PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Teleskop Hangi Yıl İcad Edildi?


hyt
18-10-2005, 00:37
Arkadaşlar teleskop hangi yıl icad edilmiştir, Merak ettim ben googlede araştırdım. Siz de araştırın.

Hz. Muhammed yalancı ise Kur'an koca bir yalan ise, gezegenler, uydular ve güneş te birer yalan......



Aslında sizin için bir açıklama yapsam mı aceba. Aksi takdir de anlamıyorsunuz.

Bu yazıları okuduktan sonra mutlaka verecek bir cevabınız olmayacağından KÜFÜR etmeye başlayacaksınız, Hakaretler bir biri ardına gelecek. Böyle bir tavır sergilerseniz bu da benim ispatım olacak.

Hadi yazacak şey bulamayanlar küfür etmeye başlasınlar


51-ZÂRIYÂT

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

1. Tozdurup savuranlara,

2.Yükünü yüklenenlere,

3.Kolayca süzülenlere,

4.Isleri ayiranlara andolsun ki,

5.Size vâdedilen, kesinlikle dogrudur.

6.Ve ceza mutlaka vuku bulacaktir.

7. Içinde yörüngeleri olan göge andolsun ki,

8.Siz çeliskili sözler söylüyorsunuz.

9.Ondan (Kur'an'dan veya imandan) dönen döndürülür (engellenmez).

10. Kahrolsun o koyu yalancilar!

11. Onlar koyu bir cehalet içerisinde kalmis gafillerdir.



7. ayete dikkat edin ve 7. ayetten sonra kime hitap ediliyor bir düşünün,

hyt
18-10-2005, 02:50
Ne oldu. Teleskopun icadı yerine Hz. Peygamberin gökbilimci olduğunu ifade eden yazılarımı arıyorsunuz.

Haklısınız yaaaa.... Hz. Muhammed o zamanlar teleskoplarla uzayı incelerdi. Hz. Ebu Bekir ise bir keresinde marsa gitmeye yeltenmişti fakat uzay mekiğine uygun yakıt bulunamamıştı.

Ya hu, sizin yüzünüzden neler yazıyorum.

Hadi be. Bu na benzer şeyler üretin hadi.

Aslı astarı olmayan yazılar yazın. Aksi takdir de kabul edin.

Şayet: Güneş yok, gezegenler yok, bu gezegenlerin uyduları yok tabii bunlar olmayınca yörüngeleri de yok.

Bilimden dem vuranlar nerdesiniz.

Atıış serbest. Başlayın hakaret etmeye.

sargon
18-10-2005, 03:27
1-6. Esip savuran ruzgarlara, yagmur yuklu bulutlara, kolayca suzulen gemilere ve isleri yoneten meleklere and olsun ki, size soz verilen kiyametin kopmasi suphesiz gercektir. Odesme gunu gelecektir. 7-8. Icinde yorungeler bulunan goge and olsun ki, ey inkarcilar, siz, suphesiz aykiri gorustesiniz. 9. Bundan, donebilecek kimseler dondurulur. 10-11. Yalanciligi itiyat edinenlerin, bilgisizlige saplanip kalanlarin canlari ciksin!
(Diyanet Cevirisi)

Senin cevirin hangisi bilmiyorum ama Diyanet cevirisi daha anlasilir (hatta dogru gibi) geldi bana. Zira Kuran'in bircok yerinde Allah, yildizlarin, meleklerin ve hatta ornekte oldugu gibi ruzgarin, bulutun, gogun ve hatta gemilerin ustune and iciyor.

Teleskop bu metinde yok, nerden cikardin bunu. Icinde yorungeler bulunan gok ne demek. "Gökbilimde, bir gökcisminin bir diğerinin kütleçekimi etkisi altında izlediği yola yörünge adı verilir." Yani yorunge bir cisim degildir ki bir seyin icinde olsun. Eger ceviriler dogru ise bunu bir edebi figur olarak degerlendirmek gerekir. Dusdegismece denen ve bir dusunceyi cagristirmak yada bir nesneyi temsil etmek icin bir ayrinti yada kavramin kullanilmasidir bu. Ve kuranda bu turden ifadeler fazlasiyla vardir. Bu ayetlerde gokbilimle ilgili hicbir sey anlatilmiyor. Ahiret gunu, cehennem, verilecek azaplar vb.dir tema.

Icinde yorungeler olan gok, o zamanin dunyasi icin gunesin dogudan dogup batidan batmasi, ayin yukselmesi gibi seyler olmali. O zaman henuz gezegenlerin, uydularin bugun kullandigimiz anlamda "yorunge"leri oldugu bilinmiyordu. Dolayisiyla sozcuk o zamanlar gokbilimdeki cekim kuvvetiyle olusan gokcisimlerinin yorungesi anlaminda degil, bir rota izlemek, bir yerden bir yere gitmek anlaminda olmali. Gunesin hep dogudan dogdugu, batidan battigi ise Muhammet'ten binlerce yil once de bilinen biseydi dogal olarak.

hyt
18-10-2005, 04:12
Ayette zaten teleskop a falan işaret edilmiyor. Yani ne ile tespit edildi bu durum. Benim anlatmak istediğim yörüngeler. Sen de yörünge nedir sanki kara cahile anlatıyorsun.

