PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yaratılış Atlası


emirbey
12-01-2009, 15:31
Arkadaslar konuyu yanlis yere acmis olabilirim özür diliyorum ama uygun bölüm bulamadim..

Kuran`i incelediginiz gibi bu yaratilis atlasi`ni incelemek üzerine bir bölüm acilmali diye düsünüyorum ben atlasi okumaya basladim ve istiyorumki hep birlikte okuyup irdeleyelim, görüslerimizi paylasalim ,sorular soralim bu baglamda yeni bir forum acilmasini ben talep ediyorum yetkili arkadaslardan ...
http://www.yaratilisatlasi.com/
Saygilarimla..

sargon
12-01-2009, 17:41
sevgili emirbey,

bu konu icin sanirim evrim teorisi forumumuz uygun olur. Bu yüzden tasidim.

frodo
12-01-2009, 20:14
Bu başlıkla ilgili bazı kaygılarımı ve uyarılarımı söylemem gerekli.

Bilindiği gibi Harun Yahya müstear ismini kullanan Adnan Oktar türk düşün ve bilim dünyasının yetiştirdiği ender yeteneklerden birisidir;

O bir antropologdur,
hatta paleoantropologtur,
o bir paleontologdur,
o bir biyologdur,
yetmez, o bir jeologtur,
o bir tarihçidir,
tarihi iyi bilen bir kimyagerdir aslında,
bir fizikçidir hatta teorik fizikçidir,
bir teologtur en sağlamından,
ama genetik bilimin kitabını bilem yazmıştır,
kozmolojiden bulduğu boş vakitlerinde
o bir geç kalmış "üstad"dır Da Vinci tadında
o bir......

İşte bu saydığım nedenlerle bu başlığa dahil olacak arkadaşların Harun Yahya'dan
hak ettiği gibi bahsetmelerine izin vermeyeceğim.

emirbey
12-01-2009, 20:43
Bu başlıkla ilgili bazı kaygılarımı ve uyarılarımı söylemem gerekli.

Bilindiği gibi Harun Yahya müstear ismini kullanan Adnan Oktar türk düşün ve bilim dünyasının yetiştirdiği ender yeteneklerden birisidir;

O bir antropologdur,
hatta paleoantropologtur,
o bir paleontologdur,
o bir biyologdur,
yetmez, o bir jeologtur,
o bir tarihçidir,
tarihi iyi bilen bir kimyagerdir aslında,
bir fizikçidir hatta teorik fizikçidir,
bir teologtur en sağlamından,
ama genetik bilimin kitabını bilem yazmıştır,
kozmolojiden bulduğu boş vakitlerinde
o bir geç kalmış "üstad"dır Da Vinci tadında
o bir......

İşte bu saydığım nedenlerle bu başlığa dahil olacak arkadaşların Harun Yahya'dan
hak ettiği gibi bahsetmelerine izin vermeyeceğim.

Kaldiki Harun yahya Olmamali bölümün adi yaradilis atlasi olmali bu atlasi inceleyip tartismaliyiz yoksa harun yahyayi incelemeye kalkarsak her kafadan bir ses cikar iyi konusanda kötü konusanda cok olur..

frodo
13-01-2009, 20:57
Emirbey yaratılış atlasının nesini tartışacağız ?

Yaratılış atlası ne işe yarar mesela ? Dawkins oturma odası sehpası üzerine atılacak afilli bir süs olabilir diyordu.

Benim daha parlak bir fikrim vardı ama kuşe kağıda basıldığı için sanırım aklıma gelen biçimiyle yararlı olmaz.

Şimdi bu atlasın içeriği ne ? İşte bakın siddin sene önceki fosil bu, ahanda bu da günümüzün yaşayan canlısı (olta kancasızından tabi ki) işteeeee evrim çürümüştür mü ?

İyi de sayın A.Oktar senelerini biyoloji alanında heba etmiş, bir bakışta fosillerle
yaşayan canlılar arasındaki tıpkılıkları fotoğraf üzerinden teşhis eden mucize bir kişilik mi ? Onun farklı alanlardaki "üstad" konumunu magazinsel ve adliyelik haberlerde okumuşluğumuz var. Ama biyoloji konusunda derin eğitiminden haberimiz olmamıştı.

