PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : SODOM VE GOMORRA ŞEHİRLERİ


07-09-2005, 15:42
Lut Peygamber, İbrahim Peygamberle aynı dönemde yaşadı. Hz. Lut, Hz. İbrahim'e komşu kavimlerden birine elçi olarak gönderilmişti. Bu kavim, Kuran'da belirtildiğine göre o güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir sapıklığı, eşcinselliği uyguluyordu. Hz. Lut, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini söylediğinde ve onlara Allah'ın İlahi tebliğini getirdiğinde onu yalanladılar, Hz. Lut'un peygamberliğini inkar ettiler ve sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da kavim, korkunç bir felaketle helak edildi.

Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz? "Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz."... Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte. (Araf Suresi, 80-84)

Şüphesiz Biz, fasıklık yapmalarından dolayı, bu ülke halkının üstüne gökten iğrenç bir azab indireceğiz." Andolsun, Biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır. (Ankebut Suresi, 34-35)

Hz. Lut'un içinde yaşadığı ve sonra helaka uğrayan bu şehrin Eski Ahit'te geçen ismi Sodom'dur. Kızıldeniz'in kuzeyinde kurulmuş olan bu kavmin, Kuran'da yazılanlara uygun bir şekilde helak edildiği anlaşılmıştır. Yapılan arkeolojik çalışmalardan anlaşıldığına göre, şehir, bugünkü İsrail-Ürdün sınırı boyunca uzanan Tuz Gölü'nün (Ölü Deniz) yakınlarında bulunmaktadır. Bilim adamlarının bulgularına göre bu alan oldukça fazla miktarda kükürtle kaplıdır. Bu sebeple, tüm bölgede hayvan veya bitki olarak hiçbir hayat formuna rastlanamamaktadır ve bu bölge yıkımın bir sembolü durumundadır.

Bilindiği gibi kükürt volkanik patlamalarla ortaya çıkan bir elementtir. Nitekim Kuran'da bildirilen helak şekli deprem ve volkanik patlamalar olduğuna dair apaçık deliller taşımaktadır. Alman arkeolog Werner Keller bu bölge hakkında şöyle demektedir:

Bu bölgede bir gün kendini göstermiş olan çok büyük bir çökmede patlamalar, yıldırımlar, yangınlar ve doğal gazlarla birlikte korkunç bir deprem olmuş ve Siddim Vadisi ile birlikte Lut kavminin şehirleri yerin derinliklerine gömülmüşlerdi... Bu deprem sırasında, yerkabuğunun çatlayıp çöküşü, kabuğun altında uyuyan volkanlara serbest yol vermiştir. Şeria'nın yukarı vadisinde bugün de sönmüş kraterlere rastlanmakta olup buralarda kireç katmanları üzerinde geniş lav kütleleri ve bazalt katmanları yer almıştır.233

İşte bu lav ve bazalt katmanları, zamanında burada volkanik bir patlamanın ve depremin olduğunu gösteren en büyük kanıtlardır. Zaten Lut Gölü ya da öteki adıyla Ölü Deniz, aktif bir sismik bölgenin, yani bir deprem kuşağının tam üstünde yer almaktadır:

Ölü Deniz'in tabanı Rift Vadisi denilen tektonik kökenli bir çöküntü içinde yer alır. Bu vadi kuzeyde Taberiye Gölü'nden, güneyde Arabah Vadisi'nin ortasına kadar 300 km'lik bir uzantıda yer alır.234

Lut kavminin uğradığı felaketin teknik yönü, jeologların araştırmalarından anlaşılmaktadır. Buna göre, Lut kavmini yok eden deprem, oldukça uzun bir yerkabuğu çatlağı (fay hattı)nın sonucunda oluşmuştur: Şeria Nehri'nin yatağını oluşturan 190 kilometrelik mesafe boyunca Şeria Nehri toplam 180 metrelik bir düşüş yapar. Bu durum ve Lut Gölü'nün deniz seviyesinden 400 metre alçak olması, burada bir zamanlar büyük bir jeolojik olayın meydana geldiğini gösteren önemli delillerdendir.

Şeria Nehri ile Lut Gölü'nün bu ilginç yapısı da, yerkürenin bu bölgesinden geçen bir yarık ya da çatlağın ancak bir parçasından ibarettir. Bu çatlak Toroslar'ın eteklerinden başlayıp güneye doğru Lut Gölü'nün güney kıyılarından ve Arap Çölü üzerinden Akabe Körfezi'ne uzayıp oradan da Kızıldeniz'i geçerek Afrika'da son bulmaktadır. Bu uzun çöküntünün uzayıp gittiği yerlerde kuvvetli yanardağ hareketlerinin olduğu anlaşılmaktadır. Öyle ki, İsrail'deki Celile Dağları'nda, Ürdün'ün yüksek yayla kısımlarında, Akabe Körfezi ve diğer yakın yerlerde siyah bazalt ve lavlar bulunmaktadır.

