Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 04-11-2015, 00:36
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart Birlikte Kur'an Okuyalım - Kur'an'ın Anlaşılamazlığı En Büyük Çelişkidir

Bu konuyu tartışmamız gerekiyor artık, zira forumda da yüzlerce kez yaptığımız tartışmalarda Müslümanların; "onun anlamı öyle değil böyle" şeklindeki itirazlarıyla defalarca karşılaştık. Görüyoruz ki her Müslüman kafasına göre bir din oluşturuyor ve hepsiyle ayrı ayrı uğraşmak zorunda kalıyoruz. Gerçi o Müslümanların bu yüzyılda doruğa ulaşmış bu türden çırpınmaları da İslam'ı kurtarmıyor, her türlü çürütüyoruz ama şu gerçek İslam'ı aramak istiyorum, artık çıksın ortaya da hepimiz rahat bir nefes alalım değil mi?

Bu konuda sadece Kur'an'a bağlı kalacağız ve Kur'an'ı olduğu gibi anlayacağız, bakalım ne olacak Peki neden böyle yapıyoruz? Görelim:

Eğer bu kitap Tanrıdansa kitap kendi bütünlüğü içinde çelişki oluşturmayacak şekilde kendini açıklamalıdır, açıklayabilmelidir.

Yani Kur'an'da açık olmayan hiçbir noktanın olmaması gerekir, hadisler ancak detaylandırma bağlamında dahil edilmelidir. Kur'an kendi bütünlüğü içinde hadissiz anlaşılabilmelidir. Bir örnek vermek gerekirse:

"Yeri Allah yarattı" denmiş olsun Kur'an'da. Bunda bir çelişki yok, zaten Kur'an'ı okuyan kişi İslam'a göre yeri, göğü ve ikisi arasındakileri Allah'ın yarattığını bilir, açıktır.

Hadise de gerek yok burada. İşte tam da burada hadisin ancak Allah'ın yeri nasıl yarattığıyla ilgili detayları içermesi yeterlidir. Olmasa da çelişki olmaz(aslında kitapta detaylıca anlatsa daha iyi olur ama neyse). Lakin biz Kur'an'daki pek çok çelişkinin, hadislerle, tefsirlerle giderilmeye çalışıldığına şahit oluyoruz.

Örneğin Fatiha Suresi veya Allah'ın yeminleri veya pek çok farklı konuda tutarsızlıklar. Bunlar Kur'an'ın kendi bütünlüğü içinde yani Kur'an'ın kendisinde açıklığa kavuşamıyor, tefsircilerin insan üstü kıvırmalarına maruz kalıyorlar.

Bu yüzyılda ise öyle bir noktaya geldi ki, Zülkarneyn'in uzayda yolculuk edip Karadeliklere geldiğini, Kur'an'da bilgisayardan vb. bahsedildiğini söyleyenleri görüyoruz. Açık ki teknoloji geliştikçe buna uygun olarak kıvırmaların boyutları da artıyor.

Sanırım buraya kadar derdimi anlatabildim. Özetlersek;

Kur'an kendi bütünlüğü içinde, hiçbir ek kaynağa ihtiyaç duymadan, kendini açıklamalıdır. Tefsirler ise sadece işin detay kısmında dahil edilmelidir yani Kur'an'ı okuyan biri; "bu ifade çok garip hemen tefsire bakmalıyım" dememeli, "acaba bunun detayı nedir tefsire bakmalıyım" demelidir. Tefsir ancak öyle sokulmalıdır işin içine

Neyse işte siz anlamışsınızdır

"Kur'an'ın manası teknoloji ilerledikçe daha iyi anlaşılıyor, bu kelimeyi günümüze göre böyle çevirmeliyiz" diyenler çok, gerekçe olarak da şu savunmayı yapıyorlar; "O zamanın şartlarında Allah inananlara böyle seslenmeliydi, yoksa anlamazlardı ve dinden çıkarlardı". Yani bazı kelimelere iki anlamlı diyorlar. Örneğin "Alak" kelimesi "kan pıhtısı" manasına gelir, 3 veya 4. anlamı da "asılıp tutunan şey" demektir. İşte günümüzde kelimenin 4. anlamını alıp "embriyo"ya yoruyorlar ve Allah'ın bunu kastettiğini söylüyorlar. 1400 yıl önce Allah embriyo dese kimse anlamaz dinden çıkarlarmış

O halde bu Allah şartlara bağlıdır demek oluyor. Gördüğünüz gibi resmen küfre düşmekteler bu savunmayı yapanlar. Böyle bir savunma insanı dinden çıkartır. Hem sonsuz güçte, sonsuz büyüklükte, her şeye muktedir bir varlık diyeceksin hem de bu varlığı şartlara bağlayacaksın.

