PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Okyanusta bir gun...


Henna
07-12-2004, 04:08
Genc balik ve yasli balik, ucsuz bucaksiz gibi gorunen okyanusun sularinda pervasizca yuzuyorlardi. Ayni anda yukarlarda bir yerlerde bir balikci oltasini hazirliyordu...

Balikci oltasinin ucuna taktigi yemi okyanusun derin sularina saldi ve beklemeye basladi..

Suyun icinde, disardaki hayattan uzak ve habersiz yuzen genc balik, sudaki yemi gorunce hizla yeme dogru atladi.
"Dur!"dedi yasli balik, "Ne yapiyorsun?"
"Ne mi yapiyorum" dedi genc balik, "yemek buldum, onu yiyecegim"
"Sakin onu yeme, o bir yem, eger onu yemek istersen icindeki demir parcasi bogazina takilacak ve disardaki adam seni sudan cekip cikaracaklar" dedi yasli balik.
"Sen nelerden bahsediyorsun, ne yani suyun disinda beni bekleyen bir adam mi var? Guldurme beni! Bu sadece basit bir yemek. Sen yasli ve aptal bir baliksin? Hem o yemi yesem ne olacak ki?"
"Eger o yemi yersen, disarda bekleyen adam seni yakalayacak. Seni bir kovaya koyacak, evine goturecek. Evinde 10 kisi seni 10 parcaya bolecek. Her bir parcani ateste pisirecekler. Her birinin agzinda 32 disi var, 10 kisi 32 disi ile toplam 320 dis ile seni cigneyecekler. Kilciklarini da evlerinde besledikleri kedilerine verecekler. Eger o yemi yersen bunlarin her biri tek tek basina gelecek... Ister inan ister inanma ama ben sana gercegi soyluyorum. Karar senin" dedi yasli balik..
"Bana biraz zaman ver, dusuneyim" diyerek okyanusun icinde dolasmaya basladi genc balik.. Bir ileri gitti, bir geri geldi...
"Ben buna inanmiyorum" dedi yasli baliga, "Bak etrafina! Dolastim durdum ama hic insan gormedim burda, ates dedigin sey de ne, ates gormedim, dis dedigin sey ne, dis gormedim, bunlarin hic birini gormuyorum, tutmuyorum, senin de gordugun ya da goremedigin gibi boyle seyler yok iste.. Bunlarin hepsi eskilerin uydurdugu hikayeler" dedi genc balik ve yeme dogru yuzmeye basladi................................

haci
07-12-2004, 05:05
Sevgili Henna:


Bunlar acıklı veya traji-komik fıkralar.. Bunlarla inançlarınızı savunmaya çalışabilirsiniz elbette ama, başarılı olamazsınız.
Ciddi yazıları deneyin..

Ebu Leheb
07-12-2004, 13:02
"Dur!"dedi yasli balik, "Ne yapiyorsun?"
"Ne mi yapiyorum" dedi genc balik, "yemek buldum, onu yiyecegim"
"Sakin onu yeme, o bir yem, eger onu yemek istersen icindeki demir parcasi bogazina takilacak ve disardaki adam seni sudan cekip cikaracaklar" dedi yasli balik.
"Sen nelerden bahsediyorsun, ne yani suyun disinda beni bekleyen bir adam mi var? Guldurme beni! Bu sadece basit bir yemek. Sen yasli ve aptal bir baliksin? Hem o yemi yesem ne olacak ki?"
"Eger o yemi yersen, disarda bekleyen adam seni yakalayacak. Seni bir kovaya koyacak, evine goturecek. Evinde 10 kisi seni 10 parcaya bolecek. Her bir parcani ateste pisirecekler. Her birinin agzinda 32 disi var, 10 kisi 32 disi ile toplam 320 dis ile seni cigneyecekler. Kilciklarini da evlerinde besledikleri kedilerine verecekler. Eger o yemi yersen bunlarin her biri tek tek basina gelecek... Ister inan ister inanma ama ben sana gercegi soyluyorum. Karar senin" dedi yasli balik..

hehehe! bu fıkra ile din arasında çok öenmli farklar var. bu fıkrada, denizin dışında bir balıkçının var olduğu gerçeği ile anlatılmak istenen nedir? yani denizin dışında bir balıkçı olması neyi ifade ediyor? tanrının varlığını mı? cehennemi mi yoksa ahireti mi?

