PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ÖLÜM NEDİR?


haci
02-12-2004, 22:10
Yaşamın devam etmemesi durumudur.
Yaşam nedir?
Yaşamı çeşitli şekillerde tanımlamak mümkündür. Ama yaşamın ölümü tanımlamak için yararlı ilginç bir tanımı daha vardır.
Yaşam, canlıyı oluşturan cansız atom ve moleküllerin sürekli olarak devinimidir. Vücutta mevcut ve onun yapısına katılan her atom sürekli bir değişim içindedir. İnsan vücudunda her saniye milyarlarca kimyasal tepkileşme vuku bulmaktadır. Buna biz metabolizma diyoruz. Ayrıca atomların bu devinimini organizmanın kendini yenilemesi ve tamiri olarak da düşünebiliriz.
Bir canlının canlı kalabilmesi için bütün atomlarını sürekli olarak yenileyebilmesi gerekmektedir. Bu yenilenmenin olmaması durumu ölümdür.. Ölüde mevcut atomlar organizmanın kendi gereksinimleri çerçevesinde yenilenemezler. Yenilenememe nedeni çoğu kere aynı zamanda ölüm nedenidir.

Ölümü bu şekilde tanımlayınca ruhun olmadığı da kolaylıkla anlaşılmaktadır. Bizi canlı tutan gizemli bir ruh yoktur. Atomların ileri geri hareketi ve yeni atomlarla yer değiştirmesi, bu arada ortaya çıkan kimyasal maddelerin birbirleri ile sürekli tepkileşmeleri ruhun ve insanlardaki karmaşık duyguların karşılığıdır. Beyinde bazı kimyasal mediyatörlerin eksikliği veya fazlalığı insanların akıl hastalıklarından ve arada bir duydukları heyecan, coşku veya korkudan sorumludur. O mediyatörlerin etkilerini modifiye ederek, bazı akıl hastalıklarını tedavi etmek mümkündür.

Yaşamı, ruhsallığı, akıl ve zakayı, güçlü insansal duyguları olduğu gibi ölümü de materyelizmle açıklama mümkündür. Bir canlıyı oluşturan atomların devinimlerinin durması, onun ölümü demektir.

Çoğu kere yüceltilmez ölüm ve korkulur.

Bu korkunun nedeni, yaşama içgüdüsünün varlığıdır. Bu içgüdüyü denetim altına alan her insan ölümden korkmamayı öğrenir. Yaşama içgüdüsünü besleyen en güclü insansal beklenti umuttur. Umudun bittiği yerde yaşama içgüdüsü de tükenir. Yaşama azmi azalırken, ölüm son çare olarak karşımıza çıkar, son umut olur........



SON UMUT

Ölümsün......

Sonsuzdan bakan,
Kara, derin gözlerin ve,
Bilinmezliğin eşiğinde yücelen,
Ulu heybetinle,
Kaçınılmaz bir sonu simgelersin.

Bir ruh gibi,
Hafif bir esinti gibi,
Sessizce gelip,
Görevini yaparsın.
Sonra yine yokluğa yönelip,
Sonsuzluğun karanlık gölgesine
Kaçarsın.



Acı ve ızdırap bırakırsın,
Geride.
Özlenmezsin, sevilmezsin,
Aranmazsın, istenmezsin,
Çoğu kere.

Kimdir sana hükmeden,
Nedir seni coşturan,
Bilinmez,
Kan, orağının ucundan
Eksilmez.

Hiç yorulmazsın,
Hiç acımazsın,
Kadın, çocuk bebek demez,
Ayrım yapmazsın.

Yine de her bedduaya kulak asmaz,
Her suçluyu cezalandırmazsın.
Her çağrıya hızla koşmaz,
Her dileği hemen uygulamazsın.

Kimbilir,
Belki sen de benim gibi,
Sevmeyi sevilmeye yeğleyen,
Platonik bir aşık ve,
Cömert bir sarhoşsun.
Unutmasan bile sonunu her aşkının,
Unutulmaktan pek yakınmazsın.

Korkulu ününe rağmen,
Umutsun,
Her umudunu yitirene .
Çaresin,
Her çaresiz derde düşene.
En güvenilir dostsun,
Ey tatlı ölüm.

Bir son gibi görünsen de,
Belki de yeni bir başlangıçsın,
Hem bu dünyada kalana,
Hem öte dünyaya göçene...


HACI

03-12-2004, 19:19
Siir tek kelimeyle olaganustu."Tanri''dan baska olaganustu yoktur" diyeceklere ragmen tekrarliyorum.Siir olaganustu.

haci
03-12-2004, 22:31
Thank you!

