Eşcinselliği hastalık olarak görmenin yanlış olduğunu düşünüyorum...
Bir kişi zenci olmayı nasıl seçemezse eşcinsel olmayı da tercih edemez.Benzer şekilde bir kişi zenci olduğu için nasıl hasta olarak kabul edilemezse eşcinsel olduğu içinde hasta kabul edilemez.
Tabii ki bunun istisnaları da vardır.Yani başka faktörlerin ön plana çıkması ile eşcinsel olanlar gibi..
Eşcinsel in dinlerle cinselliğini bastırılması ile müslümanlarda daha fazla ortaya çıktığına da katilmiyorum.
Bu biraz Cem Yılmaz'ın verdiği meşhur örneğe benzemiş..
Şimdi bu batılılıar çok fazla kadınla birlikte oluyorlar ya belli bir süre sonra doygunluk oluyor sonra eşcinsel oluyorlar örneği gibi..
Özetle hastalık değildir tercih hiç değildir.
Bu konuların ülkemizde tam anlamıyla anlaşılması için bir yüz sene geçmesi lazımdır..
Siz bize eşcinsellikle ilgili ayetler ile bilimsel gerçekler arasındaki korelasyondan söz ediniz o zaman...
..........
Sevgili Perach
Eşcinselikle ilgili ayet var mı sahiden de? :eek:
Sure ve Ayet numarası alabilirmiyim ?
Selamlar
Dini inanışı olmayan birçok insan arasında da cinsel yasak vardır. Dolayısıyla her iki tarafta(inanan ve inanmayanlarda) da çarpıtılmış cinselliler mevcuttur. Ama dini toplumlarla bu yasak daha belirgindir ve baskındır. İnsanların bu yöne kayma eğilimi daha fazladır. Ama dini mesela İran'daki gibi faşist uygulamar bu ikinci eğilimi de köstekler. Sonuç daha beterdir.
Ruh ve beden diye bağımsız iki ayrı alan yoktur. Böyle bir ayrım da yapamayız. Toplumsal, ekonomik, kültürel ve toplumun davranışsal alışkanlık koşulları gibi dış etkenler yaratır bunu.
Doğaya uygun cinsel yaşam kadın ve erkeğin arasındadır. Kadın ve köpeğin, erkek ve atın veya kadın ve kadın arasında değildir. Dolayısıyla eşcinsellik bir hastalıktır. Genetiksel de değildir. İnsan eşcinsel doğmaz. Zencilik doğal bişşeydir. Eşcinsellik doğal değildir.
Diğer taraftan Cem Yılmaz'ın verdiği türden bir olay söz konusu olamaz. Cinsel doyuma ulaşan insan, "yok, ben sıkıldım" diyerek cins değiştirmez. Bu yemek yemek gibi birşey değildir. Asıl sorun da zaten insanların(kadın ve erkeğin arasında) cinsel doyuma ulaşamamasıdır.
Siz bize eşcinsellikle ilgili ayetler ile bilimsel gerçekler arasındaki korelasyondan söz ediniz o zaman...
..........
Sevgili Perach
Eşcinselikle ilgili ayet var mı sahiden de? :eek:
Sure ve Ayet numarası alabilirmiyim ?
Selamlar
Şaka yapıyor olmalısınız.Bilirsiniz ki Kuran ayetlerini inkar etmek veya eğip bükmek yasak edimiştir.Dinden çıkarsınız allah esirgesin:p..Ayet no:nisa 15---nisa 16 Yaşar nuri çevirisi..Ayrıca Lut kavmi ile ilgili olan ayetler..Lut kavmi'nin neden dolayı cezalandırıldığı malumunuz.Pişti oynamıyorlardı sanırım:)
Eşcinselikle ilgili ayet var mı sahiden de?
Sure ve Ayet numarası alabilirmiyim ?
Nisa-16.
Süleyman Ateş Meali
İçinizden iki kişi, fuhuş yaparsa, onlara eziyet edin; eğer tevbe eder, uslanırlarsa artık onlardan vazgeçin. Çünkü Allah, tevbeleri çok kabul edendir, çok esirgeyendir.
Şaban Piriş Meali
İçinizden fuhuş yapan erkekleri cezalandırın tevbe edip kendilerini düzeltirlerse, onları bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, merhamet edendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin. Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin. Allah Tevvâb'dır, tövbeleri çok kabul eder; Rahîm'dir, merhametine sınır yoktur.
Dini inanışı olmayan birçok insan arasında da cinsel yasak vardır. Dolayısıyla her iki tarafta(inanan ve inanmayanlarda) da çarpıtılmış cinselliler mevcuttur. Ama dini toplumlarla bu yasak daha belirgindir ve baskındır. İnsanların bu yöne kayma eğilimi daha fazladır. Ama dini mesela İran'daki gibi faşist uygulamar bu ikinci eğilimi de köstekler. Sonuç daha beterdir.
Ruh ve beden diye bağımsız iki ayrı alan yoktur. Böyle bir ayrım da yapamayız. Toplumsal, ekonomik, kültürel ve toplumun davranışsal alışkanlık koşulları gibi dış etkenler yaratır bunu.
Doğaya uygun cinsel yaşam kadın ve erkeğin arasındadır. Kadın ve köpeğin, erkek ve atın veya kadın ve kadın arasında değildir. Dolayısıyla eşcinsellik bir hastalıktır. Genetiksel de değildir. İnsan eşcinsel doğmaz. Zencilik doğal bişşeydir. Eşcinsellik doğal değildir.
Diğer taraftan Cem Yılmaz'ın verdiği türden bir olay söz konusu olamaz. Cinsel doyuma ulaşan insan, "yok, ben sıkıldım" diyerek cins değiştirmez. Bu yemek yemek gibi birşey değildir. Asıl sorun da zaten insanların(kadın ve erkeğin arasında) cinsel doyuma ulaşamamasıdır.
Eşcinsellik bir Zihinsel Hastalık mıdır ya da Duygusal bir Problem midir ? Bu konuları herkesin kafasına göre yorumlaması yanlış olduğundan , bilimsel ve günümüzün kabul edilmiş son bilgisini ayağınıza getiriyorum..Kıymetini biliniz ve okuyunuz.. http://www.alternatifforum.org/Smileys/default/grin.gif
Hayır.Değildir.. Psikologlar, psikiyatristler ve diğer sağlık uzmanları, eşcinselliğin hastalık, zihinsel bozukluk ya da duygusal bir problem olmadığında hemfikirdirler... 35 yıldan beri yapılan yansız araştırmalar eşcinsel yönelimle duygusal ya da sosyal problemler arasında herhangi bir bağın olmadığını göstermiştir.
Geçmişte eşcinsellik hakkında ki bilgi,, terapi görmekte olan lezbiyen ve gaylerden elde edildiği için, toplum ve zihinsel hastalık uzmanları eşcinsellik ile ilgili taraflı ve gerçekdışı düşünceleri savundular... Ne zaman ki araştırmacılar terapi görmeyen lezbiyen ve gaylerden gelen bilgileri değerlendirdiler, eşcinselliğin zihinsel bir hastalık olduğu görüşünün yanlış olduğunu anladılar...
Amerikan Psikiyatri Birliği 1973 yılında yeni araştırmaların önemini tüm zihinsel ve ruhsal hastalıkları içeren resmi el kitabından “;eşcinsellik”; terimini çıkartarak onayladı. 1975 yılında ise Amerikan Psikoloji Birliği bu değişikliği destekleyen bir karar çıkarttı. Kimi insanlar eşcinsel yönelim ile zihinsel hastalıklar arasında bir bağ kurarak onları hasta olarak damgalamaktadır... Bunlar sadece ve sadece duygusallığa veya kutsal sayılan kişisel inançlara dayandırılmış yanlış bilgilerdir
Nisa-16.
Süleyman Ateş Meali
İçinizden iki kişi, fuhuş yaparsa, onlara eziyet edin; eğer tevbe eder, uslanırlarsa artık onlardan vazgeçin. Çünkü Allah, tevbeleri çok kabul edendir, çok esirgeyendir.
Şaban Piriş Meali
İçinizden fuhuş yapan erkekleri cezalandırın tevbe edip kendilerini düzeltirlerse, onları bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, merhamet edendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin. Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin. Allah Tevvâb'dır, tövbeleri çok kabul eder; Rahîm'dir, merhametine sınır yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk Nisa 15 ide eklemeden geçmeyelim.
Kadınlarınızdan sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin;eğer tanıklık ederlerse o kadınları,ölüm canlarını alıncaya yada Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun..
Yaşar Nuri Öztürk Nisa 15 ide eklemeden geçmeyelim.
Kadınlarınızdan sevicilik yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin;eğer tanıklık ederlerse o kadınları,ölüm canlarını alıncaya yada Allah kendileri için bir yol açıncaya kadar evlerde tutun..
Yaşar Nuri'nin meali doğrudur.
Fakat ayette sevicilik geçmediği için kanıtı yoktur.
Nisa-15 ayeti tek başına ele alındığında "zina yapan kadınlar" olarak anlaşılır.
Ancak Nisa-16 ayeti "sizlerden-içinizden" diyerek erkekleri kastetmekte olduğundan eşcinsel erkeklerden sözettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda önceki ayetin de kadın eşcinselleri-lezbiyenleri kastettiği ortaya çıkmaktadır.
Zaten zinanın cezası Nur-2'de bildirildiğinden Nisa-15 ve 16'nın bir erkek ve kadının zinasından değil, eşcinsellerin zinasından bahsettiği bellidir.
Yaşar Nuri'nin meali doğrudur.
Fakat ayette sevicilik geçmediği için kanıtı yoktur.
Nisa-15 ayeti tek başına ele alındığında "zina yapan kadınlar" olarak anlaşılır.
Ancak Nisa-16 ayeti "sizlerden-içinizden" diyerek erkekleri kastetmekte olduğundan eşcinsel erkeklerden sözettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda önceki ayetin de kadın eşcinselleri-lezbiyenleri kastettiği ortaya çıkmaktadır.
Zaten zinanın cezası Nur-2'de bildirildiğinden Nisa-15 ve 16'nın bir erkek ve kadının zinasından değil, eşcinsellerin zinasından bahsettiği bellidir.
Teşekkürler Sn.Pante
Bu mübin:)açıklamadan sonra sn.Okinono'nun ne gibi bir cevap vereceğini merakla beklemekteyim..
Bu nasil is ?
bahsi gecen ayetlerde "escinsel"tanimini tek bir yasar nuri öztürk savunmus, digerleri akil edememis, forumun fetva kurul baskani da diger mealler dururken, yasar nuri öztürkün mealini hepimiz icin uygun görmüs, sagolsun hepimiz icin o düsünmüs ve ne anlamis ise bizimde öyle anlamamiz gerektigini tavsiye etmek ile kalmamis, kararlastirmis....
http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=4&ayet=15
http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=4&ayet=16
Kaldiki escinsellik'te sonucta benim icin sadece bireysel bir tercih'dir, tavsip edenlerin olabilecegi gibi, bu gibi bir hayat tarzina cesitli gerekceler ile karsi cikanlarda mutlaka olacaktir. Madem Allah var, ve bunlarin yasamasina hangi neden ile olursa olsun izin veriyor, bizim da bunu kabul etmekten baska birsey elimizden gelmemeli diye düsünyorum....
Yusuf Ali (English)
If two men among you are guilty of lewdness, punish them both. If they repent and amend, leave them alone; for Allah is Oft-Returning, Most Merciful.
Bu nasil is ?
bahsi gecen ayetlerde "escinsel"tanimini tek bir yasar nuri öztürk savunmus, digerleri akil edememis, forumun fetva kurul baskani da diger mealler dururken, yasar nuri öztürkün mealini hepimiz icin uygun görmüs, sagolsun hepimiz icin o düsünmüs ve ne anlamis ise bizimde öyle anlamamiz gerektigini tavsiye etmek ile kalmamis, kararlastirmis....
http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=4&ayet=15
http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=4&ayet=16
Kaldiki escinsellik'te sonucta benim icin sadece bireysel bir tercih'dir, tavsip edenlerin olabilecegi gibi, bu gibi bir hayat tarzina cesitli gerekceler ile karsi cikanlarda mutlaka olacaktir. Madem Allah var, ve bunlarin yasamasina hangi neden ile olursa olsun izin veriyor, bizim da bunu kabul etmekten baska birsey elimizden gelmemeli diye düsünyorum....
Sn. İnvi, Kuran'ı bilimsel,medeni ve insan doğasına uygun göstermek için daha ne kadar, bir olduğuna inandığınız,ayetlerinin değiştirilemez olduğunu iddia ettiğiniz Allah'ınızın sözlerini katledecek ve değiştireceksiniz..Gerçek budur ve siz bir müslüman olarak bunlara inanıp cümlesine iman etmek durumundasınız..Beğeninize uygun olarak tekrardan bir kitap yazmaya çalışmak sizi kuranda bahsi geçen yahudilerin durumuna düşürecek ve lanetleneceksinizdir..İyi bir müslümansanız dininizin gereklerini lütfen yerine getiriniz..Huzur İslamdadır...
Preach
bana akil veya yön verecek konumda degilsiniz,
madem ben inaniyorum kurani kerime birakin hesabini size degil, sizin düsünceleriniz ile olusan fikirlere degil, iman ettigim allaha vereyim.
kimsenin hic birseyi degistirp degistirmedigi yok, sadece bahsi gecen ayet'den ne anlayip anlamadigi var.
hem yeri geldiginde denilcek ki, bu ayet genel manada zina ve fuhus ile ilgili diyeceksiniz, ve "neden allah kadinin zinasi icin dört sahid" istedi diye ititraz edeceksiniz, sonra bu ayeti benim adima "escinsellik" ile konumlandiracaksinz, siz kimsiniz benim adima bu karari verecek konumda görüyorsunuz kendinizi ?
Preach
bana akil veya yön verecek konumda degilsiniz,
madem ben inaniyorum kurani kerime birakin hesabini size degil, sizin düsünceleriniz ile olusan fikirlere degil, iman ettigim allaha vereyim.
kimsenin hic birseyi degistirp degistirmedigi yok, sadece bahsi gecen ayet'den ne anlayip anlamadigi var.
hem yeri geldiginde denilcek ki, bu ayet genel manada zina ve fuhus ile ilgili diyeceksiniz, ve "neden allah kadinin zinasi icin dört sahid" istedi diye ititraz edeceksiniz, sonra bu ayeti benim adima "escinsellik" ile konumlandiracaksinz, siz kimsiniz benim adima bu karari verecek konumda görüyorsunuz kendinizi ?
İyi niyetli bir uyarıcı diyelim..:)
Sagolun
ben müslümanim, sizin kadar yetenekli niyet okuyucusu degilim, bilmemedim, allah amellerinize göre degil de niyetlerinize göre versin demek düser bize
Sagolun
ben müslümanim, sizin kadar yetenekli niyet okuyucusu degilim, bilmemedim, allah amellerinize göre degil de niyetlerinize göre versin demek düser bize
sadakallahül-azim,,,,el-fatiha:rolleyes:
İçinizden iki kişi, fuhuş yaparsa, onlara eziyet edin; eğer tevbe eder, uslanırlarsa artık onlardan vazgeçin. Çünkü Allah, tevbeleri çok kabul edendir, çok esirgeyendir.
Dur bakalım iyi anlamış mıyım? Allah sevişmeyin, sevişenlere eziyet edin demiş. Sonra onları doğal sevişme yeteneklerinden mahrum ederek, çeşitli ruh ve sinir hastalıklarına yakalanmalarını sağlayın demiş. Sonra onunla bırakmayıp çeşitli metabolik hastalıklara yakalanarak, onların canlılık kalitesini düşürün demiş. Hiç birşeye isyan edemez, karşı gelemez, göğüs geremez hale getirin demiş. Onları kalp, damar, akciğer, böbrek, dalak, pankreas hastalıklarına yakalandırın demiş. Sonra da onunla da yetinmeyip, yakalandıkları hastalıkların fazla yemekten, virüslerden, bakterilerden, kimyasal maddelerden olur bunlar deyip kimsyasal madde sektörü(ilaç) geliştirip onları sömürün ve onların tanrısı olun demiş.
Allahacısın.
Eşcinsellik bir Zihinsel Hastalık mıdır ya da Duygusal bir Problem midir ? Bu konuları herkesin kafasına göre yorumlaması yanlış olduğundan , bilimsel ve günümüzün kabul edilmiş son bilgisini ayağınıza getiriyorum..Kıymetini biliniz ve okuyunuz.. http://www.alternatifforum.org/Smileys/default/grin.gif
Hayır.Değildir.. Psikologlar, psikiyatristler ve diğer sağlık uzmanları, eşcinselliğin hastalık, zihinsel bozukluk ya da duygusal bir problem olmadığında hemfikirdirler... 35 yıldan beri yapılan yansız araştırmalar eşcinsel yönelimle duygusal ya da sosyal problemler arasında herhangi bir bağın olmadığını göstermiştir.
Geçmişte eşcinsellik hakkında ki bilgi,, terapi görmekte olan lezbiyen ve gaylerden elde edildiği için, toplum ve zihinsel hastalık uzmanları eşcinsellik ile ilgili taraflı ve gerçekdışı düşünceleri savundular... Ne zaman ki araştırmacılar terapi görmeyen lezbiyen ve gaylerden gelen bilgileri değerlendirdiler, eşcinselliğin zihinsel bir hastalık olduğu görüşünün yanlış olduğunu anladılar...
Amerikan Psikiyatri Birliği 1973 yılında yeni araştırmaların önemini tüm zihinsel ve ruhsal hastalıkları içeren resmi el kitabından “;eşcinsellik”; terimini çıkartarak onayladı. 1975 yılında ise Amerikan Psikoloji Birliği bu değişikliği destekleyen bir karar çıkarttı. Kimi insanlar eşcinsel yönelim ile zihinsel hastalıklar arasında bir bağ kurarak onları hasta olarak damgalamaktadır... Bunlar sadece ve sadece duygusallığa veya kutsal sayılan kişisel inançlara dayandırılmış yanlış bilgilerdir
Dünya 1950'lerden sonra yeni bir karanlık çağa girdi diyenlere hak vermeden edemiyor insan, biliyor musun dostum? Sen söyle bu karanlık çağın nedenini.
bilimsel ve günümüzün kabul edilmiş son bilgisini de neymiş? Eskide kalmış doğru bilgiler. Sizler ne zamanki, "günümüzün bilimsel ve kabul edilmiş bilgileri" diye yutturulan şeyleri elinizin tersiyle ittiniz, işte o zaman kurtulacak dünya. Bu söylediklerinin hiç birisi bilimsel eğil, hatta biraz art niyetli ve günümüzde toplum mühendislerince, kürese emperyalizmin araçlarınca, psikolojik ve ekonomik bakımdan kölece bir toplum yaratmak için de kullanılmaktadır. Şimdi bir de "komplo teorisi bunlar yaaavvv" diye çıkışanlarınız olacak. Elbet olacak. Olmazsa zaten bir gariplik vardır. Çünkü emperyazlizmin işleri tıkır tıkır işliyor. Çook gördük bunları çook. Biz anlatacaz, siz yazacaksınız. Sonra tartışmanın konusu sapacak. Türkiye'de ve dünyada niye ılımlı-dindar bir burjuvazi üst tabaka başa yerleştirilmeye çalışılıyor sanıyosunuz?
Eşcinsellik köle toplumlarında olur ve köle toplumlarında daima "cinsel ahlak" anlayışı kol gezinir. Bu da genellikle o toplumda bir dini inanış ile birlikte paralel ilerler.
Yani siz diyorsunuz ki, eşcinsellik de doğal kadın erkek gibi değişik bir cins tür. Onu da alah yaratmış. Gayet sağlıklı, gayet doğal. İçlerinden öyle öyle geliyor, madem öyle olsun.
Birkere zihinsel hastalık diye birşey yoktur. Bütün zihinsl hastalıkların bedensel bir kökeni vardır. Ruh ve beden diye iki ayrı bağımsız bir alan yoktur dedik başta.
Eşcinselliğin nedeni, toplumsaldır, zorbacı, dinci, "doğaya aykırı ahlakçı" düzendir, ekonomiktir ve daha önceki iletilerimde saydığım gibi daha başka etkenlere de bağlıdır. Bu sorunların üstüne gidilmedikçe, eşcinsel insan kökü kesilmez. Ve sorunların üzerine gidilmedikçe yarın bir gün sizin çocuğunuz da veya çocuğunuzun çocuğu da eşcinsel olup çıkacak.
Kısacası eşcinsellik hastalıklı bir davranıştır, hastalıktır. Zorla insanlara kabul ettirilir.
Dünya 1950'lerden sonra yeni bir karanlık çağa girdi diyenlere hak vermeden edemiyor insan, biliyor musun dostum? Sen söyle bu karanlık çağın nedenini.
Ben onu bunu bilmem de siz o karanlık çağın tam orta yerine gömülüp kalmışsınız..Artık kimsenin sizi oradan kurtarabileceğinide sanmıyorum..Yeni bilimsel gerçekler peşinde koşup tezler ürettiğinize göre yakında okuruz tübitaktan falan sizi artık..:D
Eşcinsellik hormonal bir şey midir? Erkeklerde testesteron, kadınlarda östrejen (nelerde biliyorum) var. Gay lerde ve lezbiyenlerde tersi bir durum mu söz konusu?
Selamlar.
volkantr
12-09-2008, 02:34
Serdar bey'in ne kadar söylesek de eşcinsellik konusunda fikrinin değişeceğini sanmıyorum.Onun da bu konuda gözleri kulakları kapanmış. :)
En azından diğerleri okusunlar diye bir yazı ekliyorum.
Doç.Dr. Ebru Çakıcı - Psikiyatri Uzmanı
Eşcinsellik kesinlikle bir hastalık değildir. Biz eşcinselliği cinsel bir yönelim olarak görüyoruz. Genelikle bize bu konuda başvuran ailelere de durumu anlatırken, tercih yerine, "doğuştan gelen bir yönelim" demeyi tercih ediyoruz. Çünkü tercih dediğiniz zaman, "tercihse, değişebilir" diye düşünüyorlar. Oysa öyle değil. Nasıl bir kadının, karşı cinse bir yönelimi varsa ve bunu ne kadar uğraşsak da hemcinsine yöneltmek mümkün değilse, bu da böylel bir şey. Değiştirilemez, tedavi edilemez. Genellikle aileler durumu keşfettiklerinde, ilk bize başvuruyorlar. Neden diye sorguluyorlar. Bugüne kadar nedeni net bir şekilde açıklanamamış. Bazı durumlarda, çocuklukta yaşanan travmatik olaylar da belirleyici olabiliyor. Alınması gereken yeterli erkek modelinin olmaması da sebep olabiliyor. Ama temelde bu bir yönelimdir. Yapılan araştırmalarda, herhangibir biyolojik farklılık tesbit edilmemiştir. Toplumda, eşcinsellik genellikle cinsel sapıklık olarak algılanıyor ve "aman çocuğumdan uzak dursun" tepkisi veriliyor. Bu böyle değil. Biz toplum olarak, modern görünüyoruz, ama tutucuyuz ve dışlıyoruz. Bir eşcinsel için ise, bu bir depresyon ve travma sebebi. Onları en derinden etkileyen şey ise, aileleri tarafında dışlanmak. Oysa herhangibir kişilik özelliğini kabullenir gibi, cinsel yönelimini kabullenen herkes, çok daha sağlıklı yaşar.
-------------------------------------------------------------------------
Cinsel yönelim bir seçim midir?
Hayır. Cinsel yönelim birçok insanda henüz cinselliği yaşamamışken, ergenliğin ilk dönemlerinde ortaya çıkar. Bazı insanlar uzun süre eşcinselliğini heteroseksüelliğe dönüştürmeye çok çalıştığını fakat başarısız olduğunu belirtmiştir. Bu sebeplerden dolayı psikologlar cinsel yönelimin birçok insan için, istediğinde değiştirebileceği bilinçli bir seçim olmadığı görüşündedirler.
Eşcinsellik bir ruh hastalığı veya duygusal sorun mudur?
Hayır. Psikologlar, psikiyatrlar ve diğer ruh sağlığı uzmanları eşcinselliğin bir hastalık, ruhsal bozukluk veya duygusal sorun olmadığına karar verdiler. Son 35 yılda yapılan daha objektif çalışmalar bize eşcinselliğin duygusal veya sosyal sorunlarla ilgisi olmadığını göstermiştir. Eşcinsellik geçmişte bir hastalık olarak görülüyordu, çünkü ruh sağlığı uzmanlarının ve toplumun eşcinsellik konusunda önyargılı bilgileri vardı. Bunun sebebi de birçok çalışmanın sadece terapideki eşcinselleri kapsamasıydı. Hâlbuki araştırmacılar terapide olmayan eşcinselleri araştırdığında eşcinselliğin bir ruh hastalığı olmadığı anlaşıldı. 1973’te Amerikan Psikiyatri Derneği yapılan yeni araştırmaları önemli buldu ve eşcinsellik terimini ruhsal ve duygusal bozukluklar listesinden çıkardı. 1975’te de Amerikan Psikoloji Derneği de bunu destekleyen kararlar aldı. Her iki dernek de eşcinsellik ile hastalık ilişkilendirilmesini sonlandırmak amacıyla ruh sağlığı uzmanlarını uyardı. Bu karar yapılan yeni araştırmalarla her iki kurum tarafından tekrar onaylandı. Türkiye’deki psikiyatri de hastalık kategorisinden çıkarılmış halini, yani DSM 4’ü kullanıyor.
Neden bazı eşcinseller için ‘cinsel yönelimlerini dışa vurmak’ zordur?
