Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerle İlgili Forumlar > Dinler ve Kadın

Duyuru

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 22-06-2010, 16:42
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Moderator
 
Üyelik tarihi: 17 May 2009
Bulunduğu yer: Mgmt
Mesajlar: 3.404
Standart İncil'den Kadına Örtünme Zorunluluğu

Kadına Örtünme Zorunluluğu

Kadının saçları her dönemde tartışma konusu olmuş,erkekleri ayartan günaha sokan bir araç olarak algılanmıştır. Bunun cinsellikle Ya da fanteziyle bağdaştırılması da fazlasıyla yakışıksızdır. Kadın herşeyiyle özeldir bu ayrı. Ancak Erkekler potansiyel sapık muamelesi görmektedir. Kadın da erkeği günaha düşürmemesi için örtünmeli, saçlarını saklamalıdır. Saç telleri günaha sokuyorsa insanı neden yaratıldı diye merak ediyorum. Ya da Havva başörtüyle mi yaratıldı ?

İncil'e göre ; Kadın başını örtmek zorunda mıdır ?

Evet zorundadır ;
  • Eğer kadın örtünmüyorsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi ya da traş etmesi ayıpsa, başını örtsün. - 1 Korintliler:11: 6
İncilin, Tevrata göre daha çağdaş olduğu söylenir. Bazı durumlarda öyledir ancak özü değişmez; Erkek ve kadın arasındaki eşitsizlik ve kadının örtünmesi .

Bu ayette açıkça görüldüğü gibi kadının başını örtme zorunluluğu vardır. Kadına örtünmek isteyip istemediği sorulmuyor, direkt emir veriliyor ; “başını örtsün.”

Kutsal kitabın RVS İngilizce versiyonuna göre burada kullanılan kelime “ veil” (PEÇE )dir. Bu sözcük ise şu anlamlara gelmektedir :


1-Peçe, başörtüsü ,duvak, rahibe başlığı, örtü, perde ,maske

2- Peçe takmak, peçe ile örtmek, gizlemek, maskelemek . (sozluk.web.tr. )

Orijinal kelimenin karşılığı “peçe” iken nedense Türk çevirmenlerimiz bu ayet üzerinde oynama yaparak kelimenin anlamın dışında bir sözcükle yumuşatmaya gitmektedir. Ayette “başını örtme zorunluluğu” Ya da ”peçe kullanımı “ vardır.

Bugun kiliselerde kadınlar başını örtmemektedir. Ancak Apostolik kliselerde kadınlar Ya da rahibeler başlarını örter . Bu hem Tanrıya bir saygının hem de erkeklere karşı bir duruşun göstergesidir. Yani kadın başı açıkken bir saygısızlık söz konusudur. Bu mantığa gelmektedir.
  • Başını örtmeden dua eden ya da peygamberlik eden her kadın, başını küçük düşürür. Böylesinin, başı traş edilmiş bir kadından farkı yoktur. -1 Korintliler:11:5
  • Eğer kadın örtünmüyorsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi ya da traş etmesi ayıpsa, başını örtsün. - 1 Korintliler 11:6
  • Erkek başını örtmemelidir. Çünkü erkek Tanrı'nın benzeyişinde olup Tanrı'nın yüceliğini yansıtır. Kadın ise erkeğin yüceliğini yansıtır. - 1 Korintliler 11:7
Kadın Tanrı'nın yüceliğini yansıtmıyor , bu sadece erkeğe özgü bir durumdur. Yaratılış bölümünde de açıkça bu ayrımcılık görülmektedir .

İncil ayetlerinden görüldüğü gibi kadın başını örtmek zorundadır. “Erkek ise Tanrının yüceliğini yansıttığından” böyle bir şeye başvurmamalıdır.

Ancak şu da var ki Eski(miş) Antlaşmaya göre Kadınlar erkek giysisi giyemez,Bu hareket Tanrının gözünde tiksinti verici bir davranıştır. (Yas:22:5 )

Aynı şekilde erkekler de özel olduklarından dolayı giyimine dikkat etmelidir. Ancak kadınlar bazen pantolon giymektedir. Eğer pantolon bir erkek giysisi ise büyük günaha girmekteler. Tanrı üzerine giydiğin şeylerden bile günah çıkarabilmekte ve cehennemde ateşli işkencelere tabi tutabilmektedir.