Hadi buyur bu müthiş "bilinsel" türk aliminin atlasının nesini tartışmak istiyorsun başlayalım bakalım ???

emirbey
15-01-2009, 19:16
Emirbey yaratılış atlasının nesini tartışacağız ?

Yaratılış atlası ne işe yarar mesela ? Dawkins oturma odası sehpası üzerine atılacak afilli bir süs olabilir diyordu.

Benim daha parlak bir fikrim vardı ama kuşe kağıda basıldığı için sanırım aklıma gelen biçimiyle yararlı olmaz.

:D Bu Konuda birsey diyemeyecegim o herkesin fantazisisne kalmis birsey

Şimdi bu atlasın içeriği ne ? İşte bakın siddin sene önceki fosil bu, ahanda bu da günümüzün yaşayan canlısı (olta kancasızından tabi ki) işteeeee evrim çürümüştür mü ?

Atlasin icergi sadece fsillerden olusmuyor bircok konuyu iceriyor verdiginiz örnekde biraz yavan kalmis fosil konusunda bahsedilenin nesine katilmiyorsunuz?
nesi size sacma geldi?
atlasda bu yaziyor ama bu düsünce yanlisdir diyerek örneklendirebilirmisiniz ?

Benim en etkilendigim bölümü
http://www.harunyahya.org/evrim/yaratilis_atlasi/yaratilis_atlasi_madde_27_blm17.html

burasi oldu kendimi matrixde gibi hissetim ama yazilanlar mantiksiz gelmedi bana bu sayfadaki bazi sorular : Beynimizin icinde gören,duyan,hisseden kim ?
böyle soruldugu zaman sacma geliyor ama sayfayi okuyunca daha bir anlam kazaniyor sorular ...Bu sayfadan baslayablirmiyiz tartismaya ?

İyi de sayın A.Oktar senelerini biyoloji alanında heba etmiş, bir bakışta fosillerle
yaşayan canlılar arasındaki tıpkılıkları fotoğraf üzerinden teşhis eden mucize bir kişilik mi ? Onun farklı alanlardaki "üstad" konumunu magazinsel ve adliyelik haberlerde okumuşluğumuz var. Ama biyoloji konusunda derin eğitiminden haberimiz olmamıştı.

Kendisini tanimiyorum nedir degildir bilmiyor ilgilenmiyorum..

Hadi buyur bu müthiş "bilinsel" türk aliminin atlasının nesini tartışmak istiyorsun başlayalım bakalım ???


Ilk sorumla basladim buyrun ..

frodo
15-01-2009, 19:37
İnanılır gibi değil !!!

Siz verdiğiniz linkte yazılanlardan etkilenip bunları bizimle tartışmaya geldiniz öyle mi ?

Muhatap olduğumuz evren, gerçekte zihnimizde gördüğümüz algılar evrenidir.

Niye zahmet ettiniz ki ? Bu sizi çok etkileyen yazıya göre biz senin zihninde oluşan algılarız sadece. Yani kendi kendinizle yazışmaktasınız.

Yazı canı sıkılan eğlence arayan tüm arkadaşlara hararetle tavsiye edilir.

Kendisini tanimiyorum nedir degildir bilmiyor ilgilenmiyorum..
Demişsiniz, ilginç. Bu kadar etkileneceğiniz bir şahaseri yazanın kim olduğu ile ilgilenmiyorsunuz ? E bravo.

yucemanitu
15-01-2009, 19:54
Gözlerin beyinde resimler oluşturduğunu söylemeye yönelik bir eğilim söz konusudur, fakat bundan kaçınmak gerekir. Beyinde bir resim oluştuğu söylenirse bunu görmesi için içte bir göz daha olması gerekir

Bir algılama var. Beyne elektrik sinyali gitmiş ve dış dünya algılanmış herşey beyinde değerlendirilmiş. Göz dışardan gelen ışığı algılar. Beynin içinde ışık olacak da bu ışık beynin içindeki göze mi girecek. "Resim" kelimesinden yola çıkarak bir kelime oyunu yapılmış. şimdi beyinde bu algı oluştuktan sonra bir göze daha gerek duyulacağı gibi bir şey yok.