Ben de diyanet meali kullanıyorum fakat dönemleri farklı olabilir. Ama 7. ayet aynı.

Hem olmalı molmalı, cart curt bırak bunları.

Yazdıklarını bir kez daha oku, ne kadar mantıksızca yazdığını belki anlarsın.

Bana delil göster. Şayet Hz. Muhammed yazmışsa Kitap'ı neden bu ayette uydular veya yıldızlar veya ay veya güneş üzerine yemin etmiyorda. İçinde YÖRÜNGEleri barındıran göğe yemin ediyor. Dikkat edersen yörüngelere değil, Yörüngeleri barındıran göğe yemin ediliyor. Çünkü yörünge; yerçekim kuvvetlerinin etkisi ile izlenilen bir yoldur.

Birde yörüngeleri denilerek birçok yörünge olduğu vurgulanıyor...

Bana bilimsel açıklama yap. Bu yörüngeler o dönemde nasıl tespit edildi...
Senin dediğin gibi güneşin doğup batması değil, Dikkatlice oku. Varsayımlardan uzak bir açıklaman varsa yaz .

yoksa

İmanla titrer kalbin

saadetpink
18-10-2005, 11:22
Bana delil göster. Şayet Hz. Muhammed yazmışsa Kitap'ı neden bu ayette uydular veya yıldızlar veya ay veya güneş üzerine yemin etmiyorda. İçinde YÖRÜNGEleri barındıran göğe yemin ediyor. Dikkat edersen yörüngelere değil, Yörüngeleri barındıran göğe yemin ediliyor. Çünkü yörünge; yerçekim kuvvetlerinin etkisi ile izlenilen bir yoldur.

Birde yörüngeleri denilerek birçok yörünge olduğu vurgulanıyor...

Bana bilimsel açıklama yap. Bu yörüngeler o dönemde nasıl tespit edildi...
Senin dediğin gibi güneşin doğup batması değil, Dikkatlice oku. Varsayımlardan uzak bir açıklaman varsa yaz .


Birincisi; yörüngeler eski yunan, maya,mısır ve çin uygarlıklarında çoktan biliniyordu.( bugünkü bilgi düzeyinde olmasa da....)Bu uygarlıkları incelersen, görürsün.. Kuran'la ortaya atılmış bir bilgi değil...Kaldıki; Kuranda geçen "yörünge" tabiri gözle görünen, izlediği yol bağbında....Yani; sabah olur güneş doğar, akşam olur kaybolur yönü değişmeden....Periodik olarak bu sürekli tekrarlanıyorsa; kör olmayan bir insan bunun bir yol olduğunu anlar zaten...Başka bir gök cisminin etrafında çizdiği "yörüngeyi" kasdetmiyor.Nedenmi; Kuran da evren dünya merkezlidir,hareket edense gözle görülen gök cisimleridir.

Bahsettiğin ayette geçen gökler üzerine yemin ise;aslında neler olduğu bilinmeyen ama gözle gözlemlenen evrenin tamamını anlatmak açısından daha kolaydır... Tek-tek saymak yerine..Dünya merkezli bir evren düşüncesini söylemiştik ve dünyaya karşı hareket gösteren güneş ve ay, ikisi birlikte bir çoğulu ifade ediyorsa doğal olarak da "yörüngeler" denilecektir. Sen bundan evrendeki tüm yapıyı mı kasdetdiğini düşündün?...Ozaman niye tek-tek isimleri ve içerikleri ile belirtilmedi de yüzyıllardır insanlar, evrenin gizemini çözmeye çalışıyorlar?

hyt
18-10-2005, 14:37
"Gökbilimde, bir gökcisminin bir diğerinin kütleçekimi etkisi altında izlediği yola yörünge adı verilir."

Bakınız. bu sargon un tanımıdır. Ve özünde doğrudur. Bilime karşı gelecek değiliz ya. Varsa başka bir tanım yapmak isteyen, yapsın. Sözüm ona bilimle ağzını açıp bilimle ağzını kapatanlar, siz kendi cevaplarınızı bir okuyun birde bunu okuyun.

Bilimsel herhangi bir tahsili olmayan turan dursunun süpürge ve su ile yaptığı deney ve bunun sonucu çıkardığı varsayımlaramı inanırsınız. Yoksa tüm dünyanın üzerinde fikir birliği yaptığı gerçekleremi inanırsınız. (Henüz okumayanlar turan dursunun süpürge ile yaptığı deneyi araştırıp bulsunlar).