Hocam
03-12-2004, 23:59
Burada çok iyi şiir yazan birisi var diye duydum :D

Doğru yerdeyim!Yanılmamışım...



Hocam

haci
04-12-2004, 00:05
Hocam hoş geldin... Biraz da buralarda dolaş.. Umarım yazılarımzı Özgür forumdan daha kaliteli bulursun... Üzülerek söyleyim ki Özgür Tartışma forumu eski halini hızla kaybediyor. Hem katılımcıların birkaçı kalitesiz, hem de iletiler yok oluyor. Burada böyle bir sorunla karşılaşmayacaksın.
Tekrar hoşgeldin. Bizi onurlandırdın..
Hacı

Hocam
04-12-2004, 00:26
Sevgili Hacı,O onur bana ait

Senin olduğun her yerde ben de varım.

Yalnız dediğin gibi ,bir süre sitenin girişindeki ve forumdaki yazıları

bir inceleyim sonra belki bende yazmaya başlarım.

Daha önce dediğim gibi ;bir sitede bir dini yok etmek kolay olabilir

ancak yerine daha iyi bir felsefe koymak çok zordur...Bu bağlamda

bu site ,insanlığa faydalı öğretiler ve alternatif felsefeler üretebiliyorsa

o zaman okumaya değerdir...



Hocam

haci
04-12-2004, 21:49
Mesleğim gereği ölülerle çok uğraştım. Profesyonel yaşamımın ilk üçte birinde, binin üzerinde otopsi yaptım ve binlerle otopsi izledim. İnsan bir süre sonra profesyonel yaşamında yaptıkları ne kadar kaba, kanlı, çirkin, rezil ve olağan dışı şeyler olursa olsun, zamanla onlara alışıyor, kanıksıyor. Onları yaparak yaşamını kazanırken hisleri de köreliyor. Aslında bu gerekli. Bir tür savunma mekanizması olarak gelişiyor. Ölenle gereğinden fazla ilgilenilmiyor. Hastalık nedeni ve nasıl öldüğü saptanıyor. Sonunda geride o ölünün kişiliği, nasıl yaşadığı ve öldüğü, ölürken ne kadar çok sıkıntı, ızdırap ve ağrı çektiği, yakınlarına ne kadar üzüntülü günler yaşattığı gibi ayrıntılar değil, onu öldüren hastalık kalıyor. Öğrenilen bilgiler yaşamakta olan insanların sağlığına yardım etmede kullanılıyor. Ölen için zaten ortada bir sorun yok. Onun ölmesine rağmen bütün sorun ve sorumluluk geride kalan yakınlarının ve bütün insanlığın omuzlarına yükleniyor. Onlar ölenin acı ve ızdırabını kendilerine mal ederek, bir süre daha sürdürüyorlar. Sonunda her şey uzak bir anı oluyor. Ölümün son derece kişisel bir olgu olması gerekmez mi? Değil işte! Ölüm kişisel değil! Sosyal bir olgu.... Kişiler ölüyor ama, onların ölümünden bütün toplum ve sonunda bütün insanlık etkileniyor. Ölen öldüğünün farkında değil.
Kişinin ölmeden önce genel olarak ölümü, özel olarak kendi ölümünü düşünmesi ve tasavvur etmesi çok zor.. Ama arada bir de olsa, ölümü düşünmesinde yarar var. Bu bir saplantı olmamalı ama, ihmal de edilmemeli. İyi, üstün ahlaklı ve topluma yararlı bir vatandaş ve insan olmak, ölümü düşünmeden başarılamıyor. Arada bir ölümü tadmalısınız. Ölünce nasıl olsa tadacaksınız....



ÖLÜMÜ TADIYORUM..

Gün bana sormuyor günlüğünü...
İşini biliyor,
Geceler de öyle,
Aradan geçen yıllar da.....

Yanılsamalar bana ait,
Sonunda ölüm de..

Şafakla başlıyor gün,
Durmuyor..
Bir devinimdir gidiyor....

Ömür bir gün daha kısalıyor,
Ölüm bir gün daha yaklaşıyor...

Ölümü düşlüyorum,
Nasıl bir deneyim, diye...

Gözlerini kapat,
Görme.
Duyma kulaklarınla,
Koklama artık,
Dokunma...

Ölüm bu olmalı, işte...
Kekre bir tad,
Damağında, dilinde...

Buruk lezzetiyle
Ölüm, her yerde..
Her zaman seninle,
İç içe.......



HACI