Dolayısıyla böyle bir savunma kabul edilemez, illa İslam için değil ateist için de kabul edilemez, zira ateist olsak da Tanrı denen hayali varlığa atanan nitelikleri görüyoruz. O yüzden böyle niteliklere sahip olan bir varlığın şartları ezip geçebilmesi lazımdır. İnsan bile yeri geldiğinde şartları alt üst etmekte, Allah şartlara bağlı diyorsanız bence başka bir Tanrı'ya tapınmaya başlayın

Bu bizim sorunumuz değil yani, madem her şeyi biliyordu Allah, Araplara icatlar yaptırıp kendi gözleriyle görmelerini sağlasaydı da Araplar dine daha çok bağlansalardı. Hem bugün böyle sersefil yaşamak zorunda kalmazlar, bilim her yeni keşif yaptığında; "Kur'an'da zaten yazıyordu" deyip koşturup durmazlardı(tabi diğer Müslüman milletler de)

Zaten Kur'an'da insanı dine bağlayacak herhangi bir ayet yoktur. Eğer kelimeler bugün anlam değiştirip bilimsel oluyorlarsa bundan eski zamanlarda yaşamış insanların karı vardır? Kur'an'da bir mucizevilik yok, dolayısıyla inanmak için de neden yok. O zamanlarda bilinemeyecek şeyler varsa Kur'an'da ve Allah bunları insanlara bildirmemişse zaten çelişkinin büyüğü burada. Allah şartlara bağlı olduğu için, fark yaratamadığı için, o zamanın insanı Kur'an'ı okuduğunda insanlığa aykırı, çelişkilerle dolu, sıradan bir düz metinden ibaret olduğunu görecektir ve bu durumda da Kur'an'a inanmak için deli olmak gerekir tabi ki. Şimdi sırf Allah şartlara bağlıydı, fark yaratamadı, bir yenilik getiremedi diye, İslam'a inanmamış olan ve bu yüzden öldürülen bilmem kaç milyar insan neden Allah'ın hataları yüzünden cehenneme girecek? İşte bunlar en büyük çelişkilerdir. Yani kelimeleri kafanıza göre eğip büktüğünüzde hiçbir sorunu çözmüş olmuyorsunuz, siz bu zamanın insanına Kur'an'ı sıradan bir metinden üstün bir şey gibi göstermek için bunu yapıyorsunuz ama önceden yaşamış insanları unutuyorsunuz

Bir de Kur'an'daki olur olmadık her şeye benzetme diyenler var, aslında yukarıdaki değindiğim, her kelimeye kafalarına göre anlam veren kimselerden pek farkları yok ama yine de başka bir konuda yazdığım mesajımı buraya almak istiyorum:

Peki Arapça bilgin yoksa bunların benzetme olduğunu nereden biliyorsun? Sırf sen dedin diye benzetme olur mu? Bunu diyebilmen için Arapça bilginin bayaa iyi olması gerek, demek ki sallıyorsun ve bunu itiraf ediyorsun

Her işimize gelene benzetme diyeceksek o halde her inananın kişisel bir Kur'an'ının olması gerekir, örneğin ben de bana ters olan kısımlara benzetme vb. diyerek istediğim şeye çekerim, o zaman ikimiz de ayrı bir İslam yaratmış oluruz ve kendi İslam'ımıza göre hareket ederiz. Nitekim bugün de pek çok farklı İslam türemiştir, bu çelişki değil de nedir? Böyle olursa Allah'ın hangi İslam'ı gönderdiğini nereden bileceğiz, bunun kriteri-sınırı nedir? Sen kendi Allah'ına nasıl yakıştırabiliyorsun böyle sorunlu bir kitap göndermeyi?

Tanrı kitabı dediğin şeyde her şey apaçık olur ki Kur'an'ın iddiası da budur, öyle bir kitapta aksi düşünülmeyecek kadar açık olur ifadeler ama biz Kur'an'da bunu göremiyoruz ne yazık ki, aslında görüyoruz da siz Allah'ın kitabını değiştirmeye çok meraklısınız nedense. Bugün Muhammed'in uydurduğu İslam'la sizin İslam'ınız arasında okyanuslar kadar fark var Bugün bir çobanla bir alimin anladığı İslam çok farklı.