Yörünge kütle çekim kuvveti ile alakalı ise( zatenöyle), Bir düşünün, Güneşin etrafında dönen dünyamız nasıl bir hesap sonunda tam olması gereken yörüngede bulunmaktadır. Mevsimler içerisinde dünya güneşe bazen yaklaşmakta bazanse uzaklaşmaktadır. Dünya kendi ekseninde güneşe karşı farklı eğimler sergilenektedir. Dünya bu hareketini bir gün farklılaştırsa ya iyice güneşe yaklaşırız. (ve büyük bir ivmeyle güneşe yapışırız. Çünkü cisimler arası mesafe azalırsa kütle çekim kuvveti artar.)

Yada : Güneşle dünya arası mesafe, mevsimsel farklılıklar harici biraz daha artsa uzaya savrulur gideriz. Çünkü kütleçekim kuvveti, mesafe artıkça azalır.

Aynı açıklamalar dünya ile ay arasındaki kütleçekim kuvveti içinde geçerlidir. Bunda da Allah ın mucizesi ortadadır. Çünkü, Ay yörüngesi sebebiyle bazen dünyaya yaklaşmakta bazense uzaklaşmaktadır. Şayet yörüngesinden (dikkat edin yörüngesinden) dışa doğru 1km dahi sapsa (bu deger evren düşünülürse çok küçüktür) ay uzaya savrlur gider. Başka bir durum ise söyledir. (inşallah deniz ve okyanus sularının ayın çekim kuvveti sebebiyle yükseldiğini biliyorsunuzdur) Med-cezir olayları olmasa ayın dünyaya her yaklaşıp uzaklaşmasında denizler yerine karalar bu kuvvetin sönüdürülmesi için kabaracaktır. O zaman seyreyleyin dünyayı.
Gelgit vakitlerinde denizler amortisor yayı gibi bir işlev görmektedir. Yine denizlerin oranı farklı olsaydı (dünyada ki su miktarı) dünya felakete uğrardı.


Bu düzen nasıl oluşmuştur?. Burada size kısaca evrendeki "3 minicik cisimden" (güneş dünya ay) bahsettim. Güneş sistemi, galaxy nin küçük bir üyesi olduğuna göre, Geri kalanını bir düşünün.

Bu düzen kimin eseridir. Yoksa bu evren raslantısal olarakmı oluşmuştur. Gerçektende raslantılar sonucu oluşmuş ise hala raslantılar sonucumu dengede durmaktadır. Bilimlelidir ki bu düzen bir bozulsa dünyanın yok olması 1 saniyeden az sürede gerçekleşir. Abartmıyorum, Güneşin dünyaya göre büyüklüğü düşülünürse, Dünyaya etki eden kütleçekim kuvvetinin büyüklüğü düşünülürse, Bu düzenin işlemesi raslantılara bağlanamaz.

Şimdi ispat için turan dursunun süpürgesine mi inanırsınız yoksa bunlara mı, güneşe dünyaya aya mı inanırsınız.

18-10-2005, 15:10
HYT,
Kuran'ı dikkatli okursan dünyanın da bir yörüngesi olduğundan bahsetmez hiç bir yerde. Halbuki dünyada bir gök cismidir. Ama gerek Muhammed gerekse de o dönemdeki insanların belki de tamamı bunu gözleyememiştir doğal olarak. Neyi gözleyebilmişlerdir çıplak gözle? En başta güneşi ve ayı. Bakmışlarki ay ve güneş hep benzeri bir rota izliyor. Yukarıda yazan arkadaşlar da bunu yazmışlar zaten. Güneşi ve ayı gözlemek için teleskoba gerek yok.

Kuran eğer dünyanın da bir yörüngesi olduğunu söyleseydi çok önemli bir tesbit yapmış olacak idi. Ama Kuran dünyanın bırakın yörüngesi olmasını onu düz tepsi olarak düşünmektedir.

hyt
18-10-2005, 15:31
Son yazdıklarımı oku, onlara cevap ver.

Bilimsel herhangi bir tahsili olmayan turan dursunun süpürge ve su ile yaptığı deney ve bunun sonucu çıkardığı varsayımlaramı inanırsınız. Yoksa tüm dünyanın üzerinde fikir birliği yaptığı gerçekleremi inanırsınız. (Henüz okumayanlar turan dursunun süpürge ile yaptığı deneyi araştırıp bulsunlar).

Yörünge kütle çekim kuvveti ile alakalı ise( zatenöyle), Bir düşünün, Güneşin etrafında dönen dünyamız nasıl bir hesap sonunda tam olması gereken yörüngede bulunmaktadır. Mevsimler içerisinde dünya güneşe bazen yaklaşmakta bazanse uzaklaşmaktadır. Dünya kendi ekseninde güneşe karşı farklı eğimler sergilenektedir. Dünya bu hareketini bir gün farklılaştırsa ya iyice güneşe yaklaşırız. (ve büyük bir ivmeyle güneşe yapışırız. Çünkü cisimler arası mesafe azalırsa kütle çekim kuvveti artar.)

