Orijinalini görmek için tıklayınız : DARWİN!!!
[B]Arkadaşlar siteye dün üye oldum ve cahil insan sayısının çok fazla olduğunu gördüm.Ben doktorların baya bulunduğu bir aileden gelmekteyim ve darwin hakkında çok şey bilirim.Burda adamlar darvinin ne dediğini bile bilmeden darvinin ne yaptığını bile bilmeden.Kendisinin darvinin dedğine göre yaşadığını bile bilmeden amma konuşuyorlar yaw.Ve bazı arkadaşlara sesleniyorum uzun uzun forumlar yapıpı çok polemiğe giriyosunuz bu kadar uzun forumlar okunmaz ve gördüğünüz gibi karşınızdakiler kesin kanıtlar sahibi olmanıza rağmen inanmazlar.Çünkü beyinleri yıkanmıştır.Çünkü tek taraflı kitap okurlar.Biz iki taraftaki kitaplarıda okuyan insanlarızki.Kuranı kaç kere okuduğumu yeri geldiğinde hadisleri ne kadar okuduğumu sayfa karıştırdığımın saysını bile bilmem.Diyeceğim o ki bu tür insanlar böle şeylere inanmazlar.İnandırılamazlar.Boşa çabalamayalım.Parmaklarınızı boşa yormayalım.İyi Forumlar.
(BU ARADA DARVİN HAKKINDAKİ HER KONUDA KONUŞABİLİRİM)
Da Vinci
14-10-2005, 20:29
bu başlığın amacı ne? iddianı ortaya koy bir kere. Darwin ile ilgili ne diyosun? çok okumuşsun herşeyi okumuşsun. bravo. ama ne düşündüğünü söylememişsin.
Darwin mevzusu açılmışken, maymundan geldiğimize dair önemli bulgulardan biri kabul edilen körelmiş kuyruğumuzun (kuyruk sokumu) bazı insanlardaki haline örnek:
http://www.visual-evolution.com/images/content/newtail.jpg
Daha detaylı bilgiler:
http://www.visual-evolution.com/tails.htm
Darwin, insanlarla maymunların ortak bir atadan geldikleri iddiasını, 1871 yılında yayınlanan İnsanın Türeyişi (Descent of Man) adlı kitabında öne sürmüştü. O zamandan bu yana da Darwin"in yolunu izleyenler bu iddiayı desteklemeye çalıştılar. Ancak yapılan tüm araştırmalara rağmen, başta fosiller alanında olmak üzere, "insanın evrimi" iddiası hiçbir somut bilimsel bulgu ile desteklenemedi.
Sokaktaki insan çoğunlukla bu gerçekten habersizdir ve insanın evrimi iddiasının pek çok delille desteklenen somut bir gerçek olduğunu sanır. Bu yanlış kanının nedeni, bu konunun medyada sıkça gündeme getirilmesi ve ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmasıdır. Ancak gerçekte konunun uzmanları "insanın evrimi" iddiasının bilimsel bir temeli bulunmadığının farkındadırlar. Harvard Üniversitesi paleoantropologlarından David Pilbeam şöyle demektedir:
Farklı bir bilim dalından zeki bir bilim adamını getirseniz ve ona elimizdeki yetersiz delilleri gösterseniz, kesinlikle "bu konuyu unutun; devam etmek için yeterli delil yok' diyecektir.
Paleoantropoloji hakkında önemli bir kitabın yazarı olan William Fix ise şu yorumu yapar:
İnsanın kökeni hakkında hiçbir şüphe duymamamız gerektiğini söyleyen hala sayısız bilim adamı vardır, ancak tek eksiklikleri bir delillerinin olmamasıdır...
İnsanın evrimi iddiasının gerçekte bilimsel bir kanıtı yoktur. "Kanıt" olarak ileri sürülenler, bazı fosillerin taraflı olarak yorumlanmasından ibarettir.
"Delili olmayan" bu evrim iddiası, insanın soy ağacını Australopithecus adlı bir maymun türüyle başlatır. İddiaya göre Australopithecus zamanla ayağa kalkmış, beyni büyümüş ve çeşitli aşamalardan geçerek günümüz insanı (Homo sapiens) haline gelmiştir. Ancak fosil bulguları bu senaryoyu desteklememektedir. Her türlü ara form iddiasına rağmen, insan ve maymunlara ait fosil kalıntıları arasında aşılamaz bir sınır vardır. Dahası birbirinin atası olarak gösterilen türlerin gerçekte aynı dönemde yaşamış çağdaş türler oldukları ortaya çıkmıştır. Evrim teorisinin 20. yüzyıldaki en önemli savunucularından biri olan Ernst Mayr, One Long Argument adlı kitabında "Özellikle yaşamın ya da Homo sapienler'in kökeni gibi tarihi (bilmeceler) fazlasıyla zordur ve hatta nihai, tatmin edici bir açıklamaya direnebilir niteliktedir." diyerek bu gerçeği kabul eder.
Peki, ama "insanın evrimi" tezinin sözde dayanağı nedir?
Bu sözde dayanak, evrimcilerin üzerinde spekülasyon yapabilecekleri fosillerin çokluğudur. Tarih boyunca 6000'den fazla maymun türü yaşamıştır. Bunların çok büyük bir bölümü, nesli tükenerek ortadan kaybolmuştur. Bugün yalnızca 120 kadar maymun türü yeryüzünde yaşamaktadır. İşte, bu 6000 civarındaki nesli tükenmiş maymun türünün fosilleri evrimciler için çok zengin bir malzeme kaynağı oluşturur.
Öte yandan insan ırklarının anatomileri arasında da büyük farklılıklar vardır. Özellikle tarih öncesindeki insan ırkları arasındaki farklılıklar çok daha büyüktür. Çünkü zamanın ilerlemesiyle birlikte insan ırkları belirli ölçüde birbirleri ile karışmış ve asimile olmuştur. Buna rağmen, bugün dünya üzerinde yaşayan İskandinavlar, zenciler, pigmeler, eskimolar ya da Avustralya yerlileri arasında dahi önemli farklılıklar görülmektedir.
Evrimci paleoantropologlar tarafından "insanımsı" (hominid) olarak adlandırılan fosillerin ise, gerçekte farklı maymun türlerine ya da kaybolmuş insan ırklarına ait olmadığını gösterecek hiçbir kanıt yoktur. Bir başka deyişle, insan ile maymunlar arasında kalan hiçbir "ara form" örneği bulunmamaktadır.
Evrim teorisini iyi anlayabilmek için öncelikle "insana en yakin tür olan maymundan" türedigimiz sözünü evirip "maymundan gelme" olayina çevirme takintisindan vaz geçmeliyiz. Bunu söylerken evrimcilere göre "insanin atasinin aslinda maymun oldugunu" ima ederek evrim teorisine karsi çikiyor ve çevrenizdeki insanlari kiskirtmaya çalisiyorsunuz. Ancak sadece maymun degil, insan embryosunun diger tüm hayvanlarin embryosuyla ayni oldugunu biliyor musunuz? Insan 1/5 mm çapinda, diger hayvanlarin yumurtasindan hiçbir bakimdan ayirdedilemeyen bir yumurtadan gelisir. Embryonun kendisi gelisirken diger omurgali hayvanlarin embryolarindan ayrilamaz. Bu basamakta boyun atardamarlari kavis seklindeki dallar halinde, sanki galsamalar gibidir. Yukari omurgali hayvanlarda ise galsamalarin bulunmadigi bilinir.. Bunlarin evrim tamamlanmadan önce varoldugunu embryonun boyun yanlarinda bulunan galsama yariklari gösterir. Bir süre sonra hareket organlari meydana gelmeye baslar. Bu uzantilar hem kertenkelede, hem memelilerde, hem de kuslarin ayak ve kanatlarinda insan embryosuyla aynidir. Neticede insan "yaradilisçilar kabul etse de etmese de" bir hayvan türüdür. Zaten insanin tarifi "düsünebilen hayvan" seklindedir. Önemli olan bu "insan" denen hayvanin dogayi tahrip etmeden, çevreyi kirletmeden, kendini yok etmeden, din ugruna kan dökmeden sakince yasamasini saglayabilmektir. Aksi halde dünyada yasayan en tehlikeli hayvan olma özelligimizi korumus olacagiz.
Kaynak: Agnostic soru/cevap
Tanrı denen götlek sizin kafanızda yaratılan bir mittir. daha fazla can sıkmayın...smile97
CRONICY : Önemli olan bu "insan" denen hayvanin dogayi tahrip etmeden, çevreyi kirletmeden, kendini yok etmeden, din ugruna kan dökmeden sakince yasamasini saglayabilmektir. Aksi halde dünyada yasayan en tehlikeli hayvan olma özelligimizi korumus olacagiz.
DARWIN MANTIGI BU INSANI HAYVAN YERINE KOYMA ... BASARILAR SAYIN DARWIN ...
arkadaşım insanda zaten en zeki haywandır.haywan olarak geçer.solucanla %70 bencerliğimiz darwindir.Darwin türk düşmanı değildir.Ayrıca ne haewarda öle bir söz söylenmiştir nede diğer bilim adamlarınca.Ama sizin o okuduğunuz sızıntı mızıntı gibi dergilerde tek taraflı kitaplarda bunlar war.ARKADAŞALAR SİZE DARWİN KONUSUNUN DOĞRU OLUP OLMADIĞINI ANLAMANIZ İÇİN TEK BİRŞEY SÖYLÜYORUM.GÖRDÜĞÜNÜZ HER PROF.DOKTORA SORUN.WARMI YOKMU?ÇOK ZOR BİŞEY DEĞİL Bİ HASTAHANEYE GİRSENİZ NERDEN BAKSANIZ 5-6 TANE WARDIR PROF.DOKTORLAR.VE BÖLE CIMBIZLA ÇEKİLMİŞ LAFLARA KANMAYIN LÜTFEN.ADAM SİZE2-3 ÖRNEK GÖSTEREBİLMİŞ ANCAK BEN SİZE MİLYARLARCA DARWİNİ OLDUĞUNU İSPAT EDEN ÖRNEĞİ GÖSTERMİYORUM ÇÜNKÜ.O ÖRNEKLEREDE YALAN!!DİİP GEÇEBİLİRSİNİZ.BENİM DEDİĞİM OLAY ÇOK BASİT.HER GÖRDÜĞÜNÜZ PROFOSÖR DOTORA SORUN WE %KAÇI WAR %KAÇI YOK DEDİ KENDİNİZ BULUNUZ ANLAYINIZ.AYDIN İNSAN GERÇEKLERİ GÖRMEKTEN KORKMAZ.
DARWİN DEMEK MAYMUNDAN GELDİK DEMEK DEĞİL...DARWİN DEMEK TAVUZ KUŞU BALIK AT İNEK ZÜRAFA İNSAN MAYMUN ÖGLENA AYNI YERDEN GELDİ DEMEK.YAŞAM ŞART WE KOŞULLARINA GÖRE ÇEWRENİN FARKLI KOŞULLARINA GÖRE OLAN FARKLI ADAPTASYONLAR DEMEK.FARKLI GELİŞMELER DEMEK.ARA GEÇİŞ DÖNEMLERİNİN FOSİLLERİ WARDİIR.LÜTFEN EN AZINDAN EWLERİNİZDEKİ ANSİKLOPEDİLERİNİZE BAKIN.DARWİN DEMEK DÜNYANIN MİLYARLARCA YILDAN BERİ SÜREKLİ DEĞİŞİMDE OLDUĞU DEMEK.İNSAN DA MAYMUNDA AYNI HÜCREDEN GELDİ DEMEK.(HİÇ AKLIN ALIYOMU AYNI HÜCREDEN GEMESİNİ DİYENLERE BİR SÖZÜM VAR:SİZİN Bİ TELEVİZYONUN ÇALIŞMASINI,BİR TELEFONUN ÇALIŞMASINI AKLINIZ ALIYORMU?)WE BU TÜR ŞEYLERİN HEPSİNİ AKLINIZ ALMADIĞI HALDE BELGELERİ WE NASIL YAPILDIKLARI WAR!YANİ BİR DERGİDE BİR KİTAPTA TELEFON YAPMAYI ANLATIR WE SİZDE YAPARSANIZ OLUR...BUNU NEDEN SÖLEDİM O ZAMAN MUCİZELEREDE İNAN ONUDA AKLIN ALMIYO AMA WAR DİCEK OLAN YOBAZLAR İÇİN.WARMI Bİ YERDE mucize yapma klavuzu?ARKADAŞLAR OKUYUNNNNNNNNNNNNNN!!
İYİ FORUMLAR...
BAK KARDES USLUBUNU DÜZELTINCE OLUYORMUS DEMEKKI ... MUCIZE YAPMA KILAVUZUNA GEREK YOK KURANI KERIMI GERÇEK MANADA ANLAYABILEN BU MUCIZZELERI GÖRÜR ... BUNU AKIL SAHIBLERI ANLIYOR ...
yani benim uslubumu düzeltmem bir mucizemi?Yani sizin mucize dediğiniz bu kadar (bana göre) basit şeylermi?
Burkaycım uslubumu düzeltmemi bir mucize olarak sayman beni şaşırttı.ve mucizeleri bir tek peygamberler yapmıyormuydu?unutmaki bu laflerı ben değil sen söyledin.
benim mucize olarak bahsettiklerim denizlerin yarılması v.b. gibi zor şeylerdi.
SENIN USLUBUNUN MUCIZE OLDUGUNU BANA BULURMUSUN? KONUYU SAPTIRMA TAMAMMI ... BEN SANA NERDE BÖYLE BIR YAZI YAZDIM ? SENIN USLUBUN MUCIZE DIYE ?
heralde msjını yanlış yorumladım.kusura bakma.o zaman şöle diim kuranı okudum ve mucizeleri hala göremiyorum ne yapmalıyım?(güzin abla=)
KURANI KERIMI TEMIZ KALPLE OKU IÇINDE FESATLIK FITNECILIK YALAN DOLAN RIYAKARLIK OLMASIN OKUMAK IÇIN OKUMA ANLAMAK IÇIN OKU ... 1. MUCIZE OKUMA YAZMA BILMEYEN HZ MUHAMMEDIN BU AYETLERI NERDEN AKDIGI VE BUKADAR DÜZGÜN KAFIYELI OLUSU .. BASIT BIR ÖRNEK ...