Eşcinsellerin üzerlerindeki tektipleştirme ve mazur olmayan önyargılar sebebiyle, açılmak, eşcinsellere duygusal rahatsızlık veren zorlu bir süreç haline gelebilmektedir. Eşcinsel bireyler hemcinslerinden hoşlandıklarını anladıklarında kendilerini ‘farklı’ ve ‘yalnız’ hissederler. Açıldıklarında da aile, arkadaş, iş arkadaşı ya da dini kurumlar tarafından reddedilmekten korkabilirler. Şiddet ve ayrımcılık tehdidi, eşcinsel bireylerin cinsel yönelimleri konusunda açılmalarına engeldir. 1989’daki ulusal bir araştırma, eşcinsel oldukları için erkeklerin %5’inin, kadınların da %10’unun küfre ve fiziksel şiddete, toplamın %47’sinin de ayrımcılığa maruz kaldığını raporlamıştır. Diğer araştırmalar da yüksek oranlarda şiddet ve ayrımcılığın varlığını belirtiyor.
Eşcinsellerin kendilerine karşı olan önyargı ve ayrımcılığı yenmelerinde nasıl yardımcı olunabilir?
Eşcinsellere karşı olumlu düşüncelere sahip kişiler, en az bir eşcinsel bireyi yakından tanıdıklarını belirtiyorlar. Bu sebeple psikologlar, eşcinsel gruba yönelik olumsuz tutumun sebebinin eşcinsellerle yaşanmış herhangi bir olayla oluşmadığına, sterotipler (kalıp yargılar) ve önyargılarla oluştuğuna inanıyorlar. Diğer azınlıklarda da olduğu gibi şiddet ve ayrımcılıktan korunmak çok önemlidir. Örneğin, ABD’de bazı eyaletler cinsel yönelim sebebiyle bir kişiye saldırmayı ‘nefret suçu’ sayıyor ve sekiz eyaletin de cinsel yönelim ayrımcılığına karşı yasaları bulunuyor. Türkiye’de ise maalesef cinsel yönelim veya cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığı engelleyici ve LGBTT bireyleri koruyucu bir yasal düzenleme yok. Bunun için LGBTT örgütlerin kampanyaları sürüyor ve herkesin desteği bekleniyor. Bunun yanında, eşcinsellere yönelik önyargı ve ayrımcılığı yenmenin yolu, bireysel olarak da etrafımızı bilinçlendirmeye ve doğru bilgilendirmeye özen göstermek olabilir.
Terapiyle cinsel yönelim değişebilir mi?
Hayır. Eşcinsel yönelimin bir hastalık olmamasına ve eşcinsel bireyleri heteroseksüel bireylere dönüştürmenin hiçbir bilimsel gerekçesi olmamasına rağmen, bazı bireyler kendilerinin ya da başkasının (örneğin çocuklarının) cinsel yönelimini değiştirme arayışı içine girebilirler. Böyle bir terapi yapan bazı terapistler hastalarının cinsel yönelimini değiştirdiklerini (eşcinselden heteroseksüele) raporlamışlardır. Yakından ve detaylı inceleme bu raporların pek çok yönden şüphe yarattığını gösteriyor: pek çok yargı ruh sağlığı uzmanlarından çok cinsel yönelim hakkında ideolojik fikirlere sahip olan kurumlar tarafından öne sürülmüş; tedaviler ve getirileri zayıf belgelerle kanıtlanmış ve tedaviden sonraki hasta takip süresi çok kısa tutulmuş. 1990’da Amerikan Psikoloji Derneği, değiştirme terapisinin işe yararlılığı konusunda hiçbir bilimsel bulgunun olmadığını ve bu terapinin yarardan çok zarar verdiğini belirtmiştir. Bir kişinin cinsel yönelimini değiştirmek sadece cinselliğini değiştirme meselesi değildir; o kişinin duygusal, romantik ve cinsel hislerini, ayrıca sosyal kimliğini ve öznelliğini değiştirmeyi gerektirir. Bazı ruh sağlığı ilgilileri cinsel yönelimi değiştirmeye yeltense de diğerleri, hastalık olmayan ve tamamen insanın kişiliğine ait bu özelliğini değiştirme denemelerinin etik olup olmadığını tartışıyorlar. Eşcinsellerin hepsi cinsel yönelimlerini değiştirecek terapiye ihtiyaç duymuyor. Eşcinseller de herhangi biri gibi herhangi bir sebepten tedavi isteyebilir. Bununla birlikte açılmayla ilgili yardım veya önyargı, şiddet ve ayrımcılıkla baş etmeyle ilgili psikolojik destek isteyebilirler.
www.kaosgl.com (http://www.kaosgl.com) alıntıdır.
(97) Ya şimdi şu köy, kasaba ahâlisi geceleyin uyurlarken azâbımızın kendilerine baskın halinde gelivermiyeceğinden emin mi oldular?
(97) O ülkeler halkı, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?
ARAF 97 أفأمن أهل القرى أن يأتيهم بأسنا بياتا وهم نآئمون
(98) Yine o köy kasaba ahâlisi kuşluk vakti oynayıb eğlenib dururlarken kendilerine azâbımızın gelivermiyeceğinden emin mi oldular?
(98) Ya da o ülkeler halkı, kuşluk vakti eğlenceye dalmışken, onlara zorlu-azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?
ARAF 98 أو أمن أهل القرى أن يأتيهم بأسنا ضحى وهم يلعبون
(30) Ey!.. ne hasret o kullara ki kendilerine her gelen Resul ile mutlaka istihzâ ediyorlardı
(30) Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir peygamber gelmeyi görsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.
YÂSÎN 30 يا حسرة على العباد ما يأتيهم من رسول إلا كانوا به يستهزؤون
(5) Bununla beraber Rahmandan kendilerine yeni bir zikir gelmiyor ki ondan yüz çevirmiş olmasınlar
(5) Onlara Rahman (olan Allah) dan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.
ŞUARA 5 وما يأتيهم من ذكر من الرحمن محدث إلا كانوا عنه معرضين
(6) Evet tekzib etmekteler, fakat onlara o istihza ettikleri şeyin müdhiş haberleri gelecek
(6) Gerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu edinmekte oldukları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.
ŞUARA 6 فقد كذبوا فسيأتيهم أنباء ما كانوا به يستهزئون
(202) Ki geliversin de kendilerine ansızın, hiç farkında değillerken
(202) Artık o (azab), kendileri şuurunda olmadan onlara apansız gelecektir. ŞUARA 202 فيأتيهم بغتة وهم لا يشعرون
(8) Ve eğer ilerideki sayılı bir müddete kadar kendilerinden azâbı te'hır edersek o vakıt da mutlak şöyle derler: onu ne men'ediyor? O, onlara geleceği gün kendilerinden çevrilecek değildir, ve o istihzâ ettikleri şey, kendilerini sarmış bulunacaktır
(8) Andolsun, onlardan azabı sayılı bir topluluğa (veya belirli bir süreye) kadar ertelersek, mutlaka: «Onu akılkoyan nedir?» derler. Haberiniz olsun; onlara bunun geleceği gün, onlardan geri çevrilecek değildir ve alaya almakta oldukları şey de kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
HÛD 8 ولئن أخرنا عنهم العذاب إلى أمة معدودة ليقولن ما يحبسه ألا يوم يأتيهم ليس مصروفا عنهم وحاق بهم ما كانوا به يستهزؤون
(11) Ve onlara hiç bir Resul gelmiyordu ki onunla istihza eder olmasınlar (11) Onlara herhangi bir peygamber gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.
HİCR 11 وما يأتيهم من رسول إلا كانوا به يستهزؤون
(5) İşte en belli hak geldiği zaman da kendilerine yalan dediler, fakat yakında onlara ne ile istihza etmekte olduklarının haberleri gelecek
(5) Kendilerine hak gelince, onu yalanladılar; fakat alaya almakta olduklarının haberleri onlara gelecektir.
EN'ÂM 5 فقد كذبوا بالحق لما جاءهم فسوف يأتيهم أنباء ما كانوا به يستهزؤون
(7) Hiç bir Peygamber de gelmiyordu ki kendilerine onunla mutlak eğlenmesinler (7) Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi. ZUHRUF 7 وما يأتيهم من نبي إلا كانوا به يستهزؤون
(55) Kendilerine doğru yolu gösteren peygamber geldiği halde insanları iman etmekten ve günahlarının mağrifetini istemekten alıkoyan da başka değil, ancak kendilerine evvelkilerin sünneti gelmesi veya Âhıret azâbının gözleri önüne gelmesi kazıyyesidir
(55) Kendilerine hidayet geldiği zaman insanları inanmaktan ve Rablerinden bağışlanma dilemelerinden alıkoyan şey, ancak evvelkilerin sünnetinin kendilerine de gelmesi ya da azabın onları karşılarcasına kendilerine gelmesi(ni beklemeleri) dir.
KEHF 55 وما منع الناس أن يؤمنوا إذ جاءهم الهدى ويستغفروا ربهم إلا أن تأتيهم سنة الأولين أو يأتيهم العذاب قبلا
(45) Ya şimdi eman mı buldu o kimseler: o fenalıkları yapmak için hile kurup duranlar, Allahın kendilerini Yere geçirmesinden? veya hatır-u hayallerine gelmez cihetlerden kendilerine azâb gelivermesinden?
(45) Artık 'kötülüğü örgütleyip düzenleyenler', Allah'ın, kendilerini yerin dibine geçirmeyeceğinden veya şuuruna varamayacakları yerden azabın gelmeyeceğinden emin midirler?
NAHL 45 أفأمن الذين مكروا السيئات أن يخسف الله بهم الأرض أو يأتيهم العذاب من حيث لا يشعرون
(1) Haberiniz olsun ki biz Nuhu kavmına gönderdik, kavmını inzar et diye, gelmezden evvel onlara bir azâbı elîm
(1) Hiç şüphesiz, biz Nuh'u; «Kavmini, onlara acı bir azab gelmeden evvel uyarıp-korkut» diye kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik.
NUH 1 إنا أرسلنا نوحا إلى قومه أن أنذر قومك من قبل أن يأتيهم عذاب أليم
(44) Hem inzâr ile haber ver insanlara o azâbın geleceği günü, o vakıt diyecek ki o zulmedenler yarabbenâ! Bizi yakın bir ecele te'hır buyur, da'vetine icabet edelim ve Peygamberlerin izince gidelim, hani ya bundan evvel yemin etmiş değil miydiniz: Sizin için zeval yoktu ya?
(44) Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp-korkut ki, (o gün) zulmedenler, şöyle diyecekler: «Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, Senin çağrına cevap verelim ve peygamberlere uyalım.» Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler sizler değil miydiniz?
İBRÂHİM 44 وأنذر الناس يوم يأتيهم العذاب فيقول الذين ظلموا ربنا أخرنا إلى أجل قريب نجب دعوتك ونتبع الرسل أولم تكونوا أقسمتم من قبل ما لكم من زوال
(2) Rablarından kendilerine gelen her yeni ıhtarı mutlak eğlenerek dinliyorlar (2) Rablerinden kendilerine yeni bir hatırlatma gelmeyiversin, onlar bunu mutlaka oyun konusu yaparak dinlemektedirler.
ENBİYÂ 2 ما يأتيهم من ذكر من ربهم محدث إلا استمعوه وهم يلعبون
(55) O küfredenler de kendilerine o saat bağteten gelinciye veya akîm bir günün azâbı gelinciye kadar ondan bir şekk içinde kalır giderler
(55) Küfre sapanlar ise, kıyamet-saati onlara apansız gelinceye ya da kesintiye uğramış (akîm, verimsiz) bir günün azabı onlara yetişinceye kadar ondan (Kur'an'dan) yana şüphe içinde sür-git kalacaklardır.
HAC 55 ولا يزال الذين كفروا في مرية منه حتى تأتيهم الساعة بغتة أو يأتيهم عذاب يوم عقيم
(210) Onlar sade gözetiyorlar ki Allah buluttan gölgelikler içinde meleklerle geliversin de kendilerine iş bitiriliversin. Halbuki bütün işler Allaha götürülür (210) Onlar, bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) meleklerle onlara gelmesini ve işin bitirilivermesini mi gözlüyorlar? Oysa bütün-işler Allah'a döner.
BAKARA 210 هل ينظرون إلا أن يأتيهم الله في ظلل من الغمام والملآئكة وقضي الأمر وإلى الله ترجع الأمور
..................
Yukarıya ilgili kelimenin genel anlamda kullanıldığı Kuranda geçen ayetlerin aldım.
Öncelikle sorunu tespit edelim.
Deniyorki,
Nisa 15 de Fuhuş yapan kadınlar zaten zikr edilmiş, Nisa 16 da fuhuş yapan erkeklerden söz ediyor.
Burada Yaşar Nuri cinlik yaparak, Fuhuşu her iki cinsin arasındaki fiil olarak tanımlayarak kadın seviciliğine kadar işi götürüyor.
....
Nisa 15 Elmalı eski Meali...
(15) Kadınlarınızdan fuhşü irtikâb edenlerin aleyhlerine sizden dört şahid getirin, eğer şehadet ederlerse o kadınları evlerde hapsedin tâ ölüm kendilerini alıb götürünceye veya Allah haklarında bir yol açıncaya kadar
Nisa 16 Elamlı Eski Meali..
(16) Sizlerden onu irtikâb edenlerin ikisini de eziyyete koşun eğer tevbe edib ıslâh olurlarsa onlardan vaz geçin, çünkü Allah tevvab, rahîm bulunuyor
........
Nisa 16 dan başlarsak, Elmalı buradaki Yaşar Nuri'nin yapacağı cinliği görerek nisa 16 ya fuhuş belirtecini koymamış. Zira ayetde geçen fuhuş kelimesi yok. Ancak konunun fuhuş olduğpuda bir açık olduğu için güya gizlemiş.
Yaşar Nuri de balıklama atlamış.
Bakalım öylemi.
Öncelikle uzunca verdiğim ayetlerdeki يأتيهم kelimesinin genel anlamda hangi manalarda kullanıldığını merak eden araştırabilir.
Nisa 16 da ise bunun erkleri tarif ettiği de doğrudur.
Şimdi okuyalım,
Nisa 15: Kadınlarınızdan fuhşü irtikâb edenlerin aleyhlerine sizden dört şahid getirin, eğer şehadet ederlerse o kadınları evlerde hapsedin tâ ölüm kendilerini alıb götürünceye veya Allah haklarında bir yol açıncaya kadar
Fuhşu irtikap etmek : Kadının dini kurallar dışında bir başka erkek ile cinsel birleşmede bulunması.
Fuhuş: Erkek ile kadının din kuralları dışında birlikte olmaları. Bu ister para ile kadının geçimini sağlamak olsun isterse evli bir erkek veya bekar bir erkekle birlikte olması demektir.
Yani nisa 15 de kadınların fuhşu yapması demek. erkek ile din kuralları dışında birlikte olması demektir.
Nisa 16: Sizlerden onu irtikâb edenlerin ikisini de eziyyete koşun eğer tevbe edib ıslâh olurlarsa onlardan vaz geçin, çünkü Allah tevvab, rahîm bulunuyor
Sizlerden onu irtikap edenlerin : Yani siz erkelerden de fuhşu yapanların.
Fuhuş: Erkeğin dini kurallar dışında, evli veya bekar bir kadınla birlikte olmasıdır.
........
Peki Oki neden kafalar karışıyor.
Aslında karışan birşey yok burada. Fuhşun tanımını kasıtlıolarak yanlış yapmak var.
Bence burada kadınların eşcinsellik aramaktan ziyade itiraz etmeleri gereken konu; aynı fiili kadın yapınca ayrı ceza verilirken erkek yapınca neden farklı ceza verildiği olmaldır.
...
Oki,, Yaşar Nurinin verdiği gibi meal verilemez mi, sonuçta adam alim. 7dilde Kuran okuyor :)
Yaşar Nurinin alimliğine bişey demem. Benim bilgim de bukonuda yoktur. Ama şunu bilirimki kim neyi nasıl görmek isterse öyle görür.. Demekki Yaşar Nuride de ****lik had safhadaki bu ayeti böyle görmüş.
Gelelim Lut kavmi konusuna;
Yaşar Nuri kendine delil olarak sanıyorum elfuhşiyat kelimesini delil seçmiş.
Demişki Lutun yaptıkları da elfuhşiyat olarak anlatılmış, nisa 15 de de el fuhşiyat var.
Oysa kuranda fuhuş kelimesi geçen yerlere baktığımızda fuhşun dini kurallar içinde olmayan birliktelik olduğunu rahatlıkla anlıyoruz. Livatada kural dışı olduğu için bir fuhuştur zaten.
Yani aynıkelime iki ayette birbirine delil olamaz. Zira fuhuş genel kavramı içeren bir kelimedir.
........
Velevki öyle olsa,
Yani Yaşar Nuri'nin dediği gibi olsa;
Bu sizce dinin topluma kazandırdığı bir ahlaki faziletmidir. Yoksa gericilik mi?
Bugün eşcinselliğin toplumların kanayan bir yarası olduğunu kabul etmeyen gelişmiş topluluk yok diye tahmin edyorum.
Eğer eşcinselliği bir kişisel özgürlük olarak ele almak isteyen varsa; bu tamamen kendi kişisel cinsi eğilimlerinin dışa vurumu olarak kabul edilemelidir. Zira toplumsal bir eğilimin tarih boyunca sürekliliği olmamıştır. Briz örnek olarakta zaten Lut kavmi verilerek bunun ahlakı yok eden bir kötülük olduğu belirtilmiştir.
İlla da ben ****lik yapacam diyenleride Kuran , yine hoşgörü ile yaklaşarak bunları terbiye edin diyerek topluma bu konuda bilinçlenme görevini tevdi etmiştir.
Sözün özü olarak diyebilirimki,
Nisa 15 ve nisa 16 ayetlerini eşcinsel ayetler olarak değerlendirmek okuyucunun kendi kişisel tercihidir.
Selamlar
evrensel-insan
12-09-2008, 02:41
Saygideger volkantr;
Doç.Dr. Ebru Çakıcı'nin goruslerine aynen katiliyorum. Bu, bir cinsel yonelim konusudur.Tarihi de, ilk insanogluna dayanir.Tek, yarattigi sonuc, uretime acik olmamasidir. Oyuzden, uretim isteyenler, bisexsuellige-biri cinsel yonelim, digeri uretim istegi- yonelirler.
Saygilarimla;
evrensel-insan
volkantr
12-09-2008, 02:48
Bugün eşcinselliğin toplumların kanayan bir yarası olduğunu kabul etmeyen gelişmiş topluluk yok diye tahmin edyorum.
Eğer eşcinselliği bir kişisel özgürlük olarak ele almak isteyen varsa; bu tamamen kendi kişisel cinsi eğilimlerinin dışa vurumu olarak kabul edilemelidir. Zira toplumsal bir eğilimin tarih boyunca sürekliliği olmamıştır. Briz örnek olarakta zaten Lut kavmi verilerek bunun ahlakı yok eden bir kötülük olduğu belirtilmiştir.
İlla da ben ****lik yapacam diyenleride Kuran , yine hoşgörü ile yaklaşarak bunları terbiye edin diyerek topluma bukonuda bilinçlenme görevini tevdi etmiştir.
Sözün özü olarak diyebilirimki,
Nisa 15 ve nisa 16 aytelrini eşcinsel ayetler olarak değerlendirmek okuyucunun kendi kişisel tercihidir.
Selamlar
Uzunca bir yazi yazmışsınız.Yazınızın özeti şu: eşcinsellik kanayan yaradır,
bu durumda ki insanlarınhaklarını savunan kişiler kendi cinsi eğilimlerini dışa vururlar.Yani onlar da olsa olsa eşcinseldirler.
Bu bana Ahmedinejad'i hatirlatti..Amerika da üniversite de İran da **** yoktur derken kendince laf sokmanın verdiği keyif ile sırıtmasını..
Genelde bu konular da çok da zekice olmayan laf sokmalar hoş olmamakta kişinin kendisini komik duruma düşürmektedir.
Ahmedinejad kendisine ülkenizde eşcinsellere neden eziyet ediyorsunuz diyenlere sırıtarak bizde **** yok sizde var dediğinde o salonda bulunan herkes ona acıyarak bakıyordu...
Serdar bey benim dalım psikolojidir..Acaba homofobi denilen bir ruhsal rahatsızlıktan haberiniz var mıdır?
Homofobi:
eşcinsellik ve eşcinseller hakkında bir değerlendirme yapmadan çeşitli dogmaların ve önyargıların sonucu olarak olumsuz düşünen ve zararlı olduğu konusunda ısrar eden düşünce.böyle düşünenlere homofobik denir.cinsel yönelimi farklı olan insanların ceazlandırılması, dıslanması hatta öldürülmesi gerektiğini savunurlar.
Daha fazla ayrıntısına girmeyeceğim.Kendiniz araştırabilirsiniz..
Sayın volkantr;
Eşcinsellik kelimesine yüklediğiniz manaya bakılırsa bu sizin içinde kötü bir ahlak kuralı olarak görünüyor.
Bu nedenle laf sokma gibi abesle iştigal bir tanım yapmışsınız.
Oysa ben kelimeyi tamaen fiilin tanımı olarak ele almış ve bunun kişisel bir tercih olduğunu söylemiştim.
Bu itirazınız ile kişi neyi nasıl görmek isterse öyle görür tezimi ispat ettiniz.
Teşekkür ederim.
Ahmedinejata sorulması gereken eşcinsellikten daha önemli konu İran'daki Bahailerin uğradığı zulüm olmalıydı. Bu nedenle sorunun içerisindeki kasıt ve verilen cevap birbirine uygundur. Ortada acınacak bir durum yoktur.
Selamlar
Serdar bey eşcinselliğin genetik olduğuna dair araştırmalar yapılmıştır ..Ve sonuçlar aşşağıda ki gibidir:
Araştırmalar gösteriyor ki cinsel yönelim, doğumdan önce ya da doğumun ilk haftalarında ortaya çıkıyor. New York’taki Hetrick-Martin Enstitüsü’nün 161 gay üzerinde yaptığı araştırma, eşcinselliğin genetik olma ihtimalinin yüksekliğini de ortaya koyuyor. 161 gay’de tek yumurta ikizi olanların yüzde 52, ayrı yumurta ikizi olanların yüzde 22, normal kardeşlerin ise yüzde 11’inin de eşcinsel olduğu saptanmış. Aynı araştırma lezbiyenler üzerinde yapıldığında da benzer sonuçlar alınmış.
Eşcinsellik birçok insan üzerinde kalıtsal olarak ortaya çıkan bir fenotiptir. Ünlü genbilimci sayın Morgan (ki birçok yeni buluşa imza atmış olup Mendel'den sonra geliştirilen moleküler genetik kuramının neredeyse yarısının oluşumuna katkıda bulunmuş birincil kişidir denebilir) yaptığı gözlem ve deneyler ile eşcinselliğin kalıtsal olduğunu bulmuştur.
Morgan halk arasında meyve sineği denen Drosophila Melanogaster ile çalışmıştır. Bu sineklerde gözlemlediği bir farklılık sonucu bu araştırmayı yapmaya başlamıştır. Erkek sineklerin diğer erkek sineklere kur yaptığı, bunun dışında hiçbir dişi bireyle ilgilenmediği gözlemlenmiş; sonrasında genetik haritaları incelendiğinde (Morgan'ın asıl uzmanlık konusu budur) diğer erkek bireylerden farklı bir kromozom yapısına sahip oldukları görülmüş. Daha sonra genetik biliminin tıbba bu denli çok dahil edilmesi ile psikiyatri ana bilim dallarına bu konu ile başvuran hastalara bunun bir "norm" olduğu konusunda bilgi verilmiş, halk da bu yönde bilgilendirilmeye başlanmıştır...
evrensel-insan
12-09-2008, 04:18
Saygideger arkadaslar;
Preach arkadasimizin, aciklamasina katki olarak; fobi kelimesini aciklamak istiyorum. Originali phobia, yani korku demektir. Buradaki, homophobia; escinsel bir iliskiden, korkmak anlamina da gelir.
Kisinin kendisi, boyle bir iliskiden korktugu icin; bu iliski cesidinin de, korkulmasi gereken bir iliski cesidi oldugunu dusunerekten, mantik yerine; baska gerekcelerle karsi cikar. Ayrica, bu karsi cikis; toplumun alisilagelmis deger yargilariyla da paraleldir.
Bu korkunun, ya da her korkunun temelide, korkulan konudan kacmak, onu ogrenmek ve algilamak yerine, ona karsi cephe almaktan gecer. Ama, bilindigi gibi; korkunun ecele faydasi yoktur ki, korkulan herhangibir konuya olsun.
Korku felsefesinin temelide, teslimiyet zihniyeti tasiyan, ayrimci temelli ve farkin farkina varamayan, dini mentalitenin urunudur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Bir orta yol arayışında bulunayım . Gerçi birisi çıkar da hayvanlardaki eşcinsel egilimlerden bahsederse benim ortayol arayışım da güme gidebilir ama gene de hayvanlarda ortaya çıkan genetik degişikler ile insanlardaki farklı nedenlere dayanabilir diye düşünebiliriz.
Öncelikle bu konuda çok bilgim ve araştırmam oldugu söylenemez. Ancak herhalde Serdar'ın da esinlendigi Trobriad adasındaki Malinowski araştırmalarından haberim var. Tekrar bakmaya şu an için zamanım yok, ama bir beyin fırtınası geliştirelim kısaca.
