PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kainattaki Denge Tesadüf Değil


mehmetsalih
15-09-2008, 15:01
Alın size kendinizi izleyin. Yaratılış ile Evrim arasındaki farkı izleyin...
http://www.harunyahya.org/tanitim/tesaduf_degil/index.swf

meas
15-09-2008, 15:08
mehmetsalih;
Yanlış yoldasın dostum;)

frodo
15-09-2008, 15:14
Daha çocuk o, kusuruna bakma.

dilaver
15-09-2008, 15:42
Aslında denetimdeki üyeler grubu iyi bir fikirdi, semeresini de verdi. Bir de çocuk parkı açmak gerekecek herhalde. Çocukların bilirsiniz cezai ehliyetleri olmaz ve korunmaya alınmaları gerekir. Acaba böyle bir uygulamaya da yönelsek mi. :)

Çünkü haklı olarak üyelerimiz feveran tepkiler gösteriyorlar bu tarz cehalet ve çocukluklara. Onları parka alırsak hem üyelerimizi sinir katsayılarını dengeleyebiliriz, hem de çocukların akıl yönünden olumsuz etkilenmelerinin önüne geçebiliriz. :cool:

saygılarımla

çakırcalı
15-09-2008, 16:14
Öylesine etkilendim ki, tüylerim tiken tiken oldu, imana geldim. Hemen bir hamama gidip, 60 derece suyla 40 kiremit eriyene kadar keselenmeyi düşünüyorum.

mehmetsalih
15-09-2008, 16:50
Yaptığınız eleştiriler beni çok etkiledi... Yaratılış'a inananlar meğer ne kadarda yanlışmış. Evrim gerçekten mükemel bir Teori. Neyse bende sizin kervana katılıyorum. Artık Ateistim ne yapmam gerekiy söyleyinde Ateist olayım. Unutmadan HY bazı İnteraktif Tanıtımlarını buraya: http://www.ilahimesaj.com/harunyahyamucizeler/flash/index.htm eklemiştim hani bunlarıda izleyin. Öncekine çok güzel eleştiri yaptınız bu videolarada birar cevap yazında Ateistliğimiz koyulaşsın...

meas
15-09-2008, 17:35
Mehmet beni sitede tanıyan bilir. İnanan biriyim ve hy bu kadar sarılma derim, sapı elinde kalır. Siteyi biraz incele sorduklarının cevabını bulacaksın zaten, kendince saglamasınıda yaparsın...

dost tavsiyesi...

mehmetsalih
15-09-2008, 18:08
Neyse Oruç olanlara iyi İftarlar. İftardan önce bir daha gülmüş olduk....

qw19
15-09-2008, 20:17
mehmetsalih bu sitede hemen her başlıkta tesadüf olmadığını yazdım. Sanada yazdım hiç bir şey tesadüfen olmamıştır diye, uzun uzun anlattım.

Hala canlılık tesadüfen oluşmuş diyormuşuz gibi, bunun üzerinden laf söyleyebilmen için çok vurdumduymaz olman lazım.

pante
15-09-2008, 21:21
Evrimi anlayabilmek, algılayabilmek, kavrayabilmek zordur.
hele dindar bir insanın, Adem-havva masalına kapılmış bir müslümanın yaratılışı reddedip evrim teorisini kabullenebilmesi olanaksızdır.

Ama hem dindar olup hem de bilimsel düşünen müslümanlar için bir yol var.
Cabir Bin Hayyam gibi, Nazzam gibi, İbni Haldun, ibni sina gibi evrimin Tanrıdan olduğunu düşünmeleridir.

http://pante.blogcu.com/lt-font-color-red-gt-evrim-dusunceli-islam-dusunurleri-lt-font-gt_1921614.html

DreiMalAli
15-09-2008, 22:26
İzlamedim mehmetsalih. Çünkü izleyeli bir 15 yıl olmuştur.
O zaman söylediğimi şimdi de söyliyeyim:
Klavuzu karga olanın, gideceği yer çöplüktür.

