PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrensel insan nasil olmalidir


HanifTürk
14-09-2008, 19:53
Sadece din adamı yobaz yapar sadece bilim adamı gaddar yapar sadece sanat adamı top yapar hepsi birleşince insan olur hemde evrensel insan (Evrensel insan isimli kardeşe en içten selamlar)

Bir özellik vardır ki sadece inkarcılara ait bir özellik değildir bütün insanlarda vardır küçük bir azınlık hariç yani kendi bulunduğu mevkiden olaylara bakmak yani şartlanarak bakmak kimi sanatçıdır bu yönde şartlanır ve evreni tarihi doğayı öyle anlar kimi bilim adamıdır o bilimsel bakar hiç duygu yoktur kimi ise din adamıdır ve evreni ve herşeyi salt kurallar olarak algılar önemli olan evrensel insan olarak olaylara hem ilmi hem vicdani hemde duygusal yani bilim ile HAK din ile ve sanat ile bakıp hakikate ulaşmak asıl budur .

emil
14-09-2008, 20:47
Evrensel insan nasıl olmalıdır? Buna verilecek cevaplar çoktur.Her varlığa eşit bakabilmek bence ilk şart.Kendini de bu dünyanın ve evrenin bir parçası görmek, onun üstünde görmemektir bence bu cevaplardan biri.

Burada asıl önemli olan evrensel insan nasıl kalınır olmalı belki de.Dünyadaki her insanın bir dünya görüşü vardır.Herkes kendince bir hayat anlayışına bağlıdır.Büyük ihtimalle de yaşadığı hayat hayal ettiği bir hayat değildir.İşte burada çevre koşulları insan hayatını, ilişkilerini, hayat biçimini yönlendirmeye başlar.Hatta burada bile, insanların ortaya koyduğu kültürde bile bir evrim söz konusu olur.Bundan yıllar önce çok evrenselmiş gibi görülen bir şey şimdi öyle gözükmeyebilir.Çünkü herşey kaçınılmaz olarak değişmektedir ve hiçbir şey sonsuza kadar aynı kamaz.Kültürler de içinde bulunduğu insanları bir biçime, kendi istediği şekle sokar.

Burada insan kültürünün en sınırlı, değiştirilemez bölümünü de dinler oluşturur.Dinler ise Tanrının kurallarını getirdiğini iddia ettiğinden her çağda evrensel insanın ancak kendi kurallarına uyarsa oluşacağını iddia eder.Halbuki böyle birşey mümkün değildir.Örneğin 7. yüzyılda hırsızlıktan el kesmek belki de o dönemde çok yaygın, evrensel bir kuraldı ve de gayet normal karşılanan bir olaydı.Bu kuralın evrensel olduğunu, her çağda uygulanabileceğini söylemek pek mümkün değildir.Aynı şekilde yaşadığımız çağdaki evrensel olarak kabul ettiğimiz çoğu kuralların bundan yıllar sonra hiçbir değeri kalmayabilir.

Yine de bazı ayrıntılar dışında, çok kişi tarafından kabul görebilecek evrensel insan tarifi yapılabilir.Ama bu tarifte dinlerin, zorunlu olarak dışarıda bırakılması gerektiği de açıktır.İçinde dini kuralların olduğu, evrensellik anlayışı kendi içinde çelişkiler yaşayacaktır.

pante
14-09-2008, 21:17
Sadece din adamı yobaz yapar sadece bilim adamı gaddar yapar sadece sanat adamı top yapar hepsi birleşince insan olur hemde evrensel insan (Evrensel insan isimli kardeşe en içten selamlar)

Lamevcud;
Evrensel insan ne demektir?
Özellikleri, nitelikleri nedir?
Evrensel insan denince kamil insan mı anlıyorsun?

HanifTürk
15-09-2008, 02:58
Evrensel insan nasıl olmalıdır? Buna verilecek cevaplar çoktur.Her varlığa eşit bakabilmek bence ilk şart.Kendini de bu dünyanın ve evrenin bir parçası görmek, onun üstünde görmemektir bence bu cevaplardan biri

Emil Kardeşim gerçekten çok güzel açıklamışsınız böyle bir bakış açısı yanlız evrensel insan olmadan olmaz yani önce bu bakış açısı sonra evrensel insan değil önce evrensel insan sonra bu bakış açısı doğrusu budur

HanifTürk
15-09-2008, 03:01
Lamevcud;
Evrensel insan ne demektir?
Özellikleri, nitelikleri nedir?
Evrensel insan denince kamil insan mı anlıyorsun?

Pante Kardeşim soruna bir düşünürün sözü ile cevap vereyim bu düşünceyi gerçekleştirmek demek evrensel insan demektir

İnsan gibi düşünen Tanrı yanlışından
ALLAH gibi düşünen İnsan anlayışına

Saygılar

dilaver
15-09-2008, 03:58
Öncelikle evrensel insan olamaz. Belki küresel, ya da uluslararası ya da uluslarüstü insan olabilir ama evrensel dedigimiz anda iş degişir. Dünya evrende son derece önemsiz konumda bir gezegendir. Üzerinde yaşayan akıllı canlıların evrensel nitelikte olup olmadıgı ile ilgili şimdilik hiç bir bilgimiz yoktur.

İnsanın evrensel oldugu düşüncesi dini dogmaların sonucudur ve hala dinin etkisidir. Çünkü dinlere göre Tanrı bir halife yaratmıştır ve insanın yüceligi de buradan gelir. Diger canlılara kıyaslandıgında aslında insan en mutsuz ve acı çeken yaratıktır. Tüm yaşam döngüsü içerisinde en mükemmel olmayan yaratıktır. Devamlı acı içerisinde ve devamlı bir sömürü ilişkisindedir.

En temel ihtiyacı olan yaşam hakkını elde edebilmek için bile bir kölelik ilişkisi içerisine zorlanır ve devamlı onurundan, kişiliginden, ahlakından taviz vermeye zorlanır. Çıkarı için mülkiyet tutkusu için diger hiç bir canlıda görülmeyecek şekilde hemcinslerine baskı yapar ve onların üzerine basarak yükselmeye çalışır.

Böyle bir canlının evrensel nitelik taşıyabilmesi mümkün müdür. Ancak bu canlı enternasyonal olabilir, bunun yolu da sömürüye, kölelige, kapitalizme karşı emegi savunmaktan geçer. Enternasyonal insanın ise dinlerden, cinsiyet ayrımından, ulusal ayrımlardan, her türlü sömürü ilişkisinden bagımsız olması ve yalnız ve yalnızca emegi en yüce deger olarak tanıması, kendini ise kul olarak degil birey ya da insan olarak tanımlaması zorunludur.

saygılarımla

evrensel-insan
15-09-2008, 04:26
Saygideger dilaver;

Ben simdi, yokmuyum?:D

Bende, kendimi hep var zannediyordum! demekki yanilmisim.:rolleyes:

Eeee, sonucta, senin var-yokun arasinda kalirsa, dusuncenin siniri boyle olur.:confused:

Neyse, sonucta, benim var oldugumu o da biliyorda, kiskaniyor.:cool:

Neyse, ben evrensel-insan olarak yazmaya devam.

Zaten, dilaver'in bahsettigide ben degilimdir!, oyle degil mi, dilaver?

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
15-09-2008, 04:38
saygıdeger evrensel-insan

Başlıgı açan evrensel insandan bahsetmiş, evrensel-insan dan degil. Siz hani farkın farkındaydınız, ama bu basit farkın farkına varamamışsınız. :D

Siteden çıkın ve evrensel insan olarak girmeyi deneyin, başarabiliyorsanız konumuz sizsiniz demektir, ama becerediyseniz o zaman farkın farkında olmak için daha çok çabalamanız gerekiyor. :eek:

saygılarımla

Serdar
15-09-2008, 10:09
Üniversitenin karşılığı evren-kent demek oluyor. Demek ki tüm üniversitelerin amacı evrensel insan yaratmak. Ne evrensel ama!

spartacus
15-09-2008, 10:34
LaMevcud

Yazdıklarınla başlık kökten çelişiyor. Evrensel insan nasıl olmalıdır diyorsun, anti evrensel söylemlerle işi bitiriyorsun. Evrensel olmak mı istiyorsun, önce kendi kebende(her şeyi kendine göre tanımlamak) dönmekten vazgeçeceksin.

Bir özellik vardır ki sadece inkarcılara ait bir özellik değildir bütün insanlarda vardır küçük bir azınlık hariç yani kendi bulunduğu mevkiden olaylara bakmak yani şartlanarak bakmak kimi sanatçıdır bu yönde şartlanır ve evreni tarihi doğayı öyle anlar kimi bilim adamıdır o bilimsel bakar hiç duygu yoktur kimi ise din adamıdır ve evreni ve herşeyi salt kurallar olarak algılar önemli olan evrensel insan olarak olaylara hem ilmi hem vicdani hemde duygusal yani bilim ile HAK din ile ve sanat ile bakıp hakikate ulaşmak asıl budur .

Şimdilik çok uzun yazmak istemiyorum ancak yukarıda yazından yaptığım alıntıda bir noktayı renklendirdim. İyi düşün demeyeceğim, birazcık düşünsek dahi yazı ile başlığın kökten çatıştığını göreceksiniz. İnkarcı diyorsun mesala, kim, kime neye göre inkarcı. Bu bakış bu sitede-en çok ifade edenlerdenim- kişilerin bencilliğini, aşamadıkları ben merkezciliği yıkamadıkları lokalliği gösterir. Ben İNKARCI değilim, önce bunu anlayıp kabul edebilmen gerekiyor. İNKAR, ancak kişilerin içinde oldukları, kabullendikleri ancak kabul ettikleri halde ret ettikleri şeylerde ortaya çıkar. İnanç ile kabul olursa inançlı kişi hem evrenselliğini kaybeder ama hemde kendinden gerisini de inkarcı görür. Neden işi inanca bağlamıştır ve aslında inanmayanın zaten İNKAR da edemeyeceğini göremeyecek kadar da ya körelmiştir yada geçmiş dünyanın politik partisi olan dinin propaganda ve seçim kampanyalarına kendini çok fazla kaptırmış demektir.

LaMevcud ayrıca demek istemiş ki, evrensel olmamak inkarcılara ait bir özellik değildir. Yani peşin, peşin diyor ki, inkarcılar evrensel insan değillerdir ancak inkarcı olmayıpda evrensel olamayanlarda vardır? Böyle bir başlık açıpda bu şekilde yaklaşımı görünce, yazık diyorum. Kendini saplantı olarak sunup, kendinden gayrısını yine kendisi ile tanımlayıp, evrenselliği kelime dahi olsa ağıza alma şansı yokken yine börtü böceği kendi inancına kulp yapma politikası ve taktiği burada kendisini ele vermiş. Bu tarzlı düşünceler çıkarcı, menfaatçi yaklaşım olmakla birlikde her türlü konunun özünüde boşaltma, çarpıtma olarak işlev görürler. Bu yaklaşımda her şey(anlayış, insan, doğa vs), her kelime (örn evrensel, gerçek vs) alettir, edavattır. Önemli olan FETİŞİZM uğruna her şeyi kullanmaktır. Zaten iki paragraftan ibaret yazıyı okuyan iki paragraf ile bu başlığın ne alakası var diyebilir. Heleki yazının hangi amaçla yazıldığı ve nereye bağlandığı görüldüğünde kendi kabesinden ötesini görme yetisi olmayan insanın, körü körüne bir inanç uğruna, her şeyi nasılda darlaştırıp, Kutsal Ganj Nehrine döktüğü-paçavra yapıp attığı- görülebilir. Demekki fanus içerisinden dünya ve insan böyle küçük görülüyormuş.

Daha önceki tartışmalarda verdiğim bir örnek vardı, O'nu sana vereyim ve nasıl evrensel insan olunuru değil, nasıl evrensel olunmazı gösteren yazını başlığa uygun bir mecraya çekmiş olalım.

Sen Zeus'a inanırmısın LaMevcud?

evrensel-insan
15-09-2008, 12:55
Saygideger dilaver;

Ben, farkin farkindaydimda; sende farkindamisin diye bir control ediyim, dedim.;)

Ayrica, evrensel insan konusunda, internette bi gezin veya motorlarla bir ara bakalim. Evrensel insan olurmuymus, olmazmiymis!

