<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Turan Dursun Sitesi Forumları</title>
		<link>http://www.turandursun.com/forumlar/</link>
		<description>Dinlerden Özgürlüğün Sesi.</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 23:23:28 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/misc/rss.jpg</url>
			<title>Turan Dursun Sitesi Forumları</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Parasız ilac Tansiyon ve Şeker Hastaliklari icin? İnanmayanlar tecrube etsinler</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27965&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 19:28:53 GMT</pubDate>
			<description>ŞEKER HASTALİKLARİ İCİN  
 
Seker hastaligi icin dort litre suyu elli gram zetin yapragi koyup bir asim kaynaktikdan sonra bunu soğutup suzup bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>ŞEKER HASTALİKLARİ İCİN <br />
<br />
Seker hastaligi icin dort litre suyu elli gram zetin yapragi koyup bir asim kaynaktikdan sonra bunu soğutup suzup bir şişede saklayip ve tükendikce yine yapip şekersiz olarak susadıkça su yerine icerse şeket sıfira duser. Bunu içtiği zaman şekerli şeyler yememek, mevsimin de , visne, ekşi dut, nar, limon yemek faydalidir.<br />
<br />
TANSİYON HASTALİKLARİ İCİN<br />
<br />
Tansiyon denilen kan katılaşmasi ve damarlarin sertligi yirmiye cikinca; yirmi gun kadar sabah ögle aksam [Zeytin yaprağından] cay yapip sekerle icmelidir. Bu muddet zarfinda cok tuzlu, etli yemekler yememelidir, tadi, kokusu caydan daha hos olan Zeytin yapraği cayi on gün icinde tNsiyonu yimiden ondörte düşürür. Tansiyon on dörte düşütükten sonra icmemek vebir kac ay sonra tansiyon yukselirse yine icmelidir.<br />
<br />
YAZARI : HAZRETİ MUHAMMED ŞEMSEDDİN YEŞİL</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=12">Cafe</category>
			<dc:creator>RENAULTFERRARİ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27965</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yaratılışçıların Yanlış Protein hesaplarına cevap</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27964&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 16:55:45 GMT</pubDate>
			<description>Evrim Ağacı grubu son zamanlar evrimle ilgili güzel çalışmalara imza atıyor. Özellikle makale arşivleriyle dikkat çeken grup, yaratılışçıların...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Evrim Ağacı grubu son zamanlar evrimle ilgili güzel çalışmalara imza atıyor. Özellikle makale arşivleriyle dikkat çeken grup, yaratılışçıların yaptığı hesaplama hatalarına değinen çok güzel bir yazı hazırlamış.<br />
<br />
Caner Taslaman isimli evrim karşıtı bir profesör(!!!) &quot;Evrim Teorisi, Felsefe ve Tanrı&quot; isimli kitabında, tipik yaratılışçı iddialarını yinelemekle beraber biraz daha fazla &quot;havalı&quot; terimsel ifadelerle konu hakkında bilgisi olmayan kişileri &quot;bak yahu neler de biliyormuş bu adam&quot; dedirtip kafaya almaya niyetlenmiş.<br />
<br />
Yalnız foyasının meydana çıkması uzun sürmemiş, evrim ağacının dallarına takılmış :D<br />
<br />
Caner Taslaman'ın, &quot;proteinin tesadüfen oluşamaz&quot; iddiasını dayandırdığı ortaokul seviyesindeki matematiğinin yanlışlığı bakın bu yazıda nasıl ortaya çıkıyor. Evrim karşıtlarını tamamen yere seren bir yazı.<br />
<br />
Yazıyı evrim ağacı grubundan Çağrı Mert Bakırcı hazırlamış. Kendileriyle bir dergi projesinde beraberiz. Biyogen'in Yaşam ağacı dergisinin görsel tasarımlarını ben yapıyorum. Grubun toplantılarına da aktif olarak katılmaya başladım. Bu son derece zeki ve ülkemizin bilimsel geleceği konusunda umutlar veren genç arkadaşlardan öğrenecek çok şey olduğunu düşünüyorum.<br />
<br />
 İşte yazının giriş metni:<br />
<br />
<i>Merhaba arkadaşlar,<br />
 <br />
Günümüzde ilginç bir şekilde azimle yürüten bilim düşmanlığı ve bilimi karalama kampanyalarına sadece eğitimsiz ve cahil kitle değil, çok daha nadir de olsa, güya üniversite bitirmiş &quot;eğitimli&quot; olarak sayılabilecek kitle de alet edilmekte ve katılmaktadır. Bu konuda bayrağı elinde tutan ve azimle bilimsel gerçekleri çarpıtıp, ancak &quot;yumuşak&quot; bir dille konuşmasından ve eğitim almış olmasından kaynaklı teknik terimlere hakimiyetinden ötürü insanların saygıya layık gördükleri Caner Taslaman isimli şahıs gelmektedir. Bu kişi internet ortamında kendince bir kitle edinmiş olmakla beraber hatırı sayılır sayıda da kitap yayınlamıştır. Bu şahıs bilime olan sözde saygısını çeşitli programlarda Dünyaca ünlü profesörlerle çalışmalar yapan hocalarımızın karşısında &quot;Ya hoca o iş öyle olur mu!&quot; tadındaki sokak ağzıyla çıkışlarıyla ortaya koymuştur. Zaten Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri (bu da nesi?) Bölümü'nde &quot;Büyük Patlama Teorisi, felsefe ve teoloji&quot; (200 yıl öncesinin anlayışı içerisinde, &quot;dinbilim&quot; konusu) konularında yaptığı yüksek lisans ile kendisini fizik dalında uzman ilan etmiş, daha sonra Kuantum Kuramı'nı teolojiye bağlamak amacıyla yazdığı bilim dışı kitaplarla doçent olmayı başarmıştır. Bu kısa özgeçmişinden bile bilimi nasıl algıladığı görülen bu şahsın aslında hiçbir açıklamasının bilim çevrelerince kabul görmesi beklenemez dahi. Zira kişinin kendi kendini &quot;uzman&quot; ilan edip de CERN'de görev almış fizikçilere, Dünya'nın en iyi üniversitelerinde yıllarını Evrim Kuramı'na vermiş biyologlara çıkarıldığı televizyon programlarında ve yazdığı kitaplarda aklısıra kafa tutan ve teknik terimler kullandığında kendisini alanında yer etmiş biri sanan bu şahıs, bilimi anlayabilmekten henüz çok uzaktır. Normalde, Evrim Ağacı olarak bilimden zerre kadar anlamayan kişilere cevap vermiyor olsak da, bu kişinin görüşleri Evrim Kuramı'na ya da bilimsel düşünüşe karşı olarak lanse edildiği ve kullanıldığı için el altında konunun cevabının bulunmasında fayda görüyoruz. Bu sebeple bu yazımızda sizlere bu kişinin sık sık televizyon programlarında da gündeme getirdiği proteinler ve olasılık hesabı konulu açıklamalarını inceleyecek ve proteinlerin nasıl oluşabileceğini anlatacağız. Böylece bu kişilerin bilimden anlamadıkları gibi, üniversitede 1. sınıfta aldıkları Calculus (Temel Matematik) dersleriyle bilimi açıklamaya çalıştıklarında karşımıza çıkan üzücü ve bir o kadar da zavallı durumu göstereceğiz.</i><br />
<br />
Yazının devamı ve yazı ile ilgili yorumlar için:<br />
<br />
<a href="http://www.facebook.com/notes/evrim-ağacı/canlılığın-evrimi-9-proteinler-kendi-kendilerine-nasıl-oluştular-proteinin-oluşm/351885334869548?comment_id=3717331" target="_blank">http://www.facebook.com/notes/evrim-...ent_id=3717331</a></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=20">Evrim Teorisi</category>
			<dc:creator>taylan</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27964</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Pers şahından işgalci halifeye mektup</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27963&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 02:41:06 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Sasani'lerin son şahı III. Yezdigirt'in topraklarını işgal eden müslümanların lideri halife Omar Ibn Al Khatab'ın Şah'a yazdığı mektup:* 
...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Sasani'lerin son şahı III. Yezdigirt'in topraklarını işgal eden müslümanların lideri halife Omar Ibn Al Khatab'ın Şah'a yazdığı mektup:</b><br />
<br />
Bismillahirahmirrahim<br />
Perslerin Şahı'na<br />
<br />
Benim şartlarıma uyup bana teslim olmadığın sürece senin ve ulusunun geleceğini hiç de iyi görmüyorum. Senin ülken bir zamanlar dünyanın yarısına hükmetti, ama artık sizin devriniz sona erdi. Ordularınız her cephede yenilgiye uğratıdı ve ulusunuz yokolmaya mahkum. Bu kaderden kurtulmanız için size tek bir yol gösteriyorum. Tek ve yegane ilaha, tüm evreni yaratan tanrıya tapacaksınız. Ben size onun mesajını getirdim. Ulusuna emret ki bu sapkın ateşe tapınmayı bırakıp bize katılsınlar ki hakikate erişebilisinler.<br />
<br />
Allah'a, dünyanın yaratıcısına tap. Allah'a inan ve kurtuluş yolu olarak İslam'ı seç. Çok tanrılı dininizi terkedin ve Yüce Allah'ı kurtarıcınız olarak bilip müslüman olun. Bu senin halkının yaşayabilmesi için tek yoldur. Eğer kendin ve halkının iyiliğini düşünüyorsan bunu yaparsın. Teslim olmak tek seçeneğin. Allah büyüktür.<br />
<br />
Müslümanların halifesi Omar Ibn Al Khatab<br />
<br />
<br />
<br />
<b>Bu mektup üzerine Yazdgird'in Omar Ibn Al Khatab'a cevap olarak gönderdiği mektup. (Mektubun orjinali British Museum'da bulunmaktadır.)</b><br />
<br />
Hayatın ve bilgeliğin yaratıcısı Ahuramazda adına,<br />