Trobriad adsında yerliler arasında cinsel ilişkinin her yönüyle tabu olmadıgı ve serbestçe ergenlikten itibaren yaşandıgı ana yanlı soyun egemen oldugu kabilelerde bu tür egilimler ve cinsel diye tabir edilecek suçlar görülmüyor. Ancak kadının ikinci sınıf oldugu, cinselligin tabu oldugu baba yanlı soyla devam eden ataerkil tanımlanan kabilelerde eşcinsellik ve cinsel suç tabir edilen saldırganlık, tecavüz vs gibi olaylara sık rastlanabiliyor.
Şimdi bu örnekten yola çıkarsak bu genetik degişimin cinselligin bastırılması ve engellenmesi sonucu ortaya çıkabildigini söyleyebilir miyiz. Yani baskı ve tabunun yol açtıgı eş cinse yönelme ve bunun yol açtıgı bir mutasyon. Veya başka bir şekilde şöyle de diyebilir miyiz.
Memeliler boyunca süregelen bir atıl gen dizimi, fakat bu genetik ataletin ortaya çıkabilip aktif olabilmesi için baskı koşullarının var olabilmesi.
Bu ileti sadece düşünce jimnastigi amacıyla yazılmıştır. Her hangi bir iddiası yoktur.
saygılarımla
evrensel-insan
12-09-2008, 05:47
Saygideger dilaver;
Dusunce ve davranisin karakteri, erkeksel oldugu icin; ayrica, aile mevhumunun ve aile reisi mentalitesinin korunup kollanabilmesi icin ve de escinsel iliskinin uretime bir katkisi olmadigi icin, bu dogal cinsi yonelim-ki hayvanlarda da vardir-ahlak, terbiye, ayip v.s. terimlerle, insanogluna sunulmus ve bu dogal iliski yonelimi-baska cogu seyde oldugu gibi-bir antidogallik olarak gosterilmeye calisilmistir.
Butun, bunlara paralel, olarak; cinsel iliskide kadin bir uretim ve kullanim araci olarak goruldugu icin, erkeklerin de biribirini kullanmasi, erkekselliklerine de ters gelmistir. Cunku, erkeksellik; herzaman araci belirli bir cikar amaci olarak kullanir. Yani, arac; amaca yoneliktir. Buradaki amac, uretime-doguma, kendi neslini surdurmesine-yonelik amactir
Erkegin, cinsel iliski de, kendini arac olarak kullanmasi da hem dusunce, hem de davranis olarak beklenemez. Ustelik, burada bir amacta erkeksellik acisindan gudulemez. O yuzden de erkegin kendi cinsinle olan iliski ve yonelimine, yine erkek "yasak" koymus, bu yasagi da, gonullu bir kabule yonelmistir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Yahu evrensel-insan
Her başlıga aynı şeyleri yazmak zorunda degilsin. Üstelik de senin bu evrensel ya da erkeksel tanımlamalarının hiç bir maddi dayanagı yok. Tamam tartışmalarda yer al, bazan de somuta inince çok güzel şeyler de yazıyorsun.
Ancak... İlk hayvanları ehlileştirenler kadınlar, ilk tarımı yapan kadınlar, ilk çömlegi yapan kadınlar. İlk peygamberler, ilk rahibeler ve din görevlileri gene kadınlar. İlk klan ataları gene kadınlar.
Rahiplerin düşünce üretiminde hayati fonksiyonları olduguna göre, rahibelerin ön planda oldugu ilk toplumsal örgütlenmeler olan ana-erkil örgütlenmelerde nasıl oluyor da erkeksel düşünce oluyor.
İlk tanrıçalar da kadındır. Ana tanrıça ilk soyut yaratan formülüdür ve klan atalarının devamıdır.
Tüm bu veriler elimizdeyken sen neye dayanarak da düşünce erkekseldir diye atabiliyorsun.
Düşünce kadınsaldır desen belki dogru olabileceksin. Kaldı ki böyle bir ayrım da yanlış. İlk avcı yoplumlarında kadın yerleşiktir, erkek hareketli, tehlike içerisinde ve mücadele içerisindedir. Sana göre acaba yerleşik olan, oturan, digerine göre nispeten hareketsiz olan kadın mı düşünce üretebilir ve ideoloji geliştirebilir, yoksa sürekli hareket halinde olan ve tehlike içerisinde olan erkek mi.
saygılarımla
evrensel-insan
12-09-2008, 06:12
Saygideger dilaver;
Kadin, sadece fiziksel bir ayrimdir.Dusunce tektir ve karakteri erkekseldir.
Insanoglu, dogal dusunce olarak; fiziksel temelde erkegiyle de, kadiniyla da erkeksel dusunur. Tehlike, fiziksel ayrimda degil; dusuncenin ayrimindadir.
Bu ayrimin sikintisinida, insanoglu olarak; fiziki ayrim temelinde, hem erkek hem kadin cekmektedir. Ustelik, dusuncenin kokeninin, erkekselligi; o dusunceyi, fiziksel olarak erkegin ortaya attigi anlamina gelmez. Cunku, erkeksel karakter gosteren ozelligin, geneli ve butunu kadina veya erkek olmayana aittir. Erkeksellik, karakteri kendini erkeksel degil, erkeksel olmayan olarak geneller ve tamamlar. Yani, erkeksellik karakteri "benim fonksiyonum erkeksel degildir, ama ancak erkeksellikle ifade edilebilir" der. Erkeksellik, seyin karakteridir, seyin kendisi degil. Seyin kendisi, erkeksellik karakteri-tabiati-gosteren, ama erkek olmayandir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Eşcinselliğin, sapıklığın lezbiyenliyenliğin, birsürü ruhsal, sinirsel ve akılsal hastalığın ve birçok fizyolojik ve fizyolojik olmayan berbatlığın(hastalığın) temel nedeni cinsel yasak, cinsel ahlak ve dindir.
İnsanoğlunda meydana gelen tüm hastalıkların büyük büyük hem de büyük bir çoğunluğunluğu bundan kaynaklanır. Hikmeti bol olduğundan da hiç bir yerde lafı edilmez, dokunulmaz, söz açılmaz bu konuya. İşte damar hastalığı denir, kalp hastalığı denir, şeker hastalığı denir, deri hastalığı denir. Gelip de temel nedenini söylemezler. Araştırtmazlar. Bu tür konulara eğilenlerin başına gelmedik iş kalmaz. Ama kimyasal ilaç tasarlamaya niyet edip, ilaç şirketlerine para kazandırtmaya kalkarsan kafalarının üstünde tutarlar seni. Peygamber olursun.
Cinsel ahlakın, cinsel yasağın ve dinin olduğu toplumlarda ne yapsın insanlar? E doğal olarak, kendi cinsinden insana kayacak. Taşa, toprağa, hayvana saldıracak. Eş cinsel, lezbiyen, sapık, homo bilmem ne, gibi insanların var olmasının ve gelişmesinin temel nedeninin tamamı(%100'ü) günümüzde din olmasa bile %90 oranında büyük bir paya sahiptir. Bu durumda bahsettiğimiz kişilikteki insan yapısını üretmede, İran gibi dine bulanmış Orta doğu ülkeleri başı çekeceklerdir. Ama bu demek değildi ki, Avrupa'da, Güney Amerikada, ABD'de, Rusya'da, bilmem nerde eş cinsel insan yoktur. Oralarda da vardır. Karşı karşıya olduğumuz sorun neredeyse küreseldir.
öncelikle eşcinselliği lezbiyenliği sapıklıkla beraber tutmanız hastalık olarak berbatlık olarak görmeniz sizin bu konularda bilgi sahibi olmadığınızı göstermektedir bu davranıç bilimleri hem cinsi,ne ilgi duyma şekilleri karşı cins kadar normaldir ve sayıları azımsanamayacak kadar çoktur çoğu doğuştan gelmekte ve ergenlık döneminde kendini göstermektedir.
sonradan kişisel olarak tercihle edinimden de aynı şekilde söz edielebilir bu durumların tarvestilikle karıştırılmaması gerekmekte türkiyede hergeçen gün sayıları çoğalmakta değildir tek tek ortaya çıkmaktalar.
herhangi bir din in baskın olması yada az olmasıda bu eğilimleri kalıtsallığı değiştirmez sadece ortaya çıkış sürecinde değişiklik yapar. başta benım tanıdıklarım hiçbir dine mensup olmayıp hiçbir sapıklık, sapkınlık, hastalık belirtisi göstermemektedirler.. avrupada abd dve rusyada bu gibi durumlar türkiyedekinden çok fazla görülmekte ancak hastalık veya sapıklık olarak nitelendirilmemektedir hollanda evlenmelerine bile izin vermektedir...
cinsel kişisel tercihler doğuştan yada sonradan kazanılanlar herkesin tercihleri gibi normaldir ve her haktan da eşit yararlanmaları lazım..
Evrensel belki senin ne dedigini tercüme edebilecek bir babayigit çıkar da bana da anlatır. Neyse benim spekülasyonlarla, hayallerle işim pek olmaz. Benim gerçeklerle işim olur. Şimdi yukarıdaki iletini inceleyeyim, ya da ben tarihsel örnekler vereyim sen de sonra bu örnekleri erkekselleştir. Bu arada başlıgı saptırdıgımız son ileti olsun bu.
Butun, bunlara paralel, olarak; cinsel iliskide kadin bir uretim ve kullanim araci olarak goruldugu icin, erkeklerin de biribirini kullanmasi, erkekselliklerine de ters gelmistir. Cunku, erkeksellik; herzaman araci belirli bir cikar amaci olarak kullanir. Yani, arac; amaca yoneliktir. Buradaki amac, uretime-doguma, kendi neslini surdurmesine-yonelik amactir
Şimdi senin iddiana karşı pek çok çarpıcı örnek olmasına ragmen ben Khasi örnegini verecegim. Burada kadınların cinsel olarak kullanılmalarını bana biz zahmet açıklayıver . Biraz uzun olacak ama artık kusura bakmayacaksın:
Khasi'ler, Dakka'nın kuzeydogusunda, Bengal ile Assam arasındaki daglarda yaşayan iki yüz bin kişilik bir topluluktur. Nüfsun 20 bin kadarı misyonerlik faaliyetleri sonucu Hiristiyan olmuştur, kiliseye devam ederler. Başlıca ugraşları tarımdır, tarımın yanısıra aqvcılık, balıkçılık ve hayvancılık da yaparlar.
Khasi'lerin toplumsal örgütlenmesi, babanın konum ve yetkesini toplumun temeli olarak görmeye alışmış olanları şaşırtacak bir mantık ve kusursuzlukla sürdürülen anaerkil kuruluşlarını hala kotuyan en yetkin örneklerinden birini oluşturmaktadır. Anne yalnız ailenin başkanı, kaynagı tek birleştirici halkası olmakla kalmaz, aynı zamanda en ilkel daglık yöre olan Synteg ülkesinde mülkün biricik sahibidir, kalıt ancak annenin aracılıgı ile aktarılır. Babyla çocuklar rasında hiç bir akrabalık yoktur, çocuklar annelerinin klanına baglıdır. Erkegin kazancı kendi anaerkil soyuna gider, öldügünde de kemikleri annesinin akrabalarının gömütlügüne konulur. Jovai'de erkek karısının evinde ne oturur ne de yemek yer, yalnızca karanlık çöktükten sonra ugrar oraya. Kabile dininin temeli olan ataların ululanmasında yalnızca baş dişi ataya ve onun erkek kardeşine saygı duyulur. Ölülerin anısını süedürebilmek amacıyla, klanı temsil eden kadın adına yassı anıt taşlar konulur, bunların ardınaysa ana yanından erkek akrabaları adına dik taşlar dizilir. Atalara tapımın bu biçimine uygun olarak, ululanan öteki ruhlar arasında erkeklere de rastlanmakla birlikte bunların da çogu kadındır. En sık tapınılan hastalık ve ölüm güçleri de dişidir. Ev halkının iki koruyucusu da tanrıçadır, ama bunların yanısıra klanın ilk babasına da saygı gösterilir. Bütün kurban törenlerini kadınlar yönetir, erkek görevlilereyse onların yardımcılıgını yapmak düşer. Önemli bir devlet olan Kirim'de en yüksek din görevlisi ve devletin başı bir kadındır, din ve yönetim işleri bu kadının elinde toplanır.
Khasi'lerin yaşam merkezi köydür. Evler birbirine çok yakındır; şefin ailesinin evi ile ötekilerin evleri arasında hiç bir ayrım yoktur. Köyün çevresi anıtlar ve klan gömütleriyle doludur. Bir de köy tanrısında adanmış kutsal korular vardır. Agaçlar ölüler tapımına ayrılmış oldugundan bunlara dokunmak yasaktır. Ekilebilir topraklar klanın ortak mülkiyetindedir; rahiplik arazisi rahiplerin geçimi için, krallık arazisi şefin ve ailesinin geçimi için ayrılmıştır. Bir de satın alınarak elde edilmiş olan belli ölçüde özel arazi vardır. Bu, toprakların kadınların malı olması kuralının tek ve aynı zamanda sınırlı kuraldışı yanıdır. Dogu yörelerinde bir toprak parçası satın alan bir erkek onu kullanma hakkına sahiptir, ama öldügü zaman toprak annesine ya da annesinin kız kalıtçısına geçer. Erkek evli olması koşuluyla batıda da aynı hakka sahiptir; dahası topragının bir bölümünü kendi çocuklarına bile bırakabilir, ama evli degilse topragı kendi klanı adına kazanmış sayılır.
Klanların dıştan evlenme kuralına sıkı sıkıya baglı oldukları görülür. Klan içerisinde biriyle evlenmek bir Khasi'nin işleyebilecegi en büyük günahtır. Klanın öteki üyeleri böyle biriyle ilişkiyi anında keserler. Bu suçu işleyen Khasi, aynı zamanda klan gömütlügüne gömülme hakkını da kaybeder.
Klanın bütün üyelerinin geçimini saglayan klan toprakları, en kıdemli materfamilias adına onun annesinin erkek kardeşi tarafından yönetilir. Materfamilias'ın yerine en ufagından başlayarak ablaları geçer, Kız kardeşleri yoksa yerini kızları alır. Bu durumda ev en küçük kıza kalır, büyük kız ise taşınabilir mallarda hak sahibi olur. Materfamilias'ın kızları da yoksa, o zaman mülk kız kardeşlerinin kızlarına, daha sonra annesinin kız kardeşlerine ve onların ana tarafından kız torunlarına kalır.
Bir ölçüde tek eşlilik söz konusudur, kadının aynı anda birden çok kocası olmaz. Ama boşanma son derece kolaydır. Bu yüzden çocuklar babalarının adını bile bilmeyebilirler. Babalarının adını bilmemek çocuklarda kaygı yaratmaz. Annelerinin evinde yetişmişlerdir ve babalarını bilsinler bilmesinler orada kalırlar.
Klan tapımlarından ayrı olan halk dini genellikle rahipler tarafından yönetili; ama bu rahipler üzerinde tuhaf bir sınırlama vardır. Gerçi tanrılar adına hayvan kesme, onlara yiyecek, içecek sunma gibi görevleri yerine getiren rahiptir, ama bu tür görevler yerine getirilirken orada mutlaka bir de rahibe hazır bulunur. Rahip bu rahibenin yardımcısıdır aslında. Rahibenin töreni tek başına yönettigi dönemlerin kalıntısıdır bu.
Şefin erkek oldugu yerlerde, onun yerini, en büyügünden başlayarak erkek kardeşleri, kız kardeşlerinin ogulları, kız kardeşlerinin kızlarının ogulları ve annesinin kız kardeşlerinin ogulları alır. Erkek kalıtçıları yoksa, kalıt hakkı kadınlara, yani şefin kız kardeşlerine, onların kızlarına vs geçer. Gurdon bu incelemeyi yaptıgı sırada Kirim şefi bir kadındı. Bu kadın şef din dışı görevlerini ogluna ya da kız kardeşinin ogluna bırakıyor. Rahipler gibi şeflerin de daha sonraki konumlarına önceleri kadınların yardımcılıgını yaparak eriştikleri ortaya çıkıyor.
Bir başka örnek çinden :
Çin tarihçilerinden ögrendigimiz kadarıyla, İS onuncu yy da kuzey Tibet'te NU-kuo, yani Kadınlar Krallıgı adı verilen son derece örgütlü bir anaerkil düzen vardı. Kraliçenin kocası yönetimde en küçük bir yeri olmayan önemsiz biriydi. Kraliçe tarafından toplanan ve saraylı kadınlardan oluşan bir devlet konseyinin elindeydi yönetim. Bu kadınların buyrukları "kadınların vekilleri" denilen erkek görevlilerce yerine getirilirdi.
Sudan'a da gidelim :
Eşlerine köle oldukları için köle gibi davranan Afrikalı kraliçelerin evlilik törenlerine baktıgımızda, o koşullarda kral ölümünün kadınların kut tören çevriminde sıradan bir olay oldugunu görebiliriz. Daha yakın zamanlara kadar krallarını öldüren Sudan'lı Şilluklar'da prensesler aynı özgürce sevişme hakkına sahiptiler ve eskiden kralı kendi elleriyle bogarak öldürürlerdi.
Bir de eski tarihe bakalım :
İskityalı Agathyrs'lerde diyor Herodotos, kadın herkesindir, böylece herkes birbiriyle kardeş olur ve bu genel akrabalık karşılıklı kıskançlık ve kin duygularını kaldırır.,
Şamlı Nikolaos bir başka İskityalı kabile olan Galaktophag'larda mülkiyetin de kadınların da ortaklaşa oldugunu; kendilerinden büyüklere bab, kendilerinden küçüklere ogul, yaşıtlarına da erkek kardeş dediklerini anlatır.
Eusebios'un anlattıklarına bakılırsa gene İskityalı olan Gelon'lar arasında kadınlar topragı işliyor, evleri yapıyor, bütün işleri çekip çeviriyor ve eş-aldatma suçlamasıyla karşılaşmaksızın canlarının çektigi erkekle yatıyorlardı. Kadınların üretim çalışmasındaki etkinligi cinsel özgürlükleriyle bütünleniyordu.
Erkegin, cinsel iliski de, kendini arac olarak kullanmasi da hem dusunce, hem de davranis olarak beklenemez. Ustelik, burada bir amacta erkeksellik acisindan gudulemez. O yuzden de erkegin kendi cinsinle olan iliski ve yonelimine, yine erkek "yasak" koymus, bu yasagi da, gonullu bir kabule yonelmistir. demişsiniz. Bakalım.
İlk Atina kralı Kekrops'tan önce evlilik diye bir şey yoktu; cinsel ilişki rastgele oldugundan ne çocuklar babalarını tanıyordu, ne de babalar çocuklarını. Çocuklar analarının adını alıyorlardı.
Thukydides , Yunanlılar da bir zamanlar bugünkü barbarlar gibi yaşıyorlardı der. .
Lykya'da diyor Herodotos bir Lykya'lı öbürüne kimlerdensin diye sordugunda, kendi adından sonra anasının adını ve onun soyadını söyler.
güney Nijerya'daki Benin krallıgında ana-kraliçenin kendi maiyetinin bulunmasının yanında kral bütün devlet işlerini ona danışır. Ana-kraliçe ile kızları beraber otururlar. Bu kızlar hiç evlenmezler, ama toplumun her katından istedikleri kadar sevgiliyle gönül eglendirebilirler. Lunda'da ana kraliçe ülkeyi kralla birlikte yönetir. Kral bütün kararlarında ana-kraliçenin onayını almak zorundadır; halkın önüne mutlaka ana kraliçe ile birlikte çıkar. Kralın yoklugunda bütün yetke ana-kraliçededir.
Fildişi Kıyısındaki Abronlar'da bir kraliçenin oglu olan kralın hiç bir yetkisi yoktur. Agona'da, Latuka'da, Ubemba'da ve daha başka yerlerde kral diye bir şey yoktur. Ülkeyi bir kraliçe yönetir; bu kraliçe hiç evlenmez, ama köle gibi kullandıgı sevgilileri vardır
Şimdi bu örnekleri yukarıdaki iletine göre degerlendirebilir misin. Kim kimi kullanıyor. Kim erkek kim kadın, kim erkesel olarak düşünüyor. Erkeklerin kendini kullandırtmamsı bu örneklerde nereye oturtuluyor. Öenkler tarihsel ve son derece açık, istersen fazlalaştırabilirim. Cevabın varsa somut olarak yaz, ama x y lerle cevap vereceksen kendini yorma.
saygılarımla
Evrensel Hocam cürütüyorsunuz:D
sakin degismeyin !
Eşcinsellik hormonal bir şey midir? Erkeklerde testesteron, kadınlarda östrejen (nelerde biliyorum) var. Gay lerde ve lezbiyenlerde tersi bir durum mu söz konusu?
Selamlar.
Sakın, sakın, öyle birşey yok.
Serdar bey benim dalım psikolojidir..Acaba homofobi denilen bir ruhsal rahatsızlıktan haberiniz var mıdır?
Homofobi:
eşcinsellik ve eşcinseller hakkında bir değerlendirme yapmadan çeşitli dogmaların ve önyargıların sonucu olarak olumsuz düşünen ve zararlı olduğu konusunda ısrar eden düşünce.böyle düşünenlere homofobik denir.cinsel yönelimi farklı olan insanların ceazlandırılması, dıslanması hatta öldürülmesi gerektiğini savunurlar.
Daha fazla ayrıntısına girmeyeceğim.Kendiniz araştırabilirsiniz..
Ben kimsenin cezalandırılmasını veya öldürülmesini istemiyorum. Nerde gördün hastalara böyle davranıldığını? Aksine onlar, cinsel enerjilerini bastıramamış, aslında toplumda en sağlıklı, en kıpır kıpır insanlardır diğerlerine göre. Ama insanca yaşayan doğallığını kaybetmemiş bir toplumda geçerli tabii bu.
Serdar bey eşcinselliğin genetik olduğuna dair araştırmalar yapılmıştır ..Ve sonuçlar aşşağıda ki gibidir:
Araştırmalar gösteriyor ki cinsel yönelim, doğumdan önce ya da doğumun ilk haftalarında ortaya çıkıyor. New York’taki Hetrick-Martin Enstitüsü’nün 161 gay üzerinde yaptığı araştırma, eşcinselliğin genetik olma ihtimalinin yüksekliğini de ortaya koyuyor. 161 gay’de tek yumurta ikizi olanların yüzde 52, ayrı yumurta ikizi olanların yüzde 22, normal kardeşlerin ise yüzde 11’inin de eşcinsel olduğu saptanmış. Aynı araştırma lezbiyenler üzerinde yapıldığında da benzer sonuçlar alınmış.
Eşcinsellik birçok insan üzerinde kalıtsal olarak ortaya çıkan bir fenotiptir. Ünlü genbilimci sayın Morgan (ki birçok yeni buluşa imza atmış olup Mendel'den sonra geliştirilen moleküler genetik kuramının neredeyse yarısının oluşumuna katkıda bulunmuş birincil kişidir denebilir) yaptığı gözlem ve deneyler ile eşcinselliğin kalıtsal olduğunu bulmuştur.
Morgan halk arasında meyve sineği denen Drosophila Melanogaster ile çalışmıştır. Bu sineklerde gözlemlediği bir farklılık sonucu bu araştırmayı yapmaya başlamıştır. Erkek sineklerin diğer erkek sineklere kur yaptığı, bunun dışında hiçbir dişi bireyle ilgilenmediği gözlemlenmiş; sonrasında genetik haritaları incelendiğinde (Morgan'ın asıl uzmanlık konusu budur) diğer erkek bireylerden farklı bir kromozom yapısına sahip oldukları görülmüş. Daha sonra genetik biliminin tıbba bu denli çok dahil edilmesi ile psikiyatri ana bilim dallarına bu konu ile başvuran hastalara bunun bir "norm" olduğu konusunda bilgi verilmiş, halk da bu yönde bilgilendirilmeye başlanmıştır...
Sen hala bu saçmalıkların arkasındaki art niyetleri bulamamışsın. ne demek genetik? O zaman onları genlerinde öyle varmış deyip bir başlarına bırakalım. Yahu, insan denen omurgalı hayvanların doğal cinsel eğilimleri iyice oturmuştur. Ne sineğiyle kıyaslıyorsun. Genetik bilimi son elli yılda iyice saçmaladı. İşlerine gelmeyenlere genetik bu deyip çıkıyorlar. Niye? siz uğraşmayın diye, gerçek bilgiyi öğrenmeyin diye. Gerçek sorunlara eğilemeyin diye. Gerçek bilimi insanlara saptırıp duruyorlar. Yurt dışında ve Türkiye'de niye NLP'ye saldırıp duruyorlar.? Bir inceleyin. NLP'de bir psikoloji dalıdır. Günümüzde piskolojinin, psikiyatrinin vardığı en son noktadır. Nurcular, yok bu NLP'nin kökkeninde Freud ve onun takımı vardır ve onlar da ataisttir bilmem nendir diyip kötüleyip duruyorlar. Ne alaka? NLP'nin belli bir gerçekliği ve sağlam yöntemi vardır.
