PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrim ve İslam


imhotep
28-03-2009, 19:48
Evrim ve İslam

İslam inancı üç kaynağa dayanmaktadır. Kuran, hadisler ve hurafeler. Peygamberin devrinde İslam inancının temelini oluşturan Kuran, zamanla ağırlığını kaybetmiş, hadisler ve daha sonraki yıllarda da hurafeler İslamda ağırlık kazanmıştır. Bazı uydurma hadislerle ve diğer inançlar ve kültürlerle zenginleşen hurafeler günümüz İslam inancının birincil dayanağını oluşturmaktadır. Yani günümüzdeki İslamın, Hz. Muhammed’in İslamı ile hiçbir ilişkisi yoktur.

Prof. Dr. Nihat G. Kınıkoğlu, nihatkinikoglu@gmail.com

Hurafelere teslim olmuş olan İslam, Kuran reddetmemesine rağmen, evrime karşı çıkıyor. Daha önce İslami Araştırmalar dergisinde yayımlanan, evrimi ve İslamın bakış açısını anlatan bir araştırma makalem (1), hurafelerin etkisindeki bir dinci gazetenin editörü tarafından, erkeğin kadının kaburga kemiğinden yaratıldığı iddiasıyla çeliştiği için reddedilmişti.
Avrupa’ da altı yüz yıl kadar önce, erkeğin ve kadının kaburga kemiğinin eşit sayıda olduğunu saptayan Padua Üniversitesi cerrahı Vesalius’un, Kudüs’e kadar yürüyerek gidip gelme cezasına çarptırılmasına neden olan bir Tevrat ve İncil inancı, İslama mal ediliyordu.

Aşağıdaki açıklamalarımda, din kitabı olan Kuran’ı, ayetlerini bilimsel sözler kabul edip bir bilim kitabı gibi yorumladığım anlaşılmasın (2). Sadece, Vatikan’ın bile 2 Mart 2009’da kabul ettiğini açıkladığı, hurafelerle yüklü kafalarla çelişen evrimin Kuran’la çelişmediğini göstermek istedim ve ilgilenenlerin daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilmeleri için geniş bir kaynakça verdim.

İNCİL ve KURAN

İncil insanın yaratılışından bahsederken, “Onu kendi şeklinde balçıktan yarattı sonra burnuna üfleyerek ona can verdi” der (3). Kuran’da ise insanın yaratılışını anlatan ayetlerden, insana belirli bir şekil verildikten sonra can verildiği anlamını çıkarmak mümkün değildir, aksine insana şekil vermenin yaratılıştan sonra olduğu söylenmektedir (4, 5, 6, 7, 8, 9). Buna rağmen, Müslümanlar arasında yaygın olan yaratılış inancı Hıristiyanlığınkine benzer.

Evrenin yaratılışını araştırmamızı ısrarla vurgulayan Kuran (10, 11, 12), insanın sudaki balçıktan yaratıldığını söyler (13, 14, 15). İlk canlının, yani kendi kendini kopya eden ilk DNA’nın oluşumu hakkında bilim adamlarınca öne sürülen kuramlar içinde en kabul görenleri, hayatın kendi kendini kopya eden silisyum dioksit kristalleriyle (balçık) (16), evrende ve dünyada var olan proteinlerin ve nükleik asitlerin, sodyum dioksit kristallerinin dislokasyonlarında (atomlarının dizilim kusurlarında) yerleşmesi ile başladığını ileri sürmektedir (17).

Bundan yaklaşık 4-5 milyar yıl önce meydana geldiği sanılan ilk tek hücreli canlının, DNA zinciri halkalarını oluşturan dört proteinin diziliminde zamanla oluşan, rasgele değişiklikler (mutasyon) ve bu değişiklikler sonucunda meydana gelen bir öncekinden çok az farklı, Kuran’ın deyişiyle “bir diğerine benzemeyen” (18), yeni canlılardan çevreye daha iyi uyanların daha hızlı çoğalmaları, yani doğal seçim sonucu, bugün var olan insan dahil bütün canlılar meydana gelmiştir.