neyi ifade ettiği çok önemli değil ama cehennemi ifade ediyor diyelim..yaşlı balık, genç balığı nasıl uyarıyor:

Eger o yemi yersen, disarda bekleyen adam seni yakalayacak. Seni bir kovaya koyacak, evine goturecek. Evinde 10 kisi seni 10 parcaya bolecek. Her bir parcani ateste pisirecekler. Her birinin agzinda 32 disi var, 10 kisi 32 disi ile toplam 320 dis ile seni cigneyecekler. Kilciklarini da evlerinde besledikleri kedilerine verecekler.

yaşlı balık, oltaya atlayan balıkların başına neler geleceğine inanmıyor, neler geldiğini biliyor!! demekki daha önce bir balıkçı tarafından yakalnan bir balık denize düşerek kurtulmayaı başarmış ve başından geçenleri diğer balıklara anlatmış! :D ama böyle varsaysak bile, yemek sofrasına kadar uzanan hikayeyi nerden biliyor onu anlamadık. :P

ama cehennem öylemi? daha önce cennete veya cehenneme gidip de dönen birini gördünüzmü? ya da ölüyken dirilen birini?hahahah! sizler ahiretin olduğunu bilmiyorsunuz sizler ahiretin olduğuna inanıyosunuz! bu fıkra ile din arasındaki çok öenmli fark bu.

kul
07-12-2004, 15:50
evet fikrayi salt cehennem olarak ele alırsak -ki o şekilde ele alınması için yazılmış- dediğiniz doğru. o konuda mantıksal bir arıza var. fakat "ben görmediğim şeye inanmam" yada "sizin tarif ettiğiniz şekilde bir yaratıcının olması mümkün değildir. öyle bir varlık olamaz. yaşam mantığına terstir" tarzı görüşleri savunan insanları genç balık olarak, denizin üstündeki insanı da (haşa) Allah(c.c.) kabul edersek mantıklı bir şeyler oluşturabiliriz.

Sizin tıpkı müslümanlar gibi O''nu gör(e)miyor yada tahayyul edemiyor olmanız O''nun yokluğuna yada var olamayacağına bir delil değildir.

Pekala sizleride varlığı okyonus ile sınırlayan ve okyonus içinde dış dünyaya dair delil arayan ve sonunda "dolaştım durdum bahsettiğiniz delillerden hiç birine rastlamadım" diyen fıkradaki genç balık olarak düşünebiliriz.

Bizler, tıpkı yaşlı balığın ufacık, sivri bir olta iğnesini delil olarak göstermesi gibi bir sivri sinekteki sanatı kendimize delil kabul edebilirken, sizler genç balık gibi su altında gördüğünüz koca bir denizaltını "okyonusun işine bak be neler yapıyor. heralde baraküda balığından evrildi bu" şeklinde yorumlayabilirsiniz. aslında kanımca meselenin inanmakla, bilmekle bir alakası yok. düşünmekle alakası var...
tıpkı imzanızda belirttiğiniz gibi...

saygılarımla...

Ebu Leheb
07-12-2004, 16:22
tanrının kulu(veya kölesi)!
sen öyle komik bir durumdasın ki var olmayan bir şeye kölelik ediyorsun! :D

sana net bir cevap verdim ama hala ellem kullem ediyosun.
tanrının varlığına dair tek bir delil birle yokken nasıl buna inanıyosun anlamıyorum. bu arada senin için dua edeyim. tanrın sana yarın 5 kilo som altın versin. :P

kul
07-12-2004, 16:46
ne kadar muhteşem bir cevap!
nutkum tutuldu desem yeri...

günlerdir burada var olduguna inandığı Allah''ı(c.c) anlatmaya çalışan birine, "sen öyle komik bir durumdasın ki var olmayan bir şeye kölelik ediyorsun!" diye bir cümle kurulmuş. ne diyebilir insan? ne yazabilir? "Yahu ben zaten günlerdir sana onun var oldugunu anlatmaya çalışıyorum mu denir?" yada direk "havale"mi edilir? Yada bazı garip müslüman kardeşlerim gibi "Yanacaksın iman et çabuk" mu denir? Aslında o cevabın muadili budur...Hak ettiğin cevap budur...Sana adam akıllı cevap vermek kelime israfıdır...