İran şahı Yezdigirt'ten Arap halifesi Omar Ibn Khat'tab'a.<br />
<br />
Mektubunda biz İranlıları &quot;Yüce Allah&quot; dediğin tanrına inanmaya çağırıyorsun. Barbarlığın ve cehaletinden, daha bizi tanımadan ve kime,neye inandığımızı bilmeden senin tanrına inanmızı, &quot;Yüce Allah&quot;ına tapanlar olmamızı istiyorsun.<br />
<br />
Ne ilginçtir Arap halifeliği koltuğunda oturuyorsun ama çölde gezen sıradan bir arap kadar cahilsin! Beni tek tanrıya inanmam için uyarıyorsun. Bre cahil adam, binlerce yıldır biz İranlılar bu kültür ve sanatın coğrafyasında tek tanrıya inanırız ve o tek ilahımıza günde beş kere dualarımızı sunarız. Biz bu dünyada insan sevgisinin, dürüstlüğün ve nezaketin temellerini atmış, iyi düşüncelerin, iyi sözlerin ve iyi davranışların bayrağını göndere çekmişken sen ve senin ataların yılan ve kertenkele yiyip, masum kızlarını gömen çöl gezginlerinden başka birşey değildiniz.<br />
<br />
İnsanları acımadan kılıçtan geçiren, kadınlarına kötü davranan ve kız çocuklarını gömen, kervanlara saldıran ve yol soyguncuları olan, cinayet işleyen, kadınları ve eşleri kaçıran, tanrının yarattıklarına hiçbir saygısı olmayan siz Araplar ne cürretle kalkıp bu saydığım kötülüklerden uzak olan bizlere tanrıya inanmamız konusunda ders verebiliyorsunuz?<br />
<br />
Bana ateşe tapmayı kesip tanrıya tapmamı söylüyorsun! Ateşin ışığı, biz İranlılara tanrının ışığını hatırlatır, onun sembolüdür. Ateşin aydınlığı ve güneş gibi ısısı kalplerimizi coşturur, kaplerimizi ve ruhlarımızı yakınlaştırır ki iyiliksever, nazik ve hürmetkâr olalım, şefkat ile bağışlayıcılık yaşam şeklimiz haline gelsin ve sonunda tanrının ışığı kalplerimizde parlamaya devam etsin.<br />
<br />
Bizim tanrımız büyük Ahuramazda'dır. Ne gariptir ki siz de ona bir isim vermeye karar vermişsiniz ve ona &quot;Yüce Allah&quot; diyorsunuz.<br />
<br />
Ama biz size benzemeyiz. Biz Ahuramazda adına, merhamet eden, seven, iyilik yapan, bağışlayıcı olan, fakire ve kimsesize el uzatanlarız. Ama siz, Yüce Allah'ınız adına cinayet işliyor, ızdırap yaratıyor ve diğerlerine acı çektiriyorsunuz! Söyleyin bana sizin günahlarınız için kim suçlu? Katliam, yağma ve yıkım emreden tanrınız mı yoksa siz mi? Ya da ikisi birden mi?<br />
<br />
Tüm zamanını vahşilik ve barbarlık içinde geçiren sizler ıssız çöllerinizden çıkıp binlerce yıldır medeni yaşayan, kültüre, bilgiye ve sanata sırtını veren insanlara kılıç ve fetih ile tek bir tanrıya tapmayı mı öğretiyorsunuz?<br />
<br />
&quot;Yüce Allah&quot;ınız adına bu ordulara yıkım, yağma ve cinayetten başka ne öğrettiniz ki diğerlerini sizin tanrınıza inanmaya çağırıyorsunuz?<br />
<br />
&quot;Yazık, çok yazık ki bugün Ahura'nın Pers orduları sizin kısa süre önce Allah'a tapmaya başlayan ordularınız tarafından mağlup edildi. Şimdi bizim insanlarımız da aynı tanrıya, eskiden olduğu gibi beş vakit dua etmek zorunda kalacak ama tek fark kılıç zoruyla ona Allah deyip, dualarını arapça etmek zorunda olmaları olacak, çünkü sizin Allah dediğiniz sadece Arapça anlıyor!<br />
<br />
Size ve sizin soyguncu çetenize toplanıp eskiden yaşamakta olduğunuz çöllerinize geri dönmenizi tavsiye ediyorum. Onları kabile yaşamına, kertenkele yedikleri &amp; deve sütü içtikleri ve güneşin kavurucu sıcağına alışkın oldukları yere geri götür. Hırsız topluluğunu verimli topraklarımıza, uygar şehirlerimize ve ihtişamlı medeniyetimize sokmanı yasaklıyorum. Bu &quot;taştan kalpli&quot;leri halkımızı toptan katletmesi, kadınlarımızı ve çocuklarımızı kaçırması, eşlerimize tecavüz etmesi, kızlarımızı Mekke'ye köle olarak göndermesi için salma! Onların Yüce Allah'ın adına bu suçları işlemesine izin verme, bu canice hareketlerine derhal son ver.<br />
<br />
İranlılar kin beslemez, sıcak kanlı, konuksever ve iyi insanlardır. Her nereye giderlerse gitsinler dostluk,sevgi,bilgi ve doğruluk tohumları ekerler. Bundandır ki; onlar seni ve senin insanlarını yağma ve talanların, suçların yüzünden cezalandırmayacaktır.<br />
<br />
Sana Yüce Allah'ın ile birlikte çölünde kalman ve bizim uygar şehirlerimize ilerlememen için yalvarıyorum çünkü senin inançların korkunç, davranışlarınsa barbarlığın ötesinde!&quot;<br />
<br />
<i>Not tarafımdan İngilizce'den Türkçe'ye çevrilmiştir.</i><br />
III.Yezdigirt hakkında ayrıntılı bilgi: <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/III._Yezdigirt" target="_blank">http://tr.wikipedia.org/wiki/III._Yezdigirt</a></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9">İslam Forumu</category>
			<dc:creator>Ascendent</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27963</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Cenaze Namazı Doğru Kılınsaydı Zalim Padişahlar Olmayacak Cumhuriyet Basliycakti</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27962&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 21:04:18 GMT</pubDate>
			<description>Ey ummeti muhammed* 
Alemi ervahta (elestu birabbikum) hitabi izzesinde bulunup (KALU BELA) cumlesiyle Allaha soz veren ve o sozun imtihani icin bu...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Ey ummeti muhammed*<br />
Alemi ervahta (elestu birabbikum) hitabi izzesinde bulunup (KALU BELA) cumlesiyle Allaha soz veren ve o sozun imtihani icin bu alemi şuhuda sevk edilen imtihani bitip gel emriyle hayattan azledilerek beşeriyet elbisesini şu tabuta gizlenen bu kulun<br />
<br />
Hayatta can yakmadigina; ah almadigina sehadet edermisiniz ?<br />
Digerlerinin zararina kasa doldurmadigina sehadet edermisiniz ?*<br />
Masasiyla kasasiyla rutbesiyke kimseyi inletmedigine sehadet edermisiniz ?<br />
<br />
Ey hakikat yolcusu!<br />
Bu cumleler karsisinda herkes bilgini soyleseydi. Mesela bu adam can yakmıştır topladigi servet gayrimesru olmustur. O doldurgu kasa da basinda tuy cikmamis yetimin hissesi bile vardir. Omrunde bu servetinde hic bir gun ilahi hisseden (zekat) ayrilmamistir.*<br />
<br />
Binaenaleyh varisleri bu kasayi mesru bir sekilde ummeti muhamede dagitmadikca biz bu cenazenin pesinden gelmeyiz. Kaldirsin leşini gotursun deseydiler. Acaba vurguncu hulasa muhtekir yetisir miydi?*<br />
<br />
Yahut adam seciyesini yerlere salmis hic bir gun fazilet pesinde kosmamis nefsinin ihtiraslarini tatmin icin cemiyeti kavurmuş bir üssüne karsi kopek bir numara asagisina kurt kesilmis, icabinda musluman gozukmus, icabinda menfaati gordugu vakit kafire meyletmis, zulme divan durmuş biridir deyip terk etselerdi acaba munafik mi, fasik mi yerisirdi ?<br />
<br />
Hic suphe yok ki : zulme, nifaka, fısika hirsli olanlar kotu maksatlarini pis fenaliklarini hic olmazsa sınırli tutacaklar boyle ulu orta yuruyemiyeceklerdi.<br />
<br />
Buyuk Peygamber'den (Meliki adud yani hunhar melik ) rutbesini alan ummetten secme ve secilme hakkini kaldiran meshur süfyanin oglu meşhur Muaviyenin seyyiati medineyi mezbahaya cevirdikleri ortbas edilmeyip tarih sayfalarina dokulse idi elbette bir cok zalim padisahlarin sultanlarin icrayi vahsetleri onlenecekti.<br />
<br />
Muaviye hazret diyenler derler ki<br />
Efendim bu kadar Buyukler geldi; sizin kadar goren olmadi mi*<br />
<br />
Ey fikri calismayan mahrum zavalli muaviye mudafisi<br />
<br />
Evet gorduler; Fakat alenen soyleyemezlerdi<br />
<br />
Sebebi ?<br />
<br />
Çünkü : Butun islam hukumdarlari padisahlari saltanatlarini Muaviyenin salatanatina dayamışlardı. Muaviye elestirilip azarlansaydi tabi padisahlarda elestirilecek azatlanacakti. Millete secme ve secilme hakki verilecek Cumhuriyet idaresi, demokrasi sistemi başlayacakti.*<br />
Bu hangi zalim idarenin işıne gelirdi *&#8220;Kelle&#8221; gidiyordu. Bu hakikatin alenen soylenebilmesi icib ancak &lt;&lt; Laik &gt;&gt; Cumhuriyetin hukum surdugu vakit olabilirdi.<br />
Ozetle : Muaviyenin hukukunu mudafaa etmek isteyen adam; kuvvertli suretle hakiki cumhuriyetin alayhdari milletin secme ve secilme hakkini ve mesveret yani görüş alış verişinden bulunmak hakkini kabul etmeyip istibdat ve zulmetin kuvvetli taraftari olan kimselerdir* misir libya suriye iran irak vesayire ulkelerde halkin ekserisi muaviye hazret tanir</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9">İslam Forumu</category>
			<dc:creator>RENAULTFERRARİ</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27962</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Matematikçilerdeki tanrıya inanma yüzdesi</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27961&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 07:40:01 GMT</pubDate>
			<description>Bir matematikçi olarak garipsediğim bir durum. 
http://www.mat.univie.ac.at/~neum/sciandf/contrib/clari.txt 
  