İki ayak üzerinde dolaşan insan benzeri canlılar ilk defa 10 milyon yıl kadar önce görülmeye başlamıştır. Fosiller, Homo sapiens, Homo erectus, Homo rhodesiensis gibi birçok türün uzun süre beraberce var olduklarını, insanın atası olarak kabul edilen Homo sapiens sapiens’in, yok olan Neandertal insanı ile bundan 50 bin yıl kadar önce uzun süre birlikte yaşadığını göstermektedir (19).

İLK İNSAN VE ADEM

İlk insan, bir mutasyon sonucu kabilesi içinde ona insan adının verilmesine neden olan özelliği kazanan Homo sapiens sapiens, kutsal kitapların deyişiyle Adem’dir. Son yıllarda genetik çalışmalarından elde edilen bulguların fosiller ile elde edilen bulgulara önemli katkıları olmuştur. Bazı genetikçiler doğumdan sonra atılan sonlardaki hücrelerin mitokondrialarının mutasyon hızına dayanarak dünyadaki bütün insanların tek bir annenin çocukları olduğunu ve bu annenin yaklaşık 200.000 yıl önce Kuzey Batı Afrika’da yaşadığını iddia etmektedirler (20).

Kuran’a göre, Allah evreni hiç yoktan “ol” demesiyle (21), değişmeyen kanunlarıyla (22, 23) yaratmıştır. Bilim de, bugün için, evrenin hiç yoktan belki de bir kuantum dalgalanması sonucu var olduğunu, içindeki her şeyin bir müdahale olmadan, değişmeyen doğa kanunlarının etkisiyle meydana geldiğini iddia etmektedir (25).

HAYRANLIK UYANDIRICI

Her biri milyarlarca yıldızdan oluşan milyarlarca galaksinin ve bunlar kadar görkemli olan var oluşunu ve nedenini sorgulayan insanın, müdahale olmadan, evrimle meydana gelmiş olması hayranlık uyandırıcıdır. Geçen milyarlarca yıl, bu tür bir var oluşun görkeminden hiçbir şey kaybettirmediği gibi, yüzyıllık ömrü olan insanın küçüklüğünü, inananlar için zaman boyutlarının kapsayamadığı yaratıcının büyüklüğünü ortaya koymaktadır.

Bütün bunlara rağmen Müslümanların bilimin ortaya koyduğu, Kuran ile çelişmeyen evrimi değil de artık eskiyen bir Hıristiyanlık inancını benimsemiş olmaları, Türkiye gibi İslam toplumlarının en aydınlarının yaşadığı bir ülkede, ders kitaplarına heykeltıraş usulü yaratılışın konmaya çalışılması ve bilhassa TÜBİTAK gibi bir bilim kuruluşunun evrime karşı çıkması çok üzücüdür.

Söz konusu haberi okuduğum zaman Cumhurbaşkanı Özal’ın bir yemeğinde, o zaman TÜBİTAK Başkanı olan Prof. Dr. Mehmet Ergin’in, evrimi savunmam karşısında “Hayatım boyunca hiç insan olan maymun görmedim” dediğini aynı üzüntüyle hatırladım. Aynı kafaların zaman zaman bu gibi kuruluşlara egemen olması hiçbir şey değiştirmeyecektir. Bilimsel gerçeklerin üstü dergi sayfaları yırtmakla örtülemez.