Birde, ayni kokten gelen, university-universiteyi arastir bakalim. Anlaminda, bir evren icerigi varmi-yok mu. Ya da neden universite denmis?

universe, university, universal-?

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
15-09-2008, 13:09
evrensel seninle anlaşmak mümkün degil. Çok basit bir şey söyledim. Evrensel insan olarak siteye giriş yapmayaı dene, elbette yeniden üye olmadan. Becerebiliyorsan özür dilerim, yok beceremiyorsan bahse konu sen degilsin. Dedigim budur. Bilmem şimdi anlaşılır olabildim mi.

Bunu beceremeden de ben evrensel insanım deme, demagojiye de girme. Giremiyorsan başlıgı da ilgisiz kılmayalım.

Bu farkın farkında olabilsen dediklerimi anlayabilirdin.

saygılarımla

evrensel-insan
15-09-2008, 13:27
Saygideger dilaver;

:D, :), :rolleyes:, :eek:

Yorumsuz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
15-09-2008, 15:03
Saygideger dilaver;

Oncelikle evrensel insan olamaz.-dilaver


Google Advanced Search
Preferences
Search: the web pages from the UK

Web Results 1 - 10 of about 287,000 for evrensel insan. (0.18 seconds)

Saygilarimla;
evrensel-insan

LaTeX
15-09-2008, 15:34
Ben bu konuyu oldukça ütopik bulmaktayım.
Çünkü bu kavram nerede geçerse geçsin sanırım herkes bu kavrama pozitif anlam yüklemekte.
Galiba bana ütopik gelmesinin sebebide bu.
Benliği sökülmeden bir insanın evrensel olmasından bahsedemeyiz kaldı ki benliğin yokedilmesi bizi insan olmaktan uzaklaştırır. Sonuçta evrensel birşey elde edersiniz ama insan olmayacağından eminim. Evrensel robot uygun bir isim sanırım.

dilaver
15-09-2008, 15:35
saygıdeger evrensel

google in ne dedigi pek de umurumda degil, sonuçta senin yazdıgın yazılar da google da yayınlanabilir, şimdi bunları ciddiye alarak kaynak diye kullanabilmek mümkün mü.

Benim tezim şudur. Dünya ve dünyadaki canlılıgın üst biçimi olarak kabul ettigimiz insan 100 milyar ışık yılı çapındaki görebildigimiz evren içerisinde okyanustaki bir zerre bile degildir. Evrenin bırak tamamını bilebilmeyi daha en yakınımızdaki Mars gezegeninde bile neler olup bittiginden daha yeni yeni haberdar olmaktayız.

Böyle bir makro büyüklük içerisindeki, böylesi bir mikro alanda, sırf biz bazı şeyleri üstelik de daha yeni yeni dile getirebiliyoruz diye kendimizi tüm evrenin tanımlayıcısıi evrenin hakimi ve evren çapında olarak degerlendirebilmemiz, ne derece akla ve bilime uygun olur. Soru budur.

Dinler bu soruya Allah insanı kendi suretinde yarattı diyerek yanıt verirler ve kaynaklarını kutsal kitaba dayandırırlar. Peki sizin insanın 100 milyar ışık yılı çapındaki bu büyüklüge insanı yerleştirmenizdeki kaynaklarınız, esinleriniz ve gözlemleriniz neye ve hangi evren bilgisine dayanmaktadır.

saygılarımla

LaTeX
15-09-2008, 15:41
Saygideger dilaver;
Oncelikle evrensel insan olamaz.-dilaver
Google Advanced Search
Preferences
Search: the web pages from the UK
Web Results 1 - 10 of about 287,000 for evrensel insan. (0.18 seconds)
Saygilarimla;
evrensel-insan

Sevgili evrensel bu kavramın soyut olarak varlığından haberdarız ama somutluğu hakkında şüphelerimiz var. Tıpkı sizin tanrının varlığına kavramsal olarak var demeniz ama onu gerçekte varetmeyeceği gibi.
Ayrıca arama sonuçlarına bakınca ahmet hulusinin web sitesinde islam peygamberinin evrensel insan olmasından bahsediyorda aklıma geliverdi.
Kime neye göre diye sorguladığımızda toplumun bir kısmının reddettiği birisinin evrenselliğinden bahsedilemez.
Ve kavramda çok ilginç "evrensel insan" yaşayan tek canlı insanı gören bir anlayıştır bu bence evrensel canlı daha birleştirici olacaktır.

evrensel-insan
15-09-2008, 16:04
Saygideger latex;

Baslik "evrensel insan nasil olmalidir?" soru bu.Sence, nasil olmasi gerekiyorsa, onu yazacaksin.Yok, dlaver gibi "olmaz" da inat edersen, onu yazacaksin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
15-09-2008, 16:12
Saygideger dilaver;

Evrenin bırak tamamını bilebilmeyi daha en yakınımızdaki Mars gezegeninde bile neler olup bittiginden daha yeni yeni haberdar olmaktayız.

Böyle bir makro büyüklük içerisindeki, böylesi bir mikro alanda, sırf biz bazı şeyleri üstelik de daha yeni yeni dile getirebiliyoruz diye kendimizi tüm evrenin tanımlayıcısıi evrenin hakimi ve evren çapında olarak degerlendirebilmemiz, ne derece akla ve bilime uygun olur. Soru budur.-dilaver.

Madem, insanoglu bu kadar aciz, hangi akila kulluk, evrenin sirlarini cozmeye calisiyor, bilime gelince, evrenden konusma hakkin olacak, ama, evrensel insan olmayacak. Ben sana, evrenselin ne oldugunu izah etmeden, bence sen once bu celiskini cozsen iyi olur.

Eger, butun; evren olarak aliniyorsa ve insanogluda, bu evrenin bir parcasiysa; o zaman, evrensel insan; bu evrenin bir parcasi, anlaminda algilanir. Tabi, sana cevap olarak ve senin mentalitenle.

Saygilarimla;
evrensel-insan

LaTeX
15-09-2008, 16:27
Sevgili evrensel üstteki yazıma ek olarak evren denen devasa havuzda tek canlı olarak insanı görmenin hata olacağını vurguladım ve böyle bir kavramın olmayacağın öne sürme sebebim ise insan harici başka yaşam formlarının olması ihtimali örneğidir.
Çıkarlarınız çatışacak ve hayat kavgasına dönüşecektir herşey.
İnat ettiğim yok ama istediğiniz yönde cevap vereyim.

Kendi evladınızı kaybettiğinizde çektiğiniz acı ile hiç tanımadığınız birisinin çocuğunu kaybettiğini duyduğunuzda eşit acı hissediyorsanız o zaman evrensel insansınızdır.

Örnekler çoğaltılabilir.

evrensel-insan
15-09-2008, 16:27
Saygideger arkadaslar;

Tanrisal'in karsiti Evrensel'dir. Bizler, tanrisal yaratiklar degil, evrende var olan, evrensel yaratiklariz. Evren-somut, objektif ve nesneldir. Tanri-soyut, subjektif ve ozneldir.

Eger, insan olarak; evrenselligi kendinize amac ve ideal edinmediyseniz; o zaman, insan olma ve insanlik sunma ufkunuz tanriyla, kisitli kalacaktir. Evrensel insan mi?, tanrisal insan mi?

Insanoglu'nun tanrisal ve dogal dusunce yani; tanriyi ortaya atmis; evrensel, dusunsel yani da yasamakta ve iliski surmektedir. Iste, insanoglu, ancak; bu dogal ve tanrisal yanindan, arinabilirse-ki bunu ancak dusunen dusunce sayesinde ve tum tabularindan arinarak yapacaktir.-o zaman, insan olacak ve insanligini evrensel temelde sunacaktir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
15-09-2008, 17:48
Saygideger latex;

Kendi evladınızı kaybettiğinizde çektiğiniz acı ile hiç tanımadığınız birisinin çocuğunu kaybettiğini duyduğunuzda eşit acı hissediyorsanız o zaman evrensel insansınızdır.-latex

Biraz duygusal ama, guzel bir ornek.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
15-09-2008, 20:35
Tanrisal'in karsiti Evrensel'dir. Bizler, tanrisal yaratiklar degil, evrende var olan, evrensel yaratiklariz. Evren-somut, objektif ve nesneldir. Tanri-soyut, subjektif ve ozneldir.

Eger, insan olarak; evrenselligi kendinize amac ve ideal edinmediyseniz; o zaman, insan olma ve insanlik sunma ufkunuz tanriyla, kisitli kalacaktir. Evrensel insan mi?, tanrisal insan mi?


Yok böyle birşey.
Hele bana ve benim gibi düşünenlere göre asla olamaz.
Çünkü Tanrı evrendir zaten..
Dolayısıyla Tanrısal = Evrensel diye de düşünülebilir.

"Evrensel insan" olamaz.
Lamevcud arkadaşımızın evrensel insan kavramından kamil insan kavramına yönelmesi maksadıyla ilk mesajımda bir soru sormuştum ama umduğum neticeyi alamadım.

Evrensel İnsan olsa olsa Mevlana'nın "Sen hala Tanrı olamadın mı?" sözünde olduğu gibi Tanrısal insanla eşdeğer olarak düşünülebilir. Bu da sıradan insanlığı aşmak, kamil insan olmaktır ki karakteristik yapı olarak insanlığın en üst derecesi demektir.

Bırakalım evrensel insan, kamil insan olmayı sadece insan olalım o da yeter.

evrensel-insan
15-09-2008, 21:26
Saygideger pante;

Tanri'nin; somut, nesnel ve objektif oldugunu soyleyebilirmisin?, ki soyliyebilirsen; o zaman, maddelestirmissin demektir. Madem, tanri=evren; sence o zaman; tanri=maddemi?, oyleyse, tanrinin maddesel-evrensel-kokeni nedir? Bir de, senden; tanriyi tarif etmeni ve tanimlamani rica ediyorum. Bence, senin sorunun; tanri ile insani ayni duzeye koyamamak.

Bırakalım evrensel insan, kamil insan olmayı sadece insan olalım o da yeter.-pante.

Bunun icin, benim imzama bakman yeterli. Birde, soylermisin; insana; insanliga ait bir sifat yakistirmak istesen ve bu sifat tum insanlar tarafindan benimsense ve hic bir ayrim icermese ve butunu kapsasa; hangi sifati laik gorursun? tanri, yani tanrisal'imi, evren-evrenselimi? ya da baska bir onerin varmi.
Lutfen, insanlik deme, cunku insanlik, insanla paraleldir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
15-09-2008, 22:05
Tanri'nin; somut, nesnel ve objektif oldugunu soyleyebilirmisin?, ki soyliyebilirsen; o zaman, maddelestirmissin demektir. Madem, tanri=evren; sence o zaman; tanri=maddemi?, oyleyse, tanrinin maddesel-evrensel-kokeni nedir? Bir de, senden; tanriyi tarif etmeni ve tanimlamani rica ediyorum. Bence, senin sorunun; tanri ile insani ayni duzeye koyamamak.


Tanrı herşeydir.

Birde, soylermisin; insana; insanliga ait bir sifat yakistirmak istesen ve bu sifat tum insanlar tarafindan benimsense ve hic bir ayrim icermese ve butunu kapsasa; hangi sifati laik gorursun? tanri, yani tanrisal'imi, evren-evrenselimi? ya da baska bir onerin varmi.
Lutfen, insanlik deme, cunku insanlik, insanla paraleldir.


Laik değil layık! ( Thunderpoint görmesin. :) )

İnsana yakıştırılabilecek en güzel sıfat bana göre "İnsan gibi" dir.
"İnsan gibi" sıfatı her insana hitabeder. İnsan gibi insan olmak.,
Ama Erdemli insan, iyi insan, güzel insan da kullanılabilir.

İnsanlığa yakıştırılabilecek en güzel sıfat ise "Büyük" tür.
"Büyük İnsanlık"..

serüvenci
15-09-2008, 22:45
BÜYÜK İNSANLIK

Büyük insanlık gemide güverte yolcusu
tirende üçüncü mevki
şosede yayan
büyük insanlık.