SANKİ MUHONUN ASKERLİK ARKADAŞI GİBİ YAZMIYOMUSUN BURKAY.GÖRMÜŞ BİLMİŞ ÖLE OLDUĞUNA KANIDI WARMIŞ GİBİ.BEN SANA BİRŞEY DEMİYORUM.KURANDAKİ HERŞEY DOĞRUDUR MANTIĞINI Bİ KENARA BIRAKIP SEN OKU BENCE.
SEN BENIM YAZIMI NASIL YANLIS OKUYUP YANLIS YORUMLADIYSAN ... KURANI KERIMIDE BILMEDEN YANLIS YORUMLAMA ...
BIRKERE KURANI KERIM ALLAHIN AYETLERI BIZIM GIBI BIR INSANIN SÖZLERI DEGIL ... SONRA KURANI KERIMIN IÇINDEKILER HEPSI DOGRU ÇELISKI YOK ÇELISKIYI GIBI GELEN KONULARI ISINIZE GELDIGI GIBI YORUMLARSANIZ ÇELIKI DOGAR ... BUYÜZDEN KURANI KERIME INANIYORUZ ... HATA OLSAYDI BUGÜNE KADAR BU KITABIN HÜKMÜ KALKARDI VE INSANLAR HALEN TARTISIYOR OLMAZDI ...
darwinci maymun arkadaslarim, $empaze ablan nasil veya gorilla baban, benden selamlar soyle :)
bu site, ve bir cok sitede okudugumlara cevap ver kendini rezil etmeden bende inanayim
http://evrimaldatmacasi.com/evrimfosilyorum.php
http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/TopicList/Topic/EvolutionTheory
(ayrica siz niye o kadar avrupalilari seviyorsunuz ve onlari daha ustun goruyorsunuz, bu kadarmi a$agilik olunur)
kendiniz birsey uretin gorelim, yok darwin mis filan ...
sen niye awrupanın bulduğu kimyayı geometriyi okuyosun.ayrıca koçum insan maymundan gelmez maymunda insanda aynıı yerden gelir.ne kadar anlatsam boşşş.anlamıyo işte kas kafalar napalım adam eline kitap alıp okumamış burda konuşuyo.adamın ewinde kütüphanesi yok konuşuyo.okumuşsada hep aynı tarafı okumuş nasılsa yalan söylüyo diye karşı tarafı bile okumamış.GÖRDÜK TURAN DURSUN KİTAPLARINI OKUYANLARI.KARDEŞİM ÇOK BİLİYOSAN HER TURAN DURSUN KİTABINI ALIRSIN WE KİTAPTAKİ DİNE İLİŞKİN HER SÖLEDİĞİNİ TEKER TEKER AKSİNE İSPAT EDERSİN.BUNU YAPIN GAZETELER TV LER SİZİN PEŞİNİZDEN KOŞAR.AMA YOK YAPCAK BABA YİĞİT ADAM.TABİ POLEMİĞE GİRİM.ULAN İNANIYOSAN NE POLEMİĞE GİRİOSUN.CENNETE GİDİNCE CEHHENEME GLİR BİZLE TAŞAK GEÇERSİN.
onlar osmanlidan alip gelistirmis avrupa hayrani
insallah, bekliyemiyorum
Puhahahahha sen osmanlınınşu anki kimyayı geometriyi bulduğunu flnmı sanıyosun?
TABİ HATTA AYADA BAYRAK FALAN DİKMİŞLERDİ DİMİ.=)HAKANCIM ANANDAN BABANDAN DUYDUĞUN HACIDAN HOCADAN DUYDUKLARINLA BURDA YAZI YAZMA KOMİK OLUYOSUN.B KERE GEOMETRİYİ TÜRKÇELEŞTİREN ADAM ATATÜRK.OSMANLI DEDİĞİN ŞEY MATBAYI .ÇIKTIKTAN ANCAK 500 SENE SONRA AVRUPADAN GETİRTEBİLMİŞ BİR MİLLETTİR.OSMANLI TARİHİ OKUMANI İSTERİM AMA OKUYAMAZSIN.ÇÜNKÜ OKUMA ALIŞKANLIĞIN YOK...
Dj hakan,
daha 18 indesin anlaşılan.
sen önce 100 temel eseri oku da gel. Yok ama... sen önce "cin ali" ile başla. Durumun vahim.
Üniversiteyi kazanmayı başarabilirsen ne ala...
Ama öyle kıytırığına dalma.
Sonra gel bilmişlik falan tasla. Cin ali ile yürümüyor bu işler bilesin.
Cahile laf anlatmak deveyi hendekten atlatmaktan daha zor. Biz şimdi sana ne desek boş. Çünkü kafan dolu değilki kıymet bilesin.
Saygıdeğer Yavuz,
bizim matbayı 500 yıl gecikmeli öğrenişimizdeki hikmet islami yobaz kafalardan kaynaklanır.
Din insanı aptallaştırır. Afyondur zaten. :D
Çok ciddi forum konularının içersinde " Benim babam seni babanı döver." Noktasına geliniyor. Yukarda ki son cevabı okuyunca bunu düşünmemek elde değil.
EVRİM TEORİSİ adı üstünde bir teori! Gelin önce biraz Harun Yahya nam-ı diğer Adnan Oktar'ı tanıyalım. Evrim teorisini aklınca çürüterek, Zafer kazanmış bir kumandan edasıyla kibirlenen. Bu konuda siteler hazırlatıp yabancı kaynaklardan derledikleri yazıları kitap olarak bastırıp
"Evrim Açmazı" adıyla cilt cilt dağıtan Adnan Hocayı tanımakta büyük fayda var.
Grubun kurucusu Adnan Oktar , 1985 yilinda Istanbul'un sosyete cevrelerinde bir ''din alimi'' olarak adini duyurmaya basladi.
Zengin cocuklarini uyusturucu ve seks tuzagina dusurup santaj yoluyla cevresinde bir grup olusturduktan sonra kendini Mehdi ilan etti.
Kokain kullanirken yakalandi ve cezaevine girdi.
Cezaevinden ciktiginda askerligi gundeme gelince Bakirkoy Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastanesi'ne sevk edildi ve ''deli raporu'' verildi.
Raporlu oldugu icin cezai ehliyeti bulunmadigindan hakkinda dava acilmadi.
Saldirgan bir kisiligi olmadigi icin de timarhaneden cikmasina izin verildi.
Timarhaneden ciktiktan sonra Bilim Arastirma Vakfi'ni kurdurtup fahri baskani oldu.
Vakif, bir donem Refah Partisi'ni destekledi. Vakif, halen bazi valilerin verdigi ozel izinlerle Turkiye capinda faaliyet gosteriyor.
O dönemde istanbul emniyetinin evine yaptığı baskında yaşadığı lüks hayat tüm basında manşet olmuştu...
Darwin bir bilim adamıydı, Evrim teorisi bir yana, Beagle gemisiyle yaptığı beş yıl süren yolculuk ve Galapagos adasında yaptığı araştırmalar sadece Bioloji alanında değil coğrafyada da çığır açmıştır.
http://www.galapagos.org Sitede incelemeye değer güzellikte
bilgiler var. Darwin adına bir dernek kurulmuş ve adı Galapagos
Adasında ulusal park olarak kabul edilmiştir.
Bu ada aynı zamanda dini savunanlar için başları sıkıştıkça sığınacakları bir liman görevide görmektedir.
Görüşlerine şiddetle karşı çıkan ve eleştiren Katolik ve Anglikan kilisesine rağmen mezarı isteği üzerine yakılarak, Westminster Abbey de defnedilmiştir. ( Buraya defnedilmeyi vasiyet etmemiştir ama İngilizler onu son yolculuğunda da onurlandırarak Newton gibi ünlü bilimadamlarıyla aynı yere layık görmüşlerdir.) Teorisine din yüzünden destek vermeseler bile bilime ve bilimadamlarına verdikleri destek açısından önemli bir olay.
http://www.focusdergisi.com.tr/bilim/00134/ linkinde Dinde ki çelişkileri evrim teorisine saldırarak perdelemeye çalışanlara verilmiş cevabı okuyabilirsiniz.
YILLARDIR ISLAMIN KURANI KERIMINE UYDURMA IFTIRALAR ATILAN BINLERCE KITAP YAZILIYOR KIMSENIN GIKI ÇIKMIYOR BIRININ DE ÇIKIP CILD CILD INANMAYANLARA KARSI BAZI UYDURUK CÜMLELER SARFETMESINE SASIYORSUNUZ ... BU BIR ÇELISKI DIR ...
Burkay Bey,
“YILLARDIR ISLAMIN KURANI KERIMINE UYDURMA IFTIRALAR ATILAN BINLERCE KITAP YAZILIYOR KIMSENIN GIKI ÇIKMIYOR BIRININ DE ÇIKIP CILD CILD INANMAYANLARA KARSI BAZI UYDURUK CÜMLELER SARFETMESINE SASIYORSUNUZ ... BU BIR ÇELISKI DIR ...”
Kimsenin gıkı çıkmıyor mu! Eminmisiniz? Gerçek çelişki, Cevap veremediklerini susturmaya çalışmaktır.
Teslime Nesrin,
Yazdigi ilk kitabindan sonra banglades hukumeti pasportuna el koymus. Yazdıkları nedeniyle islami çevrelerin tepkisini çekmiş, öldürülmesi için fetva çıkarılmıştı… Şu anda Fransada yaşayan. yazar 2004 Yilinda UNESCO dan Hoşgörü ödülü almıştır. Nesrin, kadın-erkek eşitliğini savunduğu ve yeni bir medeni kanun istediği için radikal İslamcı militanlardan ölüm tehditleri almaya devam ediyor.
liberation
"heaven for women lies at the feet of their husband."
women, they say, improperly care;
for husbands, shirk their duties daily.
but, lured by the promise of paradise,
they lick dirt and dust off their husbands' feet.
those were learned men who framed such promises.
the time has come to extinguish such myths,
to set afire such learned laws,
and right the wrongs
that pollute our earthly paradise.
Özgürlük
“ kadınlar için cennet yalanı kocalarının ayakları seviyesindedir.”
Onlar der ki, Uygunsuzca ve önemsemeden;
Kocaları için, (*Şirktir) paylaşmaktır kadınların günlük görevi.
Fakat cenettin cazibeleri için,
Yalamalıdırlar kocalarının kirli ve tozlu ayak seviyelerini.
Bunlar öğrenmiştir, Erkeklerce çevrelenmiş vaatleri.
Gelecektir zamanı sönecek olan bu mistizmin.
Alevler içinde yanacak olan bu öğretilen kanunların.
Ve yanlış doğrulanacak
Bu kirli dünyevi cennetimizde
ShRK (شرك). İslamiyette, allaha ortak koşmak anlamında kullanılır
Arapça günlük kullanımda ise paylaşmak, ortak etmek olarak geçer.
Çeviri hatalarım var ise lütfen kusura bakmayın. Şiirde çeviri çok zor oluyor.
Salman Rüşdi
Hindistan kökenli İngiliz vatandaşı yazar. 1989'a kadar edebiyat çevrelerde yapısalcı romanları ile tanınan bir isimdi. Muhammed ve yakın arkadaşlarını tahkir eden 'Şeytan Ayetleri' romanı üzerine İran devrim önderi Humeyni tarafından ölüme mahkum edildi. Kellesi Hindistan, Mısır ve Pakistanda 2,8 milyon dolar etmektedir. Bin Ladenin bu ödülü iki katına çıkarttığı biliniyor. Dünyanın bir çok ülkesinde aleyhinde yapılan kitlesel gösteriler Şubat 1989 gündemini oluşturdu. Aziz Nesin'in eserin Türkçe çevirisini basma isteği Sivas Olayları'na kadar gerilen derin izler bıraktı. 11 Eylül sonrasında, Onu öldürmenin şahsını kahramanlaştıracağı düşüncesiyle islami gündemden çekilen yazar şu anda Amerikada yaşamaktadır.
Turan Dursun
Detaylı bilgi için, Bakınız ; turandursun.com - TANIYALIM
Gerçek çelişki, Cevap veremediklerini susturmaya çalışmaktır.
ÇELISKI ISLAMI YIPRATMA POLITIKASI ALTINDA IFTIRA UYDURMA ... DETAYLI YAZILAR YAZMAYA GEREK YOK OLAYIN ÖZÜ ÖNEMLI ... NIYETLERI BELLI OLAN INSANLAR ... NEDEN ISI GÜCÜ YOKMUS GIBI ISLAMA KARSI KITAP YAZMA GEREGI DUYUYOR INSANLAR ? SONRADA BENIM AÇMIS OLDUGUM BIR TOPIC ALTINDA ( HERKEZ SITEDE BIRIBIRINI GÖRSÜN FIKRI ) KORKU IÇINDE OLAN INSANLAR ... NEDEN BU KORKU ? BASTA YAPILAN ISLAMA KARSI OLAN GAYYRI SAMIMI VE IFTIRALARDAN DOLAYI ... ZORUNLARI NE BU INSANLARIN ISLAMI KÖTÜLEYIP KARAMALARININ BANA ANLATABILIRMISIN ? PASTE YAPMA KENDI FIKRINI SÖYLE ...
senin iftira dediklerin kimi insanlar için değil mühim olan tartışmanın cinayet boyutuna gelmemesi. herkes kendi fikrini söyleme konusunda özgürdür. ancak kimse birbirini öldürme konusunda özgür değildir.