sen dünya üzerindeki her canlıyı, her maddeyi, hepsini geçelim bir atom çekirdeğini bile delil kabul ederken "bir tek delil bile yok" cümlesini hala hiç çekinmeden sana yöneltebilecek kadar tıkanmış ve bu tıkanmışlığını komik bulan bir insana ne yazılabilir??

net cevap demişken; hangi net cevabından bahsediyosun?

ve "YAŞAMIN BAŞLANGICI" başlığı altında sana bir kaç net soru sordum...onlarada net cevapların varsa paylaş istersen...sevinirim...

Allah(c.c.) sana da "akıl fikir" versin kardeşim....

Ebu Leheb
07-12-2004, 17:07
sen dünya üzerindeki her canlıyı, her maddeyi, hepsini geçelim bir atom çekirdeğini bile delil kabul ederken "bir tek delil bile yok" cümlesini hala hiç çekinmeden sana yöneltebilecek kadar tıkanmış ve bu tıkanmışlığını komik bulan bir insana ne yazılabilir??
net cevap demişken; hangi net cevabından bahsediyosun?

bana kanıt göster diyorum ama sen kanıt göstermek yerine çıkarım yapıyosun. kanıt gösterememen doğal tabi. çünkü kanıtın yok. anca şu kuşun kanadına bak, şu böceğin ayağına bak, şu atoma bak vs vs..ee baktık ne oldu? kanıt mı bu? eskiden rüzgarın nasıl oluştuğunu bilmeyen insanlar da rüzgarların, meleklerin üfürmesiyle oluştuğunu sanıyordu. doğanın bir canlıya verdiği yetenek veya doğadaki bir madde nasıl olur da tanrının kanıtı olabilir? böyle saçmalıkmı olur?

ve "YAŞAMIN BAŞLANGICI" başlığı altında sana bir kaç net soru sordum...onlarada net cevapların varsa paylaş istersen...sevinirim...
tamam bakıp cevap veririm. :D


Allah(c.c.) sana da "akıl fikir" versin kardeşim....
saol ihtiyacım yok! :P eğer tanrının akıl ve fikir verme yeteneği varsa, ona söyle de müslümanlara akıl fikir versinler. çünkü onun kulları hala ortaçağı yaşıyorlar.

n0thing
07-12-2004, 20:06
İnançlıların böyle hikayelere ihtiyacı mı var? ( Varlığı ıspatlamak için )

Merak ettiğim şey bu hikayeri kim yazıyor?

Nasıl iki ülke savaşırken, üçüncü bir ülke bunlara silah yardımı yapıyorsa, bir inancı savunan insanlar için de başkaları hikayeler mi yazıyor?Diğer insanlara karşı inançlarını iyi savunsunlar diye bu hikayeri yazan kim?

SERMED-I_MAHDUT
07-12-2004, 20:52
Sayın Henna,
Öncelikle anlatmış olduğunuz hakikatın nasipsizler tarafından olmasa bile şu mücrim tarafından gayet manidar anlaşıldığını ve teyakkuza delalet ettiğini bildirir ve şükranlarımı sunarım....
Sayın Leheb,
Şimdi sizin gibi ALLAH''a inanmayan birine lamekan lazaman kavramlarından bahsetmek,yeryüzü yaratıldığı andan itibaren süregelen bütün zaman dilimlerini EN İYİ ŞEKİLDE BİLEN Dünyayı da ahireti de kimin cennete kimin cehenneme gideceğini ve orda neler yaşayacağını da LAYIKIYLA BİLEN HZ.ALLAH''tan bahsetmek pek sağlıklı değil galiba.Çok ilginç ki doğanın canlıya verdiği yetenekten bahsetmişsiniz.bunun izahını yaparmısınız.bizim sahip olduğumuz bütün özellikleri doğa mı verdi?eğer o verdiyse bu kimdir ya da nedir?Aklı fikri hüküm koyma yeteneği bağışta bulunma özelliği var mı?Şuurlu mu?böyle büyük bir gücü ne ile sağlıyor?canlılara bunu nasıl verdi?verdiği şeylerin işlerliğini nasıl kontrol ediyor?verdiği şeyleri veya vereceği şeyleri neye dayanarak veriyor?ayrıca ne tür vasıfları var bu doğanın?lütfen şu cahili engin bilgilerinizle aydınlatın.yoksa böyle BÜYÜK bir mesele hakkında bilgi sahibi olmaktan mahrum kalmak istemiyorum.
Sayın Nothing.
Hikaye veya dini terminolojideki ismiyle MENKIBE dinin gönül yanına bakan bir durumdur.bunu dışardan biri değilde inancını gönüllerinde duya duya doya doya yaşayan bahtiyarların bir nevi edebi yönlü haykırış ve isbatıdır.Dinin elbette bu tür hikayelere pek ihtiyacı yoktur.ancak gerek anlatım veya uslüp gerek etkileyicilik gerek kalıcılık gerekse hal dersi vermesi açısından önemi çoktur.bunun yanında menkıbelerin aslına değil faslına bakılır.yani içeriği,olayın akışındaki olaganüstülükler veya anlaşılmamazlık bir yana önemli olan verdiği mesajdır.anlamdır.ruhta uyandırdığı metafizik kıpırtılardır.kaynakları veya yazarları pek bilinmemekle birlikte anonim türdedirler.Dilerim anlatabilmişimdir...
Herkese Saygılar....