KAYNAKLAR: Îslamî Araştırmalar, Cilt 7, sayı 1, 1993-1994. 2) Din Şeriat Örtünme, Cumhuriyet 25.2.2005Y. 3) İncil, Ahdiatik, Başlangıç (Genesis). 4) Kuran, A’la-2. 5) Kuran, A’raf-11. 6) Kuran, İnfitar-5,6. 7) Kuran, Mü’minun-14. 8) Kuran, Nuh-14 9) Kuran, İnsan-1. 10) Kuran, Al’i İmran-189. 11) Kuran, Bakara-164. 12) Kuran, Casiye-4. 13) Kuran, Mü’minun-12. 14) Kuran, Hicr-26. 15) Kuran, En’am-2. 16) Cairns-Smith, A.G., Seven Clues to Origin of Life, Cambridge University, Press, 1985. 17) Richard Dawkins, The Blind Watchmaker, W.W. Norton Company, 1987. 18) Kuran, En’am-99. 19) E.A.Hoebel, Anthropology: The Study of Man, McGraw-HilI Company, 1972. 20) M.H. Brown, The Search for Eve, Herper and Row, 1990. 21) Kuran, Mü’min-68. 22) Kuran, Ra’d-8. 23) Furkan-1,2. 24) Fundamental Forces, Inside Science, New Scientist, 18.11.1988


Cumhuriyet
Bilim Teknik

27.03.2009

ulpian
10-08-2009, 23:54
Aslında bence çok ilginç bir başlık...
(belki İslam bölümünde olsa daha çok katılım sağlanabilirdi, zaten bilimsel olarak evrimle değil, islami bir yorumla ilgili).

Müslüman bir arkadaşım, bu konuyu tartışırken, kendisinin evrim teorisini genel olarak kabul ettiğini, fakat sadece insan soyu için geçerli olmadığını söyledi. Yani bütün canlılar evrimle türemiş, fakat insan türü doğrudan yaratılan Adem ile Havva'dan oluşmuştu. Bunu da tabii ki, bilimsel açıklamalara değil, doğrudan Kuran ve Hadisdeki ilk insanın yaratılışı hakkındaki anlatımlara ve detaylı hikayelerine dayandırıyordu.

Kendisine şöyle sordum:
"Farz-ı muhal, bilim günün birinde, artık kimsenin görmezden gelemeyeceği ve bilim adamı olmayanların bile anlayabileceği bir şekilde insan'ın da bir evrim ürünü olduğunu mutlak olarak ispatlarsa, o zaman ne dersin?"

Böyle birşeyin mümkün olamayacağını söyledi, fakat ısrarlı yinelemelerimden sonra ('farz-ı muhal'), şöyle cevap verdi:
"O zaman Kuran ve Hadis'deki anlatımların, şimdiye kadar anladığımız gibi lafzi değil, mecazi olarak anlaşılması gerektiğini düşünürdüm."
(İslam'ın yanlış olabileceği, elbette tartışma dışı tutuluyordu zaten.)

Şahsen ben (şimdiki gidişatla) en geç dört-beş nesil sonra, evrime karşı çıkmanın artık hiç ama hiç tutunulamayacak bir tavır olacağını, 'dünya düz bir tepsidir' gibi herkese abes geleceğini düşünüyorum (belki biraz fazla iyimserce, ama tahminim bu yönde).

O zaman çok merak ediyorum. Din adamlarımızın, cemaatlerimizin tutumu değişecek mi. Acaba çoğunluk (Vatikan gibi ve yukardaki müslüman arkadaşımın ima ettiği gibi), evrimi kabul edip, Kuran yorumunu mu değiştirecek. Yoksa akın akın İslam'ı reddetme hareketi mi başlayacak?

saygılarımla

mayonez
19-08-2009, 13:05
İslam Evrim Teorisiyle Çelişmez

Nüktedan bir dostumun söylediği bir cümle sık sık çınlıyor kulağımda; Türkiye’de iki mesele hakkında ne yazarsan yaz, satar; cinsellik ve dinsellik…

Belki de sırf bu yüzden, Türk televizyonlarında tatil sezonlarında yaşanan müzmin durgunluğun panzehiri genellikle din adamlarında aranır. Eskiden Zekeriya Beyaz, İsmail Nacar gibi isimlerle zaman kazanılırdı. İnsanlar hep aynı yüzleri görmekten, aynı sözleri duymaktan sıkılmış olmalılar ki değişik simalar aranmaya başlandı. Derken, önce Cübbeli Ahmet boy gösterdi ekranlarda ve hemen arkasından Adnan Hoca namlı muhteremle şenlendik…