Dünyada neler olup neler bitiyor? Genetik ha! 1950'den önce yazılmış W.Reich'in bir kitabını ve hayat hikayesini, başından geçenleri bir okuyun. Daha o yıllarda, DNA'nın sarmal yapısı bile olduğu bile bilinmiyordu. Reich, psikolojiyi, kişilik bilimini, ruh bilimini nasıl da genetik yapı ile açıklamaya çalışanların türediğini ve onlarla savaş verdiğini anlatır. Daha o zamanlarda gen diye birşey yoktur. Genetik hakkında hiç bir şey bilinmiyordu. ne görüntüleme cihazı vardı, ne bilmem ne cihazı. Reich daha o zamanlarda görmüştü, körü körüne bu genetik açıklamaların saçmalıklarını ve bağnazlıklarını, pikolojiye dayandırılma çalışmalarını. Anlayacağın daha genetik bile yok denebilecek(ancak mendel genetiği vardı, gen yoktu) bir çağda, bu tür genetikçi açıklama eğilimleri ve hevesleri daha o zamanlarda vardır. Fakat Reich ne hikmetse, bazı insanların genetik bu diyip üzerine gitmeyi bıraktıları hastaları, tedavi edebilecek terapi yöntemini de geliştirmiştir. Ve başarılı da olmuştur. Nerde kaldı genetik?
Kaldı ki gen kavramları içinde bulunduğumuz son 6-7 yıl içerinde bir çöküşün eşiğine gelmiştir. Dünyada genetik hevesi artık yerine yeni arayışlara bırakmıştır. Tabi, Türkiye'de hala heveslileri bol. Bu konu hakkında da bilgin yoksa boşuna girmeyelim bu konuya.
Saygideger dilaver;
Dusunce ve davranisin karakteri, erkeksel oldugu icin; ayrica, aile mevhumunun ve aile reisi mentalitesinin korunup kollanabilmesi icin ve de escinsel iliskinin uretime bir katkisi olmadigi icin, bu dogal cinsi yonelim-ki hayvanlarda da vardir-ahlak, terbiye, ayip v.s. terimlerle, insanogluna sunulmus ve bu dogal iliski yonelimi-baska cogu seyde oldugu gibi-bir antidogallik olarak gosterilmeye calisilmistir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Doğal cinsel etkinliğin adam gibi yaşandığı toplumlarda, örneğin eldeğmemiş, yapı değiştirmemiş adalarda ve toplumlarda felan bu tür eşcinsel eğilimler görülmemekte. fakat zorba, ataerkil, toplumlarda bunlar görülebilmektedir. Ayrıca doğal cinsel etkinliğin adam gibi yaşandığı toplumlarda, sinir ve ruh hastalıklarının da görülme oranı neredeyse yok denebilecek kadar az.
Yapılan bazı deneylerde hayvalarda da doğal cinsel etkinliğin kösteklendiği vakit
, sapık avranışlar, eşcinsel eğilimler ve çeşitli, sinirsel ve bedensel hastalıklar boygöstermekte.
Yani burada eşeysiz üremeyi andıracak birşey yok. (Bu cevabım da preach'a).
öncelikle eşcinselliği lezbiyenliği sapıklıkla beraber tutmanız hastalık olarak berbatlık olarak görmeniz sizin bu konularda bilgi sahibi olmadığınızı göstermektedir bu davranıç bilimleri hem cinsi,ne ilgi duyma şekilleri karşı cins kadar normaldir ve sayıları azımsanamayacak kadar çoktur çoğu doğuştan gelmekte ve ergenlık döneminde kendini göstermektedir...
Cinselllik ve cinsel eğilim denen şey, ergenlik çağına gelince tak diye gökten zembille inmez, bebeklikten itibaren yavaş yavaş gelişir.
Eşcinselliğin ergenlikten sonra ortaya çıkması da onun sonradan dış etkenler tarafından kazanılmış bir alışkanlış olduğunu göstermektedir. Çocukluktaki karşı cinse karşı duyduğu ilgiden dolayı bulunduğu davranışların engellenmesine, ket vurulmasına dayanır. Ergenlilk çağına gelindiğinde ise bu ilgi bilinç altına itilmiştir. O çağda yükselen cinsel enerji ile ket vurma sürdükçe yavaş yavaş, daha da yakınında bulunan kendi cinsine döner ilgi..
1-2 yaşındaki bebekte, 4-5 yaşındaki çocukta ve 6-7 yaşındaki çocukta da cinsel içgüdü ve eğilim vardır. Bu eğilimler doğaldır, karşı cinse dönüktür. fakat, üretken değildir. Cinsel organ girişi de yoktur. Sadece birbiriyle kucaklaşma, yakınlaşma eğilimi olarak kendini gösterir. Bu eğilim yetişkinlik dönemine dek, cinsel organların gelişmesine dek kendini geliştirir, enerjisini yükseltir.Bunlar tak diye olmaz, adım adım olur.
evrensel-insan
12-09-2008, 12:42
Saygideger dilaver;
Birincisi, bu sefer izledigin yontem, beni ziyadesiyle, memnun etti. Cunku, nerdeyse, sirf senin "karsi cikmak" icin, benim dediklerime karsi ciktigina karar verecektim. En azindan, tarihi ornekler vererek, benim yazdiklarimi algilamaya calismissin.
Birincisi, senin tum bu verdigin ornekler, anaerkil toplumuna dayaniyor.Daha oncede soyledigim gibi, erkek once kadini "yuceltmis", kutsallastirmis, onu kendisini dunyaya getiren olarak gormus. Ne zamana kadar, kadinin "gucsuzlugunu", dogum esnasinda, uretimden geri kalisini, avlanma konusunda erkekten ustun olmadigini, ve kabileyi veya toplumu koruyanin kendi oldugunu, v.s. Yani, kisaca, kadinin kutsal bir varlik olabilecek duzeyde olmadigini algilayana kadar.
Butun bunlar algilandiktan sonra da, ilk koleler kadinlar olmustur. Ayrica, daha once dedigim gibi, kadinin kutsalliginin sona ermesi, erkegi yeni bir kutsallik arayisina surmus, ve kadinlar, erkegin bir kullanim araci haline gelmislerdir.
Bu erkeksellik temelinin, bu duzeyde, anaerkil toplumlarda ortaya cikmamasi normaldir. Ama sonunda, erkegin gorevlerini kadin uslenmistir. Zaten, anaerkil toplum, bir yandan da, kadinin uslendigi gorevleri yerine getirememesi yuzunden, erkini ataya birakmistir. ERK, KAVRAMI BILE ERKEKSELDIR.
Konumuza donersek, benim bu konuda yaptigim aciklamalar daha cok ataerkil toplumlarla birlikte, gun yuzune cikmistir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
12-09-2008, 14:51
Saygideger dilaver;
Karekter, bir gorunus, ozne, nesne, obje ve subje degil; bir oz, tabiat nitelik ve sifattir.Soyle ornek verebilirim. "Komunist dilaver" dedigimizde, buradaki, komunist kelimesi, bir sifattir ve ismi niteler. Yani, dilaver'i. dilaver'in karekteri, tabiatini belirliyendir. Yani, komunistlik, dilaverin tabiati, karakteri, ozu, niteligi demektir-umarim-:)
Buradaki, erkeksellikte, seyin; niteligi, ozu, karakteri, tabiati ve sifati konumundadir.Umarim, biraz daha konu aydinliga kavusmustur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger dilaver;
Birincisi, senin tum bu verdigin ornekler, anaerkil toplumuna dayaniyor.Daha oncede soyledigim gibi, erkek once kadini "yuceltmis", kutsallastirmis, onu kendisini dunyaya getiren olarak gormus. Ne zamana kadar, kadinin "gucsuzlugunu", dogum esnasinda, uretimden geri kalisini, avlanma konusunda erkekten ustun olmadigini, ve kabileyi veya toplumu koruyanin kendi oldugunu, v.s. Yani, kisaca, kadinin kutsal bir varlik olabilecek duzeyde olmadigini algilayana kadar.
Butun bunlar algilandiktan sonra da, ilk koleler kadinlar olmustur. Ayrica, daha once dedigim gibi, kadinin kutsalliginin sona ermesi, erkegi yeni bir kutsallik arayisina surmus, ve kadinlar, erkegin bir kullanim araci haline gelmislerdir.
Bu erkeksellik temelinin, bu duzeyde, anaerkil toplumlarda ortaya cikmamasi normaldir. Ama sonunda, erkegin gorevlerini kadin uslenmistir. Zaten, anaerkil toplum, bir yandan da, kadinin uslendigi gorevleri yerine getirememesi yuzunden, erkini ataya birakmistir. ERK, KAVRAMI BILE ERKEKSELDIR.
Konumuza donersek, benim bu konuda yaptigim aciklamalar daha cok ataerkil toplumlarla birlikte, gun yuzune cikmistir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Benim insanların köleleştirilmesi başlangıcının, avcılık ve toplayıcılıktan, tarımcılığa geçişte başladığına dair düşüncelerim ve sezgilerim var. Bir çok kaynakta dünya genelinde tarımın başlangıcı olarak m.ö 8000-10000 tarihi gösterilmekte. Bu tarih genel bir ortalama. Elbette, bazıyerlerde 12000 yıl önce bazı yerlerde de 6000 yıl önce dolaylarında olmuş olabilir.
Aslında biraz daha dikkatli incelersek, atarerkil toplumun yavaş yavaş türeyiş tarihi ile de çakışmakta.
Tarım aslında mülkiyet demek, emek demektir. Besine ulaşma çabası demek. Aslında bütün canlıları çekip çeviren evrimin temeli de bu besine ulaşma çabası değil midir. Bir ördeğin ayaklarının peltekliğinden tutun da, ayının pençesinin şekillenmesine kadar herşey bu amaç için değişime uğramıştır. Aynı şekilde bitkiler de köklerini metrelerce derine uzatmış susuzluktan.
Toplumsal evrim de böyledir. İnsan yaşamında o tarihlerde emek ve çalışma boy gösterince(bence bu ruhsal açıdan mülkiyet duygusundan daha önemli), insan ilişkileri de değişmiş. Zorbalık, hükmetme ve efendilik boy göstermiş. İnsanlar birbirlerini köle yapmaya çalışmışlar. Belli bir besin ve geçim sıkıntısından dolayı insanlar arasında organlaşma, örgütleşme boy boygöstermiş. Toplumsal kurumlar ve sınıflar ortaya çıkmış. Üreme şekilleri değişmiş, sınırlanmış. Örneğin tek hücreli bir e-koli bakterisi 20 dk'da bir bölünürken(çoğalırken), büyük bir organlaşmış, örgütlenmiş yapılara sahip bir fil, 540 günde bir yavru doğurur.
Benzer şekilde toplumda da evlilik kurumu belirmiş. Başka türlü cihsel ahlak ve engellemeler belirmiştir. Daha sonra bu cinsel ahlak ve sınırlamalar, din denen yapının içine yerleşmiştir. Aslında cinsel ahlakın dinlerin doğmasında, büyük rolü vardır. Cinsel engelleme, ruhsal ve bedensel olarak insanı, dini duygularla yükler, aynı şekilde yıkıcılık ve savaş duygularıyla da yükler. Zaten din adına da büyük savaşlar yapılmış, canlar kıyılmıştırya. Tabi insanlar o zamanlar da bu ikisi arasındaki bağı bilmiyorlardı. Fakat aslında zorba din ve cinsel yasak eş zamanlı olarak ortaya çıkmıştır. Ve ikisi arasında büyük bir bağ vardır.
İşte eşcinselliğin ilk kez boygösytermeye başladığı tarih de budur. Aynı şekilde çeşitli sinir ve ruhsal-bedensel hastalıklar, sapık davranışlar, vs de kendini göstermiştir eş zamanlı olarak. Bundan öncesi yoktur. Elbette insanı bu şekilde benzer durumlara iten koşullarda da daha önceleri tek tük belirmiştir. Fakat biz milyonda birlik bir hisseden bahsetmiyoruz.
Demek ki eşcinselliği yok edecek olan da, temelin de ekonomik yapının olduğu köklü değişim, toplumal ilişkilerin yarattığı yeni ortam ve yeni yaşam biçimleri olacaktır.
İşte bu erkeksellik kavramının, canlıyı ve canlılar toplumunu örgütleştirip, organlaştırken, bu organ ve örgütlerin birliğini sağlamada, onları yeni görevlerine zorlamada boygösteren yeni bir canlı güçtür, enerjidir.
Bu enerji yoktan varolmadı. canlının ve toplumun tek hücreliyken veya örgenleşmemişkenki yaşam şeklinde, üremede ve hayatta kalmada kullandığı enerjinin, yeni durum ve koşulllarda değişmesiyle, yön değiştirmesiyle oluşmuştur bu erkeksellik kavramı.
Saygideger arkadaslar;
Preach arkadasimizin, aciklamasina katki olarak; fobi kelimesini aciklamak istiyorum. Originali phobia, yani korku demektir. Buradaki, homophobia; escinsel bir iliskiden, korkmak anlamina da gelir.
Kisinin kendisi, boyle bir iliskiden korktugu icin; bu iliski cesidinin de, korkulmasi gereken bir iliski cesidi oldugunu dusunerekten, mantik yerine; baska gerekcelerle karsi cikar. Ayrica, bu karsi cikis; toplumun alisilagelmis deger yargilariyla da paraleldir.
Bu korkunun, ya da her korkunun temelide, korkulan konudan kacmak, onu ogrenmek ve algilamak yerine, ona karsi cephe almaktan gecer. Ama, bilindigi gibi; korkunun ecele faydasi yoktur ki, korkulan herhangibir konuya olsun.
Korku felsefesinin temelide, teslimiyet zihniyeti tasiyan, ayrimci temelli ve farkin farkina varamayan, dini mentalitenin urunudur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sn.Serdar ın alınma ihtimalin göz önüne alarak açıkça yazamamış ve kendisinin araştırmasını tavsiye etmiştim..Tüm açıklığıyla yazdığınız için teşekkürler Sn.Evrensel...
evrensel-insan
12-09-2008, 15:44
Saygideger serdar;
Insanoglu, ilk yasam ve iliski tecrubesini, hayvandan ogrenmis ve bunu sosyallestirerek ve kavramlastirarak, kendi dogal dusunce ve davranisina adapte etmistir.Erkeksellik karakterinin de, erk, ustunluk, ayrim, bencillik, ego, cikar, guc v.s. temelli, bu yapisi da; hayvandan elde edinilen tecrubenin kavramlastirilmasinin bir sonucudur.
Demek ki eşcinselliği yok edecek olan da, temelin de ekonomik yapının olduğu köklü değişim, toplumal ilişkilerin yarattığı yeni ortam ve yeni yaşam biçimleri olacaktır. -serdar
Yalniz, yukaridan senden yaptigim alintida, senin hala, bu konuya fobisel yanasimini seziyorum. Bilmem, yaniliyormuyum?
Sen hala bu saçmalıkların arkasındaki art niyetleri bulamamışsın. ne demek genetik? O zaman onları genlerinde öyle varmış deyip bir başlarına bırakalım. Yahu, insan denen omurgalı hayvanların doğal cinsel eğilimleri iyice oturmuştur. Ne sineğiyle kıyaslıyorsun. Genetik bilimi son elli yılda iyice saçmaladı. İşlerine gelmeyenlere genetik bu deyip çıkıyorlar. Niye? siz uğraşmayın diye, gerçek bilgiyi öğrenmeyin diye. Gerçek sorunlara eğilemeyin diye. Gerçek bilimi insanlara saptırıp duruyorlar. Yurt dışında ve Türkiye'de niye NLP'ye saldırıp duruyorlar.? Bir inceleyin. NLP'de bir psikoloji dalıdır. Günümüzde piskolojinin, psikiyatrinin vardığı en son noktadır. Nurcular, yok bu NLP'nin kökkeninde Freud ve onun takımı vardır ve onlar da ataisttir bilmem nendir diyip kötüleyip duruyorlar. Ne alaka? NLP'nin belli bir gerçekliği ve sağlam yöntemi vardır.
Dünyada neler olup neler bitiyor? Genetik ha! 1950'den önce yazılmış W.Reich'in bir kitabını ve hayat hikayesini, başından geçenleri bir okuyun. Daha o yıllarda, DNA'nın sarmal yapısı bile olduğu bile bilinmiyordu. Reich, psikolojiyi, kişilik bilimini, ruh bilimini nasıl da genetik yapı ile açıklamaya çalışanların türediğini ve onlarla savaş verdiğini anlatır. Daha o zamanlarda gen diye birşey yoktur. Genetik hakkında hiç bir şey bilinmiyordu. ne görüntüleme cihazı vardı, ne bilmem ne cihazı. Reich daha o zamanlarda görmüştü, körü körüne bu genetik açıklamaların saçmalıklarını ve bağnazlıklarını, pikolojiye dayandırılma çalışmalarını. Anlayacağın daha genetik bile yok denebilecek(ancak mendel genetiği vardı, gen yoktu) bir çağda, bu tür genetikçi açıklama eğilimleri ve hevesleri daha o zamanlarda vardır. Fakat Reich ne hikmetse, bazı insanların genetik bu diyip üzerine gitmeyi bıraktıları hastaları, tedavi edebilecek terapi yöntemini de geliştirmiştir. Ve başarılı da olmuştur. Nerde kaldı genetik?
Kaldı ki gen kavramları içinde bulunduğumuz son 6-7 yıl içerinde bir çöküşün eşiğine gelmiştir. Dünyada genetik hevesi artık yerine yeni arayışlara bırakmıştır. Tabi, Türkiye'de hala heveslileri bol. Bu konu hakkında da bilgin yoksa boşuna girmeyelim bu konuya.
Bilip bilmediğiniz her konuda ukalalık taslıyorsunuz..Yanlış bilgilerinizle ne haliniz varsa görünüz..Benden bu kadar..
E tamam, sizin dediğiniz gibi olsun.
kör_saatçi
12-09-2008, 20:34
Eşcinselliğin ergenlikten sonra ortaya çıkması da onun sonradan dış etkenler tarafından kazanılmış bir alışkanlış olduğunu göstermektedir. Çocukluktaki karşı cinse karşı duyduğu ilgiden dolayı bulunduğu davranışların engellenmesine, ket vurulmasına dayanır. Ergenlilk çağına gelindiğinde ise bu ilgi bilinç altına itilmiştir. O çağda yükselen cinsel enerji ile ket vurma sürdükçe yavaş yavaş, daha da yakınında bulunan kendi cinsine döner ilgi..
Bu, ergenlikte ortaya çıkan bir durum değildir. Sadece idrak kapasitesi artan birey, kimliğinin farkında varır ergenlikte. Aynı birey 5 yaşındayken de eşcinsel eğilimleri gösteriyordur. Bu yüzden argümanınız yersiz.
Dış etkenler gibi muğlak tanımlar ise sadece spekülasyondan ibarettir. Gerçeklerle bağıntısı yoktur.
Bastırma yöntemi ile kendi cinsine (bu ne demekse?) dönmeyi başarmış bir eşcinsel bireye dair bana tıbbi olarak kanıtlanmış tek bir örnek vermenizi istiyorum.
Tabii ki kendi eşcinselliğini yok sayıp bunun neticesinde homofobik bir karakter geliştiren ve heteroseksüel taklidi yapmaya devam edenleri hariç tutarak...
allah acısın size diyorum. Eş cinselliği çıkardınız gayet doğal birşeymiş gibi ortaya koyudunuz. tuttunuz ilkel canlıların eşeysiz üreme eğilimlerine benzettiniz, taa evrimi ilerlemiş omurgasız bir hayvan olan insanı. Tuttunuz, çökmekte olan genetik bilimine sarıldınız. Genleri böyleymiş dediniz. böyle yaparak büyük bir sorumluluktan kaçtınız aslında. Ben de buna sorumluluk fobisi diyorum. latince söyeyeyim de artistik bilimsel olsun: "phobia-responsibility".Hah, nasıl oldu? Yakıştı ama. Göğsüm kabardı be. Ben neymişim be!
Çocukların 5 yaşında eşcinsel eğilim gösterdiğini söyleyen "kör-saatçi", ağzım bir karış açık kaldı. Artık kendi çocuğunda böyle eğilimleri gördüğünde, eh genlerinde vardı, dersin.
NE YAPIYORSUNUZ SİZ YA? Ne normali, ne doğalı. Hiç tavuk varken horozun horozun üstüne çıktığını gördüğünüz mü? Boğalar seviştiğini gördüğünüz mü hiç? Ama drosophila-melanogaster sineğini bir insanla kıyasladınız. Helal olsun size.
Ben burada eşcinsellerin üzerine gidin, onları boğun, öldürün demiyorum. Sorun daha temelde diyorum. Toplumsal bir sorunla karşı karşıyayız.
E, dünyada ezilmiş toplumları savunan insanların adı terörist oldu ya, doğayı, doğacı yaşamı savunan insanın adı ukalalık, kaçıklık olur. E, doğaldır yani!
kör_saatçi
12-09-2008, 21:18
Ajitasyonu bırakalım.
Vurgulanı anlamak yerine kulağımızı tersten tutmayalım. Sizin ergenlikte etki altında ortaya çıkıyor postülanıza karşılık olarak, 5 yaşında çocuk da eşcinsel eğilim gösterir derken bunun doğuştan geldiğini söylüyorum.
Çocuğum eşcinsel olsa idi kimliğiyle barışık olmasını isterdim.
Onu sizin gibi "hastalıklı" sınıfına addetmezdim.
Sırf toplum kabul etmiyor diye onun ruhunun dikenli bir kafese hapsedilmesine müsade etmezdim.
Benim için "normal"in ölçüsü değişken, izafi gelenekler ve tabular sonucu kafalarımıza dikte edilmiş öğretiler değildir.
Sizin kadar doğadan ve doğanın gerçeklerinden korkmuyorum. Onu önyargısız, at gözlüksüz kabul ediyorum ve bunu yaşamın binlerce renginden biri olarak görüyorum.
Olayı Ali Baba'nın çiftliğine düşürecek kadar dejenere etseniz de evet, ERKEK boğa, ERKEK boğanın üstüne çıkabiliyor. Hatta birçok hayvan yapıyor. Ben kendi gözümle görmedim.
Madem horozların cinsi münasebetlerini kadının yeri erkektir diye Kadir İnanır boyutlarına indirecek kadar konuyla ilgilisiniz, bu durumu görenler eşcinsel davranış gösteren "şu ana kadar" tespit edilen 1500 türden bir kısmının listesini şöyle çıkarmış:
Memeliler:
* African Elephant[16]
* Brown Bear[17]
* Brown Rat[18]
* Buffalo[19]
* Caribou[20]
* Cat (domestic)[21]
* Cheetah[22]
* Common Dolphin[23]
* Common Marmoset[24]
* Common Raccoon[25]
* Dog (domestic)[26]
* European Bison[27]
* Human (İnsan, biz!)
Balıklar:
* Amazon molly[33]
* Blackstripe topminnow[34]
* Bluegill Sunfish[35]
* Char[36]
* Grayling[32]
* European Bitterling[37]
* Green swordtail[38]
* Guiana leaffish[39]
* Houting Whitefish[40]
* Jewel Fish[41]
* Least Darter (Microperca punctulata)[42]
* Mouthbreeding Fish sp.[43]
* Salmon spp.[44]
* Southern platyfish[45]
* Ten-spined stickleback[46]
* Three-spined stickleback[46]
Omurgalılar:
* Anole sp.[47]
* Appalachian Woodland Salamander[48]
* Bearded Dragon[49]
* Black-spotted Frog[50]
* Broad-headed Skink[51]
* Checkered Whiptail Lizard[49]
* Chihuahuan Spotted Whiptail Lizard[49]
* Common Ameiva[49]
* Common Garter Snake[52]
* Cuban Green Anole[47]
* Desert Grassland Whiptail Lizard[49]
* Desert Tortoise[53]
* Fence Lizard[49]
* Five-lined Skink[51]
* Gopher (Pine) Snake[54]
* Green Anole[47]
* Inagua Curlytail Lizard[49]
* Jamaican Giant Anole[47]
* Laredo Striped Whiptail Lizard[49]
* Largehead Anole[47]
* Mountain Dusky Salamander[48]
* Mourning Gecko[55]
* Plateau Striped Whiptail Lizard[49]
* Red Diamond Rattlesnake[56]
* Red-tailed Skink[51]
* Side-blotched Lizard[49]
* Speckled Rattlesnake[57]
* Tengger Desert Toad[58]
* Water Moccasin[59]
* Western rattlesnake (Crotalus viridis)[60]
* Western Banded Gecko[55]
* Whiptail Lizard spp.[49]
* Wood Turtle[61]
Böcekler:
* Acanthocephalan Worms[62]
* Alfalfa Weevil[63]
* Australian Parasitic Wasp sp.[64]
* Bean weevil sp.[65]
* Bedbug and other Bug spp.[66][67]
* Blister Beetle spp.[68]
* Blood-flukes (Schistosoma)[69]
* Blowfly[70]
* Box Crab[71]
* Broadwinged Damselfly sp.[72]
* Cabbage (Small) White (Butterfly)[73]
* Checkerspot Butterfly[73]
* Clubtail Dragonfly spp.[74]
* Cockroach spp.[75]
* Common Skimmer Dragonfly spp.[74]
* Creeping Water Bug sp.[76]
* Cutworm[77]
* Digger Bee[78]
* Dragonfly spp.[74]
* Eastern Giant Ichneumon (wasp)[64]
* Eucalyptus Longhorned Borer[79]
* Field Cricket sp.[80]
* Fruit Fly spp.[81]
* Glasswing Butterfly[73]
* Grape Berry Moth[82]
* Grape Borer[79]
* Green Lacewing[83]
* Harvest Spider sp.[84]
* Hawaiian Orb-Weaver (spider)[84]
* Hen Flea[85]
* House Fly[86]
* Ichneumon wasp sp.[64]
* Incirrate Octopus spp.[71]
* Japanese Scarab Beetle[87]
* Jumping spider sp.[84]
* Larch Bud Moth[82]
* Large Milkweed Bug[88]
* Large White (Pieris brassicae)[89]
* Long-legged Fly spp.[90]
* Mazarine Blue[91]
* Mediterranean Fruit Fly[81]
* Mexican White[92]
* Midge sp.[90]
* Migratory locust[93]
* Mite sp.[90]
* Monarch Butterfly[73]
* Narrow-winged Damselfly spp.[72]
* Parsnip Leaf Miner[90]
* Pomace Fly[90]
* Prea[94]
* Queen Butterfly[73]
* Red Ant sp.[90]
* Red Flour Beetle[95]
* Reindeer Warble Fly[90]
* Rosechafer[90]
* Rove Beetle spp.[96]
* Scarab Beetle (Melolonthine)[97]
* Screwworm Fly[90]
* Silkworm Moth[82]
* Sociable Weaver[90]
* Southeastern Blueberry Bee[78]
* Southern Green Stink Bug[98]
* Southern Masked Chafer[90]
* Southern One-Year Canegrub[90]
* Spreadwinged Damselfly spp.[72]
* Spruce Budworm Moth[82]
* Stable Fly sp.[90]
* Stag Beetle spp.[99]
* Tsetse Fly[90]
* Water Boatman Bug[100]
* Water Strider spp.[101]
http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_animals_displaying_homosexual_behavior
sn.Kör saatçi Serdar bey'i bilimsel örneklerle bilgilendirerek ikna çabanız sonuçsuz kalacaktır..