sadece 90 larda değil, 2000 lerde de...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bir matematikçi olarak garipsediğim bir durum.<br />
<a href="http://www.mat.univie.ac.at/~neum/sciandf/contrib/clari.txt" target="_blank">http://www.mat.univie.ac.at/~neum/sc...trib/clari.txt</a><br />
 <br />
sadece 90 larda değil, 2000 lerde de böyle.Matematikçilerde, Tanrıya inanma eğilimi nerede ise yarıya yakın. Biyologlarda ise bu oran çok düşük.Fizikçilerde de Tanrıya inanma oranı düşük(Üst düzey ve seçkin bilim insanlarında Tanrıya inanma oranı çok düşük seviyelerde oluyor)<br />
 <br />
Peki ama matematik neden diğer bilimler kadar etkilenmiyor bundan?<br />
 <br />
Ben, soyut düşünen insanlar soyut varlığa inanmaya meyillidir diyeceğim ama bu da saçma bir görüş olacaktır belki de, zira belli bir mantığa göre matematiği şekillendiriyorsun.Matematik demek kanıt demektir, ispat demektir.<br />
 <br />
Çok ilgimi çekti bu durum. Sizce neden böyle?</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=12">Cafe</category>
			<dc:creator>Olimpiyat</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27961</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yeni başlayanlar için Evrim</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27960&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 07:03:53 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[http://www.youtube.com/watch?v=jr8mwe1dMpY 
 
İlk kısımda Yrd. Doç Dr.Özge Saday'ın sunumuyla evrim teorisine giriş niteliğinde bir açılış yapılmakta...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/jr8mwe1dMpY"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/jr8mwe1dMpY" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br />
<br />
İlk kısımda Yrd. Doç Dr.Özge Saday'ın sunumuyla evrim teorisine giriş niteliğinde bir açılış yapılmakta olup. Sempozyumun 2. kısmında Serdar Canbolat evrime karşıt iddiaları değerlendirip, bu iddiaların kendi içinde tutarlılıklarını objektif bir şekilde masaya yatırıyor.<br />
<br />
2.kısım yakında YouTube'a yüklenecek ve linki burada yer alacaktır.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=20">Evrim Teorisi</category>
			<dc:creator>Ascendent</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27960</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Duyuru: Bağışta bulunmak isteyen üyelerimiz</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27959&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 00:03:19 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Merhaba Forumdaşlar, 
 
Forumda bizi takip eden çoğu kullanıcılarımızın da bildiği gibi bu site Turan Dursun'un anısını yaşatmak isteyen ve bu konuda...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Merhaba Forumdaşlar,<br />
<br />
Forumda bizi takip eden çoğu kullanıcılarımızın da bildiği gibi bu site Turan Dursun'un anısını yaşatmak isteyen ve bu konuda karşılıksız emek veren insanların kendi çabalarıyla oluşturduğu bir dinlerden özgürlük platformudur. <br />
<br />
Burada emek vererek özgün çalışmalar yapan, araştırarak hazırladığı çalışmaları kaleme veya videoya döken, amatör veya kendi dalında uzman birçok okurumuz ve yazarımız ile hep birlikte bu siteyi elbirliğiyle yarattık ve bu anlayış aynı kolektif ruhla sürecektir; bundan eminiz. Sitemiz bunca yıl bağışsız yürüdü gerekirse yine de bağışsız yürüyecektir.<br />
<br />
Sizlere iyi bir hizmet verebilmek için siber saldırılara karşı daha güvenli ve kaliteli bir web sunucusunda barınabilmek ve gerektiğinde kullanabileceğimiz diğer teknik olanakları sağlamak için bağış kampanyası başlatıyoruz. <br />
<br />
Bağışlar tamamıyla gönüllü olup bağışta bulunmak isteyen kullanıcılarımız ödemek istedikleri miktarı da kendileri belirliyor ve bunun için hızlı, güvenli ve basit bir sistem olduğunu düşündüğümüz Paypal sistemini kullanıyoruz.<br />
<br />
<a href="http://www.paypal.com/" target="_blank">http://www.paypal.com/</a><br />
<br />
Bağış yapmak isteyen kullanıcılarımız bu başlıkta veya bana özel bir mesaj yoluyla haber bırakabilirler. Özel mesajla göndereceğim bir e posta adresine paypal'de ödeme yapabilirler. <br />
<br />
Yine bu başlık altında hangi kullanıcımızın ne kadar bağış yaptığına dair bir bilgilendirme yapılacaktır ve bu başlık her defasında güncellenecektir. Anonim kalmak isteyen kullanıcılarımız beni haberdar ettikleri takdirde bağışları anonim olarak yayınlanacaktır.<br />
<br />
Sevgilerle..</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=11">Duyurular</category>
			<dc:creator>ALKA</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27959</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Craig Venter "Yapay Yaşam "ın tanıtımını]]></title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27958&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 18:55:06 GMT</pubDate>
			<description>Bilim adamları 15 yıllık çalışmadan sonra, bir kaç şişe kimyasal madde ile yaşamı üretmeyi başardı. 
 