Büyük insanlık sekizinde işe gider
yirmisinde evlenir
kırkında ölür
büyük insanlık.

Ekmek büyük insanlıktan başka herkese yeter
pirinç de öyle
şeker de öyle
kumaş da öyle
kitap da öyle
büyük insanlıktan başka herkese yeter.

Büyük insanlığın toprağında gölge yok
sokağında fener
penceresinde cam
ama umudu var büyük insanlığın
umutsuz yaşanmıyor.

Nazım Hikmet

evrensel-insan
15-09-2008, 22:55
Saygideger pante;

Tanri ile insani ayni duzeye koyamamanin sebebini sorabilirmiyim? Tanri insandan ustunmu? yoksa insanla esdegermi? ustunse neden? Tanri, kavrami hangi canli tarafindan ortaya atilmistir? insan olmasaydi, tanriyi kim ortaya koyacakti ve nasil?, insan deyince bir butunlukmu, yoksa bir ayrim mi?anliyorsun? Insani tarif edermisin, tanimlarmisin?Tanri-insan bagi nedir?
Tanri hersey ise: hicbirseyin anlami nedir? tanrisizlikmi? Tanriyi, tanri yapan degerler, kim tarafindan verilmistir? ve nasil? "Buyuk" sifati, neyle mukayase edildi "kucuk" lemi, neye gore ve ne den buyuk?
Ayrica;" laik" kelimesini "layik"diye duzelttigin icin, tesekkurler.

Simdilik bu kadar.Sorularim devam edecek.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
15-09-2008, 23:04
Simdilik bu kadar.Sorularim devam edecek.

sevgili pante, ben çok darlandıgım zaman apronax-forte alıyorum. Vgm nin tavsiyesiyle bu tür vakalarda en tesir edicisi buymuş, o öyle söyledi. Bilir misin bilmem ama bu sendrom ilk vgm de başladı, dolayısıyla en tecrübelimiz o. Anlaşıldıgı kadarıyla sorular devam edecegine göre önümüzdeki günlerde senin de bir tedaviye ihtiyacın olabilir. Malum artık genç degiliz. Evrensel insanla tanıştıktan sonra ben artık dil altı hapları da kullanmaya başladım. Senin en büyük avantajın sohbet odalarına girmemen. :)

Sana saglık ve huzurlu bir yaşam diliyorum sevgili kardeşim. Moralini her zaman yüksek tut. Bundan daha kötüsü olur mu bilmiyorum ama, mecburen dayanacagız. :eek:

saygılarımla

evrensel-insan
15-09-2008, 23:22
Saygideger dilaver;

Korkarim, bu is tanriyi elimine edene kadar surecek. Ben de sizin yaslarinizdayim, ama ne bir hap kullaniyorum, ne de bas agrisi cekiyorum. Sence, bunun nedeni nedir, dilaver?

"Saglam kafa, saglam vucutta mi?, yoksa; saglam vucut, saglam kafa dami?"; bulunur. Bence, sendrom; tanri sendromu.

Saygilarimla;
evrensel-insan

meas
15-09-2008, 23:33
Tanri ile insani ayni duzeye koyamamanin sebebini sorabilirmiyim?

Tanri insandan ustunmu? yoksa insanla esdegermi? ustunse neden?

Tanri, kavrami hangi canli tarafindan ortaya atilmistir?

insan olmasaydi, tanriyi kim ortaya koyacakti ve nasil?,

insan deyince bir butunlukmu, yoksa bir ayrim mi?anliyorsun?

Insani tarif edermisin, tanimlarmisin?Tanri-insan bagi nedir?

Tanri hersey ise: hicbirseyin anlami nedir? tanrisizlikmi?

Tanriyi, tanri yapan degerler, kim tarafindan verilmistir? ve nasil?

"Buyuk" sifati, neyle mukayase edildi "kucuk" lemi, neye gore ve ne den buyuk?

euzubillahimineyşeytani hiç uzatmayalım kısadan şöyle diyelim...

http://img88.imageshack.us/img88/9907/tanri7aopl5.jpg

:)

dilaver
15-09-2008, 23:51
Ben de sizin yaslarinizdayim, ama ne bir hap kullaniyorum, ne de bas agrisi cekiyorum. Sence, bunun nedeni nedir, dilaver?

Saygıdeger hocam

Bu, bu tarzda son iletim olsun, işi tuluata döktük çünkü. Ancak bir aynanız var ise nedeni anlamak mümkün. Ayna kullanma kılavuzu ve ayrıntılı bilgi için vgm ye müracaat ediniz. :D

saygılarımla

yucemanitu
16-09-2008, 00:50
Öncelikle evrensel insan olamaz. Belki küresel, ya da uluslararası ya da uluslarüstü insan olabilir ama evrensel dedigimiz anda iş degişir. Dünya evrende son derece önemsiz konumda bir gezegendir. Üzerinde yaşayan akıllı canlıların evrensel nitelikte olup olmadıgı ile ilgili şimdilik hiç bir bilgimiz yoktur.

İnsanın evrensel oldugu düşüncesi dini dogmaların sonucudur ve hala dinin etkisidir. Çünkü dinlere göre Tanrı bir halife yaratmıştır ve insanın yüceligi de buradan gelir. Diger canlılara kıyaslandıgında aslında insan en mutsuz ve acı çeken yaratıktır. Tüm yaşam döngüsü içerisinde en mükemmel olmayan yaratıktır. Devamlı acı içerisinde ve devamlı bir sömürü ilişkisindedir.

En temel ihtiyacı olan yaşam hakkını elde edebilmek için bile bir kölelik ilişkisi içerisine zorlanır ve devamlı onurundan, kişiliginden, ahlakından taviz vermeye zorlanır. Çıkarı için mülkiyet tutkusu için diger hiç bir canlıda görülmeyecek şekilde hemcinslerine baskı yapar ve onların üzerine basarak yükselmeye çalışır.

Böyle bir canlının evrensel nitelik taşıyabilmesi mümkün müdür. Ancak bu canlı enternasyonal olabilir, bunun yolu da sömürüye, kölelige, kapitalizme karşı emegi savunmaktan geçer. Enternasyonal insanın ise dinlerden, cinsiyet ayrımından, ulusal ayrımlardan, her türlü sömürü ilişkisinden bagımsız olması ve yalnız ve yalnızca emegi en yüce deger olarak tanıması, kendini ise kul olarak degil birey ya da insan olarak tanımlaması zorunludur.

saygılarımla

İşte budur! Ben de bir şeyler yazacaktım ama bu mesajı okuduktan sonra vazgeçtim. Çünkü bana yazacak bir şey bırakmamışsın Dilaver alacağın olsun sadece bu iletinin altına imzamı atabiliyorum :) Bu ileti de enternasyonal olmuş bence.

-InVi-
16-09-2008, 02:55
evrensel insan kanimca
kendi savundugu deger yargilari ile yasadigi toplum(larin)a, ortak toplumsal hayata, bir katma deger sunabilen / katabilen insan'dir. yoksa a-sosyal olur diye düsünyorum. deger yargilari buna engel ise o insanin o toplum icinde a-sosyal bir varlik olmasi muhtemmeldir....

HanifTürk
16-09-2008, 09:09
Öncelikle evrensel insan olamaz. Belki küresel, ya da uluslararası ya da uluslarüstü insan olabilir ama evrensel dedigimiz anda iş degişir. Dünya evrende son derece önemsiz konumda bir gezegendir. Üzerinde yaşayan akıllı canlıların evrensel nitelikte olup olmadıgı ile ilgili şimdilik hiç bir bilgimiz yoktur.

Peki dilaver kardeşim nasıl oluyorda bu kadar akıllı bir görüşe sahipsinde yani dünya insanının bu dünya şartlarındaki bilgi düzeyi bilimsel alanda ulaştığı sınır toplumsal şartlanmalar insanın iç güdülerinin ve hislerinin insanı sınırlaması ve Aklının sınırı evrensel düzeyde bir bakış açısı oluşturamaz gerçeğini göz önüne sürerken nasıl oluyorda bu şartlanmışlığı aşıp evreni ve evrende olan olayları dünya şartları ve bütün şartlanmışlığının ele geçirdiği salt aklınla çözmeye çalışıyor ve evreni algılama teçhizatlarımız olan 5 duyu organlarımızın var olan evrenin binde birini ancak görüp algılayabildiği hakikatine rağmen kendi aklınla dünyasal ve çevresel şartlanma ile bir yaratıcının olamayacağı ve yaratıcının yada meleklerin yada cinlerin görünmediği hissedilemediği o yüzdende olamayacağı hükmüne varıyorsun hiç kendini bu yönden sorguladınmı

Esasında cevap yukarıda verilmiştir evrensel insan olmanın yolu Bilincini her türlü şartlanmalardan çevresel etkilerden arındırıp temizlenmek yoluyla bilincini evrensel bilincele birleştirip evrensel insan olabilirsin.

o yüzdende
İnsan gibi Düşünen tanrı yanılgısından
ALLAH gibi düşünen evrensel insan idrakine

HanifTürk
16-09-2008, 09:19
LaMevcud ayrıca demek istemiş ki, evrensel olmamak inkarcılara ait bir özellik değildir. Yani peşin, peşin diyor ki, inkarcılar evrensel insan değillerdir ancak inkarcı olmayıpda evrensel olamayanlarda vardır? Böyle bir başlık açıpda bu şekilde yaklaşımı görünce, yazık diyorum.

Spartacus kardeşim demişki "LaMevcud ayrıca demek istemiş ki, evrensel olmamak inkarcılara ait bir özellik değildir. Yani peşin, peşin diyor ki, inkarcılar evrensel insan değillerdir ancak inkarcı olmayıpda evrensel olamayanlarda vardır"

Kardeşim evrensel insan olmak için verdiğim şartlar ne idi 1 Aklı ön plana çıkaran bilim 2. Vicdanı ön plana çıkaran Hak din 3. Duyguyu ön plana çıkaran Sanat.

Şimdi bu üç özelliği bünyesinde taşıyan kaç insan vardır dünya üzerinde ben size kendi tahminimi söyleyeyim belki 10 yada 100 bin kişi 6 milyarda

Bakınız inkarcılıktan kastım şu evren dediğimiz olguyu salt Şartlanmış ve 5 duyu ile sınırlanmız aklımız ile çözemeyiz eğer çözebilir ve evreni anlar ve evrensel insan olurum diyen kişi esasında inkarcıdır. benim anlayışım bu istikamette

Kaldıki güzel kardeşim ne diyorsunuz kendinize özgür olmak ama özgür olmak hiçbir şartlanmaya bağlanmamak diyor ken esasında kendinizi özgür olmak şartlanmasına bağlıyor ve özgür olamıyorsunuz. ve benide suçlayıp yazdıklarımdan ötürü kendinizle çelişiyorsunuz çünkü siz her ne olursa olsun kişinin ve düşünceniz özgürlüğünden yanasınız.

Sevgi ve Saygılar

HanifTürk
16-09-2008, 09:33
Bu adam olunmasi gereken bir seymi ! yoksa olunmus olan durumun muhafaza edilme halimi !

olunmasi gereken dersek edinmek zorunda kaliriz. bu edinmek beraberinde yük getirir arastiracan gelistirecen sistikce sisecen. bu sürecte her zaman daha ilerisini düsünmek zorunlulugu vardir. bulundugun her hangi bir durum seni tatmin etmez hep ileri hep ileri dedirtir. bu tamahkarsizlik beraberinde öyle bir sorun tasir ki bulundugun hic bir konumun tadini almana müsade etmez.cünkü sürecte bulunacagin ker konum eksiktir. eksik düsünce ile yapacagin hangi tesbit makul bir tesbit olabilir...... !

adam olmak temizlenip arinmakla mümkündür. bu da edinmekle degil edinilmisleri atmakla temizlenmekle aklanip paklanmakla olsur.

yani adam olmaya gerek yok zaten adamsin.

adam adamken yapti bir pislik ve adem oldu. ortalikta dolasanlarda ademogullari.....

ya edineceksin yada arinacaksin tercih senin.

edinecegim dersen ilk sart allaha iman ahirete iman gerektirir. devami corap sökügü gibi gelir düzdükce düzerler. allahin dinini sana ögretirler bir kusa benzetirler....


yok ben arinacagim adam olacagim ilk basa bulundugum yere geri dönecegim dersen edinilmis oldugun her seyden vaz gecip basa döneceksin.

dönüs rabbedir.