Bi soru sordum, bekliyorum, bi zahmet cevap verin arkadaşlar, valla bilmiyorum? Hormonların eşcinsellikte belirleyiciliği var mıdır? İşte bu konuda biraz bir şeyler anlatın, ben maddeciyim, kimyasal bir şey olmadan inanmam.
Selamlar.
evrensel-insan
13-09-2008, 03:08
Saygideger vgm;
Dogru mu, bilmiyorum ama; oran %51 ve %49. %51 ne olursa, fiziksel cinsellik onunla olusuyor. Yani ya erkek, ya da disi.
%50 ser oldumu, iste ozaman esitlik doguyor. Ben, boyle biliyorum. Yalnis bilgi verdiysem, diger yazarlar duzeltir herhalde, o zaman senden de ozur dilerim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
serdar bey gidiniz biraz bu konuda ihtisas yapmış prof. larla konuşunuz lütfen size anlatmakla olmuyor çocuklukta başlayan cinsellik dışa vurulmaz anlamsızdır ancak 7 yaşlarında görülmeye başlar ama bu cinselliği siz nasıl anlıyorsunuz bilemem 10 yaşında çocuk hareketleri ergenlıkte olmasada cinsel farkı ayırd eder ve düşüncesinde gelişir bu konuda freud a bakabilirsiniz...
12 yaşında eşcinsellik belirtisi gösteren çok insan vardır parmaklarına annesinin ojesini süren ablasının bebeğiyle oynayan ve gizlice kadın takıları takma davranışı bu yaşlarda görüşlmektedir kızlar içinde aynı şey geçerli...
Bi soru sordum, bekliyorum, bi zahmet cevap verin arkadaşlar, valla bilmiyorum? Hormonların eşcinsellikte belirleyiciliği var mıdır? İşte bu konuda biraz bir şeyler anlatın, ben maddeciyim, kimyasal bir şey olmadan inanmam.
Selamlar.
Hayır Sn.vgm bu günkü araştırmalar heteroseksüellerle homoseksüellerin hormonal karşılaştırmalarında anlamlı farklar bulamamışlar..Ama hormonlar herşey değildir..
Eşcinselliği fenotip olarak niteliyor bilim adamları.Fenotipte ortaya çıkan etkiyi yaratan faktörlerden bazıları sinyal proteinleri, reseptör çeşitleri,hücre içi proteinler,hormonlar olabiliyor...Genler fenotipe yalnızca hormonlar aracılığıyla yansımıyorlarmış...Hatta bazen hormonlar işe karışmadan da işlev görebiliyorlarmış..
saygılar
Silverhand
13-09-2008, 04:01
Ben Serdar arkadaşın yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Yazılarında bir nefret var ama bu nefret eşcinsellere karşı değil. Sisteme karşı. Yer yer haklı olduğu konular da yok değil. W. Reich eşcinselliğin bir numaralı kaynağının toplumsal düzen olduğunu dile getiriyor. Mesela Reich'ın "Cinsel Ahlakın Boy Göstermesi" kitabında ilginç şeyler var Trobriand takımadalarında psikolojik hastalıklar ve eşcinsellik kiliseden sonra görülmüş. İnsanlar daha küçük yaşlarda karşı cinsi tanıyor sevişiyorken kilise bir dizi yasak koymuş. Misyonerlik faaliyetinin daha erken başladığı bir adada kadınların evlerine saklandığı insanların çok sinirli olduğunu da yazıyor. Bu kitap zevkle okumacak kadar güzel. O konuda kesin bir şey söylemek güç doğuştan gelen de olabilir ama çevrenin etkisi bence daha büyük. Tacizci rahipler yüzünden iflas eden kiliselerle ilgili topic bile var bu sitede. Sonra Afganistan'da kadın dansöz oynatmak haram diye "beçe" oynatanlar. Çevrenin ve toplumsal baskıların etkisini de göz önüne almak gerek. Son olarak da şunu diyeyim eşcinsellik doğuştan da gelse sonradan da olsa suç değildir asla da olamaz. Hiçbir insan cinsel tercihi yüzünden ayıplanıp aşağılanamaz. Bunun doğuştan olup olmaması ya da ne kadar doğuştan ne kadar sonradan olması ayrı mesele insanları eşcinsel oldukları için yargılamaya kalkmak ayrı mesele.
kör_saatçi
13-09-2008, 11:22
Eşcinselliğin hormonlarla ilişkisi tabii ki yoktur (transeksüelik gibi durumları hariç tutarsak... Kaldı ki son araştırmalar transeksüelliğin de gen kaynaklı olduğuna işaret ediyor: http://h2.haberturk.com/01Detay.aspx?ID=10592&Kat=5&dt=2008/07/30). Olsaydı hepsi birer hormon iğnesi basıp heteroseksüaliteye geçiş yapabilirlerdi. (Ya da devlet bunu pekala yaptırabilirdi. Temiz insanlar, temiz toplum...)
Erkek eşcinsellerin sakalları çıkmıyor ya da saçları dökülmüyor mu? Kadın eşcinsellerin göğüsleri yok mu?
Eşcinselliğin hala bir şeylere tepki olarak addedilme çabaları olduğunu görüyoruz. Herhalde bu forumdaki bazı üyeler cinsellik denen kavramın bıçak gibi ortadan ikiye ERKEK-KADIN diye bölündüğü zannına kapılıyorlar. Ancak düalist kökenden gelen geleneklerin bizde yarattığı bir yanılgıdır bu. Doğaya dönüp baktığımızda böylesi bir seksizmin yeralmadığını görmemiz, bunun sadece kafamızda yarattığımız enlem-boylamlar olduğunu gösteriyor.
Yanılgıların birçoğu eşcinselliğin modern çağın bir hastalığı olduğu, Batı toplumunun yaydığı bir sapkınlık olduğu gibi söylemler üzerinde birleşiyor. Çok fazla geriye gitmeden Osmanlı toplumuna baktığımızda eşcinsellerin toplum içinde varolduğunu, hatta bu durumun teşvik edildiğini görüyoruz. Örneğin dönemin meşhur Bahname'lerinden birinde "yazın avradlara, kışın oğlanlara" meyledin diye tavsiyelerde bulunulmuştur. Hamam oğlanı denen kavramı duymuşsunuzdur. Bizde dansöz de var çengi de...
Tepki olarak doğar argümanı bir postüladır, çünkü komün yaşamın sürdüğü antik toplumlarda da eşcinsel bireyler olduğuna dair veriler vardır. Yönetici sınıftan da eşcinsellerin çıkabildiğini bildiğimize göre, böyle bir şeyin tepki olarak doğması mümkün değildir.
Tepkiyse ancak eşcinsellerin sistemli olarak cezalandırılmasına, yokedilmesine karşı olabilir. Bu nedenle Oscar Wilde'ın metinlerini okumak yararlı olabilir.
Gelenekler izafi dedik.
Bizde homoseksüelleri alnından kurşunlamak ya da üzerine araba sürmek adeti varsa da Hindistan'daki bir inanışa göre travestiler kutsal sayılmakta ve yeni doğan bebekler bu ritiüele -şu an adını hatırlamıyorum- hizmet eden travestiler tarafından kutsanmaktadır.
Yaratılan kafa karışıklığı toplumun seksist tabular içinde sıkışmış olmasından kaynaklanmaktadır. Eşcinselliğin fallik değil, beyinsel bir durum olabileceğini göz önünde bulundurmuyoruz. Önümüzdeki et parçasına bakarak, hemen etiketi yapıştırıyoruz.
Oktay sinanoğlu, "central dogma" olarak isimlendirilen 50 yıllık bir yanlışı anlatıyor:
İlgili kısmı süre olarak 01:12:00'dan itibaren dinleyebilirsin:
http://video.google.com/videoplay?docid=-4491804874282242657&ei=33zLSLPPNI7EiALPjdW5Ag&q=G%C3%BCrkan+Hac%C4%B1r+ile+%C5%9Eimdiki+Zaman+-+09.12.2007+%7C+Prof.+Dr.+Oktay+Sinano%C4%9Flu+g%C 3%B6r%C3%BCn%C3%BC%C5%9F+aldat%C4%B1c%C4%B1d%C4%B1 r
İsteyenlere bu konuda daha ayrıntılı bilgi veren, "Yeni Bilim Ufukları 1" isimli kitabının moleküler biyoloji ile ilgili kısmının tamamını yükledim. Bu kısmı bir aralar internette bulmuştum. Daha sonra çıkardığı kitapta yer alınca bu kısım, internet ortamında bulunmaz, rastlanmaz oldu bu yazı. Ama ben çoktan kendi bilgisayarıma kaydetmiştim:
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6148
Teşekkürler ben hormonal rahatsızlık diye biliyordum ve eşcinselliği hastalık olarak görüyordum.
Selamlar.
Ya arkadaş, yok din geni bulundu, yok ölümsüzlüğün geni bulundu da insanlar artık ölümsüzleşecek, yok lezbiyenlik geni bulundu, yok zenginliğin-fakirliğin geni bulundu da insanın zenginliğini fakirliğini o gen belirliyor, yok şizofren geni bulundu, yok cennet-cehennen geni bulundu, yok yosmalık geni bulundu(ne yapsın onla bunla yatıyor, e, genlerinde var), yok bilim adamları zekat geni buldular...
Ya kardeşim daha ne kadar dinleyecez bunları, hergün gazetelerde, televizyonlarda bunlarla ilgili boyboy haberler gösteriyorlar. Hiç birinin bilimle alakası yok. Sırf halkın beynini bulandırmak, düşünme adabından yeteneğinden mahrum bırakmak için. Başka da birşey değil.
Ya arkadaş, yok din geni bulundu, yok ölümsüzlüğün geni bulundu da insanlar artık ölümsüzleşecek, yok lezbiyenlik geni bulundu, yok zenginliğin-fakirliğin geni bulundu da insanın zenginliğini fakirliğini o gen belirliyor, yok şizofren geni bulundu, yok cennet-cehennen geni bulundu, yok yosmalık geni bulundu(ne yapsın onla bunla yatıyor, e, genlerinde var), yok bilim adamları zekat geni buldular...
Ya kardeşim daha ne kadar dinleyecez bunları, hergün gazetelerde, televizyonlarda bunlarla ilgili boyboy haberler gösteriyorlar. Hiç birinin bilimle alakası yok. Sırf halkın beynini bulandırmak, düşünme adabından yeteneğinden mahrum bırakmak için. Başka da birşey değil.
Amacınız bilimde yeni bir çığır açmak olmalı..:confused:
''Hem kekeme hem geveze'' cümlesi üzerinde bir düşününüz derim ben...
Orda burda çıkan üç beş kanalın, televizyonun düşüncelerinizii ve beyninizi değiştirmesine ne kadar da kolay izin veriyorsunuz.
"Bilim adamları bilmem ney bilmem ney geni buldular" diyorlar. Tamam bitiyor iş. Hemen sizin kalbinizi fethediyorlar. E, "bilim" kelimesi geçiyor ya, dinin karşısında yer alıyor ya, hemen cup atlıyorsunuz.
Amacınız bilimde yeni bir çığır açmak olmalı..:confused:
''Hem kekeme hem geveze'' cümlesi üzerinde bir düşününüz derim ben...
Kekemeyi nerden çıkardın, gevezeyi nerden çıkardın, üstelik de bilimde yeni bir çığır açmak niyetinde olduğumu nerden anladın? Yazdıklarımdan cümle cümle senin şu yazdıklarını çıkar, o zaman ben de bunları kabul edecem.
Meydanı sizin gibilere bırakacak değilim ya.
Senin de yazdıkların incir çekirdeğini doldurmuyor !
Buradaki herkese saygım var. Sana da tabii. yaptığımız şey tartışmak. Savaşmakla karıştırmamak gerekir. Seni arkadaşım kabul ediyorum.
müritkefer
13-09-2008, 14:09
Sn. volkantr,
Hekim değilim, sosyolog değilim, bilgilerim sadece kendi çalışma alanımla sınırlı. Ama insan sevgisi kaynaklı bu üzüntünüze, kendi dağarcığımdan bir iki hatırayla ortak olup teselli vermek isterim.
Tarih Mart 632, yer Mekke'dir. Olayın kahramanları islam dininin kurucusu haz.Muhammet'le ona hizmet eden Enceşe isimli zenci bir köle, anlatansa hadis tarihinin önemli isimlerinden Enes bin Malik'tir.
Mekke'nin fethinin üzerinden iki yıl geçmiş, Haz. Muhammet yüzbin kadar taraftarı ile birlikte ilk ve son haccı olan veda haccındadır. Hacc'ın anlamını saklayan sembolik törenler yerine getirildikten ve haz. Muhammet veda hutbesi olarak bilinen meşhur konuşmasını yaptıktan sonra dönüş hazırlıkları başlar. Haz Muhammet o günlerde 63 yaşında ve 81 gün sonra öleceğinden habersizdir.
Develer hazırlanır, eşyalar yüklenip kadınlar bindirilir ve Medine'ye doğru yola çıkılır. Haz. Muhammet'in hanımlarının bindiği deve katarını Enceşe çekmektedir. Enceşe güzel sesi ve kadınsı tavırlarıyla eşcinsel görüntü veren bir insandır ve bu o günlerde herkesce bilinen bir şeydir. Develeri çeken Enceşe eve dönüyor olmanın verdiği sevinçle şarkılar söylemeye başlar. Koyunun kavalı sevdiği gibi develer de bu şarkılardan etkilenir, adımlarını sıklaştırıp hızlarını arttırırlar, kadınlar develerin üzerinde sarsılmaktadır. İşte tam bu sırada durumu gören Haz Muhammet şiirsel bir betimlemeyle Enceşe'ye seslenir;
- Ya Enceş, yavaş yürüt ki kristal kadehler kırılmasın !
Bitti mi, bu kadar mı? Keşke bu kadarla kalsaydı, ama söylenecek başka şeyler de var.
Ben bu hatırayı çok uzun yıllar önce Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Tecrid-i Sarih isimli yayınında okumuş ve o günlerde koyacak bir yer bulamamıştım. O vakitlerde bilgisayar da böyle yaygın değildi ve eski notlarımı tasnif edememiştim. Size yazarken ihtiyaç olunca, googlede Enceşe yazıp arattım. Karşılaştığım sonuç korkunç bir bilgisizlik, hatta ihanetti. Yukarıda anlattığım güzelim hatıra, "yürüme adabı", "peygamber'in kadınlara nezaketi" gibi uzak başlıklarda veriliyordu ve hiçbiri Enceşe'nin eşcinsel görüntüsünden söz etmiyordu.
Enceşe için niye üzülüyorsun dostum, müslümanların Enceşe'den daha acınacak durumda olduklarını görmüyormusun?
Eğer islamdan söz eden olursa şöyle söyle; İman'ın şartları arasında "eşcinsel olmamak" koşulu yok ve eşcinsellerin cennete olmayacaklarını da kimse iddia edemez.
Enceşe'ye gelince;
Haz. Muhammet'in ölümünden iki üç yıl kadar sonra, Ömer zamanında, o ve onun gibileri toplanmışlar ve Medine'den sürülmüşler.
Nereye gittiklerini, ne olduklarını bilmiyorum.
Not. Bu konuda Lut kavminden örnekler veren Kuran ayetleri üzerinde çalışılmalıdır, zira bu sahtekarca tutum bana güven vermiyor. Yukarıdaki hadisin çarpıtıldığı gibi, ayetler de çarpıtılmış olabilir.
alperen55
15-09-2008, 00:15
Bir yolculuk sırasında Enceşe isimli bir arkadaşı
develerinin önünde daha hızlı yürümeleri için
şarkı söyleyerek tempo tutmaktadır
Şarkı hızlanır tempo yükselir ve develerin sürati artar.
develerin üzerinde bulunan hanımlar için endişeye kapılan
Efendimiz Enceşe ye seslenir:
Enceşe dikkat et Billurlar kırılmasın
( üsteki olay enceşe adlı sahabiye peygamberimizin yaptığı bir şakadır ) kadınların develerin üzerinde sallandıklarını göryor ve onlar için endişeleniyor olay bu sabıttırma olayı sabık:) googlede yaz bak olay kactane sitede aynı yazılıyor alim insan az dikkatli at belki tutar:D
Sizlere hiç bir şey söyleyemiyorum Bu İş insanlık olarak dahi çirkin fena bir iştir yağ ile su nasıl karışmazsa buda öyle bir İNSANLIK DOĞA Kuralıdır dikkat edin Kuran kuralı değil Doğa insanlık kuralıdır
Eşcinselliğin Sağlık, Toplum, Üreme Çoğalma, gibi bir çok Zararı olduğunu açıklamama gerek var mı bilmiyorum...
Bu en başta doğa kanununa aykırıdır O zaman neden Kadın vardır. Neden Tek cins Yaratılmamışız Pardon Tek Cins Oluşmamışız (inandığınız şekilde) Ya da neden 3, 4, 5 Cins Oluşmamışız Neden 2 Cins
Neden Bitkiler Hayvanlar dahil olmak üzere Her Şey İki Cinstir
Atomlar bile ??? Atomlarda bile İki çift vardır
HİÇ Mİ AKIL ERDİRMİYORSUNUZ
2.Bir olayda Kurandan Eşcinselliğin Yalnız Toplum olarak Yapılmasının Yanlış olduğunu çıkartanlarda vardır tabi ki bu bize (Hanif - Tek tanrıcı Müslümanlara - Telim olanlara) Göre Sapıklıktır Demek istediğim Kuran iyi Okunmadan Araştırılmadan Bu olaya İki ayet verip İstediğiniz yöne Çekiştirmeyin.Ve Fıkıh Alimlerin içtihatlarına Hadisçilerin Yorumlarına Bakarak Günümüzdeki islamı eleştirerek yorumlar yapamazsınız
Günümüzde İslam diye bilinen din diye anlatılan bazı şeylerin arap kökenine arap ırkçılığına arap geleneğine emevilere abbasilere göre oluştuğunu biliyoruz İslam diye bilinen çoğu şeyin yanlış olduğunu (Sadece Kuran hariç)Biz hanifler biliyoruz
Müslümanları cahil Gerizekalı Zannetmeyin En azından biz Hanif Müslimleri
Sayın külyutmaz hanif müslim kardeşimiz; keşke okuduklarınızın arasına biraz da bilimsel
kitapları alsaydınız. Belki o zaman "Neden Bitkiler Hayvanlar dahil olmak üzere Her Şey İki Cinstir" diye tuhaf bir iddiada bulunmaz eşeysiz üreme diye bir şeyin olduğunu filan öğrenirdiniz. Ve belki de o zaman herşeyin "çiftler" halinde olduğu iddiasının içi boş olduğunu öğrenirdiniz. Geç kalmış sayılmazsınız şuradan başlayın bence;
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Creme
darkofdeath
28-09-2008, 00:29
ataerkil toplumların genel karakteristiğidir.benim oğlum ***ne olsa ben affedermiyim kabullenebilirmiyim ya siz kabullenebilirmisiniz..
her şey çift mi neden insan 3 :)
evrensel-insan
28-09-2008, 02:11
Saygideger darkofdeath;
Hersey ne tek ne de cift; bir uclem ve dortlu-karsitlik ve ikilem-karaktere sahip.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Eşcinselliği insanoğlunun evriminden gelen eşeysiz üreme eğilimine veya kalıntılarına benzetmek gibi birşey var mı ya? Doğada böyle birşey var mı ya? Evriminde iyice farklılaşmış omurgalı bir hayvanın bu hareketini nasıl olağan birşey karşılarsınız? Deniz yıldızları da yapıyor mu böyle birşey? Ya da bitkilerde polen poleni döllüyor mu? Peki domuzlarda var mı böyle birşey?
İnsanın insanın anüsüne cinsel organını soktuğunu, sokması gerektiğini veya sokabileceğini nasıl düşünüyorsunuz? Boklu moklu, hiç mi utanmıyorsunuz? Cinsel organınıza o bokun bulaşması, sonra da kokmaya başlaması hiç mi miydenizi bulandırmıyor? Neresi doğal bunun? Anüsün(göt deliğinin) içine üreme organı mı var yoksa? Onu da geç: anüsün cinsel organın gitgel yapması için özelleşmiş olmadığını da mı sanmıyorsunz? Anüs insanda bokun(dışkının) çıkması için özelleşmiştir ve evrimleşmiştir(penisi içine almak için değil). Ve onun içinde vajinadan daha dardır. Bokun çıkabileceği şekilde yamuşak maddelerin geçişi için özlleşmiştir. Anüsünden erkeklik organı veya başka sert cisim yiyen(penisin veya başka bir sert cismin deliğe girişine maruz kalan) insanların ne acılara maruz kaldığını biliyor musunuz? Adamlar haftalarca yürüyemiyor. Sakatlık geçiriyorlar. Ne genetiği ne saçmalıyorsunuz? Ne eşeysiz üremesi? Yürüyün gidin. Bana bunu da yazdırdınız.
Din denen şey eğer eşcinselliği veya bilmem neyliği onaylıyorsa, yazıklar olsun diyorum milyonlarca insana! O zaman bu din denen şeyin, kuşandığı cinsel ahlak zırhının(doğaya aykırı) arkasındaki, sapık içeriği ortaya koyuyor. Zaten sapıklık da, eşcinsellik de, doğaya aykırı ikinci elden güdüler de, doğal cinsel içgüdülerin ve yaşamın engellenmesi sonucu boy gösterir insanda. Din dene şey de katı öğretisiyle bu tür insanların üretimini bolca sağladığı için, bir takım ayetlerde eşcinselliğin doğal olduğuyla ilgili düşüncelere rastlamak da insanı şaşırtmaz.
darkofdeath
28-09-2008, 17:32
sayın evrensel insan biraz daha açarmısınız..
Saygideger darkofdeath;
Hersey ne tek ne de cift; bir uclem ve dortlu-karsitlik ve ikilem-karaktere sahip.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel hocam, yani hakkaten bu da ne demek? Diyecek laf bulamıyorum. Kimsenin anlamaması için özel olarak mı yazdınız?
Vahiy gibi birşey bu. Binlerce sene çöz çöz dur, anlamaya çalış.
evrensel-insan
28-09-2008, 20:44
Saygideger serdar;
Benim daha onceki yazilarimi okuduysaniz, ben bunun boyle odugunu defalarca ve cesitli konularda ve cesitli orneklerle izah ettim.
Asagidaki link, size bir acilim getirebilir, bir ornek olarak.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5958- 6. ileti.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Bakın benim bahsettiğim bitkilerde dişi üreme ve erkek üreme organlarının var olduğudur Ayrıca o eşeysiz üremenin Konumuzla alakası yok o bildiğim kadarıyla bölünerek çoğalmadır ve eşcinsel birleşim değildir velevki olsa bile ben bilmiyorum benim bahsettiğim hayvanların ve bitkilerin dahi Erkek ve Dişi olarak var olmasıdır anlamak istemeyen anlamayabilir Atomda bile Elektron ve proton vardır Mıknatısta Aynı cinsler birbirini iter bunun gibi binlerce örnek ama anlayana sizlere gerek yok Ben bu konularda yeterince bilgili değilim kabul ediyorum ama söylediğimi ilkokul çocukları bile bilir Yapmayın Lütfen ALLAH Aşkına
Pardon Madde Aşkına
Birazda uremesin insanlar ,
6 milyara dayanmisiz , boyle giderse tikis tikis olacagiz ,
ne yer , ne kaynak yetecek ,
Butun derdimiz , amacimiz var olma sebebimiz uremek mi yani ,
birakin da bazilarida uremesin
cok mu sizi endiselendiriyor , bazi kadin ve erkekler uretim cifliginde
damizlik olamayicak diye
Birakin uremek , soyunu devam ettirmek ,onlarin sorunu olsun
dogaya yanlis , ters oyle mi?
zaten insanin kendisi dogaya ters ,
bir virus gibiyiz baksana,
kanser hucreleri gibi , dunyayi sarip sarmaladik ,
doganin ne dengesini biraktik tecavuz edilmedik
nede soyu tuketilmemis hayvan
Halada uruyoruz arkadas onca savasa katliama ragmen artiyor dunyanin nufusu,
hem escinsellerin uremedigini nerden cikardiniz ki ?
dunya uzerinde evli barkli , coluk cocuklu o kadar cok escinsel var ki , gizli acik
gorsen babayigit , tasi siksa suyunu cikarir,
desen zaloglu rustem gelmis karsina dikilmis,
hem evli hem barkli , coluk cocukda var masallah ,
ama gel gor ki adam yeri geldimi oglanada goz suzuyor ,,
4.murat zamaninda osmanlinin az kalsin soyu kesiliyormus ,
ickiden ,afyondan degil oglan sevdasindan!)