İncil'de görülen ; Tanrı'nın ,Kadınların saçına dahi karışmasıdır.

Siz ne düşünüyorsunuz . Ayetleri nasıl yorumluyorsunuz ?

saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22-06-2010, 17:38
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Moderator
 
Üyelik tarihi: 17 May 2009
Bulunduğu yer: Mgmt
Mesajlar: 3.404
Standart

Hristiyanların bakış açısına göre , Pavlus sadece o cemaate ilişkin yazmış ve örtünme zorunluluğu da getirmemiş.

Aslında burada yargıyı veren kişinin de Tanrı değil Pavlus olduğu söylenir.

Artık İncili okurken kafamız karışacak, hangi sözler Pavlusa ait,hangisi Tanrısına ait diye

Hristiyan kardeşler Pavlusun bu hükmünü uyguluyorlar mı ?

Uygulamıyorlarsa neden ?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22-07-2010, 03:20
esther - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
esther esther isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2010
Mesajlar: 5
Standart

sanırım yazdıklarını soner yalçının bir kitabında görmüştüm ve izninle bazı eklemelerde bulunmak istiyorum:
kadının başını örtme zorunluluğu eski çağlardan kalma bir adet. kadınların doğurganlık özelliği o zamanlar biliniyordu ve erkekler onlardan korkuyordu. ayrıca kadınların cadı olduğu düşünülen dönemlerde büyülerini saçlarını kullanarak yapıldığına inanılıyordu. belki de erkeklerin kadınların doğasını algılayamaması o dönemlerde genlere bir şekilde işledi çünkü bizi hala anlayamadığınızı söylüyorsunuz belki de bu korku sadece geleneksel bir yapı haline büründü ve insanlar nedenini bile unuttu.
kadınlar ve kadının dindeki yerleri hakkında yazdığın yazıları merakla takip ediyorum ve etmeye devam edeceğim. bir erkeğin bu konuları bu kadar irdelemesi bana ilginç geldi çünkü. sanırım bu yüzyılda yaşadığım için kendimi çok şanslı saymalıyım, çünkü en azından düşünebiliyorum, en azından varım..
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22-07-2010, 20:11
Felsefeci 87 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felsefeci 87 Felsefeci 87 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 09 May 2009
Mesajlar: 375
Standart

Sevgili Natan, öncelikle yazılarınızı dikkatle takip ettiğimi belirtmek isterim.

Lakin bazı konularda tek yönlü baktığınızı düşünmekteyim. İncil'de yer alan 1. Korintliler bölümündeki;

13Siz kendiniz karar verin: kadının örtüsüz başla Tanrı'ya dua etmesi uygun mu?

14-15 Doğa bile size erkeğin uzun saçlı olmasının kendisini küçük düşürdüğünü, ama kadının uzun saçlı olmasının kendisini yücelttiğini öğretmiyor mu? Çünkü saç kadına örtü olarak verilmiştir.

Ayetlerine bakmamışsınız anlaşılan.Pavlus, yahudi şeriatçılığını tam manasıyla yenememiş olacak ki; bölümün ilk ayetlerinde, baş örtmenin bir emir olduğunu belirtmiştir. 13. ayetin başında, 13Siz kendiniz karar verin: kadının örtüsüz başla Tanrı'ya dua etmesi uygun mu? demiştir. Yani, karar tam manasıyla bir emir değildir. İsteyen başı örtülü olarak dua eder, isteyen ise; başı açık şekilde dua eder. Daha sonra da bu baş örtüsünün; saç olduğunu belirtmiştir. Çünkü saç kadına örtü olarak verilmiştir.

''İncil ayetlerinden görüldüğü gibi kadın başını örtmek zorundadır. “Erkek ise Tanrının yüceliğini yansıttığından” böyle bir şeye başvurmamalıdır.''