Cübbeli Ahmet’e değinmeyeceğim; bu meşhur “karikatür“ herkesin malumudur. Hazır; evrim, mehdi, mesih, tavşan fosilleri; “şu gördüğün laptop dabbetül arz“, “şu gördüğün hurafe devirdiğim çam“, “al işte bu da çaldığım saz“ yalanlarıyla şişirilmiş Adnan Hoca resimli balonlar yok satarken, bir iki tane de ben alıp patlatayım dedim… Bakalım bu “bum bum” seslerini duyan olacak mı?

“İslam evrim teorisiyle çelişir mi?“

diye sorarak başlayalım. Bir teorinin İslam’la çelişip çelişmediği sorusuna cevap bulabilmek için başvurmamız gereken yegane kaynak Kur-an’dır. Neden Kur-an’dır? Çünkü Kur-an İslam’ın kitabıdır. Kur-an’daki yaratılışla ilgili ayetlere bakalım buyrun;

Nuh Suresi;

14 - Oysa o sizi aşama aşama yaratmıştır.

17 - Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi.

Secde Suresi;

7- İnsanı yaratmaya çamurdan başladık.

Kur’an “mübin“, yani “açık, anlaşılır“ bir kitap olmasına rağmen ve bu ayetler de “evrim“e, -daha Kur-an’i bir lafızla söylemek gerekirse, “tekamül“ e- dair gayet anlaşılır mesajlar olmasına rağmen, bir teolog veya ilahiyatçı olmadığımızı da bilerek konuyu ehline danışıyor ve muteber İslam alimlerinin yorumlarına bakıyoruz.

İslam evrimle çelişir mi ey ulu bilgeler?

İbnü Türkete'l-îsfahânî (Füsûs Şerhi)

“Yeryüzünde ilk; madenler, sonra bitkiler, sonra hayvanlar meydana gelmiştir. Ve Allah Teâlâ
mevcut şeylerin cinslerinden her sınıfının sonunu, takip edenin başlangıcı kıldı da madenlerin sonunu ve bitkilerin evvelini mantar, bitkilerin sonunu ve hayvanların evvelini hurma, hayvanların sonunu ve insanın evvelini maymun kıldı ki, birbirine ulanma birliği bozulmadan, değişmeden, aralanmadan, kesilmeden korunsun ve birbirine bağlansın.”

Elmalılı Hamdi Yazır (Hak dini Kur‘an dili, Eser Kitabevi,Cilt 5, s.3434)

„Ve Hak teala bu mevalid ecnasından her sınıfının ahirini onu velyedenin evveli kıldı da meadinin ahiri ve nebatın evvelini mantar, nebatın ahiri ve hayvanın evvelini hurma, hayvanın ahiri ve insanın evvelini maymun kıldı ki, vahdeti ittisaliyye halel ve inhiraftan fasıla ve inkıta'dan mahfuz ve mazbut olsun için.”

Erzurumlu İbrahim Hakki Hazretleri (Marifetname, Hicri 1330 yılı, İstanbul- Ahmet Kamil matbaası, 29. Sayfa)

“Önce madenler var olmuş ki, onların başlangıcı yapışkan çamurdur. Sonra taşa terakki etmiş, ondan; cevher, demir, bakır,gümüş, altın gibi madenler; la'l, yakut, zümrüt gibi cevherlerin mertebesine yükselmeler olmuş.Ta mercana varup andan bitkisel filizlenmeler başlamış. Sonra tohumsuz biten bitkiler, sonra tohumlu bitkiler, sonra ağaçlar, sonra hayvanlar oluşmuş. Bunların bir mertebeden diğerine geçmeleri nice yıllar sürmüş. Taki hayvanlarda da tekamül olmuş ve insana benzeyen nesnas ve maymun mertebesine ulaşmış hayvan. O mertebeden de yükselinip suret'i İnsan'a gelinmiştir. O insan ki, kemal mertebelerinin suret ve siretinde terakki edip, kamil insan mertebesine ulaşmış ve ilahi ahlakla dolmuş.”

