Orijinalini görmek için tıklayınız : Ana Sayfa daki Nazım Hikmet in Sözü Nazım Hikmet Ateistmiydi
PanterYakup
10-10-2005, 23:49
Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.
Nazım Hikmet
Beyler ben bu kıta nın burda ne işi olduğunu anlamadım da anlatacak
arkadaşları bekliyorum...
Nazım Hikmet in Ateist olduguna dağir bilimsel kanıt yoksa hiç nazım hikmet ateist demeyin...
Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.
Nazım Hikmet
Nazım burada -benim anladığım kadarıyla- aydınlık düşüncelere / günlere ulaşılması için, birilerinin bedel ödemesi lazım, diyor. Bedelini ödemeden hiçbir şeye kavuşamazsın. Bu bedeli sen ödemezsen, ben ödemezsen; istediğimiz "şey"lere nasıl kavuşabiliriz, demek istiyor...
Ayrıca Nazım'ın ya da herhengi bir insanın ateist olduğuna dair bilimsel bir kanıt olmaz. Bu yazdığın geröekten ilginç!!!
Nazım ateistti / komünistti!!!
Bunu da yazdıklarından, dahası yaşamından rahatlıkla anlayabiliriz...
Mutezile
13-10-2005, 00:19
''Beyler ben bu kıta nın burda ne işi olduğunu anlamadım da anlatacak
arkadaşları bekliyorum...'' Panter
Nazım ozanımızın güzel dörtlüğü:
Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.
Sevgili Turan Dursunun duruşu bakışını çok güzel anlatan dizelerdir gerçek
tende. Katledildiği güne kadar tehditler alan, bir gün bir suikaste kurban gideceğinin bilinci içinde insanları, toplumu aydınlatmayı görev telakki eden Turan Dursun Giardano Bruno misalinde olduğu gibi hayatını bir dava
ya feda etmiştir. Aydınlığın insanlara ulaşması için bazı kurbanların verilme
si ne acıdır ki bir hakikattır. Sevgili Turan Dursun'un kendi elyazısı ile Din Bu -I- in birinci sayfasında dizelerini de çok severim:
ÖLÜRSEM
O zaman anlarsın.
Ölünce bir.
Pazar kışır
İkiyüz olur hemen yüzler
Hemen
Dersin <<neymiş meğer>>!
Ben de ölürsem eğer.
Ey ''aydın cemaat''!
Lütfen öldürme beni!
Lütfen!
Licnako ve Mutezile soruya gayet doyurucu bir yanıt vermişler bence. Benim bir şey eklememe gerek yok.
Sevgili Mutezile,
Giardano Bruno hakkında aydınlatır mısın bizi?
Mutezile
13-10-2005, 11:02
Cem kardeş;
İlhan Arsel Hoca'nın Aydın ve 'Aydın' adlı önemli eserinden -kısaltmadan- akatarıyorum:
''On altinci yüzyilin en önemli simalarindan biri de, her insan'da "ilahiligin" özünü bulan ve aklin sinirsiz gelisirligine inanan, ve toplum yasamlarindaki esitsizliklerin ve kötülüklerin "insan varligina güven ve sevgi" yolu ile giderilebilecegini savunan Giardano Bruno (1548-1600)' dur. Gençliginde Napoli'de St. Dominic Klise'sinde rahib'lik yaparken eski Yunan felsefesiyle mesgul oldu. Aristo' nun yapitlarini okudu. Bu sayede kendisine "insan varligi'nin kutsalligi" sorununu konu edindi; amaci insan aklinin gelismesini engelleyen zincirleri koparmakti. Ona göre düsünme gücüne sahip her insan için "Tanri" demek "iyiligin" ve "gerçegin" tâ kendisi demektir, ve bu sekliyle "Tanri" her insanda kendisini gosterir: yeter ki aklin özgürlügü saglanmis olsun Bundan dolayidir ki akil rehberliginden hareketle her seyi "süphe" ile karsilamak, her gelenegi ve her otorite'yi kenara atmak ve hiç bir zaman "mutlak gerçege" erisilmis kanisina kapilmamak gerekir. [160] Bruno bu düsüncelerini özellikle dinsel dogma'lara uygulamak isterdi. "Kutsal" diye bilinen din kitap'alrinin insanalri zeka bakimindan gerilettigini, ahlaken çökerttigini söylerdi. Gelisme