Açıkça görüldüğü gibi, bizim "dış dünya" ile doğrudan muhatap olmadığımız, Allah'ın sürekli ruhumuza gösterdiği bir kopyası ile muhatap olduğumuz bilimsel ve mantıksal bir gerçektir.

Şimdi dış dünya ile muhattap değilsek hiçbir şeyden emin olamıyorsak neden Kuran'ı bu yazarın algıladığı gibi algılayalım ki? O da dış dünya ile doğrudan muhattap değil. Şu halde boşa mı kürek çekiyoruz? Birbirimizin yazdıkları da dış dünyadan gelen algılar ama algılayabiliyoruz. Birbirimize cevap yazıyoruz. Eğer her şeyden şüphe eden Descartes'ten alınan mantığa takacak olursak Kuran'dan da şüphe etmek gerek. Hatta Descartes'ın şüphesinde "belki tanrı bir ifrit bir kötü ruh(demon)" olduğu da var Descartes bu nedenle Kilise'den onay görmedi. Ama onun şüpheci metodu alınırken neden Kuran'dan asla şüphe edilmemiş bu bayağı ilginç.
Emirbey kardeş isterseniz Kuran mucizeleri başlığımıza bir uğrayın önce Kuran'ı tartışalım diyeceğim. Sizin için de Yaratılış Atlası'ndan daha değerli bir kitap olan Kuran'ı konuşalım.

diagoras
18-01-2009, 18:08
Merhaba Arkadaslar

Verilen linkte en ustte okuyacak kisiyi sartlandiran bir giris var, bir cumlesini aliyorum,

"Burada anlatılacak olanlar yalnızca bir bakış açısı, farklı bir yaklaşım veya herhangi bir felsefi düşünce değil; dine inanan-inanmayan herkesin kabul edeceği, bugün bilimin de kanıtladığı kesin bir gerçektir."

Lutfen cumlegi dikkatlice okuyu, "bilimin kanitladigi" diyor mesela fakat yazida bilimin nerden nasil hangi deneyle ve kim tarafindan kanitlandigina dair tek bir bilgi yok, bilimin kanitladigindan bahsediliyor fakat nedense bu yaratilis atlasinda tek bir bilimsel iceriye referans yok hatta tek referans yok. Burda giriste yaratilmak istedenen hava dogal olarak bilimsel literature ve konulara hakim olmayan insanlara yaziyi okumaya baslamadan once, burda yazanlar yuzlerce deneyle ispatlandi binlerce bilim insani arastirdi onlarca yildir suren calismalarla ispatlandi havasini veriyor.


"dine inanan-inanmayan herkesin kabul edeceği" Yarkadas inandigin allahi seversen ne demek istiyorsun burda , nerden biliyorsun herkesin kabul ettiginiz, bakin burda da kisiye kafada biz yuzbinlerce kisiyi kapsayan bir anket arastirmasi yaptik ve snuca herkesin inandigini farketti havasi veriyliyor. Bu yaratilis atlasini komple okuyun heryerde rastlarsiniz bu usluba, keza bu yaratilis atlasi denen safsata derlemeleri ve yogun photoshop calismalariyla dolu doga israfi kitap, Amerikada ki bushunda dahil oldugu avenjalistler tarafindan amerikadaki insanlara bedava dagitilan kitabin turkiyedeki isbirlikciler tarafindan turkceye cevrilip incil yerine kurandan ayetlerle suslenmis halidir, ki tum masraflar israil ve amerika tarafindan karsilanmaktadir.

Ayrica Avrupada bu kitap yasaklanmistir, yani ucretsiz olarak ozellikle okullarda ogrenci ve ogretmenlere dagitilamasi yasaklanmiz, sebebide icerdigi yalan , yanlis ve carpitilmis icerikten dolayi.

Aslinda benim sahsi bir tespitim var, inananlarin cogunda bir suphe gizli ve bu dupheden dolayi inanclarini destekleen en ufak seye onyargili sekilde inanma ve asiri bicimde sahiplenme durumu gerceklesmektedir. Bunu da anliyorum aslinda, inanc dogumdan baslayan bir dayatmadir insana ve bilinc altinin en derinlerine kadar isleyen bir korku ile beraber isliyor icimize, bunun en onemli sonuclari dogmatik yaklasmak, suphe duymaya (inanca karsi) karsi ciddi bir savunma ve engelleme, ve en onemlisi korku.