Sevgiler

e_webb4
16-09-2008, 01:17
ilk animasyon zaten gereksiz de "canlanan atomlar"da (2. animasyon) hy nasıl bi adam olduğunu tekrar bizlere göstermiş
genişçe bir kap alıp içine herşeyi doldurun hiç bi şekilde bi canlı yaratamazsınız demiş. herhalde geçmişte buna benzer bi deneyin yapıldığını ve sonucunda aminoasit elde edildiğini (hani şu hy'nin bu animasyonda tesadüfen oluşamaz dediği aminoasitten) bilmiyor büyük bilim insanımız :)

Anyon€
16-09-2008, 01:45
1 Nisan'a daha var Mehmet.O zaman söz ''yarılacağım''

katre_07
16-09-2008, 12:39
tebrikler salih öyle bir konu açmışsın herkez içini dökmüş..

e_webb4
16-09-2008, 14:52
herkes içini dökmüş diyosun da bi üstteki mesajımda gayet kibar bi dille hy'nin saçmaladığını belirtmiştim ama cevap gelmedi nedense

diğer arkadaşlarımız bu tarz mesajlara cevap yazıl(a)madığını çoktan anlamış sanırım ki fazla uğraşmıyolar sizinle evrimle ilgili başlıklarda :)

ben de öğrenicem heralde yavaş yavaş, yeniyim daha

mehmetsalih
16-09-2008, 19:25
sayın e webb4,
Bak bizim bilim adamı ekibi ne güzel animasyon düzenlemiş.Sizinde Animasyona gücünüz yetmeyebilir çünkü çağdaş Programlara pek ihtiyaç duymuyorsunuz hala Darwin'in eski Teleskopunu kulanıyorsunuz. Bari okuma yazmanız varsa bir zahmet yukardaki sözünüzü biraz açında cevap yazalım veya inanalım (!)

timsah
16-09-2008, 20:57
O ne diyorsa doğrudur, iki gün sonra HY çıkıp evrim, Allahın izniyle olmuştur dese hemen
kabul etmeye hazırsınız.
Çünkü Hy bilim adamlarından daha iyi biliyor, ayrıca kuranı sizden daha iyi anladığı için,
sizlerin düşünmesine hiç gerek yoktur, o sizin yerinize yorumları yapıyor nasıl olsa.

Sürü psikolojisi sizi burdan daha öteye götürmez, gidebiliceğiniz en son noktadır. Hem
bilim sizin neyinizeki? zaten elinizde koç gibi Kuranı keriminiz var, bilimle ne işiniz var sizin.
Orda herşey açıklanmış.

Gidin güzel güzel namazınızı kılın, orucunuzu tutun, elinizden alanmı var :)

qw19
16-09-2008, 21:48
sayın e webb4,
Bak bizim bilim adamı ekibi ne güzel animasyon düzenlemiş.Sizinde Animasyona gücünüz yetmeyebilir çünkü çağdaş Programlara pek ihtiyaç duymuyorsunuz hala Darwin'in eski Teleskopunu kulanıyorsunuz. Bari okuma yazmanız varsa bir zahmet yukardaki sözünüzü biraz açında cevap yazalım veya inanalım (!)

Darwin'in teleskopunu nerden çıkardın.

Kitapçılarda denk geliyoruz senin gibilere arada rafta güzel dursun diye kitap soranlara, alanlara.

Senin o verdiğin linkler için güzel sözlerimiz var " eşeğe altın semer vursan gene eşektir".

e_webb4
17-09-2008, 00:48
sayın e webb4,
Bak bizim bilim adamı ekibi ne güzel animasyon düzenlemiş.Sizinde Animasyona gücünüz yetmeyebilir çünkü çağdaş Programlara pek ihtiyaç duymuyorsunuz hala Darwin'in eski Teleskopunu kulanıyorsunuz. Bari okuma yazmanız varsa bir zahmet yukardaki sözünüzü biraz açında cevap yazalım veya inanalım (!)

1953 yılında yapılan miller-urey deneyinden bahsediyodum
deneyi kısaca özetlemek gerekirse; zamanın atmosferinde bulunan su, metan, amonyak, hidrojen ve elektrik(şimşek-yıldırım) kullanılarak aminoasit elde edilmişti. günümüzde bazı çevrelerce (eserleriyle dünyayı ayağa kaldıran(!) hy de dahil olmak üzere) bu deneyin geçersiz olduğu belirtilmekte ama konu henüz netliğe kavuşamadı sanırım (ya da benim haberim yok, deney fos çıktıysa özür dilemesini de bilirim tabi ki)

*bu arada 2 dk'lık "o öyledir, bu da böyledir" tadındaki animasyonları izlemek yerine bilimsel makale ve kitapları okumak -en azından bi göz atmak- daha iyidir diye düşünüyorum
okumak sıkıyosa "big question" isimli belgeselin ilk iki bölümünü başlangıç olarak tavsiye edebilirim (stephen hawking & harry kroto)
gerçi siz kroto da ateist zaten nesini izliyim dersiniz ama karşıt görüşleri de arada incelemek lazım

dilaver
17-09-2008, 01:09
http://www.evrimteorisi.org/?p=151
http://www.evrimteorisi.org/?p=154

Miller deneyi için buraya bakınız.

saygılarımla

Aydınus
17-09-2008, 02:09
Bizim MehmetSalih habire link verip duruyor .