Dabbenin ölüsü kardeşimden alıntı

http://www.yeniislam.biz/forum_posts.asp?TID=249

barışsezer
17-09-2008, 14:56
Merhaba gençler; ve her zaman genç kalmasını bilen ihtiyar delikanlılar! Biricik LaMevcud kardeşimizin açmış olduğu bu başlığı görünce, gerçekten de çok duygulandım. Sevgili LaMevcud; sen neymişsin be abi! Neler neler döktürmüşsün öyle! Bu forumlarda, ilk günlerindeki acemiliği üzerinden atmış görünüyorsun. Senin adına gerçekten çok sevindim; seninle gurur duyuyorum, sevgili LaMevcud! Neyse, şimdi gelelim fasulyenin faydalarına... “Evrensel insan” nasıl olmalıdır? İnsan: Evrensel midir? Yerel midir? Tanrısal mıdır? Enternasyonal mıdır? Yoksa başka bir şey midir?! Bu kavramların arasında boğulup mefta olmadan sana şunu söyleyim: (ideal) insan nasıl olmalıdır? E şimdi diyeceksin ki; “ideal insan" kime ve neye göre idealdir? Elbette ki, benim dünya görüşüme göre, sevgili LaMevcud kardeşim!


Evet, “ideal insan” nasıl olmalıdır? İnsanoğlunun dar çıkarlar uğruna birbirini öldürmediği, sömür(e)mediği; yeryüzündeki bütün canlıların nefes borusu olan ekolojik sistemi, daha fazla tahrip etmediği; ve tüm bunların temelinde, insanların birbirlerini katletme gerekçelerinin de ortadan kaldırılıp çevre dostu, yeni enerji kaynaklarının oluşturulup üretilebildiği; ve yeryüzündeki tüm kaynakların insanlar arasında mümkün olduğunca eşit, insanca ve hakça paylaşılabildiği, daha güzel daha temiz ve rengarenk bir gezegeni –küresel ölçekte örgütlü bir hareketle- hep birlikte inşa edebilen veya buna katkıda bulunabilen insana “ideal insan” veya senin tabirinle “evrensel insan” adını vermekteyim ben şahsen! Ve bu modelde bir insanın bedenindeki tüm hücreler, “Özgürlük Ateşi” ile sanki cehennemde cayır cayır yanıyormuş duygusunu tadabilmelidir! Ayrıca “ideal insan” sorgulayıcı, eleştirici, üretken olabilmeli ve egoist çıkarları uğruna doğayı ve canlıları katletmemelidir! Gerisi laf salatası, benim sevgili LaMevcud kardeşim!

Peki, yukarıdaki “ideal insan"ın; dünyayı dönüştürebilme, değiştirebilme ve yenileyebilme mücadelesine senin gibi dindar olan insanlar baş koyabilir mi? Keşke cevabım “evet” olabilseydi, sevgili LaMevcud ; ama dindarların yaşamlarındaki en önemli amacı; -kendi inançlarına göre- Tanrı’ya veya Allah’a kulluk görevlerini en iyi bir şekilde yerine getirmeye çalışıp, kendisini cennet mekanına götürecek vizeyi havada kapabilmektir! Bu dünyadaki yaşam, onlar için bir amaç değil; cennete girebilmek için sadece bir araçtır. Oysa ki, bu dünyayı cennete çevirebilecek mücadeleye -yaşamları pahasına- girecek olanlar; öncelikle cennet-cehennem veya ahiret masallarına inanmayan insanlar arasından çıkacaktır; ama istisnalar olur mu, onu bilemem tabii ki. Bu mücadeleyi verebilmenin ön koşulu ise; isyankar, anarşist ve devrimci bir kimliğe sahip olabilmektir. Bu kimliğe sahip kişileri ise, günümüzdeki küresel düzenin ve dinsel inanç sistemlerinin içlerine sindirip hazmetmesi pek mümkün değildir. Bu kimliğin içerisinde dini inançların barınması büyük bir çelişki olacaktır. Çünkü, -kendi inancına göre- ölümden sonraki (yani ahiretteki) cennet mekanını amaç edinmiş bir insanın, geçici olan dünya mekanını, cennete dönüştürebilme mücadelesine girmeye ne cesareti ne isteği ne de zamanı olacaktır. Peki ideal insan kapsamına ben, Barış Sezer olarak kusursuz bir şekilde girdiğimi iddia edebilir miyim? Bir özeleştiri yapmak gerekirse, bunun yanıtı: kesinlikle “HAYIR” olacaktır! “İdeal insan” olabilmek için binlerce fırın (çavdarlı) ekmek yemek, benim için yeterli olur mu, bundan bile emin değilim! “Büyük bir hırsla, önüne çıkan her şeyi bir silindir gibi ezip geçen ve doymak nedir bilmeyen bu vahşi kapitalizmin; her gün baş döndürücü bir ivmeyle yeni bir teknolojik modeli ve ürünü piyasaya çıkarıp, bizlerin büyük bir çılgınlıkla ve gözü dönmüş bir vaziyette, peynir ekmek gibi satın alıp tükettiğimiz plazma ekranlarına, bilgisayarlara, mobil telefonlara, oto araçlarına ve daha nice teknoloji ürünlerine bakarken; ilkel çağlardaki toplumlardan ve insanlardan bile çok daha kötü koşullarda yaşamaya mahkum edilen ve dayanılmaz ızdıraplar çeken günümüz insanlarını gördükçe; hepimizi de köleleştiren bu kokuşmuş, çürümüş düzenin içerisinde bulunuyor olmaktan iğreniyorum artık!” demekten öteye de gidemiyorum ne yazık ki! Bu düzeni, tümden ve kökten reddedebilmek gibi bir onura henüz erişemedim daha! Acı ama gerçek!

Bu özeleştiriden sonra, yazıma bir alıntı yazıyla son vermek istiyorum:
“Bizim fikirlerimiz sizin fikirlerinizi yenecektir. Ülkenin değer yargılarını paramparça edeceğiz. Biz Kızılderililerin sayısının yalnızca beş yüz bin olmasının hiçbir önemi yok. Önemli olan bizim sizinkinden daha üstün bir yaşam biçimine sahip olmamız. Kızılderililerin daha insancıl bir yaşam felsefesi var. Biz bu ülkeye insanca davranmayı öğreteceğiz. Bu ülke bir gün anayasasını, kanunlarını, mülkiyet yerine insanı (ve doğayı) temel alarak yeniden düzenleyecek. Eğer “Kızılderili Gücü” bu ülkede bir güç olacaksa, bunun nedeni ideolojik olmasıdır. İnsan hayatına (ve doğaya) verilen değer ne kadardır? Asıl sorulması gereken budur.”
Vine Deloria, Jr., 1971
Yeryüzüne dokun-Kızılderili Gözüyle Kızılderili Benliği,
T.J. McLuhan

NOT: Yukarıdaki parantez içerisinde yazdığım “doğa”sözcükleri, tarafımdan eklenmiştir.

“Çağdaşlık” kisvesine bürünmüş bu düzeni ancak yıkabilen insan geleceği de kurma hakkını elde edebilir. Barış Sezer

evrensel-insan
17-09-2008, 18:21
Saygideger barissezer;

Dusunce ve davranista, insan olma bilincine erisememis; dunya da, her kisinin ideali, farkli ve kendine ve kendi ile baglantili degerlere yoneliktir. Oyuzden, idealin tum insanligi kapsayaninin ne oldugunu ortaya koymak gerekir.

Fakat herseyden once, insanin dusunce ve davranista nasil bir yapiya sahip olmasi gerektiginin ortaya konmasi gerekir.

Kisaca, tum insanligi, tum farklariyla ve biribirinden ayirmadan kucaklayacak; hedefi olan bir ideal; ve tum insanligi dusunce ve davranista, birbiriyle gecinebilir bir birlik ve butunluk temelinde, yasatacak ve iliski kurmasini saglayacak, bir insan ve insanlik tanimi; ve buna nasil ulasilacagini gosteren bilgi ve bilinc; yol ve yontem.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
17-09-2008, 20:31
Tanri ile insani ayni duzeye koyamamanin sebebini sorabilirmiyim? Tanri insandan ustunmu? yoksa insanla esdegermi? ustunse neden? Tanri, kavrami hangi canli tarafindan ortaya atilmistir? insan olmasaydi, tanriyi kim ortaya koyacakti ve nasil?, insan deyince bir butunlukmu, yoksa bir ayrim mi?anliyorsun? Insani tarif edermisin, tanimlarmisin?Tanri-insan bagi nedir?
Tanri hersey ise: hicbirseyin anlami nedir? tanrisizlikmi? Tanriyi, tanri yapan degerler, kim tarafindan verilmistir? ve nasil? "Buyuk" sifati, neyle mukayase edildi "kucuk" lemi, neye gore ve ne den buyuk?

Saygıdeğer Evrensel-insan;
Keşke sordukların hakkında bilgim ve düşüncem olsaydı da yanıtlayabilseydim.
Muhtemelen sonraki soruların da benzer olacağından onlar hakkında da bir bilgim olmadığı kanısındayım.
Bilgim varsa da olup olmadığını şu an hatırlıyamıyorum. Belki sonra hatırlayabilirim.

Sevgili Dilaver, değerli uyarıların için teşekkürler. :)
Bunca sendromlar arasında bir de Evrensel sendromla uğraşamam. :D

HanifTürk
17-09-2008, 21:47
Barışsezer Kardeşim evvela teveccühünüz için çok teşekkürler.

Barışsezer kardeşim demişsinki İnsanoğlunun dar çıkarlar uğruna birbirini öldürmediği, sömür(e)mediği; yeryüzündeki bütün canlıların nefes borusu olan ekolojik sistemi, daha fazla tahrip etmediği;

Bu dediklerinizin olması imkansızdır şöyle bir düşünün bakalım bundan 10 binlerce yıl önce daha ilk insanlar zamanında kavga ve menfaat çatışması olmasa herkes kardeşçe yaşasa idi bugünkü teknolojik gelişim ve bilim olurmuydu bence asla buradan savaşı desteklediğim anlaşılmasın ama barışın sadece Selam (Barış) yurdu olan Cennette olacağına inananlardanım

evrensel-insan
17-09-2008, 21:49
Saygideger pante;

Vermis oldugun samimi ve icten cevaplarin icin tesekkurler.

Her nekadar verilen sorularin cevabi olmasa da! Ileri de, gene tanri kavramini iceren bir konu olursa, o zaman bakariz. Simdilik baska sorum yok.

Aslinda tek bir sorum var, ama onun da tanri kavramiyla bir ilgisi yok. Belki, bu soruyu sana degil de; dilaver'e sormak lazim. Ama, o nasil olsa okur.

Bu "evrensel sendromu":rolleyes: sence, nedir? Benim, butun yaptigim soru sorup; sorulara cevap verecek sahsin dusunce ve bakis acisini daha iyi algilamak. Bir kisiye veya ortaya bir soru yoneltmek; sence neden "sendrom yaratir? Dusunceyi dusundurttugu icinmi? yoksa bilinemediginden dolayi psikolojik bir olguya yonelindigi icin mi? ya da...?

Not: Cevap verme zorunlulugu yoktur. Verilecek cevaplar; ancak, gonullu verilirse, kabul edilir.

Bu arada istiyorsan, sen bana tanri kavrami ile ilgili soru sorabilirsin. Her nekadar, ben o kavramdan arinmis olsamda, yasam ve iliskilerimde, o kavrama her hangibir yer vermiyor olsam da. En azindan, bu kavramdan niye ve nasil arindigimla ilgili cevaplar veririm.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
17-09-2008, 22:12
Bu "evrensel sendromu" sence, nedir? Benim, butun yaptigim soru sorup; sorulara cevap verecek sahsin dusunce ve bakis acisini daha iyi algilamak. Bir kisiye veya ortaya bir soru yoneltmek; sence neden "sendrom yaratir? Dusunceyi dusundurttugu icinmi? yoksa bilinemediginden dolayi psikolojik bir olguya yonelindigi icin mi? ya da...?


