Orijinalini görmek için tıklayınız : Evladım senin baban bir melekti !
Teknoloji ilerledikçe yepyeni sorunlarla karşılaşıyoruz.Sperm bankası yoluyla çocuk sahibi olma konusuda yine teknolojinin bizi içine düşürdüğü tartışmalardan bir tanesi.
Dinler örfler töreler bir tarafa bırakıldığında bile,çok etraflıca konuşulup tartışılması gereken açılar var. En baştada bilimsel yönden bu uygulamanın fayda ve zararları tartışılmalı.
Ama ben bu konuyu dinlerden özgür ahlak açısından değerlendirmek istiyorum.Dinler insanları belli kalıplara sokmaya çalışır.Dinlerden özgürlüğü savunanlar ise baskıyla dayatılan her kalıba karşı olan insanlardır.
Ailenin kutsallığı dinsel bakış açısının ürünüdür.Aile olma kavramının mülkiyetlede ilgisi vardır. Bu iki unsur dikkate alınmadığında aile olmanın bir önemi yoktur.
Yanlız baştada belirttim.Dinlerden özgür düşünce başkalarına zorla bir takım kalıpları kabul ettirmeye karşı bir düşüncedir.
Belirtilen yöntemle doğacak çocuğun taşıdığı genetik mirasın kim üzerinden kendisine aktarıldığını bilme hakkı var mıdır? Eğer bu sorunun cevabı ''yok'' ise,
bu durumda çocuğun özğürlüğüne müdahale var demektir.
Benim bu noktada kişisel kanaatim, çocuğun taşıdığı genetik mirasın kimler üzerinden aktarıldığı ve bu insanların nasıl birer insan olduğunu bilme hakkının olduğu yönündedir.
Ben de başlığı görünce İsa ile Meryem arasında bir diyalog zannettim.
Aslında ben bu konuyu psikolojik olarak değerlendirilmesinden yanayım. Bir empati yapıp annemin sperm bankası yoluyla hamile kaldığını varsaydım.
Diyelimki annem ben biraz büyüyünce gerçeği söyledi yada ben bir şekilde öğrendim. Babam var ama kim bilmiyorum ilginç olurdu. Özellikle çocukluğumda annemin bir kocası yoksa sanırım psikolojik çöküntü hat safhaya varabilir bilinç altında. İnsan çocukluğunda baba modelini arıyor.
Psikoloji konularına çok hakim insanlarlar var aramızda. Bu konuyu psikolojik olarak analiz ederlerse çok sevinirim.
Ayrıca:
Belirtilen yöntemle doğacak çocuğun taşıdığı genetik mirasın kim üzerinden kendisine aktarıldığını bilme hakkı var mıdır? Bence kesinlikle vardır. Ancak bildiğim kadarıyla babanın kimliği gizli tutulmakta. Bu nedenle söylense bile babası çocuğunun kimliğinden çocuk da babasından bir haber olacak.
Ek olarak:
Ailenin kutsallığı dinsel bakış açısının ürünüdür.Aile olma kavramının mülkiyetlede ilgisi vardır. Bu iki unsur dikkate alınmadığında aile olmanın bir önemi yoktur.Kutsallıktan ne kasettiğinizi tam olarak anlamasam da dinden özgür bireyler içinde ailenin günümüzde önemi büyüktür. Ailenin önemi dinlerden değil aile içindenki bireylerin biribirini sevmesi, önemsemesinden kaynaklanır. Onları bir arada tutan mülkiyet değil maneviyattır.Dediklerinizi yanlış da anlamış olabilirim. Muhtemel olarak aynı şeyleri düşünüyorsunuzdur.
Saygılar..
Düşünüyorum da ben böyle bir yöntemi tercih etmezdim bunun psikolojik ve sosyolojik sıkıntılarına dayanamazdım da ve o kadar çok terkedilmiş yurtlara, yuvalara bırakılmış çocuk var ki.. onlardan birini evlat edinir dünyaya sorunlu bir insan getireceğime onlardan birine çözüm olmaya çalışırdım..
Karşıda değlim bu yöteme; imkanları çok olan bu sorumluluğu tek başına taşıyabilecek olan kişilerin bundan yaralanmasında sakınca yok gibi görünüyor.. Ama ben yapmazdım çervremdekilerin de yapmasına engel olmaya çalışırdım herkesin iyiliği için özelliklede o çocuğun iyiliği için..