EVET KIMSE SAVAS HARICI BIRIBIRINI ÖLDÜRME ÖZGÜRLÜGÜNE SAHIP DEGILDIR ... AMA NERDE O ISLAMIN YASAK ETIGI KANUNA UYANLAR ? AVRUPA KAN GÖLÜ ... IRAK KAN GÖLÜ ORTA DOGU KAN GÖLÜ ... BURALARDADA KURANI KERIM KANUNLARI VAR AMA UYGULAMIYANLAR VAR SONRA ÇIKIP BIZ SERIATCIYIZ ALLAH IÇIN ADAM ÖLDÜRÜYORUZ ALTINDA PROVAKASYON YAPIYORLAR VE INSANLARI UYUTMAYA ÇALISIYORLAR ..
NEDEN ISI GÜCÜ YOKMUS GIBI ISLAMA KARSI KITAP YAZMA GEREGI DUYUYOR INSANLAR ?
Bunun nedeni çok basit. Teslime Nesrin, Salman Rüşdi, Turan Dursun, Albert Einstein, Stephan Hawking ve daha nice isimler birer semboldür. Yazar, Bilimadamı, Şair... Meslekleri ne olursa bilimin ışığında yol göstermeyi asli görev kabul etmişlerdir.
Nesrinin yazarken işi gücü yokmuymuş!!! Bunu ancak özgürlük ve düşünme kavramının bilincinde olamamış bir zihniyet söyleyebilir. Bu insanın Kadını bir köle gibi gören islam kurallarına başkaldırarak yazması, Yaşamın ve inançların anlam kazanabilmesi için gereken en öncelikli iştir. Bu öncelik kadın olsun erkek olsun insan hayatını kutsal kabul eder. Din karşıtı kitaplar sadece islama karşı yazılmamıştır... Umarım, bu seferde İNSANLARIN NEDEN KİTAP YAZMAYA İHTİYACI VAR? Demezsin..
DETAYLI YAZILAR YAZMAYA GEREK YOK OLAYIN ÖZÜ ÖNEMLI…
Nede güzel açıklamışsın. Oysa olayın özü detaylarda saklıdır. Bir resmi bütünsel olarak algılayabilmek ve kavrayabilmek için o resmin en ince detaylarını dahi görebilecek bakış açısına sahip olman gerekir. Detaylı yazılar kafanı karıştıyor ve cevap vermekte zorlanıyorsan, Ya da detayda ki gerçekler seni rahatsız ediyorsa, Bunu GEREK YOK olarak ifade etmene hiç gerek yok.
BURALARDADA KURANI KERIM KANUNLARI VAR AMA UYGULAMIYANLAR VAR SONRA ÇIKIP BIZ SERIATCIYIZ ALLAH IÇIN ADAM ÖLDÜRÜYORUZ ALTINDA PROVAKASYON YAPIYORLAR VE INSANLARI UYUTMAYA ÇALISIYORLAR ..
Bunu yapanların şeriatçı oldukları için yaptıkları doğrudur. Şeriat adı altında ama provakasyon yapmıyorlar. Kuranda emredileni yapıyorlar.
Tatmin oldunuz mu Burkay bey ! Neden alıntılardan rahatsız oldunuz? Burada savunduğunuz kendi değerlerinizin tamamı alıntılardan ibaret değil mi? Bu değerleri kendi cümlelerinizle ifade etmiş olmanız fikrin özünü değiştirir mi? Unutmayın dinde zaten ekleme olamaz. Allah kelamı olduğu gibi kabul edilir. Kusursuz kabul edilir. Doğru kabul edilir. Açıktır, Nettir. Sizin yaptığınız kısır bir döngü içersinde kelimeler üretmekten başka bir şey değildir. Sizi düşünmeye davet ediyorum. Hiç bir inanç ve önyargı altında kalmadan düşünmeye...
:Bunu yapanların şeriatçı oldukları için yaptıkları doğrudur. Şeriat adı altında ama provakasyon yapmıyorlar. Kuranda emredileni yapıyorlar. KURANDA NE EMREDILIYOR SEVGILI KARDESIM ? HANGI AYETDE SERIAT IÇIN SAVASIN DIYOR ? ( SAVAS HARICI ) BANA AYET YAZARMISIN ?
SONRA SENIN YAZDIGIN .Bunun nedeni çok basit. Teslime Nesrin, Salman Rüşdi, Turan Dursun, Albert Einstein, Stephan Hawking ve daha nice isimler birer semboldür. Yazar, Bilimadamı, Şair... Meslekleri ne olursa bilimin ışığında yol göstermeyi asli görev kabul etmişlerdir.
BILIMIN ISIGI BASKA DINLERI ELESTIRMEK MI BU MU BILIMIN ISIGI ? OLAYLARI SAPTIRMAMI ? ÖZGÜR DÜSÜNCE BASKA KENDININ INANMADIGI DININ MANEVI DEGERLERIYLE OYNAMAKMI BU MU BILIMIN ISIGI ... KANDIRMA KENDINI ... BILDIGINI SANMA BILMEDIGINI DÜSÜN ...
Dj hakan,
daha 18 indesin anlaşılan.
sen önce 100 temel eseri oku da gel. Yok ama... sen önce "cin ali" ile başla. Durumun vahim.
Üniversiteyi kazanmayı başarabilirsen ne ala...
Ama öyle kıytırığına dalma.
Sonra gel bilmişlik falan tasla. Cin ali ile yürümüyor bu işler bilesin.
Cahile laf anlatmak deveyi hendekten atlatmaktan daha zor. Biz şimdi sana ne desek boş. Çünkü kafan dolu değilki kıymet bilesin.
ben 22 yasindayim 1 ve cok kitab okuyorum, sen benim buyugum olabilirsin daha cok kitab okumus olabilirsin ama bu benim icin bi anlama gelmiyor.
hem buyugum olabilirsin ama akil kucugumsun
Puhahahahha sen osmanlınınşu anki kimyayı geometriyi bulduğunu flnmı sanıyosun?
TABİ HATTA AYADA BAYRAK FALAN DİKMİŞLERDİ DİMİ.=)HAKANCIM ANANDAN BABANDAN DUYDUĞUN HACIDAN HOCADAN DUYDUKLARINLA BURDA YAZI YAZMA KOMİK OLUYOSUN.B KERE GEOMETRİYİ TÜRKÇELEŞTİREN ADAM ATATÜRK.OSMANLI DEDİĞİN ŞEY MATBAYI .ÇIKTIKTAN ANCAK 500 SENE SONRA AVRUPADAN GETİRTEBİLMİŞ BİR MİLLETTİR.OSMANLI TARİHİ OKUMANI İSTERİM AMA OKUYAMAZSIN.ÇÜNKÜ OKUMA ALIŞKANLIĞIN YOK...
sen ingiliz kardeslerinin kitablarini okursan tabi ki biz yaptik diyorlardir, osmanli hintlerden filan alip gelistirmi$, bati da bizden alip geli$tirmi$ bunu da bilmiyorsan,...daha cooook kitap okumalisin
endulus teki eserleri adamlar tecrume edip ben yazdim demisler, bunu gecenlerde hollanda kanallinda izledim, daha cok var ama sen a$agilik duygusundan ve avrupa hayranligindan tabi ki bilmiyorsun
kimyayi, atom u ... biz bulduk inanmasan ara$tir, ama senin gibilerin nasil oldugunu herkes biliyor
Dj hakan,
daha 18 indesin anlaşılan.
sen önce 100 temel eseri oku da gel. Yok ama... sen önce "cin ali" ile başla. Durumun vahim.
Üniversiteyi kazanmayı başarabilirsen ne ala...
Ama öyle kıytırığına dalma.
Sonra gel bilmişlik falan tasla. Cin ali ile yürümüyor bu işler bilesin.
Cahile laf anlatmak deveyi hendekten atlatmaktan daha zor. Biz şimdi sana ne desek boş. Çünkü kafan dolu değilki kıymet bilesin.
gec kaldin ben mastir imi aldim bile hemde informatica uzerine, sizin gibiler amma da cok bilmi$ler
cin, hoca, haci ne alaka, kim demi$
ben avrupada yasiyorum maalasef ve burda hoca yok ki kendi kendinize hikayeler yaziyorsunuz
KURANDA NE EMREDILIYOR SEVGILI KARDESIM ? HANGI AYETDE SERIAT IÇIN SAVASIN DIYOR ? ( SAVAS HARICI ) BANA AYET YAZARMISIN ?
Selam Burkay,
Sorun gerçekten ilginç … Hem hangi ayette şeriat (yani allah kanunları) için savaşın diyor bunu göstereceğim hem de bu durum savaş harici savaş olacak!!! Yinede sorunu idrak etmeye çalışarak cevaplıyorum.
NİSÂ
(71) Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin.
Dikkatini çekerim, Küçük birlikler ile ancak gerilla mücadelesi yapabilir… Normal bir savaşa girilemez.
NİSÂ
(74) O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükafat vereceğiz.
Bu ayet sorunun cevabını sorun çelişkili olsada, Net bir şekilde veriyor Burkay. Gidip allah için amerikan senatosuna canlı bomba olarak girersen yada önemli bir kafiri sırtından hançerlersen mükafatın çok büyük!! Bunun için başarılı olmanda gerekmiyor o yolda ölmen yeterli...
Elbette bilimin amacı dinleri eleştirmek değil. Manevi değerlerle oynama gibi bir kaygısıda olamaz zaten. Manevi değerlerle ilgilenen Dindir. Bilim, Korku ve önyargıları kabul etmez. Aydınınlanan noktada bilinir gerçek. Esas küfr ve hakaret dini kullanarak insanların saf ve temiz duygularını sömürenlerden gelmektedir. :(
SElamün aleyküm cemaat. sanada selam yavuz87. ailende odktor çokmuş. bakalım ne kadar çok.
DARWİN döneminde, hücrenin komplex yapısı hakkında hiç birşey bilinmiyordu.
ilk canlı hücresinin, hatta bu hücrenin içindeki milyonlarca protein molekülünden tek bir tanesinin dahi kendiliğinden oluşmasının imkansız olduğu, akıl ve mantığın yanı sıra, ihtimal hesaplarıyla matematiksel olarak da kanıtlanmıştır. Yani evrim daha ilk aşamada, ilk canlı hücrenin varoluşunu açıklama aşamasında çökmüştür.
En küçük canlı birimi olan hücre, evrimcilerin iddia ettikleri şekilde ilkel ve kontrolsüz dünya koşullarında rastlantılar sonucu asla oluşamadığı gibi, 20. yüzyılın en gelişmiş laboratuvarlarında bile sentezlenememiştir. Canlı hücresinin yapı taşı olan amino asitlerden ve bunların oluşturduğu proteinlerden yola çıkarak değil hücre, hücredeki mitokondri, ribozom, lizozom, hücre zarı, golgi aygıtı, endoplazmik retikulum, vs. gibi organellerinden tek bir tanesi bile oluşturulamaz. Dolayısıyla evrimin tesadüfen oluştuğunu iddia ettiği ilk hücre yalnızca hayal gücüne dayalı bir fantezi ürünü olarak kalmıştır. darwin fantazi yapmıştır.
sadece hücrelerin ve atomların yapısına bakarak bile onları kontrol eden bir güçün olduğunu anlayabiliriz.
"ilk canlı hücresinin, hatta bu hücrenin içindeki milyonlarca protein molekülünden tek bir tanesinin dahi kendiliğinden oluşmasının imkansız olduğu, akıl ve mantığın yanı sıra, ihtimal hesaplarıyla matematiksel olarak da kanıtlanmıştır." ARAFAT
Neden herseyi bir anda olustugu gibi sacma fikire sahipsiniz? Bir tek hücrenin olusmasi icin milyonlarca yil gecti, Adnan hocan ihtimal hesabi yaparken zamani(kasitli olarak) nedense gözardi ediyor. Evet Darwin zamaninda hücre yapilari hakkinda hic birsey bilinemiyordu ama bugünkü bilgiler(genetik, dna, rna vs..) darwinin arastirdigi "türlerin secilimi" kuramini tamamen dogruluyor.
Bu tip seyleri Harun Yahyanin "Hayatinizi degistirecek eserler" yerine bilim kitaplarindan okuyun ya da bilim adamlarina bu islerle ugrasanlara sorun.
SEVGILI KARDESIM QUARK ÖNCE CEVABIN VE USLUBUN IÇIN TESSEKKÜR EDERIM .. SENIN YAZMIS OLDUGUN O AYET VARYA NISA SURESI 71. AYET :71. Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin.
72. Şüphesiz, aranızda öyle kimseler var ki, (onların her biri savaşa gitme konusunda) hakikaten pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse, “Allah bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım” der.
73. Eğer Allah’tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der: “Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarıya (ganimete) ulaşsaydım.”
74. O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükafat vereceğiz.
AYETIN DEVAMI BU SEKILDE VE KURANI KERIM BENIM KITABIM YANI ISLAMA INANLARIN KITABI ONU BANA ANLATMAYIN SEVGILI KARDESLERIM ... BU YAZDIGIN AYET SAVAS DÖNEMINDE INAN AYETLERDEN ... KÜÇÜK BIRLIKLER HALINDE SAVASA GIDIN DEMEKDE KI AMAÇ ZATEN O DEVIRDE AZ OLAN MÜSLÜMAN LARIN AZ KISI OLARAK SAVASA GITMEYIN KÜÇÜK BIRLIKLER DAHILINDE VEYA TOPLUCA GIDIN DENIYOR ... BIRDE SUNU YAZMISSIN : Bu ayet sorunun cevabını sorun çelişkili olsada, Net bir şekilde veriyor Burkay. Gidip allah için amerikan senatosuna canlı bomba olarak girersen yada önemli bir kafiri sırtından hançerlersen mükafatın çok büyük!! Bunun için başarılı olmanda gerekmiyor o yolda ölmen yeterli...
EGER SAVAS DISINDA ALLAH INSANLARA ÖLDÜRÜN DIYORSA BU YUKARIDA YAZMIS OLDUGUN INSAN DISI OLAYLAR SENI HAKLI KILAR ... AMA ALLAH SAVAS HARICI SVASI VE INSANI ÖLDÜRMENIN HARAM OLDUGUNDA AYETINDE BELIRTIYOR ...