Tüm bu kalıntılar ve coğrafi özellikler, Lut Gölü'nde büyük bir jeolojik olayın yaşandığını göstermektedir.

National Geographic dergisinin Aralık 1957 sayısında bu konuyla ilgili olarak şu ifadeler yer almaktadır:

Sodom Tepesi, Ölü Deniz'e doğru yükselir. Hiç kimse şimdiye dek yok olan şehirler Sodom ve Gomorrah'ı bulamadı, fakat bilim adamlarına göre bu şehirler kayalıkların karşısındaki Siddim Vadisi'nde duruyorlar. Büyük ihtimalle Ölü Deniz'in taşkın suları ve depremin altında kaldılar.235

Yıkıma uğramış bu şehirle ilgili işaret edilen bilgilerden biri de, Hicr Suresi'nin 76. ayetinde bildirildiği gibi bu şehirlerin halen anayol üzerinde bulunmasıdır. Coğrafyacılar bu bölgenin Arap Yarımadası'ndan Suriye ve Mısır'a kadar uzanan, Ölü Deniz'in güneydoğusundaki bir anayol üzerinde bulunduğunu tespit etmişlerdir. (Detaylı bilgi için bkz. Harun Yahya, Kavimlerin Helakı, Araştırma Yayıncılık)

Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık. Elbette bunda 'derin bir kavrayışa sahip olanlar' için gerçekten ayetler vardır. O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala) durmaktadır. Elbette, bunda iman edenler için gerçekten ayetler vardır. (Hicr Suresi, 74-77)


Yukarıda görülen fotoğraflarda Vezüv Yanardağı Çevresindeki antik yerleşim alanı görülmektedir. Bu bölgedeki kalıntılardan burada yaşamış olan Pompei halkının çok büyük bir lüks ve ihtişam içinde oldukları anlaşılmaktadır. Solda görülen taşlaşmış beden ise, Pompei halkının başına gelen felaketleri gösteren bir kalıntıdır.

beyni
10-09-2005, 14:35
Konuya açıklık getirmek amacı ile kuran ve tevratta geçen İbrahim'in yeğeni lut'un hikayesinin alıntısını yaptım.

