PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Firavun ve Yakın Çevresine Gelen Belalar


07-09-2005, 15:50
Firavun ve yakın çevresi kendi çok tanrılı sistemlerine, putperest inanışlarına öylesine bağlılardı ki, Hz. Musa'nın mucizelerle gelmesi bile onları bu batıl inançlarından döndürmemişti. Üstelik bunu açıkça ifade ediyorlardı:

Onlar: "Bizi büyülemek için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz." dediler. (Araf Suresi, 132)

Bu tutumlarının karşılığında Allah, onlara dünyada da bir azap tattırmak için ayetin ifadesiyle "ayrı ayrı mucizeler" (Araf Suresi, 133) olarak felaketler yolladı. Bunlardan ilki kuraklık ve dolayısıyla elde edilen ürünlerin azalmasıydı. Konuyla ilgili Kuran ayeti şöyledir:

Andolsun, Biz de Firavun aile (çevre)sini belki öğüt alıp düşünürler diye yıllar yılı kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık. (Araf Suresi, 130)

Mısırlılar tarım sistemlerini Nil Nehri'ne dayandırmışlardı ve bu sayede doğal şartların değişimi onları etkilemiyordu. Ancak Firavun ve yakın çevresinin Allah'a karşı büyüklenmeleri ve Allah'ın peygamberini tanımamaları sebebiyle kendilerine beklenmedik bir felaket gelmişti. Fakat ayette de belirtildiği gibi "öğüt alıp düşünmeleri" gerekirken, bu olanları Hz. Musa'nın ve İsrailoğulları'nın getirdiği bir uğursuzluk olarak kabul ettiler. Ardından Allah, bir seri felaket gönderdi. Bu felaketler Kuran'da şöyle bildirilmiştir:

Bunun üzerine, ayrı ayrı mucizeler (ayetler) olarak üzerlerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağa ve kan musallat kıldık. Yine büyüklük tasladılar ve suçlu-günahkar bir kavim oldular. (Araf Suresi, 133)

Mısır halkının başına gelen felaketlerle ilgili olarak Papirüs'te yer alan bilgiler tıpkı Kuran'da anlatıldığı gibiydi. Kuran'da Mısır halkının başına gelen bu belalarla ilgili bildirilenler, 19. yüzyılın başında, Orta Krallık devrinden kalan Ipuwer papirüslerinin Mısır'da bulunmasıyla, Kuran'da anlatılan gerçekler bir kez daha doğrulandı. Bu papirüs bulunduktan sonra, 1909 yılında Leiden Hollanda Müzesi'ne götürülüp A. H. Gardiner tarafından çevrildi. Papirüs'te Mısır'daki kıtlık, kuraklık gibi felaketler ve Mısır'dan kölelerin kaçışı anlatılmaktadır. Ayrıca söz konusu papirüsün yazarı İpuwer'in de bu olayların tanığı olduğu anlaşılmaktadır.

Mısır halkının başına gelen felaketler zinciri, Kuran'da anlatılan kıtlık, kanın musallat kılınması gibi belalarla son derece mutabıktır.212 Allah'ın Kuran'da bildirdiği bu felaketlerden Ipuwer papirüslerinde şöyle bahsedilmektedir:
Felaketler tüm memleketi sarmıştı. Her yerde kan vardı.213

Nehir kan oldu.214

Böyle dün gördüğüm herşey helak oldu. Biçilmiş gibi her toprak çırılçıplak...215

Mısır'ın aşağısı mahvoldu... Tüm saray ıssız kaldı. Sahip olunan herşey: buğday ve arpa, kazlar ve balıklar...216

Gerçekten ekin her yerde mahvoldu...217


Mısır'da, 19. yüzyılın başlarında, Orta Krallık döneminin sonlarına ait bir papirüs bulundu. Bulunan papirüs Hollanda'daki Leiden Müzesi'ne götürüldü ve A. H. Gardiner tarafından 1909'da tercüme edildi. Papirüsün tamamı Admonitions of an Egyptian from a Heiratic Papyrus in Leiden (Leiden'deki Papirüste Bir Mısırlının Nasihatleri) adlı kitapta yer almaktadır. Papirüste Mısır'daki büyük değişimler; açlık, kuraklık, kölelerin Mısırlıların servetleriyle kaçışı ve ülke çapındaki ölümler tarif edilmektedir. Papirüs, Ipuwer adındaki bir Mısırlı tarafından yazılmıştı ve buradaki anlatımlardan bu kişinin Mısır'daki felaketlere bizzat şahit olduğu anlaşılmaktaydı. 218 Bu papirüs çok anlamlı olarak felaketleri, Mısır sosyetesinin ölümünü, Firavun'un yıkımını anlatan bir el yazmasıdır.