[quote="burkay"
BU YAZDIGIN AYET SAVAS DÖNEMINDE INAN AYETLERDEN ... KÜÇÜK BIRLIKLER HALINDE SAVASA GIDIN DEMEKDE KI AMAÇ ZATEN O DEVIRDE AZ OLAN MÜSLÜMAN LARIN AZ KISI OLARAK SAVASA GITMEYIN KÜÇÜK BIRLIKLER DAHILINDE VEYA TOPLUCA GIDIN DENIYOR ...
...[/quote]
o dönemde bu ayetler indiği sırada savaş olmasasydı bu ayetler inmeyecekmiydi yani?
cronicy bu tarz evrimsel oluşum hesapları yaparken dünyanın yaşını gözardı etmemenı öneririm.
artık insanların neyin nerden alıp yazdığı gibi tartışmalarıda bırakın bence. o harun yahya yı okuyup yazıyorsa bende senin benzer sınırlı kaynaklardan faydalandığını iddia ederim. tartısmadakişiler üzerinde tıkanır kalır.harun yahya nın yada diğer ismiyle adnan oktar ın kişiliğiyle ilgili konuşmak ta ayrı bir saçmalık. vereceğin cevaplar varsa harun yahya nın fikirleri de olsa veriri gecersin.ne yani harun yahya nın kendisi bu forma tartişmaya gelse cevap vermeyecekmısın.
sana burkay tarzı bir soru sorayım sen adnan oktar'ın avukatımısın ? :D
o dönemde bu ayetler indiği sırada savaş olmasasydı bu ayetler inmeyecekmiydi yani?
ALLAH AYETLERI INDIRIYOR BEN DEGIL NEYIN EN GÜZEL BIR BIÇIMDE OLDUGUNU O BILIYOR BIZ DEGIL ... O DÖNEMDE SAVAS OLMASAYDI BU AYETLER INMEYECEKDI ...
yani ayetler o günün koşullarına göre mi indi demek istiyorsun, koşullar daha farklı olsaydı ayetlerde farklı mı olacaktı ?
KURANI KERIM HER DÖNEM IÇIN INSANLARA BIR HABER GÖNDERMISTIR SABIT BIR ZAMAN IÇIN DEGIL ..
avukat değilim aslında bu tarz konuşmalara katılma taraftarıda değilim.hiç bir zaman magazinel olaylar ilgimi çekmedi.adnan oktarın hayatı benı darwının hayatından daha fazla ilgilendirmiyor.
ayetlerin iniş şekilleride evreni parcalara böldüğün zaman sorun anlamlı olabılır.ama genelde evren özelde insan yaşamı bir bütündür.Allah katında saklı olan O nun sana dayattığı kaderin değil sana verdiği özgür iradenle bile ne yapabileceğini bilme bilgisidir.yani olaylar değişseydi ayetler değişecekmiydi veya gelmeyecekmiydi demek Allahın bu sıfatını görememekdemektir.senin iradenle değiştirebileceğin olaylar bile Allah tarafından bilindiği için ayetlerin gelmesi de bunlara bağlantılıdır.yani kopmaz bir bütünün parçalarıdır.
sadece yazım hatası my-zone:)
debun ne demek anlayamadım
aurıca son yazdığından benim anladığım sana göre daha başka türlü olması imkansız bilinmeyen için farklı alternatifler üretilebiler. bilen için ise alternatif yoktur. seçenekde yoktur, dümdüz giden tekbir yol vardır. bu açıdan bakıncada senin düşencenden benim çıkartımım özgür irade de yoktur.
ayrıca son yazdığından benim anladığım sana göre daha başka türlü olması imkansız bilinmeyen için farklı alternatifler üretilebiler. bilen için ise alternatif yoktur. seçenekde yoktur, dümdüz giden tekbir yol vardır. bu açıdan bakıncada senin düşencenden benim çıkartımım özgür irade de yoktur.
yazdığımı tekrar oku istersen.şimdi çıkmam lazım.bugün tekrar gelecem.anlatmaya çalışırım.
okudum.senin yazdıklarından yukarda yazdıklarım çıkıyor.
Cronicy; madde kendiliğinden var olmaz. olan birşeyin bir yaratıcısı mutlaka olmalıdır. şu zaman kavramını bi ortaya atmayın. zamanla herşey düzene girseydi dünyanın sonu yaklaşmazdı. zaman düzeni oluşturmaz. atom ve hücrenin yapısı ise akıl almıyacak kadar mikemmel bir tasarıma sahiptir. o bilim adamı dediğiniz darwin ve onun kandırdığı bilim adamalrı, allahtan korkuyolar ve onun la yüzleşmeyi hazmedemiyorlar. kendi vijdanlarını rahata kavuşturmak için çok güzel bi royun oynuyolar. oyunu ismi ise "kendini kandır ve gerisini düşünme, çünkü tanrı yok. malları yayarak hayatına devam et" işte oyunun ismi bu. herifler vijdan hürriyeti için allahı yok kabul edip birde kendilerini buna inandırmaya çalışıyolar. eğer evrim doğru olsa idi. canlılarda çiftleşme olmazdı. mantıksal olarak saçmadır. bir hücre tesadüfen doğal koşullar ile yaratığa dönüşsün. sonra diğeride onun dişisini oluştursun. sorna bunlar çiftleşim üresinler. bunlara çocuk bile inanmaz. bu kadar komik olmayın. eğer hücre kendiliğinde oluşup çoğalabilecek kadar hür iradeye sahip olabilseydi ölümede çare bulurdu. hikaye anlatmayın kimseye. evrimim hiç bir bilimsel kanıtı yoktur.
yavuz 87 yi ciddiye alıp üşenmeden yazılar döşenmişsiniz..
A L İ T O P U A T....
O Y A B U R A Y A G E L...
O Y A T O P O Y N A..
tüh bu da çok entel oldu şimdi !
neyse çıkayım..(utandım !)
Haklısın rutkay kardeşim. ciddiye aldım. çünkü ailesi doktor muş. önemli insnalar onlar. her ne kadar tıbbın ileride olduğunu savunup da bir yandanda hastaneelrde yanlış iğne sonucu hayatları mahvetselerde onlar önemli insanlar. hayat kurtardıklarıda görülmüştür. inanmassan yavuza sor. herşeyi biliyo.
her insan önemlidir aslında. yavuzu ciddiye almamın sebebi ise insan olmasıdır. oda allahın kuludur. ben insanları allah için ciddiye alırım. ciddiye alınmayacak kadar değersiz olsalar bile.
http://www.evrim.arsivi.com/
http://bilim.ficicilar.name.tr/sayfa/evrim_teorisi.html
Arafat, maddenin kendinden var olup olamayacagi ayri bir konudur. Seninle onu daha sonra tartisiriz istiyorsan. Konumuzu simdi saptirmadan evrime dönelim. Hersey cift olarak bir anda yaratildiysa, Allah erkeklerde neden ise yaramayan memeler olsun istemistir??? (Ki Allah ilk önce Ademi sonra Havvayi yaratiyor.!!!)Apandist diye bir kalin bagirsak uzantisi hicbir ise yaramadigi halde niye vardir, ise yaramadigi söyle dursun arada bir iltahaplanarak insanda hayati tehlike bile olusturmaktadir.(Allah böyle ise yaramaz birseyi nicin insanda olsun istemistir???) Yarasalarin gözleri oldugu halde nicin göremezler???Yoksa Allah onlari süs olsun diye mi yaratmistir. Kuslarin Ayak tabanlari neden tüylerle degil ama pullarla kaplidir. Bunlar kuslarin sürüngenlerden evrimlestiginin göstergesi degilse nedir??? Kuyruk sokumu diye bir kemik parcasi niye vardir??? kuyruklu bebek dogumlari neden olur??? (Bu cogu zaman anne ve babaya söylenmeden ameliyatla alinir). Bütün memelilerin neden 5 parmagi vardir??? Balinalarda bile yüzgec altlarinda 5 kücük kemik uzantisi mevcuttur. Bütün bunlari evrim teorisi olmadan bana aciklayabilir misin bir zahmet???
allahın işi. biraz araştırıp açıklarım insallah.
Sen bana yunuslarda bulunan ( aynı zamanda deniz altılarında kullanılan sonar sistemini), göçmen kuşların hava boşluğundan yararlanarak enerji tasarrufu sağlamasını, kuşların doğar doğmaz yıldızların yerlerini bilmesini ve yıldızlara bakarak yön bulmasını, arıların belirli hareketlerle güneşin her 4 dakikada 111 km sapamsını farketmesi ile 100 lerce metre ötedeki çiçeklerin mevkilerini tarif etmesini, dişi sivrisineğin kimya labaratuvarı gibi vücudunu, açıklarsan sorunun cevabını almış oalcaksın. açıklayaamssan ben sana açıklarım.
Yunuslardaki sonar sistemi, cikardiklari yüksek frekanli bir ses ile bu sesin belirli objelere carpip geri yansimasindan bu objelerin kendilerine olan yakinligini algilamalaridir. Bu onlarin binlerce yil boyunca evrim ve kalitim yasalariyla sahip oldugu bir özelliktir.(Senin muhtemel cevabini da vereyim "Allah bir anda ol demis ve böyle olmustur.) Kuslarin hava boslugunu kullanip gücten ve enerjiden tasarrufu senin bisklet sürerken bayir asaga giderken pedal cevirmene gerek duymaman(Bence cok acik oldu.) Kuslarin yildizlar vasitasiyla yön bulmalari senin zamanla konusmayi ögrenmen veya ic güdüsel olarak atese fazla yaklasamaman gibi bir olay. Arilari pek fazla inceledim ama senin aciklamani tahmin ediyorum. "Allah ol dedi ve öyle oldular". Sivri sinegin kimya laboratuari gibi vücudu, senin pankreasinin besinleri yakmasi icin ürettigi kimyasal organik enzimler gibi. Aslinda her canlinin kimya laboraturi gibi bir vücudu var. Ama bu özellikler bir anda ol denip olmamis, binlerce yil boyunca yenilen besinlere veya tennefüs edilen havadaki oksijen miktarlarina göre kaltim ve evrim yasalariyla olusan özellikler.
Sana bir sey söyleyeyim mi? Aslinda bende senin gibi yapip Allah ol dedi ve oldular desem ne kadar rahat olurdum, böyle seylere hic kafa yormazdim senin gibi. Yeni ortaya cikan virüslere karsida hic bir bilimsel calisma yapmazdim, nasilsa hersey Allahin isi, o bulsun caresini...ölen ölsün kalan saglar bizimdir...Iste islam, iste din ve iste böyle devletlerin bugünkü halleri................................
Sorunun cevabını çok güzel vermişisin. hayvanlardaki mükemmel sistemi çok güzel açıklamıssın. tamma evrim vardır diyelim. erkeklik ve dişilik kavramına ne sallıyacaksın. mademki canlılar kendiliğinden tesadüfen oluştu. e o zaman tesadüfen iki cins olup birbirlerini döleyerek çoğalabilme yeteneklerine ne demeli. yani hücreler bu kadar mükemmelmi. herşeyi biliyolarmı. hayatta kalabilmek için herşeyi yapabilyolarmı. eğer herşeyi yapabilecek kadar mükemmel olsalardı ölüme çare bulamazlarmıydı. mesela bir insan 28 yaşına kadar sürekli gelişip büyürken neden birden bire duruyo. daha büyük olsun. sürekli hücreler yenilensin. hiç yaşlanamsın. yoksa sizin mükemmel dediğiniz herşeyi çok iyi yapan dediğiniz zaman sürecinde ecrimleşim müekmmel tasarımlar meydana getiren dediğiniz hücre yaşamının sona ermesine çare bulamıyormu. siyelimki haklısın. hücre bu kadar mükemmel. hatta hücre ta kendisi olan sensin. yani o küçük sperm parçası biziz. peki bunca gelişimden neden haberimiz yok. neden herşey bizim kontrolümüz sışında gelişiyo. demekki hücre bunları yaparken bilinçi değil. eğer hücre tüm bunları bilinçli olarak yapsa idi bunda (hücrenin kendisi olan bizim) de haberimiz olurdu. demekki hücreyi kontol eden bir güç var.
senin cevapların bitmez. sen inanmamak için uğraşıyosun. sizin işiniz muahlefet. ben ne dersem diyeyim sen ispatlanmamış bir sürü teori ile karşıam geelceksin. bunlardan biride evrim. bir şeyin ispatlanamsı için deney yapılması gerekir. "öyleyse bana yapılmış bir deney göster. eşşekten sineğe dönüşen bir canlı göster. deneyler ile bizde görelim." gibi polemikler geçicektir aramızda. ve muhabbetin seviyesi düşecektir.
maksat kabul etmemek ise bu çok kolay. ben diyorumki, hücre nasıl şekilleneceğini nerden biliyor. sen dieyceksinki "dna sında yazılı." peki nasıl yazılmış. tamam babadan çıkan sperm babadan çıktığı için genetik özellikkler taşır. yani babaya benzemek için şekillenir. peki ilk canlı nasıl şekillendi. neye benzedi. en basiyinden ben atmosfere sperm bıraksam bir zaman sonra kendiliğinde yaratığa dönüşürmüğ. yoksa olamsı gereken kimyasal ortam olamdığı için ölürmü.
hodri meydan. herşey açık. siz darwin amcamın fantazisine kurban olmuşsunuz.
allah ol demedi. o atomu yaratarak maddeye çekim kuvvetini verdi. hücreleri yaratarak çoğalma yeteneği verdi. ve ondan sonra ol dedi. hücrenin zekası varmıdır.
Sira sende!!! Sen de benim sorduklarima cevaplar ver bakalim!!! Allahin isi...Hikmetinden sual olunmaz... gibi laflari kesinlikle kabul etmiyorum...
