Yaş oldu 51-52. Ben de, eşim de emekli olduk. Eşimle yıllardır 'bir sosyal proje yapalım' diye konuşuruz. Babamın Sivas/Zara'da 20-60 dönüm arazisi var. Diğer mirasçılara verilecek tutar, tapu/hukuk masrafı vesaire epey bir miktar harcama olacak. Dedik ki, ata toprağıdır çar-çur edilmesin, biz bu araziyi üzerimize alalım.
1- Nesin Vakfı'na bağışlayabiliriz, ölene kadar da bu arazide çalışır, ekip biçeriz, gelirini de Nesin çocuklarına veririz.
2- Kendimiz bir vakıf kurabiliriz.
Sosyalist çevreyi örgütleriz, hep birlikte çalışır, hep birlikte üretiriz. Halkımızı, özellikle köylümüzü eğitiriz, ona yardım ederiz, kooperatifler kurarız, eğitim merkezleri kurarız, tabandan yavaş yavaş yayılırız, aracıları devre dışı bırakarak üretimden satışa başlarız, Türkiye taş koyarsa direkt yurt dışına satarız.
Köylümüzün çocuklarını matematik/fizik/yabancı dil/elektronik/yazılım (ve sosyalist çevreden katılımcılarla tüm diğer konularda) zıpkın gibi yetiştireceğiz. Hindistan'daki Barefood College (Yalınayaklar Koleji) gibi tüm şehirlere yayılacağız. Biz ölünce bayrak düşmeyecek, mirasçımız tüm sosyalist gençlerdir, bu gençler bayrağı daha ileri taşıyacaklar.
Bir ev, bir iş yerimiz var, mirasçımız yok. Hepsini vakfa devredeceğiz.
Babamla, annemle, kardeşlerimle konuştum. Hepsinin gözleri parladı. Hele babam, durduk yerde telefon edip "e peki şunu şunu nasıl halledeceğiz" diye soruyor. Geçen hafta "e peki traktör alacak para var mı?" diye sordu. "Olacak baba, olacak!" dedim, kalan ömrümde sırtımda taş taşısam da olacak.
Nereden başlayalım, neler yapalım, nasıl duyuralım, neler üretelim, nasıl eğitelim?
Haydi hep beraber planlayalım. Bir yıldan az vaktimiz kaldı.
Sevgiler.
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Aslında, kardeşimle tanışmanızı, yüz yüze görüşmenizi çok isterim.
Kardeşimin de benzer hayalleri var. Ama o daha çok ders vermek üzerine.
Kardeşim, liseden sonra ABDye gitti, orada saygın üniversitelerde Fizik okudu. Lisans, master ve doktora. İngilizce haricinde çok iyi düzeyde Almanca ve Fransızca da bilir.
Bilgilerini ve tecrübelerini etkinliklerde paylaşmayı çok seviyor. Şimdilik sadece İzmir de HDP teşkilatındaki gençlere Fizik ve yabancı dil eğitimleri veriyor.
Ama böyle bir şey yaparsanız, % 100 katılır. O derece eminim. Bu yüzden tanışmanızı çok isterim.
İstanbul'a yolunuz düşerse mutlaka beklerim, İzmir'e yolum düşerse uğrarım.
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
köyünüzün alt yapısı enerji su bitki örtüsü ürün yetiştirme ve toprağı kullanışlı hale getirmek için linkteki çiftliği incelemenizi öneririm.hatta bi hafta sonu ziyaret edip yakından incelemenizi de tavsiye ederim. düşük maliyete neler yapılabileceğinin örneklerinden biri zaman ve emekle herşey olur. çiftlik yılın belirli dönemlerinde dünyanın her yerinden gönüllü çalışanda kabul ediyordu şuan durum ne bilmiyorum. ziyaret ettiğimde hayran kalmıştım.
Eşimle Ovacık, Xozat (Hozat), Mazgirt, Atlantı, Pertek'i gezdik. Munzur'u baştan sona takip ettik. Doğasına hayran kaldık, halkını ve köpeklerini çok sevdik. Asık suratlı bir tek insan, saldırgan bir tek köpek görmedik.