Kısacası her işimize gelmeyen yerde benzetmeler var dersek, neyin ne olduğunu nasıl bileceğiz? Benzetmelerle neyin kastedildiği de bizzat verdiğin ayetlerden anlaşılıyor, benzetmelerin ne olduğu Kur'an'da belli zaten, kafanıza göre benzetin demiyor yani Ayrıca Kur'an'ın tamamen yanlış anlaşılmadığını nereden bileceğiz?
Bu Kur'an'ı kafalarına göre anlamlandıranların düştükleri ayrılıklardan birkaç örnek verelim:

Kıble var diyenler yok diyenler,
Namaz 3 vakit diyenler 5 vakit diyenler,
Namaz var diyenler yok diyenler,
Ruh var diyenler yok diyenler,
Örtünme var diyenler yok diyenler,
Kur'an'dan ayet atanlar, buna karşı çıkanlar,
Dünya düz diyenler yuvarlak diyenler(Türkiye'de bile forumlarda Kur'an üzerinden tartışılıyor, isteyene link veririm)
Evrim var diyenler yok diyenler...

Birkaç yüzyıl sonra şu maddenin de ekleneceği kesin;

Allah var diyenler yok diyenler.

Gördüğünüz gibi durum vahim Ben sadece basit birkaç örnek verdim, durumlar bundan çok daha karışık. Emin olun bu şekilde getirin size Kur'an'dan istediğiniz fetvayı çıkarırım Allah derdini anlatamamış, bunlar Allah adına dert anlatıyorlar resmen. Eskiler Kur'an'ı anlamamışlar üstüne hadisler uydurmuşlar ve gerçek İslam'dan çok farklı yanlış bir İslam yaratmışlar. Böyle düşünenlere soruyorum;

O halde Allah sözünü tutmamış demek değil midir bu? Belki Kur'an'ı değiştirmemişler(mesela yani yoksa değişmiştir) ama Kur'an değiştirilmemişse ne olmuş, dini çok güzel değiştirmişler ve bugün bile İslam aleminin çoğunluğu bu -size göre- değiştirilmiş dini uyguluyor, değiştirilmiş Allah'a tapıyor. O halde Allah dinini koruyamamıştır ve diğer dinler değiştirildiğinde nasıl din göndermişse bu değiştirilmiş dini de iptal edip yeni din göndermelidir. Yoksa 1400 yıldır milyarlarca Müslüman dini yanlış uygulayıp boş yere cehenneme mi gitti? Peki onların suçu neydi? Allah dinini korusaydı ya!

Benim gibi; ateistlerin çelişki dediklerinin aslında çelişki olmadığını göstermek amacıyla Kur'an'ı okumaya başlayıp, yarısında dinden çıkmış, ava giderken avlanmış ateistleri de düşününce bu konu çok önem arz etmektedir. Biliyorsunuz ondan önce bizler ateistlere; "Kur'an'da bir harf çelişki gösterin dinden çıkalım" diye çokça meydan okumuş, bol bol Harun Yahya çöplerini yaymıştık forumlarda

Şimdi Kur'an'ı hiçbir açıklamaya, tefsire, kişisel yorumlara vb. gitmeden okuyalım burada. Zaten çoğu kişi Kur'an bulsa da tefsir filan bulamıyor bildiğiniz gibi. Şimdi interneti olan buluyor, ama bugün milyarlarca kişi bilgisayardan, internetten habersiz. Bir de bundan birkaç yüzyıl öncesini düşünün Cami imamına vb. sorsa kendi başka kaynaklara bakıp test edemez filan, böyle sorunlar var. Şimdi kuralları verelim:
  1. Açıklamalar sadece Kur'an'dan olmalı, Kur'an kendi kendini açıklayabilmeli.
  2. Mealler günümüze kadar Kur'an nasıl çevrilmişse ona sadık kalan, yani çarpıtmalara gitmeyen meallerden seçilmeli(yukarıda da dediğim gibi 1400 yıl anlaşılamayacak bir kitap göndermeyi Tanrılık iddiasındaki birine yakıştıramıyorum, eğer öyleyse o halde bugün anlaşıldığını nereden biliyorsunuz belki bi 1400 yıl daha beklememiz gerekir).
  3. Asla ve kati surette kendi yorumunuzu da katmayın, dediğim gibi Kur'an kendi kendini açıklayabilmeli.