www.youtube.com...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bilim adamları 15 yıllık çalışmadan sonra, bir kaç şişe kimyasal madde ile yaşamı üretmeyi başardı.<br />
<br />
<object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/vHh6KZPVCs0"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/vHh6KZPVCs0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object><br />
<br />
Eminim bu video sitemizde daha önce paylaşılmıştır. Ancak ben yerini bulamadığımdan buraya eklemek istedim. <br />
Bu çalışmada emeği geçen her kese teşekkür ederim.<br />
Sağlıcakla Kalın.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=32">Bilim</category>
			<dc:creator>basitrasin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27958</guid>
		</item>
		<item>
			<title>elveda</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27957&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Mon, 14 May 2012 18:42:46 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[arkada&#351;lar forumunuzdan memnunum ama art&#305;k ayr&#305;lma&#305;n vakti geldi. farkl&#305; forumlarda bu konularda çok tart&#305;&#351;t&#305;m ve yoruldum. bunun için art&#305;k bu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>arkada&#351;lar forumunuzdan memnunum ama art&#305;k ayr&#305;lma&#305;n vakti geldi. farkl&#305; forumlarda bu konularda çok tart&#305;&#351;t&#305;m ve yoruldum. bunun için art&#305;k bu konular&#305; tart&#305;&#351;may&#305; b&#305;rak&#305;p hayat&#305;m&#305; ya&#351;aman&#305;n zaman&#305;d&#305;r diyorum. burda ve agnostik forumunda uzun zamand&#305;r okuyor ve yaz&#305;yordum.<br />
<br />
hepinize sayg&#305;lar ve sevgiler...</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=28">Tanışalım</category>
			<dc:creator>vishnu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27957</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İslam İnancını Aşmak</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27954&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 13 May 2012 22:39:27 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[''Arap Baharı''nın yaşandığı ülkelerde, başta Mısır ve Libya olmak üzere, neler oluyor biliyor musunuz? Sandıktan ne çıkarsa kabul etmeye indirgenen...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>''Arap Baharı''nın yaşandığı ülkelerde, başta Mısır ve Libya olmak üzere, neler oluyor biliyor musunuz? Sandıktan ne çıkarsa kabul etmeye indirgenen demokrasi anlayışı bu ülkelerde islamcıların egemenliğinin önünü açıyor. Peki bu durum topluma nasıl yansıyor dersiniz? Suudi Arabistan'da, İran'da, Mısır'da, Libya'da, Tunus'ta hayat nasıl? Bu ülkelerde insanlar nasıl yaşamak zorunda bırakılıyor?<br />
 <br />
Gazeteciler, farklı düşünenler, eleştiri yapanlar hapsediliyor. Solcular idam ediliyor, işkence görüyor. Liberallerin, demokratların, feministlerin üzerinde baskı var. Farklı inançtan olan herkes tehdit altında. Örneğin Mısır'da Kıptiler, Yahudiler ve eşcinseller namlunun ucunda. Sürekli baskı ve hakaret altında yaşıyorlar. Örtünmeyen kadınlar dövülüyor, İran'da yüzlerine kezzap atılıyor, Tunus'ta tükürülüyor, Mısır'da ise gösteri yapan ve hakkını arayan kadınlar polis tarafından soyuluyor ve gözaltında bekaret testine tabi tutuluyor. Selefi gruplar kızların okumasını engelliyor. Kadınları işlerinden uzaklaştırmaya, eve kapamaya çalışıyorlar. İran'da erkeklerin batı tarzı giyinmesi yasak, sakal bırakmamaları da tehlikeli. Saç uzatmak, dövme, piercing v.s. zaten söz konusu değil. İnsanlar müzik kasetleri ve CD'lerini bile gizlice ediniyor. Bireysellik şeytanlaştırılıyor. Bu ülkelerde kadın ve erkek sokakta el ele dolaşamıyor. Böyle çiftlere saldıran gruplar var. Yine bu ülkelerde kadın sünnetini vaaz eden gruplar var. Kadın sünneti ne midir? Kadının klitorisini kesip atıyorlar. Böylece ne arzu duyabiliyor, ne ilişkiden zevk alabiliyor ne de mastürbasyon yapabiliyor. Çünkü kadının arzu duyması bile ''fahişelik'' olarak görülüyor. Yani örtünmekle bitmiyor iş! Bu ülkelerde hırsızlık yapanın, ekmek çalan garibanın bile elleri kesilip alınıyor. Birbirini seven insanlar birbirine dokundu diye kırbaçlanıyorlar. Bu islamcı grupların hem farklı olanlara hem de birbirlerine ne kadar çok şiddet uyguladıklarını, sivillerin arasına intihar bombacıları gönderebildiklerini de biliyoruz. Allah için savaşmak ve şehit olmak yüceltiliyor. Allah nedense yaşamı, özgürlüğü ve eşitliği değil, kendi totaliter şeriatının uygulanması uğruna kan dökülmesini isteyen bir Tanrı görünümünde. Ya da islamcılar böyle anlıyor.<br />
 <br />
Yanlış mı anlıyorlar? İslamda aslında bu tür şeyler yok mu? Böyle yobazlar, köktendinciler her dinin içinden çıkar mı? Her dinin içinden şiddet yanlıları, teröristler çıkar mı dersiniz?<br />
 <br />
<b>Hayır çıkmıyor! Dünyada üstte saydıklarımı yapanlar sadece müslümanlar. Örneğin, neden Çin'in egemenliği altındaki Tibetli bir budist üzerine bomba bağlayıp Çinli sivillerin arasında patlatmıyor? Neden hıristiyanlar kadınlara islamın yaptığı zulümleri yapmıyor? Neden bu kadar 'yanlış anlanan' sadece islam? Neden bu kötülükler başka hiçbir dinden değil de sadece islamdan çıkıyor?</b><br />
 <br />
Kendinizi kandırmayın sevgili müslüman arkadaşlarım. Mesele sadece dinin yanlış anlaşılmasından ya da yobazlıktan ibaret değil. <b>Eğer islamda bu tür yorumlara ve uygulamalara fırsat veren bir malzeme olmasaydı bunların hiçbiri olmazdı.</b> İslam şiddeti, kadın düşmanlığını, farklılıkları baskılamayı, devlet yönetimini ele geçirmeyi, totaliter bir dünya görüşünü içinde barındırıyor. Bu gerçekle yüzleşmek ve gereğini yapmak boynunuzun borcu. <br />
 <br />
İtirazınızı duyar gibiyim: Ama biz islamı böyle yorumlamıyoruz, böyle yaşamıyoruz diyeceksiniz. <b>Doğru, çünkü siz islamı seküler-modern değerlerle harmanlıyorsunuz. Yobaz dedikleriniz ise sadece islamı ele alıp sadece ona göre yaşıyorlar.</b> Sadece islam dikkate alındığında maalesef sonuç berbat oluyor. Üstte anlattıklarım yaşanıyor. Hem de yüzyıllardır! Neden kendi başına ele alındığında felaketlere yol açan, sadece akla değil vicdana da sığmayan bir dine inanmakta ısrar ediyorsunuz? Sizin ''çağdaş'' yorumlarınız, dini kafanıza göre değiştirmek, düzeltmek anlamına geliyor. Böyle yaparak kendinizi daha ne kadar kandıracaksınız? Yanlış ve hoş olmayan şeylere sebep olan bir inancı aşmak bu kadar zor mu?<br />
 <br />
''İslamda reform olamaz mı?'' dendiğini duyar gibiyim. Cevabı da peşinen vereyim: Hayır, olamaz. Çünkü islam daha dün ortaya çıkmış bir din değil. 1400 senelik mazisi var. Ne reformu? Reformu 500 sene önce hıristiyanlık yaşayabildi. Çünkü İncil'i kendi ana dillerinde okuyamıyorlardı. İncil eski Yunanca ve Aramiceydi. Bu dilleri konuşan ulus yok. Sadece kilise bürokrasisi biliyordu. Kafalarına göre halka vaaz ediyorlardı. Zaten reformcuların en büyük uğraşı da İncil'i ana dillere çevirmek oldu. Sırf bu yüzden Kilise tarafından yakılan insanlar oldu. Ama islamın ne ana dilde okunup anlaşılmama sorunu var, ki zaten müslüman ulusların çoğunun ana dili -tıpkı Kuran'ın dili gibi- Arapça; ne de müslüman din adamları Katolikler gibi bir din bürokrasisi kurmuş vaziyette. Kaldı ki hıristiyalık yapısı gereği siyasete ve toplumsal yaşama bulaşmayan bir dindir. Budizm gibi. Şeriatları yok bunların. Ama islam böyle değil. İslam reforme edilemiyor o yüzden. Aşılması, geride bırakılması gerekiyor.<br />
 <br />
Bilimsel materyalizm yeterince delil sunarak öğretmiştir ki Allah diye birşey yoktur. Ama sizlere ateist olun demiyorum. Çünkü ateizm zordur. Pek çok insan öldükten sonra bir başka hayatı, bu dünyada yapamadıklarını yapmayı, sevdiklerini tekrar görmeyi, uğradığı haksızlıkların hesabının sorulmasını v.s. ister, buna inanmaya ihtiyaç duyar. Çünkü insan bir yönüyle hala çocuktur, olgunlaşamamış insanlar çoktur. Keza karakteri gelişkin olmayan insanlar da hala çok fazladır. Bunlar din gibi hayata anlam sunan hazır kalıplar olmadığında kendilerini boşlukta hissederler. Kendi hayatlarına kendi düşünce ve eylemleriyle anlam katmayı bilemezler. Yoğun baskı ve sömürü altındaki geniş emekçi kitlelerin din avuntusuna ihtiyaç duyması anlaşılır birşeydir. Marks'ın belirttiği gibi, ''İnsani olan hiçbir şey bize yabancı değildir.''<br />
 <br />
<b>Ama bir Tanrı var olsaydı ve bir din gönderseydi bile bu din bence kesinlikle islam olmazdı. Çünkü Tanrı'nın gönderdiği dinin islam olması demek, Tanrı'nın cinsiyet ayrımcısı, kadın düşmanı, baskıcı, kendine aşık, kan akıtma meraklısı biri olması demekti. Eğer Tanrı varsa bence ''iyi kalpli biri'' olmalıdır. O halde gönderdiği din de ''iyi'' olmalıdır. Fakat islam ''iyi'' bir din mi sizce? Teoriyi bırakın. Ama demeyi, kem küm etmeyi bırakın. 1400 yıllık mazisi olan bu dinin pratiğine bakın. Nelere sebep olmuş, inananlarına nasıl bir yaşam getirmiş ona bakın. Ve cevap verin: Sizce bu din iyi kalpli bir Tanrı'nın dini olabilir mi? Tüm cesaretinizi toplarsanız cevabı sonunda kendinize itiraf edebileceksiniz. O kadar da zor değil bu.</b><br />
 <br />
<b>Dediğim gibi, size ateist olun demeye hakkım yoktur. Psikoloji müsait değilse ateizmi taşıyamaz çoğu kişi. Ama şunu önermeye hakkım var: Kendinize iyi bir din bulun. İyi kalpli olan bir Tanrıya inanın. İnandığınız dinin çağdaş değerlerle, demokrasiyle, farklılıklara saygıyla, eşitlikle, özgürlükle, vicdanla ve mümkün olduğunca da akılla uyumlu olmasını gözetin. Bir dine, sırf ananız babanız o dinden olduğu için gözü kapalı inanıp savunucusu kesilmeyin. Kendinizi ve inançlarınızı sorgulamayı, eleştirmeyi öğrenin. Bu kadarını istemeye hakkım var sanırım.</b><br />
 <br />
Gelelim siyasete... Eskiden şöyle düşünürdüm: İslam dini devrimci mücadelenin önündeki en ciddi engellerden biri. Bu din bu kadar yaygın oldukça biz ''müslüman mahallesinde sosyalizm satmaya kalkan marjinal bireyler'' olarak görülecek ve maça hep 5-0 yenik başlayacağız. Ama çok geçmeden anladım ki, islam sadece sosyalizmle değil demokrasiyle, insan haklarıyla, -özelde- kadın haklarıyla, farklılıklara saygı ve çoğulculukla, özgürlüklerle de uyumsuz. Ve islam yaygın olduğu sürece bu değerler bile başarılı olamayacak. En azından hep tehdit altında olacak. Dünyanın diğer halkları Ay'ı halletti Mars'a uydu gönderiyor; biz ise hala türbandı, sanatın muhafazakarlaşmasıydı, televizyon dizilerine bile dincilerin el atmasıydı, dinsel otoriteryanlıktı, kıldı-yündü uğraşıyoruz. Şununla yüzleşmemiz şart: <b>İslam, özgürlüğe engel.</b> <br />
 <br />
<b>İslam, müminlerin özeleştirisine de engel. Özeleştiri yapmamak başlı başına bir handikaptır. Eleştiriyi küfür ve hakaret gibi algılıyor pek çok müslüman. Hayatımda hiç, ''Kuran'ın şu ayetinde yazan bence yanlıştır, ben ona katılmıyorum'' diyebilen bir müslüman görmedim. Dogmatizm, en ''çağdaş'' görünen müslümanı bile esir almış sanki. Pek çok dindar, ''din için'' normalde ahlaksızca görülüp kınanacak işler yapmaktan çekinmiyor. Din için hakaret ediyor, din için baskı yapıyor, din için ayrımcılık yapıyor, din için insan haklarını ve özgürlükleri ihlal ediyor, din için şiddet uyguluyorlar. Sivas'ta aydınlık insanları diri diri yakanlar ve yakanlara sahip çıkanlar bir kez daha göstermişti ki iman, müminlere vicdan değil vicdansızlığın mazeretini veriyor çoğu kere. </b><br />
 <br />
Jolly Joker</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9">İslam Forumu</category>
			<dc:creator>Jolly Jocker</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27954</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kadının dinlerde yeri yok.</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27953&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 13 May 2012 21:36:59 GMT</pubDate>
			<description>Dostlar, 
 