( Tabii ben de hiçbirisini açıp da izlemiyorum , çünkü Allah böyle takdir ediyor ! Ben ne yapayım arkadaş , elimden ne gelir ! )

Açtığı tüm başlıklar hep linklerden oluşuyor nedense .

Ulan MehmetSalih ; valla sen işi biliyon , işe gitmiyon kardeşim .

O güzel kafandaki beyni çalıştırıp da yorma gibi bir zahmete katlanmak senin kutsal inancında yazmıyor anlaşılan .

(Bu arada Allah tuttuğun orucu kabul etsin , bizim tutmadığımız oruçları da günah hanemize yazsın inşaallah ! )

Satırlarıma son verirken sana ve Harun Yahya mahlaslı üstadına selamlarımı iletir ; motorcu bacılarımızın büyüklerinin ellerinden , yaşça benden küçüklerinin de gözlerinden öperim !

Sence Mehdi ne zaman gelecek MehmetSalih ?!

Hadi MehmetSalih , göreyim seni ; bu konuda da yapıştır bir link , tartışsın dursun ateistler !

tensiz.denek
17-09-2008, 02:14
Alın size kendinizi izleyin. Yaratılış ile Evrim arasındaki farkı izleyin...
http://www.harunyahya.org/tanitim/tesaduf_degil/index.swf

Yaratılışçıların temel yanılgısı vaka #5
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=122228&postcount=18

e_webb4
17-09-2008, 02:19
http://www.evrimteorisi.org/?p=151
http://www.evrimteorisi.org/?p=154

Miller deneyi için buraya bakınız.

saygılarımla

öncelikle link için teşekkür ederim
artık neye inanıcağımı da şaşırdım, güvendiğim insanlar yalan söylüyomuş demek ki, adamlar kitaplarda belgesellerde anlatıyolar ama meğer çoktan fos çıkmış deney :)

neyse en azından harun saçmalıdığını da görmüş oldum tekrar :)

katre_07
17-09-2008, 14:22
arkadaşlar evrim diye bir şey varsa (varsa diyebilirim dimi hani ispatlanmadıya)
...bu tanrıya inanmanızı engellemez...
nerde okumuştum akıllı tasarım yaklaşımı diye bir şey var..biraz da oraya mantıklı yaklaşsak diyorum nedir ne değildir..

dilaver
17-09-2008, 14:43
Sayın katre07

Dedim ya evrimi bilmiyorsunuz ve de bilmemekte ögrenmemekte direniyorsunuz. Evrim bir tanrı olasılıgını yadsımaz. Evrim ya da bilim gözlenebilir, deneylendirilebilir somut olgularla ugraşır. Tanrı ise soyuttur ve gözlem alanı dışındadır. Bu yüzden tartışma konusu içerisine girmez. Şayet big bang var ise belki de big bang tanrı eyleminin sonucudur, ya da belki tanrı evrende bir ilk müdahale vs gibi bir şey yapmıştır. Bunlar bilinebilecek şeyler degil şu an için.

Ancak ne olursa olsun bunun ismi dinsel anlamda bir cezalandırıcı, sınav yapıcı tanrı olamaz. Belki tek varlıki başlatıcı vs gibi olabilir, ancak tapılması gereken, ibadet edilmesi gereken bir varlık olamaz. Burada işin püf noktası peygamberlerdir. Çünkü evrim müdahalesiz bir süreçtir ve meknizmaları peygamberlere degil dogal seçilim vs gibi ilkelere dayanır. Evrim ile tanrıyı bir araya getirebilmek mümkün ama bu süreçte Muhammede yer yok.

Zaten dikkat edilirse İslamiyette efendi olan Muhammeddir, Allah neredeyse ikinci plandadır ve sadece soyut bir varlık olarak ele alınır, lafta kalır. Köleler nasıl efendilerini savunurlarsa İslam fanatizmi de Muhammedin efendiligini savunur. Onlar da evrimde Muhammede yer olamayacagının farkındadırlar. Çünkü o zaman onun yüzü suyu hürmetine yaratılış olmaz, olamaz.