Sonra aklımıza başka kurallar gelirse yine ekleriz artık Şimdi bir yerden bir Kur'an bulmuşuz ve açtık okuyoruz...

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 04-11-2015, 01:00
cenkvarol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
cenkvarol cenkvarol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
Standart

Fatır-11:

1. vallâhu : ve Allah
2. halaka-kum : sizi yarattı
3. min turâbin : topraktan
4. summe : sonra
5. min nutfetin : bir nutfeden
6. summe : sonra
7. ceale-kum : sizi kıldı
8. ezvâcen : eşler, zevceler
9. ve mâ tahmilu : ve yüklenmez, gebe kalmaz
10. min unsâ : kadın(dan)
11. ve lâ tedau : ve doğum yapmaz
12. illâ : ancak, den başka, olmaksızın
13. bi : ile
14. ilmi-hi : onun ilmi
15. ve mâ yuammeru : ve ömür verilmez, ömrü uzatılmaz
16. min muammerin : ömür verilen bir kimseden
17. ve lâ yunkasu : ve eksiltilmez, kısaltılmaz
18. min umuri-hi : onun ömründen
19. illâ : ancak, den başka, dışında
20. fî : içinde, de
21. kitâbin : kitap
22. inne : muhakkak
23. zâlike : işte bu
24. alâllâhi (alâ allâhi) : Allah'a, Allah için
25. yesîrun : kolay

bu ayette aslında kimlere seslenilmekte, daha doğru bir ifadeyle kimin yaratıldığından bahsedilmektedir?

a) Adem'in (erkeklerin)
b) Havva'nın (kadınların)
c) Tüm insanların

?

"İslamı yanlış yaşıyorlar" değil, doğrusu "İslam yanlış, yaşanılmıyor." CENKVAROL

http://hakikatbununneresinde.blogspot.com/
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 04-11-2015, 01:03
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

Umarım yukarıda derdimi anlatabilmişimdir, biraz uzun ve karışık oldu sanki Neyse konu Kur'an'ın anlaşılamazlığı üzerine olduğu için ilk olarak Araplardan ve Arapça'dan başlayalım Kur'an'ı okumaya.

Kur'an'da şu türden ayetler görüyoruz:

Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir. (Şura, 7)
Alla alla Kur'an'ın iniş amacının Mekke ve çevresini uyarmak olduğu söyleniyor, hatta bu yüzden Arapça indirildiği söyleniyor. Diyoruz devam Kur'an'ı bi tarayalım açıklaması vardır, başka bir şey denmek istenmiştir, tarıyoruz ve olay daha da ilginçleşiyor:

Eğer biz onu başka dilde bir Kur’an yapsaydık onlar mutlaka, “Onun âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?” derlerdi. De ki: “O, inananlar için bir hidayet ve şifâdır. İnanmayanların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur’an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. (Sanki) onlara uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar). (Fussilet, 44)
Arapların itiraz etme haklarının olduklarını görüyoruz. O halde bizlerin de itiraz etme hakları olmalıdır kendi dilimizde olmayan bir kitaba. Bu Kur'an'ın Araplara indiğini daha da güçlendiriyor. Sonra taramaya devam ediyoruz:

Kur’an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. (Yasin, 5-6)
Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir. (Secde, 3)
Muhammed ataları uyarılmamış bir kavme gelmiş sadece, peki bizim atalarımız uyarılmış mı?

Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan[303] kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün. (Nahl, 36)
Evet, bu ayete göre her millet uyarılmış. Demek ki; "uyarılmayan bir Araplar kalmıştı ve son peygamber de işte uyarılmamış bu Araplara geldi" diye düşünmeden edemiyoruz. Araştırmaya devam ediyoruz, kıble geliyor aklımıza:

Gerçekten de yüzünü göğe çevirip arandığını görmekteyiz. Seni, razı olacağın bir kıbleye yönelteceğiz. Hadi, yüzünü Mescid-i Harâm'a çevir. Siz de nerede bulunursanız bulunun, yüzlerinizi o tarafa döndürün. Kendilerine kitap verilenler de bilirler ki bu, Rablerinden gelmiştir, yerindedir, gerçektir ve Allah, onların yaptıklarından gafil değildir. (Bakara, 144)
Kıble emri de Mekke veya çevresinde olmadan uygulanamaz, imkansız. Şu sonuca varıyoruz; demek ki Kur'an bizi bağlamıyor, biz zaten uyarılmışız, Kur'an ve Muhammed uyarılmamış son topluma gelmiştir. Kıble, kutuplarda namaz vakitleri, oruç vakitleri vb. gibi somut sorunlar geliyor aklımıza. Bırakın kutupları Kur'an'da "kar" kelimesinin bile geçmemesi de bu kanımızı kanıtlıyor.