Ayrıca; söylediğiniz bu sözlerden sonra sizin gerçekçi biri olmadığınızı düşünmekteyim. Yukarda ayetler var, ayrıca Kutsal Kitabı bildiğinizi iddia eden biri olarak, o ayetleri görmemeniz olanaksız. Olayları gerçekçi bir şekilde ele almadığınız ortada. Yine de, açıklayıcı bilginiz için size teşekkür ederim..

http://gercekciisevilik.blogspot.com


Hristiyanlığın ve Kutsal Kitap'ın tahrifata uğramadığını iddia edenlere karşı en iyi yanıtı veren site.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 25-07-2010, 23:26
özdekçi özdekçi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2010
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 97
Standart

16 Bu konuda çekişmek isteyen varsa, şunu bilsin ki, bizim ya da Tanrı'nın kiliselerinin böyle bir alışkanlığı yoktur.

Pek tabiki bölümün tümü okunmalı ve KK'ın bütünlüğünde yorumlanmalı.
Ben yukarıdaki ifadenin çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Pavlus alışkanlık yada gelenekten bahseder. Bu gün elçisel kiliselerde ibadette baş örtme görülmekte ve uygulanmaktadır. Oysa Reform kiliseleri sözde her türlü geleneği reddetme adına öyle çok şeyi kilise dışında bıraktılarki şaşırıyorum.

Düşümcem o ki Pavlus 11:16 daki ifadesi ile bağlayıcı bir sonla konuyu kapatıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 01-09-2015, 11:29
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 12.585

Başarı Ödülü 

Standart

rumpel´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hristiyanların bakış açısına göre , Pavlus sadece o cemaate ilişkin yazmış ve örtünme zorunluluğu da getirmemiş.

Aslında burada yargıyı veren kişinin de Tanrı değil Pavlus olduğu söylenir.

Artık İncili okurken kafamız karışacak, hangi sözler Pavlusa ait,hangisi Tanrısına ait diye

Hristiyan kardeşler Pavlusun bu hükmünü uyguluyorlar mı ?

Uygulamıyorlarsa neden ?
Guzel soru olmus.

https://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=31137
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 01-09-2015, 12:15
Vefik Sami - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefik Sami Vefik Sami isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 1.861
Standart

Neva´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Guzel soru olmus.
Cevap öyle çok da müşkil değil.

Klâsik Hristiyan öğretisi, MESİH'i "Kurbanlık kuzu" Pavlus'u da Hristiyan dinin esaslarını belirleyen kişi yapmış.
Aslında inançları MESİH'e değil; Pavlus'a.
Çünki MESİH, çarmıhta kefâret ödeyen kişidir onlar için.
Günahların affına vesile olmuş ve işi bitmiştir.
Ve ma'alesef; 'diyeceklerini tam diyemeden ve öğretişini tamamlayamadan'(!) göğe yükselmiştir.
MESİH imanlılarının kasabı Pavlus da "Gökten zembille" inen 'elçi'liği ile "eksik"(!) kalanları tamamlamıştır.

Artık "Hüküm" Pavlus efendiye âittir.

Pavlus, kutsal yasaya bağımlı olmadığını, sâdece MESİH'e imanla kurtulduğunu söyler. Ama ne gariptir ki; MESİH'e değil de Tanrı'ya iman eden Yahudiler "yanlış yolda"dırlar. Pavlus'un ilk mantıksızlığı burada başlar zaten. Üstelik insanlar "İnandım demekle kurtulamazlar. Sözlerinde samimi olup-olmadıkları Tanrısal ilkeleri kendi hayatlarına ne derecede uyguladıklarıyla ilgilidir. Eğer İbrahim sadece Tanrı'ya iman ile kurtuldu ise, bu herkes için geçerlidir.

İman; "İbrahim'e özel" değildir.

Aslında MESİH, Pavlus'un bu üfürmelerini tekzip etmektedir.

"Kutsal Yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim." (Matta: 5/17)

Ne hikmetse; Petrus, Yakup ve Yuhanna dışında diğer havarilere âit yazılı döküman yoktur elde. Yakup; yasanın geçersiziliğinden söz etmez. Petrus böyle bir iddianın sâhibi mi; bilmiyorum. Özellikle Petrus ile Pavlus'un mektupları sanki aynı kalemden çıkmış gibi duruyor. Pavlus; Petrus'a kendisini onaylatır. Bunu gördüğümde Petrus'a âit metinlere fazla dikkat etmedim.