Hiç bir dinde kadını yüceltici bir söylem olmadığı gibi,aksine kadını oldukça aşağılayıcı söylemlere yer verilmiştir. 
 
Bunun nedeni çok...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Dostlar,<br />
<br />
Hiç bir dinde kadını yüceltici bir söylem olmadığı gibi,aksine kadını oldukça aşağılayıcı söylemlere yer verilmiştir.<br />
<br />
Bunun nedeni çok açıktır. Çünkü kitaplı dinler ortaya çıkmadan önceleri kadın bir tanrıça olarak her yerde saygı ve sevgi abidesiydi.<br />
<br />
Bunu İslamda da görmek mümkündür. İslam öncesinde put, put diye aşağılamaya çalışılan <b>LAT, MENAT ve UZZA</b> birer dişi tanrıçadan ibaretti.<br />
<br />
Kadının doğurganlığı onun yaratıcılığına yorumlandığı için kitaplı dinlerden önce kadın çok kutsal olarak kabul görmüştür.<br />
<br />
Buna karşın, şu semavi diye anılan dinler ortaya çıktıklarında, ilk yaptıkları kadını aşağılamak olmuştur. Mesela ADEM ve HAVVA masalında anltılmaya çalışılan, açıkça kadının erkeğin kaburgasından oluştuğu hikayesidir. Böylece kadın erkekden üstün kılınmaya yeltenilmekte ve sanki kadını yaratan erkekmişcesine bir yalana baş vurulmaktadır. Bu açıkça erkeğin kadını nasıl kıskandığının göstergesi değil mi?<br />
<br />
Kadının yeri ne namazda ne niyazda vardır. Kadının yeri evi olarak söylenir ki bu da kadının çalışmasına karşı olunmasından başka bir gerçeklik taşımaz...<br />
<br />
Hiç bir ilahi dinde kadın rahip dahi bulunmaz. Kadından peygamber de olmaz...<br />
<br />
Bütün bunlar söylediklerimin açık birer delilidir...<br />
<br />
Kadının gerçekde peygamber hiylelerini yutmadığını Hz. Ayşenin Muhammed peygambere şu veciz sözleri açıkça anlatmaya yeter;<b> ''senin rabbin daima senin hevvanı düşünmektedir''</b><br />
<br />
İşte kadın, din yalanlarını böylesi bir bakışla yutmadığını size 1440 yıl önce dahi anlatmaktadır...</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=31">Dinler ve Kadın</category>
			<dc:creator>Sesli</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27953</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Dua, Merhamet ve Sadizm</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27952&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 13 May 2012 20:20:56 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*İnanırlar ve inançsızlar arasındaki en büyük itilaf konularından biri de "Dua ve Sonuçları"dır. İnanırlar, duaların cevap bulduğu ve bulacağı inancı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font color="Sienna">İnanırlar ve inançsızlar arasındaki en büyük itilaf konularından biri de &quot;Dua ve Sonuçları&quot;dır. İnanırlar, duaların cevap bulduğu ve bulacağı inancı ile dakikalarını, saatlerini ve hatta kimi zaman günlerini dua ederek geçirirler. Onları bu yola iten ise kutsal kitaplarının öğretileridir. <br />
<br />
Pek çok inanır, dualarının karşılık bulduğu savı ile karşımıza çıkıp, diğer insanları da kendi merhametli ve cömert tanrılarına dua etmeye davet ederken; inançsızlar, duaların herhangi bir faydası olmadığı, fayda olarak öne sürülen düşünsel rahatlamanın ise plasebo etkisinden başka bir şey olmadığını savlarlar. Dahası, &quot;Büyük Dua Deneyi&quot; gibi bilimsel çalışmalar ile bu savlarını kişisel yorum olmanın da ötesine taşırlar.<br />
<br />
Dua konusu ile ilgili pek çok tartışmada, en sık kullanılan argümanlardan biri; zor durumda bulunan (açlık, savaş, yoksulluk, hastalık...) ve dualarına karşılık bulamayan insanlardır. İnanırların ise bu argümana verdikleri yanıtlar ise bir kaç ayrıntı dışında hemen hemen aynıdır: &quot;Bu onların sınavı ve çoğu cennete gidecek.&quot;<br />
<br />
Ancak bugün amerikalı bir komedyenin sözünü okumamın ardından, dualarının kabul olduğunu söyleyen insanların da pekala tartışma konusu olabileceklerini anladım.<br />
<br />
İslam ınancı özelinde ve ibrahimi dinler genelinde Tanrı, her şeyi bilen, her an her yerde bulunabilen, gücünün sınırları bulunmayan bir varlıktır. İşte bu varlık (ki bana göre kendisi bir düşünceden ibarettir), zorda kalan insanların dualarını duyar ve tüm merhameti ile onların yardımına koşar(Kimi zaman meleklerini yolladığı da söylenir). <br />
<br />
İlk bakışta gerçek bir merhamet abidesi gibi görünen bu tanrının yardım etme davranışı biraz daha dikkatli incelenirse, sergilediği tavrın merhametten çok sadist bir ruh halini yansıttığını görebiliriz.<br />
<br />
Düşünceyi biraz açacak olursak; inançların ön kabulleri arasında yeralan her an her yerde bulunma ve her şeyi bilme özelliği, tanrının, dua edip kendisine yalvaran kişinin durumundan, dua etmeye başlamadan önce de haberdar olduğu anlamını çıkarmamızı sağlar. Ancak bu merhametli(!) tanrı, yardım elini uzatmak için, yardıma ihtiyacı olan kişinin kendisine yalvarmasını bekler. Kimi zaman bu yalvarma süresi (yukarıda da bahsettiğim gibi) günler sürebilir.<br />
<br />
Günümüzdeki genel kabule göre düşünecek olursak; zorda bulunan bir kişinin karşısında/yanında duran, çekilen zorluğu çok kolay şekilde ortadan kaldırabilecek güce sahip bir kişi, bu zorluğu, zorda bulunan kişi kendisine yalvarmaya başlayıncaya kadar ortadan kaldırmasa, kendisine en basitinden &quot;sadist&quot; deriz. Yine toplumumuzun genel yapısına göre konuşursak, böyle bir tavır sergileyen kişinin bu tavrının açığa vurulması, insanlarımızın kendisini linç etmeye çalışması için yeter bir sebeptir.<br />
<br />
Bahsi geçen durumun ve örneğin mantıksal olarak hiç bir farkı bulunmamasına karşın, bu tavrı sergileyenlerden hayali olanı merhametli ve yardım sever olarak anılırken, sokakta karşımıza çıkma ihtimali bulunanı sadist olarak anılmakla kalmayıp, linç edilme tehlikesi ile de karşı karşıya bulunuyor.<br />
</font></b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9">İslam Forumu</category>
			<dc:creator>istatistik</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27952</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yeraltı Edebiyatı</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27951&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 13 May 2012 19:55:22 GMT</pubDate>
			<description>Forumda kısa bir arama yaptım, yeraltı edebiyatı ve beat kuşağıyla ilgili başlık göremedim. İlgililer için; www.yeraltiedebiyati.net...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Forumda kısa bir arama yaptım, yeraltı edebiyatı ve beat kuşağıyla ilgili başlık göremedim. İlgililer için; <a href="http://www.yeraltiedebiyati.net" target="_blank">www.yeraltiedebiyati.net</a></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=12">Cafe</category>
			<dc:creator>muhalif</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27951</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kimliğini arayan insan.</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27950&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 13 May 2012 18:23:23 GMT</pubDate>
			<description>Dostlar, 
 
İnsanın en başta gelen sorunu kimliğini araması ve bunu genellikle yanlış yerlerde ve yanlış işlerde bulduğuna inanmasıdır. 
 