Bu arada kendini ifade seklinde zorluklar cektigini seziyorum. Bana hayvanlardaki sistemleri cok güzel aciklamissin diyorsun daha sonra erkek disi konusunda ne salliyacaksin gibi seviyesiz bir ifade kullaniyorsun. Bilgi sahibi olmak istiyorsan, soru üslubuna biraz ceki düzen vermeni rica ediyorum.
Siz bizleri kara cahil ilan ederken seviyesizlik yapmış olmuyorsunuz değilmi. önce sen açıkla. evrimi savuna sensin. benim cevabım belli. cevabım Allah.
evet yine söylüyorum. erkek dişilik nedir. ben cevabımı vardim. Allahı kabul etmediğine göre senin bir teorin olmalı. söyle bakalım. erkek ve dişilik. neden iki cins. herşeyi yapan bu hücreler yaşamlarını devam ettrimek için aralarında plan yapıp sen erkek ol ben dişi gibi muhabbetlere girerekmi bunları yapabiliyolar.
evrimi ispatlandığını sanan sizler henüz dna nın %60 nın çözülemediğini biliyormuydunuz. yada ingiliz bilim adamının maymun kafatası ile insan cenesini birleştirip, bu fosilide ingilterede bulduğunu iddia edip ilk evrimleşen ırkın ingilizlerdir demesini.
diyeceğim bilim adamalrı halkı kandırmak için zaman zaman bir sürü bahaneler ortaya atmıştır. işlerini iyi yapmışlardır. günümüzde maymundan geldğini sanan bir sürü insan vardır. ama maymunlar neden hala maymun olarak kalmış kimse bilmemektedir.
neyse konuyu dağıtmayalım. henüz dna denen şeiyn ne olduğu tam olarak açıklanamaışken evrim gibi bir konuyu ortaya atmak ahmaklıktır. yanılgıdır.
evet arkadaşlar rutkayın dediği sitelere girin
gerçekten korkmayın.
açıkçası gerçekten kafamı karıştıracak şeyler bekliyordum
ama hayal kırıklığına uğradım diğer okuduklarımdan farkı yok.
şunu bilemyiz bunu bilemeyizlerle falan bağlamışlar konuları.
galiba bilmemek sadece bizde olunca gericilik
birde ek olark şu likne bakmanızı tavsiye ediyorum
http://www.geocities.com/kibele2tr/fosil.html
ve burda insanın ataları diye sunulan tamamen yorumlara dayalı delillerin
neye kanıt olduğunu soruyorum
aragoon senin durumun gerçekten trajik..
neymiş daha önce okuduklarına benzer olan ve kafanı karıştırmaya muktedir ol(a)mayan veriler..
adını verdiğim site ne anlatıyor..ana başlıkları sırala bakalım.
yav kardeşim demagojininde bir namusu var.sitenin kapsamı ve ilgili linkler o kadar genişki ben bir yıldır takip ediyorum ve hala açılış sayfam olmaya devam ediyor.sendeki ne cevherdirki iki günde hatmedip nirvanaya erdin ve bildiğim şeyler diyorsun.
çok klasiksin...trajiklasik..
anlama ve öğrenmeye sonsuzca kapalı olmak tedavisi bir hayli güç hastalık..bu bağlamda hastalığın baz olduğu bir coğrafyada kendini sağlıklı görmenden daha doğal bir şey olamaz..seni anlıyorum.
ama öte yandan çok çok iyi anladığım bir diğer gerçek;insan çoğu zaman anlama çabasını yorucu bulduğundan değil aynı zamanda o güne kadar kendini var eden değerler ve inanç sisteminden beslenen bir çevre ilişkisi içinde edindiği aidiyet duygusunu yitirmemek için kendini sürekli olumlama ihtiyacı hisseder..seçici bilinç hep nalıncı keseridir !
neyse sana sonsuza kadar hoşçakal diyorum..
benım neyı ne kadar bilip bilmediğimi yazdıklarıma karşılık vererek anlarsın.
ben iddialarımı yazdım.çok istiyorsan cevap yaz.çok bilmiş ayaklarına yatacağına bildiklerini yaz.bundan sonra da belirttiğim çizgiler dışında yazılar muhattabım değildir
EVET RUTKAY KARDES DEMOGOJI YAPINCA BIRSEY YOK BASKALARI YAPINCA DEMOGOJI OLUYOR ... GÜZEL ...
"Siz bizleri kara cahil ilan ederken seviyesizlik yapmış olmuyorsunuz değilmi. önce sen açıkla.benim cevabım belli. cevabım Allah. erkek ve dişilik. neden iki cins. herşeyi yapan bu hücreler yaşamlarını devam ettrimek için aralarında plan yapıp sen erkek ol ben dişi gibi muhabbetlere girerekmi bunları yapabiliyolar. " ARAFAT
Ben seni asla kara cahil ilan etmedim, ama sen yazdiklarinla ne oldugunu malesef ele verdin sevgili kardesim benim. Tek hücrelilerde mitoz bölünme diye birsey duydun mu??? Duymadiysan önce biyoloji linklerine bir gir ögren daha sonra sorunu sana en ayrintisina kadar aciklayayim. malesef hücreler birbirlerine sen erkek ol ben disi diye bir muhabbet yapmiyorlar, keske bu kadar basit olsaydi da ben de biyolojiyle ilgilenmekten kurtulsaydim. Mitoz bölünmeyi oku anla, sonra dersimize devam edecegiz...
ee girdik. neyi ispatlamış oldun şimdi. Milyonlarca yılda ortaya çıkan bir şeyin fosil sayısı 16 çeşit olurmu. Binlerce fosil olması laızm. Birbirine sadece %1 lik sapmalarla benzeyen binlerce fosil olmalı. Ancak o zaman evrimi ispatlamış olursunuz.
onun dışında sadece kendinizi kandırmış olursunuz. kabul edin. bu safsatalara sizde inanmak istemiyorsunuz ama allaha inanmaktansa bu safsatalara inanmak daha cazip geliyor değilmi. çünkü allah cezalandırıcı bu safsatalar ise sizleri hesapsız bir şekilde huzur içinde yaşamayı öneriyor.
Asagidaki soruda hangi sikki isaretlersin???
Universitede biyolojiyi kazaniyor ve okumaya basliyorsunuz. Zoolojiyi seciyorsunuz ve zaman icinde odevlerinizi hazirlarken universitenin kutuphanesinde, zooloji kitaplarinda kaydedilmis milyonlarca canli isimlerini, latince adlarini ve iskelet yapilarini,vs. odevleriniz geregi inceleyip gormek zorunda kaliyorsunuz. Ogreniyorsunuz ki, binlerce ara ture dair fosiller bulunmus. (Dinazor ve kus arasi canlilar, hem balinaya, hem ayiya benzeyen canlilar, vs).
Bunlari nasil yorumlarsiniz?
a) Adi evrimciler, butun universiteleri sarmislar. Butun kitaplari bu yalanlarla doldurmuslar.
b) Bilim adamlarinin isi yokmus, son 150 yildir, fosilleri ve canli turlerini siniflandirirken, sirf yaratiliscilara uyuzluk olsun diye 10 binlerce sayfa uydurma bilgi koymuslar literaturlere.
c) Allah bu. Yapar yapar. Allah yari dinozor, yari kus bir yaratik yapip, sonar bunun soyunu tukettiyse, bunu sorgulamak bizim haddimize mi?
d) Yoksa bu evrim dogru mu, yahu.
(ALINTI/Evrime inanmayanlar)
EVRİM DÜŞÜNCESİ ESKİ YUNANDAN GELEN PUTPEREST BİR İNANÇTIR.
Miletli Yunan felsefecilerden Empedokles, Thales ve Anaksimenderes'in en önemli iddiaları yine ilk canlıların cansız maddelerden -hava, ateş, su gibi- kendiliğinden oluştuğuydu. Miletli felsefeci Thales tüm hayatın kökeninin "su" olduğuna inanıyordu. Sudan yola çıkarak bitkilerin, hayvanların geliştiğini ve en sonunda da insanın oluştuğunu söylüyordu.
Bu yazı "Kuranda Evrime Delil Yoktur" adlı makaleden alınmıştır. Yazının tamamını okumak isteyenler altta yer alan linkten bakabilir.
http://www.harunyahya.org/Makaleler/evrimedelilyoktur.htm
Gelelim evrim teorisine karşı çıkanların içine düştüğü büyük ikileme...
Yukardaki makale ilgili ilgisiz bir sürü ayetlede desteklenmeye çalışılmıştır. Nedense altta yer alan ayet gözlerinden kaçmıştır.
"İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?" ENBİYÂ SÛRESİ 30
1. " Göklerle yer bitişikken, Bizim onları ayırdığımızı" Kelimesi ,
Kuranın mucizelerinden biriymiş gibi gösterilmektedir. İnceleme
alanı Astronomiye girdiği için bunu ayrı bir başlık altında incelemek
Gerek.
2. " Diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi?"
Dikkat ederseniz tüm canlıları içine alan bir tanım yapılıyor. "Diri olan her şey" denilerek. Ben daha bunun üstüne ne diyim. Ne yorum yapıp ne yazıyım? Ne de olsa hâlâ inanacaklar...
"Müslüman Evrimcilik Yanılgısı"
Tempo Dergisi, 2-8 Ekim
Tempo Dergisi, 2-8 Ekim tarihli sayısında, "İslam Darwin'i Kabul Ediyor" başlıklı bir dosyayı kapak konusu yaptı. Aynı dosya, Hürriyet gazetesinde ve çeşitli internet sitelerinde yayınlandı. Sabah gazetesi yazarı Emre Aköz de 2 Ekim tarihli "İslam ile Darwin barışıyor" başlıklı yazısında, aynı haberi referans gösterdi.
Tempo dergisindeki haber, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ndeki üç akademisyen ile yapılmış röportajlara dayanıyordu. Söz konusu sayın hocalar, evrim teorisi ile İslam'ın uyuşabileceği görüşündelerdi.
Ancak bu görüş yanlıştır. Darwinizm ile İslamiyet'in "uyuşması" söz konusu değildir, çünkü Darwinizm, İslamiyet'in temeli olan inanca, yani evreni ve canlıları Allah'ın yarattığı ve düzenlediği gerçeğine doğrudan aykırıdır. Darwinizm bu gerçeği insanlara reddettirmek için oluşturulmuş bir teoridir. Darwinizm asıl olarak dini hedef alan bir teoridir. Nasıl "din halkın afyonudur" gibi geçersiz bir iddiada bulunan Marksizm ile İslam arasında bir "uzlaşma" söz konusu olamazsa, "canlılık rastlantıların ürünüdür" iddiasında bulunan Darwinizm ile İslam arasında da bir "uzlaşma" söz konusu olamaz.
Kaldı ki, böyle bir uzlaşma çabasına da hiç gerek yoktur. Çünkü Darwinizm'in bilimsel bir dayanağı yoktur. Zannedildiği gibi "bilimsel bir gerçek" değil, aksine bilimsel gerçeklere rağmen savunulan bir yalandır.
Bu yazıda "İslam ile Darwinizm arasında uzlaşma" arayan "Müslüman evrimciler"in nasıl ve neden yanıldığını ortaya koyacağız. Kuşkusuz bundaki amacımız Müslüman evrimcileri yermek değildir. Amacımız, evrim teorisi konusundaki yaklaşımlarının hatalı olduğunu izah ederek, onlara bu konuda fikren yardımcı olmak, evrimcilerin bu konuyu neden gündemde tuttuklarını ortaya koyarak daha doğru bir bakış açısı benimsemelerine vesile olmaktır.
Bu konuda daha fazla bilgi edinmek isteyenler, Harun Yahya'nın "Kuran Darwinizm'i Yalanlıyor" isimli kitabına başvurabilirler. "Müslüman evrimciliği"nin neden büyük bir yanılgı olduğu, söz konusu eserde detaylı şekilde açıklanmaktadır.
"Müslüman Evrimciler" Nerede Yanılıyor?
"Müslüman evrimciler" olarak tabir edilen kişiler, materyalist telkin ve propagandalar sonucunda evrim teorisini bilimsel bir gerçek zannetme yanılgısına düşen ve bu teori ile Allah'a iman arasında bir "orta yol" arayan inançlı insanlardır. Bu kişiler, Darwinizm'in canlılığın kökeni hakkındaki senaryosunu aynen kabul etmekte, ancak bu senaryonun Allah'ın kontrolünde olduğunu savunarak, evrim teorisi ile inanç arasında bir "uzlaşma" sağlamaya çalışmaktadırlar.
Ancak bu bakış açısı son derece yanlıştır. Çünkü evrim teorisi ideolojik arka planı olan, ateizmi sağlamlaştırmak ve temellendirmek amacıyla ortaya atılmış ve materyalist düşünceye sahip çevreler tarafından şiddetle sahiplenilmiş din dışı bir düşüncedir. Materyalist felsefe üzerine bina edilmiştir ve dünya üzerindeki olayları yorumlayışı da "materyalistçe"dir.
Eski Yunan'dan beri süregelen materyalist felsefe, evreni oluşturan maddenin, var olan yegane varlık olduğunu iddia eder. Bu inanışa göre madde sonsuzdan beri vardır ve maddeye hakim olan bir başka güç yoktur. Materyalistler, evrenin tesadüfler sonucunda kendiliğinden şekillendiğini, canlılığın ise zaman içerisinde yine kör tesadüfler sonucu cansız maddelerden evrimleşerek meydana geldiğini kabul ederler.
Dolayısıyla ilk evrim teorisini de, Eski Yunan'ın materyalist felsefecileri ortaya atmıştır. Epikür, Demokritus, Lukretus gibi eski Yunan ve Roma düşünürleri, Darwin'in yüzyıllar sonra detaylandıracağı ateist evrim teorisinin temellerini atmışlardır. Eski Yunan'da doğan bu efsane, 19. yüzyılın ilkel bilim anlayışı içinde yeniden gündeme getirilmiş ve evrim teorisi materyalizme sözde bir destek oluşturduğu için -bilimsel olup olmadığına bakılmaksızın- materyalistler tarafından derhal kabul görmüştür.