Topraklar- tüm kargaşaya ve gürültüye rağmen… Dokuz gün boyunca saraydan hiçbir çıkış yoktu ve kimse o şahsın yüzünü göremedi... Şehirler kuvvetli akıntılar tarafından yerle bir oldu... Yukarı Mısır harap olmuştu… her yerde kan vardı… ülkede salgın hastalıklar baş gösterdi… Bugün gerçekten kimse kuzeye Byblos'a gidemiyor. Mumyalarımız için ne yapacağız?... Altın azalıyor...219

İnsanlar sudan korkar oldu. Su içtikten sonra bile susadılar. 220

İşte suyumuz! Mutluluğumuz! Yapabileceğimiz ne var? Herşey talan.221

Şehirler yıkıldı. Yukarı Mısır kurudu.222

Yerleşim alanları bir dakika içinde altüst oldu.223

20. yüzyılda bilgi sahibi olduğumuz bu papirüste Firavun ve kavmine isabet eden felaketlerden Kuran'la büyük bir paralellik içinde bahsediliyor olması, Kuran'ın İlahi kaynaklı olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.



212. http://www.ohr.org.il/special/pesach/ipuwer.htm
213. http://www.mystae.com/restricted/streams/thera/plagues.html; Admonitions of Ipuwer 2:5-6.
214.http://www.mystae.com/restricted/streams/thera/plagues.html; Admonitions of Ipuwer 2:10.
215. http://www.students.itu.edu.tr/~kusak/ipuwer.htm; Admonitions of Ipuwer 5:12.
216. http://www.students.itu.edu.tr/~kusak/ipuwer.htm; Admonitions of Ipuwer 10:3-6.
217. http://www.students.itu.edu.tr/~kusak/ipuwer.htm; Admonitions of Ipuwer 6:3.
218. http://www.ohr.org.il/special/pesach/ipuwer.htm
219. http://www.mystae.com/restricted/streams/thera/plagues.html; Admonitions of Ipuwer.
220. http://www.students.itu.edu.tr/~kusak/ipuwer.htm; Admonitions of Ipuwer 2:10.
221. http://www.students.itu.edu.tr/~kusak/ipuwer.htm; Admonitions of Ipuwer 3:10-13.
222. http://www.geocities.com/regkeith/linkipuwer.htm; Admonitions of Ipuwer 2:11.
223. http://www.geocities.com/regkeith/linkipuwer.htm; Admonitions of Ipuwer 7:4.

gEcCeCi
24-09-2008, 14:05
koskoca mısır imparatorluğunda musa ile ilgili tek bir satırın roma imparatorluğunda isa ile ilgili bir bilginin bizansta sizin peygamberin esamesinin bile okunmaması ne acı değil mi? o kadar inanılmaz olay meydana geliyor da hiç kimse mısır'da bahsetmiyor. putperestlerin zorla dinleri değiştiriliyor da o şair mekkelilerden biri de çıkıp tek kelime yazmıyor. isa ölüleri diriltiyor körleri iyileştiriyıor suda yürüyor babasız doğuyor beşikte konuşuyor da roma da kimse tek kelime söylemiyor. sizin peygamber ayı bölüyor hatta halifesi ali için bile güneş iki kez batıktan sonra geri doğuyor beşikte sünnetli doğuyor kalkıp namaz kılıyor ağaç kütükleri onun için ağlıyor s.çması için biraraya geliyor ellerinden su çıkarıyor da bunu yazan bir kişi yok mekkelilerden...

AKHENATON
24-09-2008, 15:40
Guest ,

bu bilgilerin ve yaşanmış olayların kuranla ne alakası var.Yaşanan olagan üstü durumlar sadece mısırda değil tüm dünyada yaşandı.

Titan
10-10-2008, 20:20
Firavun ve yakın çevresi kendi çok tanrılı sistemlerine, putperest inanışlarına öylesine bağlılardı ki, Hz. Musa'nın mucizelerle gelmesi bile onları bu batıl inançlarından döndürmemişti. Üstelik bunu açıkça ifade ediyorlardı:

Onlar: "Bizi büyülemek için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz." dediler. (Araf Suresi, 132)


Guest (her kimsen artık), burada Musa'ya güvenmemelerinin bir nedeni var ki "ne yaparsa yapsın" onun mucizelerine gereksinim duymuyorlar, yani peygamberlik vasfının dışında gelişen bir olaya karşılık bu sözü söylemiş olsa gerek. Kimbilir belki de halkı aldatmak için kendini peygamber ilan etmiş olabilir, haliyle Firavunda kanıtlanamamış bir olgu karşısında tepkisini dile getirmiş. (Geçmişin yaşanmış olayları ile günümüzdekiler nasılda benziyorlar birbirlerine)