Peşpeşe o kadar çok soru sorulmuş ki her soru ayrı bir tez konusu.
Bununla da yetinilmemiş "sorularım devam edecek" diyerek de korku verilmiş.

Benim forumdaki diğer başlıkların tümünü bırakıp sadece o sorulara mahkum olmam demektir bu. Ardından ertesi günü diğer sorular..

Soru sormak kolay. 10 soru 10 satır yapar. Ama 10 soruyu ardından bir 10 soruyu daha yanıtlamak ve karşı yanıtlarla uğraşmak insanı sendroma sokar.
Bunu Dilaver yapsaydı eğer, Dilaver sendromu olurdu. :)

"Tatlı gel" diye bir hikaye vardır ya! Sen de tatlı sor Evrensel-insan.
Acıtma, incitme. Apronax'a vs. muhtaç etme. :)

Serdar
17-09-2008, 23:08
İnsan evreni algılayabilecekse(ihtimal var ise de) de, baskı altında yerli yerine algılayıp, anlayamaz. İnsan, yaşadığı çevreye daha iyi bir şekilde uyum sağladığı zaman, kafasını ve bedenini toplayabilecektir. İnsanlığın ve de dünyanın şu anki düzeni, bir geçiş dönemidir kanımca. Bütün canlılarda olduğu gibi, yeni üreme ve beslenme ortamıyla karşılaşınca, insanlık da bir geçiş döneminden geçer. Bu evrimdir.

İnsanlık şu anda bir geçiş dönemindedir. Bu geçiş dönemini belirleyen temel etken üretim koşullarıdır. Beslenmedir. Yaşamı sevebilme kaynağıdır.

İnsanlığın şu anki geçiş dönemi(zaman olarak), tüm insanlık tarihinin yanında bir hiçtir.

İnsanlık, kendi üretim koşullarının, kendini götürdüğü yolu, değiştirebilirse, bu yolun da iyi bir yol olduğunu kestirebilirse, belki başka bir geçiş dönemine kendisini sokabilir.

Şunu da söylemek gerekir ki, bütün geçiş dönemleri zordur, acılıdır. Kimisi bir kaç saniye, kimisi bir kaç bin sene veya daha fazla sürebilir.

İnsan, geçiş dönemimden çıkıp da, kendisini, yeni koşullara uyum sağladığında, bu uyum onun kendi doğası olacaktır. İnsan evreni ve doğayı daha iyi algılaabilecekse, bu kendi doğasına ters düşmediği durumlarda olabilecektir.

Ama hangi koşullar da olursa olsun, canlı kendi doğasına ters düştükçe, yabancı kaldıkça, ne doğayı, ne de evreni(algılayabilecekse de) algılayamaz ve de anlayamaz.

HanifTürk
17-09-2008, 23:25
Barışsezer Kardeşim evvela teveccühünüz için çok teşekkürler.

Barışsezer kardeşim demişsinki İnsanoğlunun dar çıkarlar uğruna birbirini öldürmediği, sömür(e)mediği; yeryüzündeki bütün canlıların nefes borusu olan ekolojik sistemi, daha fazla tahrip etmediği;

Bu dediklerinizin olması imkansızdır şöyle bir düşünün bakalım bundan 10 binlerce yıl önce daha ilk insanlar zamanında kavga ve menfaat çatışması olmasa herkes kardeşçe yaşasa idi bugünkü teknolojik gelişim ve bilim olurmuydu bence asla buradan savaşı desteklediğim anlaşılmasın ama barışın sadece Selam (Barış) yurdu olan Cennette olacağına inananlardanım

Bu soruların geçiştirilmesine gönlüm razı olmadı

evrensel-insan
18-09-2008, 00:40
Saygideger pante;

"Tatlı gel" diye bir hikaye vardır ya! Sen de tatlı sor Evrensel-insan.
Acıtma, incitme. Apronax'a vs. muhtaç etme. -pante

Zaten, muneccim olsam, sanal dunyadan beyinleri okusam, ya da; sitedeki herkesi, nasil bir dusunceye sahiptir? sorusuna cevap verebilecek kadar tanisam, sorun kalmayacak.

Ustelik, be benim dusunce yapima da ters; yani, ne bir kimseyi "sudur" diye sabitlerim, ne de "sucudur" diye etiketlerim. Herkesi, o an bana verdikleriyle algilamaya calisirim. O da, tartismak icin degil; bilgi paylasimi ve dusuncelerini ogrenmek icin. Ki, bir kisiyi ne kadar iyi tanirsan, o kadar rahat karsilikli yazisabilirsin. Oyuzden, yukarida, senden yaptigim alintiya; benden bir alintiyla cevap verecegim.

Not: Cevap verme zorunlulugu yoktur. Verilecek cevaplar; ancak, gonullu verilirse, kabul edilir.-e.i.

Oyuzden, bir daha olurda; soru sorarsam ve o sorular, seni "mahkum", kilarsa; hem yukaridaki alintim gecerlidir, hem de, dusunceme ait olan "hem kendime hem de baskasina zarar vermeme" temelinde ozur dilerim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

qw19
18-09-2008, 01:19
Sayın hocam ei;

Aman diyene el kalkmaz pante teslim oldu, üstüne gitmeyin fazla.

Selamlar.

barışsezer
18-09-2008, 13:49
Barışsezer Kardeşim evvela teveccühünüz için çok teşekkürler.

Barışsezer kardeşim demişsinki İnsanoğlunun dar çıkarlar uğruna birbirini öldürmediği, sömür(e)mediği; yeryüzündeki bütün canlıların nefes borusu olan ekolojik sistemi, daha fazla tahrip etmediği;

Bu dediklerinizin olması imkansızdır şöyle bir düşünün bakalım bundan 10 binlerce yıl önce daha ilk insanlar zamanında kavga ve menfaat çatışması olmasa herkes kardeşçe yaşasa idi bugünkü teknolojik gelişim ve bilim olurmuydu bence asla buradan savaşı desteklediğim anlaşılmasın ama barışın sadece Selam (Barış) yurdu olan Cennette olacağına inananlardanım
Sevgili LaMevcud kardeşim; teveccühüm için teşekkür etmişsin; sağolasın, varolasın.

Mesajın için sana ayrıca şükranlarımı sunuyorum sevgili LaMevcud. Önceki yazımda, dindar insanlar hakkında yaptığım tesbiti, bu mesajınla sadece onaylamış oldun. Evet, o dediklerim bir hayal ve ütopya; ama senin neslini de bundan sonra ancak bu ütopya kurtarabilir, sevgili LaMevcud! Aksi takdirde, bizlere bileti, doğanın kendisi kesip arka cebimize bir güzel koyuverecek; sen hiç tasalanma! Cennet mekanındaki "barış" hülyalarıyla içini ferah tutmaya devam edebilirsin. Kapitalizmin sizin gibi inanırlara da ihtiyacı vardır! Tarihsel süreçler boyunca, insanlık, bilim yolunda ilerlerken, elbette ki bu uğurda çok acılar çekmiştir; ancak, bunu; günümüzdeki kapitalizmin tamamen kontrolden çıkarak yaratmış olduğu felaketle nasıl kıyaslayabilirsin ki! Almış olduğun “ahiret-cennet” afyonunun, beyin hücrelerinde yaratmış olduğu tesir nedeniyle, kapitalist sistemin neden olduğu -onarılması neredeyse imkansız- yıkımın farkında bile değilsin sen! Eğer bunun farkında olabilseydin; insanlık tarihinde, insanoğlunun geçmişte birbiriyle yapmış olduğu savaşlar ile günümüzdeki küresel sistemin yaratmış olduğu savaşları ve trajedi ötesi dünya koşullarını aynı kefeye koymazdın! Bilim ve teknoloji; kendi varlığını devam ettirebilmek için, -senin mantığına göre- insanları, diğer canlı türlerini ve doğayı katletmeye devam edecekse eğer, onların varolmasının ne anlamı olacaktır ki?! Kaldı ki, bilim ve teknoloji şu anda kimin egemenliğinde ve hangi çıkarlara hizmet ediyor; bu da çok önemli. Özellikle de bilimi, bu insanlık ve çevre düşmanı düzenin elinden kurtarmadıkça; insanlığın ve dünyamızdaki yaşamın geleceğinden umutlu olabilmek mümkün müdür acaba?!

Son olarak sana söyleyeceğim şudur sevgili LaMevcud; bir insan; “nasıl olsa ben cennette barışı kusursuz bir şekilde ve doyasıya yaşayacağım; bu dünya zaten böyle gelmiş, böyle gider !” diye düşünürse ; bunu düşünen o kişinin, bu dünyada herhangi bir değeri olabilir mi sence? Ve bu düzene boyun eğerek, teselliyi ahiret inancında aramak; insanlık onuruna yakışır mı acaba?

Kalbimdeki “sevgi ateşi”, senin bedenini cayır cayır yaksın, sevgili LaMevcud…

barışsezer
18-09-2008, 19:41
Saygideger barissezer;

Dusunce ve davranista, insan olma bilincine erisememis; dunya da, her kisinin ideali, farkli ve kendine ve kendi ile baglantili degerlere yoneliktir. Oyuzden, idealin tum insanligi kapsayaninin ne oldugunu ortaya koymak gerekir.

Fakat herseyden once, insanin dusunce ve davranista nasil bir yapiya sahip olmasi gerektiginin ortaya konmasi gerekir.

Kisaca, tum insanligi, tum farklariyla ve biribirinden ayirmadan kucaklayacak; hedefi olan bir ideal; ve tum insanligi dusunce ve davranista, birbiriyle gecinebilir bir birlik ve butunluk temelinde, yasatacak ve iliski kurmasini saglayacak, bir insan ve insanlik tanimi; ve buna nasil ulasilacagini gosteren bilgi ve bilinc; yol ve yontem.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Sevgili evrensel-insan; merhaba! Yüksek müsaadenle sana filozof diye hitap edebilir miyim acaba? İçimden öyle geldi de...

İdealin tüm insanlığı kapsayanının ne olduğunun ortaya konulmasından söz etmişsin; oysa yazımın özellikle ikinci paragrafında bundan sanırım birazcık bahsetmiştim. Ancak senin için konuyu birazcık daha açabilirim sevgili evrensel-insan.

Öncelikle, senin bahsettiğin “tüm insanlık” kapsamına; dinsel dogmalarla haşır neşir olmuş insanların girebilmesi o kadar da kolay değildir. Bu insanlar; bu dogmaların etkisinden kurtulmadıkça, bu kapsama dahil olmaları bana pek olası gibi görünmüyor; ancak arada tek tük istisnalar çıkabilir tabii ki. Uyuşturucu tacirleri, silah tüccarları ve bu dünyayı iliklerine kadar sömüren para babaları ve diğer karanlık güçler ise, senin ifadenle “tüm insanlık” kapsamına, kesinlikle giremez. Bunlarla ben, nasıl ortak bir değer veya yol yaratabilirim ki? (Aynı yolu yürüyenler, farklı yerlere varamazlar; öyle değil mi?)

Bununla birlikte tüm insanlığın, ortak paydada -bir hedef doğrultusunda- buluşabileceği noktalar nelerdir öyleyse, diye sorarsan; ben de şunlardır derim, sevgili evrensel-insan:
1) Bir zamanlar, beyaz adam tarafından kıyımdan geçirilen; gözünü para hırsı bürümemiş, egosuna kurban gitmemiş, doğallığıyla yaşayan o bilge insanlar (Kızılderililer) gibi bir yaşam biçimine ve felsefesine sahip olabilmek.

2) Kendine, diğer insanlara ve doğaya karşı yabancılaşmayan ve vahşileşmeyen; cinsellik de dahil olmak üzere, eşitlik temelinde dayanışmaya dayanan insancıl bir yaşam tarzı.