Yada : Güneşle dünya arası mesafe, mevsimsel farklılıklar harici biraz daha artsa uzaya savrulur gideriz. Çünkü kütleçekim kuvveti, mesafe artıkça azalır.

Aynı açıklamalar dünya ile ay arasındaki kütleçekim kuvveti içinde geçerlidir. Bunda da Allah ın mucizesi ortadadır. Çünkü, Ay yörüngesi sebebiyle bazen dünyaya yaklaşmakta bazense uzaklaşmaktadır. Şayet yörüngesinden (dikkat edin yörüngesinden) dışa doğru 1km dahi sapsa (bu deger evren düşünülürse çok küçüktür) ay uzaya savrlur gider. Başka bir durum ise söyledir. (inşallah deniz ve okyanus sularının ayın çekim kuvveti sebebiyle yükseldiğini biliyorsunuzdur) Med-cezir olayları olmasa ayın dünyaya her yaklaşıp uzaklaşmasında denizler yerine karalar bu kuvvetin sönüdürülmesi için kabaracaktır. O zaman seyreyleyin dünyayı.
Gelgit vakitlerinde denizler amortisor yayı gibi bir işlev görmektedir. Yine denizlerin oranı farklı olsaydı (dünyada ki su miktarı) dünya felakete uğrardı.


Bu düzen nasıl oluşmuştur?. Burada size kısaca evrendeki "3 minicik cisimden" (güneş dünya ay) bahsettim. Güneş sistemi, galaxy nin küçük bir üyesi olduğuna göre, Geri kalanını bir düşünün.

Bu düzen kimin eseridir. Yoksa bu evren raslantısal olarakmı oluşmuştur. Gerçektende raslantılar sonucu oluşmuş ise hala raslantılar sonucumu dengede durmaktadır. Bilimlelidir ki bu düzen bir bozulsa dünyanın yok olması 1 saniyeden az sürede gerçekleşir. Abartmıyorum, Güneşin dünyaya göre büyüklüğü düşülünürse, Dünyaya etki eden kütleçekim kuvvetinin büyüklüğü düşünülürse, Bu düzenin işlemesi raslantılara bağlanamaz.

Şimdi ispat için turan dursunun süpürgesine mi inanırsınız yoksa bunlara mı, güneşe dünyaya aya mı inanırsınız.

18-10-2005, 15:42
HYT,
Senin bu en son yazdıkların Kuran'da geçiyor mu hiç sen onu söyle önce. Bu bilgilerin çoğu avrupalı veya amerikalılar tarafından bulunmuş bilimsel gerçeklerdir. Kuran ile hiçbir ilgisi yoktur.

Konuyu Zariyat Suresi 7. ayetinden farklı bir konuya; "tanrının varlığı" konusuna çekmeye çalıştığını farkediyor musun? Başlığı ne olarak açmıştın: "Teleskop hangi yıl icad edilmişti?" Bununla zariyat 7 arasında bağlantı kurmaya çalıştın. Biz de sana bağlantı olmadığını çok güzel açıkladık.

Evrenin mükemmelliği konusu zaten çok kez tartışılmış olan ayrı bir konu. Önce zariyat 7 hakkında yanıldığını kabul et ki diğer konuya geçebilelim.

saadetpink
18-10-2005, 20:43
Bu düzen kimin eseridir. Yoksa bu evren raslantısal olarakmı oluşmuştur. Gerçektende raslantılar sonucu oluşmuş ise hala raslantılar sonucumu dengede durmaktadır. Bilimlelidir ki bu düzen bir bozulsa dünyanın yok olması 1 saniyeden az sürede gerçekleşir. Abartmıyorum, Güneşin dünyaya göre büyüklüğü düşülünürse, Dünyaya etki eden kütleçekim kuvvetinin büyüklüğü düşünülürse, Bu düzenin işlemesi raslantılara bağlanamaz.

Şimdi ispat için turan dursunun süpürgesine mi inanırsınız yoksa bunlara mı, güneşe dünyaya aya mı inanırsınız.

Sana tek bir sorum var tüm bu yazdıklarına karşılık; Evrendeki galaksi sayısını(gözlemlenebilinen evrende...) yaklaşık olarak biliyorsun değilmi? Yukarıda bilim verilerinin çarpıtılmış biçimleri ile verdiğine göre bilmen gerekir;

Peki; bu kadar geniş bir evrende, milyarlarca galaksi içinde sadece dünya üzerinde, dünyaya özgü bir canlı yaşamının oluşması, sana neyi ifade ediyor?....

hyt
18-10-2005, 21:44
/////////////////////
Sana tek bir sorum var tüm bu yazdıklarına karşılık; Evrendeki galaksi sayısını(gözlemlenebilinen evrende...) yaklaşık olarak biliyorsun değilmi? Yukarıda bilim verilerinin çarpıtılmış biçimleri ile verdiğine göre bilmen gerekir;
///////////////////////

Hayır, evrendeki galaksi sayısını yaklaşık olarak ne ben biliyorum nede başka bir insan;(elbette nasanın uzay boşluğunda sadece görülebilen keşfedilen sayısı yaklaşık, Allah ı inkar ettiğiniz gibi göremediğiniz Galaksileri yokmu sayacaz inkar mı edecez) Sen nasıl oluyorda bilime inanmıyorsun ve süpürgeye inanıyorsun.