Evrim yaşamın nasıl başladıgı ile de ilgilenmez. Size tekrardan tavsiyem, evrimi HY nin degil evrimcilerin anlattıgından ögrenebilmenizdir. Böylece zihninizdeki eksik taşlar yerine oturabilir.

saygılarımla

qw19
17-09-2008, 15:08
Sayın katre07
Evrim yaşamın nasıl başladıgı ile de ilgilenmez. Size tekrardan tavsiyem, evrimi HY nin degil evrimcilerin anlattıgından ögrenebilmenizdir. Böylece zihninizdeki eksik taşlar yerine oturabilir.


Adam herşeyi biliyor zaten, iki kelime de ile işi bitirmiş "tanrı yaratmış". Bu kendi kendine bulduğu çıkardığı bir sonuç, laf bile değil, onu dahi düşünmez.
Ezberlemiş akıllı tasarım, "Allah yaratmıştırın" dışında neye açıklık getirmiştir, canlılarda hangi süreci açıklar.

Tembel müslümana sen oku diyorsun, sayfalar dolusu okuyacak, okusa da anlamayacak zaten korkusunun çoğu da ondan. Kendine güveni sarsılacak, evrime inansa prim yapmayacak, çünkü bir çok insan konuya ondan çok daha hakim. Dert abuk subuk yazıp dikkat çekmek.

Selamlar.

prometheus4517
17-09-2008, 15:24
şu harun yahya nın nerelerden finanse edildiğini bir bilseler zaten ellerini eteklerini çekerler dinden imandan. ama artık ben koyu dincilerin beyinlerinin açılabileceğine inanmıyorum. tek bir soru sormak istiyorum. madem tanrı herşeye müdahale ediyor da bana niye edemiyor. bak ben inanmıyorum. küfrediyorum. bütün pisliklerini çevreme anlatıyorum. daha hiç yıldırım çarpmadı. veya onun gibi birşey. şimdi diyeceksin ki izliyor zamanı gelince hesabını soracak. ne zevk alacak peki bundan. sen tanrı olsan ne zevk alırdın. zaten olacakları biliyorsun. ama oluşunu izliyorsun.

:D:D:D amerikanca da bir laf var bilin mi? bullshit :D:D:D gora filminden aklıma geldi.

mhmd
17-09-2008, 15:33
Sn. katre 07,

"arkadaşlar evrim diye bir şey varsa (varsa diyebilirim dimi hani ispatlanmadıya)
...bu tanrıya inanmanızı engellemez..."
Demişsiniz.

Bu mantık çıkarımı size yeni kapılar aralar.

Sn. katre 07, eğer akıllı tasarım diye bir şey varsa (varsa diyebilirim dimi hani ispatlanmadıya)
... bu tanrıya inanmamanızı engellemez...

Öyle ya; uzaylılar var, gelecekten gelen insansılar var, var oğlu var.

prometheus4517
17-09-2008, 15:37
ben gerçekten katre arkadaşın nasıl bir insan olduğunu çok merak ediyorum. günlük yaşamda nasıl davranır neler yapar.

gerçekten.

her konuda öyle birşeyler yazıyor ki insanın tepesindeki ampül patlıyor.

ne biçim bir düşünce tarzıdır arkadaş.

katre_07
17-09-2008, 19:58
sevgili arkadaşlar bu akşamki dersimize hoşgeldiniz(yok böyle diyemem ukalalık olur şaka yaptım zaten)

sevgili arkadaşlar insn tanrıya inandiğı için inanmaz..öğretilen bir şey de değildir ..ezberlenen bir şeyde..(sayın vgm gıbıler sanırım böyle düşünmekte...''bu kendi kendine bulduğu sonuç'' diyerek zaten kendisi bunu söylemektedir)

aklılı tasarım da evrim de tanrıya inanmamamı engeller.. bakın beni nasıl engelliyor..? : ben akıllı tasarımda olsa evrimde olsa bu evreni şişeden dökülmüş tesadüfler silsilesinin oluşturduğuna inanamam...aklım ve vicdanım buna müsade etmez...
bir gün tüm dünyanın türklere kalıcağına inanacak kadar hayalperest olsam da inanamam arkadaşım inanamam..
oldu biri şişeye depik atcak sonra ...(zaten şişedekiler önceden sözleşmişler şurdan çıksak neler yapcez neler demektedirler)
.....hepsi ortalığa dökülcek saçılcak..
sonra hoppidikkkk!!! tüm insanları cezbedecek.., hayran bırakacak...,üzerinde kara kara düşündürecek bir şey e dönüşecek..yok artık..buna kim inanır bilmem ama ben inamam...