n0thing
07-12-2004, 21:50
O zaman bunları şeye benzetebiliriz.Şu tvlerde gösterilen gerçekdışı olaylara.Aslının yaşanması önemli değil, önemli olan vermek istediği ders.

SERMED-I_MAHDUT
08-12-2004, 22:51
Nothıng,
Benim anlatmak istediğim şu.Ben anlatılan menkıbelerin içeriğine takılmayıp vermek istediği mesaj üzerinde düşünülmesi gerektiğini söylemek istedim.Tabii bu durumda metin, muhteva,konu,şahıslar hiç önemli değil demek istemiyorum.Elbette önemlidir.Ancak her menkıbe de ayrı bir mana ve içerik vardır.Sanırım tasnif ve tasvir eksikliği yaptım.Mesela kimi menkıbeler mucizevi olaylardan veya kişilerden bahseder.Bazısı sadece bir hakikatı sade bir şekilde anlatır.Kimisi hayvanlardan ve onların yaşamlarından misal verir.çeşitli olmakla birlikte hepsi inanılmayacak veya yaşanılmayacak kadar uzak değildir.Mesela birçok menkıbe de yaşanmış olayları veya kişileri konu edinir.Kimisi hayal dünyasının ürünü olabilir.Her menkıbe de ayrı bir yön olabilir.
Sonuç olarak menkıbeler dinin diyalog kriterlerine uygun,sohbet konuşmalarının farklı hava ve renk veren yönü ve hatırda kalması veya etkili bir anlatım sunulması açısından güzel bir tarafı olan GERÇEKTE YAŞANILMIŞ veya YAŞANILMAK İSTENEN durumları anlatan yazılardır demek yeterlidir sanırım.
En doğruyu ALLAH bilir...

SERMED-I_MAHDUT
10-12-2004, 22:45
Sayın Leheb,
Şimdi sizin gibi ALLAH''a inanmayan birine lamekan lazaman kavramlarından bahsetmek,yeryüzü yaratıldığı andan itibaren süregelen bütün zaman dilimlerini EN İYİ ŞEKİLDE BİLEN Dünyayı da ahireti de kimin cennete kimin cehenneme gideceğini ve orda neler yaşayacağını da LAYIKIYLA BİLEN HZ.ALLAH''tan bahsetmek pek sağlıklı değil galiba.Çok ilginç ki doğanın canlıya verdiği yetenekten bahsetmişsiniz.bunun izahını yaparmısınız.bizim sahip olduğumuz bütün özellikleri doğa mı verdi?eğer o verdiyse bu kimdir ya da nedir?Aklı fikri hüküm koyma yeteneği bağışta bulunma özelliği var mı?Şuurlu mu?böyle büyük bir gücü ne ile sağlıyor?canlılara bunu nasıl verdi?verdiği şeylerin işlerliğini nasıl kontrol ediyor?verdiği şeyleri veya vereceği şeyleri neye dayanarak veriyor?ayrıca ne tür vasıfları var bu doğanın?lütfen şu cahili engin bilgilerinizle aydınlatın.yoksa böyle BÜYÜK bir mesele hakkında bilgi sahibi olmaktan mahrum kalmak istemiyorum.
demiştim hala bir cevap gelmedi.ve beklemekteyim....