Aslında...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Dostlar,<br />
<br />
İnsanın en başta gelen sorunu kimliğini araması ve bunu genellikle yanlış yerlerde ve yanlış işlerde bulduğuna inanmasıdır.<br />
<br />
Aslında <b>ben kimim ?</b> Benim kimliğim nedir? Sorularını farkında olmadan soranlar var. Daha da ileri gidersek, daha doğduğumuz andan başlayarak bize kimlik dikenler ve bu kimliği bize giydirenler var. Bu kimliğimiz bazen bir ırk, bazen bir din, bazen bir meshep, bazen bir futbol kulübü, bazen bir meslek grubu, velhasıl bir topluluk  olarak kendisini göstermektedir.<br />
<br />
Ve ne yazık ki bu gruplar arasında daimi olarak bir yarış, bir kıskançlık, bir çekememezlik ve incir çekirdeğini dahi doldurmayacak cinsten olgular var.<br />
<br />
Mesela bir futbol takımı bir şampiyonluk kazandığında,diğerinin kızgınlığını anlamak mümkün müdür? Ya da bir ulusun diğer uluslarla olan mücadelesinde paylaşılamayan nedir?<br />
<br />
Bütün bu saydıklarım aslında insanın huzrsuzluğunun ana nedeni olan yanlış yerde aranan kimlik sorunu olarak kendini açıkça göstermektedir.<br />
<br />
İnsanın öz kimliği, son derecede açık ve ortada olan bir gerçektir. Hepimiz, yani tüm varlıklar doğa dediğimiz olguyu ortaya koyan bir gerçeklik taşırlar. Yani hepimizin kimliği aslında aynıdır. Farklılık gerçekdışı olan imgesel bir olgudur. Hepimiz aynı bütünü oluşturmakta değil miyiz?<br />
<br />
İşte bu gerçekdışı kimlik arayışını aşabilenler<b> AYDINLANMA</b> ile gerçek kimliğimizin, yani gerçek doğamızın farkında olanlar değil midir?<br />
<br />
<b>AYDINLANMA</b> ışığına kavuşabilmek dileklerimle,</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=23">Felsefe-Psikoloji</category>
			<dc:creator>Sesli</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27950</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Herşeyin başı başlangıç</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27947&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 12 May 2012 16:29:29 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Merhaba. Nasıl ve ne yazacağım hakkında birşeyler kestirmek güç, çünkü 2 sene önce bir arkadaş grubu imam-hatip bahçesinde oturmuş Turan Dursun'a...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Merhaba. Nasıl ve ne yazacağım hakkında birşeyler kestirmek güç, çünkü 2 sene önce bir arkadaş grubu imam-hatip bahçesinde oturmuş Turan Dursun'a sövüyorduk. Üniversite bir değişim rüzgarı değildi elbette ama aklımın yeni yeni çalıştığını hissediyordum. Aslında Turan Dursun'un gerçekte ne demek istediğini anlamak istememiştim. ve Diğer bilim adamlarının. Peşin hükümlüydüm çünkü. Çocukluktan beynime kazınan reddetme yükümlülüğü omuzlarıma binmiş. Neyi reddettiğimi neye inandığımı bilmeden mahkum bir hayat yaşamıştım 20 yıl.<br />
Bir gün nette dolaşırken başlangıcı olmayan birşey hayal edin diye bir yazı gördüm. Ve benim başlangıcım olmuştu bu. Yavaş yavaş islamın tüm temellerini yıkıyordum beynimde, çok zorlu bir yoldu. Sitenizde, evrim ağacında, islam bilimleri sitelerinde aylarca dolaştım. Her geçen gün yeni bir tezle çürütülmüş islamın kalıntılarını gördüm beynimde. Ve artık özgürüm. Şimdi Turan Dursun'dan helallik mi dilesem ne yapsam :)<br />
Neyse lafı fazla uzatıp gevelemenin alemi yok. Umarım faydalı bilgi alışverişlerimiz olur.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=28">Tanışalım</category>
			<dc:creator>elomarveddaf</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27947</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Merhaba</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27946&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 12 May 2012 15:04:38 GMT</pubDate>
			<description>Mum, Işık, Karanlık, Sevgi-Bilgi. 
 
Sevgisiz bilgi, bilgisiz sevgi olmaz herhalde.  
 
Sevgiler. Ve herkese sevgili bilgiler dileğimle MERHABA.</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Mum, Işık, Karanlık, Sevgi-Bilgi.<br />
<br />
Sevgisiz bilgi, bilgisiz sevgi olmaz herhalde. <br />
<br />
Sevgiler. Ve herkese sevgili bilgiler dileğimle MERHABA.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=28">Tanışalım</category>
			<dc:creator>elilim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27946</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Herkeze Selam</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27945&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 11 May 2012 23:48:44 GMT</pubDate>
			<description>Bu site bulunmamım sebebi bağlı bulunduğum islamiyeti temsil etmektir.Kimseye karşı kaba,saba davranacak değilim.Saygılarımı sunuyorum.Herkezinde...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bu site bulunmamım sebebi bağlı bulunduğum islamiyeti temsil etmektir.Kimseye karşı kaba,saba davranacak değilim.Saygılarımı sunuyorum.Herkezinde inancıma saygı göstermesini rica ediyorum.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=28">Tanışalım</category>
			<dc:creator>sn571</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27945</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Dengenin Kurulması</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27942&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 11 May 2012 19:34:28 GMT</pubDate>
			<description>*DENGENİN KURULMASI* 
 
 
 
 
 
Dostlar, 
 
Devinim her türlü yaşamın göstergesidir. Devinimin gidiş noktası, dengeye varmaktır. Dengeye TAM olarak...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="left"><font color="#333333"><font face="Georgia"><b>DENGENİN KURULMASI</b><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Dostlar,<br />
<br />
Devinim her türlü yaşamın göstergesidir. Devinimin gidiş noktası, dengeye varmaktır. Dengeye TAM olarak varmak, devinimin durması, yaşamın sona ermesi demektir.<br />
<br />
Evren devinim içindedir. Ve Evrenin dengeye gidişinin TERMODİNAMİKTE'ki adı ENTROPİ olarak bilinir.<br />
<br />
Akarsuların yataklarını aşındırmalarını azaltması,nehir yatağının deniz düzeyine yaklaşımıyla,yani DENGE'ye çok yaklaşmakla mümkün olur.<br />
<br />
Küçük evren olan İNSAN davranışlarında da dengeye doğru bir devinim söz konusudur. Beden-Zihin etkileşimi sonucu oluşan,<br />
psiko-fizyolojik (RUH)yapımızda İÇBEN denilen ve genellikle,ilkellik,bencillik ve saldırganlıkla nitelendirilen parçamız,ÜSTBEN isimli toplumsal kurallar,gelenekler,ve toplumsal emirler dizisiyle giriştiği etkileşimin sonucunda, DENGEYE çok yaklaşır.İşte bu dengesel yaklaşımın ismi BENLİK'tir.<br />
<br />
Benlik bir aysberg gibi olup suyun altında en büyük kısmını saklar. Bu suyun altındaki kısım İÇBEN'den başka birşey değildir.BENLİĞİN üstünde ise toplumsal şartlandırmalar veya baskılar,ATMOSFER gibi sarmıştır benliğimizi.<br />
<br />
Ama tam bir denge ÖLÜM'e kadar kurulamayıp salt aysbergin dalgalar içinde suyun üstündeki kısmının yükselip ,alçaldığını gözlemleriz.Bu BENLİK dalgalanmaları kişiden kişiye farklılık gösterir. Bu dalgalanmaların toplumdan topluma değişen, MÜSADE EDİLİR BİR ARALIĞI bulunmaktadır. Bu aralığın aşılması durumlarında kişiye patolojik teşhisler konulmaya başlar.<br />
<br />
Bütün mesele kişinin kendi BENLİK  ARALIĞININ farkında olmasında yatar. Bunun farkındalığı sayesinde bizi rahatsız eden her türlü durumdan kendimizi koruyabilmemiz mümkün olur. Yoksa bu farkındalığı bulabilmek için HEKİM kapılarını aşındırmamız, BÜYÜCÜ, ve ŞİFACI geçinenlere inanmamız, aslında pek fayda da sağlamaz.<br />
<br />
Farkındalık öz ışığımızın ta kendisidir.Farkındalıktan uzaklaşan BENLİKLER aslında kendilerini var zannederler. BENLİK denilen yanılgının, insanın ilk ve temel inancı olduğunu anlayamadan, TAM DENGE anı gelir, çatar. DENGE sağlanmış ve kişi ölmüştür. Farkındalık ışığı  bize, aldanmadan gerçekleri izleyebilme yetisini  verir.<br />
<br />
Yoksa yaşarken, farkındalık ışığı bizi aydınlatamamışsa, öldükten sonra bizi hiç bir ışık aydınlatamaz. Hani derler ya Işıklar içinde yatsın diye...<br />
<br />
Farkındalığın ışığı hepimizi aydınlatsın.<br />
<br />
Sevgiyle kalın<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
</font></font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=35">Sanat-Edebiyat</category>
			<dc:creator>Sesli</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27942</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Persepolis</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27941&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 11 May 2012 18:41:54 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[---Al&#305;nt&#305;--- 
Marjane ve ailesi, baskıcı Şah iktidarının devrilmesini büyük bir sevinç ile karşılarlar. Yıllarca ekonomik ve toplumsal anlamda...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div style="margin:20px; margin-top:5px; ">
	<div class="smallfont" style="margin-bottom:2px">Al&#305;nt&#305;:</div>
	<table cellpadding="6" cellspacing="0" border="0" width="100%">
	<tr>
		<td class="alt2">
			<hr />
			