inanmam!! banane inanmam işte!!

timsah
17-09-2008, 20:54
Hoşuna gitsin yada gitmesin, gerçek neyse odur. Gerçek senin bildiğin gibi değil, yukarıdaki anlatanların dediği gibidir. Sen istediğin kadar inanmam de, bizde, gözünüze soka soka, kafanıza vura vura gerçekleri anlatıcaz.

Bakalım senmi yamansın yoksa çocukların, torunlarınmı :)

qw19
17-09-2008, 21:18
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=7603

Tembelsin katre boşuna demedim, burnunun dibindekilere bakmıyorsun.

aydoe
17-09-2008, 21:38
Kainattaki denge tesadüf değildir.
Denge dengedeliktir ve tesadüfen oluşmaz.
Dengesiz bişey gösterirseniz tesadüfen oluşmuş olabilir,o da dengeye kavuşacaktır.
Denge dengesizlik arasında gidiş gelişler vardır herşey dengeye ulaşmaya çalışır ve değişim süreklidir denge dengesizlik arası gidiş gelişler de süreklidir.
İşte yaşam budur.

katre_07
17-09-2008, 22:01
Hoşuna gitsin yada gitmesin, gerçek neyse odur. Gerçek senin bildiğin gibi değil, yukarıdaki anlatanların dediği gibidir. Sen istediğin kadar inanmam de, bizde, gözünüze soka soka, kafanıza vura vura gerçekleri anlatıcaz.

Bakalım senmi yamansın yoksa çocukların, torunlarınmı :)


oohoo! radikal islamcı görmüştüüm şimdi de elinde tokmak insanları korkutan radikal bir ateist..
güzel ya bunu da görmüş olduk..

evrensel-insan
17-09-2008, 22:14
Saygideger arkadaslar;

Denge demek; kisaca bir seyin, baska bir seye sagladigi esitliktir. Insanoglu, bu kavrami esitlik olarak ortaya atmistir. Bunun en guzel ornegi, terazidir. Kefeler, ancak esit agirlikta olursa, denge saglanir. Eger dengeyi, bir uyum olarak alirsak; O zaman da, uyumun bir temelini bulmal gerekir. Bir seyin, baska bir seye uyumlu olup olmadigi ise; seye olan bakis acisina baglidir.

Sey; problemmidir, ortaya atilan-varsayim- midir? seyler kendi icinde ve baska seylerle iliski icinde mi?, celiski icindemi dir?, evrenin veya seyin yapisi kaotic midir? cosmotic midir?
BEN, BU KARSITLIKLAR NE DENIRSE DENSIN; POZITIF OLDUGU HALDE; NEGATIF GORMEKTE VE GOSTERMEKTEYIM. Bunun tek nedeni, insaoglunun, biribirine saglamaya calistigi ustunluk savasi. Yani kisaca, negatifin; uyumunu saglamaya calismaktadir, insanoglu. Yani, heryerde ve herseyde; olumsuz bir olumluluk hakim. Negative pozitivity-Iste, su anda; dengenin algisi da bu.

Cok ilginctir ingilizcede; harmony,uyum demektir. Kelimenin linquistik ve etimolojik yapisina bakildiginda; harm-zarar, ziyan, inciltmek, uzmek v.s. gibi olumsuzluk icerir. Dolayisiyle, on eki ustunde ve y de sey temellidir. Yani harmony'yi bu temelde aciklarsak-uyum degil-seyin ustundeki zarar, ziyan, incinme v.s. anlami cikar. Iste dengesizligin dengesi; bu boyuttadir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

cedric_noltenius
17-09-2008, 23:11
sadece bir dili -ingilizce- evrenselliği anlatırken referans olarak kullanmamız doğru mu?
mesela bu konuda bile türkçede çok uygun türetilmiş kelimeler var: uy-mak'tan uyum.. denk'ten denge gibi... ki bunlar bahsettiğiniz çelişkiyi ortaya koymuyor.
kavramları açıklarken ingilizceyi referans almamız evrensel yorumlarımızda gerçekten gerekli mi? Ki ingilizcenin evrendeki konumu ayrıca tartışılabilir. Bence referanslarımızda hint-avrupa dil ailesi yerine sondan eklemeli kelime yapısına sahip ural-altay dil ailesinden dilleri kullansak daha iyi olur.