Şimdi Kur'an bize sadece Araplar için indiğini adeta haykırıyor. Bunun bana, tefsirsiz, yorumsuz, başka kaynaklara baş vurmadan, Kur'an'dan aksini ispatlarsanız, tamam derim. Zira ben açıklamasını Kur'an'da bulamadım ve dinden çıkmam için tek başına yeterli. Kur'an bunu açıklamışsa beni kurtarın.

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 04-11-2015, 01:05
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

cenkvarol´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Fatır-11:

1. vallâhu : ve Allah
2. halaka-kum : sizi yarattı
3. min turâbin : topraktan
4. summe : sonra
5. min nutfetin : bir nutfeden
6. summe : sonra
7. ceale-kum : sizi kıldı
8. ezvâcen : eşler, zevceler
9. ve mâ tahmilu : ve yüklenmez, gebe kalmaz
10. min unsâ : kadın(dan)
11. ve lâ tedau : ve doğum yapmaz
12. illâ : ancak, den başka, olmaksızın
13. bi : ile
14. ilmi-hi : onun ilmi
15. ve mâ yuammeru : ve ömür verilmez, ömrü uzatılmaz
16. min muammerin : ömür verilen bir kimseden
17. ve lâ yunkasu : ve eksiltilmez, kısaltılmaz
18. min umuri-hi : onun ömründen
19. illâ : ancak, den başka, dışında
20. fî : içinde, de
21. kitâbin : kitap
22. inne : muhakkak
23. zâlike : işte bu
24. alâllâhi (alâ allâhi) : Allah'a, Allah için
25. yesîrun : kolay

bu ayette aslında kimlere seslenilmekte, daha doğru bir ifadeyle kimin yaratıldığından bahsedilmektedir?

a) Adem'in (erkeklerin)
b) Havva'nın (kadınların)
c) Tüm insanların

?
Katkın için teşekkür ediyorum dostum, bulabildiğimiz ne kadar çelişki varsa burada paylaşalım ve bakalım Kur'an'da açıklamaları varmıymış

Soruya gelirsek bana "c" şıkkı gibi geldi ama emin olamadım da şimdi

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 04-11-2015, 01:37
Antidogmatik Antidogmatik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Oct 2015
Mesajlar: 26
Standart

güzel
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 04-11-2015, 01:55
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

Obi-Wan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Alemlerin rabbinden, basta efsanevi Ahkaf 10 olmak uzere, bir kac kayda deger ayet paylasmak isterim;

Ahkaf 10: De ki: Gördünüz mü? Ya o Kur'ân, Allah katından ise ve siz O'nu inkâr etmişseniz? Ve İsrailoğullarından bir şahit de O'nun gerçekliğine şahitlik etmiş, böylece îmân etmişse ve siz de büyüklük taslamışsanız? Muhakkak ki Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

---

Bakara 187: Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer örtüdür, siz de onlar için birer örtüsünüz. Allah, Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi (), ve tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın.

---

Tevbe 29: İslâm'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek, boyun eğerek, kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın!

---

Nebe 33: Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle yaşıt göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

---

Tevbe 30: Ve yahudiler: "Üzeyir Allah'ın oğludur." dediler ve nasraniler: "Mesih Allah'ın oğludur." dediler. Onların ağızlarıyla söylediği bu sözler, daha önce inkâr eden kimselerin sözlerine benziyor. Allah onları öldürsün. Nasıl da döndürülüyorlar.

---

Tebbet: Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. O, alevli bir ateşte yanacak. Odun taşıyıcı olarak karısı da. Ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde.

---

The Ahzab
- 50 -

Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da sana helâl kıldık. Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir.