				Marjane ve ailesi, baskıcı Şah iktidarının devrilmesini büyük bir sevinç ile karşılarlar. Yıllarca ekonomik ve toplumsal anlamda yaşanan zorluklardan sonra yepyeni bir yaşam için yeni bir umut doğmuştur. Sancılı yılların ardından demokratik bir yönetimin geleceğini ümit eden İranlılar, bir kez daha büyük bir hayalkırıklığına uğrarlar.<br />
<br />
Şah’ın baskısından sonra sıra mollaların baskısına gelmiştir. Bu karanlık süreci, Marjane’nin gözünden kimi zaman espirili bir dille de anlatan Persepolis, bir başyapıt sayılan aynı adlı çizgi romandan uyarlama…
			
			<hr />
		</td>
	</tr>
	</table>
</div><a href="http://www.sinevilla...-izle-3965.html" target="_blank">http://www.sinevilla...-izle-3965.html</a></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=15">Multimedya</category>
			<dc:creator>Dark_Prince</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27941</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Siteden   Ayrılanlara</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27939&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 10 May 2012 07:22:46 GMT</pubDate>
			<description>Bu   siteden  bir  çok   dostun  ayrılıp gittiğini  gördüm, arasıra  uğradığımdan  sorunun  ne  olduğunu   tam  bilemiyorum.Bildiğim   tek  şey ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bu   siteden  bir  çok   dostun  ayrılıp gittiğini  gördüm, arasıra  uğradığımdan  sorunun  ne  olduğunu   tam  bilemiyorum.Bildiğim   tek  şey  yanlış   varsa   kalıp  düzeltmek,  düzeltemiyor  olsakta  mücadele  etmektir.<br />
<br />
Tartışma  kuralları  çerçevesinde  kalarak  düşünce  üretmek, yönetiminde   bunu   yaparken  hatalar   yapabileceğini kabul etmek ve   desteklemesede   düşüncelerini  savunmalarına  insanların  izin  vermesini  bekliyorum.<br />
<br />
<br />
Çok  kızdığım  oldu, ancak  bunu  kaçarak  değil  ara  vererek   atlatmayı  şimdilik  çözüm  olarak   kullanmaktayım.Ayrılmaksa   bir  şeyi  çözmüyor.Belkide   birileri  bundan  mutluluk  bile  duyabilir.Neyse   diyeceğim  oki   tüm   eski  üyelerin   geri  dönüp  düşüncelerini   paylaşmasını,sık  olmasada katılımları  varlıkları   ile   katılım sağlayıp,    mücadeleye  kendi  bildikleri  doğrular  ile devam  ettiklerini  görmeyi  dilerim.  <br />
<br />
Hiç  görmediğim  ancak   düşünsel   paylaşım  ve   çatışma   dostlarımı  hiç  unutmayacağımı not  düşeyim.<br />
<br />
Can  dostum  bu  mesaj   ilk   sanadır.Herkese   sevgiler.<br />
<br />
Şimdilik   saygımla  gittim...</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=40">Sitemiz Üzerine Düşünceler</category>
			<dc:creator>aliyarasfal</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27939</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Spiritüel  Konfeksiyon</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27938&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 09 May 2012 19:43:03 GMT</pubDate>
			<description>Dostlar, 
 
 
Hepimiz çıplak doğarız yani spiritüel açıdan bakınca hiç kimse bir dine mensup olarak doğmaz.. 
 
 
Ancak zaman ilerleyip de...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="left"><br />
<font color="#333333"><font face="Georgia"><br />
<font color="#660000">Dostlar,</font><br />
<br />
<br />
Hepimiz çıplak doğarız yani spiritüel açıdan bakınca hiç kimse bir dine mensup olarak doğmaz..<br />
<br />
<br />
Ancak zaman ilerleyip de çıplaklığımızın farkına vardıkça, çocuk olmamıza karşın sorular sormaya başlarız....Bu nasıl olmuş? Onu kim oraya oturtmuş? Dünyamız nasıl oluşmuş? Ve bunun gibi daha pek çok soru...<br />
<br />
Çevremizdekiler, anamız, babamız, veya diğer bizi yetiştiren kimseler kendi elbiselerini aynı motif ve ölçülerle bize de giydirmekten adeta KUTSAL bir zevk duyarlar. Öyle yapmakla en doğruyu yaptıklarını sanırlar...<br />
<br />
Ve küçücük yaşımıza karşın,bize hiç de uygun olmayan o koca hantal elbise üstümüze adeta çullanmıştır.Eteklerini sürüye,sürüye onunla bazılarımız ölene kadar beraber oluruz. Ve bu elbisenin bizi ÖLÜMDEN sonra da ÖTEKİ DÜNYADA koruyacağına inanırız.<br />
<br />
Yine de, bazılarımız bu kabil hazır elbiseleri daha küçüklüklerinden başlayarak şüpheyle giyerler...Ve yetişkin bir yaşa gelince de çıkarıp bir kenara koyarlar...Ama hazıra alışkın olanlar, bir de tutar o hazır elbisenin kutsallığı hakkında size uzun, uzun öyküler anlatırlar, yerlerde sürünen ve kendilerine de pek uygun olmayan o hazır elbise hakkında savunma yaparlar...Onun tasarımcısından da ileri giderler. Ve bize tasarımcıyı da öyle bir anlatırlar ki, deyme gitsin! Halbuki elbisenin etekleri yerlerde sürtünmekte, ölçüleri de pek uygun görünmemektedir. Ama SPİRİTÜEL ESTETİK olmadıkça bu eksiklikleri görmek de pek kolay olmaz.<br />
<br />
Doğaldır ki, SPİRİTÜEL bir elbiseye belki de hepimizin ihtiyacı olur...Üşümemek ve toplumsal birlikteliklerde çıplak oturmamak için...<br />
<br />
İşte bu nedenle,bazılarımız bu çıplaklığımızı örtecek şekilde kendi TASARIMIMIZ olan bir biçim ve modeli kesip dikebiliriz...<br />
<br />
Bilmem, siz hangi tarz giyinmeden yanasınız? Konfeksiyon tarzı, hazır olanı mı? Yoksa kendi tasarımınız olanı mı?<br />
<br />
<br />
Esenlik dileklerimle,<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
</font></font></div><div align="center"><font color="#333333"><font face="Georgia"><br />
</font></font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=13">Diğer Dinler</category>
			<dc:creator>Sesli</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27938</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İspanyolca  Öğrenen Var mı?</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27937&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 09 May 2012 19:39:42 GMT</pubDate>
			<description>Ben İspanyolca öğreniyorum,başka öğrenenler de varsa bu başlık altında buluşalım,birbirimize önerilerde vb. bulunalım.Tabi öğrendiklerimden notlar da...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Ben İspanyolca öğreniyorum,başka öğrenenler de varsa bu başlık altında buluşalım,birbirimize önerilerde vb. bulunalım.Tabi öğrendiklerimden notlar da aktaracağım buraya,belki birilerine yararımız dokunabilir :)<br />
<br />
İlk ders(diyelim,ders verebilecek seviyede değilim);<br />
<br />
İspanyolca'da isimler cinslidir(eril-dişil).Bunlar tanım edatlarıyla belirlenir(artikeller).Bunlar da kendi içlerinde ayrılırlar.İngilizce'deki ''the,a,an'' gibi.Nasıl ki İngilizce'de ''the'' bilinen,belli birşey için kullanılıyorsa ve ''a,an'' belli olmayan şeyler için(herhangi bir anlamında) kullanılıyorsa.Aynen İspanyolca'daki tanımlıklar da öyledir.<br />
<br />
El:Eril(belirli)<br />
La: Dişil(belirli)<br />
Un:Eril(belirsiz)<br />
Una: Dişil(belirsiz) <br />
<br />
La mesa:masa dediğimizde bu söylediğimiz kişinin de bildiği belirli bir masadır.<br />
Una mesa:masa dediğimizde bu belirli olmayan bir masadır.<br />
<br />
Şimdilik bununla bitirelim,basit cümlelerden karmaşık cümlelere doğru uzun bir yol alacaz :)</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=12">Cafe</category>
			<dc:creator>Dark_Prince</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27937</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Saklı Ben ya da, Büyük Ben</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27936&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 09 May 2012 12:48:16 GMT</pubDate>
			<description>*S A K L I B E N* 
 