Evrim teorisinin karşısında ise yaratılış gerçeği yer alır. İnsanın salt akıl ve gözlem yoluyla da (yani bilimsel yöntemle) kavrayabileceği yaratılış gerçeği, tarihin başından bu yana İlahi dinler yoluyla insanlara öğretilmiştir. Tüm İlahi dinler, Allah'ın tüm kainatı yoktan, "Ol" emri ile yarattığını ve kainattaki kusursuz işleyişin Allah'ın üstün yaratma gücünün bir delili olduğunu bildirmişlerdir. Kuran'ın pek çok ayetinde de bu gerçek bizlere bildirilmiştir. Allah "Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) Yaratan'dır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "Ol" der, o da hemen oluverir." (Bakara Suresi, 117) ayetiyle kainatı yoktan ve mucizevi biçimde yarattığını bildirmektedir. Enam Suresi'nde ise şu şekilde buyrulmaktadır:
"O, gökleri ve yeri hak olarak Yaratan'dır. O'nun "Ol" dediği gün (herşey) oluverir, O'nun sözü haktır. Sur'a üfürüldüğü gün, mülk O'nundur. O, gaybı ve müşahede edilebileni bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır." (Enam Suresi, 73)
Materyalizm ile Allah inancı arasındaki fikri ayrılık, din ile dinsizlik arasındaki en temel farktır. Bu konuda fikri bir "uzlaşma" aramak, Müslüman için söz konusu değildir. Ortaya atılma sebebi Allah'ı ve yaratılışı inkar etmek olan bir teori ile "uzlaşmak" mümkün değildir.
Her şey açıktır. mazeret kabul edilemez. allah uyarılmayan
toplumları mesul tutmayacağını söylüyor. mesul tutulduğumuz
için şükr etmelisiniz.
kuran'da şöyel bildirilir.
İSRA/15;
Kim yola gelirse kendisi için yola gelmiş olur. Sapıtan da
kendi aleyhine sapıtmış olur. Hiçbir günahkâr, bir başka
günahkârın yükünü taşımaz. Ve biz, bir resul göndermedikçe azap
edici değiliz.
ŞUARA/208;
Bununla birlikte Biz hangi memleketi helak ettikse, muhakkak
onun uyarıcıları olmuştur.
ŞUARA/209;
(Onlara) ihtar edilmiştir ve Biz haksızlık etmiş değilizdir.
"İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?" ENBİYÂ SÛRESİ 30
Evrim teorisini reddeden müslümanlar yaşamın suda başladığına ve oluşumunun temel maddesinin H2O olduğuna kesinlikle karşı çıkarlar.
Bende diyorum ki inandığınız kitabın bir sureside bunu açıkça ifade ediyor.
Ne düşündüğünüzü merak ediyorum?? Ama başkalarının değil sizin şahsi düşüncenizi merak ediyorum.
QUARK H2O YANI SUDAN GELDIGIMIZI INKAR EDEN YAZIYI BURDA YAZARMISIN KIM INKAR ETMIS BILELIM ? HANGI MÜSLÜMAN INKAR ETMIS SUDAN YARATILMADIGIMIZI ? ISIM VERIRMISIN LÜTFEN ...
Ne olursa olsun bir fikre karşı çıkmak için ( karşı çıktığınız o fikir yanlış bile olsa ) farkında olarak ya da olmadan kendi inancınıza da karşı çıkmış iseniz inandırıcılığınızı kaybedersiniz.
QUARK KARDES BIR YAZI YAZIP SORU SORUYORSUN : Evrim teorisini reddeden müslümanlar yaşamın suda başladığına ve oluşumunun temel maddesinin H2O olduğuna kesinlikle karşı çıkarlar.
Bende diyorum ki inandığınız kitabın bir sureside bunu açıkça ifade ediyor.
Ne düşündüğünüzü merak ediyorum?? Ama başkalarının değil sizin şahsi düşüncenizi merak ediyorum.
BURDA BIZIM SAHSI DÜSÜNCEMIZI SORUYORSUN SEVGILI KARDESIM SEN NEYE GÖRE BU YAZIYI YAZDIN HANGI MÜSLÜMAN BUNU INKAR ETMIS BANA ISIM VER KARDESIM VEREMIYORSAN IFTIRA ATIYORSUN DEMEK ... TEKRAR SORUYORUM ISIM VER LÜTFEN ... NADEM KISISEL GÖRÜSÜMÜZÜ ISTEDIN BUYUR CEVAP VER ...
Materyalist
14-11-2005, 23:19
Bir ker şu "yaratılış gerçeği" kavramını biraz değiştirelim. Ve buna "yaratılış teorisi" diyelim. Yaratılışın gerçek olduğunu nereden çıkardınız? Gerçeğin ne olduğunu kafanıza göre belirleyemezsiniz. Ne demek "yaratılış gerçeği"? Şöyle desek daha doğru olur. "yaratılış teorisi ve evrim gerçeği". Yahu benim anlamadığım şu. Biz hiç olmazsa evrimin doğru mu, yanlış mı olduğunu tartışacak delillere sahibiz. Ama doğru, ama yanlış. Bilimsel ispatlamaları oluyor evrim teorisinin. Hatta siz bile bu delillerden hareketle "yok" diyebiliyorsunuz. Ne güzel değil mi? Yani size göre elinizde somut deliller var. Yaratılış teorisinde bu bile yok. İspatlanabileceği en küçük bir delil bile yok. Neye göre bu teoriye gerçektir dediğinizi anlayamıyorum. Sadece iman. Başka hiç bir akli, bilimsel, mantıksal bir ispatı yok. İşte temel fark ta bu. Biri bilimsel, biri imansal. Varın gerisine siz karar verin.
MATEYALIST BEY SAYGILAR ...MATERYALİZM
Allah ve kâinattaki herşeyi madde ile izah etmek isteyen ve âlemde bir gaye, bir şuur ve bir irade görmeyen, toplum hayatını ve fertler arasındaki ilişkileri ve davranışları belirleyen faktörün madde olduğunu iddia eden düşünce sistemi.
Avrupa'nın hayatında materyalist görüş, Avrupa Rönesansı kadar eskidir. Hatta onun eski Grek felsefesinde ve Hristiyanlıktan önceki Roma yaşayışında, bazı yönleriyle bundan daha derin izleri vardır. Aslında Avrupa Rönesans hareketi, dine düşmanlık esası üzerine yükselmiştir. Rönesans, karşı durduğu ve kendisinden sıyrıldığı Hristiyanî-dinî temeller yerine, Grek ve Romen temellere dönerek onlardan destek bulmaya çalışmıştı.
Rönesans düşüncesi bir taraftan "hümanist" (insancıl), diğer taraftan da dünya hayatına yönelik idi. Bu hümanizmin manası şuydu: Bilginin kaynağı Allah değil, insan olması gerekir. Hayatın gereklerinin ne olduğu ile ilgili olarak göz önünde bulundurulması gereken kaynak ilâhî vahiy değil, insanî düşüncelerdir.
Bu çağın ayırıcı özelliği, insanın mutlak kişiliğinin farkına varması, otoriteye ve sahiplerine karşı çıkması, bütün dünyayı kendisine vatan olarak kabul etmesi gibi hususlarda ileri noktalara kadar gitmek olmuştur. O bakımdan Yunan ve Roma edebiyat ve ilimlerini inceleme konusunda uzmanlaşmak durumunda olan kimseler, kendilerine "hümanistler" adını verirler.
Dinden sıyrılıp materyalizme doğru yol alan bu gidiş, dini ruhanîlikten dinsiz materyalizme bir anda ve tek bir sıçrayışla geçmediği gibi; hedefine doğru yol alırken, birtakım inişler-çıkışlar yapmaksızın, dosdoğru bir şekilde ilerlemedi. Ancak her bir sıçrayışında materyalizme daha çok yöneldi. Bu bakımdan rönesans'ın başından itibaren gerçekleştirilen ilmî ilerlemeler, Rasyonalist ve Emprsist görüşlerin ortaya koyduğu şekilde Avrupa düşüncesinin izlediği yolda gitmesine yardımcı unsur olmuşlardı.
Rasyonalizm ise kâinatın tabiat öte;inden ve tarihin akışı istikametinden Allah'ın varlığı düşüncesini ortadan kaldırmayı hedef alır. Ayrıca Empirizm'in de Rasyonalizmden pek farkı yoktur. Empirizm'e göre gerçekler, his ile idrak edilebilen âlemde gizlidir. Duyularla idrak edilen tabiat olaylarının ötesinden bilgi elde etmeye çalışmak ve bu alanda illet arayıp bulmaya kalkışmak ise reddedilmesi gereken bir konudur.
Bu gelişmeler zamanla daha ileri boyutlara ulaştı. Sonunda, tabiatın dine ve akla hakim olduğunu ileri süren, tabiatı herşeyin kendisinden çıktığı temel olarak değerlendiren ve insan aklını düşüncelerin kaynağı kabul eden Pozitivist felsefe ortaya çıktı. Bu görüşün önde gelen en önemli iki filozofu, Auguste Comte ve Fuerbach'dır. Bu felsefe belirli bir atmosferde doğdu ve bu ortamda pek çok ilim ve felsefe adamının ruhunda, özel bir bilgi türüne sahip olan Kilise'ye karşı çıkmak arzusunu uyandırdı.
Diyalektik Materyalizm, maddenin kâinatta köklü ve biricik gerçek olduğu ve kâinattaki herşeyin ve herkesin maddeden çıkıp, maddenin kanunlarına mahkum olduğu; maddenin sınırlarının dışında varlığın söz konusu olmadığı iddialarına dayanır. Bu düşünceye göre, maddeden ortaya çıkan bütün yaratıklar-insan da dahil olmak üzere- ve bütün organizmalar bir taraftan maddidir, diğer taraftan da çelişkiler arasındaki mücadeleye mahkûmdur.
Tarihi materyalizme göre madde, bütün duyuş, düşünüş ve idrakin kaynağıdır. İdrak ise türemiş ikincil bir unsurdur. Çünkü idrak, maddenin yani varlığın bir yansımasıdır. Düşünce ise, maddenin bir sonucudur. Zira düşünce, tekâmülü sayesinde mükemmelliğin üst basamaklarına çıkabilmiştir.
Tarihi Materyalizm, insanlık tarihini maddeci temellere dayandırarak açıklamaktadır. Buna göre madde ezelî ve ebedîdir ve kâinatta var olan her şey madde tarafından yaratılmıştır. Tarihi Materyalizmin sosyolojiye sunduğu temel, Evrim Teorisi'nin tabiî seleksiyon yoluyla biyoloji ilmine sunduğu temelin aynısıdır. İncelenmekte olan tür ne olursa olsun, o tabiî seleksiyon yoluyla evrim geçirmiş bir türdü. İşte bu, onun tabiatının sınırlarını çizer. Aynı şekilde incelenmekte olan toplum ne olursa olsun, üretim ilişkilerinin üretimle olan ilgisine, düşünce ve kurumların üretimle olan ilişkisine göre şekillenmiş bir durumdadır.
Ayrıca tarihin materyalist yorumu insanlık hayatında bir takım değerlerin varlığını inkâr edip, hayatı sadece yemek, içmek, giyinmek, barınmak ve cinsî ilişkiden ibaret olarak kabul etmektedir.
Din, ahlâk ve ailenin materyalist yorumu ile aynı anda iki şey kastedilir. Bunların birincisi; bu kurumların bizatihi ve kendiliklerinden ayakta duran bir takım değerler olmadıkları, onları bu şekilde görmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla bu kurumların ne köklü ve ne de kutsallıklarından söz edilemeyeceğidir. Materyalizme göre her ne olursa olsun din, insanların zihninde onların günlük hayatına egemen olan dış güçlerin vehmî bir yansımasından başka bir şey değildir. Bu yansımada yeryüzünün güçleri, tabiat üstü bir takım güçler şeklini alır.
Materyalistlere göre aile, ebedî bir sosyal yapı değildir. Çağlar boyunca ailede pek çok değişiklikler görülmüştür. İşte bu evrim son tahlilde ekonomik etken ile belirlenir.
Cansız maddenin kanunlarının insana uygunluğu iddiası, insanlık düşünce tarihinde daha önce hiç bir şekilde görülmemiş "ilmî" bir efsane biçimindedir. Bu ilmî efsanenin ortaya konulmasının patenti, mutlak anlamda olmasa bile materyalist komünistlere aittir.
Materyalizm sadece komünist rejimlerde geçerli bir anlayış değildir. Kapitalizm de en az komünizm kadar materyalist bir anlayışa dayanmaktadır.
Bu sosyal düzen, katıksız olarak maddeci bir düzendir. Bu düzende insan, yaratılış ve ahiretinden soyutlanmış olarak ele alınır. Maddî hayat içerisinde sadece maddi çıkarlarıyla varolan bir "homo ekonomicus" (ekonomik insan)dır.
Kapitalist demokrasi düzeni, azgın bir materyalist ruh taşımaktaysa da Materyalizmin hayat felsefesî ve onun hayatı açıklayan öğretisi üzerine kurulmamıştır. Bu düzenin sosyal atmosferinde hayat, maddî çıkar hudutlarının dışındaki tüm alâkalardan soyutlanır. Fakat, bu soyutlama işlemi bir felsefî anlayışa sahip değildir. Buda kapitalist dünyada materyalist felsefî ekollerin bulunmadığı anlamına gelmez. Aksine materyalizm, ikbalini bu düzenin dünyasında bulmuştur. Zira sanayi devrimi ile ortaya çıkan deneysel zihniyetin etkisi, mutlak doğru kabul edilen birtakım fikirlerin yanlışlığının ortaya çıkmasıyla başlayan görüş ve anlayışlardaki değişmenin doğurduğu şüphecilik ve fikri kargaşa, aklı ve fikrî donduran, zulüm ve baskı yolunu seçen, sosyal kargaşayı kendi lehine körükleyen hristiyanlığa karşı yüz gösteren hoşnutsuzluk ve ondan cayma ruhu; batılı zihniyetlerde materyalizmi hazırlamıştır.