Biseksuelleri ne yapacagiz peki ,, adamlar
kelimenin tam manasiyla hem nalina hem malina vuruyor ,
burda vurmak mecazi manada kullanilmistir,
hem yuzyilar boyunca , escinselligin sahikasini olusturmus
escinselligi sanatda zirveye tasimis ,
korpe oglanlara adanmis sahserler ortaya cikarmis
bir divan edebiyatini ortaya koyanlarin
cocuklari torunlariyiz biz,
Bu ulkede yillarca en ucra koylerin kahvehalerinde bile
bas koseye bulent ersoy ile zeki murenin
posterleri asildi , halkin sevgilerini ,oldular
bu halk hic bir zaman , onlarin
cinsel kaymalarini ! uremiyecek olmalarini
ne ayipladi nede sorun etti,
Turkiye gibi gizli escinselligin cok yaygin oldugu bir ulkede
en azgin escinsel dusmanlarinin ,
yine bunlarin arasindan cikmalari bir paradosk degildir aslinda
Neyse , sorun uremekse , birakin da uremesinler ,
sorun cinsel ozgurlugun yasanmasi ise ,
iste bayim orda durun ,
birakin da onun hesabini yukarida allaha versinler ,
hem oylesine cilgin ,kompleks bir dunyada yasiyoruz ki
kuranin seriati yol gostermede aciz kalir artik ,
amerikada , bir kadin ameliyatla erkek olup
evlenmisti , bir baska kadinla ,
ama gel gor ki ,kadin(!hangisi diye sorma ..)
cocuk doguramiyacagini anlayinca ,
bu sefer , erkek olan ameliyatla hani
tekrar ameliyatla kadinlik organlarini aktivize edip
takip edebiliyormusun ben artik sasirdim!
hamile kalarak , cocuk dogurmustu,,,
simdi , yeniden erkek olacak!!
gelde cik isin icinden ,
kadin idi erkek oldu , erkek idi kadin oldu dogurdu
simdi yine erkek olacak !!
dedimya cok karisik dunyada yasiyoruz
ve buna engel olamazsiz, ne sen nede allah
o yuzden derim ki
kimse cinsel tercihinden dolayi bu dunyada
asagilanmasin , eziyet cekmesin..
birakin herkes nasil istiyorsa oyle yasasin !
meaculpa
07-10-2008, 02:10
Niveru bayıldım yazına...Yazılarını daha sık görmek ümidiyle...
Sn niveru
aslinda toplumsal bir yaraya parmak basmistir,
üremek ve insanlarin cinsel tercihleri, üremek ile deger yargilarimiz farkli olabilir.
ama nedense türkiyedeki sosyal hayat icinde , birseyleri tercih etmek veya tercih etmek istememek hep sorun olmus, acaba insanlarin bir tercih etme hakki oldugnu ve bunu kullanabildigini kabullenemiyoruz ?
evet tabiri caizse elhamdüllah müslümanim
ama madem beni yaratan allah,
bu farkli tercihlerde bulunan insanlari da yaratiyor,
ve madem beni yaratan allah, kaderin mutlak hakimi
ozaman farkli tercihlerde bulunabilen insanlarin yasayabilmesi kendi mantigi
icerisinde sadece onun izni ile mümkün......
allahi bile yasamasina izin verdigi insana ben neden yasamasina izin vermeyim ?
sevgili niveri,
aslinda satir arasinda bu toplumun cifte standartini da dile getirmis
bülent ersoyu basimiza tac eden, zeki müreni gönlümüze taht kurduran
cemil ipekcinin cinsel tercihlerine ragmen , büyük sayginlik gören insanlar bir yanda......
ama cinsiyet degistirip ve bizimle ayni apartmanda yasamak isteyen "ayse"yi farkli degerlendiren. cemil ipekciden siparis veren toplum , bir homoseksüeli tezgahtar olarak dahi calistirmak istemeyen bir toplum.....
peki bu insanlar gecimlerini ne ile temin edecekler ?
ne kaliyor geriye ?
belki yazinin bir kismi bu bölüme bu baslik altinda olmasi gerekmiyor o yüzden farkli bir boyutda yazmayi uygun gördüm, belki baska foruma tasinmasi gerekir, orada yayinlanir.....
meaculpa
07-10-2008, 03:02
İnvi;
allahi bile yasamasina izin verdigi insana ben neden yasamasina izin vermeyim ?
Bile kelimesi fazla onu cıkardık... Peki Allah katli helaldir dese ne yapardın ?
Günahi boynuma, ölüdürmem
yani sorumlulugunu ben yüklenirim
o tür helal'den mahrum kalmayi göze alirdim
eger bu bir günahsa, günahimi affi icin gene ondan dilerdim....
Benim bahsettiğim elbette üreme değildir Cinsel ilişki deyince akla sadece üreme gelmemeli Ben aklıma gelen zararlarını sayarken o bakımdan da Kötüdür dedim ve görüşümü Savundum
Sorarım Size
Hangi ebeveyn(çok küçük bir topluluk haricinde ki buda Ebeveynlerin %2 si bile etmez )
Kızım Sen git önüne gelen beğendiğin erkekle yat Zina yap
Oğlum Sende git Eşcinsel ol Eşcinsellik çok normal bir şeydir seni saygıyla karşılıyoruz
DER ????
BİR ANNE OĞLUNA EŞCİNSEL OLMAN ZARARLI ÇOK KIZARIM DEMESİ NORMALDA RABBİNİN KULUNA EŞCİNSELLİK YAPMAYIN DEMESİNİ Mİ BEĞENMİYORSUNUZ
UNUTMAYIN Kİ DÜNYADAKİ KURALLARI İNSANLAR BELİRLER VE ÇOOOK BÜYÜK BİR KESİM BUNLARA KARŞIDIR ateistlerin küçük bölümü dahil Hristiyanı yahudisi papazı imamı bu ilişkileri dini geçin ilk önce Normal bir durum olarak görmez
Çırılçıplak dışarı çıkın bakalım Tüm Bu görüşü savunan ateistlere diyorum ÇIRILÇIPLAK dışarıya çıkın Nasılsa din diye bir şey yok GÜNAH ta yok Çıkın Kalabalık yerlere Çırılçıplak
Eşcinsellik günahtan önce insanlık Kuralıdır YİNE ANLAMADINIZ ama Neyse Anlamak mı istemiyorsunuz yada ?
İnsanlıkta zaman içinde Dünya içinde Oluşan bazı Kurallar Vardır ve Bu Kurallara uymak gerekir İnanıp inanmama sorunu değil sadece Toplumun Ayıplarına yanlışlarına ve Tersliklerine kısacası kurallarına uymaktır Benim bi ateist arkadaşım vardı ve Bu düşünce Şu Düşünceden geliyor sanırım " dünya Yan gel keyfini çat istediğini yap bidaha yokuz ki yokolup gidecez"
Sayın külyutmaz hanif müslim kardeşimiz; keşke okuduklarınızın arasına biraz da bilimsel
kitapları alsaydınız. Belki o zaman "Neden Bitkiler Hayvanlar dahil olmak üzere Her Şey İki Cinstir" diye tuhaf bir iddiada bulunmaz eşeysiz üreme diye bir şeyin olduğunu filan öğrenirdiniz. Ve belki de o zaman herşeyin "çiftler" halinde olduğu iddiasının içi boş olduğunu öğrenirdiniz. Geç kalmış sayılmazsınız şuradan başlayın bence;
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Creme
evet sayın Frodo HERŞEY AMA HERŞEY ÇİFTLER HALİNDEDİR
Yeryüzünün bitirdiklerinden, kendi benliklerinden ve daha bilmediklerinden hepsini eşler halinde yaratan çok yücedir.
36 Yasin Suresi 36
Ayette geçen "Ezvac" kelimesi "zevc"in çoğuludur ve “çift, eş” anlamlarına gelmektedir. Osmanlıca'da karı-kocanın, zevc-zevce diye tanımlanması da bu kelimeye dayanmaktadır. Görüldüğü gibi bu kelime benzerler içinde zıtları, bu şekilde eş oluşları ifade etmektedir. Ayette eşler halinde yaratılışa 3 örnek verilmektedir.
a) Toprağın çıkardığı eşler: Toprağın çıkardığı eşler deyince akla ilk gelen bitkilerdeki dişilik ve erkeklik özelliğidir.
b) Kendi benliklerimizden eşler: Akla ilk gelen insanların dişierkek şeklinde yaratılışlarıdır. Fakat insan benliğindeki ters karakterleri; cesurlukkorkaklık, sevginefret, cömertlikcimrilik... de ayetin işareti içinde değerlendirenler olmuştur.
c) Bilinmeyen eşler: Evren'deki eşli yaratılışların birçoğundan Kuran'ın indiği dönemde insanların haberi yoktu.
NOBEL ÖDÜLÜ GETİREN KEŞİF
Evren'deki tüm maddelerin yapı taşı atomlardır. Tüm Evren'de yaratılışın eşler halinde olup olmadığını merak eden bir kişi maddenin bu en küçük parçasını inceleyip bu konuda bir yargıya varabilir. Eğer maddenin en küçük parçasında eşler bulunuyorsa, Evren'deki her şey bu küçük parçalardan yaratıldığına göre, her şey eşlerden yaratılmış demektir.
Atom üzerindeki çalışmalar ilerledikçe var olan parçacıkların sırf protonlardan, nötronlardan, elektronlardan oluşmadığı, atomun sandığımızdan da kompleks, daha hassas, daha mükemmel bir yapısı olduğu anlaşıldı. Atomun en küçük parçaları için bile eşler halinde yaratılış hüküm sürmektedir.
Protona karşı eşi antiproton vardır.
Elektrona karşı eşi pozitron vardır.
Nötrona karşı eşi antinötron vardır.
Maddenin eşler halinde yaratılışı fiziğin en önemli keşiflerindendir. İngiliz bilim adamı Paul Dirac bu konudaki çalışmalarından ötürü 1933 yılında Nobel Fizik ödülü'nü almıştır. Dirac'ın buluşu "Parite" adıyla bilinir ve maddenin antimadde denilen bir eşi olduğu da bu buluşla ortaya konulur.
Allah'ın her şeyi tüm detaylarıyla planlaması, Evren'in yaratılışında protonların, elektronların, nötronların ve bunların eşlerinin sayılarının belirlenmesinde de kendini göstermektedir. Elektronu ve eşi pozitronu örnek olarak ele alalım. Bu ikisi bir araya gelirse enerji açığa çıkar. 10 birim elektrona karşı 15 birim pozitron olursa, 10 birim elektron ile 10 birim pozitron yok olur, 5 birim pozitron kalır. İkisinin sayısı eşit olursa sadece enerji açığa çıkar, geriye hiç elektron ve pozitron kalmaz. Yani gerek protonların, gerek elektronların, gerek nötronların var olabilmesi karşı karşıya geldikleri eşlerinden sayıca fazla olmalarına bağlıdır. Bu arada elektron, proton ve nötronların kendi aralarındaki sayısal dengeleri de çok önemlidir. örneğin elektronların sayıca protonlardan az olduğu bir durumda Evren'de canlılık oluşamazdı.
Şu andaki varlığımız tüm bu hesapların ince bir şekilde yapılmasıyla mümkün olmuştur. Binlerce ayrı oluşumdan biri bile, rastlantılara, rastgeleliklere bırakılsaydı bugün var olamazdık. Yaratıcımızın her şeyden haberdar olması, her şeyi kontrol etmesi, sonsuz kudreti sayesinde var olabiliyoruz.
ZITLIKLARIN BİRLİĞE HİZMETİ
Daha önce de dediğimiz gibi Kuran'ın bilimsel mucizelerinin dikkat edilecek tek yanı Peygamberimiz dönemindeki insanların bilgileriyle bu açıklamaların yapılamayacak olması değildir. Elbetteki bu da çok önemlidir. Fakat bu ayetlerde geçen bilimsel bilgileri incelediğimizde Allah'ın kudretinin, sanatının, ilminin, planlarının muhteşemliğini görmemiz de çok önemlidir. örneğin Kuran'ın, Evren'in bir teklikten, bir bitişiklikten yaratıldığını söylemesi
21Enbiya Suresi 30. ayet) incelenerek; Kuran'ın insan sözü olamayacağının, Peygamberin dönemindeki herhangi bir kimsenin bu bilgiyi bilemeyeceğinin ortaya konması çok önemlidir. Fakat aynı zamanda bu bilginin; Allah'ın maddeyi, Evren'i yarattığını ispatladığının, Allah'ın Evren'i yaratışını bilinçli bir şekilde, belli gayelerle, büyük bir kuvvetle gerçekleştirdiğini gösterdiğinin bilinmesi de çok önemlidir. Bu yüzden kitabımızı yazarken Kuran'ın ayetlerindeki bilimsel mucizelerin varlığı kadar, bu bilimsel bilgilerin nasıl Allah'ın varlığını, kudretini, sanatının ihtişamını gösterdiğini, birbirinden ayırmadan, içiçe bir şekilde açıklamaya çalışıyoruz. Kısacası bizim için Kuran mucizelerinin varlığı kadar, bu mucizeleri gerçekleştiren ayetlerin tüm boyutlarda düşündürdükleri de çok önemlidir.
Maddi Evren'in eşler halinde yaratıldığını söyleyen ayetlerde de aynı noktaya dikkat etmeliyiz. Kuran'ın indiği dönemde Evren'in eşler halinde yaratılışının, oynadığı kritik rolün bilinmesi imkansızdır. Bu nokta çok önemlidir. Fakat bu nokta kadar Evren'deki çiftli yaratılışları incelediğimizde itmeçekme kuvvetlerinden, proton antiprotonların, nötron antinötronların dengesine kadar görülen harikalar da çok önemlidir. çünkü Kuran ayeti sadece bir mucize olsun diye değil, aynı zamanda tüm bu çiftli yaratılışlar üzerinde düşünelim, Allah'ın yaratışındaki harikalıkları anlayalım diye de Evren'deki eşli yaratılışlara dikkatimizi çekmektedir.
Evren'deki eşli yaratılışların önemi proton ve nötronların içindeki quarkların keşfiyle de devam etmiştir. Laboratuvar çalışmalarından quarkların da, leptonların da (diğer bir atom altı parçacık) ikişer ikişer yani eşli bir şekilde ortaya çıktıkları anlaşıldı. "Up", "Down", "Charm", "Strange" quarklarından sonra "Bottom" adı verilen quark bulununca, çiftli yaratılışın bilinci bilim adamlarına o kadar yerleşmişti ki "Top" adlı quarkın adı daha bu quark bulunmadan koyuldu. Kuran'ın 1400 yıl önce işaret ettiği, bilim adamlarının çok yakın zamanlarda kavuştuğu bu öngörü haklı çıktı. 1994 yılının Mayıs ayındaki Time dergisinin kapağı "Top" quarkının keşfini haber veriyordu. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Fermi Laboratuvarları'nda yapılan çalışmalarla "Bottom" quarkının eşi olan "Top" quarkı keşfedilmişti.
Evren'deki tüm eşli yaratılışlar Evren'in birlik bütünlük içindeki düzenine hizmet etmektedir. Ne "Up" ve "Down" quarklarının, ne protonun ve antiprotonun, ne de Evren'deki artı ve eksi yüklerin bir bilinçleri vardır. Tüm bu düzenli, bilinçli oluşumlar bilinçsiz maddenin en mikro düzeyinde yaratılmaktadır. Ve bu yaratılışlar sayesinde galaksiler, yıldızlar, gezegenler, bitkiler, hayvanlar, insanlar var olabilmektedir. üstün bir kudret yaratmasaydı birbirine zıteş güçlerin, zıteş parçacıkların var olması da mümkün olmazdı. Bu birbirlerine zıteş güçlerin kaos yerine düzenli, renkli, olağanüstü bir Evren yaratması da mümkün olmazdı. İlk yaratılışı yapan, sondaki hedefleri belirleyen kim ise, ilk yaratılış anında eş güçleri ortaya çıkartan, son hedeflere varıncaya kadar bu eşleri bir Bir'lik için çalıştıran kimse de O'dur. İbret almaya, aklını çalıştırmaya niyeti olanlar için Allah'ın Evren'de koyduğu deliller ortadadır.
Düşünüp ibret almanız için her şeyi eşler halinde yarattık.
51Zariyat Suresi 49
Benim yazılarımı silinlere buradan yazıklaaaaar olsun diyorum. Savunduğunuz düşünceye de yazıklaaaar olsun diyorum. Başka söze gerek yok.
Öyle sizin pis iğrenç düşüncelerinizi açık seçik ortaya serdik, hastalıklı olduğunu gösterdik diye mi sildiniz? Eyvallah.
Serdar insanların pis düşüncelerini daha düzgün bir anlatımla deşifre edebilirsin. Yazını ben kaldırmadım, ama okudum, o yazı forumda kalamaz. Bir de, ilk bu kadar kötü üslüpla yazdığını gördüm.
Selamlar.
Serdar insanların pis düşüncelerini daha düzgün bir anlatımla deşifre edebilirsin. Yazını ben kaldırmadım, ama okudum, o yazı forumda kalamaz. Bir de, ilk bu kadar kötü üslüpla yazdığını gördüm.
Selamlar.
Sayın vgm adamın(niverunun) yazdıklarına baksana, daha ne yazacaktım. Adam atalarının eşcinsel olduğu söylüyor ve bununla bir de övünüyor. Sonra da akıl almaz bilimsel mantıklamalar yapıyor. O şiiri bir okusana, adam kendini kaptırmış. Bir an önce durdurmazsak, nefes bile alamayacaz şu dünyada.
Ne güzel mantık kurmuş baksana: dünya nüsusu fazlaymış da, onun için insanlar eşcinsel olmalıymış. Adam çözümü bulmuş. Daha neler neler var uzun şiirinde.
Bir kere ameliyat geçirerek, cinsiyet değiştirdiğini zanneden "dönme"lerle, bizim konumuz olan eşcinselliğin bir alakası yok. Bunu da belirtelim burada.
Peki o terimler ve hareket ayıpsa, eşcinsel ilişkinin kasları tahriş, ettiğiniz, bağırsak zarına zarar verdiği, bağırsak enfeksiyonuna sepep olduğunu ve bedenin kaslarındaki enerji boşalmasının engellenmesini ve sonra da bunun akıl, sinir ve ruh hastalıklarına sebep olduğunu nasıl anlatacaz? O terimleri ve eşcinselliğin en belirgin olayını ağıza almadan eşcinselliği burada nasıl tartışacaz? Herhalde burguopas mouyedloj olması ve bunun da nurolplah hertannef'a neden olması diye yabancı terimlerle anlatak değiliz ya? Kaç kişi anlar? Veya bu zararları dini ayetlerden ve ilahi kelimelerden alıntılar yaparak nasıl anlatabiliriz?
Sizce bu yaptığınız doğru mu? "Kas", "vajina", "arkadan girme", "dışkı", "reseptör", "sperm", "penisin anüse girmesi", "anüs", "bok", "bedensel boşalma", "çırpınma", "gevşeme" terimlerini kullanmadan bunu nasıl anlatacaz? Bana bunun cevabını bir verin. Nerde kaldı sizin özgürlükçülüğünüz?
Din zaten böyle ayrıntılara girmez, onu ayıp görür. Gerçeklerin ortaya çıkmasını istemez. Çıkarsa kendi foyası da ortaya çıkar. Onun için böyle konuları ayıp görür, dokandırtmaz. Ama aynı zaman da onu(eşcinselliği) doğal karşılar. Kadın-erkek gibi değişik bir cinsiyet olarak tanımlar literatüründe. Çünkü eşcinsel insanları "dini ahlak" yaratır, yani yasakçı anlayışıyla insanları eşcinselliğe iter. Al sana bir çelişki daha.
Din ve onun yakın akrabası dinimsi ahlak, hem cinsel konuları ayıp görüp dokandırtmıyor, hem de eşcinselliği doğal kabul ettirmeye çalışıyor. Çünkü onu yaşatmak istiyor. Çünkü eşcinselliği dinin savunuculuğunu yaptığı cinsel ahlak üretiyor.
seni kendi haline birakiyorum , serdar
inan bu fikir fiskirtmalarina , cevap verecek
yok aga , oyle degil aha da boyle deyip
gozune sokacak , ne bilgim ne mantigim nede istegim var , ama
haklisin deyip de , sanki edebini edepsizden sakin aliyormus
havasina , buyuklugune de girmeyecegim , sadece
sacmaliyorsun deyip kisa kesecegim..
soz silinen mesajlardan acildi diye yaziyorum zaten ,
her kim sildi ise , allah razi olsun ,
dun gece yazdigim o son mesaj
bir keresinde 6 bardak absolut icip , apartmanin kapisinin onunde , sabaha dogru
ayildigim gun kadar utandirmisti beni ,
hayir obur hafta ayni bara gittigimde , barmen 'sen hala yasiyormusun ' diye hayretde kaldigi vakit baya gururlanmistim ama ,
dun gece sana uyupda cevap yazdigim o yazi ,
gercekden cok rezil ve edebsizceydi
ben bunun farkindayim , ama sen degil
aramizda ki bu ince cizgide bu iste ,
beni ben yapan , seni de sen yapan ...
saygilarla
anlamazlar Serdar bey Dinden önce Zararlarını sayıyorum yinede tepki gösteriyorlar Düşünceleri Katılaşmış Olmalı ki böyle yapıyorlar bunu(eşcinselliği) yapmayı doğal karşılayan bu zihniyet Nedense Bunu konuşmayı ayıp Karşılıyor Ne Akıla Kulluk anlayamadım ???
yazmayayim diyorum ,
seviye belli , camurda debelenmeyim diyorum , ama
bir yanda da onca escinsel , dostdun arkadasin tanidigin hakki ,
onlar adina kalem oynatma gorevi diye dusunuyorum ,
yarin oburgun , kendini bir matahdan sanan
iki terbiyesize , bir cevap vermedim de demek istemiyorum..
serdar bay dan basliyalim ,,
kirmizi gormus boga gibi , escinsele fobilenmis gibisin , sakin ol ,
bu konu otu , boku karistirmadan da konusulabilir ,
buraya gelenler coluk cocuk degil elbet , ama
bu kadar da dusuk degil , merak etme anlarlar seni ,.
su tarih meselesinden basliyalim ,
osmanli sarayinda oglancilik normal bir durumdu , bir cok padisahin haslari , gozdeleri vardi ,
4.murat bunlarin en azginiydi ..
bunda ne ovunulecek nede utanilacak bir durum var ,
olan olmustur , yasanan yasanmistir ,
ne sen yok desen bu degisir nede ben var desem yeniden sekillenir ,
gelelim isin saglik noktasina , e bare gafil e bere utanmaz , e bere cahil
vajinal yoldan , tek eslilik dahi yasantisi olsa
hic bir hastaligin meydana gelmedigini , hic bir saglik sorununun ortaya cikmadigini mi saniyorsun ki iddaa ediyorsun , yoksa sen bakirmisin
eger seni endiselendiren escinsellerin saglik sorunlari ise , birak onuda onlar dusunsun,
dersinki toplumun yozlasmasi ahlaksizlasmasi hep onlarin sucu ,
iyi o zaman , bir tipa takiyalim onlara da , sizin hayalinizdeki ideal topluma kavusalim !!
birde diyecegim , bak ben burda hic gocunamdan , rahat rahat escinselleri yaziyor , savunabiliyorum , ama sizdeki bu ofke , garez bana pek normal gelmiyor,.
su basit form kosesinde bile , kendinizi kaybedercesine agzinizi bozarak sarf ettiginiz sozler kusura bakmayin ama
bende sadece homofobi yi hatirlatiyor ,
saglicakla kalin !
Ne yazdın dün gece sen bana? Eve yeni geldim, göremedim.
Eşcinsellerin sağlık sorununu bırakacak mışız da onlar düşünecekmiş. Toplumdaki akıl, ruh ve sinir hastalarını da kendi hallerine bırakalım. Ondan sonracığıma, siz de hastalandığınızda doktora gitmeyiverin, bu işi sadece kendinize bırakın. Ondan sonrası ne olur allah kerim.
kandahar
09-10-2008, 06:25
Sağlık konusunda Serdar tamamen haklı. Eşcinselliğin psikolojik bir rahatsızlık olduğu bilinmedik bir şey değil. Genetik meselesi kabul görmüş değil. Kaldı ki insanlarda genetik olarak onlarca hastalığa meyil olabilir, fakat uygun yaşam şartları sağlanırsa bu hastalıklar önlenebilir. Bütün sülalen kalp hastalığından ölmüş sen de sabah akşam yağ, un, şeker yersen kalp hastası olursun. Yani ideal toplumda eşcinsellik imkansıza yakındır. 4. Murad'ın oğlancılığından dem vurulmuş, doğrudur, fakat bunu söyleyenin 4. Murad'ın annesi tarafından küçük yaştan itibaren buna teşvik edildiğini de bilmesi icab eder. Sağlık konusunda bir de şuna bakın.
http://news.bbc.co.uk/1/hi/health/7188741.stm
Eşcinselliğin doğaya, insanın yaratılışına ya da evrimine uygun olup olmadığını bir doktor anlatırsa belki daha iyi anlarsınız. Kendisinden tıbbi terimler sözlüğünden makat, zeker ve bızır organlarının işlevlerini buraya eklemesini rica ediyorum, ayrıca erkeklerin rahimi var mıdır yok mudur onu da açıklarsa kendisine minnettar olurum. Böylece organların işlevlerini yanlış bilen arkadaşlar da öğrenmiş olurlar.