Evet edindiğiniz bir çocuğunda genlerini bilemeyebilirsiniz aile geçmişini öğrenemeyebilirsiniz yine de ben çocuksuz ailelerin kimsesiz çocukları evlat edinmesinden yanayım..
saygılar..
parmis Güneşin_kızı
Bu başlıkta sanırım biraz da babalığın tartışmaya açılması gerekmektedir. Ben babalığın Annelik gibi güdüsel olmadığını ve öğreti olduğu hakkındaki düşüncemi çevremdeki babalara her ifade etmeye çalıştığımda yoğun bir tepki ile karşılaştım. Aynı zamanda annelik içgüdüsü nedeniyle kadında meydana gelen davranış biçimlerinin hormonal etkilerde azalma veya bu etkiler geçerliliğini yitirdigi halde annenin aynı davranış şekkileri üzerinden çocuğu ile ilişkilerini devam ettirmesinin de biyolojik değil yine öğretiden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Bakalım site babaları bu konuda neler diyecek bizlere.
Doganın kadının kulagına fısıldadıgı tek bir sır vardır, o da çocugun babasının kim oldugudur. Bunu baba bilemez ve bu doga ile kadın arasındaki tek sırdır. Ataerkil felsefenin ve düşünce biçiminin temeli de budur. Kadın mülk haline getirilirse bu sırra da gerek kalmaz.
Kadın çembere ve baskıya alınırsa mülk erkegin kalıtına geçer başkasına degil. Mülkün kendi kanından olmayanlara geçecegi en büyük korkudur.
saygılarımla
Biraz daha açalım. Günümüz babaları bu şekli ile kabul etmiyor babalık görevini. Zaman iki cinsi de oynamaya mahkum etti diyebiliyormuyuz?
evrensel-insan
16-05-2009, 02:39
Saygideger pervane;
Erkegin, kadin ve aile uzerindeki, mulkiyet sahipligidir, babalik. Dogal dusuncenin, hem kokensel, hem de temelsel ogelerinden biridir. Hem, aile sekillenmesindeki; disi-erkek AYRIMCILIGINI; hem erkeksel karakterin temelini, hem erksel, otoriter ve guc kullaniminin temelini, hem de disiye karsi erkek sinifinin temsilcisidir.
Babaslik bir HAK olarak, tarih sahnesine cikmistir. Kisaca, insanoglunun; dogal dusunce kokeninin; INSANLIKDISI ayaginin temelidir. Ustelik, babalik ile birlikte; annelik; ikinci plana dusmustur.
Babaligin, bugunku gerceklesmis ozunun en guzel goruntusu, soyadi konusudur. Anneligin, dogumdan gelen somut bir yani oldugu halde, babalik tamamen soyut bir kavram ve erkegin, erkeksel "unvanidir"
Y kromozonu olarak ta, sadece xx' i icerir. Dogal dusuncenin, elde edilmis karakteristiklerinin, temel ogelerinden; biridir. Sorunun; ana kokenlerinden, biri de budur zaten. ( X ve Y ile ilgili, bak;"evrensel'in Kosesi")
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sevgili Evrensel ben erkeğin eldettiği "soyad" kısmınında yakın bir zaman içinde kaybedeceğini düşünüyorum. Erkeğin bu yöndeki egemenliği kadının çift soyad kullanabilme hakkıyla zaten yerinden oynamıştır. İlerleyen dönemlerde belki 50 yıl sonra bu hakkıda eline alacaktır. Zaten resmi açıdan düşünürsek şuan bile bir sakınca yok. Ancak toplumun bunu kabüllenmesi için zamana ihtiyaç var. Neyse konuyu dağıtmayalım.
Kadın olmadığım için empati yapmam zor ancak yasalar Türkiye'de müsade ediyor mu bilmiyorum ben bir erkek olarak düşünürsem taşıyıcı anneyi ben istemezdim. Aslında sperm bankasının erkek versiyonu taşıyıcı annelik oluyor. Evlatlık konusunu bende destekliyorum.
evrensel-insan
16-05-2009, 04:15
Saygideger ozne;
Soyadi, sadece basit ve anlasilir bir ornekti. Gorunurdeki, ayrimlari; insanoglu bir cesit elimine etse bile, erkek-disi ayrimindaki, babaligin ozsel ve karakteristik yonunun eliminesi, sadece dogal dusuncenin koken ve temelinden, tamamen arinmislikla mumkundur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger ozne;
Soyadi, sadece basit ve anlasilir bir ornekti. Gorunurdeki, ayrimlari; insanoglu bir cesit elimine etse bile, erkek-disi ayrimindaki, babaligin ozsel ve karakteristik yonunun eliminesi, sadece dogal dusuncenin koken ve temelinden, tamamen arinmislikla mumkundur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Doğrudur aksini ispat etme adına dememiştim. Ancak soyadı konusu aileyi oluşturan bireylerin eşitliği adına atılan önemli bir adımdır. Toplumdaki kadın ezilmişliği çok yavaş şekilde dinmeye başlamış olması bile güzel. En azından bunu devlet eliyle olması da bir nevi tastik olmuş oluyor.
Bu bağlamda bayanlara sperm bankasıyla çocuk sahibi olma hakkı ailedeki erkek rolünü azaltmaktadır. Her ne kadar ülkemizde bu yasal olmasa çeşitli yollarla ülkemizde de örnekleri var.