Allah'ı inkâr temeline dayalı olan bu batılı düşünce sistemi, artık ilk doğduğu topraklar üzerinde ve ideolojilerini buna dayandıran rejimlerin hâkim olduğu ülkelerde bile tartışılmış, büyük kitleler ve ilim adamları tarafından reddedilen bir düşünce olmuştur. Haklı olarak bunun geçersizliğini ve ilkeliğini gören demir perde gerisi devlet ve rejimler de bu düşünceden vaz geçmeye başlamışlardır.
Materyalist
14-11-2005, 23:51
Eline sağlık Burkay. Gayet güzel olmuş. İnan çok beğendim yazını. :D
Bu arada neden materyalist olmam gerektiğini tekrar hatırlattın bana. Teşekkür ederim. İnsan medeniyeti ve bilimi gelişiminin nasıl materyalist
düşünce sayesinde ortaya çıkmaya başladığını iyi izah etmişsin. :D
Sağol. Varol
BIRAZDA SENIN HOSUNA GIDEN SEYLERI YAZMAK GEREKIR HEP SEN MI GBIZIM IÇIN GÜZEL SEYLER YAZICAN KARSILIKLIDIR SEVGILER ..
AYETLERDEDE BELİTİLDİĞİ GİBİ İNSANIN YARATILIDIŞINDA MADDE OLARAK TOPRAK, ÇAMUR, MENİ, ANA RAHMİNDEKİ CENİNİN -ET- E DÖNÜŞÜM AŞAMASI (MUDGA) VE PIHTILAŞMIŞ KAN (ALAKA) GEÇMEKTEDİR. SUDAN BAHSEDİLMEMİŞTİR. - HAC 5 -TE YER ALAN NUFTE İSE ARAPÇADA SPERM DEMEKTİR.
"İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?" ENBİYÂ SÛRESİ 30
ENBİYA DA İSE SUDAN BAHSEDİLİYOR AMA EVRİM TEORİSİNDE OLDUĞU GİBİ TÜM YAŞAMIN SUDAN MEYDANA GELDİĞİ SÖYLENİYOR. BU KAVRAM TABİİ Kİ İNSANIDA KAPSIYOR. SUDA MEYDANA GELMEKLE SUDAN MEYDANA GELMEK FARKLI DİYEBİLİRSİN. BİR ŞEY SUDAN MEYDANA GELMİŞSE YANİ ÖZÜNDE H2O VAR İSE HİDROJEN VE OKSİJEN ATOMLARININ BİR ARADA OLDUĞU BİR ORTAMDA BAĞLANARAK OLUŞABİLİR. BUDA ANCAK SUYUN ATOMLARININ BİRARADA OLDUĞU ORTAMDA OLUR.
SENDE ZATEN "H2O YANI SUDAN GELDIGIMIZI INKAR EDEN YAZIYI BURDA YAZARMISIN KIM INKAR ETMIS BILELIM ? " DİYEREK SUDAN GELDİĞİMİZİ İNKAR ETMEMİŞ OLDUN. EVET, İNSANIN KÖKENİ DE TÜM CANLILAR GİBİ SUDAN GELİYOR. CENETTEN GELEN SADECE ADEM İLE HAVVA...SUDAN GELDİĞİMİZİ İNKAR ETMEYEN BİR MÜSLÜMAN KURANLA ÇELİŞKİSİNİ KABUL EDER BURKAY KARDEŞİM.
ŞİMDİ GELELİM SORUNUN CEVABINA SANA İSİM VERSEM AHMETTİR MEHMETTİR, İNANDIRICI GELMEYECEK. YA MEDYATİK BİR İSİM İSTEYECEKSİN YA DA GOOGLE DAN GİRİP YAZISINI COPY PAST YAPABİLECEĞİMİZ BİR ZATI MUHTEREM. AMA YİNEDE BUNU İNKAR EDEN
MÜSLÜMANLAR İNAN HİÇTE AZ DEĞİL. BEN TUTUCU SAYILAMAYACAK BİR AİLEDE BÜYÜMEKLE BERABER AİLEMİZDE İSLAMA BÜYÜK ÖNEM VERİLİRDİ... ÇOCUKLUĞUMDA CERRAHİ DERGAHI (İSTANBULDA VE HALA FAALDİR) BAŞTA BİR ÇOK DERGAHTA BULUNDUM, İBADETLERİNE KONUŞMALARINA KATILDIM. EĞER DOĞRU YOLU BULUP İNANCINDA BİR DEĞİŞİKLİK YAPMANA VESİLE OLACAKSAM İNAN BİLDİĞİN BİR İSİM DE BULURUM BU GÖRÜŞ DOĞRULTUSUNDA FİKİR BEYAN EDEN...
SEN YETERKİ KABUL ET VE ÖNYARGIYLA YAKLAŞMA ARKADAŞIM. BEN EVRİMDE ÇELİŞKİ YOKTUR DA DEMİYORUM SADECE KURANDA Kİ ÇELİŞKİLERİN EVRİMDEKİLERDEN DAHA AZ OLMADIĞININ FARKINDAYIM.
ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI (Marifetnameden notlar)
Erzurumlu, kitabının Kahire'de yapılan ilk baskısında, akıl ve kelam çelişkisine de değinir:
"Bu tür bilgileri çürütmeyi dinin gereği sanan kimseler, dine(inanca) karşı cinayet işlemiş sayılır. Çünkü bilgin, akıl yoluyla çıkan doğrudan değil de, belki dinden kuşkuya düşer. "Akla aykırı din nasıl olur?" sorusunu sormaya başlar."
İlginç olan bir şey öğrendim. Marifetname'nin 1970 yılında yapılan son basımında evrimle ilgili bölümler metinden çıkarılmıştır.
(B. Güvenç, Türk Kimliği, Remzi Kitabevi, s: 198)
ÇIKARTILAN BÖLÜMLERDEN ÖRNEKLER İSTERSENİZ MEVCUTTUR.
-İNSANIN YARATILIŞI İLE İLGİLİ AYETLER-
HİCR
(26) Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.
TÂ HÂ
(55) (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
MÜ'MİNÛN
(12) Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.
HAC (5) Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir nüfteden (meniden), sonra bir “alaka”dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hale gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir.
QUARK KARDES BAK : QUARK H2O YANI SUDAN GELDIGIMIZI INKAR EDEN YAZIYI BURDA YAZARMISIN KIM INKAR ETMIS BILELIM ? HANGI MÜSLÜMAN INKAR ETMIS SUDAN YARATILMADIGIMIZI ? ISIM VERIRMISIN LÜTFEN ...
BEN SANA BU SORUYU SORDUM ... BIR ISIM VER DEDIM SADECE SEN BANA NELER ANLATIYORSUN ... AYETIDE AÇIKLAMISSIN ... SUDAN GELMEDIGIMIZI SAVUNAN MÜSLÜMAN MÜSLÜMAN DEGILDIR ... GENEDE BIR ISIM VERIRSEN BILIRIZ ARASTIRIRIZ ÖYLE DEDIMI DEMEDIMI DIYE ... ÇÜNKI ÇOK IFTIRA ATILIYOR BU KONUDA ... ISIM VERIRSEN SEVINIRIZ ... BIRDE BUNU AÇIKLA BANA LÜTFEN :SUDAN GELDİĞİMİZİ İNKAR ETMEYEN BİR MÜSLÜMAN KURANLA ÇELİŞKİSİNİ KABUL EDER BURKAY KARDEŞİM.
KURANDA SUDAN GELDIGIMIZI YAZIYOR YAZMIYOR DERSEM ÇELISKI OLUR ... BUNU ANLATIRMISIN BANA ...
İnsanın yaratılışı ile ilgili ayetlerde su kelimesinden bahsedilmemiş çevirenlerin tamamı ilgili ayetlerde bunu meni olarak kabul etmişlerdir.
Aşağıdaki ayetlerde ise "bir damla suyun meni olduğu" açıkça ifade edilmektedir:
Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O'dur. Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü (min nutfetin iza tumna) zaman. Gerçek şu ki, diğer diriltme (yeniden neş'et) de O'na aittir. (Necm Suresi, 45-47)
“Biz sizi topraktan, sonra az bir nüfteden (meniden), sonra bir “alaka”dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan yarattık...” Hac 5
Sırasıyla insanın yaradılışı ile ilgili maddeler sıralanırken sudan bahsedilmemiş. (Mudga evresine gelebilmesi için önce sperm olması gerektiğide katidir.) Hoş buna bir itirazı olanda yok zaten...
Harun Yahya http://www.netcevap.org da aynen bunları belirtmiş. İnsanın yaratılışında su olmadığını savunduğu bir makale alttaki linktedir.
“3. YANILGI : Önce Topraktan, Sonra Sudan Yaratılmanın Evrimsel Yaratılışa İşaret Ettiği Yönündeki Yanılgı”
http://www.harunyahya.org/Makaleler/evrimedelilyoktur.html
Eğer yaşamın temel maddesinin su olduğunu temel başlagıç noktası olarak kabul edersen, Yukarda ki ayetlerle olduğu kadar bu bilimsel! sitelerlede çelişkiye düşüyorsun Burkay.
http://www.harunyahya.org/Makaleler/evrimteorisi.html
Bu makalede ise Enbiya 30 ve Nur 45 te yer alan ifadeleri altta ki gibi yorumluyor. Yorumlarkende yukarda ki ifadeleriyle çelişkiye düşüyor.
Bazı yorumcular bu ayetlerdeki "canlıların sudan yaratılması" ifadesinde, evrim teorisine paralel bir mana var zannetmektedir. Oysa bu çok yanlış bir yorumdur. Ayetlerde canlıların sudan yaratıldığı bildirilerek, canlıların temel malzemesinin su olduğu haber verilmektedir. Nitekim modern biyoloji ortaya koymuştur ki su, dünyadaki her canlının vücudunun en temel unsurudur. İnsan vücudunun yaklaşık % 70'i sudur. Her canlı, vücudundaki su sayesinde hücre içi, hücreler arası ve dokular arası ulaşımı sağlar. Su olmadan canlılık olamayacağı kabul edilen bir gerçektir.
Yukarda kuranın ne demek istediğini açıklıyor.. Ya biz anlayacak kapasitede değiliz ya da Kuranın burada demek istediğini ayrıca açıklama ihtiyacı hissetmiş. “Su olmadan canlılık olamayacağı kabul edilen bir gerçektir. ” Oysa bırakın suyu oksijen dahi olmadan yaşayan ve çoğalabilen bakteri türleri var. Modern biyolojiden bahseden birinin bu gerçeğide bilmesi gerekir. Önce ilgili ayetlerde ki su kavramına sırf evrim teorisi yüzünden karşı çıkan sonrada bu iki ayette canlıların temel malzemesinin su olduğunu bir güzel kabul eden biri çelişki içinde değilmidir. Bu çelişki Kuranın içinde bulunduğu bir çelişkimidir yoksa ona inananların mı?
Yazılmış olan bir şeye yazmıyor denilebilir mi?
İsim istiyorsun, Muzaffer Özak bir vaazında kuranda yaratılışta bahsedilen su kavramının aslında sıvıyı sıvının ise "tesiri" ifade eden bir sembol olduğunu ifade etmişti... (islami tradisyonda "tesiri" aynı zamanda, Cenetten akan dört ırmak, su, süt, bal ve şarap ırmakları vb. farklı sıvılarlada sembolize edilmektedir.) Kendisine vaazdan sonra 6 yaşında olmanın verdiği merakla "tesir" in ne olduğunuda sordum. Eklenen sözcük ve kullanıldığı yere göre anlam kazanan bu kelimeyi; İlahi tesir, manyetik tesir, fiziksel tesir gibi açılımları olduğunu tek bir tanıma girmeyeceğini söylemekle beraber İlahi tesirin açılımını rabbın tüm oluşumların içinde kendinden var olan bir zerredir. Yoktan varetme gücüdür cevabını almıştım. Kuranda ki bazı kavramların gizli olduğuna inanılır. (100. esmaül hüsna gibi..) Bu yüzden sadece rakkamlarda değil kelimlerde kullanılan simgesel anlamlarada şaşmamak gerekir.
Sudan Yaratılmanın Gerçek Anlamı !!!
www.netcevap.org/tempo031002_08.html"
Karbon son derece ilginç ve yaşam açısından büyük öneme sahip olan bir elementtir. Kimyasal simgesi C, atom numarası 6, atom ağırlığı 12,011 olan bu element, doğada hem yalın halde, hem de başka elementlerle yaptığı bileşiklerin içinde bulunur. Yalın element halinde karbon, elmas, grafit, is, kömür gibi çok çeşitli maddelerde bulunur; öte yandan bitki yada hayvan, bütün canlı maddeler karbon bileşiklerinden oluşur.
Yalın element halindeki karbon, o kadar değişik biçimlerde bulunur ki, bunların hepsinin aynı element olduğunu anlamak çok güçtür. Elmas, grafit, odunkömürü ve is karbon değişik biçimleridir. Kömür, antrasit ve turbanın en az yüzde 90'ı da katışıksız karbondan oluşur.
CANLI HAYATININ TEMEL TAŞI: KARBON ATOMU
http://www.harunyahya.org/bilim/atomunsirlari/atomunsirlari3.html
h2 ve o2 atomları tüm maddelerin yapıtaşıdır buda bir kuran mucizesidir deniyor sonrada buna tezat oluşturacak bir şekilde bir güzel karbon atomunu inceliyor. İçinde sadece 6 proton, 6 nötron ve 6 elektron bulunduran karbon atomunun gücünden, kuranda ne yazık ki bahsedilmemiştir.
YARATILMAYIS YASAM NASIL BASLADI ?
http://www.geocities.com/wankeragnostic/yaratilmayis.htm
Bu makaleyi özellikle atesit arkadaşların incelemesini rica ediyorum...