Ömer Nasuhi Bilmen ( Muvazzah Ilm-i Kelam, Engin Kitabevi yayınları, no : 1. Yeni Matbaa, İstanbul 1959, 3. Baskı, s. 145-146)

“Nebatat ve hayvanatın ve hatta insanların, tekamül tarikiyle vücuda gelmiş olmaları, aklen caizdir. Fahr-i Alem Hazretleri dilediği mahlukunu bir nevi müstakil olarak yaratabileceği gibi, bitariki tedric de vücuda getirebilir; bunda istib’ad olunacak bir cihet yoktur.”

El Biruni (Tahdidu nihayatil’l-amakin li tashihi mesafati’l-mesakin, nesr. P. Boljakoff, Kahire 1962, s. 21)

“Allah Teala, insan türünü yaratmak isteyince, O, önce uygun biçimde yerin yaratılmasını belirledi ve ona doğal şeklini oluşturacak, tekamülü temin edecek gücü verdi; doğal şekilden kastım, yeryüzünün yuvarlaklığıdır.”

Mevlana (Nicholson, Persian Lyrics, London 1931, s. 36)

‘İlk olarak o (ilk akıl) cansız dünyasında göründü,

Oradan bitkiler dünyasına geçti,

Ve birçok sene bitki hayatı yaşadı,

Sonra hayvani varlık için yol aldı

Ve aynı şekilde güzel çiçekler mevsiminde,

Bebeklerin nefes isteyip, niçin istediklerini bilemedikleri gibi,

Kendisinin, O‘na yönelme arzusunu hissedince, kurtuldu.

Tekrar, hikmet sahibi yaratıcı, ki sen O’nu bilirsin,

Onu hayvanlıktan insan mertebesine yükseltti,

Ve böylece varlıktan varlığa geçerek o akıllı oldu

...’

İbn Haldun (Mukaddime, çev. Zakir Kadiri Ugan, İstanbul 1968 (2.baskı), I. 241.245)

‘Örneğin hurma ve üzüm, hayvanlardan inci sedefi ile kabuklu sümüklü böceğe yakındır, bu iki hayvanda yalnızca dokunma ile yoklama (lems) duygusu mevcut olup, diğer his kuvvetleri yoktur. Bitkiler, bu hayvanın şekil kalıbına girmeye müsaittir. Bu hayvanlar arasında ittisal (bitişik), bunlardan her birinin en yüksek türünün kendisinden yüksek olan tabakadakinin en aşağı türüne, şekil ve kalıbına girmek istidadını haiz olmasından ibarettir. Bu tedrici bir surette fikir ve düşünce sahibi olan insanın teşekkülüne kadar yükselmiştir (maymun ve şebek gibi).’

Bütün bunların yanı sıra; İhvanu’s-Safa, İbn Miskeveyn, Cahız, Nazzam, İbn Heysem gibi müslüman evrimcilerin beyanlarına yer veremiyorum ama yukarıdaki örnekler dahi İslam geleneğinde, ideolojik mahiyetten uzak, saf bir ‘tekamül’ düşüncesinin nasıl kabul gördüğünü göstermek bakımından kafi miktarda delil ihtiva etmektedir.

Ne Kur-an’da evrim karşıtı sayılabilecek bir ayet mevcuttur ne de İslam geleneğinde XI. asrın ortalarına kadar böyle bir muhalif zihni yapılanma söz konusudur. Bu tarihten sonra; Botanik ve Biyoloji gibi bilim dallarında yaşanan duraksama, Biruni’den sonra gelen bilim adamlarının ansiklopedi ve fihrist araştırmacılığından öteye gidememeleri, müslümanların topyekun gerilemelerine yol açmıştır. Bilimde yaşanan atalet toplumun her sayfasına, hatta her satırına sirayet etmiştir.

