PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Karaya doğru giden antik balık


prometheus4517
07-11-2008, 19:15
Karaya doğru giden antik balık
Erik Stokstad
ScienceNOW Daily News
16 Ekim 2008
CLEVELAND, OHIO — Biliminsanları balıkların nasıl kara sakinleri oldukları konusunda yeni şeyler öğreniyorlar. Omurgalıların Paleontolojisi Topluluğu’nun dünkü yıllık toplantısında burada sunulan “kayıp halka” üzerinde yapılan yeni bir çalışmaya göre, bu maceracı yüzücüler yüzgeçleri kol ve bacak gibi uzuvlara evrilmeden önce çoktan emme yoluyla beslenme yeteneklerini kaybediyorlardı. Avı emen bir vakum yaratmak için kafatasını deforme etmeyi de içeren bu yetenekten vazgeçerek, balık kafasını suyun dışına çıkarmaya ve hava solumaya daha yetenekli oluyordu.

Kayıp halka, bir metre uzunluğunda, Tiktaalik roseae olarak bilinen yırtıcı, 2004 yılında Kuzey Kanada’da kumtaşı içinde keşfedildi. Bütün balıklar gibi, yüzgeçleri ve pulları vardı. Fakat anatomisinin başka taraflarında, “tetrapods” olarak adlandırılan dört-uzuvlu hayvanlara benziyordu. (Science, 7 Nisan 2006, s. 33) Tiktaalik’in bir boynu vardı, örneğin biraz daha düz ve uzamış bir kafatası. BNaşka bir klasik balık özelliğinden mahrumdu, operculum adında solungacı kapatan kemik. Fakat balıkta kafatasının içinde sıkışmış bir grup kemikten oluşan kranyumun detayları, kayanın içinde keşfedilmeyi bekliyor, ve kemikleri açığa çıkarmak için yıllardır hazırlıklar sürüyor.

Philadelphia’daki Doğa Bilimleri Akademisi’nden paleontolojist Jason Downs ve arkadaşlarının yaptığı bir analiz kranyumun giderek dörtayaklılara daha çok nasıl benzediğini gösteriyor. Downs genelde kranyumun daha katı olduğunu söylüyor. Balıkların daha esnek bir kafatası vardır, kemikler arasında gevşek bir bağlantı çevreye daha kolay hareket etmesini ve onların emme yoluyla beslenmesini sağlıyor. Tiktaalik’te, kranyumdaki farklı kemikler arasındaki bağlantılar daha karmaşıktır, bu da çok harekete fazla izin vermediği anlamına gelir.

Başka bir önemli geçiş ise Tiktaalik’in hyomandibular kemiğindeki kanıttır, ki bu solungaç solunumu için gereklidir. Balıkta, bu kemik kranyum, damak ve tarak iskeletin hareketlerini koordine eder. Fakat dörtayaklılarda, bu kemik bu bağlantıları kaybetmiştir ve ortakulağın bir parçası olarak küçülmüştür. İlkel balıkların bumerang şeklinde hyomandibular kemikleri vardır, fakat Tiktaalik’inki, ilkel dört ayakların küçük boyutlarına uyacak şekilde daha kısa ve düzdür. Tarak iskelete değil, kranyuma bağlıdır, bu da kafanın daha esnek olmasını ve yukarı aşağı hareket etmesini sağlar. Kranyum ayrıca Nature dergisinde, bugün aynı yazarlar taradından da tanımlanmıştır.

Birleşik Krallık’ta Cambridge Üniversitesi’nden paleontolojist Jennifer Clack Hyomandibular kemikteki değişim Tiktaalik için solunum’un daha önemsiz olmaya başladığını gösterdiğini söylüyor. Ayrıca bütün değişimlerin tek bir yöne işaret ettiğine dikkat çekiyor: hava solumak için kafasını sığ sudan dışarı çıkarmada sürekli gelişen bir hayvan. Clack, daha önce başka türlerden göründüğü gibi kranyumda büyük bir geçişten ziyade, Tiktaalik’in dört ayaklıların kranyumunun evriminin nasıl aslında küçük kademeli adımlarla gerçekleştiğini gösterdiğini söylüyor.

Editörler Science sitelerinde aşağıdaki iligli kaynakları tavsiye eder:
Haftanın Haberi
PALEONTOLOJİ: Fosiller (neredeyse) suyun dışında ilkel bir balığı gösteriyor
Elizabeth Pennisi (7 Nisan 2006)
Science 312 (5770), 33. [DOI: 10.1126/science.312.5770.33]
http://sciencenow.sciencemag.org/cgi/content/full/2008/1016/2

vartor
10-11-2008, 01:26
Kara canlilarinin baslangicini, sudan cikip karaya adapte olan turlerin evrimini aciklayan bir arastirma. Prometheus'un yerinde secip cevirdigi bilimsel bir kesif;
Insan embriyosunun da, doguma kadar, placenta icindeki sulu ortamda gelismesi, bence, insanlarin da kokeninin denizden ciktigini ispatliyor. Hele ilk embriyotik sekilin bir hucre yiginindan ziyade, baliga benzemes, bu gorusumu destekliyor. Simdi neden denizi ve baligi cok sevdigimi kendim de anlamis bulunuyorum.:)