Pavlus ne Tanrı'yı bilir, ne de imanı.

"Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak ululuğunu bir yana bıraktı. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı." (Filipililer: 2/7)

Bu "ululuk/yücelik" yolcu valizi gibi istendiğinde bir kenara bırakılabilecek bir şey midir ?

"İman, umut edilenlere güvenmek, görünmeyen şeylerin varlığından emin olmaktır." (İbraniler: 11/1)

Burada anlatılan şey ise inançtır. Pavlus iman kavramı ile inanç arasındaki kalın çizgiden bile bihaberdir. İnanç; Tanrı ile insan arasındaki bağ, 'kişiye özel' alandır. İbraniler: 11/1, inancın tanımını yapar. İman ise; inançda sağlamlaşan ve derinleşen insanın ilkesel ve ahlâki boyutta Tanrı'ya benezemesi hâlidir.

"Tanrı insanın kendi benzeyişinde yarattı..." (Yaratılış: 1/27)

İnanmadığı Tanrı'yı muhatap alıp, sabahtan akşama kırk kez küfreden ateist; inandığı Tanrı'yı başı sıkıştığında hatırlayan dindardan daha çok inanç sâhibidir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 01-09-2015, 12:24
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 12.585

Başarı Ödülü 

Standart

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Pavlus ne Tanrı'yı bilir, ne de imanı.
Demek, dinsizin hakkindan imansiz gelir sozu dogruymus sevgili Vefik Sami. Bu nedenle kitabin guvenirliligi de sorun oluyor iste, Isa'dan aktarim mi, yoksa Pavlus yasalari mi!!?
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 01-09-2015, 12:46
Vefik Sami - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefik Sami Vefik Sami isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 1.861
Standart

Neva´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Demek, dinsizin hakkindan imansiz gelir sozu dogruymus sevgili Vefik Sami. Bu nedenle kitabin guvenirliligi de sorun oluyor iste, Isa'dan aktarim mi, yoksa Pavlus yasalari mi!!?
Sn. Neva;

Mevzû inanç olunca, münâkaşa esnâsında subjektif hususlar üzerinden bir yere varmak mümkün olmuyor. Ben "aktarılanlar"ı değil, günümüze kadar bir şekilde gelebilmiş metinlerdeki anlatımlardan çıkarabildiğim "Tanrısal ilkeleri" kavrama çabasındayım. İlke; zaman ve mekânla sınırlı olmazken, maddi ve manevi âlemin işleyişini aktaran şaşmaz değişmez prensiplerdir. Bana göre "Ruh" denen şey de bu ilkeselliktir.

Eğer "İnsan için imkânsız olan Tanrı için mümkün" ise, Tanrı kullarına merâmını aktarışında pornografik ifâdelere ihtiyaç duymaz. (Bknz; Hezekiel: 23/20)
"Kutsal" olarak nitelenen kitaplarda yazdığı gibi insanlarla polemik'e girip, dedikodu yapmaz.
İnsan gibi "intikamcı/kinci" olmaz.
Bir yanağına tokat atana diğerini çevir" diye ortaya ilke koyup, "Kadın, çocuk at deve ne bulursan öldür" demez.

Kaypaklık insana mahsustur; Tanrı'ya değil.

Eğer gerçekten bir Tanrı var ve bu Tanrı da yukarıda kısmen altını çizdiğim olumsuzlukarı sergiliyorsa, zâten o varlığa "Tanrı" demek mümkün olmadığı gibi, ateistler de tüm eleştirilerinde "yerden-göğe" haklı konuma geçerler.

İnanmadığı Tanrı'yı muhatap alıp, sabahtan akşama kırk kez küfreden ateist; inandığı Tanrı'yı başı sıkıştığında hatırlayan dindardan daha çok inanç sâhibidir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 01-09-2015, 13:06
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 12.585

Başarı Ödülü 

Standart

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sn. Neva;

Mevzû inanç olunca, münâkaşa esnâsında subjektif hususlar üzerinden bir yere varmak mümkün olmuyor. Ben "aktarılanlar"ı değil, günümüze kadar bir şekilde gelebilmiş metinlerdeki anlatımlardan çıkarabildiğim "Tanrısal ilkeleri" kavrama çabasındayım. İlke; zaman ve mekânla sınırlı olmazken, maddi ve manevi âlemin işleyişini aktaran şaşmaz değişmez prensiplerdir. Bana göre "Ruh" denen şey de bu ilkeselliktir.