Sen onu bunu bırak, galaksi sayısını bırakta, Denge nasıl sağlanmışta, Güneş-dünya, Dünya-ay birbirine kütleçekim kuvvetiyle bağlanmıştır, Sen sadece bu iki ilişkiyi cevaplasan yeter. AMA BOŞVER YAW. RASLANTILAR SONUCU OLMUŞ BİR DEFA.

saadetpink
18-10-2005, 22:32
Asıl sorumu niye atlıyorsun?....Galaksi sayısı ile bu sorunun çok yakın bir ilişkisi var ama sen algılayamamışsın!.....

Biraz daha düşün istersen?....

hyt
19-10-2005, 07:47
1 milyar galaksi olsa ne, 1 trilyon galaksi olsa ne...
Sen henüz güneş-dünya, dünya-ay arasındaki kütleçekim kuvvetiyle sağlanan dengeyi, bu dengenin ilk oluşumunu ve hala bu dengelerin nasıl bir hesapla korunabildiğini açıklayamadın.

Allah ın varolması dünyanın , güneşin var olması gibi gerçek. Ve hatta dünya yok olduğun an bile Allah ın varlığı devam edecek.
Dünya var mı? VAR
Güneş var mı? VAR
Ay var mı? VAR
Bunlar arasında bir denge var mı? VAR

Henüz bu üç küçük cisim için bir açıklama yapamamışken, senin galaksiler üzerine yazman hoş olmuyor. Sadece boş laf.

UYARI
Bu son yazımda Hz. Peygamber den veya Kur'an dan bahsetmedim. Lütfen lafı eveleyip gevelemeden yukarıda konusu geçen açıklamayı yapın.

__________________________________________________ _____

Mutezile
19-10-2005, 09:23
Bu topic altında yazıları okurken nedense 'Dikkat Şahan Çıkabilir' deki Prof. ile Şahan'ın bilimsel tartışması sonunda kızarmış hindiyi Prof. kafasına fırlatmasını hatırladım (Kuş Gribini tartışıyorlar ve Şahan'ın tezi şu idi: ''Hiç aksırıp tıksıran, hapşuran bir kuş gördün mü-Grip olan tek bir kuş gördün mü'' diye ProF'a saldırıyordu).

hyt
19-10-2005, 09:43
Burda bir tez konusu değil, gerçekler yer alıyor. Aşağıdakiler inkar edilemeyecek birer gök cismi. ŞİMDİ Elde olanlar

Dünya var mı? VAR
Güneş var mı? VAR
Ay var mı? VAR
Bunlar arasında bir denge var mı? VAR

Gerisi aynı, Burada sizden bir açıklama istiyorum. Avrupalısıda, amerikalısıda, asyalısıda,
Türk te, arapta, almanda, ingilizde, çinlide bunlar üzerinde hem fikir.
Şimdi: Bundan bir önceki yazımı okuyunuz ve o mevzuda açıklamalar yapınız.

UYARI
Bu son yazımda Hz. Peygamber den veya Kur'an dan bahsetmedim. Lütfen lafı eveleyip gevelemeden yukarıda konusu geçen açıklamayı yapın.

saadetpink
19-10-2005, 10:35
1 milyar galaksi olsa ne, 1 trilyon galaksi olsa ne...
Sen henüz güneş-dünya, dünya-ay arasındaki kütleçekim kuvvetiyle sağlanan dengeyi, bu dengenin ilk oluşumunu ve hala bu dengelerin nasıl bir hesapla korunabildiğini açıklayamadın.

Allah ın varolması dünyanın , güneşin var olması gibi gerçek. Ve hatta dünya yok olduğun an bile Allah ın varlığı devam edecek.
Dünya var mı? VAR
Güneş var mı? VAR
Ay var mı? VAR
Bunlar arasında bir denge var mı? VAR

Henüz bu üç küçük cisim için bir açıklama yapamamışken, senin galaksiler üzerine yazman hoş olmuyor. Sadece boş laf.
Bu son yazımda Hz. Peygamber den veya Kur'an dan bahsetmedim. Lütfen lafı eveleyip gevelemeden yukarıda konusu geçen açıklamayı yapın.

Birincisi; teleskopun daha yakın bir tarihte bulunduğunu ima ederken; Kuran'da geçen "yol" sözcüğünün "yörünge" anlamında alınacağını söylemekle; sözde Kuran'ın Tanrı sözü, Peygamberin ise "yalancı" olmadığını vurgulamaya çalıştın ama düşünmedinki;Muhammedden çok önce yaşamış gök bilimcilerin ilkel gök dürbünleri kullanarak bazı bilgiler elde etmiş olduklarını....Teleskop; bu gök dürbünlerinin geliştirilmiş halidir.(farkı;objektif mercek yerine iç bükey ayna kullanılması....)