Tevrat
Sodom ve Gomora'nın Yıkılışı
BÖLÜM 19
Yar.19: 1 İki melek akşamleyin Sodom'a vardılar. Lut kentin kapısında oturuyordu. Onları görür görmez karşılamak için ayağa kalktı. Yere kapanarak,
Yar.19: 2 "Efendilerim" dedi, "Kulunuzun evine buyurun. Ayaklarınızı
yıkayın, geceyi bizde geçirin. Sonra erkenden kalkıp yolunuza devam edersiniz." Melekler, "Olmaz" dediler, "Geceyi kent meydanında geçireceğiz."
Yar.19: 3 Ama Lut çok diretti. Sonunda onunla birlikte evine gittiler.
Lut onlara yemek hazırladı, mayasız ekmek pişirdi. Yediler.
Yar.19: 4 Onlar yatmadan, kentin erkekleri -Sodom'un her mahallesinden
genç yaşlı bütün erkekler- evi sardı.
Yar.19: 5 Lut'a seslenerek, "Bu gece sana gelen adamlar nerede?" diye
sordular, "Getir onları da yatalım."
Yar.19: 6 Lut dışarı çıktı, arkasından kapıyı kapadı.
Yar.19: 7 "Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın" dedi,
Yar.19: 8 "Erkek yüzü görmemiş iki kızım var. Size onları getireyim, ne isterseniz yapın. Yeter ki, bu adamlara dokunmayın. Çünkü onlar konuğumdur, çatımın altına geldiler."
Yar.19: 9 Adamlar, "Çekil önümüzden!" diye karşılık verdiler, "Adam
buraya dışardan geldi, şimdi yargıçlık taslıyor! Sana daha beterini yaparız." Lut'u ite kaka kapıyı kırmaya davrandılar.
Yar.19: 10 Ama içerdeki adamlar uzanıp Lut'u evin içine, yanlarına
aldılar ve kapıyı kapadılar.
Yar.19: 11 Kapıya dayanan adamları, büyük küçük hepsini kör ettiler.
Öyle ki, adamlar kapıyı bulamaz oldu.
Yar.19: 12 İçerdeki iki adam Lut'a, "Senin burada başka kimin var?" diye sordular, "Oğullarını, kızlarını, damatlarını, kentte sana ait kim varsa hepsini dışarı çıkar.
Yar.19: 13 Çünkü burayı yok edeceğiz. RAB bu halk hakkında birçok kötü
suçlama duydu, kenti yok etmek için bizi gönderdi."
Yar.19: 14 Lut dışarı çıktı ve kızlarıyla evlenecek olan adamlara,
"Hemen buradan uzaklaşın!" dedi, "Çünkü RAB bu kenti yok etmek
üzere." Ne var ki damat adayları onun şaka yaptığını sandılar.
Yar.19: 15 Tan ağarırken melekler Lut'a, "Karınla iki kızını al, hemen
buradan uzaklaş" diye üstelediler, "Yoksa kent cezasını bulurken
sen de canından olursun."
Yar.19: 16 Lut ağır davrandı, ama RAB ona acıdı. Adamlar Lut'la karısının ve iki kızının elinden tutup onları kentin dışına çıkardılar.
Yar.19: 17 Kent dışına çıkınca, adamlardan biri Lut'a, "Kaç, canını kurtar, arkana bakma" dedi, "Bu ovanın hiçbir yerinde durma. Dağa kaç, yoksa ölür gidersin."
Yar.19: 18 Lut, "Aman, efendim!" diye karşılık verdi,
Yar.19: 19 "Ben kulunuzdan hoşnut kaldınız, canımı kurtarmakla bana
büyük iyilik yaptınız. Ama dağa kaçamam. Çünkü felaket bana yetişir, ölürüm.
Yar.19: 20 İşte, şurada kaçabileceğim yakın bir kent var, küçücük bir
kent. İzin verin, oraya kaçıp canımı kurtarayım. Zaten küçücük bir kent."
Yar.19: 21 Adamlardan biri, "Peki, dileğini kabul ediyorum" dedi, "O
kenti yıkmayacağım.
Yar.19: 22 Çabuk ol, hemen kaç! Çünkü sen oraya varmadan bir şey
yapamam." Bu yüzden o kente Soar*ff* adı verildi.
D Not 19:22 "Soar": "Küçük" anlamına gelir.
Yar.19: 23 Lut Soar'a vardığında güneş doğmuştu.
Yar.19: 24 RAB Sodom ve Gomora'nın üzerine gökten ateşli kükürt
yağdırdı.
Yar.19: 25 Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve
bütün bitkileri yok etti.
Yar.19: 26 Ancak Lut'un peşisıra gelen karısı dönüp geriye bakınca tuz
kesildi.
Yar.19: 27 İbrahim sabah erkenden kalkıp önceki gün RAB'bin huzurunda
durduğu yere gitti.
Yar.19: 28 Sodom ve Gomora'ya ve bütün ovaya baktı. Yerden, tüten bir
ocak gibi duman yükseliyordu.
Yar.19: 29 Tanrı ovadaki kentleri yok ederken İbrahim'i anımsamış ve
Lut'un yaşadığı kentleri yok ederken Lut'u bu felaketin dışına çıkarmıştı.

Kuran

Hirc
56. (İbrahim:) dedi ki: Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?
57. "Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var?" dedi.
58. Dediler ki: "Biz, suçlu bir topluma (onları helâk etmeye) gönderildik."
59. "Ancak Lût ailesi hariç. Onların hepsini kurtaracağız."
60. "(Fakat Lût'un) karısı müstesna; biz onun geri kalanlardan olmasını takdir ettik."
61. Melek olan elçiler Lût âilesine gelince,
62. Lût onlara: "Hakikaten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
63. Dediler ki: "Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.
64. Sana gerçeği getirdik; biz, hakikaten doğru söyleyenleriz.
65. Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından yürü. Sizden hiç kimse, sakın dönüp de ardına bakmasın, istenen yere gidin."
66. Ona (Lût'a) şu hükmümüzü vahyettik: "Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır."
67. Şehir halkı, birbirlerini kutlayarak, (meleklerin yanına) geldiIer.
68. (Lût) onlara "Bunlar benim misafirimdir. Sakın beni utandırmayın;
69. Allah'tan korkun, beni rezil etmeyin!" dedi.
70. "Biz seni, elâlemin işine karışmaktan men etmemiş miydik?" dediler.
71. (Lût) İşte kızlarım! (Düşündüğünüzü) yapacaksanız (onlarla evlenin), dedi.
72. (Resûlüm!) Hayatın hakkı için onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
73. Güneş doğarken onları o korkunç ses yakaladı.
74. Böylece ülkelerinin üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
75. İşte bunda ibret alanlar için işaretler vardır.
76. Onlar hâla gözler önünde duran bir yol üzerindedirler.
77. Hakikaten bunda iman edenler için bir ibret vardır.