eğer bir dillerle ilgili bir başlık açılırsa evrenselliği açıklarken sondan eklemeli dillerden kelime referansları vermenin daha iyi olacağını ortaya koyabilirim diye düşünüyorum. Örneğin aynı dil ailesine mensup japonca'da çok ilginç referans noktaları var.

umarım bu ilk yorumumda konuyu daıtmamışımdır :)

saygılar.

okinono
17-09-2008, 23:33
Sayın evrensel insan,

Google Tarih ve Toplum gurubunda bu konuda bir başlık olması gerek. Değerli fikirlenizi orada da insanlara ulaştırmanız Evrensellik gereğidir diye düşünüyorum.

Google dan guruplardan Tarih ve Toplum diye aratırsanız değerli fikirlerinizden istifade edecek ve sizi daha iyi anlayacak bilimsel çalımlar yapan arkadaşlar ile tanışarak bizlerede burada daha faydalı olacağınızdan hiç kuşkum yok.

Haber vereyim dedim.

http://groups.google.com.tr/group/toplumvetarih?hl=tr&lnk=srg

Selamlar

evrensel-insan
18-09-2008, 00:06
Saygideger cedric_noltenius;

Benim bildigim iki dil var. Bunlardan, biri turkce, digeri de ingilizce. Ben , ustelik, dilin etimolojik ve linquistik yapilarini da inceleyen bir bireyim. Ingilizce dili genelde, etimolojik koken olarak, eski yunanca-grekce- ve latince den, turetilmis bir yapiya sahiptir.

Ustelik, ben bir ornek verirken, bunu evrensel yapma amaciyla degil, ornek olsun diye verdim. Ne, baska dillerde yoktur dedim, ne de herhangibir seyi ispat icin yazdim. Ustelik, verdiginiz ornek ve yaziya yanasiminiz acisindan, bunu yapan ben degil; siz oldunuz. Baska dillerde de mutlaka aransa, bu tip uyumsuzluklarin bulunmasi suphesiz.

Sunu da, size kisaca belirteyim. Benim dusuncemin ve bakis acimin yonlenisi; bir seyi ispat, kanit degil, yanlislama, curutme uzerinedir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
18-09-2008, 00:23
Saygideger okinono;

Degerli, onerilerin ve vermis oldugun, baglanti icin tesekkurler. Benim, sanal gecmisim; henuz bir yil bile degil. Ustelik, ben yazilarimi, cesitli sitelere dagitmak yerine, tek bir sitede tutmayi yeglerim. O yuzden, ne baska bir siteye uyeyim, ne de baska bir site de yaziyorum. Ben, yazilarimi, ne bir plan ne de bir "sitekolik" olarak yaziyorum. Senelerdir, gelen ve devameden bir sekilde gelisen dusuncemi; herhangibir konu temelinde, veya bir yaziya paralel olarak veya kendimce, paylasilmasini dusundugum temelde, pratik zekamin esliginde, birikim, deneyim ve bilgi ve bilincimi siteyle paylasiyorum.

Sana soyle soyliyeyim. Bir yaziyi okudugum zaman, dusunce ve parmaklarim yazmaya karar verdiginde de yaziyorum. ya da dusuncem, yeni bir yazi veya baslik aciyor. Benim yazimi kontrol etme gibi bir sorunum da yok.

YAZIYA, DUSUNCE VE PARMAK ORTAK BASLIYOR VE YINE ORTAK BITIRIYOR. "Bu yazi yeterlimi?", "sunu da ekleyeyimmi?", "uzun-kisa mi oldu?"," eksik-fazla mi oldu?" ve benzeri dusunceleri hic uretmiyorum.
Dusunce ve parmagim, yaziyi yaziyor ve bitiriyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

okinono
18-09-2008, 00:41
Siz yinede bir göz atın. Hatırım için. :)

Selamlar

evrensel-insan
18-09-2008, 00:57
Saygideger arkadaslar;

Tesaduf diye bir icerik yoktur. Hersey, bir neden-sonuc, iliski-celiskisinin; bir olusumu-degisimi-donusumu-baskalasimidir.

