PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : KURAN'DA EBCED HESABI


07-09-2005, 15:52
Arapça alfabedeki her harfin sayısal bir değeri vardır. Yani Arapçada her harf bir rakama tekabül eder. Bundan istifade edilerek çeşitli hesaplamalar yapılır. İşte yapılan bu hesaba "ebced hesabı" ya da "hisab-ı cümel" denir.239

Ebced alfabe düzeninin her bir harfinin bir rakama tekabül etmesi özelliğinden faydalanan Müslümanlar, bunu çeşitli sahalarda kullanmışlardır. Cifr ilmi de bu yöntemlerden birisidir.


Cifr; gelecekte muhtemel olacak işlerden haber veren ilmin adıdır. Buna göre sembolik şekiller ve harflerin ebced sayı karşılıkları üzerinde yapılan yorumlar, bu sahayla meşgul olan kimselerin başvurdukları yollardan biridir. Ebced ile cifr yöntemleri arasındaki en önemli fark; ebced gerçekleşmiş olanın, cifr ise gerçekleşmesi muhtemel olanın ilmidir.240

Bu hesap yöntemi, çok eski tarihlere kadar uzanan ve daha henüz Kuran indirilmeden önce kullanımı çok yaygın olan bir yazım şeklidir. Arap tarihinde geçen tüm olaylar, harflere rakam değeri verilerek yazılır ve böylece her olayın tarihi de kayda geçilmiş olurdu. Bu tarihler, her kullanılan harfin özel rakam değerlerinin toplanmasıyla elde ediliyordu.

İşte söz konusu bu ebced yöntemiyle, Kuran'da geçen bazı ayetler incelendiğinde, bu ayetlerin anlamlarına uygun olarak birtakım tarihlere denk geldiğini görürüz. Ve bu ayetlerde bahsedilen olayların, ebced hesaplarıyla elde edilen tarihlerde gerçekleştiğini gördüğümüzde ise, söz konusu ayetlerde olaya ilişkin gizli bir işaret bulunduğunu anlarız. (Doğrusunu en iyi Allah bilir.)

1969 Yılında Ay'a Çıkılmasına Kuran'da İşaret Edilmektedir



Saat (kıyamet vakti) yakınlaştı ve Ay yarıldı. (Kamer Suresi, 1)

Yukarıdaki ayette "yarıldı" anlamına gelen "inşakka" kelimesi kullanılmıştır. Bu kelime "toprağın yarılması, kazılması, kabartma, toprağı sürme..." anlamlarında da kullanılan "şakka" fiilinden türetilmiştir.





Biz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık, sonra yeri yardıkça yardık; böylece onda taneler bitirdik, üzümle, yoncalar, zeytinler, hurmalar, boyları birbiriyle yarışan ve içiçe girmiş ağaçlı bahçeler. Meyveler ve otlaklıklar. (Abese Suresi, 25-31)

Görüldüğü gibi bu ayette "şakka" kelimesi "ikiye yarılma, ayrılma" manasında değil, "toprağın yarılıp, çeşitli ekinlerin bitmesi" manasında kullanılmıştır. "Şakka" kelimesi bu şekilde değerlendirildiğinde (Kamer Suresi, 1. ayetinde geçen) "Ay'ın yarılması" anlamı yanında, aynı zamanda 1969 yılında Ay'a çıkma olayında Ay toprağı üzerinde yapılan faaliyetler de anlaşılır. (En doğrusunu Allah bilir.) Nitekim bu konuda çok önemli bir işaret daha vardır. Kamer Suresi'nde geçen bu ayetin bazı kelimelerinin ebcedi bizlere 1969 rakamını vermektedir. Bu hesaplama yönteminde vurgulanması gereken önemli bir nokta da, yapılan hesaplamalarda çok büyük ya da çok ilgisiz sayıların çıkma olasılığıdır. İlgili sayının elde edilme ihtimali son derece zayıf olmasına rağmen, böylesine net bir rakamın hesaplanması oldukça dikkat çekicidir.




... Saat yakınlaştı ve Ay yarıldı...
HİCRİ: 1390 MİLADİ: 1969

• Yakınlaştı kelimesi Arapça'da sonda olduğu için sayıma dahil edilmemektedir.

1969'da Amerikalı astronotlar Ay üzerinde incelemeler yapmış, Ay'ın toprağı çeşitli aletlerle kazılmış, yarılmış ve örnek alınarak Dünya'ya getirilmiştir.