Eğer "İnsan için imkânsız olan Tanrı için mümkün" ise, Tanrı kullarına merâmını aktarışında prnografik ifâdelere ihtiyaç duymaz.
İnsan gibi "intikamcı/kinci" olmaz. (Bknz:; Hezekiel: 23/20)
"Kutsal" olarak nitelenen kitaplarda yazdığı gibi insanlarla polemik'e girip, dedikodu yapmaz."
Bir yanağına tokat atana diğerini çevir" diye ortaya ilke koyup, "Kadın, çocuk at deve ne bulursan öldür" demez.

Kaypaklık insana mahsustur; Tanrı'ya değil.

Eğer gerçekten bir Tanrı var ve bu Tanrı da yukarıda kısmen altını çizdiğim olumsuzlukarı sergiliyorsa, zâten o varlığa "Tanrı" demek mümkün olmadığı gibi ateistler de tüm eleştirilerinde "yerden-göğe" haklı konuma geçerler.
Sevgili Vefik Sami,
Cabanizin farkindayim, Pavlus konusundaki dusuncelerinizi de uc asagi bes yukari biliyorum yazdiklarinizdan.

Ancak tanrisal ilkesellikte hem ruh, hem nefs birarada oldugunda, tanrisal olmaktan cikar bahsettiginiz anlamda. Pornografi cinselligin mevcudiyeti sebebiyle ortadadir, dogal olarak eger tanri tarafindan yaratildiginiza iman ediyorsaniz, pornografik ifadeleri de tanriya yakistiramamak, tanriya ahlak bicmekle veya tanrinin ahlakini sorgulamakla, ote yanda kendi ahlak anlayisini ortaya atmakla esdegerdir. Dogal bir sonuc olarak sorgulanir.

Tokat ve yanak bahsini eksik okumussunuz. Tanah'ta gecen bahis yalnizca Tanri'ya dairdir. Yani yanaginizi tokat atilsa da yalnizca tanriya cevirirsiniz. Incil'deki insana dairdir.

Kinci demisken, sahi Isa neden Sadukilere iliskin su cumleleri soyler?

Ferisiler’le Sadukiler İsa’nın yanına geldiler. O’nu denemek amacıyla kendilerine gökten bir belirti göstermesini istediler.
İsa onlara şu karşılığı verdi: “Akşam, ‘Gökyüzü kızıl olduğuna göre hava iyi olacak’ dersiniz. Sabah, ‘Bugün gök kızıl ve bulutlu, hava bozacak’ dersiniz. Gökyüzünün görünümünü yorumlayabiliyorsunuz da, zamanın belirtilerini yorumlayamıyor musunuz? Kötü ve vefasız kuşak bir belirti istiyor! Ama ona Yunus’un belirtisinden başka bir belirti gösterilmeyecek.”
------------------------------
Ben size, ‘Ferisiler’in ve Sadukiler’in mayasından kaçının’ derken, ekmekten söz etmediğimi nasıl olur da anlamazsınız?”
Ekmek mayasından değil de, Ferisiler’le Sadukiler’in öğretisinden kaçının dediğini o zaman anladılar.


Kisaca tanri insan olunca(ateist pencereden), kaypaklik etmesi de veya insani ozellikler sergilemesi de kacinilmaz oluyor.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
baş örtüsü, incil, kadın, türban

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İslam'da Örtünme.. Ahzap 59 istavrit İslam Forumu 168 30-12-2015 12:06
Diyanet: kadına şiddete son! ALKA Dinler ve Kadın 5 09-03-2010 13:20
Malezya'da bira içen Müslüman kadına kamçı cezası sinner Dinler ve Kadın 48 04-10-2009 18:21
Kadına Damızlık İnek Muamelesi dmxads Dinler ve Kadın 7 21-03-2005 17:26

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:18 .