Bu başlık raydan çıktı arkadaşlar kendinize gelin, siz ailenizle, dostlarınızla her şeyi bu kadar galiz bir biçimde konuştuğunuzu sanmıyorum, hatta bundan eminim.
Ama burada nicklerin arkasından konuşmak kolay geliyor.
Üslubunuzu düzeltin lütfen.
Selamlar.
Konuşamazsın tabii, toplumun yapısı belli. Nickinin arkasına sığınacak. Bu toplumun başka fırsatı var mı?
İnsanlar evde öğrenemediği, duyamadığı şeyleri, burda duyacak. Okulda da öğretmezler bunu. İnternetten de bu konuda bilgi edinemezlerse nerden bilgi edinecek bu millet? İnsanlar bu konuda cahil mi kalsın?
Bu kişisel ikiyüzlülük değil, toplumun yapısından kaynaklana sorunlardır. Kimse çıkıp konuşamaz, soramaz. İnternetten de çıkıp sormaya ve aramaya cesaret edemezse, hayatını derinden etkileyebilecek tehlikeli hatalara düşer. Ama hayatını sahip çıkmak isteyen adama da, bırak, sorsun, öğrensin, araştırsın.
kafasikarisik
10-10-2008, 23:54
serdar ve kandahar;
Bakın size bir dini hikaye anlatayım. :D
Narsisus çok yakışıklı bir gençmiş. Çevresindeki bütün kadınlar ona aşık olmuşlar hatta tanrıçalar bile aşık olmuş, ancak narsisus hiç bir kadına (hiç kimseye) aşık olamamış. Tanrıçaların bile (afrodit dahil) aşk tekliflerini kabul etmemiş. Hayatını tam bir aseksüel olarak geçirirken birgün durgun bir göl kenarına gelmiş. Göle yıkanmak için girecekken durgun gölde kendi aksini görmüş. Vee kendine aşık olmuş. Çaresizlik içinde günlerce aylarca çırpınmış. Aylarca yıllarca kendi aksini seyretmiş. Kendisi ile birlikte olmanın yolunu bulamadığından çıldırarak kendini göle atıp intahar etmiş.
Bu duruma tanrıçalar çok üzülmüşler ve narsisus'un gölde boğulduğu yerde hatırasına çiçekler yaratmışlar. Bu çiçeklere nergiz adı oradan gelir. Kendini beğenmişliğe de narsizm, kendini beğenenlerde narsist bu sebeple denir.
Bu hikayeden çıkan sonuç; İnsanların duyguları (içgüdüleri) mantık dinlemez.
Konuyu fazla uzatmaya gerek yok, sadece sağlık açısından yaklaşırsanız çocuk sahibi olmanın bir kadın için meydana getirdiği sorunlar ve doğum riski(psikolojik, hormonal, fiziksel, ilerki yaşlardaki kemik erimesi vs gibi ) yanında, dediğiniz devede kulak kalır. O zaman kadınlar çocuk sahibi de olmasınlar sağlık önemli yani.
katre_07
17-10-2008, 14:43
Hayvanlardaki eşcinsel ilişkiler hakkında kuranda bir lanetleme yok heralde.Halbuki çoğu memeli hayvanda bu çok yaygın görülen bir şey.Özellikle de insansı türlerde baya yaygın ve de kendi sosyal grupları içerisinde de normal karşılanıyor.Diğerleri hoşgörüyor diyebiliriz.Bu tip bir şeye üniversite yıllarında bir arkadaşımın kedisini aynı cins başka bir sokak kedisiyle yakaladığımızda bizzat şahit olmuştum:)Öbür dünyada bunların cezasız kalması büyük bir adaletsizlik.Biz çünkü çok kızmıştık bu kedilerin yaptıklarına.
benım de horozum vardı hiç dişisi yoktu baya da buyumuştu hıç aklıma gelmedı bır dişi koymak yanına çünkü daha küçük dıye dusunuyodum..bı sabah baktım terliğimi gagasıyla tutmuş terlıkle boğuşuyor.. sonradan dank ettı ve çok uzuldum lan dedım katre sen nasıl ınsansın?ertesi gun koye yolladım horozu mu..:)3 hafta sonra da kesmışler kıymışlar horozuma hala kırgınım teyzemlere:)
katre_07
17-10-2008, 15:01
yani bir erkek dişiler varken neden bambaşka bır şey ıcın yaratılmış şeylere ihtıyaç duyarki..
bızler her şeyde bir amaç hıkmet arayanlar ıcın kadın erkek ıcın erkekte kadın ıcın yaratılmıştır bunun bole olduğunu dunyanın tamamına yakınında gorebılırsın..
ayrıca çoğalıyorsun yahu.. dışı ıle erkekten çoğalıyorsun.. bu da karşı cınslerın bırbırı ıcın yaratıldığını doğrulamaktadır..ayrıca fızıksel ozellıklerınızde bırbırını tamamlamaktadır
ama amaç yoksa dunyayı boş bir oyun parkı olarak goren ınsanlar bu yanlışlığın musamaha kapısını ardına kadar açmaya çalışacklardır.
işler böyleyken bu kapı ardına kadar değilde çok az açık kalmalıdır..diye düşünmekteyım
Belirli kalıp ve kurallardan kurtulmak için dini dışlayanlar Bu kafa yapınızın ÖZGÜRLÜK dediğiniz ama özgürlükle alakası olmayan ilkenize bağlı olduğunu zannediyorum Nasıl olsa sorgulanacak değilim dünyayada bi daha gelmiyecem O halde ÖZGÜRÜÜÜMMM İSTEDİĞİMİ YAPARIM
size hööst diyorum ve İNSANLIK kurallarına herkes uymak zorundadır.
Kuralsız ve ahlaksız hayvanlar yaşar İnsanlar değil
Eşcinselliğin Dinden önce İnsan yapısına ve doğasına aykırıdır....ve Dünya Nüfusunun Neredeyse %80 i 90 ı Bunu Ayıp ve Yanlış Karşılar
Karşılayanlar arasında hepsi dindar değil ha Kendi dinine göre dindar olanların bazılarındada(Bazı din ve sapkın inançlarda) Bu serbesttir iyi düşünün
Hanginiz Çocuğunuzun Torunlarınınız EŞCİNSEL olmasını İstersiniz Cevap verin Madem doğal Madem serbest sizde Yapın Çocuklarınıza yaptırın Hemde Toplumun Milletin gözü önünde övünün anlatın herkese bunu
BİZ MOLLALAR CAHİLLER BİLMİYORUZ YA HAKKI GERÇEĞİ ANLATIN BİZE YAŞAYARAK ÖĞRETİN ÖRNEK OLUN
Hanginiz Çocuğunuzun Torunlarınınız EŞCİNSEL olmasını İstersiniz Cevap verin
Cevap veriyorum. Ben istemem açıkçası. Ama Allah öyle takdir etmiş ve öyle yaratmışsa kadere boyun eğmekten başka elden ne gelir ki.
Siz asıl şunu sorgulayın.
Allah eşcinsel yarattığı bir kulunu eşcinsel diye cehenneme atıyor mu?
katre_07
29-10-2008, 21:47
Cevap veriyorum. Ben istemem açıkçası. Ama Allah öyle takdir etmiş ve öyle yaratmışsa kadere boyun eğmekten başka elden ne gelir ki.
Siz asıl şunu sorgulayın.
Allah eşcinsel yarattığı bir kulunu eşcinsel diye cehenneme atıyor mu?
ne bılelım sayın kc.sende :)
ben hiç gormedın goren arkadaşlar var mı..bilmem..!
ama gunah.. .yanlış...çirkin bir şey yapılmaması gereken bır şey dıye bılıyoruz...
Cevap veriyorum. Ben istemem açıkçası. Ama Allah öyle takdir etmiş ve öyle yaratmışsa kadere boyun eğmekten başka elden ne gelir ki.
Siz asıl şunu sorgulayın.
Allah eşcinsel yarattığı bir kulunu eşcinsel diye cehenneme atıyor mu?
Kimmiş o eşcinsel yaratılan Böyle bir şey var mı acaba Benim Cahil Beynim çözemiyor ama Belki Sizin Bilimsel Aklınız çözebilir
Getirin Bakalım Kimmiş o ?
Doğuştan Kör
Doğuştan Sağır duydum ama DOĞUŞTAN EŞCİNSEL
Güldürmeyin Beni
O Zaman Hasta ol Allahın Takdiri Ne yapacaksın
Olur mu Öyle şey
Kader öyle bir şey değildir Bugün İslam alimi denilenlerin açıkladığı daha doğrusu Bilgi eksikliğinden tam açıklayamadığı ve Genel Görüş gibi Değil Kader olayı
Ve Eşcinselliğin Kader olayıyla bir alakası yoktur
İşte böyle ABİDİK GÜBÜDÜK Şeylerle Götürüyorsunuz İşi Konubu değil İnsanlık Açısından Eşcinselliğin Zararları ve yanlışlığı
Bir insanın Karakterini bile değiştiriyorlar Bugünkü tıpta İlerlemiş teknolojik cihazlarla ilaçlarla İnsana İstenilen Her şey yaptırılabiliyor
İnsan kendi istedikten sonra Allah Eşcinselliği Düzeltmiş Çok mu acaba Ki Doğuştan olan bir şey değil bu Genetik olayıda diğer sayfalarda açıklandı Genetik olsa bile sadece tetikler ve bunu engellemek çoook basittir Ve genetik olayıda hala kabul görmüş değildir Sanırım bir arkadaş diğer sayfalarda bu genetik hakkında bir şey yazmış
Sülalen Kalp Krizinden gitti Sende Tuz, Yağ, Şeker Yersen Olacağın Aynısıdır
Ve bu öyle kalp hastalığı gibi bir şeyde değildir
Bir ABİDİK GÜBÜDÜK olay aklımıza geldi.
İlk okul çağlarında Ankara'da oturduğumuz dairenin iki alt katına yeni bir çift taşınmışlardı. Çiftin henüz birkaç aylık bir de bebekleri vardı.
Annem ile komşumuzda olduğumuz bir zaman çocuğunun çift cinsiyetli olarak doğduğunu söylemişti. Ve hatta hemen oracıkta bezini açıp göstermişti.
O dönemlerde çok etkilenmiş ve hatta korkmuştum bile.
Zaman geçti olaylar hakkında daha çok bilgi sahibi olunca artık bu durum korkutucu gelmemeye başladı.
Gerçeklerin ABÜDÜK GÜBÜDÜKlük ile açıklanılması daha korkunç gelmeye başladı.
Ya yaşlandık, ya bozulduk...
Arkadaşım Baksana Bi O bebeğe bi sorarlar bakalım erkeklik mi hissediyormuş Kadınlık mı Böylece çözerdin olayı ha yada boşver ya ikiside olsun Ne güzel dimi ?
Bu fiziksel özelliği Rahim varsa ve Çişini Hangi organından yapıyorsa vb.. doktorlar tarafından belirlenen şeylere göre onu o cinsiyete tedavi ettirmek gerekir Konumuzla ne alakası var anlayamadım Gerçekten işiniz Abidik gübüdüğün alası
Konumuz Psikolojik olarak Eşcinsellik Fiziksel bir sorunu olmayanlar O dediklerin zaten eşcinsel gurubuna girmiyorlar ki Allah cehenneme atsın
iyide en çok eşcinseller tarikat ve cemat üyeleri arasından çıkması normalmi?
islamla eş cinselliğin bu yakın ilişkisini anlamak oldukça zor(formda okumadığım yerler olabilir) sinirlendim aniden atladım çoğu eşcinsel arkadaşım terikatçı hepsini seviyorum:P
bende bisexüelim benim için no problem iki cinste de hoş kayıda değer arkadaşlar var!
bence islam eşcinselliği oldukça öven ve abartan bir din buyuzden islamı diğer dinlerden üstün görüyorum( 4 şahit meselesi falan..)
bu arada doktor olarak ta cinsellik bütün dünya kriterlerine göre bir seçim meselesiyse anlamıyorum!
bukadar kasmak neden?
isteyen istediğiyle beraber olsun sorun ne?
sapıklık anasıyla yatan babasıyla yatan eşekle yatan evladıyla yatan yatıp üstüne öldürendir buda çok şükür ki islamda kötü bişeydir...
o zaman! ozaman sorun yok yola devam!!!!!!!
unutmadan bide vildanlarla gılmanlar vs...
dedim ya islam hem kendine inananlardan hemde tüm radikal akımlardan fantazi ve yaklaşım açısından hem daha modern hem daha demokrat(bence)
unutmadan lut kavminin iyi araştırılması gerektiğine inanıyorum şirktenmi yoksa eşcinselliktenmi yok edildiler? ki eğer yok edildiyseler kuranda böyle bir sorun neden yer alıyor?
emrekalkavan
14-12-2008, 07:41
lut kavmi eşcinsel olmalarından dolayı (temelde) helak olmuştur .
yucemanitu
14-12-2008, 19:40
Lut kavmi Kuran'a göre şirkten değil eşcinsellik yüzünden helak oldu.
(Araf Suresi) Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz? (80) "Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz." (81) Kavminin cevabı: "Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!" demekten başka olmadı. (82) Bunun üzerine biz, karısı dışında onu ve ailesini kurtardık; o (karısı) ise (helake uğrayanlar arasında) geride kalanlardandı. (83) Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte. (84)
Hadi bu Lut kavminin Erkekleri escinseldi helak oldularda,kadinlari ve cocuklari hangi günahdan dolayi helak oldu?birzamanlar bu masala bende cok kisa birsüre inanmisdim.
Ayrica dogusdan cift cinsiyetli dogan insanlar var ve bunlarida ayni helak eden allah yaratiyor gene ayrica bu allahin escinsellere bu kadar antipatisi varsa neden bugün hicbir karsi eylemde bulunmuyor?escinsellik bu insanlarin bilincli tercih etdikleri birsey deyil cogunun sorunu cocukluk caginda yatiyor,bu allahin bunlardan hic haberi yokmu?bu nasil allah?dedim ya bu araplarin allahi bana hic uymuyor.
papi kardeş teşekkurler ama sevgili atlasın atladığı yerler var ben sitedeki alimler kadar derin hadis ve din bilgisine sahip olmasam da hikayenin devamında lutun evine 2 melek gelir ve kavmi bu son sınavda erkek kılığında gelen melekleride kötü amellerine alet etmek isterler ondan sonrada yok olurlar...
kısacası ortada açıkta kalan çok soru var bu kavim bu yuzden yok edilmiş olsalardı lut peygamberi kendi amellerine alet etmek yuzunden yok edilirlerdi ki dikkat edersen burda allahla boy ölçüşme,meydan okuma var; biz ne seni nede meleklerini dikkate almayız(tınlamayız) böyle bir meydan okumayada tanrının sessiz kalması beklenemezdi zaten...
dikkat edersen burda allahla boy ölçüşme,meydan okuma var; biz ne seni nede meleklerini dikkate almayız(tınlamayız) böyle bir meydan okumayada tanrının sessiz kalması beklenemezdi zaten...
xxxxxxxxxxxx
Sayin kaancan,Tanriya inaniyorsak ,büyüklüyüne inaniyorsak,onu insanin karsisina bir savasci gibi cikaramayiz,o Tanri bizlerse insaniz ,ona bizlere kilic cekmek yakismaz,ayrica senin inandigin Tanri sessiz kalmiyorsa dünyada olan bu kadar haksizliklara seytanliklara nasil sessiz kaliyor?saygilar
iyide sen müslümanların tanrısının özelliklerini bilmiyorsun derim; tanrının isimleri arasında biliyorsun intikam alıcı,hesab görücü gibi isimler var!
şöyle diyebiliriz; sadece ibretialem olsun diye bazen bazı toplulukları cezalandırıyor,bazılarınında akıllansın diye başkaları tarafından cezalandırılmasına göz yumuyor;)
sorry unuttum asıl söylemeye çalıştığım tanrıyı kızdıran erkek erkeğe ilişki değil üstüne üstlük erkek kılığında gönderilen meleklri kötü amelere alet etme isteğiydi...nasıl olur koskoca tanrının iki parlak meleğini koca toplum kötü şeyler yapmak ister? akıl sır ermez bu işe...
tekrar üstüne basabasa vildan ve gılman ismindeki yüzleri güneş görmemiş yumurtaya benzeyen,etrafta pervane gibi dönüp dolaşan,inci gibi parlak bu oğlan hizmetkarlar(vildan ve gılmanlar) aksi halde nasıl olurda kuranda yer alır?
aklımda bazı özlemlerin giderilmesi gibi bir düşünce dolaşıp duruyor ama bu konuda buyuk islam alemi üyeler ne düşünüyor kim bilir?
arkadaşlar cinsellik tabikide herzaman tercih meselesi değildir örneğin bi erkeğe östrojen verin bakalım ne oluyo kaldıki eşcinsellik vucuttaki hormon dengeleriyle alakalı haa kendi bu yolu tercşh edenler vardır ama genellikle kişinin bu meyli daha cocukken başlar ve kendi bile bu durumdan cevre baskısıyla rahatsız olmasına rağmen vazgecemez çünkü elinde değldir çünkkü öyledir şimdi kalkıpta onu cehennememi atalım ateşten gömlek giydirip başından aşşağıya kaynar sular mı dökelim
ah benim zavallı insanlarım
Lut kavmi Kuran'a göre şirkten değil eşcinsellik yüzünden helak oldu.
(Araf Suresi) Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz? (80) "Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz." (81) Kavminin cevabı: "Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!" demekten başka olmadı. (82) Bunun üzerine biz, karısı dışında onu ve ailesini kurtardık; o (karısı) ise (helake uğrayanlar arasında) geride kalanlardandı. (83) Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte. (84)
Ayetlerin Mealleri Tam değil Kardeşim "MİN DUNİ EN NİSAİ" Kadınları BIRAKIP DEĞİL kadınların Yanında demektir Ki Bu Gaylık değil Bisexüellik Olur......
Kuranda da lezbiyen, Gay değil Eşcinsel bile tanımlanmaz ve Bu terimler geçmez....
Ve Tekrarlamak İstiyorum Lut ve kavminin geçtiği ayetlerde Yanlış hatırlamıyorsam İlahi bir Eleştiri Yada Yorum Yok hep Lut a.S Kendi Ben sizin Bu yaptığınıza Karşıyım diyor ve kavmide Onu Çıkarın Yurdunuzdan diyor ve yol kesiyorlar Tecavüz ediyorlar eziyet ediyorlar Her Türlü Pisliği yapıyor Bu toplum Ondan Sonra Helak Ayetleri Geliyorr Ondan Önce ne Helak ne Eziyt Yok Lutu ve Ona inananları kim/ne Olursa olsun ona inanaları yurdunuzdan sürüp Çıkarın diyorlar ve Lut ve ehli ona İnananları Alah Kurtarıyor ve O yurtlarınıda Başlarına geçiriyor
Sonra Onların İman etmedikleri Şirk Koştukları Fesat Yaydıkları İfsad edenler Olduğudan Yakınılıyor Yurdundan Çıkanlarada Bak Sizi Yurdunuzdan Çıkarıp ifsat edenlerin Sonu nasıl oldu deniliyor.
1.inne-kum: muhakkak ki siz2.le te'tûne: mutlaka geliyorsunuz3.er ricâle: erkeklere,adamlara4.şehveten: şehvetle5.min dûni en nisâi: kadınların yanında6.bel: bilâkis, aksine, hayır7.entum: siz8.kavmun musrifûne: müsrif, haddinizi aşan bir kavim
yukarıdaki araf süresini okuyunca bile tekrar doğru yolda olduğumu anladım.ben inanmıyorum arkadaş o mukemmel varlık dediğimiz yaratıcıya ben böle bi dini yakıştıramıyorum..bunun insan yazması olduğu çok acık..hani inanan kardeşler derlerya bi kalbinizi açın ne olduğunu görürsünüz.valla ben gördümde sizde bi gözünüzü beyninizi açın da görün şu eksikleri saçmalıkları
eylemsel
18-04-2009, 20:05
eşcinselligin fizyolojik,psikolojik ve sosyal nedenleri var. fakat bu durumun insan dogasına uygun oldugunu düşünmüyorum. fizyolojik yada hormonal nitelikli olmadıkça pek tasvip etmiyorum.bu durum dışında yer alanlarda insanların tercihleriyle ilgilidir. ama benim asıl kabul edemedigim biseksüeller. haz temellli bi hayat algısına dayandıgını düşünüyorum.
(Araf Suresi) Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz? (80) "Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz." (81)
Kuran'ın Tanrı tarafından gönderilmediğinin Kuran'daki en önemli delili bu ayettir.
Lut kavmi M.Ö.bininci yılarda yaşamış bir topluluktur.(Dini verilere göredir).
Oysa eşcinselliğin izlerine en eski uygarlıklarda ulaşılmıştır.Sümerlerde eski Mısır ve çok bilinmeyen Uzak Doğu uygarlıklarında da.
Bu açık.Sorun bunun neden Kuran'a eklendiğidir?
diagoras
23-04-2009, 17:59
eşcinselligin fizyolojik,psikolojik ve sosyal nedenleri var. fakat bu durumun insan dogasına uygun oldugunu düşünmüyorum. fizyolojik yada hormonal nitelikli olmadıkça pek tasvip etmiyorum.bu durum dışında yer alanlarda insanların tercihleriyle ilgilidir. ama benim asıl kabul edemedigim biseksüeller. haz temellli bi hayat algısına dayandıgını düşünüyorum.
Degerli eylemsel, baskasinin tercihi neden senin tasvip edip etmeme ic hesaplasmana konu oluyor, yani biseyi tasvip edip etmeme dusunce surecine girmen ancak bu tercihe sahip birilerinin sana bunu dayatmasi, sana karsi pratik bir eglemde bulunmasi ya da senin kendi icinde bu potansiyeli gormen veya bu tercihe hayatinin bir yerinde meyilli olmus olmanla aciklanabilir. aksi takdirde baskasinin ozel hayatinin en ozel kismi olan cinsel tercih bolumu neden senin tasvip etme etmeme ic tartismana konu oluyor. Bu soruyu sana ozel yazmiyorum , senin bu yaklasimin cok genel bir tarz. yani aslinda cok genel merak ettigim bir soru ki yaniliyor olabilme ihtimalimi goz ardi etmeden, cevabini birlidigm bir soru bu. Fakat bu tarzi dillendiren biri olarak sana sormak istedim.
Herkese Saygilari, Selamlar.
eylemsel
23-04-2009, 21:22
Degerli diagoras, sizde kendi kararınızı vermişsiniz. hatta benim ne diyecegimi bile bildiginizi düşünüyorsunuz. öncelikle şunu belirtmek isterim. insanın cinsel yönelimleri farklı olabilir. ama ben eşcinselligin insan dogasına aykırı oldugunu düşünüyorum. aslında sizde çok genel bir yaklaşımla şunu diyorsunuz. eşcinsellige karşı olanlar aslında gizli bir eşcinsel. hatta eşcinsel sitelere meraktan baktıgınızda bile bu merakınız şuna yoruluyor. siz aslında gizli eşcinselsiniz ve o yüzden merak ediyorsunuz.bu sitelerde bu bilgiyi veriyorlarsize. bu tamamıyla savunma mekanizması, insanlar eşcinsellligi benimsememesi yada merak duyması onu gizli eşcinsel yapmaz. ve yine tekrarlıyorum. fizyolojik yada hormonal olmadıgı sürece insan dogasına aykırıdır. insanların tercihleri tabiki beni ilgilendirmez. ama biseksüelligide karşıyım. antik yunanda eşcinsellik meşru kabul ediliyordu. hatta normal olan buydu. çünkü kadınları aşagı, zekası yetersiz cins olarak gördükleri için.
eylemsel
23-04-2009, 21:39
ayrıca bir şeyleri merak edip nedenlerini anlamaya çalışanlarada böyle korku salarak aslında pek iyi bişeyde yapmıyorla eşcinsel siteler. nasıl toplum onları damgalıyorsa kendileride heteroseksüelleri gizli eşcinlllik korkusuyla damgalamaya çalışıyor. hele bu durum toplumumuzda geri teper.
diagoras
23-04-2009, 23:42
Degerli Eylemsel, senin verdigin bilgiler gibi kesin bilgiler veremiyecegim. ama bana yazdigin cevapta yine ayni seyi yapmissin. sanirim ben anlatamadim demek istedigimi. neyin dogal olup olmadigini nasil olcuyorsun ve nasil karar veriyorsun ( kendi ahlak anlayisina gore olcuyorsun bence), ve birilerinin tercihinin dogal veya dogal degil diye niteleme ihtiyacinin nerden geldigini merak ettim sadece, ayrica ben kafamdaki cevap dogru bir cevap olmayabilir dedim, bunuda ozellikle belirttim, ben hickimseyi gizli escinsel olarak tanimlamadim, fakat bunu destekleyen bazi orneklerde zaman zaman karsimiza cikmaktadir bunu da belirtmek isterim.
ben bir insanin baska birinsana zarar vermedigi surece tercihinin herhangi bisekilde dogal veya degil, anormal veya nomal olarak tanimlanmamasi gerektigini belirtmek istiyorum. Ozetle benim nacizane sahsi fikrim, yasam tarzindaki tercihlerde ve ozellikle cinsellikte ( kisiler baskalarina ve kendilerine zarar vermedikleri surece, ki zaten birilerine zarar vermek yasalarla belirlenmis suclar olarak ayrintili sekilde kanunlarda tanimlidir ) fizyolojik veya degil , dogal veya degil, normal veya anormal gibi tanimlamalar yapilamaz. asil dogal olmayan bunu yapmak olur.