Ogünün koşullarında gök bilimi ile ilgili bazı veriler olmasına karşılık, yinede Kuranda sözü geçen anlatım, "bu yörüngeleri" ifade etmiyor; gözle görülen gök cisimlerinin 24 saatlik periodlardaki hareket düzenini işaret ediyor. Dediğim gibi siz; herne kadar Kuran da bilimsellik arasanızda, bu böyle...Çünkü; bu kadar muğlak kelimelerle bir anlatıma girerseniz doğal olarak sözler bir yerlere çekilerek yeni anlamlar kazandırılır.Kullanılan ifadelerin ve anlatımların net olmamasına buna olarak da,esnekliğinden kaynaklanır.

Kaldıki; İslamiyetten çok önce dünyanın yuvarlak olması gerektiğini ileri süren gök bilimciler olmasına rağmen,Kuran'da düz bir tepsiye benzetilir.
Bir hadis de ise bakın nasıl cevap bulursunuz; "güneş" için ....


760 - Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte, mescidde idim, o sırada güneş batıyordu. Bana:

" Ey Ebu Zerr, biliyor musun güneş nereye gidiyor?" diye sordu.

"- Allah ve Resûlü, daha iyi bilir" dedim.

"- Arşın altında secde etmeye gidiyor. (Secde için önce) izin ister. Kendisine izin verilir. Secde ettiği halde kendisinden bunun kabul edilmeyeceği zaman yakındır. O zaman izin ister fakat verilmez, kendisine: "Geldiğin yere dön ve battığın yerden doğ" denir. işte bunu şu ayet ifade etmektedir: "Güneş de (ilâhî bir âyettir ki) müstekarrına (duracağı zamana) kadar cereyan etmektedir..." (Yâ-Sîn, 38). Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ilâve etti:

Buhârî, Tefsir,Yâsin 1, Bed'ü'l-halk 4, Tevhid 22, 23; Müslim, İmân 250 (159); Tirmizî, Tefsir, Yâsin,(3225).


Gelelim diğer soruna;üzülerek söylüyorum;güneş-dünya ve ay arasındaki ilişkinin sebebi "tanrı" değil....maddenin oluşumunu ve alacağı konumu belirleyen, kütlesi ve kütlesinin yoğunluğudur. Kütlesindeki yoğunluk, onun deviniminin de,kütle çekim alanının da ölçüsüdür.İlk nasıl olmuştur dersen; birgünde olmamıştır derim.Ama; "Tanrı" öyle diyor....

Çünkü doğa; bir "Tanrı" değildir... bu denli karmaşık yapıların oluşması için maddenin kuantumlarının birbirlerine olan tepkimesinin sonuçları için çok uzun bir süre geçmesi gereklidir.Denge nasıl korunuyor?Güneşin kütlesi;güneş sisteminin toplam kütlesinin %99.86'ını oluşturur.

Son sözümü adını hatırlayamadığım bir yorumcunun sözleri ile bitireceğim:

Bu akıl almaz büyüklükteki Evrenin odağına kendi mütevazi gezegenimizi yerleştirip, bütün bu âlemin, Dünya gezegenindeki biz iki ayaklı tüysüz biyolojik tür için yaratıldığını düşünme tuhaflığımıza psikiatride ne ad verilebilir, bilemiyorum.

Tatmin oldunmu?....Çocukça sorduğun sorunu basit yanıtlarla geçiştirmeye çalıştım anlamadın....Şimdi söyle bakalım;

Küçücük bir dünya için niçin bu kadar büyük evren yaratılmıştır.( üstelik evrenin tahmin edilen yaşı, 14-20 milyar yıl arasında oysa dünya sadece 4,5-5 milyar yıl arasında....Aradaki zaman için de "tanrı" neyle uğraştı ne düşündü?...Melek ve cinleri ile sohbet mi ediyordu?....)

hyt
19-10-2005, 11:38
Ben sana bu denge nasıl sağlanmıştır, hala nasıl bir hesap sonucu sağlam kalmaktadır diyorum sen bana sayısal değerler veriyorsun Biz bunları bilmiyormuyuz sanki. Bu evrende kütle bazında düşünülürse dünyanın kıymeti yoktur. Seninde ifade ettiğin gibi güneşin bu denli büyük bir kütle çekim kuvveti varken, dünyanın bir anda güneşe yapışmayacak şekilde bir konum alması ve bu durumun her an devam etmesi nasıl açıklanabilir.