3) Suni zenginliklerinden bazılarımızın –ben de dahil olmak üzere- şu anda da yararlanmış olduğu; ve var olan güzellikleri bile kirleten; aydınlıkla karanlığın belirsizleştiği, anlamını yitirdiği ve insanlığını kaybeden bu dünyayı (düzeni) olduğu gibi, tümden reddedebilme yürekliliğine sahip olabilmek.

4) Bu düzenin çürümüş ve bizleri de yok eden gövdesini, kökten söküp atmak ve onun yerine, tek bir tohum bile olsa; kan kokan bu toprakların üzerine onu ekebilmek.

5) İnsanın yarattığı ve ona bir tanrı gibi taptığı “devlet” gibi yapıların, orduların, askerlerin, özel mülkiyetlerin, sınıfsal yapıların, nükleer santrallerin, nükleer silahların, atom bombalarının, ve ekolojik sistemi altüst eden diğer üretim araçlarının ve tüketici ürünlerinin nefes alıp veremeyeceği; ve insanın “Özgürlük Pınarı”ndan kendi iradesiyle kana kana su içebileceği bir ortamı yaratabilmek.

6) Veya en azından tüm bunların elde edilebilmesine katkıda bulunarak; ezilmiş insanlar ve kendisi adına özgürlük ve eşitlik elde edebilmek için, geberene kadar ve onurlu bir şekilde mücadele edebilme iradesine sahip olabilmek; bu savaşımı kaybedeceğini bilse bile!
Elbette ki bu liste daha da uzatılabilir; ancak buna çok fazla gerek yok sanırım. Eğer yukarıda yazdıklarım, sana çok ağır gelmişse, onu bilemem. Bu (ağır) şartları insanoğlu kendi iradesine yansıtamazsa, bu noktada da devreye doğamız girip, sorunu zaten kökten çözüverecek!

Yeryüzü, kendi akıbetine doğru büyük bir hızla yaklaşırken; kapitalizm illeti, var olan bütün kavramları altüst edip birbirine doladı ve -bizler de dahil olmak üzere- her şeyi çürütmeye başladı, sevgili evrensel-insan. İnsanoğlu, içerisine düşmüş olduğu bu lağım çukurunu dezenfekte etmek yerine, bu çirkef kuyusundan çıkabilmenin yollarını ararken; oradan bir şekilde kurtulmayı başarabilirse eğer; o zaman da, kendi korkunç gerçekliğiyle baş başa kalmış olacak. Çünkü, çıktığı kuyunun dışında, yani karşısında günümüz dünyasının sözüm ona zenginliklerini, olanaklarını ve teknolojisini -önemli ölçüde- bulamayacaktır artık; kendi ilkelliğinden, acizliğinden ve korkularından başka! İnsanoğlu, belki de bu yüzden, sürekli mutasyona uğrayıp şekil değiştiren; ve nefes alıp verdiğimiz, kokladığımız, içtiğimiz, yediğimiz, dokunduğumuz, gördüğümüz ve işittiğimiz her şeye bulaşıp, hiç çıkmamacasına yapışan; ve bizlere, diğer canlı türlerine ve doğaya ağır hasarlar veren acımasız kapitalizme boyun eğmek zorunda kalmaktadır!(Burada ifade ettiğim insanoğlu kapsamına; bu modern(!) dünya üzerinde, ilkelliğin bile gerisinde ve açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakılan, ölüme terkedilmiş varlıklar kesinlikle girmiyor.)

İnsanoğlunun ve dünyamızın içerisine düştüğü bu kara delikten en az hasarla(!) çıkabilmesi için, bundan sonra devrimden bile daha korkunç bir gökgürültüsüne ve on şiddetinden de öte bir sarsıntıya ihtiyacı var; üstelik, kapitalizme şu anda hizmet eden yeryüzündeki tüm emekçilerin, çalışanların; ve ayrıca işsizlerin, hep birlikte, hemen hemen “eşzamanlı” gerçekleştireceği bir silkinişle birlikte! Aksi takdirde, “zaman” kavramı, bizlere eskisi gibi cömert davranmayacaktır artık!

Ayrıca, dünya nüfusunun yedi milyara dayandığı bir ortamda, eşitlik temelinde ideal bir sistemi, ve bu insanlar arasındaki ilişkinin sağlıklı olmasını beklemek ne kadar doğru olur acaba? Kağıt üzerinde ne kadar mükemmel bir sistem uygulanırsa uygulansın; ve insanlar arasında ne kadar çok ortak değerler yaratılmaya çalışılırsa çalışılsın; bu nüfus sayısıyla baş etmek mümkün müdür? Dünyamız bu nüfusu kaldırabilecek kapasitede midir? Üstelik ekolojik sistemimiz 2050 yılına kadar ayakta kalmayı başarabilirse eğer, o yılın sonunda dünya nüfusu on iki milyarı aşmış olacak! Böyle bir ortamda, -senin tabirinle- “tüm insanlığı, düşünce ve davranışta birbiriyle geçinebilir bir birlik ve bütünlük temelinde yaşatacak ve ilişki kurmasını sağlayacak insanlık tanımının veya buna nasıl ulaşılacağını gösteren bilgi, bilinç, yol ve yöntemin keşfedilmesinin” ne anlamı olacaktır ki?! Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, henüz hayattayken; bu cumhuriyetlerdeki bilim adamları toplanıp bir araştırma yapmışlardı. Bu araştırmada, dünyamızda var olan sınırlı kaynakların bir tesbiti yapılmış, ve dünyamızın kaldırabileceği maksimum nüfus sayısı da bilimsel olarak saptanmıştı: Bu sayı; Beş Yüz Milyon’du! Yani, eşitlik temelinde -teoride kusursuz işleyebilen- bir sistem kurulup uygulansa bile, tüm dünyada; dünya nüfusu beş yüz milyonu aştığı andan itibaren o sistem, -ne kadar mükemmel de olsa- yavaş yavaş çatırdamaya başlayacak, ve bu nüfus artışının önüne geçilemezse, sistem günün birinde tamamen çökecektir! Ama aynı zamanda nüfus sayısının aşırı olması, ekolojik sistemdeki dengeleri de sarsmaya başlayacak!
Yani anlatmaya çalıştığım şu ki sevgili evrensel-insan; sorunun bir de nüfus boyutu vardır. Örneğin; bir somun ekmeği; dört kişinin paylaşmasıyla; onlarca veya yüzlerce kişinin aynı ekmeği paylaşmak zorunda bırakılması ne anlama geliyor?! Şimdi bu yüzlerce insan, hangi ortak noktalarda buluşacak ki! Birbirlerini yeme konusunda mı?! Bu insanlardan, nasıl sağlıklı bir ilişki gelişebilir ki? Böyle bir ortamda, tüm insanlığı –birbirinden ayırmadan- kucaklayabilecek bir sistemin varlığının çok fazla bir değeri olacak mıdır?
Son olarak söyleyeceğim şudur; görünen odur ki; insanoğlu, şimdiye kadar biriktirdiği devasa sorunların bedelini- ne yaparsa yapsın- eninde sonunda, çok ağır bir şekilde ödeyecektir.
Sevgiler, evrensel-insan...

evrensel-insan
18-09-2008, 23:17
Saygideger barissezer;

Benim, siteye girdigimden beri butun gayem; bu konuyu anlatmaya ugrasmak. konunun cok boyutu var ve bu boyutlarin, herbirini ayri ayri ele almak gerekir.

Benim sana tavsiyem; eger vaktin varsa; "erensel'in kosesi"ndeki yazilarima, soyle bir goz atmani oneririm. Imzamdaki, siteyi de ziyaret edebilirsin. Ayrica, bana ait basliklari da tararsan, bayagi bir konuya yanasimimi gormus olursun.

Kisaca sunu soyleyeyim. Ben, bu konuya; once kisisel temelde bakiyorum. Once, vatandasliktan; birey olma bilincine yukselmek ve bu bireysel bilinci, bireyci akilciliga tasimadan, yani egoizme, bencillige, ayrimciliga ve cikara; tum verilen verilerden arinarak; once evrensel-birey olmayi basarabilmek; bundan sonraki asamada, evrensel-birey duzeyindeki bilince erismis bir bireyin; dusunce ve davranisini; insanligin, birligi, butunlugu ve beraberligi icin kullanmak. Ben, bunu kisinin kendi kendinin devrimi olarak degerlendiriyorum. Yani, once kisi; kendisinin birey ve evrensel devrimini bilinclenerek yapacak. Boyle, bir bilince; gunumuzun dogal dusunce temelinde ne kadar varilabilir?, bu ne kadar gercekci olabilir? v.s. Bu tip sorular hep cogul sorulardir.

Her kisinin kendine ait bir vucudu vardir ve gercek olan da budur. Yeterki, kisi; boyle bir devrimi gerceklestirmenin, onemini kavrasin ve bunun icin; kendisini devamli egiten bir dusunen dusunce ve paralel davranisini gelistirsin.

Iste, bunu ne kadar cok kisi basarirsa; o kadar cok ses getirir. Ayrica, dogal lider konumuna gelen bu kisiler; cevrelerine de bu bilinci asilar.

DUSUNCE VA DAVRANISTA; INSAN OLMAK VE INSANLIK SUNMAK ICIN, KISININ; EVRENSEL-BIREY DEVRIMINI GERCEKLESTIRMESI GEREKIR. BU BIREYSEL BILINCIDE, SADECE KENDI ICIN DUSUNMEK YERINE; TUM INSANLIK ICIN DUSUNURSE, DAVRANISINI INSANLIGA VE INSAN OLMAYA EVRENSEL OLARAK YONELTMIS DEMEKTIR. Iste, birey bilincini insan ve evrensel temelde birlestirebilme becerisini gosterme, bireyin evrensel insan olabilmesine adim atmasi demektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

HanifTürk
19-09-2008, 13:55
Barışsezer Kardeş demişki Mesajın için sana ayrıca şükranlarımı sunuyorum
sevgili LaMevcud. Önceki yazımda, dindar insanlar hakkında yaptığım tesbiti,
bu mesajınla sadece onaylamış oldun.

Barışsezer Kardeşim Sadece benimle yada 1 milyar Müslümanın 3-5ini
ve sadece belli bir süre yani insan hayatının 70 yıl olduğunu varsayarsak
1 saat bir gün yada bir konuşması ile onu görmekle dindar insanların
karakteri hakkında yaptığın tespitin ne derece sağlıklı olabileceğini bir
düşün ve bu hükmünün barışseverlikle ilgisini de düşün

Evet, o dediklerim bir hayal ve ütopya; ama senin neslini de bundan sonra
ancak bu ütopya kurtarabilir, sevgili LaMevcud!

Barışsezer kardeşim ben kesinlikle savaş yanlısı değilim
( Gerektiğinde hariç tabi gereklilikler neye göre olacak onuda kişinin
ahlakı belirler) ve savaşıda istemem benim ütopya demem benim savaş yanlısı
olduğum anlamına gelmez çünkü 6 milyar insanın barış yanlısı olması çok zordur.
Daha kendi öz kardeşi ile miras kavgası veren bir insanlığın barışçıl
olması düşünülemez zaten ayrıcada sizin o çok değer verdiğiniz evren ve
materyalizmdede zaten bir barış söz konusu değildir her yerde bir mücadele vardır
güçsüz güçlüyü yer bana evrende barış içerisinde yaşayan tanıdığımız bir varlık söyle

Kapitalizmin sizin gibi inanırlara da ihtiyacı vardır!