Herkese Saygilar, Selamlar.
Bence Gaylık ve Lezbihyenlik diye bir şey yoktur bisexüellik vardır.Gaylar ve lezbiyenler her ne kadarda kendilerini gayım lezbiyenim diye tanımlasada içlerinde Fıtrattan gelen bir arzu bir istek ve bir duygu yatmaktadır yani bir erkek sadece erkeklerden Hoşlanmaz Kadınlardan da Hoşlanır erkeklerdende. ama erkek onu daha Çok heycanlandırır ve daha Çok zevk verir Hem sosyal hem cinsel bakımdan Daha Çok zewkli olur
Bir kadın her ne kadarda lezbiyenim desede İçinde Bir kadınlık duygusu vardır ve Erkeklere Mutlaka ve mutlaka Minimum Derecede İlgi gösterir Yani tamamiyle Sadece erkekten Hoşlanan Erkek Tamamiyle Sadece Kadından Hoşlanan Kadın Yoktur Bisexüellik vardır ki ben Buna Karşıyım Kesinlikle Bu tür Kişileri cinsel bir Sapık olarak görüyorum.Duyguları ve istekleri sadece cinsellik olarak alghılıyorum. bilmem Onlar ne Düşünüyor.
ve ayrıca Lut ile Kurtulan ehli Ona inan topluluk onunla beraber Kurtulan Kişilerin içinde Eşcinsellerin Olmadığını ne biliyoruz Muhafazakar(Sakınan) Eşcinseller ve Eşcinsel Olsa dahi Allaha İnanan Allaha (Yok diye) iftira atmaktan Onu yok saymaktansa Yanmayı tercih eden Eşcinsel Müslümanlarda var olamaz mı Ayrıca Lutun Karısıda Cezaya Çarptırılanlar arasındadır Peygamber Hanımı Ve Heterosexüel bir Kadın Neden Cezaya Çarptırılsın ki Lezbiyen mi Hayır !!! bisexüel olma İhtimali olabilir ama Lezbiyen değil Oda Luta inanmamış ve şüphelenmiştir ve cezayı hak etmiştir.Ceza Tam Olarak Lezbiyenliğe/Gaylığa/Bisexüelliğe Değil Şehvetlerinden Dolayı bilerek yada bilmeyerek İnkara Giden İnsanlar Çarptırılmıştır YALANLAYANLARIN SONU NASIL OLDU ifadeside Bunu desteklemektedir.
Kısaca :
Gerçek Müslüman Ne Olursa Olsun ALLAH'ı inkar etmektense suçunun Cezası yüzünden Yanmayı tercih eder.Ateşi Allaha İftira atmaya Tercih eder.Ve Bu tür kişiler için Kuranda bir yaptırım Bulunmaz Özellikle Ölüm Kesinlikle Yoktur Açık bir hükümde Yoktur.Ve dinden Çıkmış Allah Lanetlemiş Ebedi Cehennemlikler gibi Büyük iftiralar atılmamalıdır Nitekim Kuranda Müslüman Eşcinsellerden de Müslüman Zina edenlerdende İman eden Günahkarlardanda bahsedilir ve inkarcılar kadar sert Katı davranılmaz.büyük günah işleyenin Durumu Kesin Lanetlidir, Öldürülmelidir, Ebedi Cehennemliktir ..... Bunlar Ucu bucağı bitmeyen Günaha Karşı olan Kinin öfkenin bir Yansımasıdır ama Müminin Diğer Mümin Kardeşinin Günah işlemesinden Dolayı böyle dayanaksız temelsiz çirkin iftiralar atacağına Onun Bağışlanması Doğru yola girmesi için Dua etmesi Daha Doğru diye düşünüyorum...
"Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, âdaletli davrananları sever."[6] (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0slam%27da_b%C3%BCy%C3%BCk_g%C3%BCnah_i%C5%9F leyenin_durumu#dipnot_6)Bu ayette birbiriyle savaşan iki inanan yani Mümin zümreden bahsedilir, bu kişiler savaşıyor olmalarına rağmen Mümin olarak nitelendirilmiştirler. Buna göre Ehl-i Sünnet kişiler büyük günah işliyorlarsa dahi Mümin olabilirler sonucuna varmıştır. Benzeri ifadeler taşıyan ve Ehl-i Sünnet'in günah işleyenin durumu konusundaki görüşüne dayanak olmuştur diğer ayetlerden bazıları şunlardır: Mümtehine suresi (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCmtehine_suresi) 1. ayet (60/1), Saff suresi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Saff_suresi) 2. ayet (61/2) ve Tahrîm suresi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tahr%C3%AEm_suresi) 8. ayet (66/8).
Felsefeci 87
15-05-2009, 22:42
Eşcinsellik, bana kalırsa bir hastalıktır. Bu gibi durumları yaşayan insanları hiçbir şekilde kınamıyorum. Ama din adına konuşma yapan bu arkadaşlara şunu sormak istiyorum. Madem Allah herşeyi biliyor, herşeyi görüyor ve herşeyin sahibi. Bu insanları yaratmadan önce, onların gay, yahut lezbiyen olacağını bilmiyor muydu? Cevabınız ''biliyordu'' olacaktır. Madem biliyorsa, o kişinin bu durumda olmasına neden müsaade etti? Neden o kişinin bu duruma gelmesine izin verdi? Eğer izin verdiyse ve müsaade etmediyse, bu kişiyi kendi haline bırakmış demektir. Buna rağmen, bu kişiyi yargılamasına gerek var mı? Eğer bundan ötürü bir yargılama ve sonucunda cehenneme atma söz konusu olursa bu durum Tanrı'nın adaletsiz olduğunu göstermez mi? Bence gösterir. Mantıklı düşünen her insan da böyle düşünür. Bu sadece eşcinsellik için değil, günah olduğu söylenen tüm olaylar için de geçerlidir..
Saygılarımla.
Bir kadın her ne kadarda lezbiyenim desede İçinde Bir kadınlık duygusu vardır ve Erkeklere Mutlaka ve mutlaka Minimum Derecede İlgi gösterir Yani tamamiyle Sadece erkekten Hoşlanan Erkek Tamamiyle Sadece Kadından Hoşlanan Kadın Yoktur Bisexüellik vardır ki ben Buna Karşıyım Kesinlikle Bu tür Kişileri cinsel bir Sapık olarak görüyorum.Duyguları ve istekleri sadece cinsellik olarak alghılıyorum.
Öyle ise sizde homofobi var.:)
Dikkat edin kanunlara karsi gelip suc islemeyin.
Eger bulundugunuz yer, gelismis ve insan haklarini gercekten uygulayan bir ülkede ise; siz bu yaziniz ile suc islemektesiniz ve ceza almaniz gerekir.
sheyhzade
16-05-2009, 01:27
Bence Gaylık ve Lezbihyenlik diye bir şey yoktur bisexüellik vardır.Gaylar ve lezbiyenler her ne kadarda kendilerini gayım lezbiyenim diye tanımlasada içlerinde Fıtrattan gelen bir arzu bir istek ve bir duygu yatmaktadır yani bir erkek sadece erkeklerden Hoşlanmaz Kadınlardan da Hoşlanır erkeklerdende. ama erkek onu daha Çok heycanlandırır ve daha Çok zevk verir Hem sosyal hem cinsel bakımdan Daha Çok zewkli olur
Bir kadın her ne kadarda lezbiyenim desede İçinde Bir kadınlık duygusu vardır ve Erkeklere Mutlaka ve mutlaka Minimum Derecede İlgi gösterir Yani tamamiyle Sadece erkekten Hoşlanan Erkek Tamamiyle Sadece Kadından Hoşlanan Kadın Yoktur Bisexüellik vardır ki ben Buna Karşıyım Kesinlikle Bu tür Kişileri cinsel bir Sapık olarak görüyorum.Duyguları ve istekleri sadece cinsellik olarak alghılıyorum. bilmem Onlar ne Düşünüyor.
Sanirim daha onceden hicbir gay yada lezbiyen ile konusmadin,
yada ne hissettiklerini bilmiyorsun..
Eger erkeksen,kendinde dusun.erkek sana itici mi geliyor,cekici mi?
(cekici geliyorsa hafiften gaylik meyli vardir)
Eger kadinsan,aynisini kadin icin dusun,cekici mi geliyor,itici mi?
Hem cekici ,hem itici gelene nasil duygu besleyebilirsin,,
Bu bisexuellik mi?
Onun icin soylediklerin cok tutarsiz.
http://www.guncel.net/ea/16386
bak bir haber bulundugun ulkeden,bu yasta insan vatanini silebilmeyi
nasil goze alir,bir sehvet bir ask..
Ben hic kadindanda hoslaniyorum diyen bir gay,
erkektende hoslaniyorum diyen lezbiyen tanimadim..
Aksine Karsi cinsler cinsel iliskide tiksinc geliyor..
Hollandada bazi arkadaslarla muhabbetini yapabiliyorum merakimdan,
ama hic bir lezbiyen,hic bir gay senin gibi konusmuyor..
Yani simdi insan icten gelen bir durtuyle hemcinsiyle iliski yasamak istiyor,
kendi mutlulugu bu sekilde yakaliyorsa bunlari dislamak mi gerekiyor?
yoksa her bireyin ozeline saygi duymak mi gerekiyor?
Dinen sakincaliymis...
Dinen sakincali olmayan bi konu soyle bana Allah askina :)
Hayatin her anina din girmese,dunya ne guzel olacak Sevgili Ism@
Arkadaşlar,
Sizler görmeyeli bilim (aman yanlış anlaşılmasın "ilim" değil) ilerledi. Artık hormon gibi şeylerin var olduğunu biliyor hatta kanıt istiyorsanız gösterebiliyoruz.
Cinsellik, birçok diğer şey gibi son derece ince bir ip üzerinde şekillenen, bir zorunluluktur. Bazı durumlarda bu zorunluluk olmaması gereken bedenlerde cereyan eder. Buna isterseniz Allah'ın hikmeti, isterseniz doğanın bir aldatmacası deyin gerçek değişmez; kişi olmaması gereken bir bedende hapsolmuştur. Bunu anlamak niye size bu kadar zor geliyor?
A.
milomanara
16-05-2009, 02:30
Hazır herkes konudan sapmışken,
Maalesef sık sık din konusunda rasyonel olsa bile bireysel tercihler konusunda tutucu arkadaşlarla konuşuyorum. Eşcinsellik hastalıkmış, işte tam bir inci. Yahu kime ne? Mesela bir eğilim düşünün, bunların erkekleri penis yerine başparmaklarını kullanma eğilinde olsunlar, kadınları da ağızlarını(bu zaten var da kurgu işte). Bu insanlar kendi aralarında cinselliklerini nasıl isterlerse, başkalarını takmadan yaşacaklardır. Kime ne zararı var? Ayrıca hür irade. Hasta diyenlerin argümanlarını anlıyorum, aynı cinsin kokusu benim için de mide bulandırıcı, bağlayıp saatlerce uğraşsa bir verim alamaz benden. Ama benim gibi düşünmeyenlere hakaret etmemi gerektiren bir durum yok, hele kötüleme, yargılama ya da yasaklama gibi hiç bir rüştüm yok. Ben kim oluyorum X'in özel hayatında? Yok efendim üremeye dönük olmalıymış, insan nesli tükendiği için çok duyarlı bir tepki!
Efendim toplumun ahlaki bıdıbıdıbıdıbıdıbıdıbıdıbıdıbıdıbıdıbıdı...
Müslüman önce ahlak konusun da kendi bakmalı, sicili tutarlı eşcinselinkinden çok daha kötü çıkacaktır.
Lut kavminin içinde bu kadar bol erkek eşcinsel varsa sebebi üzerine düşünmek lazım. Toplumu buna iten neydi. Büyük ihtimalle o kavmin dini ile ilgili olmalı.
Cinsel organ tapınımı olan topluluklar biliyoruz.
Üstelik Lut'un evine gelen adamlara bu ilgi neden? Ortalıkta adam kıtlığı mı vardı? Onlarla yatmak neden bu kadar önemliydi.
O kişilerin melek olduğu belirtiliyor. Cinsiyetsizler yani. Cinsiyetsizlik olgusunu çağımızdaki evlenmeyen rahibe ve rahiplerle örtüştürebiliriz.
Okuduğum bazı yazılarda bu kişilerin de benzer şekilde rahip olabileceği savunuluyor. Artı olarak da bu kişilerle beraber olmanın Lut kavmi için sevap derecesi taşıyor olabileceği söyleniyor.
Konuyla ilgili olarak +
Tapınaklarda yaşayan kutsal kadınlar, hem defalarca cinsel birleşme yaşıyorlar hem de bakire sayılıyorlardı. Onlar tanrının eşleriydi ve onlarla beraber olmak dinen önemli bir dereceydi doğan çocuk da tanrının çocuğu sayılarak tapınağa ait kabul ediliyordu.
Bilmem bir şey çağrıştırıyor mu?
milomanara
16-05-2009, 10:25
Cinsel organ tapınımı olan topluluklar biliyoruz.
Hmm, düşüneyim biraz, yok çıkaramadım. Ama ibadethaneleri penis şeklinde olan var, dilimin ucunda, i'yle mi başlıyodu ne? ;)
Düşünce ile görünüş arasında korelasyonun olduğunu okumuştuk bir yerlerde.
Beyin neye endekslenmişse, bakılan yerlerden alınan iletilerin beyinde oluşturduğu görünüş o şekilde olurmuş.
Tüm bakanlara, bakılan şey kimi füze, kimi kalem, kimi çivi kimine ise ... olarak görünürmüş.
milomanara
16-05-2009, 22:29
Düşünce ile görünüş arasında korelasyonun olduğunu okumuştuk bir yerlerde.
Beyin neye endekslenmişse, bakılan yerlerden alınan iletilerin beyinde oluşturduğu görünüş o şekilde olurmuş.
Tüm bakanlara, bakılan şey kimi füze, kimi kalem, kimi çivi kimine ise ... olarak görünürmüş.
Alındıysanız özür dilerim sayın mhmd, ben bunu Turan Dursun'dan okuduğumu hatırlıyorum ama kitaplarım yanımda olmadığından şu anda kaynak gösteremeyeceğim(bilen arkadaşlar gösterirse sevinirim). Biraz müsade edin, kaynağımı göstereyim ya da yanıldığımı bildireyim.
saygılarımla,
Sn. milomanara,
Alınmak için yaşımız geçti.
Herhangi bir görüş ya da düşüncenin eleştirisi bu kadar basit olmamalı diye düşündük.
Öylece de yazdık.
Kaynağınızı merakla beklememize rağmen, düşmanca, sığ ve körbakış ile yazıldığından da emin gibiyiz.
Böyle bir bakış ile çan ya da zil ya da şamdan ya da çarmıh neyi ifade ederdi?
Merak dahi etmiyoruz.
milomanara
17-05-2009, 18:32
Sn. milomanara,
Alınmak için yaşımız geçti.
Herhangi bir görüş ya da düşüncenin eleştirisi bu kadar basit olmamalı diye düşündük.
Öylece de yazdık.
Kaynağınızı merakla beklememize rağmen, düşmanca, sığ ve körbakış ile yazıldığından da emin gibiyiz.
Böyle bir bakış ile çan ya da zil ya da şamdan ya da çarmıh neyi ifade ederdi?
Merak dahi etmiyoruz.
sayın mhmd,
eski kitaplarıma ulaşamadım, bu yüzden size Dr.Ernest L. Martin (http://en.wikipedia.org/wiki/Ernest_L._Martin)'in bir makalsiyle geri dönmek zorunda kaldım. Kaynağımı yeterli bulmayabilirsiniz, adamın meteoroloji doktorası var ve arkeoloji konusunda çalışmaları var. Anladığım kadarıyla hayatının büyük kısmını kutsal kitaplara ve bunların gerçek anlamlarına ayırmış biri.
Herneyse, cami figürünün penisden türediğini kesinlikle kötü niyetli olmadan (şu anda aşağıdakinden başka kaynak gösteremediğim) geçmiş birikimlerime dayanarak söyledim. Sığ ve kör olduğunu kabul etmeyeceğim.
Aşağıdaki makalede cami figürünün kaynağının Şam'daki eski roma tapınağı(bugün kü büyük cami) (http://en.wikipedia.org/wiki/Umayyad_Mosque) olduğu bunun da mısırlılarlardan kalma bir adet olduğunu(mısırda tanrı osiris öldürülür ve parçalara ayrılıp dağıtılır, karısı tanrıça isis her yere habercilerini gönderir ve penisi hariç tüm parçalarını buldurur, bunun üzerine isis her ibadethanenin yakınına osiris'in penisini çalanların yaptıklarını unutmamaları için dikilitaş diktirir.) bu adetin romalılara, oradan da şam'da ki büyük cami yoluyla müslümalara geçtiğini söylüyor.
Daha tatmin edici kanıtlar araştıracağım. Şimdilik verebildiğim budur.
Esenlikler dilerim,
Cami:
But where did the Muslims get their basic design for their mosques and minarets (towers)? As mentioned before, it was basically from the great Roman (pagan) temple at Damascus. But why should anyone want to raise up towers in the first place in association with places of religious worship which the Christians finally adopted from Muslim example? The use of towers stemmed from the practice in early Egypt of erecting obelisks as sacred shrines or monuments near or at their places of worship. But why have such towers with various shapes (but almost all of them displayed as long, erect and normally with a type of point or pyramid on top like our steeples and spires)?
Classical history is clear on this matter. When the Egyptian God Osiris was killed and dismembered (with his body parts scattered around the country), the Goddess Isis (his sister and wife) sent her messengers to gather the body parts together for a proper burial of Osiris. They were successful in discovering all the parts of the body except the penis. They looked all over for it, but it was never found. So what did Isis do? She erected various kinds of obelisks always erect and upright in a type of penis-form to remind the people to look for Osiris' lost penis. To not let them forget it, she erected numerous obelisks penis-like monuments) at the main places of Egyptian worship (Diodorus Siculus, Book I, Chap. Two). As a matter of fact, the Egyptians gave the practice to the Greeks and then it came to the Romans.[KAYNAK (http://www.askelm.com/doctrine/d980927.htm)]
Öyle ise sizde homofobi var.:)
Dikkat edin kanunlara karsi gelip suc islemeyin.
Eger bulundugunuz yer, gelismis ve insan haklarini gercekten uygulayan bir ülkede ise; siz bu yaziniz ile suc islemektesiniz ve ceza almaniz gerekir.
Sayın cigi dediğimi tam anlamamışsınız eğer ki Şey hastası Aklı Başında değilde şeyinde Olan Sadece Yatak odasını düşünen Kişileri Kınıyor ve Sapık olduklarını yüzlerine vuruyorsam ve Bundan dolayı ceza alacaksam alayım . . . .
Şunuda Belirteyim ki bende Homofobi Yok Sadece Sexmanyakfobi Var Kardeşim .
Sanirim daha onceden hicbir gay yada lezbiyen ile konusmadin,
yada ne hissettiklerini bilmiyorsun..
Eger erkeksen,kendinde dusun.erkek sana itici mi geliyor,cekici mi?
(cekici geliyorsa hafiften gaylik meyli vardir)
Eger kadinsan,aynisini kadin icin dusun,cekici mi geliyor,itici mi?
Hem cekici ,hem itici gelene nasil duygu besleyebilirsin,,
Bu bisexuellik mi?
Onun icin soylediklerin cok tutarsiz.
http://www.guncel.net/ea/16386
bak bir haber bulundugun ulkeden,bu yasta insan vatanini silebilmeyi
nasil goze alir,bir sehvet bir ask..
Ben hic kadindanda hoslaniyorum diyen bir gay,
erkektende hoslaniyorum diyen lezbiyen tanimadim..
Aksine Karsi cinsler cinsel iliskide tiksinc geliyor..
Hollandada bazi arkadaslarla muhabbetini yapabiliyorum merakimdan,
ama hic bir lezbiyen,hic bir gay senin gibi konusmuyor..
Yani simdi insan icten gelen bir durtuyle hemcinsiyle iliski yasamak istiyor,
kendi mutlulugu bu sekilde yakaliyorsa bunlari dislamak mi gerekiyor?
yoksa her bireyin ozeline saygi duymak mi gerekiyor?
Dinen sakincaliymis...
Dinen sakincali olmayan bi konu soyle bana Allah askina :)
Hayatin her anina din girmese,dunya ne guzel olacak Sevgili Ism@
Konuştum Benim Çook Arkadaşım var eşcinsel ve oldukça da yakınız yani ama Hiç Aklı şeyinde değilde başında olan Sevgiyi merhameti ilgiyi Aşkı önplanda tutan bir tek AKTİF görmedim. Aktifim, aktif gayım pasif Lezbiyenim, bisexüelim diyenlerin Hepsinde Önplanda yatan bellidir Benim gözlemlediklerim Bu yanii. . . . bilmiyorum Yanlış mı ama Herkesi aynı görmek te doğru olmayabilir. Ama Çoğununu da böyle olduğu bir gerçektir. Özellikle Yukardaki saydıklarımın
arkadaşlar benim o ayetlerden anladığım eşcinsel fuhuşun da suç olduğu. yani eşcinselliğe karşı bir şey olduğunu düşünmüyorum. Günümüzde maalesef eşcinsellik normal sayılmadığından normal ilişki için olan "evlilik" ve "fuhuş" ayrımını eşcinellik için ilk bakışta yapamıyoruz.
aslında maalesef dediğime bakmayın, eşcinselliğin bir hastalık mı yoksa tercih mi olduğu hala tartışmalı bir konu, belki de doğru olan eşcinselliğin hastalık gibi ele alınmasıdır. şu andaki verilere göre eşcinsellik doğuştan gelen bir tercih, buna göre düşünürsek eşcinseller de toplumda rahatça yer alabilmeliler diye düşünüyorum. bu konuda en düzgün bilgiyi bize eşcinsel arkadaşlardan biri verebilir :)
Şimdi fena nın dediği gibi de olabilir Çünkü Lutun Kavminin Ceza almalarının sebepleri
1.Allahı ve Peygamberi İnkar etmeleri
2.Peygambere ve ona inananlara Eziyet Edip Yurtlarından Çıkarmaları ve alaya almaları
3.Yol kesip Taciz veya Tecavüz etmeleri
4.Toplantılarında O işi yapmaları Yani Gurup Olarak diyebiliriz
Ayetlerden anlaşılan Budur Ki Lutun Kavmi 1. ve 2. madde temel olmak üzere Bu sebeplerden helak olmuştur Çünkü Konunun geçtiği ayetlerde bak/gör YALANLAYANLARIN/İNKAR EDENLERİN sonu ne oldu diye bir ifade geçmektedir Bu ifade Önemlidir.
2.bir Olayda EŞLERİNİZİ BIRAKIPTA ADAMLARA/ERKEKLERE Mİ GİDİYORSUNUZ YOL KESİYORSUNUZ gibi ifadelerde Burada evli olan(gerek eşcinsel evlilik gerek Heterosexüel evlilik) evli olan kimselerin Gurup olarak Namus nikah Sevgi saygı aşk tanımadan Cinsel Arzularını tatmin etmeleridir.Üstelik Bunları yaparken Bazı istemeyenleri de Zorlayarak Yapmaları ve tecavüz etmeleridir Yol kesip herkese elini dilini Kötülükle Uzatmalarıdır Yani Toplumun temeli olan aileyi yıkmak Parçalamak Namus sevgi saygı Koymamaktır.
Eşcinsel evliliklerin her dönemde Olduğu kesindir Ama Bu evlilikler resmi mi yoksa gayri resmi mi olduğu hakkında bir bilgim Yoktur dikkat ederseniz resmi ye de gayriresmi(Toplum tarafından kabul edilmeyen, Toplumun Oluşturduğu yazılı yazısız Kurallara uymayan) resmi ve gayri resmi içinde EVLİLİK ifadesini Kullandım Çünkü evlilik denilen şeyin asıl amacı Bi hoca/Memur İki şahit bi nikah değildir
Evlilik kavramı : Aşk, Sevgi, Merhamet, Cinsel Tatmin ve Eşlerin birbirlerine Mutlak Suretle Bağlı kalarak Huzur Ve Mutlulukla gerçekleşir
Gayri meşru evlilik derkende Bunu kasdetmek istemiştim Yoksa Afedersiniz anahtar deliği Bulsalar Oraya Girmek için (değil ki gay) anahtar bile olabilen Şeyine Düşkün Hasta Ruhlu tecavüzcüler ve kurbanlarından Bahsetmiyorum . . . .
Neyse Konuya geleyim Bu tür evliliklerin de Fuhuşlarında olduğu Apaçıktır önemli olan Bunun Gurup halinde Tecavüz ederek Baskıyla Zorla yapılmamasıdır.Yol kesip Taciz edilmemesidir Ayetler Bu şekildeki Yorumlarada açıktır Tam olarak anlayamadım ben Ama Her iki şekilde olan Yoruma da Açıktır Ayrıca
Kadınlarınızın Yanında Erkeklerede mi gidiyorsunuz ifadesi tamamen Bisexüelliği ve en az üç kişi olan bir ilişkiyi anlatmaktadır Zaten Bunun eşcinsellikle alakası Yoktur Gerçek anlamda eşcinsellik bisexüellik değildir zaten isimleri ve tanımları da farklıdır. kişi bisexüelse hele bide anlatığım şekilde Sapıksa Kesinlikle tedavi olması gerekir. Bu kadar