İslami sitelerde yer alan kolay okunabilir çizgi romanları andıran
tasarımlara benzememekle beraber bilimsel nitelikte ki bilgiyi yansıtıyor.
THALES (M.Ö. 624-545)
Thales, evrenin ana ilkesinin su olduğunu bildirmiştir. Kuranda mucizeler yoktur. Alıntılar vardır.
Erzurumlu İbrahim Hakkı ve Evrim
" Yapıt, çelişkilerle dolu olmasına karşın, o yüzyıldaki koşullara göre son derece planlı ve son derece ikna edici ve son derece yürekli bir yapıttır."
Darwin'den yaklaşık yüz yıl önce Erzurumlu, Çağdaş evrim kuramına yakın düşüncelerini şöyle dile getirmiştir:
"Maddelerin uyuşup birleşmesinden madenler(mineraller, cansızlar), onlardan sırayla bitkiler ve hayvanlar (canlılar) çıkmıştır ortaya. ve amma, hayvanla insan arasındaki bağlantının en belirigini maymundur. Kıl ve kuyruğundan başka dışı ve içi insana benzer."
( Marifetname, 3. Cilt, 8. Baskı, Sadeleştirme: Turgut Ulusoy, s:19-21)
Marifetname'nin 1970 yılında yapılan son basımında evrimle ilgili bölümler metinden çıkarılmıştır.
(B.Güvenç, Türk Kimliği, Remzi Kitabevi, s: 198)
QUARK KARDES : IYI GÜZEL COPY PASTE EDIM ALINTILAR YAZMISIN GÜZEL BUNLAR ONLARIN GÖRÜSÜ VE FIKRI ... BEN KURAN AYETLERINI RED EDMIYORUMKI BENDE ÇELISKI OLSUN ... SUDAN GELDIGIMIZI KABUL EDIYORUM O YAZILANLAR ALLAHIN KURANINDA SUDAN GELDIGIMIZE INANALAR KURANA ÇELISKI OLDUGUNU YAZMIYORKI ...
iyi güzel söylüyorsun Burkayda bu gün roman harici herhangi bir kitap aldığında kitabın sonuna bir bakarsan kullanılan kaynakları görürsün. işin ilginci nedir biliyormusun yazılanlar ne kadar cok kaynaga ve referansa dayalıysa kitap o derece saygınlık kazanır... Hatta bazı uyduruk yazarlar kaynakça eklemiş olmak için bir çok kitap adı yazar. -Alıntı yaptığı kitabın sadece adını yazarak- Oysa alıntı yapılan kitabın sayfasıyla yazmalıdır ki zahmet edipte o alıntıyı o kitabı alıp okuyarak yaptığı belli olsun. Sadece sanat dallarında ve izin almadan, Para kazanmak amaçlı yapılırsa İktibas hırsızlığa giren alçaltıcı bir durumdur. Kaldı ki yazılarımı dikkatli okursan kendi yazdıklarımın az olmadığını göreceksin. Yapılan alıntılar ki buna Kurandakiler de dahil söylediklerimi destekler niteliktedir.
Kuranda olan bir şeyi kabul ediyorum dolayısıyla bunun neresi çelişki demişsin. Senin açından bu doğrudur. Mantık olarak da doğrudur. Ancak
Evrim teorisine karşı çıkanların içine düştüğü çelişkiyi yukarda yazdığım yazıların tamamını verdiğim linkler de dahil okuyarak anlayabilirsin. Bunu sana bir kaç cümle ilede anlatabilirim ama o zaman yanlış anlaşılma oranı çok yüksek olur. Sende onların görüşlerini destekliyorsan tabii ki sende onlarla aynı çelişkiler içindesindir. Yok ben tek referans olarak sadece Kuranı kabul ederim diyorsan o zaman olaya farklı açıdan bakarak yeniden ele almak gerekir.
Evet Burkay, Sen olaya hangi açıdan bakıyorsun? Kuran mı? Kuranı farklı kaynaklardan (Fıkıh, Pozitif bilimler...) faydalanarak yorumlayanlar tarafında mı?
SEVGILI KARDESIM QUARK BEN KURANI KERIMI KENDISINDEN OKUYORUM ANLAMADIGIM YERLERI HADISLERE BAKARAKDAN UYUYORMU UYMUYORMU DIYE ARASTIRIYORUM ... BIRÇOK KIRAP VAR ELIMDE ONLARIDA OKUYORUM KURAN TEFSIRI DIYE ... INSANLAR TEORIYE INANMIS VEYA BASKA TÜRDE KI OLAYLARA BENI BAGLAMAZ BENI BAGLAYAN KENDIM ALLAHIN EMRETMIS OLDUGU KURANA UYGUN YASANTIM VARMI INSANLARA KARSI YUMUSAK YÜREKLI VE HOSGÖRÜLÜMÜYÜM VS ... BILMEM ANLATABILDIMMI ...
Selam Burkay kardeş, Öncelikle bir yazında uslubumdan dolayı bana teşekkür etmiştin. Bende hitap tarzından ötürü sana teşekkür ederim.
Hangi din olursa olsun, Allah ile kul arasına üçüncüleri sokmadan dinlerini yaşayabilenlere büyük saygım var... Nedir bu üçüncüler?
SİYASETTİR.
PARADIR.
MEZHEPTİR.
STATÜDÜR.
İNSANLARDIR. (AİLEN, ÇEVREN...) DİNDE ZORLAMA YOKTUR.
FELSEFEDİR.
FIKIHTIR.
IRKTIR.
DİLDİR.
KÜLTÜRDÜR.
Bu liste daha uzar gider Burkay... Sen araya üçüncüleri sokmadan inancını yaşayabiliyorsan eğer ben sana ancak saygı duyabilirim. İnanmadıkların hakkında da senle tartışmaya girmem. İnanmayan biri olarak bile, Allah ile kulunun arasına giren 3. olma cürretini asla göstermem. Bunu kişisel özgürlüğüne müdahale olarak görürüm.
Ben seni anlıyorum, Umarım sende beni anlarsın.
BEN SENI ÇOK IYI ANLADIM KARSILIKLI FIKIR ALISVERISI SAYGI ÇERÇEVESINDE HERZAMAN DAHA UYGUN OLUYOR ... YANLIZ SUNU SANA SORMA GEREGI DUYDUM ... HZ MUHAMMED SVS ... ALLAHDAN ALDIGI VAHI ILE KURANI KERIMI YERYÜZÜNE GETIRDI ... SIMDIK BIZ BU KURANI KERIMI DIREK OLARAK ALLAHDAN ALMADIK HZ MUHAMMED SAYESINDE ALDIK ... BIZ YANI KURANI KERIMI 3. SAHIS OLARAK ALGILIYORUZ ... SONRA FIKIH DERKEN PEYGAMBERIMIZ EN BÜYÜK FIKIH IDI SÜNNETLERI OLSUN HADIS LERI OLSUN OTAMATIK OLARAK 3. SAHIS ALLAHLA ARANA GIRIYOR YORUMUN NEDIR BU KONUDA ?
Benim yorumumu sorduğun için sadece kendi düşüncelerimi ifade ediyorum. Eğer müslüman olsaydım bu şekilde düşünür ve yorum getirirdim. İnancımı bu şekilde korumaya çalışırdım.
“Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhû ve rasûluh.”
Yani, "Şahidim ki tek ilah allahtır ve şahidim ki muhammed kulu ve elçisidir."
Kelime-i Şehadet getiren her müslüman Muhammedin, Allahın kulu ve elçisi olduğunu kabul eder. Muhammed bir aracıdır. Farklı anlamlar yüklenirse, Hristiyanlıkta deformasyona neden olan “baba- oğul- kutsal ruh” ( Ki onlarda bu kavram sadece sembolik bir anlam ifade etmektedir.) kavramının benzeri bir durum ortaya çıkar.
Peygamberler, Dini inanışlarda, Allahın ışınlarını yansıtan birer ayna gibidirler. Yansıtma görevi bittiğinde bu dünyada ki vazifeleride son bulur. Araya zaten hiç girmemişlerdir. Kuran-ı Kerim de 3. şahıs değildir. Allah kelamının dünyaya tecelli etmesidir. Dolayısıyla Kuranda Muhammed gibi inanan kulları irşada götüren birer aracıdır. Sünnet ise dinen farz değildir. Takva sadece Kurandadır. Ehl-i Sünnet sevgisi Ehl-i Beyte O da dinde bölünmelere neden olmuştur. Demiyorum ki Sünnet e uymak hatadır, Ama realist anlamda bakarsak Muhammedin özel yaşamında uç noktalar görürüz. Bunları sünnet olarak benimseyip yaşantımızda uygulamaya çalışmak ne derece doğrudur? Onun güzel huylarını örnek almamız için ameli ya da hukuki fıkha gerek yoktur. Bu güne kadar din bilimi haline gelen fıkıh yerine, İlmi inkişafa önem verilseydi çalışmayıda bir ibadet kabul ederdik. İslamiyeti bir geri kalmışlık aracı olarak değil aydınlatıcı bir yol olarak kullanırdık. Kudüste, Bağdatta, Cezayirde, Bosnada ve diğer tüm islam coğrafyasında yaşanan utançlara tanık olmazdık.
BEN SENI ÇOK IYI ANLADIM KARSILIKLI FIKIR ALISVERISI SAYGI ÇERÇEVESINDE HERZAMAN DAHA UYGUN OLUYOR ... YANLIZ SUNU SANA SORMA GEREGI DUYDUM ... HZ MUHAMMED SVS ... ALLAHDAN ALDIGI VAHI ILE KURANI KERIMI YERYÜZÜNE GETIRDI ... SIMDIK BIZ BU KURANI KERIMI DIREK OLARAK ALLAHDAN ALMADIK HZ MUHAMMED SAYESINDE ALDIK ... BIZ YANI KURANI KERIMI 3. SAHIS OLARAK ALGILIYORUZ ... SONRA FIKIH DERKEN PEYGAMBERIMIZ EN BÜYÜK FIKIH IDI SÜNNETLERI OLSUN HADIS LERI OLSUN OTAMATIK OLARAK 3. SAHIS ALLAHLA ARANA GIRIYOR YORUMUN NEDIR BU KONUDA ?
dogru
SELAM KARDES .. Ama realist anlamda bakarsak Muhammedin özel yaşamında uç noktalar görürüz. Bunları sünnet olarak benimseyip yaşantımızda uygulamaya çalışmak ne derece doğrudur? BANA AÇIKLARMISIN BIRAZ PEYGAMBERIMIZIN ÖZEL YASANTISIN UYGULAMAK LA ILGILI YAZINI ...
Tabii ki açıklarım ama sitede yer alan forum konularını özellikle alttakilerini okursan karşıt görüş hakkında bir fikir edinebilirsin.
1. Okuma-Yazma Öğrenmeme Sünneti - CEM-
2. Hadis; E's -Sahih ve Sünnet İnkarcılarına -MUTEZİLE-
3. Muhammedin Hanımları Bahsi - MUTEZİLE-
Benim fikrimi sorduğun için yine önceki sorunu yanıtladığım gibi kendimi müslüman kabul ederek cevaplıyorum. (ki üstteki makalelerin benzeri olmasın. ) Nitekim müslüman ikende böyle düşünüyordum...
Peygamberin davranışları örnek alınmalıdır çünki o islamı temsil eder. Hayatını ikiye ayıracak olursak peygamberlik öncesi ve sonrası olarak. Peygamber olduktan sonraki hayatını sünnet olarak kabul ederdim. Bu dönemide ikiye ayırırdım. Özel yaşamı ve toplum içindeki yaşamı olarak. Özel yaşamı, Yatak odası mahreme girer ve bu konu namahremi olan
hanımlarıyla ilgilidir. Peygamber olması namahremi olamayacağı anlamına gelmez. (Müslümanken öyle düşünüyordum:) Geriye peygamber olduktan sonra toplum içindeki yaşamı (sünnetleri) kalır.
Sünettin lügat anlamı yol'dur.
Peygamber olduktan sonra toplum içindeki yaşamında yaptıkları
sünettir. Bu da 3 e ayrılır. Bunu ben üçe ayırmamakla birlikte doğru
kabul ediyorum. Kavlidir yani sözleri, Fiili yani hareket ve davranışlarıdır.
Takriri yani haberdar olduğu olay ve sözlere ikrarıdır. ( karşı çıkmaması, görüş belitmemesi, susması..) Sünnet uygulamaya dayalı bir yoldur.
O halde o zamanki arap toplumunda var olan olaylarla ilgili Kavli sünnetlerinin bir çoğunu ben bu gün istesemde uygulayamam.
Örneğin,
Hz. Peygamber (s.a.s)'in kavlî sünnetlerine bir örnek: Peygamber (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Köleleriniz ve hizmetçileriniz sizin kardeşlerinizdir. Allah Teâlâ onları sizin idarenize ve emrinize vermiştir. Kimin idaresi altında kardeşi olursa ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin..."
(Buhârî, İmân, 22; Edeb, 44; Müslim, İmân, 38, 40).
Bu durum Fiili ve Takriri içinde geçerlidir. Dolayısıyla şu anda uygulaması
olanaksız olanlarıda içinden çıkarırım. Geriye uygulanabilirler olan sünnetler kalır. Bunlardada kendi hayatına özel olanlar vardır. Hicret, Mağarada saklanması gibi... Bunlarda Muhammede özel benzersiz durumlardır. Bunlarda ben istemeden çıkar. Beşeri olanlarıda çıkarırım. Beşeriden kasıt saç ve sakalının kesim şekli vb. gibi zira peygamberin tasviride yoktur. Özelden kasıt bunlardır.
Geriye kalan sünnetler ile ilgilide düşüncelerimi sorunu fazlasıyla yanıtladığımı düşündüğüm için açıklamıyorum Burkay kardeş... Unutmadan bu sünnetlerden kaynağı bana göre güvenilir olmayanlarıda çıkarırıdım. Hangi kaynakların güvenilir kabul edildiğini biliyorsundur.