Kardeşim bir müslümana Hatta Kur”an müslümanı olan bir inanıra yapılacak
en büyük hakaret onun Kapitalist olması yada kapitalizm için çalıştığını iddia
etmek olur

Ey iman edenler, gerçek şu ki, bilginler(Bilim adamı) ve din adamlarından çoğu,
insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah'ın yolundan alıkoyarlar.
Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar...
Onlara acı bir azabı müjdele. (9/34)

Mal biriktirme yani Kapitalist olma diyor ALLAH
Onlar ki, mallarını gece, gündüz; gizli ve açık infak ederler.
Artık bunların ecirleri Rableri katındadır, onlara korku yoktur ve onlar
mahzun olmayacaklardır. (2/274)

Bir kapitalist mallarını ihtiyacı olan varlıklara verir mi

Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı.
" Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz; (2/219)

İhtiyaçtan arta kalanı dağıtın diyor
kapitalist ihtiyaçtan arta kalanı dağıtmaz toplar ve yığar

Tarihsel süreçler boyunca, insanlık, bilim yolunda ilerlerken, elbette ki bu uğurda
çok acılar çekmiştir; ancak, bunu; günümüzdeki kapitalizmin tamamen kontrolden
çıkarak yaratmış olduğu felaketle nasıl kıyaslayabilirsin ki! Almış olduğun “ahiret-cennet”
afyonunun, beyin hücrelerinde yaratmış olduğu tesir nedeniyle, kapitalist sistemin
neden olduğu -onarılması neredeyse imkansız- yıkımın farkında bile değilsin sen!
Eğer bunun farkında olabilseydin; insanlık tarihinde, insanoğlunun geçmişte birbiriyle
yapmış olduğu savaşlar ile günümüzdeki küresel sistemin yaratmış olduğu savaşları ve
trajedi ötesi dünya koşullarını aynı kefeye koymazdın! Bilim ve teknoloji; kendi varlığını
devam ettirebilmek için, -senin mantığına göre- insanları, diğer canlı türlerini ve doğayı
katletmeye devam edecekse eğer, onların varolmasının ne anlamı olacaktır ki?!
Kaldı ki, bilim ve teknoloji şu anda kimin egemenliğinde ve hangi çıkarlara hizmet ediyor;
bu da çok önemli. Özellikle de bilimi, bu insanlık ve çevre düşmanı düzenin
elinden kurtarmadıkça; insanlığın ve dünyamızdaki yaşamın geleceğinden umutlu
olabilmek mümkün müdür acaba?!

Bu konuda hemfikiriz kardeş ben bunu desteklemedim sadece
Bunun değişmeyeceğinden bahsettim

Son olarak sana söyleyeceğim şudur sevgili LaMevcud; bir insan;
“nasıl olsa ben cennette barışı kusursuz bir şekilde ve doyasıya yaşayacağım;
bu dünya zaten böyle gelmiş, böyle gider !” diye düşünürse ; bunu düşünen o kişinin,
bu dünyada herhangi bir değeri olabilir mi sence? Ve bu düzene boyun eğerek,
teselliyi ahiret inancında aramak; insanlık onuruna yakışır mı acaba?

Ne insanlık onuruna nede Müslümanlığa yakışmaz bak sana bir ayet yazayım

Size ne oluyor ki Allah yolunda ve: "Rabbimiz bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar
bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder bize katından bir yardım eden yolla"
diyen erkekler kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (4/75)

Nasıl Zalim Kapitalistlere karşı mücadele etmezki Bir Müslüman

Kalbimdeki “sevgi ateşi”, senin bedenini cayır cayır yaksın, sevgili LaMevcud…

Barışsezer Kardeşim sana kardeşane bir tavsiye ne çevrende nede evrende
bir şey hakkında hükmünü sadece o anlık durumuna göre verme ve hüküm vermeden
önce bütün şartlanmışlıklarından kurtul

Selam ve Saygı ile

barışsezer
19-09-2008, 23:40
Sevgili LaMevcud arkadaş; çok yoğun olmama rağmen, zamanımın bir bölümünü sana ayırarak, takıldığın konularda çok kısa cevaplar vermeye çalışacağım. Umarım bu sefer beni daha iyi anlarsın.

Barışsezer Kardeş demişki Mesajın için sana ayrıca şükranlarımı sunuyorum
sevgili LaMevcud. Önceki yazımda, dindar insanlar hakkında yaptığım tesbiti,
bu mesajınla sadece onaylamış oldun.

Barışsezer Kardeşim Sadece benimle yada 1 milyar Müslümanın 3-5ini
ve sadece belli bir süre yani insan hayatının 70 yıl olduğunu varsayarsak
1 saat bir gün yada bir konuşması ile onu görmekle dindar insanların
karakteri hakkında yaptığın tespitin ne derece sağlıklı olabileceğini bir
düşün ve bu hükmünün barışseverlikle ilgisini de düşün

Sevgili LaMevcud; ben o yazımda, dindar insanların karakterleri konusunda fikir beyan edip onlar "ahlaksızdır", "sahtekardır", vb gibi bir genellemede kesinlikle bulunmamıştım. Hiç birimiz de kusursuz değiliz. Ancak inançları gereği, bu düzene "boyun eğmek" konusunda, dindar insanların, buna çok daha yatkın olduklarından bahsetmiştim. Bu konuda kendim için bile, bir özeleştiride bulunmuştum anımsıyorsan. Şimdi ben bu eleştiriyi kendime yaptım diye, karakterimin ne olduğu açığa mı çıkmış oldu! Bu düzene sadece dindarlar boyun eğmek durumunda bırakılmıyor tabii ki. En son yazımı okursan, ne demek istediğimi -sanırım ve umarım ki- daha iyi anlayacaksın.

Barışsezer kardeşim ben kesinlikle savaş yanlısı değilim
( Gerektiğinde hariç tabi gereklilikler neye göre olacak onuda kişinin
ahlakı belirler) ve savaşıda istemem benim ütopya demem benim savaş yanlısı
olduğum anlamına gelmez çünkü 6 milyar insanın barış yanlısı olması çok zordur.
Daha kendi öz kardeşi ile miras kavgası veren bir insanlığın barışçıl
olması düşünülemez zaten ayrıcada sizin o çok değer verdiğiniz evren ve
materyalizmdede zaten bir barış söz konusu değildir her yerde bir mücadele vardır
güçsüz güçlüyü yer bana evrende barış içerisinde yaşayan tanıdığımız bir varlık söyle

Sevgili LaMevcud; ben sana savaş yanlısısın veya değilsin demedim ki! Seni yakından tanımadığım için böyle bir önyargıda bulunmam doğru olmaz. Ancak, bu düzene sözde karşı olup da, ona karşı örgütlü ve aktif bir mücadeleye giremeyen biz insanlar; en az savaş yanlısı olanlar kadar-hatta daha fazla- bu yaşananlardan sorumluyuz. Ben, doğada ve insanlar arasında yaşanan mücadeleyi, hiç bir zaman inkar etmedim! Elmalarla armutları karıştırıyorsun sen. Ancak bu savaşımın da, bir hedefinin veya bir amacının olması gerekiyor. Bu hedefin ne olduğunu da daha önce yazmıştım. Bu hedef gerçekleşir veya gerçekleşmez. Ancak gerçekten onurlu bir insan, bu uğurda ölümü bile göze alabilen insandır; sonunda mağlup olacağını bilse bile. (Hava kurşun gibi ağır; bağır bağır bağır bağırıyorum; koşun, kurşun eritmeğe çağırıyorum; o diyor ki bana; sen kendi sesinle kül olursun ey; kerem gibi yana yana; Deeeert çok, hem dert yok; yüreklerin kulakları sağır; hava kurşun gibi ağır; ben diyorum ki ona; kül olayım kerem gibi yana yana; ben yanmasam; sen yanmasan; biz yanmasak; nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa; hava toprak gibi gebe; hava toprak gibi ağır; bağır bağır bağır bağırıyorum; koşun, kurşun eritmeğe çağırıyorum...(NAZIM HİKMET RAN)) Yazımda, küresel düzene karşı bir mücadelenin veya bir savaşımın olması gerektiğini zaten yazmıştım. Yazdıklarımı biraz daha dikkatli okumanı öneririm. En azından ne anlatmak istediğimi anlamaya çalış. Sonra benim fikirlerime katılırsın veya katılmazsın; o ayrı bir hikaye.



Kapitalizmin sizin gibi inanırlara da ihtiyacı vardır!

Kardeşim bir müslümana Hatta Kur”an müslümanı olan bir inanıra yapılacak
en büyük hakaret onun Kapitalist olması yada kapitalizm için çalıştığını iddia
etmek olur

Sevgili LaMevcud; kusuruma bakma ama, bu söylediklerinin, günümüz dünya gerçekleriyle bağdaşması mümkün değildir! Örneğin; büyük holdinglerde, fabrikalarda çalışan emekçiler (ki aralarında bir çok dindar insan da bulunmakta) kime hizmet ediyorlar? Bu dünyada, kapitalizmin bulaşıp kirletmediği bir yer veya herhangi bir şey var mı; kendilerini İslamcı diye tanımlayanlar da dahil! Örneğin; satın alıp kullandığımız ve çevreye büyük zararlar veren mobil telefonlar, yakıtlı araçlar, hatta şu anda karşısında oturup, ona bir köle gibi bağımlı olduğumuz bilgisayarlar, içilen tütün ürünleri (örneğin; sigara) veya meşrubatlar (Coca Cola, vb gibi), ve daha pek çok şey... Bizler, bunları satın alıp tüketerek, kime hizmet ediyoruz? Küresel kapitalizmin ne olduğunun farkında mısın sen? Üstelik, dünyamızda ve Türkiye’de bir çok İslamcı sermayedar da var. Ayrıca, küresel kapitalizmin en önemli kölelerinden biri olan "Tayyip" amcamızı ve şürekasını da unutma sakın! Kapitalizmin ve paranın dini, imanı olabilir mi?
“Kapitalizmin sizin gibi inanırlara da ihtiyacı vardır!" sözünü, şimdi umarım daha iyi kavramışsındır. Ayrıca, ben bu sözle, kapitalizmin, sadece dindar insanlara ihtiyacı olduğunu da kastetmedim!

Ey iman edenler, gerçek şu ki, bilginler(Bilim adamı) ve din adamlarından çoğu,
insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah'ın yolundan alıkoyarlar.
Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar...
Onlara acı bir azabı müjdele. (9/34)

Mal biriktirme yani Kapitalist olma diyor ALLAH
Onlar ki, mallarını gece, gündüz; gizli ve açık infak ederler.
Artık bunların ecirleri Rableri katındadır, onlara korku yoktur ve onlar
mahzun olmayacaklardır. (2/274)

Bir kapitalist mallarını ihtiyacı olan varlıklara verir mi

Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı.
" Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz; (2/219)

İhtiyaçtan arta kalanı dağıtın diyor
kapitalist ihtiyaçtan arta kalanı dağıtmaz toplar ve yığar

Sevgili LaMevcud; bu ayetleri, yazıldığı dönemin koşullarına göre değerlendirmek gerekiyor. Örneğin; senin yazdığın (9/34) nolu ayet, sanırım Tevbe süresinin içerisinde barınıyor. Ve orada da- senin yazdığın gibi-bilim adamı veya bilgin gibi sözcükler kesinlikle geçmiyor. (Geçse ne olacaktı ki sanki!) Yalnızca o dönemin ve o bölgedeki Yahudi hahamlarıyla, hristiyan rahiplerden bahsediyor ayet. İlgili Süre, zaten olduğu gibi, o dönemin cihad savaşlarıyla ve sayın Muhammed'in siyasi olarak iktidarı ele geçirip güçlenmesiyle çok yakından ilgili. Eğer sen bu ayeti alıp günümüze monte etmeye çalışırsan; aynı şekilde tevbe süresindeki çok sert ayetleri de, yaşadığımız çağa monte etmeye kalkışman gerekecek. Ki bu, hiç de mantıklı olmayacaktır ve günümüzdeki insanlık için de olumlu sonuçlar kesinlikle doğurmayacaktır.
Kaldı ki o dönemde, kabile toplumu ve kölelik düzeni hakimdi; “kapitalist ekonomi” zaten ortalarda yoktu. O yüzden bu ayetlerin; kapitalist olup olmamasıyla uzaktan yakından bir ilgisi de yoktur. Üstelik, bu ayetler günümüz insanının sorunlarını da kesinlikle çözemez. Çünkü yaşadığımız sorunlar, tarihsel süreç içerisinde daha da karmaşıklaşmış ve boyut değiştirmiştir. 1400 sene önceki bedevi araplarının yaşadığı sorunlarla, günümüz insanının sorunları arasında en küçük bir paralellik bile olamaz! Bırakın farklı kültürlere ve yapılara sahip toplumları; o zamanki bedevi araplarıyla; o bölgede yaşayan ve aynı kökten gelen günümüzdeki araplar bile aynı değildir artık. O toplumun yapısı; yaşam koşulları; o insanların ihtiyaçları, sorunları; her şey değişmiştir. “Allah’tan korkun; hırsızlık yapmayın, yaparsa elini kesin; zina yapana bilmem şu kadar kırbaç atın; alçak sesle konuşun, saygılı olun; paranızı hep biriktirmeyin, fakir fukaraya da dağıtın; kölelerinize ve cariyelerinize iyi davranın; Allah yolunda cihad edin; İslam yolunda savaşırken, –namaz kılıp, zekat vermezlerse- kafirleri bulduğunuz yerde öldürün!...” vb gibi sözlerle, günümüzdeki insanoğlunun ve dünyamızın karmaşık ve çok boyutlu sorunlarını çözebilmek mümkün olabilir mi hiç?!