Din dünyasında da nükseden çürüme, İsrailiyatın İslam’a sızdırılmasıyla başlamıştır. Evrim, yani tekamül İslam’da vardır ancak musevilikte ve hristiyanlıkta yoktur çünkü bu dinlerde ‘yaratılış’ kainatta başlar, Gihon ve Pishon (Dicle ve Fırat) nehirleri arasında gerçekleşir. Oysa İslam’da yaratılış Cennette vuku bulur önce.. Cennet yani oradan ‘birbirimize düşman olarak indirildiğimiz’(Bakara, 36), uzaklaştırıldığımız metafizik bir alemdir.

Musevi ve isevi inanışa göre imkansız olan bir bilimsel teoriye İslam’da da yer olmaması gerektiğine inanan israiliyatçı din cahillerinin, misyonerlerin tuzağına düşmeleri çok kolay olmuştur. Dünya çapında kabul gören ve her geçen gün güç kazanan bir bilimsel teorinin üç büyük din arasında sadece İslam’la çelişmemesi misyonerleri dehşete düşürür ve 1970’li yıllarda Türkiye merkezli propagandalarla İslami Kreationismus’u İslam dünyasında yaymaya başlarlar.

‘Sansürsüz’ adlı televizyon programında, Atatürk’ün emriyle basıldığını söylediği ve alıntılar naklettiği ‘Elmalılı Tefsiri’ni (yukarıda bu tefsirden evrimle ilgili bir pasaj verdim) dahi okumamış bir şahsın önderliğinde kurulan cemaate aktarılan paralar Almanya’yı da hayrete sevketmiş ve Stern, Süd Deutsche Zeitung gibi yayınlarda, tanesi 100 dolara mal olan bu kitapların nasıl bedavaya dağıtılabildiği sorgulanmıştır.

Aslında cevap açıktır...

Mezkur programda da belirtildiği gibi, istedikleri kadar paraya sahip olabiliyorlar...

Olabiliyorlar çünkü kendileri, Amerika’da bulunan Yaratılış Araştırmaları Enstitüsü (ICR-Institute of Creation Research) gibi güçlü bir misyoner teşkilatın Türkiye’deki ayağını oluşturuyorlar. Nitekim, bu teşkilatın yakın tarihte İzmir’de kurduğu merkezin internet sitesine bakarak (http://icr-izmir.org/index.html) yıllardır Türkiye’de evrim karşıtlığını İslam diniyle harmanlayarak sunan zihniyetin hangi kaynaklardan beslendiğini anlamanız hiç zor olmayacaktır. Bugün Türkiye’de birçok evde Kur-an bulamayabilirsiniz ancak bu zevatın, adı geçen misyoner teşkilatın kitaplarından yaptıkları derlemelerle oluşturdukları renkli resimli atlaslara, mecmualara, kitaplara hemen her evde tesadüf edebilirsiniz.

Bu nasıl bir İslami gayrettir ki, yurdumuzdaki her haneye bir adet Kur-an’ı Kerim hediye etmek yerine o kadar parayı sadece ‘İslam’ı bilimsel bir teoriyle karşı karşıya getirmek’ için harcar; ‘İsa birgün yeryüzüne inecek, Mehdi tüm dünyayı sulha ve sükunete kavuşturacak’ gibi Kur-an’da tek bir yerde ima edilmeyen, İncil ve Tevrat kaynaklı hurafeleri yaymak için saçıp savurur? İsa’nın yerküremizde yeniden zuhur edeceğine dair bir inanç en çok kimlerin işine yarar? Peki ya, müphem bir Mehdi inancından en çok kim palazlanır?

Bu soruları soralım... Her sakallıya sırtımızı ve aklımızı yaslamayalım. Beynimizi kullanalım...

İslam bilimle çelişmez...

http://www.haber10.com/makale/16595

Evrime inananlar mevcuttur hatta bu konuda makaleler bile yazılmıştır. Yeri geldiği zaman aktarmaya çalışacağım.

ulpian
28-08-2009, 06:46
Sevgili frodo'nun >şu mesajından (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=220414#post220414)< çaldığım linki bu başlık altında tekrarlamakta fayda görüyorum.