Ancak şunu da belirtmeliyiz: Elbette Ay'ın yarılması olayı, Allah'ın Peygamberimiz (sav)'e verdiği mucizelerden biridir. Bir hadiste bu mucize şöyle bildirilmiştir:

... Said ibn Ebi Arube, Katade'den; o da Enes ibn Malik (R)'den tahdis etti: Mekke ahalisi Resulullah'tan kendilerine bir ayet (bir mucize) göstermesini istediler. O da onlara Ay'ı iki bölük gösterdi, hatta Mekkeliler Hıra Dağı'nı o iki bölük arasında gördüler.241

Yukarıda anlatılan mucize, ayette haber verilen Ay'ın yarılması olayıdır. Ancak Kuran her çağa bakan bir kitap olduğu için, bu ayetle günümüzde Ay'ın keşfi konusuna da dikkat çekildiği düşünülebilir. (En doğrusunu Allah bilir)

239. İsmail Yakıt, Türk-İslam Kültüründe Ebced Hesabı ve Tarih Düşürme, s. 36.
240. İsmail Yakıt, Türk-İslam Kültüründe Ebced Hesabı ve Tarih Düşürme, s. 56.
241. Sahih-i Buhari ve Tercemesi, c. 8, no. 88

hater
05-10-2005, 14:41
Ebced ile ilgili ateizm.org a da astığım bir yazıyı buraya asayım:
''Ebced genel hatlarıyla edebiyatta ve sayımda kolaylık işlevi görmesi için Yunan sayılama alfabesinden öykünerek Arap alfabesine uyarlanmış bir sistemdir. (Georges Ifrah, Rakamlar’ın Evrensel Tarihi “Akdeniz Kıyılarında Hesap” 3. Cilt, Sf.204, Tubitak Yay. 1996), Arapçadaki Ebced Doğu ve Batı (Maşrık ve Mağrip) Araplarınca iki farklı sistem olarak geliştirilmiştir. Örneğin Sin harfi Mağripte 300, Doğuda ise 60 sayısal değerindedir. Bu farklılıklar Sad harfi için Mağrip:60, Doğu:90, Şin için Mağrip:1000, Doğu:300 Dad için Mağrip:90 Doğu:800, Za için Mağrip: 800 Doğu: 900 Gayın için Mağrip: 900 Doğu: 1000 sayısal değeri almıştır.

Georges Ifrah, eserinde ebced ile ilgili dünyadaki en yetkin araştırmacı olarak ortaya koyduğu Yunanca, Fenikece, İbranice, Süryanice ve Arapça gibi farklı kültürlerin alfabe-sayılama tablolarından şu sonuçlara varır:

“Araplarda sayısal harflerin kullanımının, ilk yirmi iki harf (400’den küçük ya da 400’e eşit sayılar) için Yahudiler’e ve Suriye Hristiyanlarına öykünmeyle, geri kalan altı harf (400 ile 1000 arasındaki değerler) içinse, Yunan örneğine uyarak işe karıştırıldığı sonucu çıkarılabilir.” ( G.Ifrah, a.g.e, sf.205-206)

Ifrah, tüm araştırmalşarının sonucundaki yargısı daha da dikkate şayandır:

“Ne ki, öteki Sami dillerinin bilgisinden yoksun olan Araplar, kendilerine gelenek yoluyla gelen ve anlaşılmaz buldukları ebced belleme sözcükleri için başka açıklamalar aramışlardır. Bu konuda sürdükleri herşey, ne denli ilginç olursa olsun uyduruktur.” ( G.Ifrah, a.g.e, sf.210)

İspatlandığı üzere Ebced ya da Harflerin sayısal değerleri(!) denen ve mucizevi tablolarla Kur’an’ın eşsizliğinin ispat çabalarının dayanak noktası tamamiyle beşeri ve teknik bir üretimdir. Bölge halklarının ürettiği bu teknik daha sonra Arapçaya iki farklı şekliyle girmiştir. İşin ilginç yanı ise bu sistemin günümüzdeki verileri de Hz. Peygamber sonrası yeni bir metoda dönüştürülmüştür. Tüm bu tarihsel süreç Kur’an Arapçasıyla günümüzdeki Ebced sayı değerleri arasında hiçbir ilginin olmadığını gösterir. Çünkü:
“Hz. Peygamber devrinde de kullanılan ebced tertibi, Emevi Halifesi Abdülmelik Bin Mervan zamanında (685-705) değiştirilerek yerine Nasr bin Asım ile Yahya bin Yamer el-Udvani’nin hazırladıkları birbirine benzer harflerin ard arda sıralanması esasına dayanan bugunkü “huruf’ül heca” tertibi getirilmiştir.(Ahmed Şevki en-Neccar, s.161’den TDV. İslam Ansiklopedisi, “EBCED” maddesi, Cilt-10, sf.68)''


Yani ebced hesabı Kuran'dan önce değiştirildiği gibi daha da önemlisi Kuran'dan sonra da değiştirilmiştir.Ve Kuran'dan sonra değiştirilen bir hesapla bir şeyler hesaplamak ne kadar mantıklı bilemem.