Köpeğimiz Dost'u 20 gün önce kanser sebebiyle kaybettik. Dersim'in köpekleri sanki bunu biliyormuş gibi yanımıza gelip başlarını dizimize yasladılar, biz ağladık, onlar bizi teselli ettiler.
--/--
Dağlar aluç-kuşburnu-karamuk dolu. Aluç kavunçi rekte 5 çekirdekli misket büyüklüğünde bir meyve, kırmızı tek çekirdekli kiraza benzeyen bir meyve var, tadı aluça benziyor, babam adını söyledi ama unuttum.
Bölgede ceviz, badem, kayısı, armut, üzüm, kiraz yetişiyormuş. Eşimle bakıştık, "buraya yerleşebiliriz" kelimeleri ağzımızdan aynı anda döküldü, gülüştük.
--/--
Dersim'e girerken, çıkarken, ilçe değiştirirken askeri karakolların içinden geçiyorsun. Yolu bariyerlerle kesmişler, akrepler, robocop gibi giyinmiş askerler silahları sana doğrultmuş, tepende drone'lar uçuyor, kameralar seni çekiyor, arabanın plakasını okuyup herhalde bir yerlerden istihbarat alıyorlar, 1-2 dakika bekletiyorlar, sonra bariyer açılıyor, geçiyorsun.
Bir çok yerde karakol var, bariyerler, devriye yapan araçlar, aramalar, kimlik kontrolleri var. Düşman toprağını işgal etsen ancak bu kadar olur.
Dersim, İstanbul'dan yaklaşık 1400 km. İstanbul'dan Pülümür'e 1360 km. 1360 km boyunca yalnızca trafik polisi görüyorsun, Pülümür'den sonra işler çok değişiyor.
Resmi adı Tunceli, halkın bildiği-söylediği ad Dersim. Bir-iki dağın yamacına "ne mutlu Türküm diyene" yazmışlar.
Katletmişsin, sürmüşsün, hapsetmişsin, işkence etmişsin, yetmemiş, her gün üzerinde tepinmeye devam ediyorsun.
--/--
Komünist Başkan'la (F.M. Maçoğlu) biraz sohbet ettik. Sizin gibilere burada çok ihtiyacım var dedi.
Dersim'e yerleşiyoruz.
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre) * Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i) * Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş) * Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz) * Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun) * Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta) * O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal) * Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran) * Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran) * Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Sayın Şüpheci Dinsiz,
Öncelikle hayaliniz güzel. Ben bir çok farklı konuda projeler üretmiş ve üretmeye devam eden ancak sistemin bozuk ve simülasyon oluşu ve simülasyonu idare edenlerin bir grup ergen oluşu nedeniyle bir türlü hak ettiği ilgiye ulaşamamış biriyim.
Bahsettiğiniz komunist köy hayalinin benzerini ben farklı Belediye başkanlarına sundum fakat hiç birinden geri dönüş olmadı. Önerdiğim yöntemde, ekonomik açıdan zor durumda olan bir seçiyorsunuz ve bu yeri kısa sürede kendi kendine yeten, hatta zenginlik üreten bir yer haline getiriyorsunuz. Ve bunu yaparken kapitalizmin silahlarını reddediyor, silahlarını kapitalizme karşı kullanıyorsunuz. Önerdiğim sistem Küba'da uygulanan sistemin bir benzeridir. Hangi ekonomik düzeyde olurlarsa olsunlar, oluşturulan sağlıklı bir komünde 6 ay içinde kendi kendine yeten bir sistem kurulmakta, 2 yılda yakın tüm bölgelerden açık ara zengin hale gelmektedir. 20-60 arası katılımcı yeterli olmaktadır. Ben projeme kendi çevremden 5 kişiyi ikna edebildim, bu yüzden projeyi uygulayamadım.
Projenizde ciddiyseniz, yani sadece köye dönme amaçlı değil, gerçekten bölgeniz için bir şeyler yapmayı diliyorsanız, benimle iletişime geçmeniz durumunda size detayları anlatırım, ve ikna olmanız durumunda bu projenin pilot uygulamasını köyünüzde gerçekleştirebiliriz.
Siteye çok sık gelmiyorum, özel mesaj gönderip iletişim bilginizi paylaşmanız durumunda sizinle İstanbul'da mutlaka bu konuda birebir görüşmeyi isterim.
Saygılar.