Size ne oluyor ki Allah yolunda ve: "Rabbimiz bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar
bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder bize katından bir yardım eden yolla"
diyen erkekler kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (4/75)

Nasıl Zalim Kapitalistlere karşı mücadele etmezki Bir Müslüman

Sevgili LaMevcud; peki, öyleyse; o halde, bu nasıl bir mücadeledir veya savaşmaktır? Ve, –en önemlisi- bu mücadelenin sonucunda amaçlanan hedef; benim daha önce yazmış olduğum hedeflerle örtüşüyor mu? Örtüşmüyorsa; bu mücadelenin bir anlamı olacak mıdır?

Barışsezer Kardeşim sana kardeşane bir tavsiye ne çevrende nede evrende
bir şey hakkında hükmünü sadece o anlık durumuna göre verme ve hüküm vermeden
önce bütün şartlanmışlıklarından kurtul

Sevgili LaMevcud; önerin için teşekkürler, ancak bu görüşüne katılmam sanırım pek mümkün değildir. Benim yazdıklarımdan çıkardığın sonuç; şartlanmışlık ve anlık değerlendirme ise; bence yazdıklarımı yeniden bir gözden geçiriver. Kendine özeleştiride bulunan bir kişinin; yukarıda yaptığın değerlendirmeyle, ne kadar özdeşleştiği de tartışmalıdır.

Düşüncelerini benimle paylaştığın için teşekkür eder, sana sevgilerimi sunarım, LaMevcud arkadaşım...

barışsezer
19-09-2008, 23:47
Sevgili evrensel-insan; önerin için teşekkür ederim. Fırsatını bulduğumda, bu forumlardaki "evrensel'in köşesi" yazılarını detaylı bir şekilde inceleyeceğim. Umarım insanlık için önemli fikirler üretebilirsin.
Sevgiler...

evrensel-insan
29-09-2008, 23:48
Saygideger barissezer;

Dileklerin icin tesekkur ederim. Dusuncem elverdigince ve dusuncemi dusundurmeye, devam edebildigim muddetce; kendim icin urettigim ve uretecegim, insan olma ve insanlik sunma ve bunu basarabilmenin degerlerini, iliskide oldugum her ortamda; davranisa sunacagim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ARMAGAN
30-09-2008, 00:30
aslında buna verilecek cevaplar çoktur.Herkes birşeyler yazabilir ve kendince bir dogru çizip bunu kıstaslara veyadegerlere bürüyebilir hayalindeki evrensel insanı.Bana göre bu böyle olmalı demeli , veya sana göre bu ise yanlış dememeli .Neden derseniz herkesin oratk olabileceği bir konu degil.Olaylara eşit bakabilmek bence ilk şart.Kendini de bu dünyanın ve evrenin bir parçası görmek, kendini ötekilerin üstünde görmemektir bence cevaplardan biri bu.Ya soruyorum bir insan kollektif olarak tarafsız olarak nasıl anlatır bilemem ki.

kaancan
11-12-2008, 04:49
yok bea!
güzellik görecelidir!
hadi ordan derler adama!
evrensel insal evrenseldir!
herşey açıktır!
iyi ve kötü!
balans kurar; iyinin kötüsünü,
kötününde iyisini alıp!
balans kurar!
itirazı olan cvp yazsında tartışalım felsevi dini ilmi vs...

mücerred
01-06-2009, 00:20
Her evrensel insan bir tanridir.O yüzden hic acimadan tahtini basina yikar o tanrinin.Evrensel degerlerle donanmis olan tanri dir evrensel insan.
Evrensel insani bulmak icin ya da cogaltmak icin evrensel degerlere yogunlasmaliyiz.Bu degerleri ilke edinmis ateistlerin nasil daha ahlakli oldugunuda aciklar.Bu degerlerden yoksun ateistlerin de sefilligini anlamamiza yardim eder.Benim anladigim koministde evrensel insanin ta kendisidir.

mehmetsalih
06-06-2009, 20:03
Selam,

Evrensel İnsan; Her konuda Empati kurabilen kişiye denir.

Sevgi...

0ne
06-06-2009, 20:56
evrensel insan olmak iddiası içinde megalomania kokan egoist bir ütopik

sanrıdan öte gidemez , çünkü insan beyni zihniyet evrimi olarak bir çok

perspektife uyum saglamaya hazır degil

mehmet salih in tanımlaması bir şekilde şimdilik en uygun tanım

olarak gözüküyor

nedenmi ? çünkü her insanım diyende olması gereken empati özelliği

maalesef çok az kişide olan bir muhakeme ve algılama modeli

kendimizi süslü kelimelerle kandırmayalım

HanifTürk
12-06-2009, 00:03
Selam,

Evrensel İnsan; Her konuda Empati kurabilen kişiye denir.

Sevgi...

sadece bu yetmez kanka bu bir başlangıc olabilir saygılar ile

Akhenaton
12-06-2009, 00:22
Evrensel İnsan Şöyle Olur ;

1- Türkiye anadolu topraklarını işgal etmiştir.
2- Ermeniler kesilmiştir.
3- Kürt toprakları işgal edilmiş, ortak kazanılan bir savaşta kürt hakları yenmiş asimilasyon yapılmıştır.
4- Mustafa Kemal sadece yunanlılarla savaşmıştır.Zaten ülkeyide işgalciler kurmuştur.
5- Türkiye , Kıbrısta işgalci konumdadır ve derhal çıkmalıdır.
6- Vatan , millet , toprak önemli değildir, satın gitsin.
7- Müslümanlık terör dini hristiyanlık barış dinidir.
8- Teröristler rahatça insan öldürebilmelidir, fakat devlet bunları öldürürse faşisttir.
9- Elif şafak, altan kardeşler,orhan pamuk, perihan magden okumak ön şarttır.


İşte size Evrensel bir insanın maceraları.

VraeL
12-06-2009, 01:24
İnsanlık, biz türküz, ya da bir kürtüz ya da biz şu şu memleketliyiz demeyi bırakıp; biz dünyalıyız dediği gün evrenselliğe bir adım daha yaklamış olucaktır.

mücerred
14-06-2009, 23:28
sevgili evrensel-insan
cok önemsedigim deyimlerden biri belkide en önemsedigim. Evrensel insan ,evrensel degerler
bu insan tipinin haiz oldugu degerleri maddeler halinde yazarsaniz (bu konuda yapilan yorumlari dikkate alarak)bence cok önemli bir is yapacaksiniz hatta ben bunu insanlik icin elzem görüyorum.Tartismaya acaciginiz bu maddeler ortak bir kanaat olustugunda neden TD sitesinin düsturu olmasin .
Bizlerin ,TD sitesinin evrensel insanin ahlak anlayisina bunun vücuda gelmesine ihtiyaci vardir.

evrensel-insan
15-06-2009, 00:22
Saygideger MEVLUT1;

Bu basligi ben acmadim ve benim nickime yonelik degil. Ben senin bahsettigin degerleri; her defasinda ve cokca "evrensel'in kosesi" n de belirttim.

Kisaca; insandisi yani, tanri ve madde ve insanlikdisi, yani; bencil, cikarci, erksel, erkeksel, iktidarci, otoriter, guce tapan, bireysel akilci, bolucu, kutuplastirici, korku felsefesi, suru psikolojisi, toplumsal kisilik, inancsal, dogrusal, ideolojik v.s. ve insanozaleyhte, yani DNA, gen, kan, kafatasi v.s. temelli, bilimin insanoglunu ayristirma cabalari, olmayan; sadece dusunce ve davranista; insansal-evrensel ve herkesin ortak kabullenecegi ve insanligin birlik, butunluk ve beraberligini ortaya koyan degerler. Kisaca; insansal vicdan, evrensel saygi ve antiayrimci farklarin farkinda olan; bireysel hak ve ozgurlukler.

Insansal-bireyin tur kokeni
evrensel-bireyin en genis anlamiyla mekani

Saygilarimla;
evrensel-insan

mücerred
15-06-2009, 00:57
Zatialinize
önemli misyonlar biciyorum .Bir insan haklari beyannamesi ya da Musanin on emri gibi, evrensel insan,evrensel ahlak ekseninde bir beyanname hazirlamak sart olmustur.bence bunu yapin .Bu hayirlara vesile olacaktir.Bu bizim el yordamiyla aradigimiz durusumuzu zenginlestirecektir.Bu konuda uzun soluklu düsünmenizi istirham ederim.Bu benim acimdan kominist ilerlemenin sinyalinide verecektir.

evrensel-insan
15-06-2009, 01:14
Saygideger MEVLUT1;

Ben bunu yaparsam; benimde inancsal dogrularim olmasi gerekir. Ustelik bu benim bu dogrularimi, empoze ediyorum anlamini tasir.

Bunun yerine; her kisi kendi insansal-evrensel algisi temelinde; bu bireysel degerleri siralayabilir ve ekli katkili bir icerik ortaya cikarilabilir.

Benim inancsal dogrularim aciktir. Insansal vicdan, evrensel saygi, bireysel hak ve ozgurlukler, disaridan bakis acisi ve notr algi, gerceklerin tum resmi ve gercekci olmak, kisilerin; kisiligini ve kimligini olusturan degerlere saygi gostermek, dogal dusuncenin; tanrisal yanasimini, dini mentalitesini ve emperyalist mentalitesini ve bu uclemin; insandisi ve insanlikdisi degerlerini ortaya koymak ve onlardan birey olarak arinmak.

Her bireyin; kendi kisisel soyut, inancsal ideolojik ve dogrusal degerlerini, tabudan kurtararak ihtiyac temelinde sorgulamasi ve nedenlemesi.

Spekulatif, dunyaotesi, mistik, tarih subjektivizmi, dogaustu, v.s. yerine epistemolojik olmak.

Yanasimda; karsiya alici, otekilestirici, suclayici, kirici v.s. olmak yerine; ortak noktalari bulmak, birlestirici, butunleyici, yardimci, anlayisli, hosgorulu, bilgi paylasici, ogretici, egitici, v.s. olmak.

Duygu yerine, mantikla dusunup davranmak. Birbirimizi kendi dogrularimiza, degerlerimize cekmek yerine; birbirimizi anlamaya, tanimaya ve oldugu gibi algilamaya calismak v.s.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ChoPin
20-06-2009, 00:52
Lamevcud;
Evrensel insan ne demektir?
Özellikleri, nitelikleri nedir?
Evrensel insan denince kamil insan mı anlıyorsun?

evrensel insan evreni anlamaya çalışan
içinde yaşadığımız dünyanında bir sisteme
ve bu sisteminde evrende bir yeri olduğunu düşünen insandır

nedir özellikleri evrensel insanın
evrensel insan olarak dünyayı korumaktır
bir varlık olarak en güzelini yapmaktır iyiliğin
faydacı olmaktır iyilik sever olmaktır öğretici olmaktır
bilincin ve düşüncelerin gelişimi için
insanlara yardımcı olmaktır
unutmayın biz türkiyede değil önce dünya da yaşıyoruz
dünya nerde peki
güneş sisteminde
güneş sistemi nerde pleiades takım yıldızı içerisinde
bizler evrene bağlıyız
ha göremeyenler var ha görenler var
dünyanın evrende bir yerinin olması
seninde onun içinde yaşaman
sana evrensel insan varlık özelliği katar

evrensel insan denince duyarlı insan bilinçli insan araştırmacı felsefeci insan gelmelidir akla