---

Yatsiyi kilmaya hazirlanan dostlarimiza cosku asilama temelinde paylasilmis ayetlerdir, bu cercevede haydi eaullaahu ekbew.
Teşekkürler Obi Bakalım Hiçbir yoruma girmeden açıklamalar gelecek mi, Kur'an bunları açıklamış mı Ahkaf'da sanki bir mucize var gibi, "ya varsa" demek istemş sanki, Pascal Kumarını 1400 yıl önceden bilmiş

Antidogmatik´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
güzel
Teşekkür ettim dostum

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-11-2015, 04:06
Natürelist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Natürelist Natürelist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 Oct 2010
Bulunduğu yer: Stuttgart
Mesajlar: 1.289
Standart

Kuran'ın sözde evrensel mesajlarından bazıları:

Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın. (Tevbe suresi, ayetleri: 28-29)

Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. (Bakara-282)

Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki, evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde, müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Zaten Allah'ın emri yerine getirilmiştir. Allah'ın kendisine farz kıldığı şeyde peygambere hiçbir vebal yoktur. Daha önce gelip geçmişlerde de Allah'ın yolu-yöntemi buydu. (Ahzap suresi: 37-38)

Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik. (Makara, pardon Bakara suresi ayet-65)

Şu ayet gerçekten berbat resmen pedofili tiplere göre ölçülmüş biçilmiş:


Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir. (Talak-4)

Ya buna ne demeli

Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. (Nisa-3)

İnsanlık onuru her şeyden üstündür
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 04-11-2015, 09:55
alpha alpha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Jun 2014
Mesajlar: 844
Standart

Kuranı anlayamamak ve bundan mütevellit arabayı toslamak sizin gerçeğinizdir.

Bir müslüman Kuranı anlamaya çalışır, velev ki kendi başına bu konuda kabiliyet gösteremez ise "araştırır".

Siz ise arabayı tosladığınız için size kurandan fayda gelmez..

"Bilim insanı Allah'a götürür." Louis Pasteur
...
Domuz eti sağlıklı diyenler domuz etinden çiğ köfte yesinler, konuşmasınlar..
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 04-11-2015, 10:06
RollingStones - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
RollingStones RollingStones isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Aug 2014
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.049
Standart

Natürelist´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kuran'ın sözde evrensel mesajlarından bazıları:


Şu ayet gerçekten berbat resmen pedofili tiplere göre ölçülmüş biçilmiş:

Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir. (Talak-4)

Ya buna ne demeli

Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur. (Nisa-3)



yetim kızlar

nerede gördün yetim kızları Natürelist?

dervişin fikri neyse zikri odur. Ondan mı?

ayette yerini/kelimeyi göstersene.

hiç adet görmeyen küçük kızların hamile kalabileceği konusu da ilginç. Bu prensiple sen bile hamile kabilirsin.


dur bir araştırayım.

"Olmuyorsa zorlama, ya hayallerin kırılır ya kalbin. Unutmuş gibi yap. Çünkü güzel şeyler; Onları hiç beklemediğin anda gerçekleşir." Gabriel Garcia Marquez
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04-11-2015, 11:17
İlahimasal İlahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2015
Mesajlar: 4.698
Standart

En büyük KAFİR müslumanlar oluyor bu artık çok net.

Kur-an da gizemler aramakdan vazda geçmiyorlar .çünki yazilanlarin hepsini saçma olduğunun kendileride farkında.

Fakat korkulari ve şüpheleri sürekli onları mhmd ve digerlerinin uydurduğu tanrı düşüncesini dogrulamak için kur-an da gizli birseyler olduğu kanısına götüruyor.

Nedir o ya.

Dünyaya direkler dikip gök kubbeyi ayakda tuttuk safsatası.
Yağmur damlalarinı meleklere indirmek falan.

Bu muslümanlar hakiki kafir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kuran Kursu Andımız'ı Okuyalım Mutezile İslam 12 04-05-2007 16:06
Benimle birlikte tekrar et evladım... maddeoz Konu-dışı 26 12-02-2007 09:38
GELIN HEP BIRLIKTE BIR KURAN YAZALIM...ILK AYET BENDEN İslam 93 03-03-2006 16:31
Bu nasıl bir çelişkidir.Lütfen açıklayın?? mustafa İslam 11 18-02-2006 21:39
Gelin hep birlikte Kuran'ı anlamaya çalışalım.Her gün 7 ayet korelmis İslam 39 12-02-2006 00:53

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:17 .