Bu senin için ve diğer arkadaşlar için bir tekrar yazısıdır. Sakın düşülmesinki ben bunu iddialardan kurtulmak maksadıyla yapıyorum. Şayet kanaatınız bu yönde ise diğer konularda yazdığım yazıları inceleyin. Tavrım hep aynı olmuştur. Sonuç olarak; birçok ilahiyat profesör ü gibi bende (ben ilahiyatçı değilim) Hz. Peygamber adına düzenlenmiş birçok hadisin varlığına inanmaktayım.
Bu forumda kendi iddialarımı hadislerle destekleme yoluna gitmediğim gibi hadis içeren cevaplarıda kale almıyorum. Diğer yazılarım araştırılabilir. (şimdi siz, hadisi inkar eden peygamberi de inkar eder diye birşeyler yazarsınız, fakat cevabın gayet açık ve anlaşılır), Hadis içerisinde yer alan YASİN-38 de güneşle alakalı bir ayet olup biraz farklıdır bu farklılık dil çevirisinden kaynaklanmamaktadır. Zaten hadis içerisinde kullanmışsın.

Açıklama yapılacaksa kavram karmaşasına mehil vermeden, istenilen cevaplar doğrultusunda bir açıklama yapılmalıdır. Aklınızda tam/kesin bir cevap olsaydı uzun uzadıya yazmaz birkaç cümle ile konuyu noktalardınız.

Bu konudan bağımsız olarak bir anımı anlatmak isterim
Yıllar önce üniversitede okurken, bir sınava girdik. Sorulara verdiğim cevaplar çok kısa idi. Bazı cevabım bir cümle bazı cevabım 2 cümle idi. 5 soruya verdiğim cevap yarım sayfa kadardı. Sınav sonuçları panoya asıldı, feryat figan, öğrenci diliyle millet dökülmüş, ben 78 veya 80 almıştım. Arkadaşımın biri ile karşılaştım, "Ben o kadar şey yazdım, tam 2 sayfa doldurdum, bu kadar az puan almamam gerekirdi" dedi ve birlikte hocanın yanına gittik. Durumu anlattı ve hocanın cevabı. "Bak benim cevap anahtarıma, birer cümlelik hepsi. Sen cevapları bilmediğin için bu kadar uzun uzadıya yazmışsın. Zaten bu kadar yazıyı görünce bilmediğini anladım ve hiç okumadan geçtim." Hoca böyle dedi. Arkadaşımda peki hocam deyip ayrıldıktık. Odadan çıkınca arkadaşıma sordum. "Biz buraya ne maksatla gelmiştik, neden birşeyler söylemedin". Arkadaşım gülerek "cevapları bilmiyordum, hoca okuyup arasından değerli bulduğu şeylere puan verir umuduyla yazmıştım" dedi.

saadetpink ve diğerleri Lütfen cevaplarımız kısa olsun


__________________________________________________ _______

burkay
19-10-2005, 14:37
SEVGILI ARKADAS SAADET PINK :Küçücük bir dünya için niçin bu kadar büyük evren yaratılmıştır.( üstelik evrenin tahmin edilen yaşı, 14-20 milyar yıl arasında oysa dünya sadece 4,5-5 milyar yıl arasında....Aradaki zaman için de "tanrı" neyle uğraştı ne düşündü?...Melek ve cinleri ile sohbet mi ediyordu?....)
[align=right:c25b43f3c9]BU DÜNYA GELIP GEÇICI DÜNYA OYUN DÜNYASI DÜNYAYA MEGIL ETMEMEMIZIN SEBEBI BU SENIN YAZMIS OLDUGUN YAZIDA CEVABI ... ÖNEMSIZ BIR YER ... SADECE BIR IMTIHAN YERI ... Küçücük bir dünya için niçin bu kadar büyük evren yaratılmıştır... [/align:c25b43f3c9]SAADET PINK 18000 ALEM VARDIR BUNLARDAN BIRI YERYÜZÜNDE YASAYAN CANLILAR BITKILER NIMETLER IÇIN GEÇERLIDIR ... 7 KAT GÖK INSAA EDILDIGINE KURAN AYETLERI AÇIKLIYOR ... 18000 ALEM ALEM OLARAK SAYACAGIMIZ ÇOK AZ BILGIMIZ VAR ... CINLER ALEMI MELEKLER ALEMI INSANLAR ALEMI VS... KAÇTANE SAYABILIRIZ ... BIZ HALEN GÜNES SISTEMI IÇINDE AYDAN BASKA HANGI UYDUYA INSAN GÖNDERDIK ? BURDA GALAXI LERI DÜSÜNÜRSEN SONSUZ EVREN KAVRAMINI GÖRÜRÜZ VE ALLAHIN BÜYÜKLÜGÜ KUDRETINI IDRAK EDEBILIRIZ ...

saadetpink
19-10-2005, 20:03
Sorduğunuz soruların ne anlama geldiğini bilmiyorsunuzki; verilen cevaplarda ki yanıtları görebilesiniz!.....

İşin hikaye kısmı ile ilgilenmekten; kuramların içeriklerini unutmuşsunuz....