(Evrimle barışık bir İslam anlayışı ile ilgili metinlerin tek başlıkta toparlanması açısından)

http://yenisafak.com.tr/diziler/nasa/nasa04.html



saygılarımla

tensiz.denek
28-08-2009, 09:02
Evrime inananlar mevcuttur hatta bu konuda makaleler bile yazılmıştır. Yeri geldiği zaman aktarmaya çalışacağım.
Sayın mayonez,

TD sitesine geldiğinizden beri evrim konusunda sorular soruyordunuz. Evrim konusundaki düşüncelerinizin bu siteye üye olduğunuzdan beri değiştiğini söylemek doğru olur mu acaba?

Saygılar,

Sapiens
28-08-2009, 22:23
İslam Evrim Teorisiyle Çelişmez

http://www.haber10.com/makale/16595

Evrime inananlar mevcuttur hatta bu konuda makaleler bile yazılmıştır. Yeri geldiği zaman aktarmaya çalışacağım.

İşte bütün bunlar, islamın evrimidir...

Göreceksiniz, uzak olmayan bir gelecekte, en sıkı islamcılar bile evrimin Kuran'ın mucizelerinden biri olduğunu, Allah'ın bu gerçeği 1400 yıl sene önce kutsal kitapta anlatmış olduğunu iddia edecekler.

Ve klasik sloganlarını tekrarlayacaklar. "Bilim, Kuran'da anlatılanların ortaya çıkarılmasından ibaret bir uğraşıdır..."

unbe
28-08-2009, 23:10
zaten bu iddialar yapılmakta Sapiens.
yaşar nuri bunu her fırsatta belirtiyor,kuranda evrmim yazmaktadır diye.

Sapiens
29-08-2009, 00:50
zaten bu iddialar yapılmakta Sapiens.
yaşar nuri bunu her fırsatta belirtiyor,kuranda evrmim yazmaktadır diye.

Zaten benim kastettiğim o değil, Adnan Oktar veya cüppeli hocanın gelecek versiyonları...

Dünya'nın geoid olması, evrenin genişlemesi vb. bir sürü bilimsel bulguyu sahiplendikleri gibi, evrimi de sahiplenecekler ve mucize diye inanmaya hazır kitlelere gazlayacaklar...

evrensel-insan
29-08-2009, 02:15
Saygideger arkadaslar;

Evrim; yaratilissal/inancsal temelde; hristiyanlara gore bilgidir. Bilgide, tanrinin yarattigi insanoglunun bir urunudur. Yine yaratilissal/inancsal temelde; evrim; olanin yani yaratilanin evrilmesidir. Evrim, maddeye can verilisinin izahidir. Dolayisiyle; evrim; yaraticinin yaratis bicimidir.

Bu yukaridaki ifade edilisi; islamin, yarin kabul etmemesi gibi, bir sorunu yok.

Asil sorun; Islam evrimi kabul ettiginde; Turkiye'deki ateistlerin kendi farkini nasil ortaya koyacagidir.

Turkiye'deki; islamda onde gelenlerin, evrimi kabul etmesi ise; evengalizmden gelecek ufak bir emre bakar. Sonrasi zaten, medyatik propagandadir.

Bu arada, bu gelecek olan mehdi de; bunu aciklayabilir. Iste H.Yahya'nin zaten demek istedigi de; budur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

İvan Karamazov
29-08-2009, 02:27
Iste H.Yahya'nin zaten demek istedigi de; budur.


saygıdeğer evrensel-insan;

bu alıntıladığım yeri biraz daha açık anlatır mısınız?

evrensel-insan
29-08-2009, 02:34
Saygideger Ivan Karamazov;

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=217512#post217512

Mesaj 11 ve 13' u okuduktan sonra, hala sorun varsa; onu sor istersen

Saygilarimla;
evrensel-insan