 
* Benlik denen, ten kafesi içindeki hapislik duygusunu hiç algıladığınız 
 
oldu mu?...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="left"><font color="#333333"><font face="Georgia"><b>S A K L I B E N</b><br />
<br />
<ul><li>Benlik denen, ten kafesi içindeki hapislik duygusunu hiç algıladığınız</li>
</ul>oldu mu?<br />
---------------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bu duygu derinden algılanınca insanı olağanüstü bir şekilde huzursuz<br />
eder. Öyle ki,sen hep sensin ve herşeyi sen olarak algılıyorsun. Her sabah sen<br />
olarak kalkıyor ve bütün günü sen olarak geçiriyor ve sonra akşamları yine sen olarak<br />
yatıyorsun...<br />
<br />
Bunun aksi de olabilirdi, kişi bir başkası olarak da bir gün<br />
geçirebilir,sevinebilir veya üzülebilirdi. Ama öyle olmuyor,kişilik bilinci hep sen olarak<br />
parlıyor.<br />
<br />
Bu duyguyu yaşadıysanız farketmişsinizdir, bu çok derin ve ürkütücü bir<br />
duygudur,bir hapiste oluşu andırır. Herşeyi bu hapishanenin göz deliklerinden<br />
görür ve kulak girintilerinden duyarsınız ve dokunduğunuz nesneleri hapishanenin<br />
duvarlarından, yani benliği saran ve başkalarından ayrımlıyan deri tabakasından<br />
algılarsınız.<br />
<br />
Bu hapisliği eğer duyumsadıysanız,özgürlüğe hasret çekiyorsunuz<br />
demektir. Özgürlük ise kişisel bilinçten çıkışı işaret eder. Başka söyleyişle, özgürlük kişisel bilincin duvarlarının yıkılmasıyla diğer bütün herşeyle,yani varoluşla bütünleşmedir.<br />
<br />
Artık bilinciniz kişisel dar bir bilinç olmaktan çıkmış,bütünü kapsayan evrensel bir<br />
nitelik kazanmıştır. Evrensel nitelik kazanan bu bilinç şimdi kişiyeöz kimli&#240;ini de<br />
tattırır. Artık sen bensindir. Ben de sen...<br />
<br />
<br />
Şimdi tek bir BEN vardır. O da büyük BEN veya SAKLI BEN&quot;dir.<br />
Büyük BEN tüm evreni içerir.<br />
<br />
Alan Watts ''Yeni bir kutsal kitaba ya da dine değil,yeni bir<br />
deneyime, BEN olmanın ne olduğunun yeni bir duyumsayışına gereksinimimiz var''diyor ve ekliyor,<br />
<div align="right"><br />
</div><br />
'' Bütün bilinen tabular arasında en etkili bir biçimde<br />
pekiştirileni, görünürde ayrı, bağımsız ve yalıtılmış duran ego maskenizin altında yatanın gerçekte kim, ya da ne olduğunu bilme tabusu''<br />
<br />
Yunus Emre de bunu şöyle açıklar; ''bana bende demen, ben bende değilim, bir ben vardır bende benden içerü ''<br />
<br />
Büyük Ben'in değişik isimleri vardır. Bunlardan bazılarını sıralarsak,<br />
KOZMİK BİLİNÇ, KENDİNİ BİLMEK, TRANSANDANS, SAMADHİ, İÇ BEN, SATORİ, NİRVANA, ATMAN, FENAFİLLAH v.s.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
</font></font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=23">Felsefe-Psikoloji</category>
			<dc:creator>Sesli</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27936</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Mehdİ ve mesİh İnanci Üzerİne</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27935&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 09 May 2012 10:54:28 GMT</pubDate>
			<description>bu mehdi ve mesih inancı üzerine bir çalışma. 
merak edilen bir çok husus bu dosyada anlatılmış bende meraklılarınca okunsun diye bu dosyayla ilgili...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>bu mehdi ve mesih inancı üzerine bir çalışma.<br />
merak edilen bir çok husus bu dosyada anlatılmış bende meraklılarınca okunsun diye bu dosyayla ilgili bir başlık açma gereği duydum umarım yanılmamışımdır<br />
<br />
<br />
<a href="http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/771/9812.pdf" target="_blank">http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/771/9812.pdf</a></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9">İslam Forumu</category>
			<dc:creator>ozgur_beyin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27935</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Evrim Karşıtı Sempozyum Üniversitede Olurmu ?</title>
			<link>http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27934&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 09 May 2012 09:41:46 GMT</pubDate>
			<description>Başlığına ve katılımcılarına bakıldığında bilimsel  verilerden uzak, hatta onlarla neredeyse dalga geçen bir sempozyuma  üniversitede yer var mı? 
 
...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Başlığına ve katılımcılarına bakıldığında bilimsel  verilerden uzak, hatta onlarla neredeyse dalga geçen bir sempozyuma  üniversitede yer var mı?<br />
<br />
<br />
Çok ilginç gelişmeler yaşanıyor. Şaka  şaka hiç ilginç değil. Beklenen, olağan hareketler. Marmara Üniversitesi  Haydarpaşa Kampüsü&#8217;nde bugün ve yarın bir sempozyum düzenleniyor. 1.5  yıl önce kurulan ve kendisine &#8216;en aktif en marka&#8217; öğrenci kulübü diyen  Marmara Vizyon tarafından. Söz konusu sempozyumun başlığı: Bilim, Türler  Arası Evrimi Neden Kabul Etmiyor? <br />
&#8216;Türler arası evrim&#8217; diye bir şey olmadığı için ben ilk etapta bu  başlığı normal karşıladım. Yani türler aralarında evrilmediğinden  bilimin bunu niye kabul etmediğini bir cümleyle anlatacaklar,  dağılacaklar sandım. Ve fakat, iki gün sürüyor bu sempozyum, ne ki bir  cümle? <br />
Konuşmacılar kim diye, aldı beni bir merak. Bakın, işte buralar maceranın heyecanlı kısımları! <br />
<br />
***<br />
<br />
Prof. Adem Tatlı: En son bir konferansta &#8220;Evrim teorisi, bilimsel  kıstaslar taşımayan, laboratuvarda denenemeyen, çoğunlukla metafiziğe  dayalı görüşleri bünyesinde barındıran felsefi bir düşünce tarzıdır&#8221;  demiştir. <br />
Prof. Turan Güven: Uzmanlık alanı elektron mikroskop, evrim konusunu  &#8216;hobi&#8217; olarak inceliyor. Bir makalesinden örnek: &#8220;Evrim teorisi, ateist  ve din karşıtlarının bilimsel bir kılıfla insanlara sundukları bir  safsatanın adıdır.&#8221; <br />
Prof. Eşref Edip Keha: Bir makalesinden... &#8220;Fizik ve kimya derslerinde  sık sık, &#8217;Var olan şey yok, yok olan da var edilemez&#8217; denir. Ancak Allah  (c.c.) bu hükmün dışındadır.&#8221; <br />
Prof. İsmail Kocaçalışkan: Bir kuple de buradan: &#8220;Evrim görüşü de tek  bir görüş değil. Bazıları insanların maymundan geldiğini iddia ediyor,  bazı görüşler kurttan geldiğini, bazıları ayıdan geldiğini iddia ediyor.  Yani çok çeşitli görüşler var. Madem ki bu bir teoridir, ispatlanmış  bir şey değildir.&#8221; <br />
Bunlar işin heyecanı, tadı, neşesiydi, şimdi biraz gözyaşı... Boğaziçi  Üniversitesi Genetik ve Biyoloji Bölümü&#8217;nden Prof. Aslı Tolun, özetle  &#8220;Böyle bir sempoz-yum düzenlenmesine akademik özgürlük denmez çünkü  evrim konusunda bilim adamları arasında görüş ayrılığı yoktur&#8221; diyen bir  mail atmış Marmara Üniversitesi Rektörlüğü&#8217;ne. Gelen cevap: &#8220;Marmara  Üniversitesi bilimsel özgürlüğe sonuna kadar inanmaktadır. Sempozyum  programında yer alan bilim insanlarının görüşlerinin en az karşıt bir  bilimsel savı öne süren bilim insanlarınınki kadar değerli olduğuna  inanırız.&#8221; Bari bunu deme. Öğrenciler düzenliyor işte, filan de.  Bilimsel olduğunu savunma bari. Neyse! <br />
Şimdi gelelim asıl soruya: Üniversitede Yaradılışçılık tartışılır mı? Elbette. <br />
Örneğin Kaliforniya Üniversitesi&#8217;nde Evrim ve Yaradılışçılık diye bir  felsefe dersi de var. Birtakım özel Hıristiyan okullarında da böyle  dersler mevcut. <br />
Ya da.. Yine üniversitede, 1960&#8217;lar Amerikası&#8217;nda zirveye ulaşan  anti-evrimciliğin 18. yüzyıldaki, Hıristiyanlık&#8217;taki kökenlerini, bu  akımın ABD&#8217;de nasıl yaradılışçılığa dönüştüğünü tartışmak da son derece  önemli ve gereklidir. <br />
Evrimi anlatan bilim insanlarının karşısına, Yaradılışçılık&#8217;ı savunan  insanları da çıkarırsınız. Bu tartışmanın yerlerinden biri yine  üniversite olabilir. <br />
Amma.. Başlığına ve katılımcılarına bakıldığında bilimsel verilerden  uzak, hatta onlarla neredeyse dalga geçen bir sempozyuma üniversitede  yer var mı? <br />
Üniversiteler Konseyi ve ODTÜ öğretim görevlileri &#8220;Hayır yok, iptal edilmelidir&#8221; diyor geçen haftadan beri. <br />
<br />
***<br />
<br />
Öğretim üyelerinin endişesini anlıyorum ama üniversite çağına gelmiş  beyinlerin de uçaklara &#8220;Uzaylılar geldi&#8221; diye terlik fırlatacak seviyede  olmadığına güvenmek zorundayız. O nedenle &#8220;Evrim, Darwin uyduruktur&#8221;  diyenler de Yaradılış&#8217;ı evrenin anahtarı olarak sunmak isteyenler de  toplaşıp konuşabilir. Endişem şudur: Kırmızı çizgilerin her gün daha çok  üstümüze geldiği bu günlerde evrimin marjinalleşmesi, saçmalığın  normalleşmesi. İfade özgürlüğü kapsamında saçmalayanların bir gün, o  saçmalıklarla dalga geçenlere aynı özgürlüğü tanımamaları.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Ezgi Başaran hislerimize tercüman olmuş , paylaşma geregi duydum..<br />
<br />
<br />
<br />
Kaynak : <a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&amp;ArticleID=1087408&amp;Yazar=EZGI-BASARAN&amp;CategoryID=97" target="_blank">Radikal</a></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=20">Evrim Teorisi</category>
			<dc:creator>prozac</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=27934</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>