Araf

80. Lût'u da (peygamber gönderdik). Kavmine dedi ki: "Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadığı fuhuşu mu yapıyorsunuz?
81. Çünkü siz, şehveti tatmin için kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz taşkın bir milletsiniz."
82. Kavminin cevabı: Onları (Lût'u ve taraftarlarını) memleketinizden çıkarın; çünkü onlar fazla temizlenen insanlarmış! demelerinden başka bir şey olmadı.
83. Biz de onu ve karısından başka aile efradını kurtardık; çünkü karısı geride kalanlardan (kâfirlerden) idi.
84. Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!

Ankebut

28. Lût'u da (gönderdik). O, kavmine demişti ki: Gerçekten siz, daha önce hiçbir milletin yapmadığı bir hayâsızlığı yapıyorsunuz!
29. (Bu ilâhî ikazdan sonra hâla) siz, ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlikler yapacak mısınız! Kavminin cevabı ise, şöyle demelerinden ibaret oldu: (Yaptıklarımızın kötülüğü ve azaba uğrayacağımız konusunda) doğru söyleyenlerden isen, Allah'ın azabını getir bize!
30. (lut ) Şu fesatçılar güruhuna karşı bana yardım eyle Rabbim! dedi.
31. Elçilerimiz İbrahim'e (iki oğul ihsan edeceğimize dair) müjdeyi getirdiklerinde şöyle dediler: Biz bu memleket halkını helâk edeceğiz. Çünkü oranın halkı zalim kimselerdir.
32. (İbrahim) dedi ki: Ama orada Lût var! Şöyle cevap verdiler: Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o, (azapta) kalacaklar arasındadır.
33. Elçilerimiz Lût'a gelince, Lût onlar hakkında tasalandı ve (onları korumak için) ne yapacağını bilemedi. Ona: Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnız, (azapta) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna, dediler.
34. "Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz."
35. Andolsun ki, biz, aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret nişânesi bırakmışızdır.

İlk bakışta tevrattan hikaye olarak alınan bu olay, kuranda masala dönüşmüş izlenimi vermektedir.

Bu olaya kuran mucizesi değil de tevrat mucizesi diye yaklaşmak daha mantıklı olacaktır.

sargon
11-09-2005, 02:25
Bu öykü bence Tevrat'tan Kuran'a aktarılan öyküler içinde aslına en yakın biçimde aktarılanlardan biri.

Bu öyküyle ilgili işin tevatür kısımları bir tarafa, 5000 yıl kadar önce bölgede bir deprem ve toprak kayması yaşanmış olabileceğine dair iddialar varmış.

http://de.wikipedia.org/wiki/Sodom_und_Gomorrha

Jeolog Graham Harris bu işin peşindeymiş. Hatta 'Ölü Deniz'in antik adı Sodom deniziymiş.

Her yaşanan felaketin ardından insanların sapkınlıkları, Tanrıları inkar etmeleri vb. gösteren Ortadoğu dinleri için bir felakete gerekçe göstermek de gayet anlaşılır. Los Angeles'ın yaşadığı Katrina felaketinden sonra da bazı Hıristiyan gruplar Los Angeles'da yapılan eşcinsel karnavalını gerekçe gösterdi.

Ancak ilginç olan şey Tevrat'ta bu felaketten sonra kurtulan Lut'un kızlarıyla bir mağaraya gidip, orda kızlarıyla cinsel ilişkiye girmesi öyküsü. Burda garip bir durum var. Eşcinsel geleneklerinden dolayı yokedilen şehrin tek kurtulan ailesi ensest ilişki yaşıyor. Bir de bu olaya Kumran yazıtlarından bakmak lazım. Acaba orda nasıl anlatılıyor.

sargon
11-09-2005, 02:48
Acaba, HY'nin ekibi Lut'un karısının tuz sutünu haline geldiği bu resmi niye atlamış :D Kuran'da karısının arkasına dönüp baktığı için tuza dönüştüğü yok sanırım. Direk geride bırakılanlardan sayılıyor.

http://www.geocities.com/genesis8and4/1.jpg