Bazen, neden veya sonuc, hatta ikisibirden, o an aciklanamayabilir veya bilinemeyebilir. Bu aciklayamama veya bilinememe; neden-sonuc iliski- celiskisini degistirmez.

Bazen de,bu aciklayamama veya bilinememe neden-sonuc, iliski-celiskisinde; nedene bakis acisinin uyumsuzlugundan veya uygunsuz sonuctan yola cikistan kaynaklanir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

meas
19-09-2008, 20:42
Bir kaç farklı bakış acısından tesadüf diye bir içerigin neden olmadıgını acıklarsan sevinirim evrensel insan... veya yazmış oldugun bir link varsa oda olur...

çakırcalı
19-09-2008, 22:21
Tesadüf, zorunluluk şartlarında hesaba katılmayan-katılması mümkün olmayan olgudur. Örneğin;

1- Her sabah kalkıp elini yüzünü yıkar-duşunu alırsın.
2- Üzerini giyinip kahvaltını yaparsın.
3- Evden çıkıp arabana veya otobüs durağına yönelirsin.
4- İş yerine gider, mesai bitene kadar işlerini yerine getirirsin.
5- Mesai bitiminde eve dönersin.

Bu durum rutin ve basit bir günün şablonudur. Kişilere ve içinde yaşadıkları şartlara göre çok daha çeşitleri olabilir. Biz, günlük yalamımızın bu minvalde olduğunu kabul edelim. Tabii, bu yaptıklarımızın hiçbirinin "tesadüf" olduğunu iddia edemeyiz, değil mi? Çalışan bir insan olarak yaşamak için yapmamız gereken asgari "zorunluluk"lardır.

1- Sabah kalkıp elimizi-yüzümüzü yıkamak için çeşmeyi açtık fakat suların kesik olduğunu gördük. Bu tesadüf müdür? Bize göre öyle, suların kesilebileceğini hesaba katmamıştık; ama, suların kesik olmasını gerektiren bir takım zorunluluklar vardır:
a) Şebekeye su sağlayan barajda su kalmamıştır,
b) Şebekede teknik bir arıza meydana gelmiştir,
c) İlgili kurumda grev vardır, işçiler vanaları açmamışlardır-kapamışlardır,
x) Bu sebepler, ihtimaller dahilinde uzatılabilir... Sular akıyordur ama çamur gibidir, görünürde bir şey yoktur ama bir psikopat şebeke suyuna siyanür karıştırmıştır, daha ağzını çalkaladığın sırada mortu çekeceksindir vs...

2- Üzerini giyinmek için gardropa yöneldiğinde, giyinecek bir tek giysi bulamazsın. Bu tesadüf müdür? Bize göre öyle, bu durumu hesaba katmamıştık; ama, gardropta elbise kalmamasını gerektiren bir takım zorunluluklar vardır;
a) Sen işteyken eve gelip temizlik işlerine bakan kadın o gün gelmemiş, kirli çamaşırları yıkayıp-ütülememiş, bu durumu sana da haber verememiştir, çünkü sabah kalkıp görev yerine (senin evine) gelirken trafik kazası geçirmiş ve ölmüştür.
b) Hayır ölmemiştir, bir önceki gelişinde, senin ortalık bir yerde unuttuğun pornografik dergileri görmüş ve bundan bir takım kuruntular üretip senden nefret ederek evi terketmiş ve bir daha gelmek istememiştir,
c) Sen gece uyurken eve hırsız girmiş ve tüm gardropu boşaltmıştır,
x) Bu sebepler, ihtimaller dahilinde uzatılabilir... Senin uyanmanla birlikte evden çıkma fırsatı bulamayıp gardropun içine saklanan hırsız, aniden üzerine atılıp seni elindeki bıçakla delik deşik edebilir.

3- Evden çıkıp garaja yönelirsin ki bir bakarsın garajın önü ana-baba günü. Bir trafik kazası olmuş, garaj kapısının önü tamamen kapatılmış, arabanı kullanman mümkün değil. Bu tesadüf müdür? Bize göre öyle, bu durumu hesaba katmamıştık; ama, o kazayı da gerektiren bir takım zorunluluklar vardır;
a) Kazadan hemen önce o yoldan geçen bir tankerden aşırı derecede yağ sızmış, yolu örtmüştür.
b) Kazaya neden olan araç şoförlerinden biri akşamdan kalmadır, pavyon kapandığı için evine gitmektedir,
c) Hayır, o şoför kalp krizi geçirmiş ve dreksiyon hakimiyeti otomatikman kaybolmuştur,
x) Bu sebepler, ihtimaller dahilinde uzatılabilir... Birbirine çarpan araçlardan biri, senin garajdan henüz çıkmış araban olabilirdi ve sen hakkının rahmetine kavuşmuş olabilirdin...