kanunlarindan söz eder ve Doga'nin devamli bir gelisme halinde bulundugunu belirtirdi. Tüm yayinlarinda genel olarak savundugu su olmustur ki "iman" yolu ile ilim yapmak mümkün degildir; bilimsel arastirmalara baslarken o alanda "gerçek" diye bilinen ne varsa her seyi süphe ile karsilayip tekrar ele alip elestirmek, ve Tanri sözleri diye öne sürülen seyleri bile akil eleginden geçirmek gerekir. Ve iste bundan dolayidir ki Klise halki : "Eger kurtulusa ulasmak ve Cennet'lere kavusmak istiyorsaniz iman sahibi olun, imani her seyin üstünde tutun" seklindeki beyin yikamalariyle yetistirirken, Bruno aksini savunur ve : "Iman yolu ile degil fakat ancak süphecilik (akilcilik) sayesinde gerçeklere ulasabilirsiniz" formülünü salik verirdi [161]. Klise yer yüzü esitsizliklerini ve yoksulluklarini kader isi gibi gösterirken Bruno, tüm esitsizligin beserî düzen'in bozuklugundan, yani insanlarin kendinden gelme oldugunu ve ancak insan eliyle giderilebilecegini, ve insanlarin ancak bu sayede insanlik haysiyetine yarasir bir yasam düzenine çikabileceklerini belirtirdi. Bu tür görüsleri yüzünden basta Klise olmak üzere çevresi'nin hismina ugradi. 1576 tarihinde Klise tarafindan zindiklikla süçlandi ve isinden atildi. Canini kurtarmak için Fransa'ya kaçti, Toulouse ve Paris üniversitelerinde ve daha sonra Ingiltere'de Oxford üniversitesinde ders verdi ve özellikle Aristo '' nun fikirlerini okuttu. Fakat her gittigi yerde gericilerin saldirilarina ugradi. Almanya'ya geçmek istedi, izin alamadi. Ömrünün 16 yilini bir ülke'den bir digerine göç ederek geçirdi. Venedikli zengin bir tüccarin daveti üzerine Italya'ya döndü, fakat görüslerini paylasmayanlarin sikayeti üzerine yargilandi ve hapse atildi; sonunda odun atesinde yakilma cezasina mahkum kilindi. [162] . Mahkumiyet kararini dinlerken bile insan haysiyetine yarasir bir cesaretle yargiçlara söyle haykirdi: "Bu karari veren siz'ler, karari dinleyen ben'den daha fazla korku içerisindesiniz". Odun atesinde yakilmaga götürüldügü sirada söyle diyordu: "Iztirab duymaktan kaçinmayan kisi, faziletli ve hikmet sahibi olan kisi'dir; her seye akilci açidan bakan kisi , mutlu olan kisidir...". Ölüm cezasindan kurtulmak için dahi olsa görüslerini degistirmeyecegini bildirmesi, ve ateste yakilirken dudaklarini bile kipirdatmadan kendisini ölüme terketmesi , onun cesareti ve üstün karakteri hakkinda bilgi vermeye yeterlidir. Fakat emsalsiz karakteri ile, daha sonraki yüzyillarda insanligin yazgisini degistiren büyük düsünürlerin yetismesine vesile olacak, onlara örnek teskil edecektir ki bunlar arasinda Descartes, Leibnitz, Kant , Hegel gibi dev düsünürler ve onlarin araciligiyle Goethe ve Emerson dibi ünlüler yer alacaktir. Sadece fikirsel gelisme alaninda degil ve fakat insan karakterinin ve ahlakiliginin gelismesi bakimindan da insanliga en büyük hizmetlerde bulunmustur.''
Aydın ve ''Aydın''; İlhan Arsel. S.126-127-128 Kaynak yayınları.
Bu çok önemli kitabın İnsanlık Düşünce tarihinin gelişimine az çok ilgi duyan herkes tarafından okunmasının şart olduğunu düşünüyorum. (mutezile)
Çok teşekkürler Mutezile.
İnsanlık sadece biyolojik evrim değil, düşünsel, kültürel evrim de geçiriyor. Ancak bu kültürel evrim oldukça yavaş ve zahmetli, ağır faturalarla gerçekleşebiliyor anlaşılan. Giardano Bruno'da bu ağır faturaları ödeyenler arasında.