Ebu Süfyan
11-12-2004, 22:35
Kovaya su doldurdum. Süpürgeyi alıp batırdıktan sonra duvarlara rasgele serptim. Baktım. Bakıyorum duvarlarda çeşitli biçimler oluyor. İnsan resmi, hayvan resmi, ağaç... Kuruyor. Ben bir daha serpiyorum. Kadıncağız orada öyle bakıyor. "Ne yapıyorsun sen" diyor. "Neden yapıyorsun?" Alah var mı, yok mu onu bulamaya çalışıyorum" dedim. Anlayamıyordu, suyla süpürgeyle duvara serpmeyle Allah''ın ne ilişkisi var. Onlarla bir kanıt bulmuştum. Bu duvarlarda çeşitli resimler oluşuyor. Hayvan resmi. Gerçi süpürge benim elimde, su da. Suyu serpen de benim. Ama o biçimler benim irademden kaynaklanmıyor. Rastlantısal oluyor. Eğer benim irademden kaynaklanıyor olsa, aynı biçimleri bir daha yapabilmeliyim. Aynı biçimde serpiyorum, başka resimler meydana geliyor. Demek ki rastlantısal. Öyleyse neden insanlar da evren de rastlantısal olmasın. Pekala milyonlarca yıl içinde, biçimden biçime geçerek, değişerek.
Henna''nın verdiği örnek, Turan Dursun''un yukarıda verdiği örnekten daha mantıklı değil mi?

jesabel
12-12-2004, 16:51
Önce Ebu Lehep (düşünen adam),

Görünmeyene kulluk etmem ,görünene hiç etmem hepimiz insanız ancak beyinler farklı ....

stingray
13-12-2004, 23:54
Bu hikayeyi okuyunca aklıma bazı sorular takıldı;
Yaşlı balık olayların böyle olacağını nasıl biliyor, ona bu olayı kim anlatmış ? Yoksa yaşlı balık bu olayları kendisimi yaşamış diyicem ama eğer böyle bir olayı yaşasaydı hikayede yer alamazdı :) Suda yaşayan bir hayvan ateşi nasıl biliyor?. Balıklar nasıl oluyorda insanın ağzında 32 diş olduğunu biliyor ?Ayrıca insanlar 32 dişinin tamamını çiğnemekte kullanmazlar. Sadece azı dişleri yiyecekleri çiğnemekte kullanılır, balıklara duyrulur!!!

Sizin yaptığınız ve yapacağınız tek şey işte bu; hikaye anlatmak...

14-12-2004, 01:45
sizlerin yapageldigi tek sey ise size bir hikaye anlatildikdan sonra soyle demek

"sizin yaptiginiz tek is hikaye anlatmak".

O hikayeler, bazi kavramlar sizin kafaniza agir gelipte sizi perisan etmesin diye kavramlari modellemek amaci ile anlatilir. Ama gorunuyorki siz kavramlari gecelim onlarin modellerini bile anlamakdan acizsiniz, ne diye boyunuzdan buyuk islere kalkisirsiniz anlamam, ilginc.

stingray
14-12-2004, 15:44
Bende onu diyorum işte sizin tek yapabileceğiniz şey hikaye anlatmak. Siz kendinize bir masal sitesi kurun kendiniz yazın kendiniz okuyun.

ReS
14-12-2004, 16:09
kardesim sizin ya dusunce aciniz dar ya da anlamak istemiyorsunuz.
yada anliyorsunuz da konularda derinlesmekmi istiyorsunuz.konulari bir baligin anladigi dilden anlatiyoruz ama siz yine anlamiyorsunuz.

hala bana Allah i goster diyorsun.

sen bana evreni,yildizlari,gok yuzunu birak sadece kendi bedeninin nasil meydana geldigini ispatla ben sana Allah i ispatlayacagim.

stingray
15-12-2004, 00:17
konulari bir baligin anladigi dilden anlatiyoruz ama siz yine anlamiyorsunuz. balıklar hangi dilden anlarki ben bilmiyorum ama siz balık beyinliler bunu çözmüşsünüz.