4- İşyerine bir gidersin ki, işyerinin yerinde yeller esiyor.
a) Patronun memleketi dolandırmış, kapıya kilidi vurup soluğu Amerika'da almıştır.
b) Hayır, adamcağız, sabah senin garaj kapısı önünde, kalp krizi geçirdiği sırada gerçekleşen kaza sonucu ölen kişidir.
c) Kaza nedeniyle otobüse binmek zorunda kaldın ve işe de geç kelmış oldun. Bu geç kalışın bir değil, iki değil, patronun seni doğruca muhasebeye yönlendirmiştir. Hani şu her gördüğünde "Ah ulan, şunu bir elime geçirsem var ya:)" diye düşündüğün Ayşe hanımın yanına...
x) Bu sebepler, ihtimaller dahilinde uzatılabilir...Tam kapıdan içeri girdiğin sırada deprem olabilir ve binanın altında kalarak hakkının rahmetine kavuşabilirdin...

5- Eve dönersin ki bir bakmışsın ev sahibi eşyalarını kapının önüne koymuş.
a) E, kaç aydır adamı oyalıyorsun "Bugün-yarın" diye diye. O kumar masasına oturmadan önce birikmiş kira borcunu ödemeliydin.
b) Ev sahibinin Almanya'daki oğlu gelmiştir,
c) Hadisene canım, sabah uyku sersemliğiyle sular akmıyor diye açık unuttuğun musluk nedeniyle, evi ve dolayısıyla alt katta oturan ev sahibinin de evini su basmıştır.
x) Bu sebepler, ihtimaller dahilinde uzatılabilir... Temizliğe geldiği süre içinde ev sahibi Hacı Amcayla işi pişiren temizlikçi kadın, Hacı Amcaya da o dergilerden, üzerine eklemeler de katarak bahsetmiş olabilir. :)

Tesadüf diye bir şey yoktur; bizim bilgi ve irademiz dışında gelişen zorunluluklar vardır. Kendisinin veya etrafındaki her hangi birisinin başına gelen her hangi bir olayı tesadüf olarak açıklayabilecek varsa, öğrenmek isterim.

evrensel-insan
20-09-2008, 01:01
Saygideger meas;

Bu konuda, yazmis oldugum yazim olacak. Su an hatirliyamadigim icin link veremiyorum. Sana soyle ornek vereyim.

Bir keresinde, bir yerde okumustum."Gecmiste, olan herhangibir olayi zaman olarak bir saniye bile geriye alsaniz, dunyanin gidisati degisirdi" diyordu. Genelde tesaduf diye algilanan sey; uzerinde fazla dusunce uretilmeyen veya mistik dusunce temelli bir davranis sunan dusunce tipinde gorulur.

Bu tip dusunce, olayi nedenlemek sorgulamak yerine; ya tesadufu algisinin kendisine verdigi sevincle "havalara ucar"; ya da tesadufu alginin kendine verdigi zararla beterin beteri var" temelinde bir akil yurutur. Yani, tesadufi algiladigi olayin sonucunu kendi algisina gore degerlendirir.

Tek, bir ornek vereyim. Yolda giderken bir cuzdan buldunuz. Sizce bu bir tesadufmu, yoksa zincirleme bir bicimde zamansal olarak birbirine baglanan neden-sonuc iliskisi mi? Isterseniz, once siz kendi alginiz temelinde; bu soruyu cevaplayin. Bende, sizin cevabiniza dayanarak, kendi cevabimi vereyim. Ne dersiniz? Veya, siz, sizin alginiza gore tesaduf olarak algiladiginiz bir ornek verin, ben o ornek uzerine size cevap vereyim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

kaancan
11-12-2008, 05:58
az bişiey dicem!
evrim 1000 yıl değil 1.milyar yılda olmuyoki şu 4.5 milyar yaşındaki dünyada!
ben 5 ay önce örnek verdim 4. milyon yıl yaşında köpek balığı iskeleti var diye...
sorarım nedir? 4 milyon yıl? 1 milyarın yanında?
9999 milyon yıldan sonra gelir 1 milyar!
anlayana!!!!!