Radyo programına bağlanan biriyle programcı (zeki kayahan çoşkun) sohbet esnasında dinleyicinin çocuğu olduğunu öğrenince babasının işini sordu. Dinleyici durumu anlatınca sperm bankasıyla hamile kaldığı ortaya çıktı. Kadının dediğine göre sprem veren kişiler sperminin kime verildiğinden haberi olmuyor. Herkesten spermde alınmıyormuş. Kadın ismi yazılı olmayan sperm sahibi kişilerin profillerinin olduğu dosyalara göre seçmiş. Ancak işin komik tarafı isimleri olmasa bile resimlerinin olduğunu söylemişti. Yani adam yakışıklı mı değilmi bakmak için.
Her ülkeden insanlar var. Fransız, alman,afrikalı vs. meslekleride yazıyor ve hemen hemen her meslek grubundan insanlar olduğunu söyledi. Bilim adamı, modacı, avukat vs. IQ ları bile var erkeklerin. Aklınıza gelebilecek kişisel tüm detaylar...
Resmen siparişle baba olayı oluyor :) Ancak bütün bunların daha sonradan çocuğa açıklanması önemli bir handikap. En önemlisi kadın söylediğine göre evli değil.
Eğer bu yapılacaksa evli olma şartı aranmalı. Yoksa aile kavramı bir süre sonra dejenere olacaktır.
Bu başlıkta sanırım biraz da babalığın tartışmaya açılması gerekmektedir. Ben babalığın Annelik gibi güdüsel olmadığını ve öğreti olduğu hakkındaki düşüncemi çevremdeki babalara her ifade etmeye çalıştığımda yoğun bir tepki ile karşılaştım. Aynı zamanda annelik içgüdüsü nedeniyle kadında meydana gelen davranış biçimlerinin hormonal etkilerde azalma veya bu etkiler geçerliliğini yitirdigi halde annenin aynı davranış şekkileri üzerinden çocuğu ile ilişkilerini devam ettirmesinin de biyolojik değil yine öğretiden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Bakalım site babaları bu konuda neler diyecek bizlere.
Doğru bir noktaya parmak bastınız.Sperm bankası yoluyla çocuk sahibi olma yoluna giden kadınlara baktığımızda ekonomik ve sosyal açıdan toplumun üst tabasından kişileri görüyoruz.
Kadınlar bu davranışlarıyla doğal olarak erkek figürünüde protesto ediyorlar.
Erkeğin canlılığın devamına katkısı indirgenmiş oluyor. Bu durum sosyal olarak yaşamayan canlılar dünyası için belki doğru olabilir.Fakat insan toplumu açısından erkek figürünün hiç önemi yok mudur?
Belirtilen yöntemle doğacak çocuğun taşıdığı genetik mirasın kim üzerinden kendisine aktarıldığını bilme hakkı var mıdır? Eğer bu sorunun cevabı ''yok'' ise,
bu durumda çocuğun özğürlüğüne müdahale var demektir.
Benim bu noktada kişisel kanaatim, çocuğun taşıdığı genetik mirasın kimler üzerinden aktarıldığı ve bu insanların nasıl birer insan olduğunu bilme hakkının olduğu yönündedir.
Aynen katılıyorum, bazı manyaklar kendi egolarını tatmin etmek için, çocuk sevgilerini tatmin edebilmek için, Çocugunu baba sevgisinden mahrum bırakıyorlar. MANYAKlıktan başka birşey değil.
Spermlerini bankaya bağışlayan / belki de satan erkekler açısından da düşünmek lazım değil mi?
Çocuğunu tek başına büyütmek isteyen bir kadın varsa, diğer tarafta bu bağışı yapmış olmakla çocuğunun babasız büyümesini tercih eden, buna sebep olan bir de erkek var.
eylemsel
16-05-2009, 23:21
Sperm bankası yoluyla çocuk sahibi olan insanlar,aslında kendi egolarını tatmin etmek için yapıyorlarmış gibi geliyor. Sanki marketten bir kilo domates almak gibi sonuçta çocuk dünyaya getirmek iki kişinin sorumlulugundadır. Yazıları okudukça aklıma Huxley in Cesur Yeni Dünyası adlı eseri geldi. Bu ütopyada insanlar ve taşımaları gereken özellikler gözönünde bulundurularak ihitiyaca göre fabrikalarda üretiliyorlar. zekaları bedensel özellikleri,cinsiyetleri vs. aile kurumu yok.Sperm bankası yoluyla çocuk sahibi olmak bencillikten başka bişey degil. Toplumun üst kesimi kadınları arasında yaygın olan bu egilim kadınların tanrıcılıga soyunmalarından başka bişey degil. Sipariş usulü özel mülkiyet edinmekten başka bişey degil