Ben evrene falan bakıpta sizin gibi bunları allahla bağdaştıramam. Bana allahı gösterin açık bir şekilde evrenide bu işe karıştırmadan yapın.

oguz
15-12-2004, 02:32
Masalci Henna,

bir de palavraci Ella vardi...

Siz onunla ayni kisimisiniz, yoksa farkli sallamacilardanmisiniz?

kehhhh kehhh kehhhhhh

Henna
15-12-2004, 02:39
Masalci Henna,

bir de palavraci Ella vardi...

Siz onunla ayni kisimisiniz, yoksa farkli sallamacilardanmisiniz?

kehhhh kehhh kehhhhhh

kisi misiniz?
sallamacilardan misiniz?

Baskalariyla dalga gecmeden once kendinizi duzeltin....

Seviyeniz gittikce dusuyor...
Dr. Bey''in bizden bekleye durdugu seviyesizlige hizla kosuyorsunuz...
Allah hidayet nasip etsin... Baska ne denir?!?!....

oguz
15-12-2004, 13:31
Soytari henna simdi de yazim hatalarina takmis...

Ulen sen benim yazilarimi baskiya mi vereceksin ki yazim hatalariyla ugrasiyorsun?

Sen once inandigin dinin kitabini acip oradaki yazim ve mantik hatalarini bul, bizlerin hatasini degil...

Ustelik bir dilbilimci olarak sana Turkce''yi ayrintilariyla ogretirim...

Masalci soytari...

Henna
16-12-2004, 05:51
Hatalarin duzeltilmeye baslandigindan bu yana daha dikkatli yazdigin gozumden kacmadi... Bir sekilde hatalarini gormen ve bir yerlerden duzeltmeye baslaman da iyiye isaret..

3 dil bilen, Turkce yazilariyla odul alan (hayir, hikaye alaninda degildi yazilarim:)) bir insan olarak elhamdulillah simdilik yazi dilimin duzeltilmesine ihtiyacim yok.. Ama gerek gorursen duzeltmekten cekinme...

Bu arada elestiriye her zaman acigim da ben sana hakaret ettigimi hatirlamiyorum... Yalniz senin tansiyonun gittikce yukseliyor... Bu kadar sinir, stres, hirs iyi degildir; insani erken oldurur... Mazallah...

oguz
16-12-2004, 16:22
Ben sana hakaret etmiyorum ki!

Sana yakisan, sip diye uzerine oturan sozleri soyluyorum.

Sen hakaret gormemissin...

Lisan, beraberinde bilgiyi getirir. Oysa ki sende bilgi degil, baslik yazisinda ornegini veridigin zirvalardan baska bir sey yok...

Sozde uc dil bilen soytari seniiiii....

Henna
17-12-2004, 03:01
Ben sana hakaret etmiyorum ki!

Sana yakisan, sip diye uzerine oturan sozleri soyluyorum.

Sen hakaret gormemissin...

Lisan, beraberinde bilgiyi getirir. Oysa ki sende bilgi degil, baslik yazisinda ornegini veridigin zirvalardan baska bir sey yok...

Sozde uc dil bilen soytari seniiiii....


:))))))))))
Sag olmadi bi de sol krose cekelim diyorsun yani:)))
Bosuna tabii ama...

Seni kendi capindaki idmaninla basbasa birakiyorum:))
Sizin icin ebediyyen basari soz konusu degil ama asil kureklere... Bosa cekilen kureklere......
:)))

Kibir cok kotu bir hastaliktir... Kabul edilsin edilmesin ateistler icin de boyledir...
Dr beyin cok duskun oldugu, muslumanlarda olmadigini iddia ettigi "ahlak" kavramini oldurur... Dikkat et...

Kibir insanliga yakismaz ama bu sitedeki butun ateistlerde, ahlaklarini olduren kibir hastaligi var...
Tedavisi yalnizca Islamiyette...
Ilaci aci gibi gorunuyor gozunuze ama dileyene baldan tatli...

oguz
17-12-2004, 15:07
""Tedavisi yalnizca Islamiyette...""

Hehh heh heee..

Doktor Haci dogru soylemektedir. Islam ahlak yoksunu yobaz uretmekten baska hic bir ise yaramaz...

Ornek mi istiyorsun?

Aynaya bak...

Hehhh heh heeeee