Merak etmeyin; Tanrı olsada-olmasa da bu fizik yasaları devam edecektir...Aynı şekilde insan olsada-olmasa da!.....

Onun için; Tanrıyı aramayın; tanrının gücü maddenin temel parçacık devinimlerinde gizli....

cecenonline_
19-10-2005, 21:41
Birisi Kuran'ı bir astrofizik kitabı gibi göstermeye kalkışıyor, öbürü de doğal olarak Kuran'ın astroloji kitabı olmadığını söylüyor. İlginç olan ise, Kuran'ın astroloji kitabı olmadığını söylemeye çalışanların haklılığı.

Enteresan gelen birşey daha var; "Bu akıl almaz büyüklükteki Evrenin odağına kendi mütevazi gezegenimizi yerleştirip, bütün bu âlemin, Dünya gezegenindeki biz iki ayaklı tüysüz biyolojik tür için yaratıldığını düşünme tuhaflığımıza psikiatride ne ad verilebilir, bilemiyorum." diyen adama kim acaba "Evren insan içindir" dedi. Bi de bunu diyen adam, "Kainatın meyvesi insandır" ile, "Allah evreni insan için yaratmıştır" arasındaki farkı görmüyorsa kendisini nasıl bir psikotik kategoriye sokmamız gerekecek?

Kuran'ı Bilimsel verilerin bastonu yapmaya çalışan derinlik fukarası Müslümancıklarımız ile, Bilimsel verileri Dinin esasları ile karşılaştırma garabetine düşen metafizik yoksunu pozitivist Bilim şövalyelerimizin zihniyetleri kaim olduğu sürece bu tartışmalar hiç bitmeyecek gibi görünüyor.

saadetpink
20-10-2005, 13:23
Birisi Kuran'ı bir astrofizik kitabı gibi göstermeye kalkışıyor, öbürü de doğal olarak Kuran'ın astroloji kitabı olmadığını söylüyor. İlginç olan ise, Kuran'ın astroloji kitabı olmadığını söylemeye çalışanların haklılığı.

Enteresan gelen birşey daha var; "Bu akıl almaz büyüklükteki Evrenin odağına kendi mütevazi gezegenimizi yerleştirip, bütün bu âlemin, Dünya gezegenindeki biz iki ayaklı tüysüz biyolojik tür için yaratıldığını düşünme tuhaflığımıza psikiatride ne ad verilebilir, bilemiyorum." diyen adama kim acaba "Evren insan içindir" dedi. Bi de bunu diyen adam, "Kainatın meyvesi insandır" ile, "Allah evreni insan için yaratmıştır" arasındaki farkı görmüyorsa kendisini nasıl bir psikotik kategoriye sokmamız gerekecek?

Kuran'ı Bilimsel verilerin bastonu yapmaya çalışan derinlik fukarası Müslümancıklarımız ile, Bilimsel verileri Dinin esasları ile karşılaştırma garabetine düşen metafizik yoksunu pozitivist Bilim şövalyelerimizin zihniyetleri kaim olduğu sürece bu tartışmalar hiç bitmeyecek gibi görünüyor.

Kuran veya diğer din kitaplarının, astrofizik kitabı olmadığını ve bu tür soruların cevaplarını yansıtamayacağını biliyoruz.Aslında dinlerin birincil amacının bu olmadığını da biliyoruz.

Ama; din ve elçilerinin getirmiş olduğu kitapların;bir"yaratıcı" olduğu tezine inananlarının, kanıt peşinde koşmaları nedeni ile ileri sürdükleri ve ayetler üzerinden çıkarsanımları;olmayan bir şeyin tartışılmasına neden oluyor.

"Evrenin, insan için yaratıldığı" düşüncesi;yukarıda alıntısı olan kişiye ait olmadığı; bunun savunucularının; inananlar tarafından geldiğini ve buna cevap olarak söylenmiş bir fikir olduğu çok açık...

İnananlardan gelen bu iddiaların kaynağıda Kuran ayetleridir.Tabiiki; bu ayetlerde yoruma açıktır...

LOKMÂN
(20) Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah’ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

BAKARA
(164) Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.

İBRÂHİM
(32) Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır.

Ve benzeri ayetler...."Kainatın meyvesi; insandır." tanımı ise;pek dini inanışlara uymuyor....

Wolf-Ömer
27-05-2009, 21:00
Ben Allah Peygamberine ve Dinine inanmıyor değilim.Ama şu ana kadar Kuran-ı Kerim de mealinde böyle kıssalar görmedim.Ve bunun hakkında bilimsel bir bilgin var ise ve bunu Kuran kıssa sı olarak gösteriyorsan büyük günahtasın.

YENİ KAYTOLDUM

Wolf-Ömer
27-05-2009, 21:02
google de araştırdığın bilgilerin hepsi doğru olmayabilir.

Wolf-Ömer
27-05-2009, 21:03
benim yaşım 15 olabilir ama lise 1 de okuyorum